Yazılar

Arko Suncare ile ışıltılı bronzluk!

Arko Suncare ile ışıltılı bronzluk!

Arko Suncare, yetişkinler için yüksek koruma sağlayan yüz kremi, vücut spreyi, bronzlaştırıcı yağı ve çocuklara özel olarak geliştirilen sprey sütünü içeren ürün yelpazesi ile yaza iddialı bir giriş yaptı.

Evyap’ın önemli markalarından Arko Nem’in konfor ve kullanım kolaylığını bir arada sunan güneş bakım ailesi Arko Suncare, raflarda yerini aldı. Hem şık hem de elden kaymayı önleyen ergonomik tasarımıyla Arko Suncare ürün portföyünde; SPF 30 ve 50+ güneş koruyucu sprey, SPF 50+ güneş koruyucu losyon, çocuklara ve bebeklere özel SPF 50+ koruyucu sprey ile SPF 50+ koruyucu yüz kremi ve SPF 6 bronzlaştırıcı sprey bulunuyor.

 

DZO’nun yedinci single çalışması “Sana Ne”

DZO’nun yedinci single çalışması “Sana Ne”

Rap müziğin genç temsilcilerinden DZO’nun yedinci single çalışması “Sana Ne” 7 Haziran’da Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanıyor!..

Kendi janrında yaptığı başarılı çalışmalarla dikkatleri üzerine toplayan ve adından sıkça söz ettiren besteci, mc ve rapper DZO; “Sana Ne” isimli yeni solo çalışmasıyla da iddialı!..

Sözü ve bestesi DZO’ya (Öner Barbaros Bayram) ait olan şarkının aranjesinde ise Erol Şahin (EB) imzası bulunuyor. Şarkı; dikkat çekici, iddialı sözleri ve etkili aranjesi ile de ön plana çıkıyor.

Buray konsere uzay gemisi ile geldi

Buray konsere uzay gemisi ile geldi

Şarkılarıyla milyonların kalbine taht kuran Buray, KerkiSolfej’in organizasyonuyla iki akşam üst üste Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sold out konser verdi.

Binlerce hayranının açık havayı hınca hınca doldurduğu konserde, birbirinden güzel görsel şovlarla da hafızalardan silinmeyecek bir akşam yaşattı.

Sahneye uzay gemisiyle inerek dinleyicilerine sürpriz yapan Buray, konserine alkışlarla başladı. Kral Pop Radyo medya sponsorluğunda gerçekleşen konserde Buray, Harbiye Açıkhava’ya özel repertuvarıyla şarkılarını dev koro eşliğinde söyledi. Muhteşem enerjisinin yanı sıra özel sahnesi, şovları ve danslarıyla da kendine hayran bırakan sanatçı, hayranlarına keyif ve eğlence dolu akşam yaşattı.

Her 100 kişiden 20’si ‘Huzursuz Bağırsak Sendromu’ ile mücadele ediyor!

Her 100 kişiden 20’si ‘Huzursuz Bağırsak Sendromu’ ile mücadele ediyor!

Toplumun yaklaşık yüzde 15-20’sini etkileyen bir rahatsızlık olan Huzursuz Bağırsak Sendromunun (IBS) fonksiyonel bir hastalık olarak tanımlandığını kaydeden uzmanlar, hastada organik bir problem olmamasına da vurgu yapıyor.

Bu hastalıkla başa çıkmak için yapılması gerekenlere işaret eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Diyete dikkat edilmeli ve stresi yönetme kapasitesi geliştirilmelidir. Huzursuz bağırsak sendromu (IBS) hastalarında genellikle şikayetler alevlenip söner, stresli ortamlarda şikayetler artar.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı, Huzursuz bağırsak sendromuna (IBS) dair açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Toplumumuzun yaklaşık yüzde 15-20’sini etkileyen bir rahatsızlık

Huzursuz bağırsak sendromu diğer adıyla hassas bağırsak sendromu ya da spastik kolon gibi çok sayıda isimlerle ifade edilen huzursuz bağırsak sendromunun toplumda oldukça sık karşılaşılan bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, şunları dile getirdi:

“Toplumumuzun yaklaşık yüzde 15-20’sini etkileyen bir rahatsızlık olan bu durum, fonksiyonel bir hastalık olarak tanımlanıyor. ‘Fonksiyonel’ dememizin nedeni, hastada organik bir problem olmamasıdır; yani bu hastalık kansere yol açmaz ve bağırsaklarda herhangi bir organik bozukluk bulunmaz. Ancak, hayatımızı önemli ölçüde etkileyen bir hastalıktır.

