Yazılar

Çikolata kisti nedir?

Çikolata kisti nedir?

Rahmin içini döşeyen ve adet gören kadınlarda her ay kalınlaşıp dökülen endometrium tabakasının çeşitli etkenler nedeniyle rahim dışında, örneğin yumurtalık, tüpler, karın zarı, bağırsak ile mesanede bulunması ‘endometriozis’ olarak adlandırılıyor. Endometriozisin yumurtalıklarda oluşmasına da ‘çikolata kisti’ deniliyor. Ülkemizde üreme çağındaki her 10 kadından birinde endometriozis görülürken, bu hastaların yaklaşık yüzde 17-44’ünün yumurtalıklarında çikolata kisti teşhis ediliyor. En yaygın görülen belirtileri ise adet döneminde, cinsel ilişki veya dışkılama sırasında yaşanan ağrılar oluyor. Ayrıca kronik pelvik ağrısı da yine sık görülen belirtilerinden.

Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum /Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof.  Dr. Mete Güngör, çikolata kistlerinde erken teşhisin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Çikolata kistleri genç kızlarda da görülebilen bir hastalık. Dolayısıyla özellikle adolesan dönemindeki genç kızların ağrılı adet gördüklerinde ‘ilerleyen yıllarda geçer’ diyerek durumu olağan karşılamamaları ve zaman kaybetmeden hekime başvurmaları gerekiyor. Çünkü bu kistler yaşam kalitesini düşürecek şiddette gelişebilen ağrılara yol açmalarının yanı sıra jinekolojik organlara zarar vererek hamileliğin oluşmasını da önleyebiliyor. Ayrıca büyük boyutlara ulaştıklarında tedavileri çok daha kompleks hale gelebiliyor” diyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör, çikolata kisti hakkında en çok merak edilen soruları anlattı; önemli uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Mete Güngör

SORU: Hangi belirtiler ile sinyal veriyor?

Çikolata kistleri, boyutları küçük olduğunda (< 4 cm) herhangi bir belirti ve hasar vermeyebiliyor, yani ağrı olmayabiliyor. Ayrıca hastalar bu kistlerle rahatlıkla hamile kalabiliyor. Ancak çikolata kisti, özellikle yumurtalıkla birlikte diğer bölgeleri de etkilediği durumlarda, değişik derecelerde ağrıya yol açabiliyor. Endometriozis hastalığının yumurtalıklarda meydana gelmiş şekli olan çikolata kistinde, ağrılı adet, cinsel ilişkide ağrı, idrar yaparken veya dışkılamada ağrı, bel veya kronik pelvik ağrısı, bulantı-kusma ile karın şişkinliği gibi bulguların herhangi biri oluşabiliyor. En yaygın belirtileri ise adet döneminde, cinsel ilişkide veya dışkılama sırasında gelişen ağrı ile kronik pelvik ağrıları oluyor.

SORU: Hamilelik oluşumunu nasıl önlüyor?

Yumurtalıkta bulunan endometrium tabakası, her ay kanaması sonucunda kist haline geliyor. Bu tabakanın içinde biriken sıvı erimiş çikolata şeklinde olduğu için ‘çikolata kisti’ olarak adlandırılıyor. Çikolata kistleri hamile kalmanın önündeki en önemli engellerden biri olarak görülüyor. Öyle ki hamile kalamayan kadınların yüzde 17’sinde çikolata kisti teşhis ediliyor. Bunun nedeni ise çikolata kistinin yumurtlama fonksiyonlarını bozarak ve tüpler ile yumurtalıklarda yapışıklıklar oluşturarak hamile kalmayı zorlaştırabilmesi.

SORU: Çikolata kisti kansere dönüşebilir mi?

Çikolata kistleri, nadiren olsa da kötü huylu tümöre dönüşebiliyor. Prof. Dr. Mete Güngör, “Bu nedenle özellikle ileri yaşlardaki hastalarda teşhis edilen çikolata kistleri çok daha dikkatli değerlendiriliyor” diyor.

SORU: Tedavide başvurulan yöntemler neler?

