Yazılar

Dolki Min “Yürüyüş Pratiği!”

Ayrıntı Yayınları, Koreceden çevrilen ilk kitabını yayımladı: Yürüyüş Pratiği!

Dolki Min’in tüm dünyada çok dikkat çeken bilimkurgu ve gerilim romanı Yürüyüş Pratiği, istediği cinsiyete geçme yeteneğine sahip bir uzaylının Dünya’da hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. İnsanlarla beslenen ve onları avlamak için şekil değiştirerek insan formuna giren, avlarını bulmak için çevrimiçi flört uygulamalarını kullanan uzaylının hikâyesi, cinsiyet ve toplumsal normlar üzerine hem derin ve zorlayıcı hem de yer yer komik bir eleştiri sunuyor. Min, kişisel deneyimlerinden de izler taşıyan ilk romanı Yürüyüş Pratiği’nde toplumsal cinsiyetin insanlar üzerindeki etkilerini ve bu normların nasıl dayatıldığını ele alırken dışlanmışlık ve “öteki”lik hissini de güçlü bir şekilde işliyor.

Ünlü tasarımcı Isabel Marant, kendi markasının ilk iş birliği

Ünlü tasarımcı Isabel Marant, Converse ile ilk kez bir araya gelerek yeni ve klasik Converse tarzlarını içeren bir kapsül koleksiyon sunuyor.

İş birliğinin merkezinde, lüks moda ile gündelik stil arasında kurduğu denge ile tanınan Isabel Marant’ın özgün bakış açısı yer alıyor.

Kültür ve stilin kesiştiği iki marka olan Converse ve Isabel Marant, trend belirleyici kuralları yıkarak kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Isabel Marant’ın yenilikçi tasarımları ve Chuck Taylor’a olan sevgisiyle şekillenen bu koleksiyon, yeni Chuck 70 Wedge silüetine ve ikonik Chuck 70’e modern bir yorum katıyor. Bir doz nostaljiyle harmanlanarak yaratılan bu iş birliği, “Çabasız Lüks” anlayışını mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Atom serum ve Vitamin serumu faydası var mı?

Sonbaharda hava sıcaklıklarındaki dengesizliklere, kapalı ve kalabalık ortamlarda yüksek bulaş faktörü de eklenince viral ve bakteriyel enfeksiyonlar hızla yayılırken, bir başka tehlikeyi ise sosyal medyadan ve arkadaş çevresinden duyumlarla gelişigüzel kullanılan vitamin serumları oluşturuyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı, soğuk algınlığı ve gripten korunmak, vücut direncini artırmak, halsizlikten kurtulmak ve bağışıklığı güçlendirmek gibi amaçlarla kullanılan serumların doktor kontrolünde kullanılmadığında fayda yerine çok ciddi tehlikelere yol açabildiği uyarısında bulunuyor! Dr. Sağcan “Hekim tarafından hastalığın tanısı konulmadan ‘atom serum’, ‘vitamin serumu’ veya ‘doping serumu’ gibi uygulamalar organ yetmezlikleri hatta ölüme bile yol açabiliyor. Bir hekim olarak ne yazık ki evde birkaç kez serum taktırıp hastalığı ilerleyen, zatürre ve solunum yetmezliği sorunu ortaya çıkan birçok hasta ile karşılaşmaktayım” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülseren Sağcan son günlerde çok sık görülen solunum yolu enfeksiyonlarını anlattı, çok önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Sonbaharla birlikte çok sık karşılaşılan bakteri ve virüs kaynaklı solunum yolu enfeksiyonları; burun akıntısı, boğaz ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, ateş yüksekliği ve öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Sinüsler, boğaz, burun, hava yolları veya akciğerler gibi vücudun solunumla ilgili kısımlarını etkileyen enfeksiyonlar hapşırma, öksürme, konuşma, tokalaşma, sarılıp öpüşme ve eşyalara el teması yoluyla çok çabuk bulaşabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülseren Sağcan, üst solunum yolu enfeksiyonunun belirtilerinin ortalama bir-iki hafta devam ederken, alt solunum yolu enfeksiyonlarında akciğerler de etkilendiği için bu sürenin uzayabildiğini belirterek “Üst solunum yolu enfeksiyonları uygulanan ilaç tedavileri, doğal takviyeler ve dinlenme ile daha kolay atlatılabilen bir rahatsızlık iken bronşit ve zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonlarında daha ağır ve uzun süreli tedavi gerekiyor” diyor. Üst solunum yolundan başlayan enfeksiyonun alt solunum yoluna geçerek çok daha ciddi bir hastalık olan zatürreye neden olduğunu vurgulayan Dr. Sağcan, tanı ve tedavide gecikildiği, gerekli tedaviye kısa sürede başlanmadığı taktirde klinik tablonun ağırlaşarak hastanın genel durumunda bozulmaya yol açtığını ve klinik durumuna göre hastanede yatışı gerektirebildiğini söylüyor.