Ağır vakalar hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkiliyor

Bu rahatsızlığın en sıkıntı verici belirtileri arasında karında kramp, ağrı, şişkinlik, gaz ve ishal yer almaktadır. Örneğin, yeni bir işe başlayan ya da okula giden çocuklar evden çıkmak istemezler ve şiddetli karın ağrıları yaşayabilirler, tuvalete gitme ihtiyacı duyabilirler. Ağır vakalarda ise ‘Dışarı çıksam nerede tuvalet bulabilirim?’ gibi kaygılar, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir.”

Genetik faktörler önemli bir rol oynayabiliyor

Prof. Dr. Aytaç Atamer, Huzursuz bağırsak sendromunun (IBS) tüm dünyada yaygın olduğunu ama nedenlerinin kesin olarak bilinmemekle birlikte, birçok faktörün rol oynadığının saptandığını kaydederek, “Genetik faktörler önemli bir rol oynayabilir; ailesinde spastik kolon olan kişilerde daha sık görülüyor. Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla, özellikle 45 yaş altı gençlerde daha yaygın görülüyor. 50 yaş altı kişilerde, 50 yaş üstüne göre iki kat daha sık görülüyor. Hormonlar ve geçirilmiş enfeksiyonlar da etkileyebiliyor. Genetik faktörler ve ailede kazanılmış özellikler gibi birçok unsur bu sendromun oluşumunda iç içe geçmektedir, ancak kesin bir neden belirtmek mümkün değildir.” dedi.

NPİSTANBUL Hastanesi

Doktora gitmenin yanında nelere dikkat edilmeli?

Huzursuz bağırsak sendromunun (IBS) belirtilerini yönetmek için öncelikle yenilen gıdaları not etmenin önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Hangi gıdaların semptomları tetiklediğini belirleyip bu gıdaları diyetimizden çıkardığımızda rahatlama sağlanabilir. Bu yöntem, eliminasyon diyeti olarak bilinir. Ayrıca, düzenli egzersiz yapmak da önemlidir, çünkü egzersiz endorfin ve serotonin gibi hormonları artırarak rahatlama sağlar. Stresle başa çıkmak da şikayetleri büyük ölçüde azaltabilir.

Bu tür yaygın şikayetlerle karşılaşıldığında, bir gastroenteroloğa başvurmak önemli. Özellikle kilo kaybı, geceleri uykudan uyandıran ishal, rektal kanama, demir eksikliği anemisi, açıklanamayan kusma veya yutma zorluğu gibi belirtiler varsa, daha ciddi bir hastalık olabileceği için tıbbi değerlendirme gereklidir. Huzursuz bağırsak sendromu tanısı konduğunda, bu hastalığın yaşam süresini tehdit etmediği, ancak ciddi rahatsızlıklar yaratabileceği bilinmelidir. Kolon kanseri gibi ciddi hastalıklar konusunda endişeler varsa, mutlaka tıbbi bir değerlendirme yapılmalıdır.”

Tedavisi mümkün olan bir hastalık

Bu hastalığın normalde kronik bir hastalık olduğunu ve tekrarlayabildiğini dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Stres dönemlerinde şikayetler giderek artmakta sonra azalmaktadır. Hastaların çok az bir kısmı şiddetli şikayetle başvurmakta bunların muhakkak tedavi edilmesi gerekiyor. Hastalığın tanısının düzgün konulması gerekiyor, tanı konulduktan sonra ise tedavisi mümkün olan bir hastalık.” dedi.

