Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Korona daha bitmedi

Korona daha bitmedi

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 102. Dönem verileriyle bu hafta toplumun; dünyanın bitmeyen derdi pandemi salgınının ülkemizdeki durumuna yönelik güncel ve farkındalık sağlaması amacıyla paylaşılan bilgiler var. Her iki haneden birinde en az bir kişide koronavirüs var. Salgınla mücadele, maske takmak ya da 1,5 metre sosyal mesafe konusuna da toplumun dikkat seviyesi,  gibi konularda bireylerin bugüne dair ifade, tutum ve davranışlar​​ı incelenmiştir.

HER İKİ HANEDEN BİRİNDE EN AZ BİR KİŞİ KORONAVİRÜSE YAKLANMIŞ.

Ipsos araştırma şirketinin gerçekleştirdiği araştırmalara göre bugüne kadar hanelerinde kendisinin ya da bir başkasının koronavirüse yakalanma oranı %48. Bugün halen dünyanın büyük sorunu olan salgın tamamen bitmiş değil. Toplumumuzda bulunan kişilerin çevrelerinde koronavirüse yakalanan kişilerin sayısı çok daha yüksek. Her 10 kişiden 8’i çevresinde birine koronavirüs teşhisi konduğunu belirtiyor.

Ipsos Türkiye

 AYNI ZAMANDA SALGINDA ZOR GÜNLERİN GERİDE KALDIĞINI VE MÜCADELENİN İYİ GİTTİĞİNİ DÜŞÜNENLERİN DE SAYISI ARTIYOR.

Mart ayına kadar toplum Koronavirüs salgını konusunda daha kötümserken Mart ayının ilk haftasından itibaren gerek mücadelenin iyi gittiğini gerekse de zor günlerin geride kaldığını düşünenlerin oranı %50 seviyesine çıkıyor ve olumsuz görüş belirtenler ile arasındaki fark açılıyor. Bugün sadece her 4 kişiden 1 daha zor günlerin beklediğini, her 3 kişiden 1’i ise salgın ile mücadelenin kötü gittiği görüşünde.

Ipsos Türkiye

 

Ipsos Türkiye

ANCAK TOPLUM BUGÜN SALGIN KONUSUNDA DAHA RAHAT HİSSEDİYOR.

Salgının ilk gününden beri endişeli olan bireylerin oranı%32. Zaman içinde endişesi artan kişilerin oranı ise sadece %6. Diğer taraftan toplumun %46’sı artık salgın konusunda daha rahat olduğunu söylüyor. Salgın başından beri bu konuda hiç endişeli olmadığını söyleyen %16’lık kesim ile birlikte bugün her 10 kişiden 6’sının salgın konusunda artık endişeli olmadığı görülüyor.   

Ipsos Türkiye

BU İYİMSER GÖRÜŞLER AYNI ZAMANDA BİREYLERİN KORONAVİRÜS TEDBİRLERİ KONUSUNDA DA RAHATLAMALARINA SEBEP OLUYOR.

Salgındaki vaka sayılarındaki düşüş, salgınla mücadeleye yönelik olumlu görüşler toplumun maske mesafe konusunda daha rahat davranmalarını sağlamış durumda. Her 10 kişiden 7’si etraflarındaki kişilerin ne maske ne de sosyal mesafeye uymadığını düşünüyor.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; “Her iki evden birinde hastalığı atlatmış olan birey var. Çevresinde Covid-19’a yakalanmış bir tanıdığı olanların oranı ise %80’e yaklaştı. Bir yandan aşı yaygınlaşırken diğer yandan Covid-19’a yakalanıp atlatanların sayısı arttıkça hastalığa dair endişeler azalıyor, her on kişiden altısı daha rahat hissettiğini belirtiyor. Rahatlamanın etkisini maske-mesafe önlemlerinin uygulanmasında görebiliyoruz, vatandaşların gözlemlerine göre çevredeki diğer insanların  %70-75 civarı bir bölümü bu önlemleri uygulamayı neredeyse bırakmışlar.

