Yazılar

“Bir Renk. Bir Tutku. Bir Efsane: Devrim Erbil Fenerbahçe Koleksiyonu”

Sanatçı Devrim Erbil, Fenerbahçe takımının tarihini ve ruhunu sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Usta sanatçı, The Stay Boulevard Nişantaşı’nda sanatseverlerle buluşan “Bir Renk. Bir Tutku. Bir Efsane: Devrim Erbil Fenerbahçe Koleksiyonu” başlıklı sergisinde, kendine özgü çizgilerini Fenerbahçe’nin renkleriyle resmediyor, sanat ve sporun ortak noktalarını özgün bir perspektifle ele alıyor.

Çağdaş Türk sanatının usta isimlerinden, ‘Resmin Şairi’ Devrim Erbil, kendisine ilham veren İstanbul’un bir parçasi olan Kadiköy ve Fenerbahçe Spor Kulübü için özel bir koleksiyona imza attı. 1907 Art platformunun ilk projesi olan “Bir renk. Bir Tutku. Bir Efsane: Devrim Erbil Fenerbahçe Koleksiyonu” başlıklı sergi, İstanbul’un merkezinde tasarım odaklı konsepti ve sanat projeleriyle öne çıkan The Stay Boulevard Nişantaşı’nda sanatseverlerin karşısında.

Birbirinden farklı alanlar gibi görünse de tutku, bağlılık, disiplin gibi ortak noktalar barındıran sanat ve spor, Devrim Erbil’in benzersiz çizgilerinde hayat buluyor. Fenerbahçe Spor Kulübübü’nün tarihini, Fenerbahçe’nin ruhunu yansıtan önemli unsurlardan biri olan Kadıköy ve Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nun İstanbul’un siluetindeki özel yeri sanatçı Devrim Erbil’in yorumuyla eserlerinde yeniden canlanıyor, Erbil’in fırçasıyla İstanbul’un ikonik mekanları adeta ölümsüzleşiyor.

Küratörlüğünü Renk Erbil’in üstlendiği sergi, Devrim Erbil Fenerbahçe Koleksiyonunda yer alan

dört adet  yağlı boya dört adet led aydınlatmalı ışıklı enstalasyon eser ve on sekiz adet limitli seri ipek baskı eserden oluşuyor. Sergide ayrıca misafir sanatçılar Beste Alperat’ın “Humming Birds” ve  “Hug” adlı heykelleri ve İnci Tezel’ in “Tutku”ve“Coşku”  eserleri de yer alıyor.

Sergi, 28 Nisan tarihine dek The Stay Boulevard Nişantaşı’nın 1. katındaki sergi alanında görülebilir.

Belkıs Balpınar “Zamanla Dokunanlar”

Belkıs Balpınar’ın retrospektif sergisi “Zamanla Dokunanlar” Nisan 2025 tarihine kadar Anna Laudel İstanbul’da izleyicilerle buluşuyor.

Anna Laudel İstanbul, çağdaş tekstil sanatının dünyadaki öncü isimlerinden Belkıs Balpınar’ın “Zamanla Dokunanlar” isimli retrospektif sergisine ev sahipliği yapıyor. Tasarımcı, müzeci, antik kilim araştırmacısı ve sanatçı Belkıs Balpınar’ın 1986 yılında kendi sanat pratiğine dönüş yaparak 2024 yılına dek ürettiği yaklaşık 20 eserlik bir seçki izleyici ile buluşuyor.

Kar yemek güzel bir fikir mi? Yoksa buz gibi bir risk mi?

Türkiye’nin her yeri beyaza büründü. Yoğun kar yağışı alan birçok bölgeden çekilen kar yerken çekilen videolar sosyal medya hesaplarında çokça paylaşıldı. Peki özellikle şehirlerde yağan kar ne kadar temiz? Sorusu akıllara geldi. Peki kar yemek güzel bir fikir mi? yoksa buz gibi bir risk mi? işte bu sorunun cevabını İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şencay Yıldız Şahin verdi.

Kış geldiğinde çocuklar gibi şen olan bir kesim var. Kar düştü mü üzerine bal döküp afiyetle yiyenler! Hani şu büyüklerimizin eski kışları anlatırken “O zamanlar karın tadı bir başkaydı” dediği anılardan bahsediyorum. Peki gerçekten kar yemek nostaljik bir keyif mi? Yoksa sağlığımız için buz gibi bir tehlike mi?

Dr. Şencay Yıldız Şahin

Dr. Şencay Yıldız Şahin

Kar Gerçekten Temiz mi?

