Yazılar

KILIAN PARIS’ten Yeni Bir İkon: Angels’ Share on the Rocks

KILIAN PARIS, ikonik Angels’ Share serisine buz gibi taze bir dokunuş ekliyor: Angels’ Share on the Rocks. Kilian Hennessy’nin imzası olan On the Rocks Accord ile konyak esintili bu yeni parfüm, modern ve sofistike bir koku deneyimi sunuyor.

Buzlu cam bardaktan ilham alan şişesiyle dikkat çeken parfüm; acı portakal, greyfurt ve bergamotla açılıyor, amber ve tarçınla derinleşiyor, meşe absolüsüyle zarif bir kapanış yapıyor. Parfümör Benoist Lapouza’nın katkısıyla yaratılan bu koku, şehirli yaşamın cesur ve etkileyici ruhunu yansıtıyor.

Kasım 2025 burç yorumları

♈ Koç

Ayın başında Mars’ın etkisiyle seyahat arzunuz artıyor; 4 Kasım itibarıyla planlara başlayabilirsiniz. Ancak Merkür’ün 9–29 Kasım arasındaki geri hareketi gecikmelere neden olabilir, bu yüzden esnek planlar yapın. 5 Kasım’daki Dolunay bütçenizi netleştirmenize yardımcı olurken, Venüs’ün geçişiyle ortak gelirlerde artış yaşanabilir. 12’sinde öfkenizi kontrol etmek önemli; iletişimde gerginlikler olabilir. 20 Kasım’daki Yeni Ay romantik bir buluşma ya da akıllı bir finans hamlesi için ideal. Ay sonunda Güneş ve Venüs’ün seyahat alanınıza geçişiyle romantik kaçamaklar gündeme gelebilir.

♉ Boğa

Bu ay finansal fırsatlar ön planda. Mars’ın etkisiyle ortak gelirlerde artış olabilir. 5 Kasım’daki Dolunay, gardırobunuzu yenilemek için ideal. Venüs’ün Akrep’e geçişiyle ilişkilerde tutku artıyor. Merkür gerilemesi (9 Kasım) bütçenizi zorlayabilir, dikkatli olun. 20 Kasım’daki Yeni Ay, romantik bir buluşma veya flört için uygun. Ay sonunda Venüs’ün Yay’a geçişiyle gelir artışı ve stil değişimi gündeme gelebilir.

♊ İkizler

Kasım ayında iş hayatı yoğunlaşıyor. Mars ilişkilerde gerginlik yaratabilir, sakin kalmaya çalışın. 5 Kasım’daki Dolunay, kendinize zaman ayırmak için güzel bir fırsat. Merkür gerilemesi (9 Kasım) iletişimde aksaklıklar getirebilir. 20 Kasım’daki Yeni Ay, iş fırsatları ve terfi için umut verici. Ay sonunda ilişkilerde barış ve uyum sağlanabilir.

♋ Yengeç

Mars’ın etkisiyle liderlik sorumlulukları artıyor. Güneş ise romantizme yönelmenizi teşvik ediyor. 5 Kasım’daki Dolunay sosyal hayatı canlandırabilir. Merkür gerilemesi (9 Kasım) ruh halinizi etkileyebilir, iletişimde dikkatli olun. 20 Kasım’daki Yeni Ay, aşk hayatında veya yaratıcı projelerde yeni başlangıçlar için uygun. Ay sonunda işte ve ilişkilerde denge sağlanıyor.

♌ Aslan

Ev hayatı hareketli; aileyle vakit geçirmek ön planda. Mars çocuklarla ilgili konuları gündeme getiriyor. 5 Kasım’daki Dolunay, işte bir dönemin kapanışını işaret ediyor. Merkür gerilemesi (9 Kasım) romantik ilişkilerde gerginlik yaratabilir. 20 Kasım’daki Yeni Ay, sevdiklerinizle keyifli bir yemek için ideal. Ay sonunda ilişkilerde uyum ve romantizm yeniden doğuyor.