Ipsos Türkiye

Salgınla mücadelenin kötü gittiğini düşünenlerin oranı %50’lerden %30’a doğru geriledi, artık her iki kişiden biri salgınla savaşın iyi gittiğini belirtiyor. Bunun doğal sonucu olarak da kötü günlerin geride kaldığını düşünenlerin oranı %50’nin üzerinde. Umalım ki Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması’nın sonuna yaklaşıyor olalım. “

Emir Taha’dan akustik performans

Emir Taha’dan akustik performans

Genç sanatçı Emir Taha’nın geçtiğimiz haftalarda yayımlanan yeni şarkısı “Kalp Çare Arar”ın aksutik performans videosu yayında. Hasan Kuyucu tarafından İstanbul, Karaköy Abed Han’da çekilen klip müzik platformlarında yayında.

Kendine özgü ve ilgi çekici stiliyle dinleyicilerin ilgisini çeken Emir Taha, “Kalp Çare Arar”ın bu kaydında duru sesini başarılı bir vokal performansıyla birleştiriyor.

64. Grammy ödülleri sahiplerini buldu

64. Grammy ödülleri sahiplerini buldu

Las Vegas MGM Grand Garden Arena’da gerçekleşen Grammy Ödül Töreni’nde kazanan isimler belli oldu. Gecenin ismi aldığı 11 adaylıktan Yılın Albümü de dahil olmak üzere 5 ödül kazanan Jon Batiste oldu. Jon Batiste’yi takip eden isimler ise Yılın Kaydı ile birlikte 4 ödül ile Silk Sonic ve 3 Grammy ile Olivia Rodrigo oldu.

Yılın Albümü

Jon Batiste – We Are

En İyi Rap Şarkısı

Kanye West, Jay-Z – Jail

En İyi Melodik Rap Performansı

Kanye West, The Weeknd, Lil Baby – Hurricane

En İyi Solo Pop Performansı

Olivia Rodrigo – Drivers Licence

En İyi Alternatif Müzik Albümü

St. Vincent – Daddy’s Home

En İyi country Şarkısı

Chris Stapleton – Cold

En İyi Müzik Videosu

Jon Batiste – Freedom

En İyi Geleneksel Pop Vokal Albümü

Tony Bennet, Lady Gaga – Love For Sale

En İyi Pop Vokal Albümü

Olivia Rodrigo – Sour

En İyi R&B Performansı

Silk Sonic – Leave The Door Open

En İyi R&B Şarkısı

Silk Sonic – Leave The Door Open

En İyi Global Müzik Albümü

Angelique Kidjo – Mother Nature

En İyi Yeni Sanatçı

Olivia Rodrigo

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’da iftar sofrası kuruldu

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’da iftar sofrası kuruldu

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’da geleneksel iftar sofraları kuruluyor.

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, Ramazan ayı boyunca Türk Mutfağı’nın benzersiz lezzetlerinin sunulacağı zengin iftar menüsü ile misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul

İftar menüsü

Ramazan’ın vazgeçilmezi pideden pastırmaya, zeytinyağlılardan ev yemeklerine Türk Mutfağı’nın eşsiz lezzetlerinin sunulduğu iftar menüsünde sıcak başlangıçlarda içli köfte, su böreği ve kuru patlıcan dolması gibi geleneksel tatlar öne çıkıyor. Ana yemek olarak servis edilen kuzu tandır ve safranlı pilav ise eski Ramazan sofralarını günümüze taşıyor. Güllaç ve baklava gibi Ramazan tatlılarının da bulunduğu menüye ek olarak yer alan cezerye ve lokum büfesiyle de geleneksel lezzetler unutulmuyor. Yemeklere eşlik edecek şerbet, boza ve salep gibi birçok içecek de Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un iftar menüsünde yer alıyor.

