Yazılar

Cosetta Zanotti “Ya O Gün”

Cosetta Zanotti “Ya O Gün”

hep kitap, yeni çocuk kitabı “Ya O Gün” ile küçük büyük her sorunun bir çözümü olduğunu yaratıcı bir dille gösteriyor. Cosetta Zanotti’nin kaleme aldığı, Ana Paula Santander’in benzersiz çizgileriyle resmettiği Ya O Gün, hep kitap logosuyla raflarda yerini alacak.

Ya o gün bir fırtına her şeyi yerle bir ederse? Neyse ki yuvamızı tekrar yapabileceğiz.

Küçük büyük her sorunun merak uyandıran, yaratıcı bir cevabı vardır.

3 yaş ve üstü çocuklara hitap eden Ya O Gün, 2 Aralık tarihinden itibaren hep kitap logosuyla raflarda olacak.

Dedecan yeni şubesini Kavacık’ta açtı

Dedecan yeni şubesini Kavacık’ta açtı

Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu mutfağının 33 senelik başarılı temsilcisi Dedecan yeni şubesinin kapılarını Kavacık’ta açtı

Efsane taş fırın lahmacunu, içli köftesi, ciğer, dalak ve yürek şişleri, Adana ve Urfa kebapları ile sevilen Dedecan, şıllık tatlısı ve künefesi ile de dikkat çekiyor.

Her masaya ikram edilen bostana, lebeni ve zengin eşlikçileri ile önce gözlere hitap Coğrafi işaretli ürünleri ve onları hazırlayan Urfa’lı şeleri ile lezzet standardını korumayı başarıyor.

Şanlıurfa Merkez, İstanbul Ataşehir ve İstanbul Kavacık’ta nefis lezzetler sunan Dedecan,  geniş oturma alanı, bahçesi, çocuk oyun alanı, otoparkı ve VIP salonları ile kebap severleri ağırlıyor.

Hyundai STARIA’nın 4×4 Versiyonu satışta çıktı

Hyundai STARIA’nın 4×4 Versiyonu satışta çıktı

Hyundai’nin yeni MPV modeli STARIA, hem aileler hem de ticari işletmeler için özel çözümler sunmaya devam ediyor.

MPV modellere tasarım açısından bambaşka bir soluk getiren Hyundai, zarif ve ferah STARIA ile 9 kişilik konforu bir arada sağlıyor. Hyundai, şimdi de mevcut Premium donanım seviyesine daha üst bir versiyon olan Elite’i ekliyor.

Hyundai STARIA 4x4

En son teknolojinin fütüristik bir tasarımla birleşmesini simgeleyen STARIA Elite, günlük rutin işlerdeki görevlerini sorunsuz bir şekilde yerine getirirken aynı zamanda dört tekerlekten çekiş sistemiyle maksimum sürüş keyfi vaat ediyor. Bu sayede daha güvenli bir sürüşe sahip olan otomobil, iç mekanında yer alan yeni donanımlarıyla da tüm dikkatleri üzerinde topluyor.

Hyundai STARIA 4x4

Dış tasarımında uzaydan etkilenen STARIA, iç mekanında da bir yolcu gemisinin salonundan esinlenmiş. Daha alçak bir konumda bulunan emniyet kemerleri ve geniş panoramik pencerelere sahip yenilikçi tasarım mimarisi, araç içindeki yolculara ferah ve sakin bir ortam sunuyor. Sürücü odaklı kokpitte 4.2 inç renkli dijital gösterge ve 8 inç dokunmatik orta ön panel bulunuyor. Kablosuz şarj özelliğinin yanı sıra her koltuk sırasında bulunan USB şarj girişleriyle de mobil cihazların şarj edilmesine imkan tanınıyor. Anahtarsız giriş ve çalıştırma, elektronik park freni, otomatik ön ve arka klima ve geri görüş kamerası gündelik hayatı kolaylaştırırken 3+3+3 oturma düzeniyle de sürücü dahil tam 9 kişilik kapasite sunuyor.

Hyundai STARIA 4x4

Hyundai, STARIA’nın Elite versiyonundaki dört tekerlekten çekiş sistemine ek olarak, sürücü tarafı açılabilir cam tavan, deri döşemeler, arka cam perdeleri, shift by wire-tuşlu vites kolu ve elektrikli bagaj kapağına da yer veriliyor. Otomobili şeritte tutmak için Şerit Takip Asistanı-LKA ve Ön Çarpışma Önleyici-FCA gibi güvenlik donanımları kullanılıyor.

