Yazılar

Caresse Art’ta Zübeyde Çelik’ten “Harvest Time”

Caresse Art, 15-17 Haziran tarihleri arasında çağdaş sanatın güçlü isimlerinden Zübeyde Çelik’in solo sergisi “Harvest Time”’a ev sahipliği yaptı. 19 özel eserden oluşan sergi, doğa, insan ve gelecek arasındaki ilişkiyi sürdürülebilirlik perspektifinden ele alarak sanatseverlere unutulmaz bir deneyim sundu.

Çelik’in eserlerinde geniş buğday tarlaları, çalışan çiftçiler ve doğanın döngüsel yapısı öne çıkıyor. Sanatçı, impasto tekniğiyle empresyonist etkiler yaratırken, üç boyutlu ve dokunsal bir his uyandırıyor. Çocukluğunda ailesine ait çiftlikte edindiği izlenimlerden beslenen Çelik, eserlerine yaşanmışlık duygusunu ve güçlü bir perspektifi taşıyor.

“Harvest Time”, yalnızca hasat zamanını değil; insanlığın bugün attığı adımların yarın doğuracağı sonuçları da simgeliyor. Sergi, sürdürülebilir bir dünya için toprağın ve başakların önemini vurgularken, izleyiciyi çevresel farkındalık ve toplumsal sorumluluk üzerine düşünmeye davet ediyor.

Caresse Art’ta düzenlenen interaktif Art Talk etkinliği ise sanat ve sürdürülebilirlik ekseninde özel bir buluşma noktası yaratarak büyük ilgi gördü.

 

 

#ZübeydeÇelik #HarvestTime #CaresseArt #ÇağdaşSanat #Sürdürülebilirlik #SanatSergisi #İstanbulSanat #PauseDergi #SanatVeDoğa #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mina Hasman’a Britanya İmparatorluk Nişanı

Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla uluslararası ölçekte tanınan Mina Hasman, Birleşik Krallık’ın en saygın sivil onurlarından Britanya İmparatorluğu Nişanı (OBE) ile ödüllendirildi. TIME dergisinin TIME100 İklim listesinde yer alan Hasman, bu nişana layık görülen ilk mimar oldu.

Kral’ın 2026 Doğum Günü Onur Listesi’nde adı geçen Hasman, küresel mimarlık şirketi SOM’da Sürdürülebilirlik Direktörü olarak görev yapıyor. İklim okuryazarlığı, net sıfır karbon tasarımı ve sürdürülebilir kentleşme alanındaki katkılarıyla öne çıkan Hasman, COP26’da tanıtılan Urban Sequoia konseptinin geliştirilmesinde üstlendiği rolle dikkat çekmişti. Bu proje, yüksek binaların karbon emen yapılara dönüştürülmesini hedefliyor.

Hasman, ödül sonrası yaptığı açıklamada bu başarının ekiplerin ve sektör paydaşlarının ortak emeğinin sonucu olduğunu belirterek, “Sürdürülebilirlik çağımızın en önemli sorumluluklarından biri” dedi.

Aynı zamanda eğitim alanında da aktif olan Hasman; Bartlett Mimarlık Okulu, Mimarlık Birliği (AA) ve Manchester Mimarlık Okulu’nda ders vererek yeni nesil mimarların sürdürülebilirlik odaklı yetişmesine katkı sağlıyor. Resmi takdim töreni ise ilerleyen dönemde Kral veya Kraliyet Ailesi üyeleri tarafından gerçekleştirilecek.

 

#MinaHasman #BritanyaİmparatorlukNişanı #OBE #Sürdürülebilirlik #UrbanSequoia #TIME100 #NetSıfırKarbon #Mimarlık #KraliyetOnuru #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Elif Sanchez’in 4. Albümü “Así pues…” Yayında

Elif Sanchez, 4. albümü “Así pues…” ile müzikseverlerle buluştu. 5 Haziran’da tüm dijital platformlarda yayınlanan albüm, O Kwarteto Yaylı Dörtlüsü eşliğinde kaydedildi ve Guinga, Antonio Serrano, Cenk Erdoğan ile Dimitris Bakoulis gibi isimleri konuk sanatçı olarak ağırladı.