♍ Başak

Evde ve çevrenizde yoğunluk var. Mars’ın etkisiyle sorumluluklar artıyor. 5 Kasım’daki Dolunay seyahat için uygun. Merkür gerilemesi (9 Kasım) planlarda aksaklık yaratabilir. 20 Kasım’daki Yeni Ay, güzel haberler getirebilir. Ay sonunda aile içi uyum ve tatil hazırlıkları sizi mutlu edecek.

♎ Terazi

Ay başında Venüs’ün burcunuzdaki konumu cazibenizi artırıyor. Güneş’in para alanında olması finansal gelişmeleri destekliyor. Mars iş motivasyonunuzu yükseltiyor. 5 Kasım’daki Dolunay bütçe düzenlemesi için uygun. Merkür gerilemesi (9 Kasım) harcamalarda dikkat gerektiriyor. 20 Kasım’daki Yeni Ay yeni kazanç fırsatları sunabilir. Ay sonunda romantik bir kaçamak planlayabilirsiniz.

♏ Akrep

Kasım sizin ayınız! Güneş burcunuzda parlıyor, dikkatler üzerinizde. Mars’ın para alanınıza geçişiyle maddi kazançlar artabilir. 5 Kasım’daki Dolunay bir ilişkiyi sonlandırabilir; yeni başlangıçlara yer açın. Venüs’ün burcunuza gelişiyle çekiciliğiniz zirvede. Merkür gerilemesi (9–29 Kasım) harcamalarda dikkatli olmanızı gerektiriyor. 20 Kasım’daki Yeni Ay, görünümünüzü yenilemek için ideal. Ay sonunda finansal fırsatlar artıyor, tatil öncesi bütçeniz rahatlayabilir.

♐ Yay

Mars burcunuza giriyor ve enerjinizi yükseltiyor. 5 Kasım’da bir iş süreci sona erebilir, yeni projelere yer açılıyor. Venüs’ün Akrep’teki konumu gizli duyguları tetikleyebilir. Merkür ve Jüpiter’in gerilemeleri maddi konularda temkinli olmanızı öneriyor. 20 Kasım’daki Yeni Ay, içsel dönüşüm ve kişisel bakım için uygun. Güneş 21’inde burcunuza geçiyor; kendinizi yenilenmiş hissedeceksiniz. Ay sonunda Venüs’le birlikte çekiciliğiniz artıyor, eğlenceye hazırsınız.

♑ Oğlak

Kasım ayı sosyal açıdan hareketli başlıyor. Mars’ın etkisiyle perde arkasında yoğun işler sizi bekliyor. 5 Kasım’daki Dolunay romantik bir akşam için uygun. Venüs’ün desteğiyle yeni tanışmalar mümkün. Merkür gerilemesi iletişimde karışıklıklara neden olabilir, sabırlı olun. 20 Kasım’daki Yeni Ay, arkadaşlarla keyifli bir buluşma getirebilir. Güneş’in içe dönük alana geçişiyle dinlenme ihtiyacınız artabilir. Ay sonunda yalnız kalmak istemezseniz, çevreniz sizi bekliyor olacak.

♒ Kova

Kariyeriniz bu ay ön planda. Güneş başarılarınızı parlatıyor. Mars’ın sosyal çevrenize etkisiyle destek buluyorsunuz. 5 Kasım’daki Dolunay evde düzenlemeler için uygun. Venüs’ün etkisiyle itibarınız artıyor. Ancak Merkür gerilemesi sözlerinizi yanlış anlaşılır hale getirebilir, dikkatli olun. 20 Kasım’daki Yeni Ay yeni bir iş fırsatı getirebilir. Güneş’in Yay burcuna geçişiyle tatil planları gündeme gelebilir. Ay sonunda romantik kutlamalar için güzel fırsatlar doğuyor.

