Yazılar

Sanat, sokaktan kapalı mekana taşınıyor

Urban Tales, sokak sanatının izlerini iç mekâna taşıyarak, geçicilikten kalıcılığa doğru uzanan bir dönüşümün altını çiziyor. Sokağın birleştirici ruhuyla, modern zamanın görsel hikaye anlatıcıları bir araya geliyor.

Chek Sparow, Cins, Mr. Hure, Mre, Murys, Rash, Reach Geblo ve Somon mahlaslarıyla bilinen sekiz özgün sokak sanatçısı, izleyiciyi kendi yaratıcı oyun alanlarına davet ederken yakın zamanda kaybettiğimiz Rakun’un sokağa bıraktığı izler arşivlerden çıkıyor.

Sergi süresince, hafta sonları düzenlenecek sokak sanatı turları ve alana uzun yıllardır katkı sağlayan isimlerin dahil olduğu panel ve söyleşilerle ziyaretçilere, sanatçılarla doğrudan etkileşim kurma ve sokak sanatının arka planındaki süreçleri keşfetme imkanı sunuluyor.

Küratörlüğünü İrem Güler (suckmywalls) ve Koray Arman’ın birlikte gerçekleştirdiği serginin açılışı 7 Eylül 2024 Cumartesi günü saat 18.00’da gerçekleşecek.

Urban Tales, 22 Eylül 2024 tarihine kadar Pazartesi günleri hariç her gün 12.00-19.00 saatleri arasında 8artı1 Galeri’de görülebilir.

Bora Gencer efsane şarkı “Dokun Bana”yı tekrar yorumladı

Bora Gencer yeni parçasını ilk kez Marmaris Amfi Tiyatro’da seslendirdi! 2000’lerin unutulmaz parçalarından “Dokun Bana”yı yorumlayan Bora Gencer parçayı ilk kez Marmaris Amfi Tiyatro’da seslendirip sevenleri ile buluşturdu.

Datça Çocuk Köyü yararına düzenlenen “Elvadasız Şarkılar” kapsamında ünlü isimlerle beraber sahne alan Gencer: “ “Dokun Bana” çok uzun zamandır seslendirmek istediğim bir parçaydı, ilk kez de bu anlamlı organizasyonda sizlerle buluşturmak istedim” dedi.

Hareketli ritimleriyle ile öne çıkan parçanın yeni aranjesinde Sonay Yağız imzası var, parçanın sözü ve müziği ise Gülhan Aydın’a ait. Dj’lerin de çok ilgisini çeken parçanın klibi sahilde Turgay Ceylaner yönetmenliğinde çekildi.

“Dokun Bana” DMC etiketi ile tüm dijital platformlarda, klibi ise NetD kanalında yayında!

The Library Bar yeni sezona hazır

The Library Bar yeni sezona hazır

Grand Hyatt İstanbul’un içinde konumlanan The Library Bar, yeni sezona hazır.

British Gentlemen’s Club havasını ve zarafetini modern dokunuşlarla birleştiren bu eşsiz mekan, akşam saatlerinde kapılarını açarak misafirlerine sofistike bir deneyim sunuyor. Özenle hazırlanmış imza kokteylleri ve geniş şarap seçkisi, günün yorgunluğunu atmak ya da özel bir anı kutlamak için ideal.

Mekan, şarapla uyumlu şık atıştırmalıklarıyla damak zevkinize hitap ederken, şömine başında geçireceğiniz huzurlu anlar sizi günlük telaşlardan uzaklaştırıyor. The Library Bar, hafta boyunca farklı gecelerde Jean-Baptiste Hardy’nin caz ezgileriyle canlanırken, DJ Jasemine’in derin ritimleri ve Serhat Özcan’ın DJ setiyle müzik severlere unutulmaz anlar yaşatıyor.

Bilgi: +90 (531) 651 00 70

istan-restaurants@hyatt.com.

Benetton’un sonbahar kış koleksiyonu görücüye çıktı

Benetton’un sonbahar kış koleksiyonu görücüye çıktı

Benetton’un sonbahar kış koleksiyonu, ofis için yeni çizgili görünümlerden Vahşi Batı dokunuşuna, güllerden kalplere ve Seksenler esintilerine kadar çeşitli temaları içeriyor.

