Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Şifalı bitkileri tanıttı

Şifalı bitkileri tanıttı

Emine Boyner Le Meridien -Vitalica Wellness ta Cemiyet ve Wellness müşterilerinin katılımıyla Bitkilerin şifaları konusunda Tea workshop yaptı.

Emine Boyner Kürşat, Rosemary Gladstar adındaki bitki bilgesi ve bitkisel tedavi uzmanının bitkisel tedavi eğitimini tamamladıktan sonra, bitkilerin şifasını başkalarıyla paylaşıp, kendisine bu denli dokunan bu canlıların, başkalarının hayatlarına dokunmasını istedi.

Cadı Kazanı, Atölye Patika mutfağında hazırlanan şifalı bitki harmanlarının ismidir. Kullandığı bitkiler, zaman zaman Emine Hanım’ın bahçesinden toplanmış, zaman zaman da Ayvalık’ın Zeytin ormanlarında saygı ve şefkatle hasat edilmiştir.

Bunun yanı sıra, sürdürülebilir toplayıcı ve çiftçilerden de yeterli miktarda ulaşamadığı bitkileri temin etmektedir. Bu bitmeyen yolculukta Emine Hanım, bitkisel tedavi eğitimine Dr. Tierone Low Dog adındaki bitkisel tedavi uzmanı ile devam ediyor.

Bunun yanı sıra, bu konudaki en iyi öğretmenleri olan bitkilerle, sık sık zaman geçirebilmek adına doğaya firar ediyor.

Murat Taşdemir “Kendimi güvende hissettiğim tek yer mutfağımdır”

Murat Taşdemir “Kendimi güvende hissettiğim tek yer mutfağımdır”

Bu ay ki Chef&Chef konuğum Glens’in Executive Şefi Murat Taşdemir oldu. Tutkunu olduğu mesleğe başlangıcını, kariyeri ve gelecek projelerini konuştuk. Keyifle okumalar.

Murat Taşdemir Şef nerelisin? Kaç yaşındasın? Bu tutku ve yeteneğin birinci nesli misin? Pause okurlarınıza kendini tanıtır mısın?

1982 yılında Ağrı Doğu Beyazıt’ta dünyaya geldim. Ailemde kısmen bu işi yapanlar vardı. Ama geleneksel metotlarla yemek pişirilen mutfaklardı. İlk aşamada bende bu mutfaklarda çalıştıktan sonra gastronomik ve yenilikçi, yaratıcı yemekleri yapmaya başladım. Zamanla kendi tarzımı yarattım. Kendimi güvende hissettiğim tek yer mutfağımdır. Ürettiklerimle mutlu oluyorum.

Kariyerin ilk iş tecrübeni doğru kronolojide paylaşır mısın?

1996 yılında Türkiye’nin ilk İtalyan restoranı Bice ‘de profesyonel iş hayatıma başladım. İtalyan şeflerle çalıştım. Daha sonra Çırağan Sarayı’nın mutfak kadrosunda ki 3 yabancı şefle çalıştım.

Bodrum Maça Kızı Otel’in devamı olan Nişantaşı Tuus restoranda Şef Aret Sahakyan ile birlikte çalıştım.

Daha sonra Sicilya ve Palermo’da mutfak eğitimi ve Türkiye’de ilk açılacak Fratelli La Bufala restoran grubunun genel şefliğini yaptım ve 3 şubesini açtım. Peşinden Zorlu Center Parle Restoran’ı açtım ve 2 yıl mutfak şefliğini yaptım. Milano’da 2 Michelin Yıldızlı şef Carlo Cracco ile çalıştım.

Bodrum Caresse Resort otelde mutfakların şefliğini ve açılışını yaptım. Daha sonra Bodrum Mandarin Orientel’a başladım. Mandarin Orientel’da 1 tane Uluslararası en iyi Akdeniz Mutfağını yapan şef ödülünü aldım. Aynı zaman da İncili Gastronomi Rehberinde 3 incili ödüle layık görüldüm. Ve şimdi Nish Palas İstanbul By Hyatt bünyesinde bulunan Glens ve Tiraje Terasın Executive şefi olarak görev yapmaktayım.

 

Murat şef, eski usul usta tecrübesi ile yeni nesil reçeteler uyguluyorsun. Mesleki bir melezliğin artıları neler?