♓ Balık

Kasım ayı seyahat ve keşif arzunuzu artırıyor. Güneş’in 9. evdeki konumu uzak planları destekliyor. 5 ve 20 Kasım’daki Ay fazları yolculuklar için uygun. Ancak Merkür gerilemesi aksaklıklar yaratabilir, alternatif planlar yapın. Jüpiter’in gerilemesi yatırımlarda dikkatli olmanızı öneriyor. 21 Kasım’dan itibaren kariyerinizde parlamaya başlıyorsunuz. Ay sonunda Venüs’ün desteğiyle başarılarınız görünür hale geliyor, takdir toplamaya hazırsınız.

Candan Arıcı ile Formun ve Duygunun Yolculuğu

Pause Sanat ve Pause Dergi olarak sanat röportajlarımıza devam ediyoruz. Sanat denilince akla gelen ilk isimler arsasında yer alan ArtGalerim sahibi ve sanat menajeri Özlem Alıcı’nın bu ay ki konuğu sanatçı Candan Arıcı  oldu.  Sanata dair tüm sorularımızı tüm içtenliği ile cevaplarken yeni sergisi hakkında bilgi verdi. Keyifle okumalar…

Candan Arıcı

Heykel senin için nasıl bir ifade alanı? Seni ilk kez bu disipline çeken şey neydi?

Sanırım herkesin doğuştan, kendini bir biçimde ifade etme yönünde bir eğilimi var. Benimki üç boyutlu formları algılamak üzerine çocukluğumdan beri belirginleşmişti. Bu nedenle heykel benim için form üzerinden kendimi anlatabildiğim bir alan hâline geldi. Aslında çocukken oynadığım oyunlara, o plastik değerlerle kurduğum ilişkilere oldukça yakın bir ifade biçimi bu. Heykelle ifade etme isteğim çok içsel bir yönelim; adeta çocukluk oyunlarımın olgunlaşmış bir devamı gibi.

Eserlerinde biçim ve duygu arasında güçlü bir bağ hissediliyor. Bu dengeyi nasıl kuruyorsun?

Aslında bu sorunun cevabı biraz ilk soruda da gizli. Çünkü ben form üzerinden duygularımı ifade etmeye alışkınım. Bazen bir şeyi anlatmak yerine çizmeyi tercih ediyorum. Heykelde de temalarım çoğu zaman iç dünyamda olup bitenlerin biçime dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Benim için duygu, biçimin kaynağı ve heykel bunun dışavurumu.

Malzeme, heykelin kimliğini  belirleyen en önemli unsurlardan biri. Senin malzeme tercihlerinde sezgisel mi, yoksa düşünsel bir yön mü ağır basıyor?

Eskiden bronz ve sıcak cam gibi kalıcı malzemelerle çalışıyordum. Fakat son yıllarda ekonomik koşullar nedeniyle daha ulaşılabilir malzemelere yöneldim. Yine de gönlümde bronz ve sıcak camın yeri ayrı.

Candan Arıcı
Fiziksel olarak oldukça yoğun bir üretim sürecin var. Bu süreç senin için bir ritüel ya da meditasyon alanına dönüşüyor mu?

Evet, yaratım süreci benim için derin bir odak ve içsel bağ kurma alanı. Hem ruhsal hem zihinsel bir ritüel gibi. Eser bittiğinde bu bağı kesip bir sonraki sürece geçebiliyorum.

Günümüz çağdaş sanat ortamında heykelin konumu sence nasıl değişti? Dijitalleşme çağında heykel hâlâ dokunulabilir bir güç taşıyor mu?

Evet. İnsan dokunma duyusunu koruduğu sürece heykelin fiziksel varlığına olan ihtiyaç da sürecektir.

Son dönem çalışmalarında hangi temalar, duygular veya düşünceler seni en çok etkiliyor?

İnsanın kozmozla bağı, bedensel varlığı ve görülmeyen ‘tin’ tarafı işlediğim ana temalar. Dünya metaforları, balonlar, bulutlar bu nedenle işlerimde sıkça yer alıyor.

