Yazılar

Ramazan’a mutluluk katan tatlılar

Ramazan’a mutluluk katan tatlılar

Özsüt, Ramazan sofralarına çok yakışan birbirinden lezzetli tatlıları ile 11 ayın sultanını karşılıyor.  Özsüt’ün maharetli şefleri özenle hazırlanan Kaymaklı Güllacı ve Saray mutfağından günümüze uzanan geleneksel şerbetli tatlıları, tüm aileyi bir araya getiren sofralara mutluluk katacak.

Özsüt’ün kendi üretimi olan taze kaymakla birleşerek lezzetine lezzet katıyor. Günlük ve en taze çiftlik sütüyle ıslatılmış yaprakları kaymak, badem ve ceviz ile buluşturan Kaymaklı Güllaç, ferahlatıcı tadını limon rendesinden alıyor. Bu hafif ve leziz tatlıya son dokunuş ise Antep fıstığı ve kiraz şekeriyle yapılıyor. Sadece Ramazan ayı boyunca Özsüt misafirleriyle buluşacak Kaymaklı Güllacı kaçırmayın!

Şerbetli tatlar

Kökeni Şam’a dayanan, Şam balı olarak da bilinen ve özellikle İzmir’de Tarihi Kemeraltı Çarşısı ile kentin kalabalık cadde ve sokaklarında sık sık rastlanan Şambali, Özsüt’ün maharetli ustaları tarafından ustalıkla pişiriliyor. Tam kıvamında hamuru ve şerbetiyle, altı, üstü dengeli kızarmış bu irmikli enfes tat damakları şenlendirirken, Saray Mutfağı’ndan günümüze uzanan birbirinden özel şerbetli tatlılar, Ramazan’a ayrı bir lezzet katıyor. Aslına uygun hazırlanan Ekmek Kadayıfı, günlük çiftlik sütünden özel üretilen peynirle lezzetlenen Peynir Tatlısı ve Ekmek kadayıfı üzerine yarım porsiyon kazandibi ve 2 top özel kaymaklı dondurma ile taçlandırılan efsane tatlı Asansör, tatlı krizlerine son verecek.

Sütlü tatlı

Pirinci özel taş değirmenlerde öğüten Özsüt, özgün tariflere ve yöntemlere sadık kalarak ilk günkü gibi aynı reçete ile ilerliyor. Özsüt’ün alamet-i farikası Kazandibi, Tavukgöğsü Kazandibi, Fıstıklı Kazandibi, Keşkül, Fırın Sütlaç, Sakızlı Muhallebi ve Karamelli Trileçe, Ramazan’a tat katacak.

Ramazan’da hem tok kalın hem de sağlıklı  

Ramazan’da hem tok kalın hem de sağlıklı  

Ramazan ayında oruç tutarken hem sağlıklı kalmak hem de kilo kontrolünü yönetmek büyük önem taşıyor. Su ve besinlerin değerinin en çok bilindiği bu dönemde bazı önerilere kulak vermek ve sağlıklı oruç tutmanın püf noktalarını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Nihan Yakut, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda dikkat edilmesi gerekenler hakkında önemli bilgiler verdi.

Uz. Dyt. Nihan Yakut

Hurmanın tüketim miktarına dikkat edin

Su, orucu açmanın en sağlıklı yoludur. Ardından çorba ile devam etmek de yine hafif ve sağlıklı olacaktır. İftar sofralarının vazgeçilmez meyvesi hurma ise şeker oranı yüksek bir kuru meyve olduğu için, kan şekerini hızla yükseltmektedir. Bunun için yemekten sonra tüketilmesi önerilmektedir. Ancak oruç mutlaka hurma ile açılacaksa, bir taneden fazla yenmemelidir. Çünkü art arda yenen birkaç hurma, kan şekerini hızla yükselttiği gibi yağ depolanmasına da neden olur ve şekeri birden düşürdüğü için de hipoglisemiye yatkınlık yapmaktadır.