Kronik bir hastalık olan endometriozis ile çikolata kistlerinin kesin bir tedavisi mevcut değil. Eğer çikolata kisti küçükse ve belirti vermiyorsa, takip altına alınması yeterli geliyor. Tedavide hangi yönteme başvurulacağı; kistin büyüklüğüne, semptomlarına ve hastanın çocuk sahibi olmak isteyip istemediğine göre değişiyor. Ağrının temel sorun olduğu durumlarda genellikle önce ilaç tedavisi uygulanıyor. Medikal tedaviyle kistlerin yol açtığı yakınmalar azaltabiliyor veya ortadan kaldırılabiliyor. Ayrıca endometriozisin ilerlemesi yavaşlatabiliyor ve kist cerrahi yöntemle çıkartıldıysa yeniden gelişme riskini düşürüyor. Progestinler, vajinal halka, doğum kontrol hapları, hormonlu spiral ile GnRH agonistleri, medikal tedavi yöntemlerini oluşturuyor.

SORU: Ameliyat ne zaman gündeme geliyor?

Çikolata kistlerinin semptomları hayat kalitesini etkiliyorsa ve medikal tedaviden yanıt alınamıyorsa, hasta tüp bebek tedavisi gördüğü halde hamile kalamıyorsa  veya mevcut kistin kanserojen olma ihtimali varsa cerrahi seçenek gündeme geliyor.

SORU: Ameliyat kesin çözüm sunuyor mu?

Çikolata kistinin cerrahi yöntemle çıkartılması şikayetlerin ortadan kalkmasını sağladığı gibi yumurtalıkta oluşan hasarın ilerlemesini önleyebiliyor ve hamilelik şansını artırıyor. Ayrıca tüp bebek tedavisi görecek olan hastalarda çikolata kistlerinin yok edilmesi yumurta toplama işlemini kolaylaştırıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör, ancak çikolata kistlerinin tekrarlayabilen bir hastalık olduğuna işaret ederek, “Cerrahi sonrası, yapılan ameliyatın şekline ve ameliyat sonrası uygulanan medikal tedaviye göre hastalığın yüzde 9-25 oranında tekrarlama ihtimali oluyor” diyor.

SORU: Cerrahi yöntem nasıl uygulanıyor?  

Günümüzde çikolata kistinin vücuttan çıkartılmasında genellikle kapalı cerrahi yöntem tercih ediliyor. Laparoskopi olarak adlandırılan bu yöntemde yüksek çözünürlüklü kameralar sayesinde yumurtalıklar ve rahim görüntülenebiliyor. Böylece büyük kesilere ihtiyaç duyulmadan çikolata kistinin çıkartılması mümkün oluyor. Prof. Dr. Mete Güngör, laparoskopik cerrahinin çikolata kistinde iki şekilde uygulanabildiğini belirterek, şöyle devam ediyor:

Laparoskopik kistektomi: Yumurtalıktaki sağlam dokular korunarak sadece çikolata kistinin kapsülü çıkartılıyor veya kist boşaltılıp duvarı yakılabiliyor. Böylelikle kist sağlam dokuya en az hasar verecek şekilde temizleniyor.

Laparoskopik Ooforektomi: İlerlemiş olgularda, hamilelik düşüncesi olmayan hastalarda veya kistin kanser açısından şüpheli olduğu durumlarda yumurtalığın tamamı çıkartılıyor.

Bir doğumgünü iki kutlama 

Bir doğumgünü iki kutlama

Jolly Tur Kurucu Onursal Başkanı Sinan Vardar yeni yaşını dostları ile kutladı.

Turizm sektörünü önde gelen isimlerinden Jolly Tur Kurucu Onursal Başkanı ve Beşiktaş Spor Kulübü eski yöneticisi Sinan Vardar yeni yaşına dostları ile birlikte girdi. Parle Restaurant’a pasta kesen Vardar, ikinci kutlamayı ailesi ile birlikte yaptı.

Depremzedeler için sahneye çıkıyor

Depremzedeler için sahneye çıkıyor

Sosyal konularda son derece duyarlı olan Hadise, bu yaraya merhem olmak için Türk Eğitim Derneği (TED) tarafından organize edilen Deprem Geleceğimizi Yıkmasın kampanyasında sahne alacak.  Konser İstanbul Volkswagen Arena’da 5 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak.

Deprem Geleceğimizi Yıkmasın kampanyası ile sayıları maalesef binlerle ifade edilen, ebeveyn kaybı yaşayan çocuklarımızın gelecek için yeniden umut taşıyabilmeleri hedefleniyor. Kampanya çerçevesince çocuklarımızın psikolojik, akademik, sosyal ve maddi olarak lise sonuna kadar, ortalama 8 yıl boyunca desteklenecekler. Hadise, konserin tüm gelirini bu kampanyada kullanılmak üzere Türk Eğitim Derneğine bağışlayacak.