Benetton’un sonbahar kış koleksiyonu, çok yönlü parçalardan oluşuyor ve her görünümün üzerine çizildiği bir tuval gibi hizmet veriyor. Yarım yüzyılı aşkın uzmanlığın ürünü olan örgü, ekose, jakar desenler ve çok renkli vanize iplikler gibi örgü giysiler sunuyor.

KADIN

United Colors of Benetton, sonbahar-kış koleksiyonunda yenilikçi tasarımlarla dikkat çekiyor. Maxi hırka ve boho-şık tarzda yün ceket gibi çeşitli seçenekler sunan marka, gül desenli takımlardan mavi çizgili kazaklara kadar geniş bir yelpazede ürünler sunuyor. Temel ürünler sakin tonlarda olsa da, koleksiyonun öne çıkan unsurları arasında yer alan kadife detaylar ve 70’ler esintili parçalarla birlikte canlı renkler, sonbahar kış sezonunun vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sonbahar için kır evi tarzı görünümler, kış için ise renkli alpaka karışımlı kazaklar dikkat çekiyor. Her parça, skinny kotlardan mom fit’e kadar geniş bir pantolon yelpazesiyle kombinlenebiliyor. Ayrıca, sportif ve avcı tarzını birleştiren rahat ve hafif dış giyim seçenekleri de bulunuyor.

ERKEK

United Colors of Benetton’un sonbahar/kış erkek giyim koleksiyonu, sporcu ruhuyla 80’lerin esintilerini bir araya getiriyor. Baskılı giysiler, fırçalanmış Shetland örgüleri ve Kuzey Avrupa’dan ilham alan jakar etkili kazaklar koleksiyonun renkli ve karakteristik unsurları arasında yer alıyor. Desenli örgülerden çizgili stoklu modellere kadar geniş bir yelpazede sunulan ürünler, minimal klasik kadife pantolonlar veya flanel gömleklerle mükemmel bir uyum sağlıyor. Kontrol astarlı ceketler ve balmumu kaplamalı yelekler gibi özel parçalar, mevsim geçişlerinde ideal tercihler arasında yer alıyor. Geri dönüştürülmüş gerçek tüy içeren naylon puffer ceketler ise en soğuk günler için vazgeçilmez seçenekler arasında bulunuyor. Canlı tonlar, desenler ve şehir kombinasyonlarıyla zenginleşen koleksiyon, Benetton’un stilini yansıtan ikonik bir moda örneği sunuyor.

Maison Francis Kurkdjian’dan yeni parfümü APOM

Maison Francis Kurkdjian tutkunun yeni parfümü APOM. Maison son parfümüyle, 2009’daki kuruluşundan bugüne kadar uzanan sürecini simgesel bir kokuyla betimliyor.

Maison’un seçkisinde biri kadın diğeri ise erkekler için yer alan APOM serisi, yenilenen versiyonuyla tek bir parfümde birleşiyor. Masion Francis Kurkdjian’ın cinsiyetsiz olarak tanımladığı parfüm, bu özel kokuyu üzerinde taşıyıp, çevresiyle paylaşmak isteyen herkese hitap ediyor. APOM, ismini İngilizcede “Benden Bir Parça” anlamına gelen “A Part Of Me”nin kısaltmasından alıyor. Maison Francis Kurkdjian’a göre APOM akıllarda kalan ve tam olarak başkalarına bırakılan bir parça olarak tanımlanıyor.

Francis Kurkdjian APOM’un tek bir şişede buluşma hikayesini, “APOM pour femme ve APOM pour homme, lavanta ve portakal çiçeğinin tatlı amber bir baz üzerinde birleşimi olan tek bir koku matrisinden yayılan iki parfüm olarak doğmuştu.” diyerek tanımlıyor.