5 adet zeytin bir tatlı kaşığı zeytinyağı yerine geçer

İftar sofralarında bir gelenek haline gelen Ramazan pideleri, beyaz undan yapılan ve kan şekerini hızla yükselten besinler arasında yer almaktadır. Bu nedenle pide tüketirken aşırıya kaçmamak gerekir. Yine iftar sofrasında bulunan zeytin de çok tüketilen bir besin olmasının yanında, kalori bakımından da zengindir. 5 zeytin bir tatlı kaşığı yağ yerine geçer ve bu nedenle zeytin tüketilecekse aşırıya kaçmadan yağ hakkı yerine, tuzsuz 5 adetten fazla tüketilmemelidir.

Uzun Ramazan günlerinde tok tutucu besinler

Tok kalabilmede en temel nokta, yeterli ve dengeli beslenmektir. Bunun yanında karbonhidrat tüketimi de tok kalmak için önemlidir. Beyaz değil kepekli makarna, pirinç pilavı değil bulgur pilavı, beyaz ekmek değil tam tahıllı ekmek tüketmek uzun sürecek oruç saatlerinde tok hissetmemize yardımcı olacaktır. Örneğin 1 pide 8 dilim ekmek yerine geçmektedir ancak içeriğinde beyaz un olması nedeniyle çabuk acıkmanıza sebep olacaktır. Pişirilen yemeklerin içinde mutlaka sebze veya et olması da yemeklerin yanında yoğurt veya cacık tüketilmesi de uzun süre tok kalınmasını sağlayacaktır.

Tok kalmak için doğru seçimler yapın

İftarda şekerli besinler tüketmek, bol meyve yemek veya beyaz un tüketmek kişiyi çok kısa süreli tok tutar. Bu nedenle doymak için yenilen börek, haşlanmış patates, pilav, makarna gibi besinler, çok kısa sürede acıkmaya neden olur. Şekerli içeceklerin, sütlü tatlıların ve unlu gıdaların ara öğünlerde tüketilmesi gerekir. Tok kalabilmek için yağ tüketimi de önemlidir.

Meyve suyu yerine şekersiz meyve kompostosu

Sahurda meyve suyu yerine meyvenin kendisinden yapılmış şekersiz kompostosunu tüketmek, sıvı miktarı ve posa içeriğinin yüksekliği nedeniyle gün içinde açlığın yoğun olarak hissedilmesini engel olur. Komposto ya da meyvenin kendisini tüketirken; kana geçiş hızı düşük olan armut, elma, kiraz, şeftali, kuru kayısı ve greyfurt gibi meyveler tercih edilmelidir.

Gazlı içeceklere dikkat!

Uzun süre açlıktan sonra boş mideye asitli içecek tüketimi mide dokusuna zarar verir. Gazlı, şekerli içecekler sindirim sisteminde yük oluşturmaktadır. İçindeki şeker yüzünden uzun süre açlıkta düşen kan şekeri hızla yükselip fazla insülin salgılayıp yağ depolamaya sebep olur. Yağ depolanması direk kilo alımına sebep olur. Kafeinli içecekler de aşırı tüketildiklerinde uykusuzluk, çarpıntı, kalp ritim bozuklukları gibi şikayetlere neden olabilir. Çay, kahve gibi içeceklerin aynı nedenle sınırlı olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Çok şekerli ve çok tuzlu besinler açlık ve susuzluğu artırır

Sahur ve iftarda basit şeker içeriği yüksek besinler kan şekerini hızla yükseltir ve açlığın yoğun bir şekilde yaşanmasına neden olur. Bunun yerine, kompleks karbonhidratlardan tam tahıllı, kepek, çavdar veya tam buğday unundan yapılmış ekmek, esmer pirinç, kepekli makarna gibi besinler, sebze ve meyveler uzun süre tok kalmaya yardımcı olur. Çok tuzlu besinler de sıvı elektrolit dengesini bozacağı için gün içerisinde susama hissini artıracaktır.