Dr. Gülseren Sağcan

Dr. Gülseren Sağcan

Bakteriyel mi Viral etken mi olduğu çok iyi belirlenmeli!
Hastalığa yol açan etkenin bakteriyel ya da viral olup olmadığını anlamanın, tedavi yaklaşımını belirleyeceği için son derece önemli olduğunu belirten Dr. Gülseren Sağcan sözlerine şöyle devam ediyor: “Etkeni saptamak amacıyla bazı kan tetkikleri, akciğer grafisi, boğaz kültürü ve solunum virüsleri panelinden faydalanılmaktadır. Viral enfeksiyonlarda antibiyotikler işe yaramazken, bakteri enfeksiyonlarında hayat kurtarıcı oluyor. Bu nedenle hastalığın tanısı konulmadan, gelişigüzel antibiyotiğe sarılmamak gerekir. Aksi taktirde gereksiz antibiyotik kullanımı hem hastalığa çare olmayacak hem de vücudun antibiyotiğe karşı direnç kazanmasına yol açacağından, ileride gerçekten antibiyotik kullanılması gereken bir durum olduğunda etkisini gösteremeyecektir.”

Hastalıktan korunmak için bu önerilere dikkat!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sağcan, sonbaharla birlikte yaygınlaşan enfeksiyonlardan korunmak için olmazsa olmaz önerilerini şöyle sıralıyor;
• Hasta kişilerden uzak durmak
• Sık el yıkama alışkanlığı kazanmak
• Maske takmak
• Ortak kullanım alanlarının yüzeylerini iyi temizlemek
• Kapalı ortamlarda mümkün olduğunca az vakit geçirmek
• Kapalı alanları sık havalandırmak
• Bağışıklık sistemini güçlendirmek için yeterli ve dengeli beslenmek, bol su içmek ve kaliteli uyumak
• Gün içerisinde elleri yüze ve ağıza sürmemek
• Sosyal mesafeye dikkat etmek
• Sigaradan ve sigara dumanından uzak durmak
• Aşı olmak
Fayda sağlamak yerine ölümcül olabilir!
Kişide solunum yolu enfeksiyonu ile ilgili şikayetler başladığında bir hekim tarafından muayenesi yapılıp tanı konulmadan evde serum takılmasının son derece zararlı olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülseren Sağcan önemli uyarılarına şu sözlerle devam ediyor: “Çünkü teşhisi konulmadan her semptomu olana ‘’atom serum’’, ‘’vitamin serumu’’, ‘’sarı serum’’ veya ‘’doping serumu’’ adı altında uygulamalar yapılmaktadır. Öncelikle vitaminlerin damar yolundan kullanılmasının ciddi alerjik reaksiyonlara, organ yetmezliklerine hatta ölüme yol açma riski bulunduğundan bu serumların hastane ortamında uygulanması gerekmektedir. Bir diğer önemli nokta; hastalığın teşhisinin konulmasını ve gerçek tedavinin başlanmasını geciktirdiği için hayatı tehdit etmektedir. Ne yazık ki bir göğüs hastalıkları uzmanı olarak günlük pratiğimde evde birkaç kez serum taktırıp hastalığı ilerleyen ve genel durumu kötüleşen pnömoni dediğimiz zatürre tablosu ile solunum yetmezliği olan birçok hastayla karşılaşmaktayım. Bu durum tedaviyi güçleştirmekte, erken tanı ve tedavi sayesinde ayakta bir haftada atlatılabilecek bir durum iken uzamış hastane yatışlarına hatta yoğun bakım ünitesinde yatışlara yol açmaktadır.”