APOM; amberli, çiçeksi, fujer karakteriyle ciltte anında tanıdık ve sofistike bir etki bırakıyor. Aynı zamanda Maison klasiklerinin soy ağacına ait modern bir yorum olan APOM, yapısıyla günümüze göz kırparken, köklerine sıkı sıkıya bağlı kalıyor. Kristal berraklığındaki neroli ile desteklenen üst notalar, tatlı çiçeksi orta notalara bağlanıyor. Aromatik ve canlı lavanta notalarının portakal çiçeğiyle mükemmel dengesi, sıcak ve narin bir vanilya kokusuyla sarmalanıyor. Ardından, ylang-ylang notalarıyla zenginleşen bu kalıcı silaj, beyaz misk dokunuşuyla bezeniyor. Bu koku hem bedeni hem de karakteri yansıtan sıcak ve davetkar tavrıyla da ön plana çıkıyor.

Şok diyetlerden kaçının!

Yaz tatilinin büyüsüne kapılıp beslenme düzenine uymamak, “Bir tane daha?” sorusuna hayır diyememek ve bunun sonucunda tatilden fazla kilolarla dönmek bir yaz klasiği olarak pek çok kişiyi olumsuz etkiliyor. Ancak fazla kilolardan kurtulmak mümkün ve bunun için şimdiden kolları sıvayabilirsiniz! Soğuk havaların da metabolizma hızını artırdığına ve kilo vermeye yardımcı olduğuna dikkat çeken Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi “Sonbaharla birlikte beslenme düzeninizi yeniden planlayarak ve günlük yaşam alışkanlıklarınız arasına her gün mutlaka bir saat orta tempolu yürüyüşü katarak kalori açığı oluşturabilir ve sağlıklı kilo verebilirsiniz. Soğuk havalar da metabolizma hızını artırdığından kilo vermenizi destekleyecektir. Ancak yazın alınan aşırı kilolardan kurtulmak için şok diyetlerden ve ‘bitkisel takviyeler’ olarak sunulan ürünleri bilinçsizce kullanmaktan kesinlikle kaçının, aksi taktirde verdiğiniz kiloları kısa sürede geri alacağınız gibi, böbreklerde ve karaciğerinizde geri dönülmez hasarlara yol açabilirsiniz” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, yaz kilolarından kurtulmanın 12 yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi

  • Kahvaltıyı ihmal etmeyin

Gün içerisinde kendinizi uzun süre aç bırakmanız gece yemelerinizin artmasına neden oluyor. Bu nedenle güne mutlaka kahvaltı ile başlayın. Kahvaltıda hamur işlerinden kaçının, mutlaka bir yumurta yiyerek protein alımını sağlayın. Yumurta aynı zamanda tokluk sürenizi de artıracaktır. Öğünlerinizde dengeli beslenmeyi amaçlayın. Kilo verme sürecinde metabolizmanızın yavaşlamasını engellemek için öğün sıklığını artırın, gece yemelerini azaltın.

  • Egzersiz yapın

Yağ yakımı için özellikle koşma, yürüme, yüzme, tenis oynama, bisiklet sürme gibi kardiyo egzersizlerini hayatınıza dahil edin. Her gün düzenli olarak bir saat orta tempolu yürüyüş yaparak kalori açığı oluşturabilir ve yağ yakımınızı hızlandırabilirsiniz.

  • Su tüketimini artırın

Yeterli su tüketimi metabolizmanızın hızlanmasına ve kilo verme sürecinize yardımcı olacaktır. Günlük içmeniz gereken su miktarını kilonuzu 35 ml ile çarparak hesaplayabilirsiniz.

  • Sağlıklı pişirme yöntemleri uygulayın

Yemeklerinizi ızgara, fırın, haşlama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri ile hazırlayın. Kızartma yöntemi ile pişirilmiş yemeklerden uzak durun.

  • Zeytinyağı tüketin

Yemekleriniz için yağ tercihlerinizde zeytinyağını ön plana çıkartın. Ancak zeytinyağını da sağlıklı diyerek aşırı tüketiminden kaçının, ölçülü kullanın. Tereyağı, kuyruk yağı gibi hayvansal yağlardan kaçının.

  • Sofranızda balığa yer verin

Haftada iki gün yüksek omega-3 içeriğine sahip olan somon, sardalya, uskumru gibi balıkları bol yeşilliklerle birlikte tüketin.

