Yazılar

Pırıl Çetindoğan

Pırıl Çetindoğan, kış aylarında kendini arada gösteren güneş ile dansı

Rosella Karabacak

Sırmasion ortaklarından Rosella Karabacak, Tohum Otizm Vakfı yararına  yapılan kermese katıldı.

Fethi Kamışlı

Genç iş insanı Fethi Kamışlı ailesi ile birlikte gittiği Amerika gezisinden bir estandene…

Levi’s’in ilk platinium mağazası

Levi’s’in ilk platinium mağazası

Levi’s, tüm dünyada konumlanan Indigo konseptinin Türkiye’deki ilk “Platinium” mağazasını İstinyePark’ta açtı.

Indigo konseptinin en yüksek segmenti olan ‘’Platinium‘’mağazalarında, öne çıkarılan Tailor Shop alanı kişiselleştirilmiş ürün deneyimi sunarken giriş ve mağaza içerisinde konumlanan ekranlar dinamik bir atmosfer yaratıyor.

Aydan Şener yıllar sonra evine döndü

Aydan Şener yıllar sonra evine döndü

Çalıkuşu’ndaki Feride rolüyle herkesin kalbinde taht kuran Aydan Şener, “Çalıkuşu Yeniden Evinde” etkinliğinde Kuşadası’nda sevenleriyle bir araya geldi.

Kuşadalıların, Reşat Nuri Güntekin’in “Çalıkuşu” romanının kahramanı Feride Öğretmen’in yaşadığı ev olarak andığı Çalıkuşu Evi’nde Aydan Şener, alkışlarla karşılandı.

Mehtap Meral’in moderatörlüğünde Kuşadası Belediyesi Başkanı Ömer Günel’in de katıldığı söyleşi sonrası, Kuşadalılarla kucaklaşan Aydan Şener’e büyük ilgi gösterildi.

Etkinliğe katılan herkesle tek tek fotoğraf çektiren Aydan Şener “Feride’nin evinde olmak, beni anılarıma götürdü. Buradan özel anılarla ayrılıyorum. Böyle bir yapının hala korunuyor olması çok kıymetli.” Dedi

İzleyicilerin sorularını da yanıtlayan Aydan Şener Çalıkuşu’nun hayatında özel bir yeri olduğunu ifade ederek “Çalıkuşu’nda ben kendi Feridemi yaratmak istedim. İçimden gelerek ve çok severek oynadığım değerli bir işti. Çok aşk filmi seyredildi, çekildi ama Çalıkuşu’nda bulduğumuz tat başkaydı. İdealist öğretmenin yaşadıklarını ve her dönemde yaşanan kadın sorunlarını yansıtması farklarından biriydi. Feride gibi mücadeleci kadınlara gümümüzde daha çok ihtiyacımız var.” dedi.

“Çılgın Zamanlar” turneye çıkıyor

 

Çılgın Zamanlar, 8 Aralık’ta Antalya Türkan Şoray Kültür Merkezi, 10-11-12 Aralık’ta Mall of Antalya’da sahnelenecek, 9 Aralık’ta da Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde seyirci karşısına çıkacak.

Hesapta olmayan olaylar ve sürprizlerle kahkaha tufanına dönüşen bir aldatma hikayesi, usta oyuncular Cem Özer, Kemal Başar, Zeynep Gülmez’e, İmren Çapanoğlu ve Caner Nalbantoğlu’nun eşlik ettiği  “Çılgın Zamanlar” ile kahkaha tufanı sürüyor.

“Çılgın Zamanlar” hikayesi

Sam Bobrick’in eserinden Kemal Başar’ın yönetiminde sahneye uyarlanan ‘Çılgın Zamanlar”da, aldatan ve aldatılan bir çift arasında yaşanan komik olaylar anlatılıyor.

Karısını aldatarak genç sevgilisiyle evlenen ve sonrasında gelişen olaylar zincirini konu alan eserle seyirciye keyifli saatler yaşatan komedi de; Miles, otuz yıllık karısını yarı yaşında bir kadınla evlenmek için terk etmiştir ve her şeye sahip görünmektedir. Çekici bir eş, iyi bir iş, güzel bir ev, evliliğinde mutlu bir kız… Altı ay sonra genç ve çekici karısı onu terk eder, ortağı fena kazıklar ve kızının evliliği çatırdamaya başlar. Ayrıca artık harika görünen eski karısı da, genç erkek arkadaşı ile yaşamak için dairesini satın almak istemektedir. Her şey arapsaçına döner.