Hyundai STARIA, ülkemize 2.2 litrelik CRDi motor seçeneği ve 8 ileri tork konvertörlü otomatik şanzıman ile geliyor. Hem ekonomik hem de performanslı olan bu dizel motor, 177 beygir gücünde. Hyundai tarafından geliştirilen bu motorun maksimum torku ise 430 Nm. Önden ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle sunulan Hyundai STARIA, yepyeni bir platforma ve süspansiyon sistemine de sahip. Çoklu bağlantılı arka süspansiyonla üretilen otomobil, optimize edilmiş motor performansını en iyi şekilde yol aktarırırken aynı zamanda uzun süreli yolculuklarda ekstra konfor ve sürüş keyfi sunuyor.

LIERAC yenilendi

LIERAC yenilendi

Güzelliğe adanan 40 yıllık tecrübe sahibi LIERAC yenilenen marka kimliğini verdiği, davet ile tanıttı.

LIERAC’in BECA Istanbul’da gerçekleşen keyifli davetine moda ve cemiyet hayatından isimler katıldı.

LIERAC aynı zamanda eşsiz aktif içerikleri ve uzun çalışmaları sonucu geliştirdği sarkma karşıtı serisi yeni ve vegan Lift Integral serisini sundu.

LIERAC Lift Integral %97’den başlayan doğal içerik oranı ile cilt yaşlanması ile savaşıyor ve cilt yapısını güçlendiriyor. LIERAC Laboratuvarları tarafından geliştirilen ve yenilenen Lift Integral serisi makro-element ve glikoproteinlerin sentezleme mekanizmasının yeniden programlanmasını sağlıyor ve sarkma problemini önlemek için etkili çözüm sunuyor. Sıkılaştırma ve hacim verme aksiyonunu bir arada sunan LIERA Lift Integral sarkma meydana gelen bölgelere sıkılığını yeniden kazandırırken anında dolgun bir görünüm sağlıyor. Seri aynı zamanda fenoksietanol, paraben, silikon ve PEG içermeyen formülü ile güvenli bir seçenek.

Hamilelik için 35 yaş uyarısı!

Hamilelik için 35 yaş uyarısı!

Hamile kalmak her zaman düşündüğümüz kadar kolay olmayabiliyor. Zira, pek çok faktör üreme sağlığını olumsuz etkileyerek ‘infertilite’ sorununa yol açabiliyor. Yaşa bağlı olarak değişmekle birlikte, her 100 kadından 15-20’si, günümüzde infertilite tanısı alıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Ganime Aygün, günümüzde kadınlarda en sık görülen infertilite nedenlerinin başında ileri anne yaşı olduğunu ve devamında sırayı stres ile kötü alışkanlıkların aldığını söylüyor. Yine stresli yaşamın bir uzantısı olarak sigara ile alkol gibi zararlı maddelere karşı da yatkınlık olduğu görülüyor. Bu faktörler hem yumurta hem sperm kalitesi üzerinde etkili oluyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Ganime Aygün, kadınlarda üreme sağlığını olumsuz yönde etkileyen 10 nedeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Dergi

Dr. Elif Ganime Aygün

İleri yaş

İleri yaş hamilelik oluşumunu önleyen en önemli kriterler arasında yer alıyor. Özellikle kadınlarda 25-35 yaş arasında hamile kalma oranı yüzde 60 iken bu oran 35 yaş üstünde yüzde 30’lara, 40 yaş üstünde ise 15-20’lere kadar düşüyor. Dr. Elif Ganime Aygün, bu nedenle anne adaylarının yaş periyodunu mutlaka dikkate almaları gerektiğine işaret ederek, “Zira yumurtanın enerjisini sağlayan temel organel mitokondri ilerleyen yaşla birlikte hızla azalıyor. Bu azalma da embriyonun kaliteli ilerlemesini ve genetik olarak sağlıklı olmasını engelleyen bir durumu oluşturuyor.” diyor.

Sigara ve alkol kullanımı

Kötü alışkanlıkların vücudumuzdaki her sisteme zararı olduğu aşikar. “Üreme sistemi de sigara ve alkole oldukça hassastır” uyarısında bulunan Dr. Elif Ganime Aygün, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kadın genital sistemi mikrodamar sistemiyle besleniyor ve silier yapılar dediğimiz ince hareketli tüysü tabakalarla kaplı bir yüzeyden oluşuyor. Sigara gibi tütün ürünleri, bu tüysü silier tabakaların hem hareketini azaltıyor hem toksik maddelerin yoğun bir şekilde üzerlerine yapışmalarına neden oluyor. Ayrıca sigara küçük damarları tıkayarak rahim duvarının beslenmesinde sorun oluşturuyor ve yumurta kanlanmasını bozarak yumurta rezervinin erken tükenmesine yol açıyor. Alkol de aynı oranda yumurtlamayı, döllenmeyi ve rahim duvarına embriyonun tutunmasını bozarak üreme sağlığı üzerine olumsuz etki ediyor”