Görünüşe bakılırsa kar, doğanın en saf hediyesi gibi. Gökten bembeyaz iniyor, sessizce yeri örtüyor, elinizi uzattığınızda eriyip kayboluyor. Ama işin aslı o kadar da masum değil. Kar, yere düşene kadar havada süzülüyor ve atmosferdeki kirleticileri, mikropları, egzoz dumanlarını ve hatta ağır metalleri toplayarak üzerimize iniyor. Yani, düşündüğünüz kadar temiz değil!

Karın İçindeki Görünmez Tehlikeler

Karın içinde ne var derseniz, işte kısa bir liste:

  • Egzoz Dumanı ve Hava Kirliliği: Büyük şehirlerde yaşıyorsanız, karın üzerine serpiştirilmiş ince bir partikül madde ve kurşun tozu olduğunu bilmelisiniz.
  • Bakteri ve Virüsler: Kar yeni yağmış bile olsa, içine havadaki mikroorganizmalar karışmış olabilir. Hele bir de yere düştükten sonra beklemişse, üzerinde neler biriktiğini tahmin bile edemezsiniz.
  • Ağır Metaller ve Kimyasallar: Hava kirliliği kaynaklı civa, arsenik ve kurşun gibi toksinler, karda birikerek fark etmeden vücudunuza girebilir.
  • Radyoaktif Maddeler? Şehir efsanesi gibi dursa da, bazı bölgelerde sanayi atıkları nedeniyle yağan karın radyoaktif parçacıklar taşıdığı bile tespit edilmiş.

Kar Yemek Sağlığa Zararlı mı?

Peki, diyelim ki dayanamayıp bir kaşık aldınız. Ne olabilir?

  • Mide Problemleri: Eğer şanssızsanız, mide bulantısı, ishal ya da kusma gibi gıda zehirlenmesi belirtileriyle tanışabilirsiniz.
  • Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Etkiler: Karın içindeki toksinler ve bakteriler, özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için risk oluşturabilir.
  • Akciğer ve Solunum Yollarına Etkisi: Havadaki kirleticileri taşıyan kar, uzun vadede solunum yolu hastalıklarını tetikleyebilir.

Kar Yemek İlla Ki Kötü mü?

Şehirde yaşıyorsanız ve özellikle yol kenarında biriken karı yemek gibi bir fikriniz varsa, bu alışkanlıktan hemen vazgeçin. Ama temiz bir köy ortamında, yeni yağmış ve henüz kirlenmemiş bir kar tanesi ağzınıza düştüyse, büyük ihtimalle ciddi bir zarar görmezsiniz. Ancak şu gerçeği unutmayın: Günümüzün havası eskisi gibi değil. Büyüklerinizin çocukken yediği kar ile bugünün şehirlerinde yağan kar arasında devasa bir fark var. Eskiden hava kirliliği bu kadar yoğun değildi, sanayi atıkları havaya bu kadar karışmıyordu. Yani “Eskiden yerdik, bir şey olmazdı” diyenlere selam olsun, ama 2025’te bu alışkanlığı sürdürmek sağlıklı bir tercih olmayabilir.

Son Söz: Kar Yemek mi, Yoksa Salep İçmek mi?

Eğer kar yemeyi düşünüyorsanız, önce nerede olduğunuza ve karın ne kadar temiz göründüğüne dikkat edin. Ama en güzeli, nostaljiyi sıcak bir salep içerek yaşamak! Böylece hem içiniz ısınır hem de sağlığınızı riske atmamış olursunuz.

Ramazan’da beslenemeye dikkat!

Ramazan ayının gelmesiyle beslenme konusunda pek çok sorunun gündeme geldiğine dikkat çeken VM Medical Park Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Nimet Kültekin, “Ramazan ayında öğün sayısının azalması, öğünler arasındaki saatlerin uzaması ve buna bağlı olarak su ve mineral kayıpları, metabolizmada değişikliklere neden olabilir. Öğünlerin atlanmaması, sahur ve iftarın düzenli bir şekilde yapılması metabolizma hızını korumak için önemlidir” dedi.

VM Medical Park Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Nimet Kültekin, Ramazan ayında nasıl beslenmemiz gerektiği konusunda bilgilendirmede bulundu.