Biletler: Biletix / Biletinial  / Mobilet / Passo / Bubilet

Etro yılbaşını kutluyor

Etro yılbaşını kutluyor

ETRO, Marco De Vincenzo tarafından tasarlanan 2023 İlkbahar-Yaz K oleksiyonu’nun özel bir ön gösterimini piyasaya sundu.

Etro, yaklaşan yılbaşı sezonunu Marco De Vincenzo’nun geçtiğimiz Eylül ayında Milano Moda Haftası kapsamında sunduğu 2023 İlkbahar- Yaz Koleksiyonu’nun özel bir ön gösterimi olan “Step into the Holidays” kampanyası ile kutluyor.

“Step into the Holidays” kampanyası, ikonik Etro gömleklerinin yeniden keşfedildiği ve dönüşüm geçirdiği, gerçeküstü, ışıl ışıl bir gece manzarasını gözler önüne seriyor. Kampanyada bu ikonik tasarım, çizgili gömleklik kumaşlara, mini elbiselere, şortlara ve crop bluzlar ile midi eteklerden oluşan takımlara dönüşürken, arnika motifli giysiler arasında da kaplamalı jakarlı kumaş ceket, mini elbise, üst, yelek ve bu tarzla eşleşen etekler, şortlar ve baskılı mayolar yer alıyor.

Yeni ikonik aksesuarlar arasında 3D Pegasus işlemeli Love Trotter alışveriş çantaları, altın rengi metal elma mücevher çantası yer alıyor. Görünümü tamamlamak üzere şapkalar, küçük deri eşyalar, kemerler, choker kolyeler, tokalar ile püsküllü ve işlemeli sarkan küpeler sunuluyor.

Acqua Di Parma ev koleksiyonunu tanıttı

Acqua Di Parma ev koleksiyonunu tanıttı

Ünlü parfüm markası Acqua Di Parma güneşin sıcaklığını yansıtan ev koleksiyonu “Signature Of The Sun”ın yeni üyelerini gerçekleşen özel bir lansmanla tanıttı.

Acqua Di Parma Türkiye Distribütörü Birgül Ulucan Öztürk’ün ev sahipliği yaptığı davete tanımış simalar katıldı.

Acqua Di Parma, “Signature Of The Sun” ailesinin en yenileri “Yuzu, Osmanthus, Oud ve Quercia” ile güneşin sıcaklığını evlere taşınıyor. Acqua Di Parma, koleksiyonun yeni üyeleri ile parfüm sanatının zarafetini, oda kokuları ve mumların nostaljik havasıyla bir araya getiriyor. Dünyanın farklı yerlerinden özenle seçilen ürünlerden ilham alınarak yaratılan koleksiyon ile Acqua Di Parma, sevdiğiniz kokuları yeniden keşfetmeye davet ediyor. Yuzu, enerjik ve neşeli notalarıyla yuvanızı aydınlatırken; Osmanthus romantik ve sıcak kokusu ile duyularınızı harekete geçiriyor. Öd ağacı ve meşenin güçlü ve karizmatik havasıyla enerjinizi tazeliyor.

Arter’den “Öğrenme Programı”

Arter’den “Öğrenme Programı”

Arter’in, katılımcılarını sanat etrafında düşünmeye ve yapıtları kendi hayat deneyimleriyle ilişkilendirerek yorumlamaya teşvik eden rehberli turları, 5 ve 19 Aralık Pazartesi günleri saat 19:00’da gerçekleşecek.

Güncel sergiler etrafında şekillenen çevrimiçi rehberli turlarda, Arter’in sergi rehberlerinin farklı temalar etrafında bir araya getirdiği eser seçkileri katılımcıların yorumuna açılıyor. Sınırlı sayıda katılımcıyla, ücretsiz olarak gerçekleştirilen turlara katılmak için turlar@arter.org.tr adresine e-posta göndererek kayıt yaptırmak yeterli.

Arter’in fiziksel ortamda düzenlenen turları ise Pazartesi hariç her gün, 13:00 ve 15:00 saatlerinde devam ediyor. Arter’de her Cumartesi 12:00’de İngilizce rehberli turlar da gerçekleşiyor.

Beyin pili parkinson hastalığında ’titremeyi’ önlüyor!

Beyin pili parkinson hastalığında ’titremeyi’ önlüyor!