Genç heykeltıraşlara ya da bu alana ilgi duyan sanatçılara ne söylemek istersin?

Bu yol çok kişisel ve biricik bir yol. Herkes kendi rüyasının peşinde. Dilenen tek şey üretme şevkimizin hiç kaybolmaması.

Candan Arıcı

Biyografi

1980 yılında Almanya’nın Stuttgart kentinde doğan Arıcı, İstanbul’daki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Heykel eğitimi aldı. Sanatçı hâlen kentteki atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir. Arıcı’nın eserlerinde kompozisyonlar, figürün dramatik yapısından yararlanılarak oluşturulur. Malzeme seçimi bakımından sanatçı, heykellerinde bronz ve cam kullanarak formlarına hayat verir. Üç boyutlu çalışmalarına, yaşadığı coğrafyanın metaforik anlatımlarını da dahil eden Arıcı, üretimleri aracılığıyla içsel duygularının ifadesini sorgular.

Dünya Makarna Günü’nü İstanbul’da kutladık

Dünya Makarna Günü

Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) bizi “Gelenekten Geleceğe” temalı, uluslararası bir zirve etkinliğinde bir araya getirdi. Kariyerinin DNA’sında makarna tutkusu olan, dünyanın en genç gurme ve yaşam yazarı olarak, bu “Dünya Makarna Günü Uluslararası” etkinliği benden tam not aldı. 25 Ekim’de Conrad Bosphorus’ta, Boğaz manzarası ve dünyanın en iyi makarnası kombosuyla unutulmaz oldu. Zirvenin kalbi tabii ki 25 Ekim Dünya Makarna Günü ruhuydu. Türkiye’nin durum buğdayından gelen o masum lezzetimiz, resmen yeniden doğdu. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ve Diyetisyen Dilara Koçak’ın sunumunda makarnanın eksik bilinen besin değeri ve sağlık için yararı mercek altına alındı: Makarnanın düşük Gİ’li, lif zengini bir süper kahraman olduğunu bilimle kanıtladı ve dünya mutabakat bildirgesini imzaladılar. Panellerde makarnanın bilimini ve geleceğini konuşurken, Dünya Makarna Günü Elçisi Şef Maria Ekmekçioğlu’nun hazırladığı, hayal dünyasından zenginleştirerek sunduğu lezzetli tatlar harikaydı. Balkabaklı, limonlu ve aklımda kalan diğer lezzetlerle makarna, adeta mutfakta yıldızlaştı. Tam anlamıyla bir makarna şöleniydi bu etkinlik. Makarna konuşuldu, makarna yenildi. TMSD Başkanı Aykut Göymen ve Genel Sekreter Ayça Andıran’ın kusursuz organizasyonu İstanbul’a damgasını vurdu.

La Roche-Posay Saf C Vitamini Serumu

Sonbahar Dönüşümü: Işıltının Sırrı C Vitamini

Sonbahar rüzgarları esmeye başladığında, cilt bakım rutinimiz de hafiften bir ‘upgrade’ istemeye başlar. Yaz güneşiyle biriken yorgunluk, eşitsiz cilt tonu ve ışıltı kaybı, bu mevsimin en belirgin yükleridir. Tıpkı ağaçların yaprak dökmesi gibi, cildin de kendini yenileme dönemine girmesi şart. Bu noktada, antioksidan gücün zirvesi olan C Vitamini, kurtarıcı rolü üstleniyor. Cildin kolajen üretimini destekleyerek hem ince çizgilere karşı savunma oluşturur hem de yorgun cilde anında parlaklık katar. Bu sezonun ‘must-have’ ürünü ise, hassas ciltlerin bile bayıldığı La Roche-Posay Saf C Vitamini Serumu (Pure Vitamin C10) serisi. %10 Saf C Vitamini ve Salisilik Asit içeren bu yeni nesil formüller, cildi tahriş etmeden ölü derilerden arınmayı kolaylaştırıyor, cilt tonunu gözle görülür şekilde eşitliyor. Sabah rutininizin ilk adımı olarak bu ışıltı veren kahramanı rutininize ekleyerek, kışa girerken cildinizin sadece yenilenmiş değil, aynı zamanda içeriden aydınlanmış ve lekelere karşı güçlü bir bariyer kurmuş olmasını sağlayın. Unutmayın: Sonbahar, cildinizin yeni başlangıçlar yapması için en doğru zamandır!