İspanyolca, Portekizce, Türkçe ve Yunanca şarkılardan oluşan albüm, dinleyiciyi Brezilya’dan İspanya’ya, Yunanistan’dan Türkiye’ye uzanan bir müzikal yolculuğa çıkarıyor. Sanchez, “Albümde yıllardır hayranlıkla takip ettiğim müzisyenlerle aynı yolculuğu paylaşmak çok kıymetliydi” diyerek projenin kendisi için önemini vurguladı.

Sanatçı, daha önce “Stages of Love” albümü ve Kenan Doğulu ile seslendirdiği ‘Vuelve (Kurşun Adres Sormaz Ki)’ düetiyle büyük ses getirmişti. Yeni albümüyle ise caz, klasik ve halk müziğini harmanlayan özgün tarzını bir kez daha ortaya koyuyor.

 

#ElifSanchez #AsíPues #YeniAlbüm #MüzikHaberleri #CazMüziği #TürkSanatçı #PasionTurca #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Erman Ertuğrul’dan Arkeolojiye Popüler Bir Yolculuk

Mundi Kitap etiketiyle yayımlanan Arkeofili: Taşlar, Kemikler, Efsaneler, arkeoloji ve popüler bilim platformu Arkeofili’nin kurucusu Erman Ertuğrul imzasıyla okurlarla buluştu. Kitap, Anadolu’dan dünyaya uzanan arkeolojik hikâyeleri bilimsel ama anlaşılır bir dille aktarıyor.

Eser, geçmişe dair en çok merak edilen sorulara yanıt verirken, Türkiye’nin arkeolojik mirasını öne çıkarıyor. İlk büyük boyutlu çıplak kadın heykelinin Muğla’da sergilenmesi, fosilleri kanıt olarak kullanan ilk insanlardan birinin İzmirli olması, griffon efsanesini Antik Yunan’a tanıtan Balıkesirli bir figür gibi örnekler kitapta yer alıyor.

Ölü gömme ritüellerinin başlangıcı, antik insanların dinozor fosillerine bakışı, çıplak heykellerin anlamı, garip kafatası biçimlerinin kökeni ve hayalet korkusunun tarihi gibi sorulara bilimsel ama keyifli yanıtlar sunuluyor.

Kitap, yalnızca dünya arkeolojisine değil, Anadolu’nun insanlık tarihindeki kritik rolüne de ışık tutuyor.

 

 

#Arkeofili #ErmanErtuğrul #MundiKitap #Arkeoloji #PopülerBilim #AnadoluTarihi #KitapHaberleri #ArkeolojiMeraklısı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Sen Yoluna Git” Dijital Platformlarda Yayında

Pop müziğin efsane ismi Hakan Peker, 3 yıl aradan sonra yeni single çalışması “Sen Yoluna Git” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. 17 albüm ve unutulmaz hitleriyle hafızalara kazınan sanatçı, bu kez yaz enerjisini yansıtan hareketli ve akılda kalıcı bir pop şarkısı sunuyor.

Söz ve müziği Hakan Peker’e ait olan şarkının düzenlemesini Barış Mert Peker üstlenirken, klibin yönetmen koltuğunda Kemal Başbuğ yer alıyor. Dinamik ritmi ve güçlü melodisiyle öne çıkan “Sen Yoluna Git”, sanatçının yıllardır sürdürdüğü pop çizgisini günümüz sound’uyla buluşturuyor.

Şarkı, Peker Müzik Yapım ve Avrupa Müzik (avrupamuzik.com.tr in Bing) iş birliğiyle tüm dijital platformlarda yayında.

