Yazılar

Sağlıklı beslenme takıntısı!

Son yıllarda sağlıklı beslenmeye yönelik farkındalığın arttığını belirten uzmanlar, ancak bazı kişilerin bu durumu takıntı haline getirebildiğini söylüyor.

Ortoreksiya Nervoza olarak adlandırılan bu bozukluğun, kişinin gününün büyük bir kısmını en saf ve doğal yiyecekleri araştırmaya ve hazırlamaya ayırmasına neden olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Kişiler katı ve kısıtlayıcı diyetler uygularlar. Dışarıda yemek yeme konusunda yoğun bir kaygı duyarlar.” dedi. Bu durumun sosyal izolasyona neden olabildiğini de aktaran Aytop, özellikle mükemmeliyetçi ve obsesyonel düşünce yapısına sahip bireylerde sık görüldüğünü vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, Ortoreksiya Nervoza olarak adlandırılan sağlıklı beslenme takıntısı hakkında açıklama yaptı.

Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop

Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop

Sağlıklı beslenmeye çalışmak iyi ama…

Son yıllarda sağlıklı beslenmeye yönelik farkındalığın arttığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Sosyal medyada ve televizyon kanallarında veya bir araya gelen kişiler arasında sık sık sağlıklı beslenmenin ne kadar değerli olduğu konuşuluyor.” dedi.

Bir açıdan sağlıklı beslenmeye çalışmanın, bunun hakkında sohbet etmenin ve içerikler izlemenin iyi bir şey olduğunu ifade eden Aytop, “Bir taraftan da bazı bireyler bu sağlıklı beslenme durumuna karşı aşırı bir takıntı geliştirebiliyor. Kişi sürekli sağlıklı beslenme konusunda araştırma yapıyor. ‘Nasıl en sağlıklı, en saf, en doğal yiyeceği bulabilirim’ diye sürekli kafa yoruyor. Gününün belirli bir kısmını hatta belki çok uzun bir kısmını bu konuya ayırabiliyor. Bu noktada takıntılı boyuta varan bir ‘sağlıklı beslenmeye çalışma’ mücadelesi ortaya çıkıyor. Buna da ‘Ortoreksiya Nervoza’ diyoruz.” açıklamasını yaptı.

İkili ilişkiler bozulabiliyor, sosyal izolasyona neden olabiliyor

Ortoreksiya Nervoza’nın en belirgin semptomunun, kişinin gününün önemli bir kısmını saf ve doğal beslenmeye yönelik araştırmalar gerçekleştirmesi ve bu yiyecekleri hazırlamaya ayırması olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Kişiler katı ve kısıtlayıcı diyetler uygularlar. Dışarıda yemek yeme konusunda yoğun bir kaygı duyarlar. Çünkü dışarıda yemek yerlerse, daha sonrasında suçlu hissedebilecekleri yiyecekleri yiyebilirler. Onlara göre sağlıksız olan yiyecekleri yemek durumunda kalabilirler.” dedi.

Bu durumda olan kişilerin sosyal hayatlarında bazı zorluklar yaşayabildiklerini aktaran Aytop, şunları söyledi:

“Kişi herhangi bir restorana veya kafeye gidiyor, orada bir şeyler yiyip içmiyor. Yerse suçluluk duyuyor ya da kendi yiyeceğini içeceğini götürüyor. Bu durumda ‘en iyisi gitmeyeyim’ diye düşünebiliyor. Bu da bir noktadan sonra sosyal izolasyona yol açabiliyor. Bu durumdan mustarip olan kişiler bir taraftan da çevrelerinin de o şekilde beslenmesi için baskıda bulunabiliyorlar. Tabii ki bu da onların kişiler arası ilişkilerine zarar verebiliyor.”

Tedavi, multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmalı

Ortoreksiya Nervoza’nın tedavisine multidisipliner bir şekilde yaklaşılmasının çok değerli olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bir taraftan beslenme ve diyetetik alanında bir uzmandan ve psikoterapi tarafından destek almak; bir taraftan da gerekli görülmesi halinde bir psikiyatrist desteği almak sürece olumlu bir şekilde tesir edecektir. Elbette aile ve sosyal destek de bu süreçte çok değerli olacaktır.” şeklinde konuştu.