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’da geleneksel iftar sofraları kuruluyor. Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, Ramazan ayı boyunca Türk Mutfağı’nın benzersiz lezzetlerinin sunulacağı zengin iftar menüsü ile misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Ramazan boyunca iftar sofralarınıza eşlik edecek canlı fasıl grubu ile geleneksel Ramazan geceleri bir kez daha hatırlanacak.

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un Executive Chef’i Fabio Brambilla ve yetenekli ekibinin özenle hazırladığı iftar sofraları ile sevdiklerinizle keyifli bir Ramazan akşamı geçirmek, en kalabalık misafir gruplarınızı dahi en güzel şekilde ağırlamak için şimdiden yerinizi ayırın.

Rezervasyon ve bilgi için: +90 212 349 88 98

‘Konuşan Yazılar’ sergisi

‘Konuşan Yazılar’ sergisi

Her yıl Ramazan ayında geleneksel İslam sanatlarının en güzel örneklerini sanatseverlerle buluşturan Yıldız Holding, bu yıl da Ramazan’ı özel bir sergiyle karşılıyor.

Yıldız Holding’in Çamlıca’daki yeni kurduğu sergi salonunda 4 Nisan’da kapılarını açan “Konuşan Yazılar” sergisinde Yıldız Holding İslam Eserleri Koleksiyonu’ndan 145 eser Ramazan ayından başlayarak yıl boyunca ücretsiz olarak ziyarete açık olacak.

Setur’dan bayram tatili önerileri

Setur’dan bayram tatili önerileri

Setur, bu sene 2 Mayıs- 4 Mayıs tarihleri arasına denk gelen ve hafta sonu ile birlikte 5 gün sürecek tatil için özel seçenekler sunuyor.

Setur, lüks ve konfor severlere Alanya, Belek, Kemer, Lara ve Sarıgerme’de “Ultra her şey dahil” yurt içi tatil seçenekleri öneriyor. Otel seçenekleri arasında Alanya’da yer alan Kirman Sidera Luxury & Spa yüzde 20’ye varan indirim olanakları ile misafirlerini bekliyor. Belek’te Ela Excellence Resort yüzde 20’ye varan indirim, Regnum Carya yüzde 42’ye varan indirim, Sueno Hotels Deluxe ise yüzde 25’e varan indirim sunuyor. Lara’da Swandor Hotels & Resort Topkapı Palace özel fırsatlar ile konuklarını ağırlarken Kemer’de Pirate’s Beach Club by Karmir Resorts yüzde 40’a varan indirim, Sarıgerme’de Hilton Sarıgerme Resort & Spa ise yüzde 15’e varan indirim ile seyahat severleri bekliyor. Kendilerine özel plajları ile denize sıfır lokasyonda bulunan otellerin ayrıca “Güvenli Turizm Sertifikası” bulunuyor.

Setur’un yurt içine yönelik diğer önerileri içinde özel fırsat seçenekleri ile Alanya’da Rubi Platinum Sign, Bodrum’da ise yarım pansiyon ve yüzde 20’ye varan indirim olanağı ile Divan Bodrum güneşin ve yazın tadını erkenden çıkarmak isteyenleri davet ediyor. Marmaris’te Marmaris Bay Resort yüzde 40’a varan indirim, Side’de Trendy Aspendos Beach yüzde 12’ye varan indirim, Çeşme’de Design Plus Seya Beach Hotel ise yarım pansiyon ve yüzde 25’e varan indirim sunuyor. “Güvenli Turizm Sertifikası”na sahip otellerin ayrıca kendilerine ait özel plajları bulunuyor.