Beynin hareket ilgili özelleşmiş merkezlerindeki bazı hücrelerde  oluşan hasarlar veya bu kontrolün gerçekleşmesinde görev alan nörotransmitter adlı iletiyi sağlayan maddelerin yetersiz üretimi sonucunda kişiler hareket kabiliyeti ile kontrolünü yitirebiliyor. Bu hasarların yol açtığı nörolojik hastalıkların tedavisinde başvurulan cerrahi yöntemlerden ‘beyin pili’, sağladığı önemli avantajlarla günümüzde ön plana çıkıyor.  Halk arasında ‘beyin pili’ olarak adlandırılan ‘derin beyin stimülasyonu’ nörolojik sistemde ortaya çıkan  birtakım hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntem. Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sabri Aydın, ülkemizde kullanımı giderek yaygınlaşan beyin pilinin günümüzde ilaç tedavisine  dirençli olan  veya ilacın yan etkisi nedeniyle ilaç kullanamayan, başta Parkinson  hastaları olmak üzere pek çok hastalıkta başarıyla uygulandığına dikkat çekerek, “Bu yöntemle Parkinson hastalığının yanı sıra ellerde, ayaklarda, başta veya seste titremeyle seyredebilen esansiyel tremor (titreme hastalığı) ve istemsiz kasılma hareketleriyle seyredebilen distoni hastalığında oldukça yüz güldüren sonuçlar alınıyor. Beyin pili semptomların birçoğunu düzelttiği için hastaların günlük işlerini yardıma ihtiyaç duymadan yapabilmelerine imkan sağlıyor. Böylelikle hastaların günlük yaşam konforu belirgin şekilde yükseliyor” diyor.

Pause Dergi

Prof. Dr. Sabri Aydın

SORU: Beyin pilinin etki mekanizması nedir?

CEVAP: Beyin pili ameliyatında, beynin orta kısmında yer alan ‘beyin çekirdeklerine’ ince kablolar yerleştiriliyor, ardından bu sistem göğüs ya da karın bölgesine konulan bir pil aracılığıyla sürekli elektrik uyarısı veriliyor. Böylece hastalık nedeniyle hasar görmüş olan sinir hücreleri yeniden düzene giriyor ve hastalığın yol açtığı belirtiler kayboluyor.

SORU: Hangi hastalıklarda etkili oluyor? 

CEVAP: Parkinson hastaları bu yöntemle titreme, yürüyememe ve konuşamama gibi sorunlardan kurtulabiliyor ve normal bir yaşam sürebiliyorlar. Beyin pili parkinson hastalığının ana semptomları olan titremede yüzde 80, hareketsizlik ile kasılmada yüzde 70 ve yürümede  yüzde 50 oranında iyilik sağlıyor. Beyin pili yöntemiyle distoni olarak adlandırılan ve beyin tarafından iletilen sinyalin yanlış gönderilmesi nedeniyle istemsiz gelişen kas spazmlarında da yaklaşık yüzde 60-70 iyilik hali bekleniyor. Prof. Dr. Sabri Aydın, “Distonide esas amaç, kendi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayarak hastayı bağımsız hale  getirebilmek ve günlük yaşantısını bozan istemsiz hareket ile kasılmaları azaltıp,  hayat ergonomisini düzeltmektir” diyor. Bu yöntemle Tourette Sendromu’nda motor tiklerde yüzde 70 azalma bekleniyor. Verbal tiklerde bu azalma yüzde 30’larda oluyor. Esansiyel tremorda (ailesel geçişli- hareket ile aktive olan) ise  ameliyat sonrası başarı yüzde 80 gibi oldukça yüksek bir oranda görülüyor. Prof. Dr. Sabri Aydın, Multipl Skleroz’a bağlı titremelerde bu oranın daha düşük olduğunu vurgulayarak, “Tedavilere dirençli ağrı sendromlarında ise yüzde 50 civarında başarı bekleniyor” bilgisini veriyor.

SORU: Ameliyat öncesinde yapılan hazırlıklar neler?

CEVAP: Ameliyat için hasta bir gün öncesinden hastaneye yatırılıyor. Gerekli kan tetkikleri ve konsültasyonların yanı sıra özel bir beyin MR’ı çekiliyor.

SORU: Beyin pili ameliyatı nasıl uygulanıyor?