Liften zengin kolesterolden fakir beslenilmeli

Ramazan’da kronik hastalıkları olanların tüketmeleri gereken kolesterol ve şeker miktarlarının diyetisyen tarafından hastaya göre belirlenmesi gerekmektedir. Kronik hastalıkları olanlar için Ramazan’da sağlıklı beslenmenin altın kuralı; özellikle iftarda kızarma, katı yağlı ve ağır yemeklerin tüketilmemesi, sahurda ise kahvaltı etmektir.

Sağlıklı bir Ramazan geçirilmesi için;

  • Haftada iki gün, yağsız dana eti ve ızgara olmak kaydı ile kırmızı et tüketilebilir. Sucuk, sosis, pastırma ve salam gibi işlenmiş etlerden uzak durmalıdır.
  • Düzenli spor yapan kişiler sahur kahvaltısında, haftada iki üç kez yumurta tüketebilir.
  • Katı yağ tüketiminden uzak durulmalıdır.
  • Süt ve süt ürünleri de yarım yağlı olarak tüketilmelidir.
  • Lifli gıdaların alımına özen gösterilmelidir. Çavdar ve tahıl ekmeği, esmer makarna, bulgur ve esmer pirinç tüketimi tercih edilmelidir. Bu besinlerin tüketimi; haftada bir gün esmer pirinç, bir gün esmer makarna ve iki gün de bulgur şeklinde olmalıdır. Bu durum; kişinin yaşı, ek hastalıkları ve kilosuna uygun şekilde değişim gösterir.
  • Meyvelerden şeftali ve kayısı lifli olduğu için tercih edilmelidir.
  • Kronik hastalıkları olanların Ramazan döneminde yağlı ve şerbetli tatlılardan da uzak durması önemlidir.
  • İleri yaş kolesterol hastaları da, kolesterol yüksekliğine eşlik eden başka bir hastalıkları yoksa yediklerine dikkat ederek oruç tutabilir.

Hilton Istanbul Maslak’ta 5 farklı iftar menüsü

Hilton Istanbul Maslak’ta 5 farklı iftar menüsü

Hilton Istanbul Maslak, şirket ve gruplara özel hazırladığı birbirinden lezzetli iftar menüleriyle Ramazan’ı karşılıyor.

Sektörde otuz yılı aşkın deneyimiyle yenilikçi ve özgün tatlara imza atan Executive Chef Ceyhan Aşcıoğlu ve ekibinin elinden çıkan lezzetli menüler, 5 farklı alternatifle sunuluyor.

Birbirinden lezzetli iftariyeliklerle başlayacak olan Hilton Istanbul Maslak’ın set menüleri, seçime göre içinizi ısıtacak beş farklı çorba çeşidi ile devam ediyor. Ara sıcak olarak lezzetli ve doyurucu alternatifler sunulan menülerde, ana yemek seçenekleri geleneksel Türk mutfağının seçkin tatlarından oluşuyor. Ana yemeğin ardından ise beş ayrı menü için beş farklı tatlı seçeneği sunuluyor. İftarların vazgeçilmezi çay ve meşrubat ise limitsiz olarak set menüye dâhildir.

Bilgi:   0 212 305 10 00

Elektrikli Ford Explorer dünya turuna çıkıyor

Elektrikli Ford Explorer dünya turuna çıkıyor

Ford elektrikli otomobil devrimine liderlik etme misyonunda vites büyütürken, birçok kişi tarafından “Lexie Limitless” olarak bilinen influencer Lexie Alford ile güçlerini birleştirerek, Wanderwell’in mirasını bu kez tamamen elektrikli yeni Explorer ile dünya çapında iddialı bir yolculukla devam ettiriyor.

Bu yılın sonlarında başlayacak olan keşif gezisinde Lexie’nin zorlukları kucaklayacağı, birçok kültürden insanlarla tanışacağı ve olağanüstü güzelliğe sahip yerleri ziyaret edeceği gezinin tamamı sıfır emisyonlu Ford Explorer tarafından destekleniyor.

Dünyadaki her ülkeyi ziyaret eden en genç kişi olarak tarihe geçen Lexie, sonsuz bir merakla ve Wanderwell’den aldığı ilham ile yeni bir gezgin neslin yolunu açıyor.