Yurt dışı önerileri

Ramazan Bayramı’nı yurt dışında geçirmek isteyenlere ise üç kıtadan bambaşka keyifler yaşatan şehirler öneriliyor. Atlas Okyanusu’nun yanı başındaki Lizbon, ünlü mimar Gaudi ile özdeşleşen Barcelona, güzel yemekleri ve sakin yaşamı ile Amalfi, Akdeniz esintisini Doğu Avrupa’ya taşıyan Kotor, barok ve gotik mimarinin en güzel örneklerine sahip Prag, tatilini Avrupa’da geçirmek isteyenleri bekliyor. Kuzey Amerika’yı ve eğlenceyi keşfetmek isteyenlere Miami, Asya’nın doğal güzelliklerini görmek isteyenlere ise Bali öneriliyor.

BİSSE’nin iddialı ve şık smokini

BİSSE’nin iddialı ve şık smokini

Türkiye’nin hazır giyim markalarından BİSSE, her erkeğin gardırobunda bulunması gereken, özel günlerin ve davetlerin olmazsa olmazı smokin modelleri ile dikkat çekiyor.

BİSSE’nin alışılagelmiş kaliteli özel kumaşlarından dokunarak siyah ve lacivert olmak üzere 2 farklı renk üretilen smokinler, iddialı ve şık giyinmeyi tercih eden erkeklerin vazgeçilmezi oluyor.

Smokin sahibi olmak isteyenlere papyon setleri, siyah ve beyaz Ata yaka gömlekler ile rugan ayakkabılar BİSSE mağazaları ve bisse.com üzerinden sunuluyor.

Her 6 ölümden 1’inin sorumlusu…

Her 6 ölümden 1’inin sorumlusu…

Çağımızın en korkulan hastalığı şüphesiz ki kanser! Dünya genelinde her yıl yaklaşık 18 milyon kişiye kanser tanısı konulurken, ülkemizde de yaklaşık 150 bin kanser olgusu tespit ediliyor. Ölüm nedeni olarak kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan kanser dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon kişinin ölümünden sorumlu tutuluyor. Diğer bir deyişle, her 6 ölümden biri kansere bağlı olarak gelişiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, aslında tıp dünyasında çığır açan gelişmeler sayesinde kanserin birçok türünün günümüzde tedavi edilebildiğine veya yıllarca kontrol altında tutulabildiğine dikkat çekerek, “Kanser tedavisinden başarılı sonuç alınmasında erken teşhis ise son derece önem taşıyor. Ancak toplumda kanser hakkında doğru sanılan bazı hatalı bilgiler hastaların düzenli taramaları aksatmalarına ve hekime geç başvurmalarına neden olabiliyor. Teşhisin geç konulması da kanserin ilerlemesi, dolayısıyla tedaviden etkin sonuç alınamamasıyla sonuçlanabiliyor” diyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, kanser hakkında toplumda doğru sanılan 10 hatalı bilgiyi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Gökhan Demir

YANLIŞ: Kanser önlenemez bir hastalık. Dolayısıyla kanserden korunmak için yapabileceğim hiçbir şey yok!

DOĞRUSU: Sigara ile tütün kullanımı, obezite, düşük meyve ve sebze tüketimi, fiziksel aktivite azlığı ve alkol tüketimi kansere yol açan en önemli 5 değiştirilebilir risk faktörlerini oluşturuyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, bu etkenlerin ortadan kaldırılmasıyla her 3 kanser vakasından 1’inin önlenebildiğini belirterek, şöyle devam ediyor: “Kanser için en önemli risk faktörü ise sigara ve tütün kullanımıdır. Bu ürünlerinin tüketilmemesi sayesinde her 4 kansere bağlı ölümden 1’i engellenebiliyor. Ayrıca kanser nedeniyle oluşan ölümlerin yüzde 25’inden çeşitli enfeksiyon ajanları sorumlu oluyor. Human papilloma virüsü ve Hepatit B virüsüne karşı aşılama yapıldığında yeni gelişecek olan bazı kanser türlerinin önlenmesi mümkün olabiliyor”

YANLIŞ: Hiçbir sorunum yok. Neden kanser taraması yaptırayım ki?