 

#HakanPeker #SenYolunaGit #YeniŞarkı #PopMüzik #TürkMüziği #PekerMüzik #AvrupaMüzik #MüzikHaberleri #Magazin #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Astroloji ve Psikoloji Raflarda Buluştu

Astrolog ve Yazar Ertan Alyaprak, Ceres Yayınları etiketiyle yayımlanan Psikolojik Astroloji adlı kitabıyla astrolojiyi günlük burç yorumlarının ötesine taşıyor. Eser, Carl Gustav Jung’un arketip teorilerinden yola çıkarak astrolojiyi modern psikolojiyle buluşturuyor ve okuyucuyu gökyüzünden çok kendi iç dünyasına bakmaya davet ediyor.

Kitapta burçların temel özellikleri, ilişki dinamikleri ve psikolojik eğilimler ele alınırken; astrolojinin insan davranışları ve kişilik yapılarıyla kesişen yönleri ön plana çıkarılıyor. Böylece astroloji, kehanet aracı olmaktan çıkıp bireysel farkındalık ve içsel yolculuk için bir rehber haline geliyor.

 

#PsikolojikAstroloji #ErtanAlyaprak #CeresYayınları #Astroloji #Psikoloji #KitapHaberleri #YeniKitap #KültürSanat #Burçlar #İçselYolculuk #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yağmurlu havaya aldanmayın, güneş ışınları her yerde

Güneş ışınları vücudumuzda D vitamini sentezinin yanı sıra ruh sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz üzerinde son derece önemli bir rol oynuyor. Ancak, kontrolsüz şekilde güneş altında kalmak cildimizde ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Özellikle açık tenli, açık renk gözlü ve çilli kişiler daha fazla tehdit altında oluyor. Ciltte yanık, kızarıklık ve su toplaması gibi hızlı etkilerinin yanı sıra; kuruluk, ince ve derin kırışıklar, kahverengi ve kırmızı lekeler gibi sonradan oluşan hasarlar da gelişebiliyor. Daha da önemlisi cilt kanserine adeta davetiye çıkarıyor! Üstelik eskiden daha çok ileri yaşların sorunu olan cilt kanseri, incelen ozon tabakası nedeniyle günümüzde 30’lu yaşlarda da daha sık görülüyor. Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, bu nedenle cildimizi  yaz aylarında güneş ışınlarından mutlaka korumamız gerektiğine dikkat çekerek,  “Düzenli ve yeterli miktarda güneş koruyucu kullanımı, uygun saatlerde dışarı çıkılması, koruyucu kıyafetlerin tercih edilmesi ve bulutlu havalarda dahi tedbirlerin sürdürülmesi cildimizi güneşin zararlı ışınlarından korumak için en etkili savunma yöntemleri arasında yer almaktadır” diyor.  Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, zararlı güneş ışınlarından korunmak için almamız gereken önlemleri anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Dr. Şenay Ağırgöl

Dr. Şenay Ağırgöl

Bu saatler arasında güneşe çıkmayın

Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 10.00-16.00 saatleri arasında UV yoğunluğu en yüksek seviyeye çıkıyor. Bu saatlerde alınan ışın miktarının cildin savunma kapasitesini zorlayabildiğini anlatan Dr. Şenay Ağırgöl, ”Dolayısıyla güneşin yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı saatlerde güneşe çıkılmamalı, bu mümkün değilse şapka ve gözlük kullanılmalı ve gölge alanlar tercih edilmelidir” diye konuşuyor.

Güneş koruyucu kullanımını günlük rutine dönüştürün

Cildimizi korumak için dikkat etmemiz gereken bir başka önemli nokta ise güneş koruyucudan düzenli olarak faydalanmak olmalı. Ancak, çoğumuz güneş koruyucuyu yalnızca plaja giderken kullanıyoruz. Dermatoloji Uzmanı  Dr. Şenay Ağırgöl, güneş koruyucu ürünlerin günlük bakımın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirterek,  “Koruyucu ürünün etkili olabilmesi için dışarı çıkmadan yaklaşık 15- 30 dakika önce sürülmesi ve gün içinde yenilenmesi son derece önemlidir. En az SPF 30 koruma sağlayan ürünler UV ışınlarının cilt üzerindeki yıkıcı etkilerini azaltmaya yardımcı olmaktadır” diyor.