  • Sebze yemeklerinin yanına yoğurt; et yemeklerinin yanına salata ekleyin

Beslenmenizde mevsim sebzelerine mutlaka ağırlık verin. Sebze yemeklerinin yanına yoğurt, ev yapımı ayran veya kefir; et, tavuk, balık, hindi yemeklerinin yanına bol yeşillikli salatalar ekleyin.

  • Kurubaklagilden faydalanın

Haftada 2-3 kez kurubaklagil yenilmesini tavsiye eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi  “Kurubaklagil yemeklerini tencere yemeği olarak hazırlayabileceğiniz gibi bol yeşillikli salatalarınıza da ilave edebilirsiniz. Haşlanmış nohut, yeşil mercimek veya kuru börülce ile hazırlanmış salatalarınızın yanında kefir tercih edin. Probiyotik besinlerden biri olan kefiri düzenli olarak tüketmeniz karın içi yağlanmanızın azalmasına yardımcı olacaktır” diyor.

  • Kompleks karbonhidrat tüketin

Karbonhidrat tüketirken lif içeriği yüksek olanları tercih edin. Tam tahıllı ekmek, kinoa, karabuğday, bulgur gibi lif içeriği yüksek kompleks karbonhidratlara yönelmek kan şekerinin dengeli yükselmesine ve daha uzun süre tok kalmaya imkan tanıyor. Beyaz ekmek, beyaz pirinç vb basit karbonhidratlardan kaçının.

  • Meyvenin yanına kuruyemiş ekleyin

Ara öğünlerde meyvelerinizin yanına çiğ ceviz, fındık, badem, kaju gibi yağlı tohumları ekleyin. Yağlı tohumların içerisinde bulunan sağlıklı yağlar kan şekeri kontrolüne ve tokluk süresinin uzamasına bağlı olarak kilo vermeye olanak sağlıyor.

  • En az yüzde 70 kakaolu bitter çikolata yiyin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi “Sonbaharda havanın erken kararması, hava ısısının azalmasıyla birlikte bireylerde halsizlik, mutsuzluk ve buna bağlı yeme atakları yaşanabiliyor. Bu yeme ataklarını azaltmak ve mutluluk hormonu olan serotonin seviyesini artırmak için muz, fındık ve yulaf ile beslenmek; ara öğünlerde şekersiz Türk kahvesinin yanında en az yüzde 70 kakao içeren bitter çikolata tercih etmek gibi küçük önlemler fayda sağlıyor” diyor.

  • Balkabağı tokluk süresini uzatıyor

Kışın grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini azaltmak, vücut direncini artırmak için meyve ve sebze tüketmek gerekiyor. Stresi azaltıp bağışıklık sistemini güçlendirdiği için sonbaharda tatlısıyla olsun çorbasıyla olsun balkabağı tüketebilirsiniz. Yüksek lif içeriğine sahip balkabağı aynı zamanda kilo verme dönemindeki tatlı krizlerini aşmayı sağlıyor. Az şekerli balkabağı tatlısına ceviz ve tarçın eklemek kan şekerini dengeleyerek tokluk süresini uzatıyor.

İkinci çocukları dünyaya geldi

İş insanı Emir Tamer ve güzel eşi Ayça Tamer ikinci defa çocuk sahibi olmanın heyecanını yaşadı. Geçtiğimiz gün dünyaya gelen erkek bebeklerini kucağına alan çift, mutluluklarını bu bebek ile ikiye katladılar. Şimdiler okula başlayan kızları Defne’nin ardından bir çocuk sahibi daha olan Tamer ailesi, oğullarının adını Raufcan olarak koydular. Emir Tamer, Türkiye’nin önde gelen gazetecileri arasında yer alan duayen yazar olan babası, Rauf Tamer’im adını koydu. Yazar Rauf Tamer geçtiğimiz yıl hayatını kaybetmişti.

Ev sahibi, kiracı arasındaki tansiyon düşüyor mu?