Evlendiler

Evlendiler
Kıvanç Tatlıtuğ ve Serenay Sarıkaya’nın başrolleri paylaştığı ‘Aile’ dizisinde sürpriz düğün sahnesiyle izleyicileri şaşırtacak.
Kıvanç Tatlıtuğ ve Serenay Sarıkaya’nın düğün sahnesi Aile dizisinin 4. bölümüne damgasını vuracak.
Aile heyecan dolu 4. bölümüyle ekrana gelecek. İlişkileri büyük bir çıkmaza giren Aslan ve Devin, kendilerini ayrılığın eşiğinde bulurlar. Karşı koyamadıkları hisleriyle nihayet yüzleştiklerinde ise barışmak kaçınılmaz olurken; ikili evlilik için ilk adımlarını atar. Ancak hazırlanan evlilik sözleşmesine karşılık, Devin’in de bir şartı vardır. Tek ve büyük bir şart… Ani evlilik haberi çiftlikte büyük yankı uyandırır. En büyük korkusuyla karşı karşıya kalan Hülya, bu düğünü̈ engellemek için en güçlü̈ kozunu devreye sokar: Aslan’la ayrı oldukları dönemde Devin’i terapiye ikna eden Cihan. Şüphesiz ki Cihan, bu düğünün en önemli konuklarından biri olacaktır. Diğer taraftan İbo, çiftlikteki güvenlik açığını bahane edip aile üstünde hakimiyet kurmaya çalışır. Aslan tarafından oyuna getirildiğini anlayan Ati ise Aslan’ın karşısına çıkar. Şimdi hem İbo hem de Ati, Aslan için pimi çekilmiş birer bombadır. Ve sonunda… Soykan çiftliğinde davullar, zurnalar çalınmaya başlar! Devin ve Aslan hayatlarını birleştirirken düğünde meydana gelen beklenmedik bir olay Devin’i artık bir parçası olduğu Soykan ailesinin karanlığıyla tanıştırır.

Nihat Doğan “Bize mi kolpa yapıyor?”

Mabel Matiz’den Nihat Doğan tepkisi: Konuşmak bile istemiyorum
Nihat Doğan “Bize mi kolpa yapıyor?”
Mabel Matiz’in Mert Demir’le düet yaptığı “Antidepresan” büyük beğeni toplamış, Nihat Doğan şarkıyı okumak İstediğini açıklamıştı.
“Millet bu şarkıyı Nihat Doğan’dan duymak istiyor” diyen şarkıcı, daha sonra kayıtları tamamladığını ancak Matiz’e ulaşamadığını söyledi: “Bize mi kolpa yapıyor, anlamış değiliz!”

Tuğçe Tayfur “Tesettüre girmedim”

Tuğçe Tayfur “Tesettüre girmedim”
Sahneleri bıraktığını açıklayan Tuğçe Tayfur’un yeni imajı sosyal medyanın gündeminde. Ünlü şarkıcı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tesettüre girmediğini belirtti.
Maneviyata yönelerek sahne kariyerini bitiren Ferdi Tayfur’un kızı Tuğçe Tayfur, sosyal medya hesabından tesettürlü pozlarını paylaştı. Fotoğrafları kısa sürede gündem olan Tayfur, tesettüre girdiği yönündeki iddiaları yalanlayarak “İslam dinine göre tesettür ve örtünmek bu değil. Ben kendi nefsimle mücadele ediyorum yoksa herkes gibi ben de farkındayım örtünmenin bu olmadığının” dedi.
Usta sanatçı Ferdi Tayfur ve Necla Nazır’ın 35 yaşındaki kızı Tuğçe Tayfur, geçtiğimiz haftalarda sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda maneviyata yöneldiğini ve sahneleri bıraktığını duyurdu. Bu kararıyla dikkat çeken Tayfur’un başını kapatarak verdiği pozların ardından tesettüre girdiği ileri sürüldü. Kısa sürede sosyal medyada gündem olan Tayfur, sessizliğini bozdu.
“TESETTÜRE GİRMEDİM”
Paylaşımına gelen eleştirilere cevap veren ve tesettüre girmediğini söyleyen Tuğçe Tayfur, “İnsanları yanlış yönlendirmeyin. Ben tesettüre girdiğimi açıklamadım. Ağzımdan hiç öyle bir laf çıkmadı ki. Sadece kendi Instagram sayfamda her Instagram’ı olan gibi günlük fotoğraflarımı paylaşıyorum. İslam dinine inananlar için tesettür bu değil. Örtünmek bu değil. Ama dinimiz hoşgörü dini. Ben kendi nefsimle mücadele ediyorum yoksa herkes gibi ben de farkındayım örtünmenin bu olmadığının. Allah en doğru şekilde yapmayı nasip etsin” dedi.
Sanat hayatında ki bazı durumların fıtratına uymadığını belirten Tuğçe Tayfur’un imajını yenilemesi, “Annesi Necla Nazır’ın yolunda” yorumlarını beraberinde getirdi. Sosyal medya da bu yorumların artması üzerine Tuğçe Tayfur tesettüre girmediğini sosyal medya hesabından duyurdu.