Ford, tıpkı 1920’lerde Wanderwell’i desteklediği gibi, Lexie Alford ile de sürdürülebilir seyahat tutkusunu desteklemek ve aynı zamanda elektrikli bir otomobille gerçekten neyin mümkün olduğunu sergilemek için iş birliği yapıyor.

Ramazan’da kalp hastaları dikkat!

Ramazan’da kalp hastaları dikkat!

Onbir ayın sultanı Ramazan, bu yıl deprem felaketi nedeniyle ülke olarak yasa boğulduğumuz bir döneme denk geldi. Birlik ve beraberliğin, dayanışma ve yardımlaşmanın öneminin en fazla anlaşıldığı bu süreçte 22 Mart gecesi ilk sahur gerçekleştirilecek. Ramazan’da bazı yanlış davranışlar kalbin üzerine binen yükü artırdığından istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Peki kalp ve damar hastalığı olup oruç tutmak isteyenler nelere dikkat etmeli? Acıbadem Taksim Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil kalp hastalığı kontrol altında olan ve herhangi bir sorun yaşamayan kalp hastalarının doktor onayı olduğu taktirde oruç tutabileceğini, doktorun onay vermemesine rağmen oruç tutmalarının ise hayati riske dahi yol açabileceğini söylüyor. Doç. Dr. Macit Bitargil “Kulaktan dolma bilgiler bu süreçte ciddi tehlikeler yaratabilmektedir. Bu konu ile ilgili dünya çapında birçok çalışma yürütülmüş olmasına rağmen hala tam olarak bazı konularda bir fikir birliğine varılamamıştır. Bu yüzden her hasta ayrı olarak, ilgili hekim tarafından değerlendirilmeli ve bu karar hekimle beraber verilmelidir.” diyor. Doç. Dr. Macit Bitargil kardiyovasküler açıdan risk altında olan ancak doktorları tarafından kontrollü şekilde oruç tutmasına izin verilen hastaların mutlaka dikkat etmeleri gereken 5 noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Macit Bitargil

İftar ile sahur arasında 2.5 litre su tüketin!

Kalp ve damar sağlığı açısından risk altında olan ancak doktoru tarafından kontrollü şekilde oruç tutmasına izin verilen hastaların su dengesini iyi ayarlamasının çok önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil “Su dengesi iyi ayarlanmadığı taktirde hipovolemiye (vücudun susuz kalması) bağlı kalbin iş yükünde artma, bayılma, kalp krizi ve ölüm gibi hadiseler yaşanabilmektedir. Bu nedenle özellikle iftar ve sahur arasında belirli aralıklarla yaklaşık 2-2.5 litre su tüketmek büyük önem taşımaktadır.” diyor.

Beslenmede bunlara dikkat edin!

Susuzluğu tetikleyecek tuzlu, baharatlı gıdalardan ve asitli, şekerli içeceklerden uzak durmak gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil, sebze ve yeşilliklerden zengin beslenmenin, kırmızı et yerine balık tüketmenin, kızartma yerine haşlama, buğulama ve ızgara yöntemi tercih edilmesinin sağlıklı olacağını söylüyor. Hamur işleri ve şerbetli tatlılardan uzak durmak, aşırı tuz içeren besinlerden kaçınmak da kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

İlaçlarınızı doktora danışın!

Kardiyovasküler açıdan risk altında olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutması durumunda ciddi hayati tehlikeler ortaya çıkabileceğini belirten Doç. Dr. Macit Bitargil, ilaçların ve ilaç saatlerinin doktor tarafından Ramazan’a uygun olarak düzenlenmesinin ve doktorla sıkı iletişim içerisinde olmanın da çok önemli olduğunu vurguluyor. Doç. Dr. Macit Bitargil “Özellikle mutlaka kan sulandırıcı ilaç kullanması gerekenlerin kan sulandırıcıları kesmeleri veya kullanmamaları durumunda felç riskinden yaşam kaybına dek çok ciddi sonuçlarla karşılaşılabilir.” diyor.

Spor yaparken dikkat!