Dünyanın ve ülkemizin lider araştırma şirketi Ipsos’un GÜNDEME DAİR araştırma verilerinden derlenen bu dosyada;

  • Oturulan semtlerden memnuniyet oranı ne?
  • Kiracılar bugün taşınmak zorunda kalsa bütçesine uygun bir ev bulabilecek mi, bulamayacak mı? Bu konu hakkında ne düşünüyorlar?
  • %25 kira artış sınırı olduğu 2024 yılının ilk 5 ayında, kontratı yenilenen kiracıların kaçta kaçının artışı bu oran üzerinden ilerlemiş?
  • Kira sınırlamasının kalktığı ve kira artışlarının TÜFE’ye göre yapılmaya başlandığı Temmuz ve Ağustos aylarında kiraları yenilen kiracıların % kaçının kira artışı bu oranın üzerinde gerçekleşmiş?
  • Kiracıların gelirleri, kira artışları oranında artıyor mu? 
  • Yeni kira artış oranına rağmen; evinde mevcut kiracı olan ev sahipleri ne düşünüyor? 
  • Evi kirada olan ev sahiplerinin kaçta kaçı, kira oranı %25 ile sınırlı olduğu dönemde de, yeni kira artış oranı uygulamasında  da  kira artışlarını, evlerinin bulunduğu semtteki ortalama kira oranında yaptığını ya da yapacağını belirtiyor? 
  • Kiracıları ile kontratını yenileyecek olanlar ne yapmayı planlıyor? 
  • Temmuz ayından itibaren kira artışlarındaki %25 sınırlandırılmasının kaldırılması konusunda kiracılar ve kirada evi olanların görüşleri görüşleri nasıl farklılıklar içeriyor? Kirada evi olanlar bu kararı nasıl yorumluyor? Kiracılar bu kararları nasıl karşılıyor?

 OTURDUKLARI SEMTTEN MEMNUN OLANLAN KİRACILAR…

Kiracılara oturdukları semtten ve evlerinden duydukları memnuniyeti sorduğumuzda son üç senedir verilen cevaplarda büyük farklar görmüyoruz. Oturulan semtlerden memnuniyet değişmiyor ancak oturulan evden memnun olanların oranı  5 puan daha yüksek.

Ipsos Türkiye

BUGÜN TAŞINMAK DURUMUNDA KALAN KİRACININ DÜŞÜNCESİ…

Her 10 kiracıdan 8’i bugün taşınmak zorunda kalsa bütçesine uygun bir ev bulamayacağını düşünüyor.

Ipsos Türkiye

KİRA ARTIŞLARI TEFE TÜFE OARANI ÜZERİNDE…

%25 kira artış sınırı olduğu 2024 yılının ilk 5 ayında, kontratı yenilenen kiracıların yarısının kira artışı %50’nin üzerinde olmuş.  %30 üzeri diye baktığımızda bu oran %69’a yükseliyor. Kira sınırlamasının kalktığı ve kira artışlarının TÜFE’ye göre yapılmaya başlandığı Temmuz ve Ağustos aylarında kiraları yenilen kiracıların %35’inin kira artışı bu oranın üzerinde.

Ipsos Türkiye

KİRA VE GELİR ARTIŞINA BAKILDIĞINDA…

Kira artışlarının gelirlerinin üzerinde artması her sene daha da kritik bir hal alıyor. Kiracıların geliri kira artışları oranında artmıyor.

Ipsos Türkiye

KİRACILAR HESAPLAMALARIN ADİL OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR.

Her ne kadar yeni kira düzenlemesinde %25 sınırı kaldırılmış olsa bile kiracıların yarısı yeni kontrat dönemlerinde ev sahiplerinin TÜFE’ye göre hesaplanacak olan orandan daha yüksek bir kira talebinde bulunacağını  düşünüyor. Ve her 10 kiracıdan 9’u bu hesaplamanın adil olmadığını düşünüyor.