Kötü beslenme alışkanlıkları

Kötü beslenme alışkanlığı pek çok hastalığın yanı sıra üreme sağlığında da ön planda oluyor. Dr. Elif Ganime Aygün, “Yetersiz rezervi olan bir beden yeni bir canlı büyütmek için de kafi gelmeyecektir. İlaveten diyabet ve tansiyon gibi problemlere sebep olarak üreme fonksiyonunu bozacaktır.” diyor.

Kronik hastalıklar

Diyabet ve hipotiroidi gibi kronik hastalıklarda hamile kalmak daha zor oluyor. Ayrıca annelerin yüzde 63.8’inin hastalıklarından ve kullandıkları ilaçlardan dolayı emzirme sürelerinin kısaldığı, yüzde 13.8’inin hastalık tanısı konulduktan sonra perinatal kayıp yaşadıkları yapılan çalışmalarda tespit edilmiş.

Genital yol enfeksiyonları

Genital yolla bulaşan enfeksiyonlar rahim duvarı ve tüplerde kalıcı hasarlar oluşturarak hamile kalmayı önleyebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Ganime Aygün, bu nedenle hamilelik planlaması öncesinde vajinal kültür ve HPV taramasının mutlaka yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kemoterapi ve radyoterapi almış olmak

Kanser sebepli radyoterapi ve kemoterapi tedavisi gören hastalarda yumurtalık rezervi ciddi oranda etkileniyor. Öyle ki kanser tedavisinde yumurtaların yüzde 90’ı ölüyor. Dr. Elif Ganime Aygün, “Bu hastaların yüzde 10’u 45 yaşın altında oluyor ve kanserden kurtulan hasta için birinci derecede önemli olan konu, çocuğunun olmasıdır. Bu nedenle kemoterapi ve radyoterapi alacak olan hastalar evli ise embriyo bekar ise yumurta ya da spermler dondurulmalıdır. Gonad hücreleri ve embriyo 5 yıl süreyle saklanabiliyor” diye konuşuyor.

 

Pause Dergi

Daha önce geçirilmiş yumurtalık cerrahisi

Yumurtalıkta gelişen iyi veya kötü huylu tümörlerin cerrahisinde bazen yumurtanın tamamı veya bir kısmı çıkarılıyor. Bu durum yumurtlayan kaliteli kısmının da çıkmasına yol açıyor. Bu nedenle cerrahi öncesinde yumurtalık rezervinin değerlendirilmesi ve doğurganlık koruyucu önlemlerin mümkünse alınması gerekiyor.

Doğumsal genital yol anomalileri

Kadınların yüzde 5’inde doğumsal olarak genital yolda anomaliler olabiliyor. Hamile kalamayan kadınlarda yapılan fizik muayene, histerosalpingografi (HSG) ve ultrason ile bu anomalileri tespit etmek ve sonrasında da cerrahi olarak çözmek mümkün oluyor.

Miyomlar, polipler ve çikolata kistleri

Kadın genital sisteminde miyom, polip, basit ya da komplike kist ve çikolata kisti gibi hastalıklar hamilelik oluşumunu önleyebiliyor. Dr. Elif Ganime Aygün, kadınların yüzde 80 gibi yüksek bir oranının hayatlarında bir kez bu hastalıklara yakalanabildiğine işaret ederek, “Cerrahi müdahale ile bu tür hastalıkların tedavisi mümkündür. Bazı kistlerde medikal tedavi de yeterli gelebiliyor.” diyor.

Rahim şekil bozuklukları

Rahimde olan doğumsal defektler, örneğin septum (perde), çift rahim ve T veya Y şeklindeki rahimler de hamile kalmada engel olan tabloları oluşturuyor. Bu tip problemlerin çözümünün ertelenmemesi son derece önem taşıyor. Septumların kısmi olanları ya da T şekilli rahim yapısında, cerrahi yönteme başvurmadan önce, hastaya bir miktar süre tanınabiliyor.

Can Kazaz yeni albüm “ve Toprak”

Can Kazaz yeni albüm “ve Toprak”

Can Kazaz’ın yeni albümü “ve Toprak”, Universal Music Türkiye etiketiyle yayımlandı. Birbirinden etkileyici sekiz parçadan oluşan “ve Toprak”, başarılı sanatçının “Yollar ve Su” isimli albümünün devamı olma niteliğini taşıyor.