Mükemmeliyetçi bireylerde sıklıkla görülebiliyor…

Ortoreksiya Nevroza ve sosyal medya ilişkisine de değinen Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu konu hakkında sosyal medyada çok fazla içerik var. Sağlıklı beslenmeye yönelik hangi gıdaların daha sağlıklı, hangilerinin sağlıksız olduğuna yönelik paylaşım bombardımanına maruz kalıyoruz. Dolayısıyla sosyal medyanın tabii ki bir etkisi var ama buradaki tek faktörün sosyal medya olduğunu söyleyemeyiz.” dedi.

Psikolojik ve biyolojik yatkınlıkların, sosyal faktörlerin birçok mekanizmanın bu bozukluğun oluşmasında devreye girdiğinin altını çizen Aytop, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ortoreksiya Nervoza mükemmeliyetçi bireylerde ve obsesyonel düşünmeye yatkın kaygılı bireylerde sık görülen bir durum. Ayrıca dansçılar, sporcular ya da modeller gibi belirli vücut formunu korumak durumunda olan bireylerde yaygın bir şekilde görülebilir.”

İyilikte buluştular

Brands and More, geçtiğimiz gün Swissotel The Bosphorus İstanbul’da unutulmaz bir etkinliğe imza attı. Fashion Wonderland temalı bu eşsiz alışveriş festivali, çok sayıda ünlü ismin katılımı, renkli sahneler ve keyifli sohbetlerle dolu dolu geçti.

Aslı Özdemir’in organizasyonuyla ve Romu Ristorante’nin katkılarıyla TOÇEV yararına gerçekleşen bu anlamlı etkinlik, çocukların eğitimine de katkı sağladı. Gaok Events’in özenle hazırladığı; misafirlere Harikalar Diyarı konseptiyle alışverişin kapılarını açan Fashion Wonderland, alışverişi sosyal sorumlulukla birleştiren özgün yapısıyla yoğun ilgi gördü.

Demet Şener: “Ben Şov Yapmam”

Demet Şener, Fashion Wonderland etkinliğinde yine dikkatleri üzerine çekti. Basın mensuplarının sorularını içtenlikle yanıtlayan Şener, oğlunun babası İbrahim Kutluay’ı geçip geçmeyeceğiyle ilgili soruya net bir cevap verdi: “Geçecek değil, oğlu babasını geçti bile.” dedi.

Geçtiğimiz hafta eski eşi İbrahim Kutluay’ın -5 derecede denize girdiği anları sosyal medyada paylaşması büyük yankı uyandırmıştı. Bu konuyla ilgili soruları da yanıtlayan Şener:” “Görmemek mümkün değil, sosyal medyada her yerde yayılmıştı.” dedi.  Muhabirlerin “Siz o soğukta denize girer miydiniz?” sorusuna ise çarpıcı bir yanıt verdi: “Ben yeri ve şartları uygunsa girerim. Yani o anki ruh halime bağlı. Şov yapmam.”

Gün Boyu Süren Söyleşiler Yoğun İlgi Gördü

Etkinlikte; Ayşe Tolga,  Adil Yıldırım, Mehmet Yıldırım, Nefise Karatay,  Derin Mermerci,  Feyza Civelek gibi birçok ünlü isim söyleşiler gerçekleştirdi. Keyifli sohbetleri ve ilham veren paylaşımlarıyla etkinliğe renk katan konuklar, pek çok konuda hayatlara dokundu.

Brands and More’un kurucusu Aslı Özdemir’in, Derin Mermerci ile birlikte kestiği pasta, günün en eğlenceli anlarından birini oluşturdu. Ayrıca Aslı Özdemir sanatçı Tuğba Özerk ile yakın bir zamanda yeni bir projeye başlayacaklarının müjdesini de verdi.

Etkinliğe katılan isimler, Harikalar Diyarı’nda benzersiz bir alışveriş ve sosyalleşme deneyimi yaşarken, bu anlamlı organizasyonun bir parçası olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Bu özel etkinlik, sosyal sorumluluk ve alışverişin büyülü bir atmosferde buluştuğu, ilham veren bir deneyim olarak hafızalarda yerini aldı.