Ahu Çağdaş

Uzun Saçın Gücü: Sessiz Lüks     

Uzun saçlar, geçici akımların ötesinde, her daim zirvedeki tahtını koruyan zamansız bir klasiktir. Onlar, sadece bir stil değil; zarafetin, özgüvenin ve güçlü bir kimliğin sembolüdür. Hollywood’un kırmızı halılarından günlük sokak stiline kadar, uzun saçın yarattığı o doğal şıklık, her dönemin modasına kolayca adapte olur. Ancak güncel trend, sadece uzunlukta değil, saçın kalitesinde gizli. Bu yılın mottosu: Lüks Doku ve Sağlıklı Parlaklık. Mat ve cansız bir uzunluk yerine, hareketli katmanlara sahip, sağlıklı yağlarla beslenmiş, adeta ipek gibi akan bir görünüme yatırım yapıyoruz. Saçın gücünü ve hacmini korumak, artık bir zorunluluk değil, bir sanattır. Doğal dalgalarla tamamlanan bu “silent luxury” görünümü, uzun saçı bir kez daha, en cool ve en güçlü aksesuarımız haline getiriyor.

Doğada denge ve farkındalık: DuoX Club Duja Chalet’de başlıyor

Duja Hotels’in yeni wellness ve spor konsepti DuoX Club, 19–21 Aralık 2025 tarihleri arasında Sarıkamış’taki Duja Chalet’de ilk etkinliğiyle misafirlerini ağırlıyor. Doğayla iç içe bir ortamda gerçekleşecek bu özel buluşma, beden, zihin ve ruh dengesini yeniden keşfetmek isteyenlere ilham veriyor.

DuoX Club, iyi oluşu bir hedef değil, bir yaşam biçimi olarak tanımlıyor. Yoga, nefes ve doğa temelli programda katılımcılar, üç gün boyunca dönüşüm odaklı bir deneyim yaşayacak. Etkinlikte Ece Vahapoğlu yoga seanslarıyla, Doruk Taraktaş ise Wim Hof Metodu ile nefesin ve dayanıklılığın gücünü katılımcılara aktaracak.

Duja Chalet Sarıkamış, modern dağ evi konsepti ve huzurlu atmosferiyle bu deneyime ev sahipliği yaparken, DuoX Club ilerleyen dönemlerde Duja Hotels’in diğer lokasyonlarında da farklı temalarla devam edecek.

Detaylı bilgi ve kayıt için: dujachalet.com

3D animasyonlu “Mustafa Kemal” filmi

Cumhuriyetin 102. yılı kutlamaları kapsamında, Atatürk’ün gençlik yıllarını anlatan 3D animasyon filmi “Mustafa Kemal” için özel bir kampanya başlatıldı. Film, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftası boyunca tüm sinema salonlarında sabit 120 TL bilet ücretiyle izlenebilecek.

Yapımcı Kamuran Ayna, “Hiçbir gencimiz lideriyle buluşmaktan mahrum kalmayacak” diyerek kampanyanın amacını vurguladı. TME Films Dağıtım Müdürü Can Şakar ise, “Cumhuriyetimizin 102. yılı onuruna herkes bu yolculuğa eşlik edebilsin istedik” dedi.