Güneş koruyucuyu her 2 saatte bir uygulayın

Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneş koruyucuların etkilerinin devam etmesi için genel olarak her 2 saatte bir yenilenmelerini önerirken, şu bilgileri veriyor: “Terleme, denize veya havuza girme, yüzü havluyla kurulama gibi durumlarda ise bu sürenin beklenmeden ürünün tekrar sürülmesi gerekir. Tek seferlik uygulamanın gün boyu koruma sağlamadığı unutulmamalıdır.”

Şapka ve koruyucu kıyafetleri ihmal etmeyin

Güneş koruyucuların yanı sıra almamız gereken başka önemli tedbirler de büyük önem taşıyor. Geniş kenarlı şapkalar yüzü, kulakları ve enseyi korurken uzun kollu ince giysiler de UV ışınlarının cilde doğrudan ulaşma riskini azaltıyor. Bu kıyafetlerin güneş koruyucu özellik taşıması daha etkin koruma sağlıyor.  Fiziksel koruma yöntemleri özellikle uzun süre dışarıda bulunacak kişiler için büyük avantaj sağlıyor.

Gölgede olsanız bile tedbiri elden bırakmayın

Şemsiyenin altında, denizde ya da bir ağacın gölgesinde kaldığımızda cildimizi güneşten koruduğumuz düşüncesine kapılabiliyoruz.  Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, aslında kum, beton, kumaş, su ve açık renkli yüzeylerin güneş ışınlarını yansıtarak cilde ulaşmasına neden olabildiğine vurgu yapıyor. Dolayısıyla gölgede bulunmak koruyucu önlemleri tamamen bırakmak için yeterli bir gerekçe oluşturmuyor.

Bulutlu havalarda da korunmaya devam edin

Toplumda en sık yapılan hatalardan biri bulutlu havalarda riskin ortadan kalktığını düşünmek. “Oysa UV ışınlarının önemli bir bölümü bulut tabakasını aşabiliyor” uyarısında bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr.  Şenay Ağırgöl, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hava kapalı, yağmurlu ya da serin olsa bile cilt güneş ışınlarından etkilenmeye devam eder. Bu nedenle güneş koruyucu kullanımı yalnızca güneşli günlerle sınırlandırılmamalıdır.”

Bol su içerek cildin savunmasını güçlendirin

Güneş altında geçirilen zaman arttıkça vücudun sıvı kaybı da yükseliyor. Yeterli su tüketimi cildin nem dengesinin korumasına yardımcı olurken sıcak havanın oluşturduğu stresin etkilerini azaltabiliyor. Özellikle yaz aylarında susama hissi beklenmeden gün içinde düzenli aralıklarla su içilmesi büyük bir önem taşıyor.

Yetersiz miktar ‘eksik koruma’ demek

 Güneş koruyucu ürünlerin etkili olabilmeleri için vücuda uygulama miktarı da son derece önemli. Ürünlerin yeterli kalınlıkta, ciltte katman oluşturacak şekilde ve ovalamadan uygulanması gerektiğini belirten Dr. Şenay Ağırgöl, “Bu miktar yüz, saçlı deri ve boyun bölgesi için yaklaşık bir tatlı kaşığı veya işaret ve orta parmak olmak üzere 2 parmak olmalıdır. Ense, dudak ile ayaküstü gibi güneş ışınlarının dik geldiği bu bölgeler de ihmal edilmemelidir” bilgisini veriyor. Cildimizi  güneşten etkin koruduğumuzun en önemli işareti ise ciltte güneş sonrası kızarıklık oluşmaması ve cilt tonunun değişmemesi.

 

 

 

 

#GüneşYanığı #CiltSağlığı #Dermatoloji #SPF30 #GüneşKoruyucu #CiltKanseri #SağlıklıYaşam #YazAyları #UVKoruma #GüneştenKorunma #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Kobalt Rotalar” Sergisi

Şule Gazioğlu Gallery, küratörlüğünü Feride Çelik’in üstlendiği “Kobalt Rotalar” başlıklı karma sergiye 18 Haziran – 12 Temmuz 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Sergi, 14. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan Doğu Asya porselen geleneğini çağdaş sanatın farklı ifade biçimleriyle buluşturarak kobalt mavisinin kültürler ve yüzyıllar arasında kurduğu görsel bağları araştırıyor.