Ramazan boyunca fiziksel aktivite yapmak isteyen kalp hastalarının bazı noktalara dikkat etmeleri gerekiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil “Yanlış zamanda yapılacak fiziksel aktivite hali hazırda susuz kalmış bir insanda kalbin yükünü daha da artırıp istenmeyen sonuçlara, bayılmalara ve kalp krizlerine neden olabilir. O yüzden spor yapmak isteyenler kendilerini fazla zorlamadan ve doktorunun izin vermesi durumunda akşam yemek yedikten 2-3 saat sonra 30-40 dakika kadar yürüyüş yapabilirler” diyor. Doç. Dr. Macit Bitargil yemeğin hemen ardından yatmanın ise sakıncalı olduğunu, bu nedenle hareketsizlikten kaçınmak gerektiğini söylüyor.

Acıbadem Taksim Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil

Yeterince uyuyun

Ramazan boyunca yeterli uyku uyumanın, beynin doğru karar alma mekanizması ve hafıza, mantıksal düşünme gibi bilişsel fonksiyonlar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil şöyle konuşuyor: “Yeterli uyku alınmaması hatalı kararlar almaya, gün içerisinde sinirli olmaya, öfke patlamaları yaşamaya, baş ağrılarına ve stres yüklenmelerine de neden olacaktır. Bütün bunlar doğrudan ya da dolaylı olarak kalbin iş yükünü artıracak ve istenmeyen sonuçlara yol açabilecektir. Bu bakımdan iftardan sonra sahura kadar en az 4 saat kesintisiz gece uykusu uyumak, sahurdan sonra birkaç saat daha uyumak, gün içerisinde de 20 dakikalık ufak uyku molaları vermek önerilmektedir.”

Her hastaya göre değişiyor!

Yüksek tansiyonu kontrol altına alınmış hastaların, hafif-orta derecede kalp ve kalp kapak yetmezliği olanların, kalp ritim bozukluğu bulunanların doktor onayı olması durumunda kontrollü şekilde oruç tutabileceklerini söyleyen Doç. Dr. Macit Bitargil, buna karşın yakın zamanda kalp krizi geçirmiş ya da ciddi ritim bozukluğu olan hastaların, hipertansiyonu kontrolsüz seyredenlerin ve ileri derecede kalp kapak hastalığı olanların yüksek riskli kabul edildiklerini, bu nedenle oruç tutmalarının önerilmediğini vurguluyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil kalp ve damar hastalığı olanlarda özellikle kontrolsüz diyabet hastalığı ve kronik böbrek yetmezliği gibi ek hastalıklar varsa oruç tutmalarının önemli risklere yol açabileceğini; insülin kullanmayan ve diyabet ilaçları ile kan şekeri sıkı kontrol altında olan hastaların ise doktor kontrolü altında oruç tutmalarının mümkün olabildiğini söylüyor.

Ege manzarası eşliğinde iftar sofrası  

Ege manzarası eşliğinde iftar sofrası  

İzmir Marriott, Ramazan’ı Lima Restaurant’ta iftar set menüleriyle karşılıyor.

Pasaport İskelesi’nin yanı başında yer alan İzmir Marriott’ın yakın zamanda yenilenen deniz manzaralı restoranı, iftar yemeğinde bir araya gelmek isteyen gruplar için ideal.

Türk ve Osmanlı mutfağı ağırlıklı set menülerde geleneksel iftariyelikler, çorba, ara sıcak, ana yemek ve tatlı yer alıyor. Limitsiz meşrubat servisinin dâhil olduğu Lima Restaurant’ın set menüleri kişi başı 550 TL’den başlıyor.

Lacoste moda ve sporu birleştirdi

Lacoste moda ve sporu birleştirdi

Fransız moda evi Lacoste, yeni spor ayakkabısı L003 Neo’yu sunuyor.