Bu hastalıkla başa çıkmak için yapılması gerekenlere dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Diyete dikkat edilmeli ve stresi yönetme kapasitesi geliştirilmelidir. Huzursuz bağırsak sendromu (IBS) hastalarında genellikle şikayetler alevlenip söner, stresli ortamlarda şikayetler artar. Hastaların şikayetlerini kontrol altına almak ve tanıyı kesinleştirmek için doktora başvurmaları önemlidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Zerrin Özer’in piknik keyfi

Zerrin Özer’in piknik keyfi
Pop müziğin kraliçesi Zerrin Özer havaların ısınmasını fırsat bilip kendini doğaya attı. Aranjörü Mustafa Arapoğlu ve sanatçı dostu Mustafa Topaloğlu ile birlikte pikniğe giden Özer, sıcak havanın tadını çıkardı..

Adidas’dan yeni F50

Adidas’dan yeni F50

adidas, futbolun en sevilen kramponlarından biri olan F50’yi yeniden canlandırıyor. ‘Advancement Pack’, oyunu değiştiren ve hız için tasarlanmış efsanevi kramponun üç yeni sürümünü tanıtıyor.

9 yıllık bir aradan sonra, F50, sporcuların hızlarını kullanarak katı oyun kalıplarını kırmalarına ve futbolu kendi terimlerinde oynamanın heyecanını yaşamalarına yardımcı olacak gelişmiş teknolojisiyle geri dönüyor.

Paket içindeki üç model; F50 Elite Bağcıklı, F50 Elite Bağcıksız ve F50 Mid W Elite, optimize edilmiş stabilite ve çekiş sağlamak üzere inşa edilen; Sprintframe 360 adı verilen özel olarak tasarlanmış taban tabakası içeriyor. Taban plakasındaki topuk, yuvarlak ve bıçaklı çivilerden oluşan bir konfigürasyonla itme anında ayak stabilitesi için uyumlu bir şekilde çalışıyor. Bu özelliklerin hepsi, çok yönlü hız ve ivmeyi kolaylaştırmaya yardımcı olmak için iş birliği yapıyor.

Üç siluet boyunca yer alan bir diğer özellik ise; üst yüzey mühendislik içeren ve sentetik hafif bir malzemeden yapılan, yüksek hızlarda ihtiyaç duyulan yerlerde destek sağlamak için kalıplanmış bir uyum sunan Fibertouch oluyor. Hızlı top sürerken artırılmış kontrol sağlamak üzere tasarlanmış Fibertouch, en önemli top temas bölgelerine uygulanan 3D dokulu Sprintweb teknolojisi ile tamamlanıyor.

Tütün her yıl 10 milyon kişiyi hayattan koparıyor

Tütün her yıl 10 milyon kişiyi hayattan koparıyor

Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı dünyada ve Türkiye’de özellikle gençler arasında hızla yaygınlaşıyor. Ülkemizde de en çok sigara ardından nargile, az miktarda puro ve pipo ile yerel olarak sarmalık ve çiğneme tütün şeklinde ürünler tüketiliyor. Her yıl tütün kullanımının yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle milyonlarca kişi çeşitli rahatsızlıklarla karşı karşıya kalırken, dünyada yaklaşık 10 milyon kişi yaşamını yitiriyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mesut Bayraktaroğlu, “31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü”nde tütün ürünleri ve yol açtığı zararlar hakkında bilgi verdi. 