TEMA kadınları iftarda buluştu

TEMA-K Gönüllüleri, TEMA Vakfı yararına iftar yemeği düzenledi. Yemekten elde edilen gelir ile TEMA Vakfı’nın doğa eğitim programlarına destek verildi.

TEMA Vakfı Doğa Eğitim Programlarına destek sağlamak üzere cemiyet hayatının ünlü isimlerinin oluşturduğu Kaynak Çalışma Grubu (TEMA-K), Mandarin Oriental Bosphorus’da iftar yemeği düzenledi. Şef Ömür Akkor’un lezzetli sunumları eşliğinde gerçekleşen ve cemiyet hayatından birçok ismin katıldığı gecenin geliri, TEMA Vakfı’nın doğa eğitim programlarına aktarıldı.

TEMA-K Gönüllüleri adına konuşan Esra Öztürk, “Siz değerli dostlarımızla bu anlamlı gecede bir araya gelebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kurulduğu günden bu yana, ülkemizde başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıklarımızın korunması için çalışan TEMA Vakfı yararına düzenlediğimiz bu geceye katılımınız, iftar yemeğimizi daha da anlamlı kıldı. TEMA Vakfı, çevre konularını temel alarak oluşturduğu eğitim programlarıyla çocuklara ekolojik okuryazarlık konusunda farkındalık kazandırmayı amaçlıyor. Böylece doğayı seven ve koruyan nesillerin yetişmesine katkı sağlanıyor. TEMA-K Gönüllü grubu olarak bizler de 27 yıldır TEMA Vakfı’nın doğa eğitim programlarını desteklemek için çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Bugüne kadar verdiğimiz desteklerle on binlerce çocuğun doğa eğitim programlarına katılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Desteğimizi yıl boyunca düzenleyeceğimiz etkinliklerle sürdüreceğiz.” dedi.

Layla Puliçe en yeni teklisi “Unutamadım”

Layla Puliçe en yeni teklisi “Unutamadım” Dmc etiketiyle 21 Mart Cuma günü tüm dijital platformlarda yerini alıyor.

Layla Puliçe şarkılarıyla yarattığı renkli atmosferle dinleyicisinin etrafını sarıyor. Kendine has bir müzik evreni yarattığını dile getiren Puliçe yeni şarkısı için bir ayrılığın ardından yaşanan unutulamamış bir sevdanın, sevdamın  hikayesidir anlattığım diyor.

Zaman geçtikçe daha da hüzün veren bu duyguyu kalpte taşımanın yarattığı melankoliyi anlattığını ifade eden sanatçı; sevdanın, hüznün, ayrılığın acısını paylaşmak istediğim paylaştıkça da iyileştireceğini düşündüğüm bir şarkıdır ‘Unutamadım’ diyor. Layla Puliçe’nin bu yeni çalışmasının çok güzel bir düzenlemeyle, çok kıymetli müzisyenlerin enstrümanlarıyla kattıkları ahenkle daha da derinleşen bir şarkı olduğunu her yönüyle bize yansıtıyor.

Michael Inwood “Heidegger Sözlüğü”

Ayrıntı Yayınları, Michael Inwood’un Heidegger Sözlüğü adlı kitabını Türkçede okurlarla buluşturdu!

Yirminci yüzyıl felsefesinin en etkili düşünürlerinden Martin Heidegger’in yoğun ve kendine özgü dilini tanımak açısından eşsiz bir rehber niteliğindeki eser, klasik sözlük formatını aşarak kavramların tanımını yapmanın ötesine geçiyor. Kitap, Heidegger’in çoğu zaman anlaşılması güç ve karmaşık bir yapıya sahip olan kavram dünyasına adım atmak isteyenlere, kavramların derinliğini ve hareketliliğini kavrayabilecekleri bir yol haritası sunuyor. Heidegger Sözlüğü, okurlara bu önemli düşünürün felsefesine açılan geçitleri ve tünelleri gösteriyor.