DOĞRUSU: Kanser taraması herhangi bir semptomu olmayan sağlıklı bireylerde yapılıyor. Dünyada ve ülkemizde en sık görülen; meme, prostat, akciğer ve kolorektal ile rahim ağzı kanserlerinin tümü için tarama programları mevcut. Düzenli yapılan taramalar sayesinde bu kanserlerden bazıları önlenebilirken, bazıları da erken teşhis edilebiliyor.

YANLIŞ: Erkeklerde meme kanseri gelişmez!

DOĞRUSU: Batılı toplumlarda olduğu gibi ülkemizde de her 8-10 kadından 1’i yaşamı boyunca meme kanseri teşhisi alıyor. Prof. Dr. Gökhan Demir, kadınlardan çok daha nadir de olsa meme kanserinin erkeklerde de görüldüğü uyarısında bulunarak, “Erkek meme kanseri tipik olarak kadın meme kanserinden daha ileri aşamalarda teşhis ediliyor. Bunun nedeni ise büyük olasılıkla erkeklerde meme kanseri oluşabileceğine dair farkındalık eksikliği ve rutin tarama muayenelerinin olmamasıdır” diyor.

YANLIŞ: Hamilelik veya emzirme dönemlerinde meme kanseri gelişmez!

DOĞRUSU: Nispeten nadir görülse de, 30 yaşın altındaki kadınlarda, her 5 meme kanserinden 1’i hamilelikle ilişkili oluyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, bu hastaların çoğunda BRCA1 veya BRCA2 genlerinde kalıtsal mutasyonlara rastlandığını belirterek, şöyle konuşuyor: “Ailesinde özellikle birinci dereceden birden fazla akrabasında, yine özellikle genç yaşta meme kanseri tanısı alan biri varsa, genetik geçişli meme ile jinekolojik kanser sendromların da düşünülmesi ve taramaların buna göre planlanması gerekiyor. Örneğin meme kanseri riskini artıran BRCA genleri gibi belirli genlere sahip, meme kanseri riski yüksek olan bazı kadınlar, tarama programlarına 40 yaşından önce başlamalıdırlar”

YANLIŞ: Sigarayı yıllar önce bıraktığım için şikayetlerimin nedeni kanser olamaz!

DOĞRUSU: Kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer alan akciğer kanserlerinin yüzde 85-90 gibi oldukça yüksek bir oranı sigaraya bağlı olarak gelişiyor. Prof. Dr. Gökhan Demir, “Sigara içmeyenlerde oluşan akciğer kanserlerinin büyük çoğunluğu da çevresel dumana maruz kalmakla ilişkili oluyor. Sigarayı bıraktıktan sonra uzun yıllar akciğer kanseri riski azalmıyor. Dolayısıyla sigara alışkanlığı bir süre önce bırakılmış olsa dahi başta yeni başlayan öksürük olmak üzere nefes darlığı ve kanlı balgam gibi  çeşitli yakınmalarda en kısa zamanda doktora başvurmalıdır” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

YANLIŞ: Sağlığım yerinde, kolonoskopi yaptırmama gerek yok!

DOĞRUSU: Kolon kanseri düzenli yapılan kolonoskopiyle önlenebilen bir hastalık. Üstelik kanser öncüsü olan polipler kolonoskopide tespit edildiği takdirde işlem sırasında hemen alınabiliyor ve böylece daha sonra gelişebilecek olan kolon kanseri büyük oranda önlenebiliyor. Ayrıca kanser gelişmiş ise erken evrede yakalanması sayesinde tamamen iyileşme sağlanabiliyor. Dolayısıyla hiçbir yakınması ve risk faktörü olmasa dahi 45 yaş üstü her erişkinin tarama amacıyla kolonoskopi yaptırması öneriliyor. Eğer ilk kolonoskopi normal olarak değerlendirilirse her 10 yılda bir tekrarlanması yeterli geliyor. Diğer kanserlerde olduğu gibi ortalama riskten daha yüksek riskli gruplarda ise kolonoskopiye başlama yaşı ve sıklığı değişebiliyor.