Dr. Mesut Bayraktaroğlu

Dr. Mesut Bayraktaroğlu

Dumanı bile hasta ediyor 

Tütün yaprağının tamamen veya kısmen hammadde olarak kullanılması ile yapılan tüm ürünler “tütün mamulü” ya da “tütün ürünü” olarak adlandırılmaktadır. Tüketimi en yaygın tütün ürünleri; sigara, sarmalık kıyılmış tütün, pipo, puro, nargilelik tütün, enfiye ve çiğnemelik tütün olarak sıralanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1,5 milyar kişi tütün ürünü kullanmaktadır. Tütün ürünü kullananların %80’i düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır. Bu ülkeler aynı zamanda tütün ürünü kullanımına bağlı hastalık ve ölümlerin en yüksek olduğu bölgelerdir. Ölümlerin çoğu doğrudan tütün kullanımının sonucu iken, yaklaşık %20’si tütün ürünü kullandığı için değil, tütün ürünü dumanına maruz kalınması dolayısı ile meydana gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre; dünyadaki çocukların yarısı tütün dumanıyla kirlenmiş havayı solumakta ve her yıl 65.000 çocuk pasif etkilenimin yol açtığı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Hamilelik döneminde tütün ürünü kullanmak, bebekler için ömür boyu sürecek çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Yani tütün ürünleri bunu kullananlar kadar pasif etkilenim yoluyla, kullanmayanlar için de ölümcül zararlara yol açmaktadır. Tütün ürünlerinin her türlüsü zararlıdır ve tütün dumanına maruz kalmanın güvenli bir şekli veya düzeyi yoktur.

Tütün kullanımı erken ölümlerin en baş nedeni 

Tütün ürünleri başta kanser, kalp- damar hastalıkları, KOAH olmak üzere pek çok hastalığın ve bunlara bağlı erken ölümlerin en baştaki nedenidir. Tütün ürünleri neden olduğu ağır sağlık sorunları ve ölümler dışında hem birey hem de ülke ekonomisine büyük zarar vermektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün ürünü kullanımına bağlı toplam ekonomik kaybın yıllık 1,5 trilyon dolar olduğu tahmin edilmektedir. Tütün kullanımı durdurulmadığı takdirde, tütün ürünü kullanımının sebep olduğu sağlık yükü ve maliyetleri artmaya devam edecektir.

Son yıllarda elektronik likitlere olan talep artıyor

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2024 yılı için belirlenen tema çocukların tütün endüstrisinin müdahalelerinden uzak tutulmasıdır. Ülkemizde birçok resmi kurum, dernek, sağlık merkezi ve hekim tarafından bu yıl da 31 Mayıs tarihinde farklı etkinlikler, seminerler, bildiriler ve yayınlar yapılması planlanmış olup, bu yıl özellikle çocuklarımızı tütün ürünlerine karşı korumak üzerine yoğunlaşılması planlanmıştır. Bu bağlamda özellikle çocuk ve gençlerimizi hedef alan ‘zararı azaltılmış ürün’ kavramıyla son 10 yıl içinde artan sayı ve çeşitlerde piyasaya sürülmekte ve pazarlanmakta olan tüm likit/ısıtılmış tütün formundaki ürünlerin zararları özellikle vurgulanmalıdır. Bu yeni ve modern görünümlü ürünler özellikle gençler için cazip hale getirilmeye çalışılmaktadır. Bu şekilde tütün endüstrisi pazar payının gerilediği ülkelerde gelir artırmaya çalışmakta,  çocukları ve gençleri nikotin bağımlılığına sokmayı hedeflemektedir. Ancak bunlar yine nikotin ve tütün içeren, bağımlılık yapan ve en az sigara kadar hatta bazı yönleriyle daha fazla zararlı ürünlerdir. Elektronik sigarada kullanılan elektronik likitler tatlandırıcı ve sıvı nikotin içerir, bunların sıvı halden duman haline gelmesi özel ısıtma mekanizmalarıyla olur. Bu, gerçek dışı beyanlarla anlatıldığı gibi su buharı değildir, birçok kimyasal madde içeren bir aerosoldür. Başta akciğerler olmak üzere tüm vücuda zararlıdır. Ayrıca elektronik likitlerin içinde özellikle çocuk ve gençlerin ilgisini çekmek üzere tatlandırıcı ve lezzet arttrıcı bileşenler vardır. Bunlar, sigaralardan çıkartılması için uzun süre mücadele verilmiş tehlikeli maddelerdir.