CEVAP: Ertesi sabah iki aşamalı olan ameliyatın ilk aşaması başlıyor. Lokal anestezi veya seçilmiş hastalarda genel anestezi altında, streotaktik çerçeve denilen başlık, hastanın kafa kemiğine tutturuluyor. Ardından hastanın beyin tomografisi çekilip, görüntüler önceki gün çekilen MR ile üst üste bindiriliyor. Bu şekilde hedef çekirdek haritalandırılıyor ve koordinatlar alınıyor. Daha sonra, hastanın başının ön-üst bölümüne sağlı sollu 2 delik açılıyor. Bu sırada hasta herhangi bir acı hissetmiyor. Daha önce belirlenen streotaktik değerler çerçeveye  giriliyor ve kıldan daha ince, özel sensörlü elektrodlar ile çekirdek, milimetrenin onda biri aralıklarla taranıyor. Prof. Dr. Sabri Aydın, bu işlemle en iyi hücre elektriksel aktivitesinin olduğu yerin belirlendiğini belirterek, şöyle devam ediyor: “Bir başka deyişle, mikrolek elektrod kayıt sistemi ile çekirdeğin haritası çıkarılıyor ve belirlenen bölgeye elektrik veriliyor. Ardından hastanın var olan semptomlarındaki düzelme ile yan etkiler gözleniyor. Cevabın en iyi olduğu yere kalıcı elektrod takılıyor ve sabitleniyor. Bu işlem her iki tarafa da yapılıyor. Ameliyat bölgesi kapatılıp, başlık çıkarılıyor ve hasta genel anesteziyle uyutularak ikinci aşamaya geçiliyor. İlk ameliyatta takılan kalıcı elektrodlar kulak arkasında bir uzatma kablosuyla birleştiriliyor ve köprücük kemiğinin altına yapılan bir cebe konulan pile bağlanıyor. Sistemin elektriksel olarak çalıştığı kontrol edilip ameliyata son veriliyor.

Pause Dergi

SORU: Hasta ameliyat sonrasında ne zaman taburcu oluyor?

CEVAP: Ağrılı bir ameliyat olmadığı için hastalar birkaç saat içinde mobilize olabiliyorlar. Ameliyatın ardından 2. günün sonunda taburcu ediliyorlar. Pil bir hafta sonra açılırken, pilin ayarı ise yaklaşık bir ayda oturuyor.

SORU: Riskli bir yöntem mi?

CEVAP: İyi seçilmiş, hastalığın uzman hekimi tarafından refere edilen ve psikometrik testlerinde sorun olmayan hastalarda oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Enfeksiyon ve kanama gibi riskler, diğer beyin ameliyatlarına göre oldukça düşük düzeyde seyrediyor.

SORU: Beyin pilinin ömrü nedir?

CEVAP: Beyin pili, şarj edilen ve edilmeyen olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Şarj edilebilir olanları 5 cm uzunluğunda ve 1 cm kalınlığında, sarj edilemeyenler ise 7 cm uzunluğunda ve 1 cm kalınlığında oluyor. Şarj edilemeyen pilin ömrü, hastalığa ve kullanılan voltaja göre 3-5 yıl arasında değişiklik gösteriyor. Ameliyat sonrasında pil değişimi gerektiğinde günü birlik bir ameliyatla değiştiriliyor. Şarj edilebilen pillerin ömrü de 25 sene oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sabri Aydın, beyin pilinin kullanımına göre haftada 2–3 kez şarj edilmesi gerektiğini belirterek, “Şarj sisteminin kullanımı kolaydır. Takılan bir kemer içerisine yerleştiriliyor ve manyetik olarak sarj oluyor. Hasta elektriğe bağlı olmuyor ve aynı anda günlük işlerini de yapabiliyor” diye konuşuyor.

SORU: Beyin pili ameliyatının sağladığı avantajlar neler?

CEVAP: Beyin pili, hastaya sağladığı önemli faydalar nedeniyle gün geçtikçe daha yaygın kullanılan bir yöntem oldu. Prof. Dr. Sabri Aydın, beyin plinin sağladığı avantajları şöyle sıralıyor: “Yöntem beyin ile diğer dokulara zarar vermiyor ve kalıcı hasar bırakmıyor. Sistem istenildiği zaman tümüyle kapatılabiliyor. İhtiyaç halinde, ayarlar, uzaktan kumandayla yeniden düzenleniyor. Hastalık ilerlese dahi, bu kumanda aracılığıyla verilen akımın değerleri değiştirilerek hastalığın yeni semptomlarıyla mücadele edilebiliyor. Şarjlı pillerin ömrü 15-20 yıla kadar uzayabilirken, şarjsız pillerde de ömrün tükenmesi halinde çok küçük bir kesi ve lokal anestezi ile pil kolayca değiştirilebiliyor”

Hangi hastalıklarda uygulanıyor? 

  • Parkinson hastalığı,
  • Tremor (titreme hastalığı),
  • Distoni,
  • Kronik ağrı sendromları,
  • Nöropsikiyatrik hastalıklar (OCD- takıntı hastalığı, tedaviye dirençli majördepresyon, Tourette sedromu, vb)