YANLIŞ: Hemoroidim kanıyordur!

DOĞRUSU: Bağırsak alışkanlığında değişiklik, tekrarlayan ishal veya kabızlık, dışkılama sırasında ağrı ile kanama, dışkı kalibrasyonunda incelme, şişkinlik, karın ağrısı ve kilo kaybı, demir eksikliği veya kansızlık gibi sorunların nedeni kolon ya da rektum kanseri olabiliyor. Dolayısıyla bu tür yakınmalarda hemoroit kaynaklıdır diye düşünmeyip, zaman kaybetmeden doktora başvurmak yaşamsal önem taşıyor. YANLIŞ: Kanser tedavi edilemez bir hastalık!

DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, tıp dünyasında atılan dev adımlar sayesinde kanserin birçok türü tedavi edilebiliyor. Tedavinin tam olarak sağlanamadığı bazı türlerinde veya ileri evrelerde bile kanser artık kronik bir hastalık haline getirilerek yıllarca kontrol altında tutulabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, akıllı molekülller, biyolojik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde onkolojide yeni bir çığırın açıldığını vurgulayarak, “Günümüzde her tümörün birbirinden farklı genetik özelliklere sahip olduğunu biliyoruz. Kanser hücresinin genetik sırrı çözüldükçe kanser tedavisindeki şansımız da artıyor. Kişiye ve tümöre özel yaklaşımlar sayesinde kanser gelecekte çok daha etkin olarak kontrol altına alınabilecek bir hastalık olacaktır” diyor.

Victoria’s Secret çiçeklendi

Victoria’s Secret çiçeklendi

Victoria’s Secret baharı, rengârenk tasarımlar ve ipeksi kumaşlar ile hazırladığı 2022 Bahar Koleksiyonu ile karşılıyor.

Yeni koleksiyon, çekiciliğin hayat bulmuş hali Dream Angels ve dantel detaylarıyla muhteşem hissettiren Very Sexy ürünlerinden oluşuyor. Çiçek baskılarını ve romantik işlemeleri oldukça fazla gördüğümüz Victoria’s Secret 2022 Bahar Koleksiyonu ile baharı kucaklamanın tam zamanı!

2022 Bahar Koleksiyonu’nda Victoria’s Secret bizlere adeta bir çiçek bahçesi vadediyor. Capcanlı renkler ve çiçek desenlerine sonsuz konforun eşlik ettiği 2022 Bahar Koleksiyonu ile kendinizi bir rüyada gibi hissedeceksiniz. Yumuşacık ipeksi sabahlıklar, gösterişli külotlar ve seksiliği farklı bir boyuta taşıyan dantel detaylı sütyenler kombinlerinize baharı getirecek.

Bu baharda romantik işlemeler, dantel detaylar ve sonsuz konforu tercih edenler Dream Angels; cazibesini artırarak seksi bir görünüm elde etmek isteyenler ise extra push-up alternatifli Very Sexy koleksiyonuyla mükemmel bir görünüm elde edecek. Tüm vücut tiplerine hitap eden Victoria’s Secret’ın 2022 Bahar Koleksiyonu’nda sütyenler 32-B’den 38-DDD’ye kadar, külotlar ise XS bedenden XL bedene kadar uzanıyor.

Ramazan ayında egzersizi ihmal etmeyin!

Ramazan ayında egzersizi ihmal etmeyin!

Ramazan ayında doğru beslenme tarzı ve doğru egzersizler ile metabolizmanın yavaşlamasını engellemek ve kilo almadan oruç tutabilmek mümkün! İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Derya Fidan, açıkladı.