Bu dinamik yaşam tarzı spor ayakkabısı, neopren ve file sayaya, karmaşık dantel tutturmaya, göz alıcı deliklere ve yan tarafında cesur Lacoste logosuna sahip.  Yeni sneaker çok modern, kalın bir dış tabanıyla dikkat çekiyor. L003 Neo, tenis topunun dinamizmine ve Lacoste’un bir spor lideri olarak zengin geçmişine saygı duruşunda bulunan, kahraman neon sarısı renk grubuna sahip. Kadınlar için şık monokrom pembe ve turkuaz dahil olmak üzere çeşitli parlak ve şık seçenekler, erkekler için ise tamamen siyah ve zamansız haki dahil olmak üzere klasik tonlardan oluşuyor.

Ozan Ünlü’nün yeni teklisi “Sakıncasızım”

Ozan Ünlü’nün yeni teklisi “Sakıncasızım”

Ozan Ünlü, yeni şarkısı “Sakıncasızım” 24 Mart’ta tüm dijital platformlarda.

Sakıncasızım’ın sözleri Ferhan Şensoy’un Gündeste isimli kitabındaki Sakıncasızım şiirine ait. Bestesi Ozan Ünlü’ye, düzenlemesi Alişan Göksu’ya ait olan şarkıda Ozan Ünlü, bu defa kendiyle ve hayatla yüzleşip barışıyor.

Boğa Boğa ilk fragmanı yayınlandı

Boğa Boğa ilk fragmanı yayınlandı

Netflix, yönetmenliğini Onur Saylak’ın, senaryo yazarlığını Hakan Günday’ın üstlendiği, başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ ve Funda Eryiğit’in paylaştığı yeni filmi Boğa Boğa’nın ilk resmi fragmanını ve görsellerini paylaştı.

Yapımcılığını Ay Yapım’ın üstlendiği ve 21 Nisan’da Netflix’te yayınlanacak filmin oyuncu kadrosunda Gürgen Öz, Müge Bayramoğlu, Onur Gürçay gibi isimler yer alıyor.

Prömiyerini 42. İstanbul Film Festivali kapsamında 15 Nisan’da gerçekleştirecek olan Boğa Boğa, aynı zamanda festivalin Ulusal Yarışma bölümünde de yarışacak.

Boğa Boğa Hakkında:
İstanbullu bir çift olan Yalın ve Beyza, Assos’ta bir köye taşınır. Yeni bir hayata başlamak üzere buraya gelmişlerdir. Ancak ilk günden itibaren köylüler Yalın’a olumsuz ve tehditkâr biçimde yaklaşır. Çok geçmeden bu tepkilerin şiddeti hızla yükselir ve bir gün Yalın, bir gencin saldırısına uğrar. Bu saldırıyla birlikte Yalın’ın gerçekte kim olduğu ortaya çıkacak ve köy halkıyla arasında gizli bir savaş başlayacaktır.

Yönetmen: Onur Saylak

Senarist: Hakan Günday

Oyuncu kadrosu: Kıvanç Tatlıtuğ (Yalın), Funda Eryiğit (Beyza), Gürgen Öz (Daim), Müge Bayramoğlu (Nehir), Onur Gürçay (Selami), Aşkın Şenol (İrfan), Hayat van Eck (Gaza), Kerem Arslanoğlu (Cevdet), Onur Akgülgil (Cezmi), Ahmet Baki Kurtuluş (Remzi), Nadi Güler (Ayhan)

Yapımcı: Kerem Çatay

Yapım Şirketi: Ay Yapım

Oruç tutanlar dikkat!

Oruç tutanlar dikkat!

“Öğün olarak sahuru atlamayın”

Ramazan ayı perşembe günü başlıyor. Oruç tutan vatandaşlarımız hazırlıklarını neredeyse tamamladı, ilk sahur ve iftarlarını yapmaya hazırlanıyorlar. Peki sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme için Ramazan ayında neler yapılmalı? Bu önemli ayda, sağlıklı sahur ve iftar menüleri, öğünlerin porsiyon boyutları ve aralıkları hakkında beslenme uzmanlarının tavsiyelerine kulak verilmeli. Altınbaş Üniversitesi SHMYO Öğr. Gör. Özlem DEMİR, yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için en az 2 öğünün tamamlanmasının şart olduğuna dikkat çekti. Özlem Demir, özellikle sahur öğününün atlanmasının sağlık açısından çok tehlikeli olduğunu belirtti. “Öğün atlamak, açlık süresinin en az 5 saat daha uzatılmasına neden olur. Bu da şekerinizin iftardan daha erken sürede düşmesine ve günlük hayatınızda yaşayacağınız birçok probleme neden olabilir.” diyerek önemli uyarılarda bulundu.