Dyt. Nimet Kültekin

Dyt. Nimet Kültekin

SAHUR MENÜSÜ

Sahurun Ramazan ayındaki en önemli öğünlerden biri olduğunu belirten Dyt. Nimet Kültekin, “Sahura kalkmamak kan şekerinin düşmesine ve gün içinde halsizlik, sinirlilik gibi sorunlara yol açabilir. Kişi gün içerisinde susuzluğunu artıracak kızartma, hamur işleri, tatlılar, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmalarıdır. Kişi gün içerisinde tok tutan, protein ve lif oranı yüksek besinler tercih etmelidir” diyerek, şu örnek menüyü paylaştı:

  • 1 adet haşlanmış yumurta
  • 1-2 dilim beyaz peynir
  • 2 tam ceviz içi
  • 2-3 ince dilim tam tahıllı ekmek
  • 1 porsiyon meyve
  • Domates, salatalık, yeşillik
  • 1 su bardağı tarçınlı süt
  • Bol su

İFTARDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ

Uzun süre aç kalan mideye bir anda fazla yemek yüklenmenin hazımsızlığa sebebiyet verdiğini vurgulayan Dyt. Nimet Kültekin, bu durumun önlenmesi için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle paylaştı:

  • İftar su ile açılmalı, eğer kişi iftarını hurma veya zeytin ile açmak istiyorsa da 1 küçük hurma veya zeytin sonrasında çorbayla devam etmek gerekir.
  • 10-15 dakika ara verip mideyi biraz dinlendirdikten sonra, mideye yüklenmeden yemekleri iyice çiğneyerek devam edilmelidir.
  • Kızartmalar, kavurmalar, yağlı besinler, aşırı baharatlı ve tuzlu besinler, tatlılar kişinin mide problemi yaşamasına ve kilo alımına yol açabilir. Bu yüzden bu gıdalardan olabildiğince uzak durmak veya porsiyon kontrolü dâhilinde tüketmek gerekir.
  • İftar ile sahur arasına eklenecek ara öğün yavaşlamış metabolizmaya destek olacaktır. 1 -2 porsiyon meyve ile beraber bir bardak süt veya yoğurt hem gerekli besin ögesi alımını hem de metabolizmayı destekler.
  • Gün içinde susuz kalan vücudu toparlayabilmek için iftar ile sahur arasında en az 2-2.5 litre su içilmelidir.

ÖRNEK İFTAR MENÜSÜ

  • 2 su bardağı su
  • 1 küçük hurma
  • 1 kâse çorba
  • 10 dakika ara
  • 3-4 köfte kadar et/tavuk/balık
  • 3-4 yemek kaşığı sebze yemeği
  • 2 kaşık yoğurt veya 1 bardak ayran
  • Az yağlı salata
  • 1-2 dilim tam tahıllı ekmek veya 1-2 dilim pide (25-50 gr)

RAMAZAN’DA RİSK ALTINDA OLAN BİREYLER

Dyt. Nimet Kültekin, bazı bireylerin oruç tutmadan önce doktora danışması gerektiğini belirterek şu gruplara dikkat çekti:

  • Hamileler ve emziren anneler
  • Diyabet hastaları
  • 65 yaş üstü bireyler
  • Kronik ilaç kullananlar
  • Gelişme çağındaki çocuklar
  • Diyaliz hastaları
  • Sindirim sistemi problemi olanlar

Dyt. Nimet Kültekin, “Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edilirse hem sağlıklı bir oruç tutulabilir hem de kilo kontrolü sağlanabilir. Bireysel beslenme planı için bir uzmandan destek alınması önerilir” diyerek Ramazan’da sağlıklı beslenmenin önemini vurguladı.

Demir Demirkan’dan yeni şarkı

Rock müziğin önde gelen isimlerinden Demir Demirkan, tam 22 yıl sonra yeniden Sony Music Türkiye ile anlaştı.

Bu dönüşü taçlandıran ilk adım ise, uzun zamandır beklenen yeni “DD” şarkısı “Yüreğime Vur Kadehi” olacak. Sevilen sanatçının ilk romanı “Zamanda Saklı”, kısa zamanda okuyucuların dikkatini çekmeyi başardı. 4 serilik roman serüvenine başlayan Demirkan, hikayelerini albüm ile taçlandıracak. “Yüreğime Vur Kadehi”nin hikayesi ise “Zamanda Saklı” kitabının ilk bölümüne ait…  Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlanan şarkının kayıt sürecini ve klip çekimini Amerika’da tamamlayan Demir Demirkan, şarkının söz, müzik ve düzenlemesine kendi imzasını atıyor. Parçanın mix’i Mario McNulty, mastering’i Ted Jensen, davulları Poyraz Aldemir, bas gitarı ise Osman Yaldız üstleniyor. Yazdığı sözler, bestelediği müzikler ve benzersiz sesiyle efsaneleşen Demir Demirkan, “Yüreğime Vur Kadehi” ile müzikseverlerle buluşuyor!

