Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Simge kep fırlattı

Simge kep fırlattı

Şarkıcı Simge, geçen yıl pandemiden dolayı konserlerin olmaması fırsat bilerek, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümü kaldığı yerden devam etme kararı almıştı. Güzel şarkıcı önceki gece yapılan mezuniyet töreninde kep kattı…

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümü’nde okuyan ve kalan iki dersini verdikten sonra mezun olan Simge uzaktan eğitimini tamamlamış oldu.

Yıllar sonra ara verdiği üniversitesinden mezun olan Simge, “kendimi o kadar şanslı ve mutlu hissediyorum. Şimdi diplomalı ve konservatuar mezunuyum diyerek duygularını dile getirdi.

Pandemi döneminin kendisi için faydalı geçtiğini ve 15 sene önce bitirmediği konservatuara dönen Simge, “Tekrardan öğrenci olmanın onu nasıl yenilediğini anlatırken, mezun olmak için çok sıkı çalıştığını da belirtti.

Önceki gece düzenlenen törende kep giyen ve diplomalarını aldıktan sonra geleneksel kep fırlatma törenine katılan Simge birçok öğrenciye de örnek oldu.

 

Yüksek Sadakat müzik severlerle buluşuyor

Yüksek Sadakat müzik severlerle buluşuyor

Yüksek Sadakat 24 Eylül’de çıkacak olan “Rengarenk” albümünden önce ilk şarkı sürprizi geldi. Albüm yayınından önce “Öksüz Yel” isimli şarkıları ile müzikseverlerin karşısına çıktılar.

Kenan Vural, Serkan Özgen, Kutlu Özmakinacı, Uğur Onatkut, Sefa Deniz Alemdar oluşan Yüksek Sadakat grubu söz ve müziği Kutlu Özmakinacı’ya ait olan şarkının aranjesi gruba ait olan ‘Öksüz yel’ isimli şarkıda gruba trompeti ile Hasan Gözetlik eşlik ediyor. 60’lı ve 70’li yılların popüler müzik türleri olan country, mariachi, amerikan kovboy film soundtrackleri ile günümüz pop-rock soundunun bir karışımı olan şarkının klibini uzun yıllardır grup ile işbirliği yapan İmre Haydaroğlu çekti.

“Öksüz Yel”, “Rengarenk” albümünün bir kesişimi; albümde rock-pop-reggae-funk gibi birçok müzikten tınıları karşımıza çıkacak. “Öksüz Yel” DMC etiketiyle tüm bütün dijital mecralarda ve klibi NetD kanalında yayında.

Seda Sayan “Küçücük bir şeyle benim kalbimi kazanmak kolaydır”

Seda Sayan “Küçücük bir şeyle benim kalbimi kazanmak kolaydır”

Yeni şarkısı ‘Gel Günaha Girelim’ i sevenleriyle buluşturdu. Sanatçı Seda Sayan ile biraz iş, biraz aşk biraz da hayat üzerine konuştuk.

Yeni şarkınız ‘Gel Günaha Girelim’ i çok beğendim. Adı da çok manidar. Nasıl karar verdiniz bu şarkıyı okumaya?

Evet, şarkının adı çok bomba, bir Sezen Aksu şarkısı biliyorsun. O bir halk ozanı ve ondan böyle şarkılar çıkıyor. Daha önce Emel Müftüoğlu okumuştu. Biz, Alper Atakan’la birlikte cover’ladık. Ben, kendime göre yorumladım. Benim yorumum da çok beğenildi, keyfim yerinde çok şükür.

En son ne zaman birine karşı, şarkının sözlerindeki gibi duygular hissettiniz?

Uzun zamandır hayatımda biri yok. Zaten pandemide hepimiz bir yerlere kaçıştık. Pandeminin bir buçuk yılını Muğla, Ören’de geçirdim. Fırsat da olmadı böyle şeyler düşünmeye, hissetmeye.

Çoğu ünlü isim, yıllar geçtikçe daha rahat davranmaya başlıyor. “Yaş, insana özgürlük getiriyor” diyenler var. Sizde zaman tersine mi işledi bu anlamda?

Doğru söylüyorsun, bende zaman tersine işliyor. Bir dinginlik, durgunluk geldi. Bir de ben koşturan, çalışkan bir tipim. O koşturmadan sonra bana bir durma geldi. Bu dingin halimi de seviyorum, hoşuma gitti. Durdum yani…

Bir sabah uyandığımızda sürpriz bir şekilde “Seda Sayan evlendi” diye bir haber düşmeyecek mi bundan sonra önümüze?