Ressam Kemal Kara’nın 15. Yıl sergisi

Ressam Kemal Kara’nın 15. Yıl sergisi, Futy Art Gallery Acarkent’te sanatseverlerle buluştu. Sergi, sanatçının bugüne kadar gerçekleştirdiği “Diyalogların Anı”, “Efekte Efekt”, “Namı Olmayan Giremez”, “Yeni Olan Hiçbir Şey Yok”, “Bir Parçadan Diğerine”, “Paşalar ve Kuvâ-yi Milliye”, “Benim Adım Ne Onu Söyle” gibi kişisel sergilerinin yanı sıra, yeni hazırladığı sekizinci kişisel sergisi “Sonun Başlangıcı” ile izleyiciyle buluştu.

Sanat hayatında 15 yıldır aktif olarak üretim yapan Kemal Kara’nın eserleri, diyaloglar arasındaki sınırlar ve ilişki temaları üzerine yoğunlaşıyor. Kara, bu serilerde diyalogları sınırları, boyutsal değişimleri ve devinimleri inceliyor.

Futy Art Gallery Acarkent’te sanatçı konsept sergilerinde sıkça kullandığı ve vazgeçmediği kırmızı zemin üzerine siyah rengi neden tercih ettiğini ise şu şekilde açıklıyor: “Dönemin şartlarını ve zorluklarını ifade etmek için eserlerimi kırmızı odada tab ediyorum. Renkleri tarihsel bakış açısı ve felsefesiyle birleştirip sembolize ediyorum.” Kemal Kara, sanatseverleri 15. Yıl sergisinde bu dünyayı keşfetmeye davet ediyor.

Modayla sanatın buluştuğu koleksiyon

Türk hazır giyim sektörünün ve moda dünyasının lider markalarından Sarar, ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil eden illüstratör Robin Yayla ile iş birliğine imza atarak özel bir kapsül koleksiyon geliştirdi.

Sarar’ın 80. yılına özel olarak hazırlanan koleksiyonda, Eskişehir, İstanbul ve Paris gibi şehirlerin simgesel yapılarından ilham alınarak tasarlanan takım elbise, gömlek, bomber mont, pantolon, sweatshirt, t-shirt ve çanta gibi parçalar, vitrinlerdeki yerini alacak.

Koleksiyonda kullanılan baskı teknikleri, nakış patch ve kabartmalı baskı gibi dikkat çekici tekniklerle hazırlanan tasarımlar, konforlu kalıpları ve kaliteli detayları ile moda severlere, stillerini ön plana çıkaracak şık ve modern alternatifler sunuyor. Yüksüğün şapka, mezuranın elbise, iğnenin ise kılıç olarak yeniden yorumlandığı koleksiyon ile moda sektörüne yeni bir soluk getirilmesi planlanıyor.

Pembe top kortlarda

QNB Türkiye çalışanları tarafından ‘Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı’ kapsamında meme kanseri farkındalığını artırmak amacıyla bu yıl üçüncü kez düzenlenen ‘Pembe Top Tenis Turnuvası’nda erken teşhisin önemine dikkat çekildi.