Ipsos Türkiye

EV SAHİPLERİ DE MAĞDUR…

Yeni kira artış oranına rağmen her 3 ev sahibinden 2’si evinde mevcut kiracı olmasından dolayı maddi kaybı olduğunu düşünüyor. Ev sahipleri açısından baktığımızda bu sene de geçtiğimiz seneye benzer bir tablo önümüze çıkıyor. Geçen sene ev sahiplerinin %70’i “Son dönemde kiralar sürekli artarken evimde mevcut bir kiracının olması nedeni ile maddi kayba uğruyorum.” ifadesine katılıyordu. Bu yıl aynı ifadeye katılanların oranı bir kaç puan düşerek %66’ya geriledi.

Ipsos Türkiye

KİRACISI İLE KONTARTINI YENİLEYENLER YA DA YENİLEYECEK OLANLAR…

Evi kirada olan ev sahiplerinin %42’si , kira oranı %25 ile sınırlı olduğu dönemde de, yeni kira artış oranı uygulamasında  da  kira artışlarını, evlerinin bulunduğu semtteki ortalama kira oranında yaptığını ya da yapacağını belirtiyor.

Ipsos Türkiye

MAL SAHİBİ DE KİRACI İLİŞKLERİ BİR SÜRE DAHA SICAK İLERLEYECEK.

Temmuz ayından itibaren kira artışlarındaki %25 sınırlandırılmasının kaldırılması konusunda kiracılar ve kirada evi olanların görüşleri oldukça farklı.

Ipsos Türkiye

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK VERİLERİ ŞÖYLE YORUMLADI

Geçtiğimiz sene kiracılar ve ev sahiplerine ilişkin araştırmamızdan ortaya koyduğumuz sonuç, kiracıların ve ev sahiplerinin bir kısır döngü içinde olduğunu idi. Üzerinden bir sene geçmesine rağmen, resmi kira oranlarına getirilen sınırlardaki düzenlemeler hala kısmen işe yarıyor ve problem olduğu gibi hayatlarımızda var olmaya devam ediyor. Bu durumun sonucu olarak da ev sahipleri ve kiracılar arasındaki ilişkiler sıcaklığını koruyor.

Kiracılara oturdukları semtten ve evlerinden duydukları memnuniyeti sorduğumuzda son üç senedir verilen cevaplarda büyük farklar görmüyoruz. Bu yılki araştımamızda kiracıların oturdukları semtlerden duydukları memnuniyet oranı bir önceki seneye kıyasla değişmedi. Oturdukları evden memnun olanların oranı ise geçtiğimiz seneye göre 5 puan daha yüksek. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda yaşadığımız evden memnun olmamak bir lüks diyebiliriz. Çünkü bugün her 10 kiracıdan sekizi taşınmak zorunda kalsa, bütçesine uygun bir ev bulamayacağına inanıyor.  %25 tavan kira artış sınırının olduğu 2024’ün ilk 5 ayında, kontratı yenilenen kiracıların yarısı, kira artışının %50’nin üzerinde olduğunu belirtiyor.  %30’un üzerinde kira artışı yapılanlar diye baktığımızda ise bu oran %69’a yükseliyor. Temmuz 2024 itibarıyla tavan kira zammı uygulaması sona erdi ve ev sahipleri artık yeniden 12 aylık ortalama TÜFE oranına göre zam yapabiliyor. Ancak Temmuz ve Ağustos aylarında kiraları yenilen her 10 kiracıdan yaklaşık dördünün kira artışları bu oranın üzerinde. Kirasının gelirinden daha hızlı arttığını paylaşan kiracıların oranı artıyor ve bu durum kiracılar için her yıl daha da kritik hale geliyor. Her 2 kiracıdan biri de yeni kontrat dönemlerinde ev sahiplerinin TÜFE’ye göre hesaplanacak olan orandan daha yüksek bir kira talebinde bulunacağını düşünüyor. Her 10 kiracıdan dokuzu bu hesaplamanın adil olmadığı görüşünde.