Valla benim sağım solum belli olmaz. Doğru adam, adam gibi bir adam karşıma çıkarsa, neden olmasın! Neden yalnız kalayım ki? Tabii ki bir uzun yol arkadaşım olsun isterim. Yeter ki Allah doğrularla karşılaştırsın. Ama yedinci evliliği de bilmiyorum Oya, hahaha! Yedi sayısının da alametleri çok güzel biliyorsun. Yediyi tanımalıyım, yaşamalıyım ama nasıl, nerede, ne zaman? O yedi kim olur? Onu bilemiyorum, kısmet bebeğim.

Bazıları, bir yerden sonra evlilikten korkuyor. Sizin öyle bir önyargınız yok o zaman?

Yooo! Hiç öyle bir korkum yok. Belki de ben çok çalıştığım için evliliklerimi yürütemedim. O yüzden şimdi bu durgunlukta, dinginlikte belki daha başarılı olurum. Kim bilir!

Romantizm anlayışınızı merak ediyorum…  Size ne romantik gelir?

Karşımdakinin ilgisi, özel zamanları unutmaması, anılara sadık kalması, beni şaşırtması. Ben, karşımdaki kişinin beni şaşırtmasını isterim. Bu bir çiçek de olabilir. Öyle büyük hediyeler bekleyen, kabul eden biri değilim. Hiçbir zaman öyle olmadım. Küçücük bir şeyle benim kalbimi kazanmak kolaydır. Böyle bir kadınım ben ya!

Mesela yatağınıza kahvaltı getirilmesi size ne hissettirir?

Valla bu yaşa kadar kimse yatağıma kahvaltı getirmedi Oya hahaha! Bilmem, ne hissederdim. Getirseler ne hissettiğimi seninle paylaşırdım inan.

Sizin için heyecan mı yol arkadaşlığı mı daha değerli?

Ben, heyecan duymadığım biriyle yol arkadaşlığı istemem. Güvenmeliyim, sevmeliyim, vicdanlı olmalı ama aşk da olsun. Yol arkadaşımda bunların hepsi olsun…

Zaman zaman Safiye Soyman ya da sevdiğiniz başka arkadaşlarınızla fotoğraflarınıza abartılı photoshop’lar yapıyorsunuz. Bilinçli bir şekilde insanları trollüyor musunuz diye merak ediyorum…

Çok doğru tespit etmişsin. Bilinçli yapıyorum. TT oluyor biliyorsun. Safiye’yi öyle gençleştiriyorum ki gençken bile o kadar genç olmamıştır yani, haha! Acun’a (Ilıcalı) yaptım, Murat’a (Boz) yaptım. Eğleniyorum, hoşuma gidiyor. Ama şu da var. Pazartesi sabah programım başlıyor. Canlı yayında herkes görecek zamanın bende nasıl tersine işlediğini.

Geldiğiniz noktada, kendinize bakınca nasıl bir kadın görüyorsunuz?

Ben kendine, bedenine saygı duyan, mutlu bir kadınım. Güzel uyanıyorum, hamdederek uyandığım için belki de sabah programlarında bu kadar başarılıyım. Sabah programlarının mucide benim zaten, ayrı konu ama belki de bu yüzden yapımcılar yakamı bırakmıyor. (Gülüyor)

Oğlunuz Oğulcan Engin’le ilişkiniz nasıl?

Oğulcan’la aramız çok iyi. Benden hiçbir şeyini saklamaz. Oğlumun her şeyini bilirim. Arkadaş gibiyizdir ama bir yerde de otorite konuşmalı, o benim çocuğum neticede. Ondan çok yaşamış olmam, tecrübe sahibi olmam dolayısıyla arada otoritemi kullanıyorum.

Bir kızınız olsun ister miydiniz? Nasıl bir kız annesi olurdunuz?

Bir ara “Keşke bir kızım da olsa” diyordum ama iyi ki oğlum var, ondan çok razıyım. Çok iyi kalpli, çok vicdanlı bir çocuk. Onunla ilgili herkesten güzel sözler duyuyor, “İşte bu!” diyorum. Ama nasıl bir kız annesi olurdum bilemiyorum. Çok özgür bırakan bir anne olamazdım çünkü kendim öyle yetişmedim. Biraz baskıcı olurdum sanırım. Hele hele şu zamanda. Kızlarımızı korumak için neler yapıyoruz, yine de koruyamıyoruz yavrularımızı. O korkudan dolayı biraz baskıcı olurdum.

Hayattaki en yakın dostunuz kim?

Dost çok büyük ve önemli bir kavram.  Etrafım sevdiklerim ve beni seven arkadaşlarımla çevrili ama dostluk başka. Çok arkadaşım var ama dostlarımın sayısı birkaç taneyi geçmez.

