Yazılar

Sekiz haftadan uzun süren öksürüğe dikkat!

Sekiz haftadan uzun süren öksürüğe dikkat!
Sonbahar ve kış mevsiminde hekimlere en sık başvuru nedenleri arasında yer alan ‘öksürük’ bazen haftalarca dinmeyebiliyor. Akciğerleri rahatsız eden yabancı madde ile mukusu dışarıya atmanın temel yöntemi olan öksürük yetişkinlerde sekiz haftadan uzun süre devam ettiğinde ‘kronik öksürük’ olarak adlandırılıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, dinmeyen öksürük yakınmasında mutlaka hekime başvurmak gerektiğine dikkat çekerek, “Öksürük genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları ve sigara kullanımından kaynaklansa da önemli hastalıklara da işaret edebiliyor. Bu nedenle sekiz haftadan uzun süren öksürüğün ‘griptendir’ veya ‘sigara öksürüğüdür’ diyerek hafife alınmaması gerekiyor. Zira öksürüğü önemsememek ciddi hastalıkların teşhis ve tedavisini geciktirebiliyor” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süfa Alzafer, kronik öksürüğe yol açan etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Süha Alzafer

Sigara
Kronik öksürüğün nedenlerinin başında sigara içmek ve dumanına maruz kalmak geliyor. Öyle ki sigara içen kişilerde kronik öksürük görülme oranı hiç sigara kullanmayan veya sigarayı bırakmış kişilerden 3 kat daha fazla. Sigaranın kronik öksürüğe yol açmasının sebebi ise solunum yollarını tahriş etme özelliğine sahip olması. Ancak öksürük aynı zamanda akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarından da kaynaklanabiliyor. Sigara kullanan kişilerin öksürüğün sigara nedeniyle oluştuğunu düşünmeleri altta yatan önemli hastalıkların tanısında gecikmeye yol açabiliyor.
Astım
Astım kronik öksürük yakınmalarının ilk nedenleri arasında yer alıyor. Yapılan çalışmalara göre; astım her 100 hastadan 57’sinde tek başına öksürük belirtisiyle başlıyor. Genellikle gece uykudan uyandırıyor veya sabaha doğru gelişiyor. Beraberinde nefes darlığı ve hışıltılı solunum gibi yakınmalar da görülebiliyor.
Gastroösofageal reflü
Gastroösofageal reflü, yemek borusu ile mide arasındaki bölgede oluşan gevşeklik nedeniyle mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması olarak tanımlanıyor. Buna bağlı olarak hem ses tellerinde asit muhteviyatlı içeriğin tahrişe yola açması hem de gıda kırıntılarının istemsiz olarak akciğerlere kaçması sonucu kronik öksürük oluşuyor.
Sinüzit
Sinüzit hastalığında oluşan geniz akıntısı da sıklıkla kronik öksürüğe neden olabiliyor. Zira, geniz akıntısının içinde yer alan bazı iltihabi maddeler boğazı tahriş ederek öksürüğü tetikleyebiliyor. Geniz akıntısından kaynaklanan kronik öksürük genellikle geceleri yatınca artıyor. Dr. Süha Alzafer, genizde oluşan akıntı geçmeden öksürükle baş etmenin çoğu zaman mümkün olmadığına işaret ederek, “Dolayısıyla geniz akıntısı nedeniyle gelişen kronik öksürükte ilaçları uzun süre kullanmak gerekebiliyor” diyor.
Bronşektazi
Kronik öksürük, geçirilmiş zatürre enfeksiyonları sonrasında bronşların genişlemesi ve deforme olmasıyla karakterize bir hastalık olan bronşektazinin habercisi olabiliyor. Dr. Süha Alzafer, bu hastalıkta kronik öksürüğün yanı sıra sürekli ve bol miktarda balgam çıkarma sorununun da yaşandığını belirterek, “Ayrıca zaman zaman hayatı tehdit edici boyutlarda kanlı balgam görülebiliyor. Bu tabloya özellikle enfeksiyon eklendiğinde öksürük yakınması artıyor” diyor.
Bronşit
Bronşit, akut ve kronik bronşit olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Kronik öksürük daha çok kronik bronşit sebebiyle gelişiyor ve sıklıkla sigara içenlerde görülüyor. Özellikle sonbahar ve kış mevsiminde en az üç ay boyunca devam eden öksürük ile balgam yakınmaları kronik bronşit habercisi olabiliyor. Akut bronşitte ise öksürük çoğunlukla günler içinde geçiyor ve kronik öksürüğe yol açmıyor.
Covid-19
Sonbahar ve kış aylarında yaygın görülen nezle, grip ve Covid-19 gibi üst solunum yolu enfeksiyonları geçtikten sonra öksürük haftalarca sürebiliyor. Zeminde alerjik bir bünye varsa öksürüğün uzama olasılığı yükseliyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi

Tüberküloz
Kronik öksürük, en çok akciğeri etkileyen tüberkülozun da belirtisi olabiliyor. Tüberküloz hastalığının yol açtığı kronik öksürüğe kanlı balgam, kilo kaybı, iştahsızlık ve gece terlemesi eşlik edebiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, tüberküloza bağlı kronik öksürüğü olan hastalarda tanının bir an önce konulması gerektiğini belirterek, “Böylece hem hastalığın vücuda yayılma hem de toplumdaki diğer kişilere bulaşma riski azalıyor” diyor.
Kanser
Üst solunum yolu ve akciğer kanserleri de kronik öksürüğe yol açan önemli hastalıklar arasında yer alıyor. Özellikle 40 yaşın üzerinde olan ve sigara içen hastaların nedeni bilinmeyen ve giderek artan öksürüklerde mutlaka hekime başvurmaları gerekiyor. Uzamış öksürüğe kanlı balgam, göğüs veya sırt ağrısı, iştahsızlık ve zayıflama gibi belirtiler de eşlik edebiliyor.
İnterstisyel akciğer hastalığı
Yeni tıp terminolojisinde ‘diffuz parankimal’ akciğer hastalığı olarak da tanımlanan bu geniş hastalıklar grubunda akciğerler adeta ciltteki yaranın iyileşirken kabuk bağlaması gibi bağ dokusu oluşumuyla sertleşiyorlar. Vücutta yeterince oksijen ve karbondioksit değişimi olmayınca hastalarda kronik öksürük ve hareketle artan nefes darlığı gelişebiliyor.
Kalp yetmezliği
Kalp yetmezliği de başlı başına kronik öksürük nedeni olabiliyor. Bu hastalıkta, kalbin vücudumuzun gereksinimini sağlayacak kadar kanı pompalayamaması nedeniyle akciğerlerde kan toplanıyor. Vücudumuz da akciğerde biriken bu kanı öksürükle atmaya çalışıyor. Özellikle geceleri yattıktan sonra gelişen, ayağa kalkınca veya oturunca hafifleyen, bazen beraberinde hırıltılı solunum ve pembe renkli balgamın da eşlik ettiği kronik öksürük kalp yetmezliğine işaret edebiliyor.
Buşon
Kulaklarda öksürük refleksinin uyarıldığı alanlar olduğu için buşon, yani kulak kiri de bazen kronik öksürüğe yol açabiliyor. Kulak kirinin temizlenmesi sonrasında öksürük genellikle geçiyor.

GALLADA ve Topside Bar misafirleri buluştu

GALLADA ve Topside Bar misafirleri buluştu

The Peninsula Istanbul’un, tarihî yolcu terminali binasının manzarasıyla büyüleyen terasında bulunan GALLADA ve Topside Bar misafirlerine yenilikçi Türk-Asya mutfağına ait menüsünü özel bir davet ile tanıttı.

The Peninsula Istanbul, GALLADA’da; The Hongkong and Shanghai Hotels, Limited’in Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Clement Kwok, The Peninsula Istanbul Genel Müdürü Jonathan H. Crook ve GALLADA’nın Direktör Şefi, Türkiye’nin ilk ve tek iki Michelin yıldızlı şefi Fatih Tutak’ın ev sahipliğinde gerçekleşen davete, iş, sanat, moda ve cemiyet hayatından isimler katıldı.

The Peninsula Istanbul GALLADA ve Topside Bar’ın yenilikçi konseptte hazırlanan etkinlikleri ve paylaşılmak üzere tasarlanmış özel menüsü misafirlerin büyük beğenisini kazandı.

Açılış partisinde konuklar, dünyaca ünlü DJ grubu Avangart Tabldot performansı ile keyifli bir akşam geçirdi.

“Evrende Bir İz”

“Evrende Bir İz”

Bağımsız sanat alanı Loft Art’ın yeni sergisi “Evrende Bir İz”, 27 Eylül İstanbul’daki mekânında kapılarını açıyor.

“Evrende Bir İz”, evrenin sonsuz genişliği karşısında insanın bıraktığı izin önemini ele alarak, doğanın ilham verici güzellikleriyle evrenin sınırsız derinliği arasında bir köprü kurmayı amaçlıyor.

15 bağımsız sanatçının tuval, heykel, enstalasyon ve video enstalasyon eserlerinin yer alacağı sergi 26 Kasım Pazar gününe ziyaret edilebilecek.

Alzheimer’ın en sık rastlanan 10 belirtisi!

Alzheimer’ın en sık rastlanan 10 belirtisi!

Günümüzde yaklaşık 55 milyon kişi demans (bunama) hastası olarak yaşamını sürdürürken, Alzheimer hastalığı en sık bunama nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Son yıllarda giderek yaygınlaşan hastalık ilerleyici beyin hücre kaybı ile seyrediyor ve hastalığın evresine göre çeşitli bilişsel bozukluklar, duygusal/ davranışsal değişiklikler ve fiziksel/ fonksiyonel gerilemelere yol açıyor. Modern çağda ortalama yaşam süresi giderek uzarken Alzheimer hastalığının görülme sıklığının da arttığını belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, “Yapılan çalışmalar; Alzheimer hastalığının 65 yaşın üzerindeki kişilerde yüzde 3-11, 85 yaşın üzerinde ise yüzde 20-47 oranında görüldüğünü, 65 ile 85 yaşları arasında hastalığın görülme sıklığının her beş yılda bir 2 katına çıktığını ortaya koyuyor. Günümüzde Türkiye’de 300 bin civarında Alzheimer hastası bulunurken, genç nüfusun giderek yaşlanacağı bir ülke olarak Türkiye’de 30-40 yıl sonra bu hastalığın en önemli sağlık sorunlarından biri haline geleceği görülüyor” diyor. Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, bunama ile normal yaşlanma sürecine bağlı unutkanlığın karıştırılmaması gerektiğinin altını çizerken, hastanın ve ailesinin günlük yaşantısını kabusa çevirebilen Alzheimer’a karşı toplumsal farkındalığın oluşturulmasının son derece önemli olduğunu vurguluyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim ÜyesiYıldız Kaya, 1-30 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada Alzheimer hastalığı ile normal bir unutkanlık arasındaki 10 önemli farkı ve Alzheimer’ın en sık rastlanan 10 belirtisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Yıldız Kaya

Günlük yaşam aktivitelerini bozan hafıza kaybı

Özellikle hastalığın erken evresinde yakın zamanda öğrenilen bilgileri unutma en sık görülen bulgulardan biridir. Hastalar önemli günleri veya olayları unuturlar. Sürekli aynı soruları tekrarlarlar ve bu nedenle not almaya veya yakınlarından bazı işlerini yapabilmek için yardım istemeye başlarlar. Yaşlanmaya bağlı hafıza bozukluğunda ise hasta bazen isimleri ve randevuları unutabilir fakat daha sonra bu bilgileri hatırlar.

Plan yapma ve problemleri çözmede güçlük

Kişi gereken bir işi planlamada ve hesap yapmada zorluk yaşamaya başlar. Aylık parasal hesapları yönetmede zorlanır. Daha önce yapabildikleri işleri daha uzun sürede bitirirler ve konsantre olmakta zorlanırlar. Yaşlanmaya bağlı süreçte ise finansal işlevlerde, hesaplamada veya evinin mali işlerinde nadiren hatalar yaparlar.

Bildikleri günlük işleri yapmada zorluk

Alzheimer hastaları rutinde yaptıkları günlük işlerini yapmakta zorluk yaşarlar. Bildikleri bir yere gitmekte, evlerinin yolunu zorlanabilirler. Alışveriş listesini hazırlayamazlar veya çok iyi bildikleri bir oyunun kurallarını hatırlayamayabilirler. Yaşlanmaya bağlı dönemde ise kişiler bazen yeni aldıkları fırın gibi bir aleti çalıştırma veya televizyon dizisini kaydederek tekrar seyretme gibi daha kompleks işlerde hatalar yapabilirler.

Zamanı ve bulunduğu mekanı karıştırma

Alzheimer hastaları günleri, mevsimleri ve zamanı karıştırırlar. Bazen buldukları ortamı ve hatta kendi evlerini tanıyamazlar ve oraya nasıl geldiklerini sorarlar. Yaşlanmaya bağlı unutkanlıkta ise haftanın hangi günü olduğunu karıştırıp sonra ipuçları ile hatırlarlar.

Görsel algılamada zorluk yaşama

Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya “Bazı Alzheimer hastalarında gördüğünü algılamakta zorluk olabilir. Bu nedenle okumada ve yazmada zorluk ve bazen yürürken denge kaybı gelişebilir. Ayrıca bazı durumlarda mesafeyi ayarlamakta ve renklerin ayrımını yapmakta zorluk gelişmesi nedeniyle özellikle araba kullanmayı beceremezler. Yaşlanmaya bağlı durumlarda ise kişinin katarakt gibi göze bağlı sağlık sorunu var ise görme bozuklukları görülür” diyor.

Konuşma ve yazmada zorlanma

Alzheimer hastaları bir sohbete katılmak ve konuşmayı takip etmekte zorlanırlar. Konuşurken aniden durup ne söyleyeceklerini unuturlar veya söylediklerini tekrar etmeye başlarlar. Kelime bulmakta, eşyaların ismini bulmakta zorluk çekerler ve yanlış kelimeler ile isimlendirirler. Yaşa bağlı süreçlerde ise bazen doğru kelimeyi bulmakta zorluk olabilir.

Acıbadem Fulya Hastanesi

Eşyaların yerini bulmakta zorluk

Alzheimer hastaları eşyaları alışılmadık yerlere koyup daha sonra o yeri hatırlayamazlar. Birlikte yaşadıkları kişileri eşyalarını çalmakla suçlayabilirler. Yaşa bağlı unutkanlıkta nadiren eşyalarını koydukları yerleri unutsalar da daha sonra arayarak bulabilirler.

Karar vermede zorluk

Özellikle hastalığın ilerleyen dönemlerinde hastalar bir işle ilgili karar verme ve muhakeme yeteneğinde zorluk yaşarlar. Mali işlerini planlayamazlar. Banyo yapma, el yıkama gibi öz bakımları ilgili işlevlerinde bozulma olur. Yaşa bağlı unutkanlık döneminde bazen yanlış kararlar vererek hatalar yapabilirler ancak daha sonra bunu çözebilirler.

Sosyal aktivitelerden ve işyerinden uzak durma

Alzheimer hastaları bir konuşmaya dahil olup konuyu takip edemediklerinden dolayı sosyal aktivitelerden, eskiden yaptığı hobilerden ve aktivitelerden kaçınırlar. Yaşa bağlı süreçte ise bazen isteksizliğe bağlı ailevi ve sosyal olaylara katılmama olabilir.

Kişilik ve duygulanımda değişiklikler

Alzheimer hastalığı olan bireylerde şüphecilik, akıllarının kolaylıkla karışması, depresyon, endişe ve korku hali gelişebilir. Güvenli alanlarından çıktıklarında, ev yaşamında nedeni olmaksızın, kolaylıkla sinirli veya üzgün ruh haline geçebilirler. Yaşlanmaya bağlı dönemde ise kişilerin bazı işlerini yapmakta kendilerine özgü yöntemleri olup, bu rutinleri bozulduğunda kızgınlık ve huzursuzluk yaşayabilirler.

Unutkanlığınız bu nedenlerden olabilir!

Acıbadem Fulya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya “Yaşlanmanın dışında vitamin eksiklikleri, hormonal bozukluklar gibi bir çok nedenle bilişsel bozukluklar gelişebileceği aşikar olup kişilerde varolan unutkanlığın Alzheimer hastalığına mı veya diğer nedenlere mi bağlı olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Eğer unutkanlık nedeni Alzheimer hastalığına ve bunama nedenlerine bağlı değilse diğer tedavi edilebilir unutkanlık nedenleri göz önünde bulundurularak kişinin yaşam kalitesi düzeltilebilir. Eğer bulgular Alzheimer hastalığına bağlı ise erken evrede tedavi başlanması, hastalık sürecinin yavaşlatılması ve hem hasta hem de aile bireylerinin gelecek dönemleri ile ilgili plan ve yaşamlarını düzenlemeleri açısından önem taşımaktadır” diyor.

Acqua di Parma’dan “Kırmızı Altın”

Acqua di Parma’dan “Kırmızı Altın”

Acqua di Parma’nın yeni parfümü Zafferano’yu düzenlediği etkinlikle tanıttı.

Acqua di Parma’nın Türkiye distribütörü NeoBloom’un Kurucu Ortakları Birgül Ulucan Öztürk ve Gamze Ulucan ev sahipliğinde Çırağan Palace Kempinski’de düzenlenen lansmanda, Zafferano’nun kompozisyon tekniği, nota sırları ve doğuş hikayesi katılımcılarla paylaşıldı. Lansmanda, koku deneyiminin yanı sıra parfüm şişelerine Venedik terrazzo tekniğinden esinlenen tasarım uygulaması da yapıldı.

 

Gün batımı kırmızısı çizgileriyle dikkat çeken, nadir ve mistik safran ‘kırmızı altın’. Acqua di Parma, Zafferano’da parlak rengi ve yoğun aroması ile dokunduğu her şeye zengin, kalıcı bir ışıltı katan ‘kırmızı altının’ doğasından gelen ihtişamı, narenciye notası ile vurgulayıp, sıcaklığını ve derinliğini aydınlatıyor. Böylece ortaya benzersiz, ışıltılı ve baharatlı bir his çıkarıyor. Altın kıvılcımlar güçlü baharatın üzerinde dans ederken, portakal çiçeği, Arap yasemini ve sardunyanın esansiyel yağları arasından bir çiçek dokunuşu parlıyor ve formülün kalbini daha da güçlendiriyor. Tonka fasulyesi ve vanilyanın odunsu, amber notaları, safranın koyu tonlarını yumuşatarak ilgi çekici ve beklenmedik bir uyum yaratıyor.

Ezgi Mola’da bebek ürün reklamlarında

Ezgi Mola’da bebek ürün reklamlarında

Ünlülerin hamilelik ve doğum sonrası bebekleri ile birlikte reklamlarda oynaması artık bir gelenek haline geldi. Doğum yaklaşan ünlü oyuncu Ezgi Mola’da Baby Turco Doğadan’ın yeni marka yüzü olarak anlaştı. İlk çocuğunu kucağına almak için gün sayan sevilen oyuncu Ezgi Mola, marka ile işbirliğini bir davet ile duyurdu.

Ceren Gündoğdu’dan nostaljik şarkı

Ceren Gündoğdu’dan nostaljik şarkı

Türk Pop müziğin yükselen yıldızlarından ünlü sanatçı, Ceren Gündoğdu, 2024 yılında yayınlanacağı ve tamamı kendi bestelerinden oluşacak olan ikinci stüdyo albümün çalışmalarına devam ediyor. Ceren Gündoğdu albüm öncesinde hayranlarına sürpriz yaparak yeni single “Sevemedim Kara Gözlüm” tüm dijital platformlarda ve kendi resmi Youtube hesabında yayınlandı.

Sözü Abdullah Nail Baysu ait olan “Sevemedim Kara Gözlüm” şarkısını müziği Orhan Gencebay’a mix mastering’in Akın Erdem yaparken yönetmen koltuğuna ise Cabi oturdu.  Sevenlerine nostaljik bir şarkı armağan eden Ceren Gündoğdu, Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın başrollerini paylaştığı Atıf Yılmaz imzalı filme ismini veren kült şarkıyı ruha dokunan sesi ve akustik bir düzenleme ile müzikseverlerle buluşturdu.

Keçi hediye edildi

Keçi hediye edildi

Ünlü sanatçı Tuğba Özerk, Mordoğan’ın kurtuluşunun 101.Yıl Dönümünde memleketi İzmir Karaburun Mordoğan Meydanında sahne aldı.

Konser öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özerk, “Bu anlamlı günde kendi memleketimde konser verdiğim için çok mutluyum” dedi. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın kendisine hediye edilen keçiyi kucağına alan Özerk, “Hayatımda daha önce bu kadar güzel bir hediye almamıştım. Can dostum o benim artık diyerek” keçi ile röportaj verdi. Yaklaşık beş yıl önce çıkardığı “Patron” şarkısıyla müzik piyasalarını alt üst eden Özerk, tekrardan trendlerde yer almasına ise “Kendi kendimle yarışıyorum. Müzik piyasanın Patronu benim, şaka bir yana son zamanlarda çok güzel bestelerde çıktı ama hala en çok dinlenenler arkasında yer almak gurur verici” dedi.

Röportajın ardından sahnenin yolunu tutan Tuğba Özerk, sevenlerinin karşısına pembe mini bir elbise ile çıktı. Güzelliğiyle ve zarafetiyle göz kamaştıran Özerk, sahnede frikik vermemek için sık sık mini eteğini düzeltti. Karaburun ve çevre ilçelerden gelen hayranlarının kırmayarak istek şarkılarını seslendiren Özerk, kendisini dinlemeye gelen yaklaşık yüz on bin sevenine ise ilgilerinden dolayı teşekkür etti. Öte yandan izlemeye gelenler arkasında yer alan annesi Günay Kapani’ye da de sık sık teşekkür eden Tuğba Özerk, “Annem beni sahnede izleyince ayrı bir heyecanlı oluyorum” dedi.

Rubato dünyaevine girdi

Rubato dünyaevine girdi

Rubato’nun solisti Özer Arkun, Müzik danışmanı Zeynep Arda ile dünya evine girdi. Beşiktaş Belediyesi Evlendirme Dairesi’nde gerçekleşen nikahı Beşiktaş Belediyesi Nikah Memuru kıydı. Özer Arkun’un nikah şahitliğini Rubato Grubu’nun üyelerinden Eralp Görgün ve Göksun Çavdar yaparken gelin Zeynep Arda’nın ise nikah şahitliğini Çetin tanışman ve Volkan Altuğ yaptı. Çiftin nikah törenine Ailesi ve yakın dostlarının yanı sıra ünlü besteci ve sanatçı Tan Taşçı’da katıldı. Mutlu çift balayı tercihi ise Kıbrıs olacak.

 

 

Raffles İstanbul’da rüya ve benzersiz düğünler

Raffles İstanbul’da rüya ve benzersiz düğünler

Raffles İstanbul, düğün organizasyonları için benzersiz hizmet kalitesi ve hayallerin ötesine geçen kapsamlı seçenekler vadediyor,

Raffles İstanbul’da düğün serüveni, ilk adımdan son ana kadar çiftlerin her anında yanında olan düğün planlama ekibiyle, masal kahramanı gibi hissettirecek ayrıcalıklarla dolu.

Raffles İstanbul

Davet öncesi tadımlarla çiftlerin zevklerine ve düğün konseptlerine özel oluşturulan enfes menüler, heyecanlı hazırlık saatlerine kadar baş başa kalabilecekleri gelin ve damat süitler hizmetinde.    “Wedding Butler” hizmeti sorunlarınız ve istekleriniz anında çözülüyor.

Balo Salonu, 1000 kişiye kadar misafiri ağırlayabilecek geniş alanı ve ferah yüksek tavanıyla 4 mevsim çiftlerin tercihi oluyor. Raffles Balo Salonu’nda özel hatıraların davetlilerle paylaşılabileceği dev LED ekran düğün gecesini renklendirirken, birbirinden farklı içeriklerle zenginleştirilen düğün sonrası eğlence (After Party) imkânları ile kutlamalar gecenin geç saatlerine kadar sürecek.

Raffles İstanbul

Raffles Spa’da geleneksel Türk hamamında yapılabilecek gelin hamamı etkinlikleri, tazeleyici masaj seçenekleri, Raffles İstanbul’da bulunan Sabit Akkaya Kuaför Salonu ayrıcalığıyla göz alıcı bir görünüm için gelin saçı ve makyaj hazırlıklarında özel tekliflerle Raffles İstanbul, rüya gibi bir düğün için vazgeçilmez adres.