Sigarayı Bırakma Poliklinikleri büyük görev üstleniyor

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastaneleri, özel hastaneler ve sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından aktif ve başarıyla çalıştırılan ‘Sigara Bırakma Poliklinikleri’ sayesinde toplumsal farkındalık oluşması amaçlanmakta ve sigarayı bırakmak isteyen kişilere yönelik tedavi protokolleri uygulanmaktadır. Sigara içenlerin kendileri ve yakınlarının hayatları için önemli bir karar vermeleri ve bu merkezlere başvurmaları tavsiye edilmektedir. Elektronik sigara ile sigara bağımlılığından kurtulmanın mümkün olmadığının bilinmesi önemlidir.

Sefo yazı getirdi

Sefo yazı getirdi

Milyonlarca dinlemelere sahip sevilen sanatçı Sefo, ilk albümü “İmparator Pt.1”i uzun bir bekleyişin ardından 25 Nisan’da sevenleriyle buluşturmuştu.

Türkiye sınırlarını aşarak başarısını yurt dışına taşıyan başarılı sanatçı, son teklisini yayınlamanın heyecanını yaşıyor.

Cornetto iş birliği ile hazırladığı şarkısı “Yanıbaşımda” tüm dijital platformlarda yayında!..

Yaz mevsiminin geldiğini hissettiren parçanın söz ve müziği yine başarılı sanatçı Sefo’ya ait…

Son dönemlerin en çok konuşulan isimlerinden olan Sefo’nun 2024 yazına damga vuracak olan şarkısı “Yanıbaşımda” şimdi yayında!

Dolu Kadehi Ters Tut, Açık Hava’yı salladı

Dolu Kadehi Ters Tut, Açık Hava’yı salladı

Yerli sahnenin önde gelen bağımsız gruplarından Dolu Kadehi Ters Tut, KerkiSolfej’in organizasyonuyla Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nu yıktı geçti.

Kral Pop Radyo medya sponsorluğundaki konserde dinleyicisini ‘Madem’ şarkısıyla selamlayan DKTT, binlerce kişilik hayran ordusuyla konser boyunca şarkılarını hep bir ağızdan söyledi. Coşkulu kalabalığın bir an olsun yerinde durmadığı konser enerji dolu geçti. En son çıkardıkları şarkıları ‘Ölene Dek’i de söyleyen grup alkış yağmuruna tutuldu.

Dinleyicisine sürpriz yapan DKTT, Selin Geçit’i sahneye davet ederek ‘Olabilirdik’ şarkısına düet yaptılar. Öte yandan DKTT’yi dinlemeye gelenler arasında Tolga Çevik eşi Özge Çevik ve kızı Tuna Çevik’de vardı

Grup, bir süre önce hayata geçirdikleri Dedim Olabilir Belgeseli’nin 4. bölümünün çok yakında YouTube’da yayınlanacağının müjdesini verdi. Sevenlerinin yoğun isteği üzerine grup 1 Haziran Cumartesi akşamı da Harbiye Açıkhava’da konser verecek.

KerkiSolfej Harbiye Açıkhava konserlerine; 1 Haziran Cumartesi Dolu Kadehi Ters Tut, 2 Haziran Pazar ve 3 Haziran Pazartesi Buray, 4 Haziran Salı Ferhat Göçer ‘Senfonik’, 16 Haziran Pazar Nazan Öncel, 17 Haziran Pazartesi Selda Bağcan ‘Senfonik’ ve 28 Temmuz Pazar Nilüfer ile devam edecek.

BMW Group iki yeni konsept modelini sergiledi

BMW Group iki yeni konsept modelini sergiledi

Borusan Otomotiv’in Türkiye temsilcisi olduğu BMW Group, iki yeni konsept modelini otomobil gün yüzüne çıkardı.

İki kişilik lüks spor otomobil konsepti BMW Concept Skytop ile ustalık ürünü BMW Motorrad R20 Concept’i çok özel bir etkinlikte tanıttı.