Şu an sanat camiasında size dargın ya da küs olan bir isim var mıdır sizce?

Valla varsa da beni hiç ilgilendirmez. Ben işinde gücünde bir insanım. Oturup da “Kim bana kırılmış, kim küsmüş?” diye vakit harcayamam. Ben, beni üzen çok insanı affettim, çakralarımı açtım ve o yüklerden kurtuldum. Varsa bana düşmanlık hisseden, ona da aynısını tavsiye ederim. Kurtulsun o yükten.

Erol Köse ile gerçekten, kalpten barıştınız mı?

Evet, bunu çok samimiyetimle söylüyorum ki çok kalpten barıştık. Şu an Erol’un samimiyetine çok inanıyorum. Özrünü de çok samimi ve şık bir şekilde diledi. Birbirimizi affettik, helalleştik.

Ülke gündemi ve dünyanın hali size ne hissettiriyor?

Dünya bir sınavdan geçiyor… Olan her şey tüm dünyada cereyan ediyor. Yangınlar, seller… İklim değişti, tabiat değişti. Pandemi zaten ortada. Ama ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Karamsarlığa kapılıp oturmak yerine elimizi taşın altına sokacağız. Hep böyle yaptım, yapmaya devam ediyorum. Zor durumda olanlara imkânımız el verdiğince elimizi uzatacağız. Yaraları birlikte saracağız.

Funda Arar’dan Açıkhava şov

Funda Arar’dan Açıkhava şov

Türk pop müziğinin güçlü sesi Funda Arar geçtiğimiz akşam Kerkisolfej organizasyonuyla Harbiye Açık Hava Tiyatrosu BTC TürkPro sahnesinde sevenleriyle buluştu. Arar, sahne öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. ‘Neredeyse her yıl bir albüm yapıyorsunuz, bu zamanda albüm yapmak cesaret işi değil mi?” sorusuna Arar, “Ben albüm kadınıyım. Dinleyicilerim benden albüm bekliyor. Sürekli mesajlar alıyorum” dedi. Sahne sırasında izleyicilerin alkışları üzerine Arar, “Bu anı ölümsüzleştirelim dedi ve telefonunu istedi. Arar, Harbiye Açıkhava’yı dolduran hayranlarıyla beraber sahnede selfie çekti.

HAYRANINI AÇIKHAVA’YA ÇIKARDI!

Konser sırasında beraber şarkı söylemek isteyen bir hayranının isteğini kırmayan Arar, hayranını sahneye davet etti ve birlikte ‘Rum Havası’ şarkısını söyledi.

ARTIK SEVDALAR DİJİTAL!

“Bir mektupla başladı sevdamız” diyerek başlayan “Bu Sabah Güneş Doğmuyor” şarkısını seslendiren Arar, “Sevdalar artık mektupla başlamıyor. Artık mektup yok. Artık sevdalar dijital” dedi.

“KADINLARIMIZI İNCİTMEYELİM”

Arar, “Kadınlarımız önemli, kadınlarımız güzel, kadınlarımız anne… Onları incitmeyelim, saçlarının teline bile zarar gelsin istemiyoruz” dedi ve Neyse şarkısını şiddet gören kadınlar için seslendirdi. Yaklaşık 2 buçuk saat sahnede kalan Arar şarkılarını, Açıkhava’yı dolduran sevenleriyle beraber seslendirdi.

 Sertap, Ankara’nın havasını değiştirdi

 Sertap, Ankara’nın havasını değiştirdi

Türk müziğinin güçlü seslerinden Sertab Erener, Ankara Atılım Üniversitesi Amfi Tiyatro’da muhteşem bir konser verdi. KerkiSolfej organizasyonuyla gerçekleşen konserle uzun bir aranın ardından yeniden Ankaralı hayranlarıyla bir araya gelen Erener, geçmişten günümüze seslendirdiği şarkılarıyla sevenlerini müzikal yolculuğa çıkarttı.

‘’Aç Sesini’’ şarkısı ile gecenin startını veren ve ‘’Aslında bir yaz gecesi sizlerle buluşacağımızı umuyorduk ancak bu yıl sonbahar biraz erken geldi sanırım. Mevsime göre biraz soğuk olan havaya rağmen bu gece burada bizlerle birlikte olmanız bizleri çok mutlu etti. Müsadeniz olursa bu gece müzikle ısınalım istiyoruz.’’ sözleriyle etkinlik alanını dolduran müzikseverleri selamlayan Sertab Erener, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve performansı ile geceye damgasını vurdu.