Serginin çıkış noktasını, Giritli bir deniz ticaret ailesinin nesiller boyunca koruduğu Ming, Kangxi, Qianlong ve Edo dönemlerine ait mavi-beyaz porselenler oluşturuyor. Bu tarihsel seçki, çağdaş sanatçıların üretimleriyle yeniden yorumlanıyor. Payidar Şeyma Alışır fotoğraf ve dijital görüntü üretimiyle porselen motiflerini insan bedeni ve belleğin imgeleriyle buluştururken; Setenay Alpsoy ise kent dokularından yola çıkarak tarihsel desenlerin çağdaş karşılıklarını sorgulayan resimler üretiyor.

Çukur taslar, tabaklar, kupalar ve çay bardaklarından oluşan seçki, Ming Hanedanlığı’nın klasik formlarından Edo döneminin zarif estetiğine kadar uzanıyor. Tarihsel nesneler ile çağdaş sanat üretimlerini aynı mekânda buluşturan sergi, mavi ve beyazın yüzyıllardır süregelen görsel dilini yeniden düşünmeye davet ediyor.

 

#KobaltRotalar #ŞuleGazioğluGallery #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #PorselenSanatı #KültürelMiras #FerideÇelik #PayidarŞeymaAlışır #SetenayAlpsoy #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Boyun Fıtığında Mikrocerrahi ile Etkin Tedavi

Boyun fıtığı yetişkinlerde boyun ağrısının yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Hastalığın şiddeti hafiften şiddetliye ve hatta yaşamı tehdit edici düzeye kadar değişebiliyor. Boyun fıtığı özellikle, uzun süre masa başında, bilgisayar ekranı karşısında uzun zaman geçiren banka devlet daireleri gibi yerlerde çalışanlarda; diş hekimi, santral görevlisi gibi bazı meslek gruplarında yaptığı iş gereği sık görülüyor. Ayrıca genetik olarak kasları zayıf olanlarda, spor yapmayan kişilerle, bedenen ağır iş yapan inşaat işçiliği gibi meslek gruplarında boyun fıtığı ile daha fazla karşılanıyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir, Omurga ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Akyüz, boyun fıtığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Mahmut Akyüz

Prof. Dr. Mahmut Akyüz

Kol ve ellerde kuvvet kaybına neden olabilir
Boyun fıtığı aynı bel fıtığı gibi omur kemikleri arasında amortisör görevi gören jel kıvamındaki disklerin yırtılarak, çevrelerindeki omurilik ve sinir köklerine bası yapmasıyla ortaya çıkar. Fıtık hangi seviyede ise bu seviye uyan ve etkilenen sinir kökü alanında kaslarda zedelenmeler ve ağrı olur.

Fıtık hangi seviyede ise bu seviyeye uyan ve etkilenen sinir kökü alanında kaslarda ağrı gelişir. Eğer sadece tek bir sinir etkilenmiş ise, kolda, el ve parmaklara kadar vuran ağrı, sızlama, karıncalanma, eğer ciddi bası varsa kol ve ellerde kuvvet kaybı izlenir. Bundan bir aşama daha ileri gider ve omurilik sıkışırsa bu bulgulara ek olarak ayaklarda da karıncalanma yanma, uyuşma, yürüme zorluğu idrar ve büyük abdesti kaçırma gibi şikayetler ortaya çıkar. Burada oluşan hasar nadir de olsa zamanla vücut tarafından onarılabilir.