Onur Özdemir yeni albüm habercisi

Onur Özdemir, yıllar sonra Sakin grubunun mirasını yeniden dinleyicileriyle buluşturmaya hazırlanıyor.

Pop dünyasında “Onurr” mahlasıyla üretimlerine devam eden sanatçı, rock kimliğiyle ise kendi adıyla müzikseverlerin karşısına çıkmaya devam ediyor. Özdemir, yakında yayınlanacak albümü “raksedip yarın yokmuşçasına”nın ilk habercisi “İlk Yara” yı yayınlıyor. Söz ve bestesi Onur Özdemir’e ait olan “İlk Yara”, Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

Santi ve Joker “Arkanı Kolla” ile bir araya geldi

Türk rap sahnesinin iki deneyimli ismi Santi ve Joker, uzun aradan sonra yeniden bir arada. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan “Arkanı Kolla”, güçlü altyapısı ve keskin sözleriyle dikkat çekerken, iki sanatçının müzikal uyumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Büyük ses getirecek bu yeni şarkının sözleri Santi ve Joker ait. Mix mastering’i ise Joker imzası taşıyor. Prodüksiyonunu Vua’nın üstlendiği şarkı, dikkat çekecek yapısıyla ilk anda dinleyiciyi yakalayacak.

Fatma Turgut’tan yeni single

Fatma Turgut, yeni single’ı “Yok Dönüş Geri” ile hayranlarıyla buluşuyor! Türk rock müziğinin en güçlü kadın seslerinden Fatma Turgut, kendine özgü yorumuyla yeni şarkısını repertuarına ekliyor. Sözü ve müziği Ozan Ünlü’ye, düzenlemesi ise Ozan Tügen’e ait olan bu etkileyici şarkı, geri dönüşü olmayan bir yolculuğu anlatıyor. “Yok Dönüş Geri”, Avrupa Müzik etiketi ile tüm dijital platformlarda yayında!

Frank McLynn “Cengiz Han”

Cengiz Han hiç kuşkusuz tarihin gördüğü en büyük fatihti. İmparatorluğu, en parlak döneminde, Pasifik Okyanusu’ndan Orta Avrupa’ya kadar uzanıyor, Çin, Rusya ve Ortadoğu bu imparatorluğun toprakları arasında yer alıyordu.

Orta Asya steplerinden çıkan bu göçebe komutan nasıl olmuş da böylesine muazzam bir güce erişmiş, askeri başarıları ve fetihleriyle Büyük İskender, Iulius Caesar ve Napoléon Bonaparte gibi isimleri bile gölgede bırakmıştı? Kimileri tarafından Rönesans’ın yolunu hazırlamıştır diye övülen, kimileri tarafından ise geçtiği topraklarda taş üstünde taş bırakmayan kanlı bir katil olmakla suçlanan Cengiz Han gerçekte kimdi? Soluk kesici muharebe anlatılarını zengin bir kültürel arka plan tasviriyle birleştiren Frank McLynn, Moğolların dünyasını bütün renkleriyle gözümüzde canlandırırken, asıl adı Temuçin olan bu büyük liderin toplum dışına itilmiş bir çocukluktan Cengiz Han olmaya nasıl tırmandığını insanlık tarihindeki en büyük fetihlerin öyküsüyle bir arada anlatıyor.

Zeynep Casalini yeni şarkısı “Uzak Selamlar”

Türk pop müziğinin en güçlü kadın vokallerinden Zeynep Casalini yeni şarkısı “Uzak Selamlar” ile tüm insanlık adına kocaman bir çığlık atıyor ve hayatın adeta kalbine vuruyor.

İsim annesinin Sezen Aksu olduğu “Uzak Selamlar”ın sözü ve müziği Sadettin Dayıoğlu’na ait. Şarkının düzenlemesi Nail Evrim Doğ imzası taşıyor. Bodrum TheFatLab stüdyolarında kaydedilen şarkının kayıt, mix ve masteringi Ali Rıza Şahenktarafından yapıldı. Şarkının klibi ise yine Ali Rıza Şahenk yönetmenliğinde çekildi.