Meme kanseri sebebiyle başta QNB Türkiye’de bir dönem çalışan Elif Yavaş olmak üzere tüm hayatını kaybedenleri anmak, hastalığı atlatan veya halen mücadele eden tüm kadınlara ve ailelerine destek olmak amacıyla Çekmeköy Investist Tenis Akademisi’nde düzenlenen turnuvada, meme kanserinde erken teşhisin önemi vurgulandı.

Bu yıl turnuvaya katılan isimler arasında, QNB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, Türkiye Tenis Şampiyonları Yavuz Erkangil ve Erhan Oral, milli tenisçiler Berfu Cengiz ve İpek Öz ve spor spikeri Seyhan Şaşko yer aldı. Ayrıca QNB Türkiye çalışanları ve izleyiciler turnuvada meme kanseri farkındalığını artırmak için bir araya geldi. Etkinlik, 16 oyuncunun katılımıyla gerçekleşirken, izleyiciler de etkinliğe destek verdi.

Kız çocukları için buluştular

Brands and More‘un Kurucusu Aslı Özdemir organizasyonuyla Aslıhan Doğan Turan ev sahipliğinde Swissotel The Bosphorus İstanbul’da yapılan ‘Fashion Wonderland’ yoğun katılımla gerçekleşti. Dünya Kız Çocukları Günü’ne özel olarak gerçekleşen anlamlı etkinlik, TOÇEV yararına oldu.

Yüzlerce girişimci markanın bir araya geldiği ve harikalar diyarı konseptindeki Fashion Wonderland’e ilgi büyüktü. Yıllardır bu tür organizasyonlara ev sahipliği yapan Aslı Özdemir, eğitime büyük önem ve destek verdiklerini özellikle Dünya Kız Çocukları Günü’nde kız çocukları için böyle anlamlı bir etkinliği gerçekleştirmenin mutluluğunu dile getirdi. Aslı Özdemir: “Bir çocuğun hayatına dokunabilmek bile çok önemli. Biz yaptığımız işlerin büyük kısmında TOÇEV ile iş birliği yaparak, eğitimin destekçisiyiz. Bizlerle birlikte olan herkese de teşekkür ediyorum.” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

Sonbahara özel karma sergi

42 Maslak, Türkiye ve dünyadan başarılı sanatçıların sergilerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. 2024 sonbaharında üç ayrı galeride farklı disiplinlerden usta isimleri ağırlayan 42 Maslak, ziyaretçileri sanat dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Yiğit Yazıcı Atölye: François Garcia-Panzani “For or Against”

Sanatçı ve illüstratör François Garcia-Panzani, 15-29 Ekim 2024 tarihleri arasında Yiğit Yazıcı Atölye’de “For or Against” sergisi ile sanatseverlerle buluşuyor. Eserlerinde boğa güreşinin görkemli ve çelişkili doğasını ele alan sanatçı, izleyicilere trajedi ve kutlamanın iç içe geçtiği bir dünyada, sanatın toplumsal ve kültürel etkilerini sorgulama fırsatı sunuyor.

Artgalerim: “Hayal ve Gerçek Arasında”

Resim, heykel, fotoğraf ve enstalasyon gibi farklı disiplinlerden sanatçıların katılımıyla oluşturulan “Hayal ve Gerçek Arasında” sergisi, 15 Ekim’de Artgalerim 42 Maslak’ta kapılarını açıyor. Özlem Alıcı’nın küratörlüğünde Ali Kabaş, Bahadır Çolak, Can Özsobay, Cengiz Yatağan, Çetin Pireci, Deniz Pireci, Ekrem Yalçındağ, Emel Karakozak, Hasan Cem Araptarlı, Kadriye İnal, Nihan Çakır, Özkan Elagöz ve Senem Ekşi gibi yerel ve uluslararası pek çok sanatçının eserlerini bir araya getiren sergi, hayal ve gerçeklik arasındaki sınırları yeniden keşfetmeye ve iki dünya arasında yeni köprüler kurmaya davet ediyor. Sergi, 16 Kasım tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Heykel Sanatının Yetenekli İsimleri Gama Gallery’de