Geçtiğimiz haftalarda “ve Toprak”ın haberci teklisi “Gidemem”i dinleyiciyle buluşturan Can Kazaz, yeni albümünde sözleri, bestesi, düzenlemesi ve miksi kendisine ait yedi parçanın yanı sıra “Eğilmez Başın Gibi” isimli türküye de yeniden hayat veriyor.

SSM’den dijital ulaşım

SSM’den dijital ulaşım

Sakıp Sabancı Müzesi digitalSSM, dünyanın dört bir yanından akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için müzenin koleksiyon ve arşivlerine “açık erişim” sağlıyor.

Türkiye’de bir müzeye ait tüm koleksiyon ve arşivlerin dijital ortama aktarıldığı öncü bir proje olma niteliği taşıyan digitalSSM’de, Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu, Resim Koleksiyonu, Abidin Dino Arşivi ve Emirgan Arşivi’ne ait tüm bilgiler, 77.000’den fazla yüksek çözünürlüklü görsel ile yer alıyor.

Reis 40. yılını kutladı

Reis 40. yılını kutladı

Reis, 40. yılını ve değişen kurumsal yüzünü, seçkin misafirlerin katıldığı özel bir davet ile kutladı.

Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Gündoğdu ve Alihan Gündoğdu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen lansmana cemiyet hayat isimler katıldı.

Klasik modellerden ziyade farklı ve özgün tasarımlara yer veren REİS, 41. yılına doğa ve kadının gücünü öne çıkaran yeni ve benzersiz yüzüyle giriyor.

 

 

 

 

 

 

Varol Yaşaroğlu “Dikkat Kaygan Zemin“

Varol Yaşaroğlu “Dikkat Kaygan Zemin“

Varol Yaşaroğlu’nun çocuklarla buluşturduğu Kral Şakir dizisinin yeni kitabı ‘Dikkat Kaygan Zemin’, çıkıyor.

İlk kez 23 Nisan 2016’da ön gösterim yapan ve ardından yediden yetmişe herkesin severek takip ettiği Kral Şakir, Eksik Parça Yayınevi tarafından yayımlanan 12. Kitabıyla çocuklarla buluşmaya hazır!

Necati Ağabey ve muhtişim dedektiflik ekibi kaybolan altın kupayı bulabilecek mi?

Şiddetli baş dönmesinin nedeni ‘denge kristalleri’ olabilir!

Şiddetli baş dönmesinin nedeni ‘denge kristalleri’ olabilir!

 Dünya başıma yıkılıyor zannettim… Etrafımdaki her şey bir anda alt üst oldu… Sanki yer ayağımın altından kayıyor gibi… Genellikle bulantı eşlik ediyor, bazen de kusma… Bu şikayetler ülkemizde her 100 kişiden 3’ünde görülen baş dönmesi, tıbbi adıyla ‘vertigo’nun en sık yol açtığı sorunlardan. Başımız döndüğünde aklımıza ilk olarak beyin tümörü gibi nörolojik hastalıklar gelse de, aslında çoğu, toplumda ‘iç kulaktaki kristallerin yerinden oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo’dan (BPPV) kaynaklanıyor. Başın hareketleriyle birlikte aniden ortaya çıkan şiddetli baş dönmesiyle karakterize olan bu hastalık her yaşta görülmekle beraber, sıklığı ileri yaşlarda daha da artıyor. Öyle ki 40-60’lı yaşlarda en sık görülen baş dönmesi nedeni BBPV oluyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazım Korkut, bu hastalıkta  ilk şiddetli baş dönmesi atağının genellikle sabah yataktan kalkarken başladığını belirterek, “Ataklar eğilip kalkma, yukarıya veya aşağıya doğru bakma ya da yatakta bir yandan diğerine dönüldüğünde görülüyor ve yaklaşık 15-60 saniye kadar sürüyor.” diyor. Şiddetli baş dönmesi atakları nedeniyle araba kullanmak, makina başında çalışmak, sportif aktivitelerde bulunmak, merdiven inip çıkmak, toplantılara ve sosyal etkinliklere katılmak ciddi sıkıntılar yaratabiliyor. Hastalar korkuları nedeniyle eve kapanıyor ve sosyal yaşamdan kopabiliyorlar. Güzel haber ise BBPV tablosunda sadece birkaç dakika süren ‘manevra’ tedavisiyle baş dönmesinden kurtulmanın mümkün olması; üstelik genellikle tek seans yeterli oluyor!