Bizim işimiz tüketilebilen sanat olduğu için geçmişteki tecrübelerden faydalanarak daha yenilikçi ve yaratıcı işleri kolaylıkla yapabilme şansınız olabiliyor. İşin çıraklığını yaşayıp ustalık ve şeflik döneminde ki bütün bilgilerinizi harmanlayarak dünyada gelişen gastronomi serüvenini daha rahat anlayıp ve yorumlamanıza faydalı olabiliyor. Geçmiş ve geleceğin birleşimi diyelim…

 

Hayalindeki menü stili nedir? Her zaman hayallerimizi gerçekleştiremiyoruz. Olabilse ne olurdu?

Hayalimde ki menü benzersiz ve sadece kendi tasarladığım olmalı. Anadolu ve Mezapotamya’da bir kültür mozaiği gibi bütün renkleri tek tabakta birleştirerek geçmiş ve geleceğin bütün kültürlerini temsil eden. Aynı zamanda yaratıcı ve bir o kadar da geleneksel lezzetleri olan bir menü yapmak isterdim. Bu tabi sadece bir hayal, hayaller her zaman pratikte çok mümkün olmayabiliyor. Şuan çalıştığımız birçok işletmede misafirlerin talepleri ve işletme politikalarına göre menüleri hazırlama zorunluluğumuz oluyor.

 

Genç şeflere, yaratıcı şef olma hakkında bir metodoloji veririmsin? Aslında artık sende orta yaşa doğru adım atıyorsun?

Yeni jenerasyon şeflere önerim teorik bilginin ötesinde pratik kazanmaları ve muhakkak çok iyi tecrübe edinmeleri gerekiyor. Yemek yapmak sadece yüzeysel bir bilginin ötesinde… Kendi bulunduğun coğrafyayı, toplumu ve ürünleri iyi tanımak lazım… En önemlisi de şef olabilmek için kendi tarzınızı yaratmalısınız ve tutkularınızın peşinden koşmalısınız. Vazgeçmemeli… Vazgeçmek, kaybetmektir.

 

Bana Glens’de unik ve tekel olan bir lezzeti anlatır mısın?

Ben toprak ve doğanın büyüsüne inanan birisiyim. Bunu esas alarak burada hazırladığım bir tabağı size anlatayım. Mango ve Pancar taze Manda Ricottasından oluşan bir tabağım var. Lezzeti bir o kadar Anadolu bir o kadar da Avrupai, tabağımda resmen bir bahçenin renklerini barındırıyorum.

 

Sen bir menü veya tabağın hikayesinde yola çıkarken bu süreç nasıl oluyor? İlham nereden hangi an çıkıyor?

Mevsiminde bir ürün gördüğümde onu nasıl pişirebilirim ve nasıl kombine edebilirim hemen bunun telaşı ve heyecanı basıyor beni. Bu heyecanla kendimi mutfakta buluyorum. Birkaç denemeden sonra ürünün gerçek özünden uzaklaşmadan kendi tarzıma yakın bir tabak yaratmaya çalışıyorum ve takım arkadaşlarımın bu tabakla ilgili lezzet ve fikirlerini almak üzere onlara sunuyorum. Tabi bunun yanı sıra artık Dünyada bilgiye ulaşmak çok kolay. Dünyada birçok Michelin Yıldızlı şefi takip ediyorum. Onların aurasından etkileniyorum ve bu işin ne kadar iyi veya tam olarak neresinde olduğumu anlamaya çalışıyorum.

 

 

Four Seasons Hotel’lerde yaz eğleneceleri

Four Seasons Hotel’lerde yaz eğleneceleri

Four Seasons Hotel Bosphorus ve Four Seasons Hotel Sultanahmet, haftanın her gününe yayılan ve yazın enerjisini yansıtan renkli programlarıyla şehirde, canlı, dinamik ve müzikle iç içe buluşma noktaları yaratıyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus;

Boğaz’ın mavi sularına karşı ferah terasında birbirinden özel içerikler sunan Four Seasons Hotel Bosphorus’un tüm haftayı kapsayan yaz programı pazartesi günleri Yalı Teras’ta Happy Hour ile başlıyor. Salı günleri ise aynı mekânda, sokak lezzetlerinin vazgeçilmezlerinden midye dolmayı bira ile deneyimlemek mümkün. Yaz günlerinin sevilen açıkhava sineması her Çarşamba Boğaz’ın kıyısında sinemaseverlere unutulmayacak bir deneyim yaşatıyor. Yalı Teras’ta perşembe günleri Sushi N More, sushi ve sashimi tutkunlarını bir araya getirirken, Cuma günleri Bosphorus Aperativo, Boğaz’ın güzel esintisi ile keyif dolu bir yaz akşamı yaşatıyor.