Gama Gallery, heykel sanatının önde gelen temsilcilerini bir araya getiriyor. Galeride toplumsal ve çevresel meselelere dair derin anlatılar sunan İskender Giray ve insan vücudunun doğal güzelliğini figüratif heykellerle ortaya koyan Elif Özal Danışman’ın eserlerinin yanı sıra “Signes” serisi ile tanınan Chris Calvet’in heykelleri de görülebilecek.

Geç kalınırsa kalp yetmezliğine neden olabilir!

Mitral kapak yetmezliği; kalbin sol kulakçık ve sol karıncığının arasında tek yönlü kan akımına izin veren ve iki yaprakçıktan oluşan kapağın fizyolojik görevini yerine getirememesi olarak tanımlanıyor. Kalp kapak hastalıklarının en sık görülen türü olan mitral kapak yetmezliğinin dünya genelinde her 100 kişiden 2’sini etkilediği tahmin ediliyor. Mitral kapak yetmezliği hafiften ileri düzeye kadar değişen derecelerde görülebiliyor. Hafif düzeyde oluşan bir yetmezlik genellikle belirti vermezken, hastalık ilerlediğinde günlük yaşamı ileri derecede kısıtlayan çeşitli semptomlar gelişebiliyor.   Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar,  mitral kapak yetmezliğinde pek çok hastalıkta olduğu gibi erken tanının yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekerek, “Zira, tedavi edilmemiş hastalarda bu tablo ritim bozukluğuna,  başta akciğer olmak üzere tüm organlarda dolaşım bozukluğuna ve kalp yetmezliğine neden olabilmektedir. Dolayısıyla, eğer daha önceden sorun yaşamadan yapılan fiziksel aktivitelerde ki bunları yürüyüş ve merdiven veya yokuş çıkma olarak düşünelim; nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma, halsizlik ve  baş dönmesi gibi sorunlar yaşanıyorsa, mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Ayrıca özellikle düz yatınca gelen öksürük ve nefes açlığı hissi gibi belirtiler de ihmal edilmemelidir” diyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi

Doç. Dr. Onur Taşar

En yaygın nedeni ‘kapağın çökmesi’

Mitral kapak yetmezliğinin en yaygın görülen nedeni, doğumsal veya sonradan gelişen kapak çökmesi oluyor. Ayrıca doğumsal bazı yapı bozuklukları, çocukluk çağında geçirilen eklem romatizması sonrasında oluşabilen kalp ile kapakların iltihaplanması, bazı ritim ve kalbin elektriksel ileti bozuklukları, enfeksiyonlar, kalp yetmezliğine bağlı olarak kalbin büyümesi ve kapakların bu büyümeye eşlik edememesi, geçirilmiş miyokard infarktüsü, miyokarditler ve çeşitli romatizmal ile miyokardiyal tutulum gösterebilen hastalıklar mitral kapak yetmezliği sebebi olabiliyor.

Gecikilirse ciddi sorunlar gelişebiliyor!

Kalpteki kanın doğru yönde akmasını sağlayan dört kapaktan 1’i mitral kapak olarak adlandırılıyor. Kalbin sol tarafında yer alan mitral kapak akciğerlerden gelen temiz kanı kalbe taşıyor. Ardından kalp mitral kapaktan gelen temiz kanı vücuda pompalıyor. Bu süreçte kapak tamamen kapanmazsa, yani kapakta kaçak olursa, kalp temiz kanı vücuda yeterince pompalayamıyor. Kanın akciğerde toplanması ve kalbin aşırı efor sarf etmesi sonucunda özellikle merdiven veya yokuş çıkarken halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi problemler gelişmeye başlıyor. Tedavide gecikildiği takdirde sorun ilerleyerek akciğer ödemi, kalpte ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği gibi hastanın hayatını tehdit eden sorunlara yol açabiliyor.