Hadise’nin yeni albümünün İlk Parçası “Fırtınam”

Hadise, ‘’Fırtınam’’ ile müzik yolculuğunun yeni bir başlangıcını işaret ediyor. Sanatçı, 2019’dan beri hayatında yer alan bu parça için doğru zamanın şimdi olduğunu düşündü ve gelecek albümünün ilk teklisi olarak yayınlamaya karar verdi.

Aranjmanda Denizkan Boz ile yapılan iş birliği şarkıyı daha da güçlü bir hale getiriyor. Elcil Gürel Göçtü’nün bestesi ile ‘’Fırtınam’’ farklı bir boyut kazanıyor. Sözleri Nehir Kıyıcı tarafından yazılan parça, Hadise ve Nehir’in 2017’deki “Sıfır Tolerans” sonrası ikinci iş birliği olma özelliği taşıyor.

Hadise, ‘’Fırtınam’’ ile önceki şarkılarında da karşılaştığımız gibi, kadınları güçlendiren bir mesaj veriyor. Müzik kariyerinde, kendine güvenen kadın imajı ve cesur tavırlarıyla tanıdığımız sanatçı yeni şarkısında bir ilişkiden ayrılırken güçlü ve cesur olmayı anlatıyor.

“Başkan” duygularımı dile getirdi

EGE yeni teklisi “Başkan” da sosyal medyada yaptıkları çalışmalarla dikkat çeken Fabrika Müzik grubuyla iş birliği yaptı. Sözü müziği Ege’ye düzenlemesi Ozan Gülek’e ait “Başkan” T-Ekspres Prodüksiyon etiketiyle tüm dijital platformlarda yayına açıldı.
Erol Temizel’in Dolby Atmos master olarak hazırladığı şarkının mix ve mastering’i Ozan Gülek tarafından yapıldı.
Beyoğlu ve civarında son derece doğal, sıcak ve samimi görüntülerden oluşan, 50 kişilik bir ekibin çalıştığı, Fabrika Müzik üyelerinin de rol aldığı video klibin yönetmenliğini Ferit Çetinkaya üstlendi.

Ege yeni şarkısı “Başkan” için duygularını şöyle dile getirdi:
“Bazı şarkılar vardır kendi karakteri ve kimliği olan: Sen unutmak istesen de gelir ya uykunun ortasında kulağına mırıldanır ya da akşam vakti yağmur olur. Kar olur. Pencereye vurur. Tarzım değil diyerek unutmaya çalıştım Başkan da öyle bir şarkı Ben ondan kaçtıkça o bana koştu Ben Saklandım saklandığım yerden gelip beni buldu. Ve istedim ki yeni sesler, yeni yüzler, yeni enerjilerle Hayat bulsun. Tam da bu dönemde Fabrika Müzikle tanıştım; onların naif, zarif ve asil ruhlarına öyle yakıştı ki şarkımız… Dilerim sizin de kalbinizde yer bulur Başkan.”

Türkiye’de online alışveriş pazarı şaşırtacak şekilde artarak büyüyor!

ORTALAMA BİR BİREY ONLİNE ALIŞVERİŞ İÇİN 27.382 TL HARCADI. BİR YILDA 29 KERE ALIŞVERİŞ YAPAN BİREYLERİN ORTALAMA SEPET DEĞERİ 942 TL.  

Global dünyanın lider araştırma şirketi Ipsos tarafından gerçekleştirilen IPSOS E-TİCARET PANELİ verilerine göre 2024 yılı itibarıyla Türkiye’de online alışveriş harcamalarının, bir önceki yıla göre neredeyse iki katına, dört yıl öncesine kıyasla yaklaşık on katına çıktığı izlenmektedir. Grafik çizgisi yükselerek büyüyen pazarda ki çarpıcı artış, dijitalleşmenin hız kazanması, tüketici alışkanlıklarının değişimi ve e-ticaret platformlarının sunduğu çeşitli avantajların bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Özellikle pandemi sonrası dönemde, tüketicilerin online alışverişe yönelmesi, bu alandaki büyümeyi tetikleyen en önemli faktörlerden biri olmuştur. Ayrıca, mobil uygulamaların ve sosyal medya platformlarının etkisiyle, alışveriş deneyiminin daha erişilebilir ve kullanıcı dostu hale gelmesi, online harcamaların artışını destekleyen ayrı bir dinamik olarak görülebilir.