Cumartesi günleri, Yalı Teras ve Ocakbaşı Restaurant’ta Aile Kahvaltısı ile başlarken, akşam Yalı Teras’ta Ayşe Evrim’in canlı performansı ile enerji ve ritm geri dönüyor. Evrim, Latin şarkıları, tangolar, chansonlar ve sürpriz potpurilerden oluşan repertuarıyla müzikseverlere Boğaz’ın büyüleyici fonunda keyif dolu yaz geceleri yaşatıyor. Aqua Teras’ta, her pazar zengin barbekü ve meze çeşitleri ile sunulan Barbekü Kahvaltısı, hafta sonuna hem lezzet hem renk katıyor.

Rezervasyon: 0552 381 11 11

  

Four Seasons Hotel Sultanahmet;

Yaz ayları boyunca pazartesi günleri pide ve pizza seçenekleriyle A’YA Teras’ın benzersiz atmosferinde başlayan hafta, Salı günü artizan kokteyllerin sunulduğu Happy Hour ile daha keyifli hale geliyor. Çarşamba günlerinin vazgeçilmezi olmaya aday Akşam Sefası, adına yaraşan özel menüsü ile Seasons Restoran’ın benzersiz ortamında uzun dost sohbetlerini ağırlıyor.

Hamburger geceleri, bu yaz da her Perşembe misafirleriyle A’YA Teras’ta buluşmaya devam ediyor… Cuma günü, İtalyan lezzetlerinin yer aldığı ‘Adoro il Risotto’ menüsü hafta sonuna lezzet dolu bir başlangıç sunuyor. Cumartesi ve pazar günleri aileler İstanbul’un bu huzur dolu bahçesinde ‘Aile Kahvaltısı’ için bir araya gelirken, dileyenler geleneksel çay saati ile hafta sonlarının öğleden sonralarını keyif saatlerine dönüştürüyor.

Rezervasyon : 0552 402 31 50

 

 

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul’da kapılar açılıyor

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul’da kapılar açılıyor

İstanbul’un tarihini, kültürünü, boğaz keyfini, dünya mutfağının seçkin lezzetleriyle bir arada sunacak olan Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul, 30 Temmuz’da kapılarını açıyor.

Otel, açılışa özel bir kampanya ile konuklarına benzersiz bir İstanbul ve gastronomi deneyimi yaşatacak.

19yüzyıldan günümüze uzanan, İstanbul Boğazı’nın en sakin ve güzel kıyılarından Sarıyer’de Kocataş ve Sait Paşa yalılarına hayat veren Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul, normalleşme dönemiyle birlikte, uluslararası ve yerel resmi otoritelerin yönergesi doğrultusunda, maksimum sağlık ve hijyen tedbirleriyle konuklarına keyifli ve güvenli bir deneyim vaat ediyor.

Açılışa özel fiyat

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul’da, oda tiplerine göre çift kişinin konaklayabileceği kampanyada fiyatlar günlük, kahvaltı dahil 1.950 TL – 4.200 TL arasında değişiyor. Fiyatlara kahvaltı ve kdv’nin dahil olduğu bu özel teklifi Ağustos ayı boyunca değerlendirenlere özel olarak Boğaz manzaralı odalara ücretsiz upgrade imkanı da sağlanıyor.

Rezervasyon için 0212 355 55 00 nolu telefonu arayabilir veya reservations-istanbul@sixsenses.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

 

Emre Ergani’nin Octo’su

Emre Ergani’nin Octo’su

Yeme içme sektörünün duayen ismi Emre Ergani’nin yeni restoranı Octo’yla şehirde kalanlara bambaşka bir yaz deneyimi sunuyor.

Galata Kulesi, Topkapı Sarayı, Ayasofya, Haliç, Kız Kulesi ve Boğaz Köprüsü’nün tek bir pencereden görüldüğü, Adalar’a kadar uzanan benzersiz manzarasıyla Octo, Karaköy’ün yeni değeri JW Marriott Istanbul Bosphorus’un 9. katında yer alıyor.