Pause Dergi

Prof. Dr. Nazım Korkut

Hastalık değil, belirti!

Toplumdaki yaygın inanışın aksine, vertigo, diğer adıyla baş dönmesi hastalık değil, pek çok hastalıkta görülen bir belirti. Baş dönmesinin nedenleri kabaca ‘santral’ ve ‘periferik’ kökenli vertigo olarak ikiye ayrılıyor. Beyin kanamaları, beyin tümörleri, anevrizmalar, multipl skleroz gibi birçok santral sinir sistemi hastalıklarında görülen vertigo çok gürültülü ve çok semptomlu bir klinik tablonun belirtilerinden sadece biri oluyor. Prof. Dr. Nazım Korkut, “Ancak periferik vestibüler sistem hastalıklarında ise vertigo, yani şiddetli baş dönmesi tüm dikkati üzerinde toplayan en önemli belirti olarak karşımıza çıkıyor” diyor.

İç kulaktaki kristaller yerinden oynarsa…

BPPV normal koşullarda iç kulakta dengenin sağlanmasında var olan, fakat bulunması gereken yerin dışına kaçan kalsiyum parçacıklarının neden olduğu mekanik bir hastalık. Utrikül ve sakkül denilen iç kulak bölümlerinden, yarım daire kanalları içine kalsiyum karbonat parçacıklarının (kristallerin) kaçması ve bu parçacıkların serbestçe kanalların içinde dolaşmasıyla ortaya çıkıyor. Bir diğer tablo ise yarım daire kanallarının ‘ampüller kupula’ denilen bölüme bu parçacıkların yapışmasıyla oluşuyor.

Tek seansta çözüm sağlanabiliyor

Mekanik bir iç kulak hastalığı olan BPPV’ye tedaviyle kesin çözüm sağlanabiliyor. Bazen kristaller kendiliğinden yerine dönebilse de genellikle sorunlu kanal veya kanalların saptanarak uygun manevralarla tedavi edilmesi gerekebiliyor. Kanallar içine kaçan kalsiyum kristalleri ‘repozisyon manevraları’ ile olması gereken orijinal konumlarına gönderiliyor, böylece sorun ortadan kalkıyor. Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazım Korkut, manevra tedavisiyle baş dönmesi sorununun genellikle tek seansta ortadan kalktığına işaret ederek, “BPPV’de baş dönmesinin yüzde 80 gibi oldukça yüksek bir oranından arka kanallar sorumlu oluyor. Bunlara yönelik manevralarla baş dönmesi ilk seansta büyük oranda sona eriyor. Daha az sıklıkta rastlanan yatay kanallara ait BPPV ise daha dirençli seyir izliyor ve repozisyon manevralarını birçok kere tekrarlamak gerekebiliyor.” diyor.

Pause Dergi

Nadiren cerrahi girişim gerekebiliyor

Prof. Dr. Nazım Korkut, uygun manevralara rağmen düzelmeyen hastalarda ise çok nadiren cerrahi girişime ihtiyaç duyulduğunu belirterek, şöyle devam ediyor: “Cerrahi girişim olarak kanalın tıkanması veya uyarıları beyine taşıyan sinirin kesilmesi gündeme gelebiliyor. Özellikle uzun soluklu, sık tekrarlayan BPPV hastalarında beraberinde migren de bulunabiliyor. Bu durumdaki hasta grubunda repozisyon manevralarının yanı sıra vestibüler migrenin tıbbi tedavisi de uygulanıyor.”

Tedavi birkaç dakikada tamamlanıyor!

BPPV (Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo) tedavisinde ‘kanalolit repozisyon’ manevrasından oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Odyolog Dr. Zeynep Gence Gümüş, altta yatan farklı bir neden olmadığı takdirde, BPPV hastalığının repozisyon manevralarıyla düzeldiğini vurgulayarak, “Manevra tedavisi dakikalar süren kısa bir tedavidir. Hastanın başına belli pozisyonlar verilerek halk arasında denge kristalleri olarak bilinen otokonianın yerine girmesi amaçlanıyor. Hastalarımızın yüzde 85’i tek seansta düzelirken, kalan yüzde 15’lik bölümüne birden fazla kez manevra uygulanması gerekebiliyor” diyor. Dr. Zeynep Gence Gümüş, manevra tedavisinden etkin sonuç alınabilmesi için sonrasında birkaç gün baş hareketlerinin kısıtlanması, yüksek yastıkla ve sırt üstü (sağa/ sola dönmeden) yatılması gerektiğinin altını çiziyor.