Bununla birlikte, online alışveriş harcamalarındaki bu yükseliş, genel enflasyon oranlarının üzerinde gerçekleşerek, ekonomik dinamiklerin ve tüketici taleplerinin seyrini etkileyen önemli bir gösterge olarak da kabul edilebilir. Tüketicilerin artan güveni ve dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşması, bu trendin devam edeceğine işaret etmektedir. Sonuç olarak, Türkiye’deki online alışveriş pazarının büyümesi hem ekonomik hem de sosyal açıdan dikkate değer bir gelişim göstermekte ve gelecekteki potansiyeline ışık tutmaktadır.

Ipsos

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye

 IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK VERİLERİ ŞÖYLE YORUMLADI; 

Türkiye’de 2024 yılında online alışveriş için harcanan para geçen yıla göre neredeyse iki katına, dört yıl öncesine kıyasla ise yaklaşık 10 katına çıktı.

Böylelikle harcama artışı geçen sene de olduğu gibi yine enflasyonun üzerinde gerçekleşti. 2024 yılı, son üç yılın en sık alışveriş yapılan dönemi oldu. Bu sene online alışverişçiler daha sık alışveriş yaptılar. Son bir senede ortalama 13 günde bir online alışveriş yapıldı! Online alışverişçilerin yaptığı 100 sepetin 30 tanesinde hızlı tüketim ürünleri (HTÜ) (gıda, içecek, kişisel bakım ve temizlik) , 70 tanesinde ise diğer ürünler bulunmakta. 2024 yılında HTÜ ürünlerin sepetlerde bulunma oranı azalırken alışveriş yapan birey oranı sabit kaldı. Harcama dağılımında ise hızlı tüketim ürünlerine %14 pay ayrıldı.  HTÜ ürünleri harcamasından içecek ve atıştırmalık ürünler, aldıkları payı artırırken hala cilt bakım ürünleri harcamanın en yüksek olduğu kategori. “Moda – Aksesuar, Beyaz Eşya – Mutfak Ürünleri” ise diğer kategoriler içerisinde harcama payı yüksek olan kategoriler olmaya devam ediyor. E-ticaret dünyası özellikle yılın belli dönemlerinde yaptıkları kampanyalar ile tüketiciyi daha fazla satın alıma yönlendiriyor. 2024 yılında harcama davranışlarında değişim Eylül ve Aralık aylarında görüldü. Eylül’de okulların açılması, Aralık ayında ise kampanyaların etkisi göze çarpıyor. Alışveriş platformları arasında harcama dağılımında yaklaşık %70 paya sahip olan ‘pazar yerleri’ büyümeye geçmiş yıllara kıyasla daha düşük oranda katkı sağladı. Ortalama üzerinde harcama artışı olan platformlar elektronik, giyim, züccaciye ve HTÜ ürünleri satan ve fiziksel mağazaları da olan kanallar oldu.

Mete Karagöz ve Aysel Yakupoğlu’dan düet “Aşk Kazanacak”

Mete Karagöz ve Aysel Yakupoğlu, Yıldız Tilbe imzalı “Aşk Kazanacak” isimli yeni çalışmalarını Genius Production etiketiyle müzik severlerin beğenisine sundu. İkili şarkılarını Ankara’da yer alan bir stüdyoda çekimleri bir günde tamamlanan bir kliple süslendirdi. Kısa sürede gelen olumlu tepkilerden oldukça memnun olan şarkıcılar Yıldız Tilbe şarkısı seslendirmenin mutluluğunu yaşarken dinleyicilerinde şarkıyı beğenmesinin keyfini sürdü.

Can Bonomo’nun yeni teklisi ‘’Kanadım Aşktan’’

Sözü ve bestesi Can Bonomo’ya ait olan şarkının düzenleme ve mix çalışmaları Emre Malikler, mastering’i ise Ali Rıza Şahenk imzası taşıyor. İstanbul’da FatLab Stüdyo’da kaydedilen şarkının kapak tasarımı da Can Bonomo tarafından hazırlandı. Projenin fotoğrafları ise Muhsin Akgün imzası taşıyor.

Can Bonomo, yeni şarkısıyla ilgili duygularını şu sözlerle ifade ediyor:” Kanadım Aşktan, akustik enstrümanların öne çıktığı, diskografik açıdan eski- yeni bir iş oldu. ‘Buruk’ kelimesi şarkının genel tonunu çok güzel ifade ediyor. Düzenlemesi Emre Malikler’e, söz ve müziği bana ait. Umarım birilerine iyi gelir.”