Ipsos Türkiye

Ev sahipleri açısından baktığımızda bu sene de geçtiğimiz seneye benzer bir tablo önümüze çıkıyor. Geçen sene ev sahiplerinin %70’i “Son dönemde kiralar sürekli artarken evimde mevcut bir kiracının olması nedeni ile maddi kayba uğruyorum.” ifadesine katılıyordu. Bu yıl aynı ifadeye katılanların oranı bir kaç puan düşerek %66’ya geriledi.  Evi kirada olan her 10 ev sahibinden dördü kira oranı ile ilgili sınırlara bakmaksızın kira artışlarını, evlerinin bulunduğu semtteki ortalama kira oranında yaptığını ya da yapacağını belirtiyor. %25 sınırlandırılmasının kaldırılması konusunda kiracılar ve kirada evi olanların görüşleri oldukça farklı. Kiracıların %17’si sınırın kaldırılmasını desteklerken, kirada evi olanlar arasında bu oran %65. Enflasyondaki artışın yavaşlamasına paralel olarak konut fiyatlarının da dengeye oturması birkaç yılı bulacak. Maalesef, bu süreçte ev sahipleriyle kiracılar arasındaki tansiyon bir süre daha yüksek kalacak.

İskender Paydaş ile geçmişe yolculuk

Sevilen sanatçı İskender Paydaş, Bodrum Azka Otel’de sahne aldı.
Popun  efsane olmuş isimlerinden merhum Harun Kolçak şarkılarıyla sahneye gelen sanatçı Kolçak’ın  efsaneleşmiş şarkılarıyla  konukların hoş geldiniz diyen  Paydaş programının sonlarına doğru günümüzün popüler şarkılarıyla tatilcilere unutulmaz bir Bodrum akşamı yaşatırken; sanatçı tatil için yurtdışından gelen misafirlerini de unutmayarak programının sonlarına doğru yabancı şarkılarla sahnesini bitirdi.

Emekli olunca yaşayabilecek 12 sahil kasabası!

Emeklilik hayali ikiye ayrılır. Emekli olunca dünyayı gezme hayali kuranlar ve sessiz, sakin bir sahil kasabasına yerleşip, müstakil evinin bahçesinde domates yetiştirmeyi düşleyenler… Biz ikincisine sesleniyoruz. Özellikle kalabalık şehirlerde yaşamanı sürdüren, her gün ömründen bir parçasını trafikte yitiren ve ruh emici gökdelenlerin arasında bir gıdım oksijene muhtaç kalan bizlerin, emekliliğimizde daha dingin bir hayat sürme isteğimiz hiçbir şekilde sıkıcı karşılanmamalı.

Akarca

1 – Akarca

Akarca’yı çoğu insan bilmez. Çünkü burada sabahın ilk ışıklarına dek süren eğlenceler yoktur. Yalnızca buz gibi bir deniz ve dingin bir yaşam sürmeyi seçmiş emekli büyüklerimiz vardır. Genelde yazlıkçıların mekanı olan Akarca, İzmir’in Seferihisar ilçesinde bulunuyor. Ege Denizi’nin en berrak hali, bu güzide sahil kasabasına bahşedilmiş desek yeridir.

 Bademli

2 – Bademli

Eğer emekli ikramiyenizi Maldivler’e yatırmak istemiyorsanız, ikinci seçenek olarak Bademli Köyü’nü düşünebilirsiniz. Neden böyle diyoruz, çünkü Bademli’deki deniz, o gördüğünüz Maldivler’deki okyanustan farksız. Popüler olamamasının nedeni ise malum, zamane gençliği işte. Bademli’nin İzmir’in Dikili ilçesinin güneybatısında olduğunu da belirtelim unutmadan.

Çukurbağ

3 – Çukurbağ

Sessiz ve sakin bir hayat süreyim, domatesimi de ekeyim ama sıkılınca eğlenceden de çok uzak kalmayayım diyorsanız eğer, o zaman Çukurbağ Yarımadası’na yerleşebilirsiniz. Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Çukurbağ, Meis Adası’nın manzarasıyla da büyülüyor insanı. Hem torunlarınız da çok sevinir bu duruma.

Güzelçamlı

4 – Güzelçamlı

Hep özlediğiniz o bakir doğaya en sonunda kavuşacağınız bir yer Güzelçamlı. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Güzelçamlı, dünyanın en yüksek oksijen oranına sahip bölgelerinden biri. Hani gökdelenlerin arasında nefes alamıyoruz dedik ya, Güzelçamlı bu yönden ömürlük bir terapi niteliğinde anlayacağınız.