Tedavi hastaya özel planlanıyor

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, sorun yaşanan mitral kapakların onarılması veya değiştirilmesi gerekebildiğini belirterek, “Kapak fonksiyonlarının normal veya normale yakın olarak fizyolojik düzeylere getirilmesi ve yol açabileceği sorunların çeşitli ilaçlarla veya yaşam tarzı değişiklikleriyle önüne geçilmesi tedavide ana hedefleri oluşturmaktadır” diyor.  Tedavinin  hastanın genel durumu, eşlik eden hastalıklar ve kapak yapısı göz önüne alınarak planlandığını vurgulayan Doç. Dr. Onur Taşar, sözlerine şöyle devam ediyor: “Mitral kapak yetmezliğinde çeşitli tedavi yöntemleri mevcut. Kapalı yöntemle, yani anjiografik olarak kapağın tamiri, yine uygun hastalarda aynı yöntemle yeni kapak yerleştirilmesi, cerrahi olarak açık kalp ameliyatıyla kapağın tamiri ve yeni kapak yerleştirilmesi veya mandal yöntemiyle ameliyatsız olarak kapak tamiri, tedavi yöntemlerinden bazılarını oluşturmaktadır.  Bu yöntemlerden hangisinin seçileceğine, detaylı bir muayene, görüntüleme ve laboratuvar yöntemlerinden sonra girişimsel kardiyolog, klinik kardiyolog, kalp-damar cerrahı ve kardiyovasküler anestezisi uzmanından oluşan kalp ekibi tarafından karar verilmektedir”

Kapak yetmezliğine “mandal” yöntemi

Günümüzde, mitral kapak yetmezliğinde başarılı sonuçları bilimsel açıdan kanıtlanmış olan  ”mandal’’ yöntemi yaygın olarak uygulanan bir tedavi seçeneğini oluşturuyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, genel anestezi altında gerçekleştirilen ameliyatsız mitral kapak tamirini şöyle özetliyor: “Bu yöntemle, göğüste veya başka bir bölgede kesi yapmadan, kasık toplardamarından girilerek, kateter yoluyla kalbin içine ulaşılmaktadır. Ardından, hasarlı ve kapanma kusuru olan mitral kapak yaprakçıkları çok küçük ölçekli bir klip (mandal) ile birbirine dikilmektedir.  Hasta, ertesi gün hastaneden taburcu edilerek normal hayatına dönebilmektedir. Mandal yönteminin  en önemli avantajı,  deneyimli merkezlerde yüzde 1’den daha düşük riskle yapılmasıdır”

İzmir’in yeni çekim merkezi Buddha-La

Four Points by Sheraton İzmir’in teras katında yer alan Buddha-La kapılarını misafirlerine açtı.

Şehir manzarası, keyifli müzikleri ve gurme lezzetleriyle kısa sürede İzmir’in yeni trend mekânları arasında yer alacak gibi…

Buddha-La, modern ve kendine özgü bir konsepte sahip.  Geniş ve ferah tasarımıyla İzmir’de teras kültürüne yepyeni bir boyut kazandıran mekân, hem öğle arası sakin bir kahve molası hem de iş çıkışı dostlarla keyifli bir akşam için eşsiz bir ortam sunuyor.

Ege’nin taptaze malzemeleriyle hazırlanan birbirinden enfes lezzetlerden oluşan menüsünde, salatalar, makarnalar, pizzalar ve hamburgerlerin yanı sıra zengin atıştırmalık tabakları ve imza kokteyller dikkat çekiyor. İçerisinde bulunan barda alkollü ve alkolsüz içecek seçenekleri sunulan mekânda, isteyen misafirler için otelin alakart menüsüyle de hizmet verilebiliyor.  11:00 – 22:00 saatleri arasında açık.

Tel: 0232 344 41 44