Yapılan araştırmalar, doğru ve yeterli beslenme sağlandığı takdirde, oruç tutmanın vücudu toksinlerden temizleyici etkisi olduğunu gösteriyor. Bu doğrultuda; Ramazan ayında uygulanması gereken beslenme programı, en az 3 tercihen 4 öğün (Sahur, iftar açılışı, iftar yemeği, gece yatmadan önce bir ara öğün) içeriyor olmalıdır. Orucu açarken ise özellikle; enerji verecek, kan şekerini düzenleyecek ve sıvı ihtiyacını karşılayabilecek besinler seçmek daha doğru olacaktır.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Derya Fidan

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Derya Fidan

Oruç Tutarken Yağ Yakabilmeniz Mümkün!

Açlık metabolizmasında; sindirim sistemi yavaşlar, vücut enerji depolarını koruma altına alır ve enerji harcamasını kısıtlar. Bu sebeple bazal metabolizma hızında bir düşüş gerçekleşir. Yemek saatlerinde vücudunuza aşırı derecede besin yüklendiğiniz takdirde, vücut bu enerji fazlasını yağ depolarına gönderecektir. Bunun aksine hafif ve küçük öğünler tüketirseniz ve bunun yanına egzersizi de eklerseniz sindirim sisteminizin çalışması ve kasların harcadığı enerjiyle birlikte metabolizmanız hızlanacaktır. Böylece; bu depolama sürecinin aksine, vücudunuz yağ yakımını gerçekleştirecektir.

Oruçluyken Hafif Sporları Tercih Edebilirsiniz

Oruçluyken spor yapmak mümkün ancak, yaptığınız egzersizin şiddetini azaltmalısınız. Karaciğerinizde ve kaslarınızda depo edilen şeker azaldığı ve terle kaybedilen su artırdığı için, yüksek yoğunluklu egzersizleri tercih etmemelisiniz. Oruçluyken terletmeyen egzersizler, örneğin; pilates, yoga, reformer pilates, düşük tempolu yürüyüş veya yüzme gibi düşük şiddetli aerobik egzersizler yapılabilir. Egzersiz programının şiddetini; antrenman sürelerini kısaltıp, dinlenme sürelerini artırarak, set sayıları ve kullandığınız ağırlıkları azaltarak ayarlayabilirsiniz.

Egzersiz Saatinizi İyi Ayarlayın!

Egzersiz iftardan önce yapılacak ise iftar ve sahur arasında yeterli miktarda sıvı, karbonhidrat ve protein aldığından emin olunmalıdır. Sabah saatlerinde yapacağınız pilates ve yoga ise vücudun kan akışını hızlandırarak kendinizi gün içinde enerjik hissetmenizi sağlayacaktır. İftardan sonra yapılacak egzersiz için de, yemekten sonra 1-1,5 saat beklemelidir. Kısa süreli, düşük yoğunluklu bir egzersiz yapılabilir. Düşük tempolu yürüyüş, bisiklet, yüzme gibi yağ yakımını da uyaracak egzersizler yapılabilir. Pilates, yoga gibi egzersizler sindirim sistemini de harekete geçirerek hazımsızlığını giderecek ve vücudunuzdaki ödemi dağıtacaktır. Eğer yüksek şiddetli kardiyo egzersizi veya ağırlık (özellikle hipertrofi) antrenmanı tercih ediliyorsa, kasların kendini yenilemek için yeterli miktarda besin kaynağı bulamayacağından kas lifleri kendini yenileyemeyecek ve iyileşme yeteneğin azalacağından sakatlanma riski artacaktır.

Yeterince Su İçtiğinizden Emin Olun

Sıvı kaybının en aza indirgenmesi için oruçluyken terletmeyen egzersizler yapılmalıdır. İftarla sahur arasında vücut ağırlığının her kilogramı başına en az 30 ml kadar su tüketmeli ve iftardan spora kadar en az 500 ml su tüketilmiş olunmalıdır. Çay ve kahve gibi idrar söktürücü sıvılar sınırlandırılmalıdır. Sıvıyla birlikte mineral kaybınız olacağından suyun içine limon suyu, maden suyu gibi mineral kaynakları eklenerek kas tonusunun önüne geçebilirsiniz.