Octo, unutulmaz bir yemek deneyimi ve özgün tasarımı ile öğle ve akşam yemekleri için taze, doğal ve yerel malzemelerden oluşan benzersiz bir menü sunuyor.

Portekizli şef Jorge Lavos Costa, yarattığı menüde yerel deniz ürünleri mirasını bölgenin meze kültürüyle birleştiriyor. Mekânın çağdaş tasarımı ve Osmanlı kültüründen etkilenen dokunuşları, yaşanacak deneyim ile ilgili çok şey söylüyor. Mekânda deniz ürünlerinin yanı sıra günlük olarak üretilen mezeler de yer alıyor.

Yemek menüsünün dışında sunduğu atıştırmalıklarla ve artisanal kokteylleri ile Octo’nun barı da hem yemek öncesi, hem de yemek sonrası için keyifli bir deneyim sunuyor.

 

Etiler’de yeni ocakbaşı “Koç Ocakbaşı”

Etiler’de yeni ocakbaşı “Koç Ocakbaşı”

Bebek Lokal, Bebek Meyhane, Bebek Balık Lokal, Kebap Point, Abiye Roof, Beer Point, Etiler Lokal, Club Abiye, Marmaris Point Büfe ve Hacıdan Kebap gibi markaları bünyesinde bulunduran Makara Group, İstanbul’a yeni bir mekan daha kazandırdı. Etiler’de hizmete giren Koç Ocakbaşı, kebabın yeni adresi olamaya hazır. Usta şeflere emanet edilen mutfak bir birinden lezzetli mezeler ve kebaplarla her damak tadına hitap ediyor.

Ferah bahçesi, özel lezzetleri ve kusursuz servis anlayışıyla kapılarını açan Koç Ocakbaşı, nezih bir ortamda eşsiz bir yemek deneyimi yaşamak isteyenlerin ilk durağı olacak. Alınan hijyen tedbirleri ile sağlıklı ve lezzetli yemek mottosu ile sizleri bekliyor.

Adres: Nispetiye Mahallesi Ahmet Adnan Saygun Caddesi, No: 4 / Etiler İstanbul

Telefon: 0212 352 00 32

Grand Hyatt İstanbul’da yaz keyfi

Grand Hyatt İstanbul’da yaz keyfi

Taksim’de yer alan Grand Hyatt Istanbul, Global Biorisk Danışma Konseyi (GBAC) tarafından denetlenen Hyatt Care & Cleanliness Commitment programını uygulayarak temizlik ve güvenliği en üst düzeyde tuttu ve 15 Temmuz’da kapılarını tekrar açtı.

Şehrin göbeğinde, kalabalıktan uzak bir alternatif sunan Grand Hyatt Istanbul, yeşillikler içinde gizli bahçesinde bulunan havuzunda ya da 34 Restoranı’nda Executive Şef Fabio Brambilla’nın hazırladığı yaza özel menüleriyle bu yazın tadını çıkarmanız için bekliyor.

İtalyan Executive Şef Fabio Brambilla’nın yönetiminde Akdeniz ve Türk mutfağı temel alınarak hazırlanan menüleriyle 34 Restoran da sevdiklerinizle gastronomik bir deneyime çıkabilir veya havuz kenarında yer alan Gazebo Restoran & Bar’da İtalyan pizzaları ve tapasları, ev yapımı burgerler gibi pek çok lezzeti, serinleten smoothieler ve mükemmel kokteyller eşliğinde tadabilirsiniz.

Çağdaş tasarımı ile şık ve konforlu 360 odaya sahip olan Grand Hyatt Istanbul, Akdeniz ve Türk mutfağının en güzel örneklerini sunduğu 34 Restoran’ı, kış aylarında hizmet veren Library Bar’ı ve yaz aylarında havuz başında hizmet veren Gazebo Bar’ı ile otel içerisinde misafirlerinin keyifli vakit geçirebileceği alanlar sunuyor. Açık havuzu ve gizli bahçesi ile şehrin içinde resort havası veren otel, 19 toplantı odası ile konferanslar, iş toplantıları, özel etkinlikler ve gala yemeklerine de ev sahipliği yapıyor.