Filmin Konusu Yavuz, Mine ve Nihat’ın geliştirdiği robot Miniya kontrolden çıkınca ekip, zaman makinesiyle geçmişe giderek Mustafa Kemal’in liderlik yolculuğuna tanıklık eder. Atatürk’ten aldıkları ilhamla kendi zamanlarına dönerek robot ordusuna karşı mücadeleye hazırlanırlar.

Film, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin kazanımlarını yansıtan pedagojik bir yapıya sahip. Yönetmenliğini H. Orkun Eser’in üstlendiği, senaryosu Ali Hakan Kaya ve Sinem Doğangönül’e ait olan yapım, yapay zekâ destekli prodüksiyonla hazırlandı.

Kaya Başaran “Savcı ve Mahkûm”

İş insanı ve yazar Kaya Başaran’ın kaleme aldığı Savcı ve Mahkûm, kısa sürede en çok satanlar listesine girerek büyük ilgi gördü. Alaska Yayınları’ndan çıkan kitap, sürükleyici hikâyesiyle sadece okuyucuların değil, dizi yapımcılarının da dikkatini çekti.

Adalet ve vicdan temalarını işleyen roman, genç bir savcı ile haksız yere mahkûm edilen bir adamın kesişen hayatlarını konu alıyor. Kaya Başaran’ın edebi başarısı, televizyon dünyasında da ses getirmeye hazırlanıyor.

Gökçen Uyanık “Küllerimden Doğdum”

Anne ve baba boşandığında, gerçekten sadece birbirlerinden mi ayrılırlar? Peki ya o ayrılığın ortasında kalan çocuklar… ve onların sessizce izlediği, anlamaya çalıştığı dünya? “Küllerimden Doğdum”, anne ve çocuk arasındaki kopmaz bağı, evliliğin yıkıntıları altında ezilmemeye çalışan bir annenin gözünden anlatıyor.

Yazar Gökçen Uyanık, kendi benliğini, anneliğini ve kadını olma kimliğini yeniden inşa eden bir karakter aracılığıyla kadın dayanıklılığını ve çocuğuna duyulan koşulsuz sevgiyi anlatıyor. Kitap, anne-çocuk bağını, bir kadının kendi karanlığından çıkarken nasıl ışık bulduğunu, umudu ve yeniden başlama cesaretini yalın ama sarsıcı bir dille gözler önüne seriyor.

Nurullah Kadirioğlu “Şehir, Zaman, Kadın”

Gazetecilik kariyerine TRT’de başlayan, uzun yıllar televizyonculuk ve akademisyenlik yapan Nurullah Kadirioğlu’nun şiir kitabı “Şehir, Zaman, Kadın” okuyucuyla buluştu.
Kadirioğlu, şiirlerinde insanın gerçekliği anlama çabasını iki yönlü bir yolculuk olarak ele alıyor: Biri bilinmeyenleri çözmeye çalışan aklın yolculuğu, diğeri ise insanın kendini, varlığını ve değerini anlama yolculuğu. Şair, sanatın ve şiirin özgürleşme isteğinden doğduğunu vurguluyor.
Şair, “İkinci yeni alkol vesaire” dizesiyle yaşanmışlıklara göndermede bulunurken, “hadi bana yahû” çağrısıyla da aşka ve hayata bir davet çıkarıyor.

Ali Emre “Sarnıç”

Ali Emre’nin “Sarnıç” başlıklı kişisel sergisi, İBB Miras dokunuşuyla koruma altına alınan Gülhane Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

Resimlerinde özgün bir dil geliştiren sanatçı, sergi için sarnıcın atmosferine özel olarak ürettiği çalışmalarda balıkları ve suyun hareketini merkeze alıyor. Sanatçının denizle kurduğu kişisel bağın ve sahille iç içe geçen yaşamının izlerini taşıyan eserler, hem sanatçının hem de mekânın hafızasına bir yolculuk sunuyor. İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla gerçekleşen “Sarnıç” sergisi, 18 Ocak’a kadar pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Gülhane Sanat’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.