”FİLENİN SULTANLARI”NA AYRI PARANTEZ

Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı’nın Avrupa Şampiyonası yarı final maçında 3. olarak bronz madalya kazanan millileri sahneden tebrik eden Türk popunun Eurovision tacı taşıyan tek sanatçısı Sertab Erener, ‘Çok başarılı bir grafik çizen kızlarımız (Filenin Sultanları) günlerdir  güzel mücadele verdiler. Hepsine teker teker teşekkür ediyorum.’’ sözleriyle Filenin Sultanları’nı seyircileriyle birlikte alkışladı.

90’lı yıllara damgasını vuran şarkılarından oluşan potpurinin yanı sıra ‘Ben Yaşarım’ albümünden sevilen şarkılarını da konser alanını dolduran yüzlerce kişilik koro ile birlikte seslendiren başarılı sanatçı, konserinin sonunda seyircisinin isteği üzerine sahneye geri dönerek bis yaptı.

Mabel’in Açıkhava rüzgarı devam ediyor

Mabel’in Açıkhava rüzgarı devam ediyor

Türk müziğinin son dönemdeki en başarılı temsilcilerinden Mabel Matiz, dün akşam Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu BtcTurk PRO sahnesinde bu sezon üçüncü kez hayranlarının karşısına çıktı. Şarkıları ve güçlü yorumuyla gönüllerde taht kuran sanatçı, sahnedeki bitmek bilmeyen enerjisiyle de yine İstanbullulara unutulmaz bir akşam yaşattı.

Kutsal Mekanda Şarkılar Hep Bir Ağızdan Söylendi

Kerki Solfej organizasyonuyla gerçekleşen konserin başlangıcını ‘Mendilimde Kırmızım Var’ şarkısıyla yapan Mabel Matiz Harbiye’de eğlencenin ateşini yaktı. Akşam boyunca sahnede fırtınalar estiren sanatçı, en sevilen şarkılarını seyircisiyle koro halinde söyledi. Seyircisini selamlayarak: “Yine kutsal mekan Harbiye’de sizlerleyiz ve baş başayız. Şarkılar birlikte söylenince daha iyileştirici oluyor. Bu akşam sizleri gündelik hayatın tantanasından birkaç saatliğine de olsa uzaklaştırmak istiyoruz.” diyen Mabel Matiz, unutulmaz bir konser yaşatacağının sinyalini verdi.

“Aşk Sizi Hep Var Etsin”

‘Aşk Yok Olmaktır’ şarkısını seslendirdikten sonra Mabel Matiz sahneden Yıldız Tilbe’ye selam göndererek; “Sevgili Yıldız aşk yok olmaktır demiş ama diliyorum ki aşk sizi hep var etsin ve birlikte var olun.” sözleriyle büyük alkış aldı. Seyircisinin yoğun isteği üzerine ‘’Toy’’ şarkısına konserin ortasında bis yapan Matiz, sezonun üçüncü Harbiye konserinde de müzikseverlerin gönlünü fethetti.

Seyirciden Doğum Günü Sürprizi

Öte yandan 31 Ağustos’ta yeni yaşını kutlayan sanatçının Harbiye’yi dolduran hayranları doğum gününü bir kez daha açık havada tezahüratlar eşliğinde kutladılar.

Konserini muhteşem enerjisiyle sonlandıran sanatçı yoğun istek üzerine yeniden sahneye çıkarak ‘Yaşım Çocuk’ şarkısıyla bis yaptı.

Güler Özince yeni şarkısı  “Unutmadım Hiç” ile karşınızda

Güler Özince yeni şarkısı  “Unutmadım Hiç” ile karşınızda

2017 yılında yayınladığı ‘Merkür Retrosu’ adlı şarkı ile kendini farkettiren, bağımsız müziğin sevilen isimlerinden Güler Özince; geçtiğimiz Mayıs sonunda DMC etiketi ile yayınladığı ‘Nasıl Giderim’ isimli şarkısının ardından, yine DMC bünyesinde hazırladığı yeni teklisi ‘Unutmadım Hiç’i 3 Eylül’de, dijital platformlarda, dinleyicisi ile buluşturuyor.

Trompet, elektrik gitar ve naylon telli enstrümanlarla, kulaklara yerleşmiş Güler Özince sounduna ek olarak; bu teklide banjo ve piyano da eşlik ediyor. Umut ve huzur dolu sözleri ile tanınan Güler Özince, ‘Unutmadım Hiç’ şarkısında aşkın göreceliliğini yine kendi üslubu ile anlatıyor. Diğer çalışmalarında olduğu gibi söz, müzik ve düzenlemesi Güler Özince imzası taşıyan şarkının kayıtları; HaremS Sound stüdyosunda gerçekleşti. Şarkının video klibi ise, Adrasan, Fethiye ve Akyaka’da, Arzu Dedeoğlu yönetmenliğinde çekildi.