Ayrıntılı bilgi için www.grandhyattistanbul.com

Nihat Doğan paraya kıydı

Nihat Doğan paraya kıydı

Yaptığı şarkılarla adından sıkça söz ettiren Nihat Doğan, ”Çoğu Gitti Azı Kaldı” isimli yeni şarkısını yedi yıl aradan sonra müzik sevenlerin beğenisine sundu. ND müzik etiketiyle tüm dijital platformlar da yerini alan ”Çoğu Gitti Azı Kaldı” isimli şarkı kısa sürede büyük ilgi gördü. Prodüktörlüğünü Eriş Production’un üstlendiği şarkının klibi İstanbul’un tanıtım filmi gibi oldu. İstanbul’un tarihi yerleri başta olmak üzere, fenomen dizi Çukurun çekildiği mekanlar da kullanıldı. Klip çekimleri altı günde tamamlanırken, maliyeti ise 60 bin doları buldu.

Çok güzel bir işe imza attığını belirten Nihat Doğan, yedi yıl aradan sonra özlediğim müzik ile tekrar buluştum. Çok güzel bir şarkıyla hayranlarımın ve müzik severlerin karşısına çıkmaktan mutluluk duyuyorum. Biraz maliyetli bir klip ile tekrar start vermek istedim. Ev arsa yatırımı yaptım dolandırıldım ağzım yandı bir kere bende onun yerine şarkı yaptım. Bundan sonra tek yatırım yapacağım yer müzik çalışmalarım olacak dedi.

Harbi Meyhane adı gibi meyhane

Harbi Meyhane adı gibi meyhane

Meyhane denildiğinde aklınıza Türk filmlerindeki nostaljik ortam geliyorsa, Harbi Meyhane nostaljik ortamı yaratan ender mekanlardan. Adı gibi Harbi Meyhane her Çarşamba Cuma ve Cumartesi akustik canlı müzik, gramofondan taş plak geceleri, keman, ud ve kanun eşliğinde şarkılara eşlik edeceğiniz eğlenceli geceler vadediyor.  Sıcak atmosferi ile ilk dakika itibari ile müdavi olacağınız mekanda müzikler gibi lezzetlerde çok iddialı. 40 üzerinde sıcak ve soğuk bir birinden lezzetli meze ile her damağa hitap ediyor. Tarator, Köpoğlu Mancası, Humus, Nuraniye, Kereviz Salatası, Haydari soğuk mezelerin yanında mevsimine göre, sıcak deniz mahsulü mezelerde hayli iddialı.

Adres: Ergenekon Mah. Poyraz Sok. No: 5/A Harbiye-Şişli-İstanbul

Tel: 0212 296 00 49 – 0536 69 42

Türkiye’nin En Meşhur Dondurmacıları

Türkiye’nin En Meşhur Dondurmacıları

Yaz sıcaklarıyla başa çıkmanın en kolay ve lezzetli yolu dondurma serinliği. 7’den 70’e herkesin severek tükettiği yaz tatlısı dondurmayı, çok daha lezzetli yapan yerler de yok değil. Limonlusundan karpuzlusuna, vanilyalısından kakaolusuna, sakızlısından karamellisine kadar Türkiye’nin en iyi 10 dondurma yapan yerini

 

Yazın tartışılmaz lezzeti dondurmayı sevmeyeni yok gibi… 7’den 70’e hemen herkesin vazgeçilmezi bu tatlı için temmuz ayının üçüncü haftası Dünya Dondurma Günü olarak kutlanıyor. Peki, dondurmayı çok daha lezzetli yapan yerler neresi diye hiç merak ettiniz mi? İşte Türkiye’nin en meşhur 10 dondurmacısına keşfe davet ediyoruz.

 

Ali Usta – Moda

1969 yılından beri hizmet veren Ali Usta, zamanla Moda’nın simgelerinden biri haline gelmiş. Gerçek meyve kullanarak günlük üretim yapan Ali Usta’da yaz-kış en az 30 çeşit dondurma bulmak mümkün. Üstelik çeşitleri arasında diyet seçenekleri de var. Gece 02.00’a kadar açık olan mekanda dondurma yemek için yaz aylarında uzun bir sıra beklemeniz gerekebilir.

 

Girandola – Arnavutköy

Taze meyvelerden 70 çeşit dondurma yapan Girandola, İtalyan usulü dondurma yapan ilk mekanlardan biri. Eski tarz İtalyan üretimi yaptığı için kıvam artırıcı katkı maddeleri kullanmayan Girandola’nın İstanbul’un çeşitli noktalarında şubeleri var. Değişik lezzetleri dondurma olarak denemek isteyenler mojitolu, elma tarçınlı, kazandibili ve tiramisulu dondurmalarını deneyebilirler.