Özel klasik otomobillerin yanı sıra en çarpıcı yeni modellerin ve konsept araçların sergilendiği, otomobil koleksiyoncularının merakla beklediği etkinlik Concorso d’Eleganza Villa d’Este İtalya’nın kuzeyinde, Lombardiya bölgesindeki Como Gölü kıyısında bulunan Villa d’Este otelinde gerçekleşti.

BMW Concept Skytop

BMW Concept Skytop
BMW, estetik ve dinamizmi en üst seviyede sunan iki kişilik lüks konsept otomobili BMW Concept Skytop tasarımını Concorso d’Eleganza Villa d’Este 2024’te tanıttı. Akıcı ve zarif dış hatları ile son derece rafine bir görünüme sahip otomobilde özel malzemeler geleneksel usta işi bir işçilikle harmanlanmış. BMW Concept Skytop’un yolculuk etme isteği uyandıracak şekilde tasarlanan iç mekanı, kabinin kaslı yüzeyleri ve otomobilin yaşam alanını arkaya doğru yönlendiren çizgiler tamamlıyor. Kapı omuz çizgisine entegre edilen kanatçıklar geleneksel kapı kollarının yerini alırken hafif alaşımlı jantlar ise yan profildeki benzersiz görünümünü daha da güçlendiriyor.

BMW Concept Skytop, öne uzanan geniş kaputu ve ikonik BMW köpekbalığı burnu tasarımını aydınlatmalı böbrek ızgarası ile süslerken geriye doğru uzanan arka kısım göz kamaştırıyor. Efsanevi BMW Z8 Roadster modeline referansların özenle seçildiği modelde kaputtan itibaren iç mekana ve bagaj kapağındaki alüminyum kaplamaya kadar uzanan çizgi, otomobilin benzersiz silüetini belirginleştiriyor.

Otomobilin iki koltuğunun arkasındaki deri kaplamalı takla barı ve B sütunundaki yan kanatçıklar, tamamen açılabilir arka camla birleşiyor. Otomotiv endüstrisindeki en ince profile sahip kompleks yapıdaki LED teknolojili farları model için özel olarak geliştirilmiş. Otomobilin stopları ise yere paralel olarak tasarlanmış tek parça haliyle dikkat çekiyor.

BMW Z8 ile motor seçeneğinde de benzerlikleri bulunan BMW Skytop Concept, efsanevi roadster gibi markanın en güçlü V8 motoruyla birlikte geliyor.

BMW R 20 Concept

BMW R 20 Concept 

BMW Group, Concorso d’Eleganza Villa d’Este’de BMW Motorrad’ın en yüksek kalitede mühendislikle üretilmiş ve en ince ayrıntısına kadar rafine edilmiş yeni tasarımı BMW Motorrad R 20 Concept modelini tanıttı.

BMW Motorrad’ın efsanevi hava-yağ soğutmalı boxer motorunun merkezde adeta bir heykel gibi konumlandırıldığı motosiklet mükemmel mühendisliği ve klasik tasarımıyla etkileyici bir model haline dönüşüyor. Yeniden geliştirilen şasisi ve 17 inç siyah jantlarıyla daha modern bir tasarıma kavuşan modelde krom-molibden üretilmiş BMW Paralever salınım kolu yerine çelikten üretilmiş bir versiyon kullanıyor. Kinematik tahrik kolu ve iki defa frezelenmiş alüminyum arka aks taşıyıcıları da motosikletin mühendislik süreçlerinin ne kadar titizlikle gerçekleştiğini gösteriyor.

BMW Motorrad R 20 Concept’te maksimum sürüş keyfi için özenle geliştirilmiş tamamen ayarlanabilir Öhlins Blackline süspansiyonlar yer alırken, temel araç geometrisi 62,5 derecelik direksiyon açısına ve 1550 mm’lik dingil mesafesine sahip.

Motosiklet dünyasının standartlarını yeniden belirleyen BMW Motorrad R 20 Concept, hava yağ soğutmalı 2 litrelik boxer motorunda yeniden geliştirilen silindir kapağı, kayış koruması ve yağ soğutucusu ile geliyor.