Bodrum’da ralli için geri sayım başladı 

Bodrum’da ralli için geri sayım başladı 

Karya Otomobil Spor Kulübü tarafından bu yıl üçüncü kez düzenlenen Rally Bodrum, 14-16 Nisan tarihlerinde otomobil severlere adrenalin dolu bir hafta sonu yaşatacak. Ralli, Oasis Bodrum’daki sergi ve söyleşi ile başlayacak.

Geleneksel hale gelen ve aralarında şampiyon pilotların otomobillerinin bulunduğu ‘Ralli Otomobilleri Sergisi’ 09-16 Nisan tarihleri arasında Oasis Bodrum’da ziyaret edilebilecek. Ayrıca şampiyon ralli pilotları Serdar Bostancı, Burak Çukurova, Kemal Gamgam ile Bodrumlu sporcular Ali Dinç ve Furkan Paşalı Oasis Bodrum’da 12 Nisan Çarşamba günü saat 19.00’da gerçekleşecek söyleşide otomobil severlerle bir araya gelecek ve ralli ile ilgili merak edilen soruları cevaplayacak. Yıllardır Türkiye’de otomobil sporlarına verdiği destekle bilinen Castrol, ralli simülatörleri ile etkinlikte katılımcılar ile buluşacak.

Oasis Bodrum Genel Müdürü Özgen Özyurt, üçüncü kez sponsor oldukları etkinlik hakkında düşüncelerini şöyle belirtti: “Rally Bodrum’un bölgemize ve  spor turizmine getirdiği katma değerden çok memnunuz.  Geçen senelerde bunun çok güzel yansımaları oldu ve ilk ödüllü ralli ünvanını kazanan organizasyon oldu.  Bir şekilde kendi ülkesinden dışarı çıkmış turizmi yaşamış bütün insanların bildiği bir dünya markasıdır Bodrum. Bodrum Rallisi’nin de  Oasis’le özdeşlemesi ve bir arada anılması için desteklerimize devam edeceğiz”

Her damağa hitap eden iftar sofraları

Her damağa hitap eden iftar sofraları

Almira Hotel Ramazan ayında her damağa hitap eden iftar sofralarını hazırladı.

Luna Restaurant’ta Bursa manzarası eşliğinde misafirlere birbirinden lezzetli iftar menüleri sunuluyor. Ramazan boyunca günlük olarak sunulacak iftar menüleri dışında özel davet grupları için “Paşa Sofrası”, “Hünkar Sofrası”, “Şehzade Menüsü” seçeneklerinden oluşan farklı özel menü alternatifleri de bulunuyor.

İftariyeliklerde; Kars kaşarı, yöresel Mihaliç peyniri, antrikot pastırma, petek bal, mandıra kaymağı, Medine hurması, Gemlik zeytin çeşnisi, gün kurusu kayısı, ceviz içi, yumurtalı ramazan pidesi gibi çeşitli lezzetler bulunuyor.

Menülerde başlangıç olarak Mahluta Çorbası, Muradiye Çorbası, Kremalı Kuzu Gerdan Çorbası, Osmanlı Mehir Çorbası, Kremalı Pancar Çorbası; ana yemek olarak Mürdüm Erikli Dana Buğu Kebabı, Orman Kebabı, Dana Kavurma Domatesli Pilav ile, Beğendili Kebabı, Saray usulü Mutancana gibi daha birçok geleneksel lezzet ile birlikte meyve ve tatlı çeşitleri açık büfe olarak sunuluyor, sınırsız şerbet çeşitleri, demleme çay ve kahve ise eşlik ediyor.