Tedavi kişinin şikayetlerine göre şekillenir
Boyun fıtığında şikayetlerin oluş şekli ve hikayesinin tam olarak öğrenilmesi, ayrıntılı nörolojik muayene, uygun radyolojik incelemeler ve gerekli olan durumlarda uygulanan sinir elektrosu tetkiki (EMG) ile tanı konur. Boyun fıtığında tedavinin kişinin ağrıdan etkilenme derecesi, muayene ve radyolojik bulgular ve beklentilerine göre ayarlanması gerekir. Ufak ve sinir basısı oluşturmayan fıtıklarda yaşam konforunu artırmaya ve ağrıyı azaltmaya yönelik fizik tedavi, egzersiz, kaplıca ve medikal masaj tedavileri uygulanabilir. Bunların tedavi edici özelliğinden çok rahatlatıcı ve zaman kazandırıcı fonksiyonları vardır. Kimi zaman yıllar içinde küçülme ihtimali ortaya çıkar. Bunların dışındaki alternatif tedaviler çekme, lazer ve ozon tedavisi gibi yöntemlerin riskleri olabilir ancak etkinliği yoktur.

Ameliyatı son çare olarak görmek doğru değil
İlaç, istirahat ve diğer tedavi yöntemleri ile rahatlamayan ya da nörolojik belirtileri olan hastalara cerrahi tedavi yöntemleri önerilir. Uygun hastaya, uygun zamanda ve doğru girişimin yapılması önemlidir. Son çare olarak cerrahi tedaviye gitmek veya son aşamaya gelinceye kadar beklemek doğru değildir ve mikrocerrahinin etkinliğini düşürür. Boyun fıtığında mikrocerrahi güvenilir ve başarılı bir tedavi yöntemidir. Ameliyat 2 cm’lik kesilerden, özel ameliyat mikroskobu ile yapılır ve ortalama 2 saat sürer. Ameliyatın 2. haftasındaki kişiler normal yaşantılarına rahatlıkla dönebilirler.

Ameliyattan sonra düzenli egzersiz önemli
Hastalar, başarılı bir operasyondan sonra yaşantılarındaki risk faktörlerinden olabildiğince uzaklaşmalı, düzenli ve istikrarlı egzersiz programlarına mutlaka uymalıdır. Ameliyat sonrası yapılan egzersizler sonucu destekler. Ayrıca kilo azaltılması, düzenli egzersiz programları, fizik tedavi gibi yardımcı tedbirlere başvurulması önemlidir. Bu operasyonlardan sonra haftada 3 gün 1’er saatlik egzersiz programları, elde edilen başarılı sonucu destekleyecektir.

 

#BoyunFıtığı #SağlıkHaberleri #MemorialHastanesi #ProfMahmutAkyüz #OmurgaSağlığı #BeyinCerrahisi #FizikTedavi #Mikrocerrahi #BoyunAğrısı #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Eser Keçeci “Suspended Between”

Art Rooms, Girne’nin önde gelen çağdaş sanat galerilerinden biri, Eser Keçeci’nin dördüncü kişisel sergisi “Suspended Between”e ev sahipliği yapıyor. Çocukluk anılarından masallara, kişisel hafızadan kentsel belleğe uzanan sergi; resim, çizim, kolaj ve video çalışmalarını bir araya getirerek izleyiciyi gerçek ile hayal arasında salınan şiirsel bir dünyaya davet ediyor.

El yapımı ve transparan yüzeyler üzerine kurulan eserler, hafıza, mekân ve zaman arasındaki kırılgan geçişleri görünür kılıyor. Çocuk figürleri, kâğıt tekneler, kuşlar ve masal karakterleriyle kurulan düşsel atmosfer, izleyiciyi keşif ve hatırlama süreçlerine ortak ediyor. “Suspended Between”, 10 Haziran–22 Ağustos 2026 tarihleri arasında pazar günleri hariç her gün 13.30–20.30 saatleri arasında Art Rooms’da ziyaret edilebilecek.

 

 

#EserKeçeci #SuspendedBetween #ArtRooms #ÇağdaşSanat #GirneSanat #SanatSergisi #MasalsıSanat #SanatHaberleri #KıbrısSanat #ContemporaryArt #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity