Yazılar

Yonca Lodi MS hastalarına destek verdi

Yonca Lodi MS hastalarına destek verdi

Türkiye Multipl Skleroz Derneği, Multipi Skleroz (MS) hastalığını daha geniş kitlelere duyurmak ve farkındalık oluşturmak sahne aldı.

Internum Oda Orkestrası’nın Vivaldi ve Piazzola eserlerini yorumlayarak başladığı gece, Yonca Lodi sürprizi ile devam etti. Önce Internum Oda Orkestrası ile klasik eserleri yorumlayan Lodi, ardında kendi orkestrası ile konserine devam etti.

Tatil sezonun açtılar

Tatil sezonun açtılar

Güzel sunucu Özlem Yıldız Bodrum Azka Otel’i mesken tuttu. İstanbul’da işlerini düzene koyarak her fırsatta Bodrum tatile gelen Özlem Yıldız fiziği ve güzelliği ile dikkatleri çekmeye devam ediyor. Hafta sonu Bodrum’a gelen Özlem Yıldız gündüz Azka Otelin beachinde denize girip güneşlenirken yakın arkadaşı İlgi Gövsa ile denize girerken objektiflere yakalandı. Güzel sunucu eski manken arkadaşı İlgi Gövsa’nın doğum günü kutlamaları için üç günlüğüne Bodrum’a gelmiş. Bol bol denize girip güneşlenen arkadaş grubu akşam sahilde ateş yakarak doğum günü pastasını üflemişler. Özlem Yıldız dört göz ile okulların tatil olmasını bekliyormuş. Oğlunun okulu tatil olması ile birlikte yaz boyunca Bodrum’da olacaklarmış.

Karaciğer naklinde başarı yüzde yirmi daha arttı

Karaciğer naklinde başarı yüzde yirmi daha arttı

Son dönem karaciğer hastalarının yaşama tutunmalarını sağlayan tek yöntem; organ nakli. Ancak yeterli bağışın olmaması, hastaların umutlarını tüketiyor. Hal böyle olunca, bilim dünyası organ nakli başarını artıracak yeni yöntemler keşfetmeye çalışıyor. Ülkemizde ilk kez yapılan ‘machine perfusion’ (makine ile organ dolaşımının sağlanması) çalıştayı da bunlardan biri. Bu yeni yöntem uzmanlara, kadavradan bağışlanan karaciğerin nakil başarısını artıracak 3 önemli imkan sunuyor. Böylece, gerek nakil kararında gerekse nakil sonrası karaciğerin hastaya uyum oranını artırmasıyla hastalara yeni umut oluyor.

Geçtiğimiz günlerde de dünyanın önde gelen uzmanları, Dünya Karaciğer Nakli Kongresi’nde bir araya gelerek ‘karaciğer nakli’ konusunu her yönüyle masaya yatırdılar. Prof. Dr. Yaman Tokat’ın başkanlığını yaptığı kongrede, karaciğer nakli konusunda deneyimli hekimler tarafından oluşturulmuş kapsamlı bilimsel programın yanı sıra dünyadaki en yeni gelişmeler aktarıldı. Türkiye’den ve dünyanın pek çok ülkesinden karaciğer nakli konusundaki önemli isimleri bir araya getiren kongrede en dikkat çeken yöntemlerden biri ise ‘machine perfusion’ yöntemi oldu!  Günümüzde başta Amerika’da ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde uygulanan ‘machine perfusion’ yönteminin sağladığı faydalar sayesinde kadavradan karaciğer nakillerinde başarıyı önemli ölçüde artırması, tıp dünyasında büyük heyecan yaratıyor!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Yaman Tokat 

Workshop’da nakil aşamasına geldi!

Pek çok bilimsel konunun aktarıldığı kongrede, tıp dünyasında karaciğer naklindeki sorunların çözümüne yönelik atılan dev adımlardan biri olan ‘machine perfusion’ yöntemi de tanıtıldı. Dünyada 3 büyük merkezden biri olan ve Acıbadem Üniversitesi bünyesinde yer alan Klinik Simülasyon ve İleri Düzey Endoskopik – Robotik Cerrahi Eğitim Merkezi (CASE)’de düzenlenen workshop programında,  ‘machine perfusion’ yöntemi canlı olarak uygulandı. Dünyanın önde gelen uzmanlarının izlediği workshop’da, kadavradan alınan karaciğer, ‘machine perfusion’da işleme tabi tutularak nakil edilebilir hale getirildi. Kanada’dan Toronto Üniversitesi ekibi ve ABD’den Harvard Üniversitesi ekibi ile birlikte bu çalıştay başarıyla gerçekleştirildi.

Nakil öncesi test imkanı sağlıyor!

Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Markus  Selzner, tıp dünyasında büyük heyecan yaratan ‘machine perfusion’ yönteminin karaciğer için adeta bir test sürüşü yapılmasını sağladığını belirterek, “Organ naklinde greftleri sadece sayısal veya tarihsel sebeplerle reddedebiliyoruz. Ancak greftlerin işlevleri bizim düşündüğümüzden çok daha iyi olabiliyor. İşte bu yöntem kadavradan nakil öncesinde karaciğere vücut dışında bir test sürüşü yapmamıza imkan tanıyor. Machine perfusion yöntemi sayesinde pek çok karaciğerin düşündüğümüz kadar kötü olmadığını görerek hastalarda güvenle kullanabiliyoruz” diye konuştu.

Nakilde 3 yaşamsal fayda!

Prof. Dr. Yaman Tokat,  ülkemizde henüz uygulanmayan ‘machine perfusion yöntemi kullanılmaya başlandığında kadavradan nakil sayılarında yüzde 20-25’lik bir artış beklediklerine dikkat çekerek, “Bu yöntemin en önemli özelliği, organların hastaya fayda veya zarar verip vermeyeceğini ayırt etmemize imkan tanıması. Yani organların çalışıp çalışmayacağını vücuda nakletmeden önce bilme olanağını bize sağlaması. Yöntem sayesinde hastaya yarar sağlamadığını düşündüğümüz için kullanmadığımız pek çok organı artık gönül rahatlığıyla nakledebileceğiz. Böylece nakil sonrasında da, karaciğerin hastaya uyumu konusunda bu yöntemi kullanmadan önce kafamızda oluşan pek çok sorunun yanıtını bilmiş olacağız” diye konuştu.

Günümüzde kadavradan bağışlanan karaciğerin hızla hastaya nakledilmesi gerekiyor. Soğuk depolama” yapılarak bekletilen karaciğerde nakil olana kadar zamanın uzaması, karaciğerin fonksiyonlarını kaybetmesine yol açıyor.  Prof. Dr. Yaman Tokat, bu yöntemde, bağışlanan karaciğerin zaman geçse bile fonksiyonlarında bir sorun oluşmadığına, bir başka deyişle korunabildiğine işaret ederek, “Ayrıca nakil öncesinde karaciğerin greft kalitesini değerlendirmesi ve daha güçlü hale getirerek karaciğerin ömrünü uzatması da bu yöntemin bir diğer önemli özelliğini oluşturuyor. Bilimsel araştırmalar da, eskiden organ nakli için reddedilen karaciğerlerin bu yöntem sayesinde başarıyla kullanılabildiğini ortaya koyuyor”  dedi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Rakamlarla  ‘kadavradan’ karaciğer bağışı!

Kendini yenileyebilen bir organ olmasına karşın, hepatitler, karaciğer kanserleri, yağlı karaciğer, aşırı alkol tüketimi, bazı genetik hastalıklar ve toksik ilaç kullanımları gibi etkenler siroz ve karaciğer yetmezliğine yol açabiliyor. Türkiye’de her yıl binlerce kişide görülen bu hastalıkta tek çare ise ‘karaciğer nakli’ oluyor.  Ancak maalesef ülkemizde organ bağışı bilinci, ihtiyaç duyan hastaları sağlığına kavuşturacak düzeye henüz ulaşamadı.  Öyle ki ülkemizde yılda ortalama 1600 civarında karaciğer nakli yapılıyor; ancak bu naklin sadece 300-350’si kadavradan gerçekleşirken, geri kalanı ise canlı vericiden oluyor. Oysa kadavra organ bağışı listesine yazılıp bağış bekleyenlerin sayısı 2200 civarında seyrediyor. Geri dönüşsüz bir süreç olan beyin ölümü hakkındaki yanlış bilgiler nedeniyle organ bağışları yetersiz olduğu için karaciğer nakli bekleyen her 4 hastadan biri, bekleme listesinde iken hayatını kaybediyor.

Son dönem karaciğer hastalarının yaşama tutunmalarını sağlayan tek yöntem; organ nakli. Ancak yeterli bağışın olmaması, hastaların umutlarını tüketiyor. Hal böyle olunca, bilim dünyası organ nakli başarını artıracak yeni yöntemler keşfetmeye çalışıyor. Ülkemizde ilk kez yapılan ‘machine perfusion’ (makine ile organ dolaşımının sağlanması) çalıştayı da bunlardan biri. Bu yeni yöntem uzmanlara, kadavradan bağışlanan karaciğerin nakil başarısını artıracak 3 önemli imkan sunuyor. Böylece, gerek nakil kararında gerekse nakil sonrası karaciğerin hastaya uyum oranını artırmasıyla hastalara yeni umut oluyor.

Geçtiğimiz günlerde de dünyanın önde gelen uzmanları, Dünya Karaciğer Nakli Kongresi’nde bir araya gelerek ‘karaciğer nakli’ konusunu her yönüyle masaya yatırdılar. Prof. Dr. Yaman Tokat’ın başkanlığını yaptığı kongrede, karaciğer nakli konusunda deneyimli hekimler tarafından oluşturulmuş kapsamlı bilimsel programın yanı sıra dünyadaki en yeni gelişmeler aktarıldı. Türkiye’den ve dünyanın pek çok ülkesinden karaciğer nakli konusundaki önemli isimleri bir araya getiren kongrede en dikkat çeken yöntemlerden biri ise ‘machine perfusion’ yöntemi oldu!  Günümüzde başta Amerika’da ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde uygulanan ‘machine perfusion’ yönteminin sağladığı faydalar sayesinde kadavradan karaciğer nakillerinde başarıyı önemli ölçüde artırması, tıp dünyasında büyük heyecan yaratıyor!

 

Aslı Hünel yorumuyla ‘Aynalı Körük’

Aslı Hünel yorumuyla ‘Aynalı Körük’

Aslı Hünel, yeni projesi ‘Aynalı Körük’ün klibinde eşinin motosikletini aynalı körüğün modern şekli olarak izleyiciye sundu. Hünel, eskiden düğünlerde kullanılan at arabası olan aynalı körüğü modernize edip klibinde temsili olarak eşi Savaş Fatin’in motosikletine uyarladı.

‘MOTOSİKLETİMİZ BAŞROLDE’

En çok izlenen kadın kuşak programlarından ‘Gelin Evi’nin de sunucusu olan Aslı Hünel’in son teklisi ‘Aynalı Körük’, DMC etiketiyle tüm dijital platformlarda yayınlandı.

Hünel’in eşi Savaş Fatin ¨Eşime bu projesinde motosikletimle birlikte eşlik ettik. Bizim aynalı körüğümüz de motosikletimiz oldu ve bu eğlenceli klipte başrolü kaptı¨ dedi.

‘GELİNLERİM İSTEDİ, BEN DE SÖYLEDİM’

Ünlü sanatçı ve sunucu Hünel, programında da sıkça söylediği anonim türkünün çok sevilmesi üzerine ‘Aynalı Körük’ü Mert Aydın aranjesi ile güncelleyip müzikseverlerle buluşturduğunu açıkladı. Tuzla’nın cadde, sokak ve farklı mekanlarında çekilen klibin yönetmenliğini Erkan Nas yaptı. Klipte Modacı Melisa Aydın’ın tasarladığı kostümlerle kamera karşısına geçen Aslı Hünel’in fotoğraflarını ise Hakan Güngörmez çekti.

Aslı Hünel ¨Gelinlerim ‘Düğünlerin ve eğlencelerin yeni türküsü bu olsun’ dedi. Ben de onları kırmadım ve ilk kez bir projemde türkü okudum, şimdi de ‘Aynalı Körük’ü size emanet ediyorum¨ diye konuştu.

Kum “Yalnız”

Kum “Yalnız”

Kendine özgü tarzı ve müziğiyle Türkçe hip-hop sahnesinin dikkat çekici isimlerinden Kum, yeni şarkısı “Yalnız”ı Universal Müzik Türkiye etiketiyle yayımladı.

Sanatçının geçtiğimiz aylarda paylaştığı “Karolina” ve “Küstüm” isimli şarkılarından sonra gelen “Yalnız”, yetenekli sanatçı tarafından kaleme alındı. Prodüktörlüğünü Luca Fritz’in üstlendiği yeni şarkı “Yalnız”, gitar eşliğiyle süslü müziğiyle dinleyicinin beğenisine sunuluyor.

Şarkı üretimine olduğu gibi sahne performanslarına da hız kesmeden devam eden Kum, açıkladığı turne programı sonrası hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor!

Akıllı teknolojiler ile yeni Ford Fiesta

Akıllı teknolojiler ile yeni Ford Fiesta

B segmentinin sevilen modeli, cesur ve karakteristik özelliklere sahip Yeni Ford Fiesta benzersiz tasarımı, hayatı kolaylaştıran teknolojileri ve hibrit dahil olmak üzere birbirinden farklı model seçenekleri ile Türkiye’ye geldi. Akıllı teknolojiler sayesinde daha güvenli ve verimli yolculuklar sunan Yeni Fiesta, gelişmiş EcoBoost hibrit motor seçeneği ile kusursuz performans yaratıyor. Yeni Fiesta’nın entegre sis lambaları ve gündüz yanan dinamik LED farları da daha keskin bir görüş sağlarken Yeni Fiesta şehrin her yerinde başka bir macera vadediyor.

Her daim sunduğu teknolojiler ile B segmentinin önde gelen modellerinden Yeni Ford Fiesta, üç donanım seviyesi ile satışa çıktı. Giriş donanım olarak konumlanan Style, üst donanım olarak konumlanan Titanium ve performans aracı olarak konumlanan ST donanımı, kullanıcıları için güvenliği ve sürüş keyfini artıracak pek çok özellik barındırıyor.

 Ford Fiesta

Ford Fiesta’nın her modeli kendine özgü çizgiler taşıyor

Makyajlanan Yeni Fiesta’ya karşıdan bakıldığında ön tampon tasarımının değiştiği, bununla beraber ön ızgara tasarımının tamamen yenilendiği, daha büyük ve belirgin hale geldiği görülüyor. Ortasında konumlanan Ford’un “mavi oval” amblemi ise, siyah görünümlü ön ızgarayı tamamlıyor.

Yeni standart LED ön farlar Yeni Ford Fiesta’nın modern tasarım detaylarını şık ve yatay çizgileriyle tamamlıyor. Ayrıca üst donanımlara geçtikçe opsiyonel olarak sunulan uzun farlarda yansıma önleme özelliği bulunan Matrix LED teknolojili LED ön farlar, zorlayıcı yol ve hava koşullarında daha net görüş için uyarlanabiliyor.

Matrix LED far, geceleri daha iyi sürüş görüşü için aydınlatma senaryolarını optimize etmek amacıyla bir elektronik kontrol ünitesi ve trafik algılama cihazı ile çalışarak aracın performans ve güvenliğini en üst düzeye taşıyor. Bu da kötü hava koşullarında araca hakimiyeti arttırıyor.

Aracın arka tarafında yer alan yatay arka farlar, Yeni Yeni Ford Fiesta’nın geniş omuzlu duruşunu daha da güçlendiriyor.

Her bir Yeni Ford Fiesta donanımını kendine has, özel bir tasarım dili ile sunulurken donanımların karakteristik özelliğine göre değişen ön tampon ve ızgara tasarımları, bireysel stili yansıtıyor.

Style modelinde tamamen yenilenen ön ızgara daha büyük ve belirgin hale gelirken ortasında konumlanan Ford logosu, siyah görünümlü ön ızgarayı tamamlıyor. Titanium modelinde yan havalandırma ızgaraları, belirgin yatay levhalar ve krom çerçeveye sahip ön ızgara bulunurken Ford Performansı’ndan ilham alan ST modelinde daha sportif özelliklere sahip; bal peteği görüntüsünde, parlak siyah renkte yeni ön ızgara yer alıyor.

1.0L Ecoboost motora sahip hibrit teknolojisi Yeni Fiesta’da

Yeni Fiesta’da Style modelinde 1.1L 75 PS 5 ileri manuel motor seçeneği, Titanium modelinde 1.0L 125PS Ecoboost Hibrit 7 ileri otomatik ve ST modelinde ise 1.5L 200PS benzinli 6 ileri manuel olmak üzere toplam 3 farklı motor-şanzıman alternatifi bulunuyor.

Sürdürülebilir bir gelecek ve kullanım maliyetlerini düşürme hedefiyle tasarlanan Ecoboost Hibrit motor teknolojisi, performanstan ödün vermeden, düşük karbondioksit emisyonu sunuyor.

EcoBoost Hibrit Powershift şanzıman daha fazla vites hassasiyeti, hafif tasarımı ve gelişmiş çift kavraması ile özellikle şehir içinde dur-kalk trafikte, kesintisiz ve akıcı bir sürüş sağlıyor. EcoBoost Hibrit modellerde standart jeneratör yerine Kayış Tahrikli Entegre Jeneratör (BISG) kullanılması da fren ve yavaşlama sırasında azalan enerjinin geri kazanılmasına ve depolanmasına imkan veriyor.

 Ford Fiesta

 

NCAP 5 yıldızlı Yeni Fiesta, daha güvenli ve konforlu

Giriş donanım itibari ile sahip olduğu pek çok ileri güvenlik özellikleri sayesinde NCAP 5 yıldız alan yeni Fiesta, farklı donanımlara ve paketlere göre güvenilirliği ve kullanım kolaylığını artırmaya yardımcı pek çok sürüş teknolojisi barındırıyor.

Otomatik başlat-durdur, şerit takip sistemi ve şeritte kalma yardımcısı da giriş donanım itibariyle araçlarda standart olarak sunulan ve yeni Fiesta’yı öne çıkaran teknolojiler arasında yer alıyor.

Yeni Ford Fiesta’da üst donanım itibariyle standart olarak sunulan 12,3 inçlik dijital yol bilgisayarı, sürücülere bilgi ekranlarını kişiselleştirme ve önceliklendirme olanağı veriyor.

Ayrıca, gelişmiş otomatik park sistemi, aracın sığabileceği boyutta park alanlarını tespit edebiliyor ve sürücünün yalnızca hızı, freni ve vites seçimini kontrol ederken ellerini kullanmadan park etmiş araçlar arasında dikey ya da paralel park etmesini sağlıyor. Ayrıca kapı kenar koruması ile kapının açılmasında oluşabilecek tehlikeler önleniyor.

Ford’un iletişim ve eğlence sistemi SYNC basit sesli komutlarla sesi ve bağlantılı akıllı telefonları kontrol etmeyi mümkün kılarken, sistem Apple CarPlay ve Android Auto™ ile uyumlu ve 8 inçlik araç-içi bilgi eğlence sistemi ile destekleniyor. Üst donanımlarda sunulan geri görüş kamerasından görüntü ekrana yansıtılabiliyor. Üst serilerde opsiyonel olarak sunulan akıllı telefonlar için kablosuz şarj bölmesi ve 10 hoparlörlü, bir adet entegre subwoofer ile 575 watt’lık dijital sinyal işleme amfisi içeren B&O Ses Sistemi de uzun yolculukları eğlenceli hale getiriyor.

İlk safhada Style serisi ile otomobil tutkunlarına merhaba diyen Yeni Ford Fiesta, Titinium ve ST araçlarını da 2022 yılı içerisinde müşterileriyle buluşturacak. Makyajlanan Yeni Fiesta, 426.500 TL ’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim satış fiyatı ile Mayıs ayında satışa sunuluyor.

Yaz düeti geldi

Yaz düeti geldi

Barbie lakaplı Nihan Çelik, Serdar Ortaç ile bir araya geldiği yeni projesini müzik severlerin beğenisine sundu.

Yaz şarkılarıyla ünlü olan Serdar Ortaç, Nihan Çelik’le birlikte seslendirdikleri ‘Fırtına’ isimli düet şarkı ile bu yılın hit listesinde üst sıralarda yerini alacağı çıktığı an itibariyle dijital platformlarda ilk sıraya yerleşerek iddiasını göstermiş oldu. Sesine ve güzelliğine methiyeler düzdüğü Nihan Çelik ile ünlü fotoğrafçı Lara Sayılgan‘ın objektifine poz veren Serdar Ortaç yeni ikili olduklarını söyledi.

Hem klibi, hem müziği, hem de sözleriyle bu yaz müzikseverleri etkisi altına alacak Nihan Çelik ft. Serdar Ortaç “Fırtına”nın klibi Atatürk Olimpiyat Stadında 10 dansçı, helikopter, son model marka araçların kullanıldığı 85 kişilik bir ekip ile Alişan Güney Yıldırım yönetmenliğinde çekildi. Nihan Çelik ft. Serdar Ortaç “Fırtına” klibi maliyetiyle çekilmiş en yüksek bütçeli klip oldu.

Sözü Serdar Ortaç ve Serra Tokdemir ‘e müziği Serdar Ortaç ‘a düzenlemesi Tarık İster ‘e ait Nihan Çelik ft. Serdar Ortaç “Fırtına” Noah Entertainment etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Gaziantep’in en genç festivali “Gaziantep Gençlik ve Spor Festivali”

Gaziantep’in en genç festivali “Gaziantep Gençlik ve Spor Festivali”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin ve CSC Organizasyon-Alp Ajans’ın katkılarıyla düzenlenen “Gaziantep Gençlik ve Spor Festivali” , ünlü sanatçıların konserleriyle taçlandı. Sunuculuğunu Kadir Çöpdemir’in üstlendiği Festival’de dört gün boyunca Bilal Sonses, Tuğçe Kandemir, Cem Belevi, Sefo, Ali Kınık, Doğukan Manço ve Ozan Doğulu gibi bir çok ünlü isim sahneye çıktı. Birbirinden farklı etkinliklerinde yer aldığı “Gaziantep Gençlik ve Spor Festivali” renkli görüntülere sahne olurken, ünlü sanatçıların konser performansları ise Gaziantepli müzik severleri coşturdu.

‘The Roof’ yeni sezona hazır!

‘The Roof’ yeni sezona hazır!

Concorde Tower Lefkoşa’nın seçkin lezzetler eşliğinde Ada’yı en yüksek noktadan izleme şansı tanıdığı The Roof yeni sezona merhaba diyor.

Concorde Tower Lefkoşa bünyesinde hizmet veren The Roof yeni sezona hazır.

Lefkoşa’da güneşin en güzel battığı noktada, lezzetli atıştırmalıkları, zengin içerik menüsüyle kaliteli müzik ve eğlenceyi bir araya getiren The Roof, kapılarını açtı.

The Roof, hareketli partileri ile Kıbrıs’ta eğlence hayatının nabzını tutarken, yaz boyunca  ünlü DJ’leri ağırlamaya devam edecek.

Don Kişot balesi sahneleniyor

Don Kişot balesi sahneleniyor

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Miguel de Cervantes’in aynı ismi taşıyan romanından seçilmiş bazı bölümlerden esinlenilerek bale sahnesine taşınan Don Kişot balesini, 30 Mayıs ve 1 Haziran’ da gerçekleşecek temsillerle yeniden seyircisi ile buluşuyor.

Ludwig Minkus’un bestesiyle Marius Petipa tarafından ilk kez 1869 yılında Moskova’da Bolşoy İmparatorluk Tiyatrosu’nda sahnelenen eser, müziklerindeki melodi zenginliği, İspanyol kültürünün renkli ve heyecan verici etkisinin uyumlu birlikteliği ile klasik bale dünyasının en pırıltılı ve ihtişamlı eserlerinden biridir.

Yüksek seviyedeki bale tekniğiyle dünyaca ünlü toplulukların repertuvarlarında değişmez bir yeri olan Don Kişot’u Ayşem Sunal Savaşkurt sahneye koyuyor.