Paşa Sofrası”nda, başlangıç olarak Tereyağlı Süzme Mercimek Çorbası veya Kremalı Sebze Çorbası; ana yemek olarak Asma Yaprağına Sarılı Piliç Bonfileleri eşliğinde Domatesli Pilav; tatlı olarak Karamel Soslu Trileçe,

“Hünkar Sofrası” menüsünde başlangıç olarak Kemalpaşa Çorbası veya Kremalı Bal Kabağı Çorbası; ana yemek olarak Pazılı Kuzu Kapama; tatlı olarak Tahinli Sos ve Ceviz eşliğinde Fırınlanmış Ayva, Bal Kabağı Tatlısı servis ediliyor.

“Şehzade Menüsü”nde ise başlangıç olarak Dereotlu Romen Çorbası veya Ezogelin Çorbası; ana yemek olarak File Badem, Izgara Domates, Biber ve Haşlanmış Trüf Mantarı ve Patates Püresi eşliğinde Ağır Ateşte Pişirilmiş Dana Kürek; tatlı olarak Karışık Baklava Tabağı (Cevizli Baklava, Fıstıklı Şöbiyet Dondurma ile) ile servis ediliyor.
Bu özel Ramazan sofralarının vazgeçilmez eşlikçileri olan iftariyelikler, çeşitli şerbetler, demleme çay ve kahve misafirlerin benzersiz sofra deneyimine tat katıyor.

Rezervasyon:  0224 250 20 20

Çoklu virüslere dikkat  

Çoklu virüslere dikkat  

Kıştan bahara geçiş yaptığımız bugünlerde hava sıcaklığındaki değişkenliğin de etkisiyle çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları çok sık görülüyor. Çoklu virüsler kalabalık ve kapalı ortamlarda kolayca bulaştığından pek çok çocukta burun akıntısı, boğaz ağrısı, öksürük, halsizlik ya da yüksek ateş şikayetleri yaşanıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Çoban, influenza (domuz gribi), Beta, RSV, Adenovirüs, Metapnömavirüs ve Bocavirüs gibi çeşitli solunum yolu virüslerinin halen çok yaygın olduğunu belirterek, ailelerin doktora danışmadan çocuklarına gelişigüzel antibiyotik ve vitamin takviyesinden kaçınmaları gerektiğini vurguluyor. Bilimsel temele dayanmayan, arkadaş tavsiyesiyle ve internetten edinilen bilgilerle yapılan uygulamaların çocuğu iyileştirmenin aksine, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek daha fazla zarar verebileceğini vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Çoban, çocuk sağlığında yapılan 6 önemli hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Dilek Çoban

Antibiyotik verirsem daha çabuk iyileşir!

Çocukların geçirdiği enfeksiyonların çok büyük bir kısmına virüslerin sebep olduğunu, antibiyotiklerin ise viral enfeksiyonlarda işe yaramadığını, bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanıldığını belirten Dr. Dilek Çoban “Gereksiz verilen antibiyotikler, çocukların bağırsak florasını kötü etkilemekle kalmıyor, antibiyotik direnci nedeniyle gerçekten ihtiyacımız olduğunda artık antibiyotikler de işe yaramaz hale geliyor. Bu nedenle doktorunuz önermeden kesinlikle antibiyotik kullanmayın. Doktorunuz gerekli gördüğünde antibiyotik tedavisi uygulayacaktır.” diyor.

Vitamin takviyesi yaparsam bağışıklığı güçlenir!  

Doktora danışmadan yapılacak vitamin ve omega takviyesi de fayda yerine zarar verebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Çoban “Vitaminler ve omega; sağlıklı bir metabolizma ve bağışıklık sistemi için çok önemli. Ancak her çocuğun vitamin ihtiyacı farklıdır. İhtiyacı olmayan vitamin takviyesini çocuğa vermek uzun dönemde karaciğer ve böbrekler başta olmak üzere ciddi sıkıntılara yol açabilir. Bu nedenle uzmana danışmadan ve gerekli tetkikleri yaptırmadan gelişigüzel vitamin takviyesi yapmamak gerekir. Çocukların günlük beslenmesini, taze meyve, sebze, balık, fındık, ceviz ve badem gibi besin değeri yüksek gıdalarla zenginleştirdiğinizde, yeterli süre uyumasını ve spor yapmasını sağladığınızda bağışıklığını da güçlendirmiş olursunuz.” diye konuşuyor.