 

Bitez Dondurma – Bodrum

Bodrum’un en meşhur dondurmacısı olan Bitez Dondurma, beldedeki şubelerden sonra tüm Türkiye’ye açıldı. Ancak orijinal yerinde denemek isterseniz Bodrum Bitez’deki merkezi ziyaret edebilirsiniz. Doğal meyvelerden, 12 ay üretim yapan mekanda ayrıca birbirinden lezzetli tatlılar ve ferahlatıcı doğal içecekler de deneyebilirsiniz.

 

Balkaymak Dondurma – Bafra

Samsun’un Bafra ilçesi özel bir tarife sahip dondurmasıyla ünlü… Manda sütü ve bal ile hazırlanan bu dondurmayı ilk tarifiyle uygulamaya devam eden tek yer ise Balkaymak Dondurma. Bafra dondurmasının sade hali kadar doğal aromalı çeşitleri de seviliyor. Günün hangi saatinde giderseniz gidin, tüm dondurmalar taptaze sizi bekliyor olacak.

 

Nur Pastanesi – Antalya/Korkuteli

Antalya Korkuteli’ne özgü olan Yanıksı Dondurma’yı yiyebileceğiniz en meşhur yer Nur Pastanesi. Keçi sütünden yapılan dondurmaya yanık tadını veren dokunuş ise sütün kaynatılma aşamasında kontrollü yakılması. Antalya merkezinde ve neredeyse tüm ilçelerinde şubesi bulunan Nur Pastanesi’nde sıra dışı bir dondurma deneyimi yaşamak için kavunda dondurma yiyebilirsiniz.

 

Mini Dondurma – Bebek

1968’den beri Bebek’te küçücük bir dükkanda hizmet veren Mini Dondurma, orijinalliğini ve tadını hiç bozmayan mekanlardan biri. Kış aylarında kapılarını misafirlerine kapatan Mini Dondurma, havaların ısınmasıyla yeniden açılarak adeta yazın gelişini müjdeliyor. Bal badem, karamel gibi lezzetler kadar güllü lokum ve tahinli gibi dondurma çeşitleri de beğeniliyor. Yaz aylarından sizin de yolunuz Bebek’e düşerse mutlaka Mini Dondurma dükkanını ziyaret edin.

 

Yaşar Pastanesi – Kahramanmaraş

Maraş dondurmasını dünyaya tanıtan markanın ilk dükkânı olan Yaşar Pastanesi, hala aynı isimle Kahramanmaraş’ta hizmet veriyor. Ünlü dondurma çeşitleri dışında şehre özgü tatları deneyip kültürünü öğrenebileceğiniz bir mekân haline getirilmiş bu pastanede efsanevi dövme dondurma ile serinlerken bir müze gibi tasarlanmış pastanede gezebilirsiniz.

 

Roma Dondurma – Büyükada

Büyükada İskelesi’nde indikten sonra ilk göreceğiniz dükkanlardan biri olan Roma Dondurma, Adalar’ın en ünlü dondurmacısı. İstanbul’un çoğu yerinde bulabileceğiniz Roma usulü dondurma üreten mekanlardan biri olan Roma Dondurma, doğal lezzeti ve bol çeşitleriyle ilgi çekiyor.

 

Rumeli Pastanesi – İzmir/Çeşme

İzmir’in Çeşme ilçesinde yer alan Rumeli Pastanesi, Selanik göçmeni bir aile tarafından kurulmuş. 1945 yılından bu yana dondurma üreten pastanede Türkiye’nin ilk sakızlı dondurması üretiliyor. Turistler kadar yerlisinin de bayılarak tükettiği sakızlı dondurma dışında yöresel diğer tatlı çeşitleri de çok seviliyor.  Bu dondurmacı sakızlı dondurma sevenler için oldukça ideal…

 

Sim Dondurma – Ankara

Dondurma deyince başkent Ankara’yı da unutmamak gerekiyor. Bahçelievler semtindeki Sim Dondurma, şehrin eski ünlü dondurmacılarından. Diyet dondurma üretimini hem formunu korumak isteyenler hem de diyabetik müşterilere uygun olarak hazırlayan Sim Dondurma’nın en meşhur lezzeti kaymaklı dondurması.  Başkent gezinizde mutlaka Sim Dondurma’yı ziyaret edin.