Işıl Kadıoğlu eserlerini sanatseverlerle buluşturdu

Işıl Kadıoğlu eserlerini sanatseverlerle buluşturdu

Sanatçı Işıl Kadıoğlu, 2. sergisini Bodrum’da açtı. Sanatçının ‘Derinde’ adlı 2. Kişisel resim sergisi 31 Ağustos – 5 Eylül tarihlerinde Trafo Bodrum Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.

17 eserden oluşan sergi sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Ay ve dolunay konseptli, siyahtan beyaza tüm tonların yer aldığı ve akrilik boyayla tamamlanan eserler, kimi objelerin tabloya montesi ve bütünleşmesiyle üç boyutlu olarak sanatseverlerin beğenisine sunuldu. İlk sergisini 2014 yılında açan Işıl Kadıoğlu, yeni sergisiyle de büyük beğeni topladı.

Boğazı yüzerek geçtiler

Boğazı yüzerek geçtiler

Çanakkale Boğazı Yüzme Yarışması, Zafer Bayramı’nın 99’uncu yılında 34’üncü kez büyük bir coşku ve katılımla düzenlendi.

Çanakkale Rotary Kulübü önderliğinde ve Rotary 2420. Bölge ve Dolmabahçe Rotary Kulübü sponsorluğunda gerçekleştirilen yüzme yarışması, 785 yarışmacı ile pandemi koşullarına uygun olarak Eceabat Kumsalı’nda başlayarak gerçekleştirildi. Her yıl Çimenlik Kalesi önünde son bulmasına rağmen bu yıl pandemi nedeniyle 10:15’te Donanma Aile Çay Bahçesi önündeki kumsalda sona eren yarışmada kazananlar ödüllerine kavuştu. Toplam 105 dakika süre yarışmada 14 yaşından başlayarak 70 yaş üzerine kadar giden kadınlar ve erkekler için ayrı toplam 24 kategori ve engelliler için 1 kategori olmak üzere toplam 25 kategoride yarışıldı. Toplam 3,5 mil yaklaşık 6,5 kilometre olan mesafeyi yüzerek tamamlayan her yarışmacıya madalya takdim edildi.

3 ENGELLİ YARIŞMACI BÜTÜN ENGELLERİ AŞARAK BOĞAZI YÜZEREK GEÇTİ

Genellikle 200’ün üzerinde olan yabancı katılımcı sayısı bu sene pandemi nedeniyle 22 ile kısıtlı kaldı. Aynı zamanda 3 engelli yüzücü bütün engelleri aşarak Çanakkale Boğazı’nı yüzerek geçti. Yaklaşık 2.000 kişinin yarış için şehirde toplandığı Çanakkale’de oteller yüksek doluluk oranına ulaştı.

Yeni bir lezzet durağı; Yöresel Siverek Mutfağı; Kineba

Yeni bir lezzet durağı; Yöresel Siverek Mutfağı; Kineba

Tarihin bekçisi Urfa bölgesinin gastronomi de elçiliğini üstlenmiş Siverek bölgesinin mutfağını İstanbul’un göbeğine taşıyan Kineba yöresel restaurant kapılarını açtı.

Siverek’ten biberinden, fıstığına kadar tüm ürünleri haftalık getirerek lezzetlere sadık kalan Kineba’nın kelime anlamı eski dönemde Siverek demek.

Urfa’nın kebapları, lahmacunları, mezeleri nin yanı sıra Siverek bölgesine has lezzetleri de barındıran mekan şık ortamında ve keyifli terasında sizleri bekliyor.

Şimdiden turistlerin ilgi odağı olan işletme her sabah gün öğlen akşam misafirlerini ağırlamaya başladı.

Kinaba’nın genç İşletmeci Patronu Cem Hasbay Siverekli ve İstanbul’da Hukuk fakültesini bitirdikten sonra gastronomi tutkusuna yenik düşmüş ve mekanını 2021 yılının başında hazırlamaya başlamış.

Eylül de resmen kapılarını açmış. Cem Hasbay : “Siverek ten koruk getiriyoruz bize has Bostana salatası için, etimizi 15 kilo altı Balıkesir Kıvırcık ile hazırladık, İstanbul damağına yakın bir kuzu eti için ama terbiyesi birebir Siverek usulü, Lahmacunumuz yine Siverek usulü, acı biberlerimiz Siverek’te kendi bahçe hasatımızdan heyecan ile sizleri bekliyoruz” diyor.