Kalın giydirirsem hasta olmaz!

Toplumda doğru sanılan yanlışlardan biri de, çocukları kalın giydirmek, evin ısısını yüksek tutmak hatta çocuklarını dışarı çıkarmazlarsa hasta olmayacaklarını düşünmek! “Çocuklar üşüdükleri için hasta olmuyor. Enfeksiyona neden olan mikroplar soğuk havada, kalabalık alanlarda daha çok vakit geçirdiğimiz için daha kolay bulaşıyor ve hastalık yapıyor. Çocukları kalın giydirdiğimizde terleme de arttığından, dış ortama çıktıklarında daha çok üşüyor ve kolay hastalanıyorlar” diyen Dr. Dilek Çoban, çocukların açık havaya çıkarılması ve temiz hava almalarının sağlanması gerektiğini söylüyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi

Ateşini hemen düşürmeliyim, yoksa havale geçirir!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Çoban çocukların ateşi yükseldiğinde ebeveynlerin en çok havale ihtimali nedeniyle tedirgin olduklarını belirterek şöyle konuşuyor: “Ateşli havale özellikle ilk 5 yaşta görülür ve kalıtımın rolü büyüktür. Ailede benzer öykü varsa bu ihtimal çocuğun ateşinin 37 veya 40 derece olmasıyla değişmez. Ateş aslında bağışıklık sistemimizin iyi çalıştığının bir göstergesidir. Mikroplarla savaşta ve onlardan kurtulmada da önemli bir silahtır. Bu nedenle ateş; çocuğu rahatsız ettiğinde, çok yükseldiğinde ve ilk alınacak önlemlerle (üzerini inceltmek, ortamı serinletmek, ılık su ile duş, bol sıvı vermek gibi) düşürülemiyorsa ilaç verilmelidir.”

Okula ne kadar geç başlarsa, o kadar az hastalanır!

Okul, çocukların eğitim ve öğretimi kadar; sosyalleşmeleri, enerjilerini atmaları ve bağışıklık sistemlerinin gelişmesi için de önemli. Kapalı ve kalabalık ortamlar nedeniyle çocukların okula ne kadar geç başlarsa o kadar az hastalanacağı şeklindeki düşüncenin doğru olmadığını belirten Dr. Dilek Çoban “Çocuk bu mikroplarla er ya da geç karşılaşacak ve onlarla karşılaştıkça bağışıklık sistemleri bu mikropları tanıyıp savaşarak güçlenecek” diye konuşuyor.

Öksürüğünü, burun akıntısını hemen durdurmalıyım!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Çoban, en sık yapılan yanlışlardan birinin de çocuktaki öksürük ve burun akıntısını hemen durdurmaya çalışmak olduğunu belirterek şu bilgileri veriyor: “Oysa ateş, öksürük ve burun akıntısı hastalık değil, bağışıklık sistemimizin mikroplarla karşılaştığında başlattığı savaşın artıkları ve bu artıkları vücuttan atma yollarıdır. Aynı ateş gibi, öksürüğe de çocuğun uyku kalitesini, günlük aktivitesini bozacak kadar şiddetli olduğunda müdahale edilmelidir. Ancak öksürük şurubu ya da soğuk algınlığı ilacı vermeden önce mutlaka bir çocuk hekimine danışmak gerekir çünkü bazı öksürükler zatürre, bronşiolit gibi ciddi akciğer hastalıklarının habercisi olabilir. Unutmayalım ki, bir şurupla bu öksürüğün kesilmeye çalışılması, ciddi bir enfeksiyonun geç teşhis edilmesine ve bu nedenle tedavide geç kalınmasına sebep olabilir.”

Anıl Bayraktar beşinci single’ı “Gitmişsin”

Anıl Bayraktar beşinci single’ı “Gitmişsin”

Anıl Bayraktar’ın beşinci single’ı “Gitmişsin” 24 Mart’ta Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Sözü ve müziği Anıl Bayraktar’a ait olan şarkının düzenlemesinde ise Çağahan Öztürk ve Mete Han Tokuşoğlu imzası bulunuyor. Alternatif rock dinleyicilerini kalbinden vuracak bu balad, hüzünlü bir aşk hikayesinin sonuçlarını gözler önüne seriyor.