Öğr. Gör. Özlem Demir

“Sahurda çorba, hafif sulu yemekler veya kahvaltı tercih edin”

Geceleri metabolizma hızının düşmesinin tersine, öğünlerin yağa dönüşme hızının arttığını hatırlatan Özlem Demir, bunun da kilo alımını hızlandırdığını söyledi. Bu nedenle sahurun çorbalar, hafif sulu yemekler, salata türevleri, süt ve yoğurt ürünlerinden oluşan öğünlerle veya hafif kahvaltı ile tamamlanmasını vurguladı. Sahurda, özellikle aşırı tuzlu, yağlı yemeklerden ve hamur işlerinden uzak durulmasını tavsiye etti.

“İftarda ise büyük porsiyonlar yerine aralıklı küçük porsiyonlar tüketilmeli”

Özlem Demir, iftar sofrasında ise aşırı yeme isteğine karşı gelerek tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonların tüketilmesinin önemine değindi. “Özellikle iftarlarda yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, iyice çiğneyerek ve yavaşça tüketilmeli. Yemeğe iftariyelik ürünler ile başlanmalı ve ardından çorba tercih edilmeli. Ana yemeğe ise en az 15 dakika bekledikten sonra başlanmalı.” dedi. İftar ve sahur arasında sıvı ihtiyacının karşılanması için en az 2 litre kadar su tüketilmesini öneren Demir, susama hissi olmasa bile bu süre aralığında suyun yanında destekleyici ayran, süt, hoşaf, meyve suyu ve çayların büyük faydası olacağını kaydetti.

“Kızartma, hamur işleri ve pirinç pilavından uzak durun”

İftarda kızartmalardan, hamur işlerinden, kan şekerini hızlı yükselten pirinç pilavı veya patates gibi öğünlerden uzak durulmasını dile getiren Demir, “Bunlar yerine kepekli veya bulgurlu ürünler tercih etmeli. İftar sonrası şerbetli tatlılar yerine şeker ihtiyacını sütlü tatlı hatta meyve ile gidermek daha sağlıklı olur.” görüşünü dile getirdi.

“Diyabet hastaları, emziren anneler uzun süren açlık için doktorlarına danışmalı”

Özlem Demir, diyabet hastalarını, hamileleri, emziren anneleri, geriatrik hastaları ve okul çağı çocuklarını sağlıklarını etkileme riski olması sebebiyle uzun süre aç kalma konusunda mutlaka bir doktora ve diyetisyene danışmaları konusunda uyardı. Bir hastalığı olmaması halinde bile sağlığı olumsuz etkilenen kişilerin oruca ara vermelerini ve sağlık durumu oruç tutmasına elverişli olmayan bireylerin de durumlarını iyi değerlendirmeleri gerektiğini anlattı.

“İftar sonrası, 20-30 dakika hafif tempolu spor yapılabilir”

Oruçluyken gün içinde herhangi bir egzersiz yapılmasını önermediklerini hatırlatan Demir, bununla birlikte haftada en fazla üç kere, iftar öğününü yedikten sonra 20-30 dakikayı geçmeyecek hafif tempolu spor yapılabileceğini söyledi. Özellikle iftar sonrası yapılan yürüyüşlerin, bağırsak hareketlerini arttırarak kabızlığın oluşmasını da önleyeceğini ve gece rahat uyumaya yardımcı olacağını ifade etti.  Demir son olarak, “Normal beslenme düzenimizi değiştirdiğimiz bu ayda sağlıklı beslenmek bağışıklık sistemimizin güçlü kalmasını sağlayacaktır. Ramazan sonrası bayramda da aynı uyarılara dikkat etmeli. Normal düzene vücudu alıştırarak ve yavaş yavaş geçmeliyiz.” dedi.