Badavut

5 – Badavut

Issız, daha da ıssız, olabildiğine ıssız bir yer arayışındaysanız, tası tarağı toplayıp Sarımsaklı Badavut’a yerleşebilirsiniz. Issız dediysek gözünüzü korkutmuş olmayalım, Ayvalık Sarımsaklı’ya çok yakınsınız aynı zamanda. Canınızı sıkıldığında, iki çift laf edeceğiniz insanlar da bulabilirsiniz istediğinizde.

Mazı

6 – Mazı

Emeklilik hayalleri genelde Bodrum üzerinden yürüyor. Özellikle her 5 insanın 3’ünün domatesi hep Bodrum’da yetişiyor. Yaz aylarında Bodrum’un ne kadar kalabalık olduğunu söylememize gerek yok. Ama Mazı öyle mi? Değil tabi. Bodrum’da emeklilik hayalini kuranların, kesinlikle yerleşmesi gereken bir cennet köşesi Mazı.

Palamutbükü

7 – Palamutbükü

Yeryüzünde cenneti arıyorsanız, Palamutbükü’nün aradığınız yer olduğunu söyleyebiliriz. Tamam, belki domates yetiştiremeyebilirsiniz ama bol bol badem ağacı ekebilirsiniz. Datça’nın en huzurlu köşelerinden biri olan Palamutbükü’nde yeniden gençleştiğinizi hissedebilmeniz olası.

Akyaka

8 – Akyaka

Hem doğal güzelliklerin ortasında hem de insanlarla iç içe bir emeklilik hayali düşlüyorsanız, Akyaka Gökova’nın büyülü dünyasını da bir kolaçan edin bizce. Gökova Körfezi’nin en şahane koylarının bulunduğu Akyaka’da, kim bilir, belki bir pansiyon işletmeye başlar ve hayatınıza bambaşka renkler katarsınız. Bu da bir fikir.

Turunç

9 – Turunç

Kışı sessiz, sakin köşemde geçireyim, yazın ise cıvıl cıvıl olsun etrafım diyorsanız, Marmaris’te yer alan Turunç’taki müstakil evinizin hayalini kurmaya şimdiden başlayın deriz. Yaz aylarında bol turist akınına uğrayan Turunç’ta, kışın ise birkaç pansiyon dışında herkes köşesine çekiliyor. Yılların yorgunluğunu üzerinizden atmak için Turunç biçilmiş kaftan.

Köyceğiz

10 –Köyceğiz

Son zamanlarda dikkat ediyoruz da Köyceğiz gittikçe popüler olmaya başladı. Doğal güzelliklerin ve tarihi dokunun bu kadar uyumlu olduğu daha kaç yer var ki ülkemizde? Hem sessizliği seviyor, hem tarihe ilgi duyuyorsanız, emeklilik hayali kurmaya Köyceğiz üzerinden devam etmenizi tavsiye edeceğiz.

Sokakağzı

11 – Sokakağzı

İleride, “nerede yaşıyorsun bey amca” diye sorduklarında ‘Ege’nin en uç noktasında yaşıyorum delikanlı’ cevabını verdiğinizi düşünün. İşte o an, bir delikanlının daha emeklilik hayaline yön vermiş olmanın haklı gururunu yaşayacaksınız. Bizim için bir inci tanesinden daha da değerli olan Assos’un şirin bir sahil kasabası olan Sokakağzı, bizim de emeklilik hayallerimizi süslüyor.

Söğüt

12 – Söğüt

Konumu biraz sapa, kabul ediyoruz. Ama Söğüt bu güzelliğini, böylesine ulaşılması güç bir yerde olabilmesine borçlu. Marmaris’in en büyük köyü olan Söğüt, oldukça sessiz bir yer olmasına rağmen, çarşısı her daim cıvıl cıvıl ve capcanlı. İnsanlarla hem iç içe hem de onlardan kendinizi bu denli soyutlayabileceğiniz başka bir yer daha var mı, bilmiyoruz…