Yazılar

Şakir Gökçebağ “Göründüğü Gibi”

Şakir Gökçebağ “Göründüğü Gibi”

Şakir Gökçebağ’ın farklı zaman aralıklarında ürettiği yerleştirme, heykel ve fotoğraflarından oluşan “Göründüğü Gibi” başlıklı kişisel sergisi, Arter’de ziyarete açıldı.

Gökçebağ’ın sıradan nesneleri ve tanıdık görüntüleri biçimsel manipülasyonlar yoluyla sıradışı hâle getirme yöntemlerine toplu bir bakış sunan sergi, sanatçının eserlerini Arter’in 2. kat galerisine uyarlayarak bir araya getiriyor. Şakir Gökçebağ’ın Göründüğü Gibi başlıklı kişisel sergisi, 4 Nisan’dan itibaren ziyaret edilebilir.

Pazartesi hariç her gün açık olan Arter, Salı-Pazar günleri 11:00-19:00, Perşembe günleri ise 11:00-20:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Avrupa’nın en büyük müzik festivali Barselona’da

Avrupa’nın en büyük müzik festivali Barselona’da

Primavera Sound Festivali – Barselona 29 Mayıs-2 Haziran 2024. Primavera Sound Festivali müziğe güçlü bir bağlılığı var ve bunu on yılı aşkın süredir gösteriyor.

Avrupa’nın bu bölgesindeki en başarılı festivallerden biridir ve İspanya’nın en başarılı festivallerinden biridir. Primavera ziyaretçileri yıllar boyunca Patti Smith, Arcade Fire, Lou Reed, The White Stripes, Public Enemy, Iggy Pop ve çok daha fazlası gibi dünyanın en iyi müzik sanatçılarının keyfini çıkardı.

Primavera Sound Festival’de müziğin tanımı rock, pop ve Indie müzik ritimlerine sığabilir.

Bu öneriler enerjinizi yükseltecek!

Bu öneriler enerjinizi yükseltecek!

Halsizlik, mutsuzluk, dikkat eksikliği, kas veya eklem ağrıları gibi yakınmalarınız var mı? Gece saatlerce uyumanıza rağmen sabahları yataktan kalkmakta güçlük çekiyor musunuz? Bu sorunlar size tanıdık geliyorsa, nedeni yaşam kalitemizi oldukça düşürebilen ‘bahar yorgunluğu’ olabilir!  Bahar yorgunluğu genellikle kışın sona erip baharın gelmesiyle ortaya çıkan bir durum. Vücudumuz kış aylarında azalan gün ışığına ve düşen sıcaklıklara uyum sağlamak için enerji harcıyor. Bahar geldiğinde günlerin uzaması ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte vücut bu değişime uyum sağlamakta zorlanabiliyor. Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, bunun sonucunda bahar yorgunluğu sorunu yaşanabileceğine işaret ederek, “Bahar yorgunluğunun başlıca nedenleri arasında; düzensiz uyku alışkanlıkları, beslenme düzenindeki değişiklikler ve mevsim geçişlerine bağlı olarak vücuttaki hormon seviyelerindeki dalgalanmalar yer alır. Sağlıklı beslenmek, bol su içmek ve düzenli egzersiz yapmak gibi önlemler alınarak baharı enerjik geçirmek mümkündür. Bahar yorgunluğuna karşı özellikle beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi son derece önemlidir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, baharı enerjik geçirmek için beslenme ve sıvı tüketimiyle ilgili dikkat etmeniz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz

Güne mutlaka kahvaltı ile başlayın

Dengeli bir kahvaltı güne enerjik başlamaya yardımcı oluyor ve gün boyunca enerji seviyelerini koruyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Bahar yorgunluğuyla mücadele etmek için kahvaltıda protein, karbonhidrat ve sağlıklı yağ içeren bir kombinasyon tercih edilmelidir” diyor.

Dengeli ve çeşitli beslenin

Bahar yorgunluğu genellikle vücudun vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklanıyor. Dengeli ve çeşitli besin gruplarından yeterli miktarda beslenmek vücudu bu dönemde güçlendiriyor ve enerji seviyelerini yükseltiyor. Dolayısıyla günlük menüde sağlıklı protein kaynaklarına (örneğin tavuk, balık, tofu), lif açısından zengin tam tahıllı gıdalara (örneğin esmer pirinç, tam buğday ekmeği), antioksidan bakımından zengin meyve ve sebzelere (örneğin ıspanak, çilek brokoli) ve sağlıklı yağlara (örneğin avokado, badem, zeytinyağı) yer vermek önem taşıyor. Bu besin gruplarının her biri vücudun ihtiyacı olan farklı besin öğelerini sağlıyor. Protein kaynakları kas ve dokuların yenilenmesine yardımcı olurken, lifli tam tahıllar sindirimi düzenliyor ve uzun süre tok kalmanıza yardımcı oluyor. Antioksidanlar vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerinden korurken, sağlıklı yağlar beyin fonksiyonlarını destekliyor ve enerji seviyelerini artırıyor.

Öğün atlamayın

Düzenli aralıklarla beslenmek kan şekerinin dengelenmesine ve enerji seviyelerinin stabil kalmasına yardımcı oluyor. Özellikle sabah kahvaltısı  metabolizmayı hızlandırıyor ve enerjinin gün boyunca sürmesini sağlıyor.

Antioksidandan zengin besinler tüketin

Bahar yorgunluğu genellikle vücudun oksidatif stresle başa çıkma yeteneğini azaltıyor. Antioksidanlar, serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı önlüyor ve bağışıklık sistemini destekliyor. Bu sayede bahar yorgunluğunun etkilerini azaltabiliyor. Yeşil çay ve beyaz çay gibi antioksidan içeren içecekler bu dönemde vücudu destekliyor.

Su miktarını artırın

Baharda enerjinizi yükseltmek için günde 2 – 2.5 litre su içmeye özen gösterin. Zira bahar aylarında artan sıcaklıklar ve terleme, vücudun su ihtiyacını artırıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Yeterli miktarda su içmek vücudu nemli tutar, sindirimi destekler ve enerji seviyelerini yükseltir” diyor.

Düşük glisemik indeksli besinler önemli

Tam buğday ekmek, kinoa ve mercimek gibi düşük glisemik indeksli besinler kan şekerinin dengeli bir şekilde yükselmesini sağlıyor ve enerji seviyelerini daha uzun süre stabil tutuyor. Bu işlevleri de bahar yorgunluğunun etkilerini azaltarak daha istikrarlı bir enerjiye katkıda bulunuyor.

ıcaklıklara uyum sağlamak için enerji harcıyor. Bahar geldiğinde günlerin uzaması ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte vücut bu değişime uyum sağlamakta zorlanabiliyor. Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, bunun sonucunda bahar yorgunluğu sorunu yaşanabileceğine işaret ederek, “Bahar yorgunluğunun başlıca nedenleri arasında; düzensiz uyku alışkanlıkları, beslenme düzenindeki değişiklikler ve mevsim geçişlerine bağlı olarak vücuttaki hormon seviyelerindeki dalgalanmalar yer alır. Sağlıklı beslenmek, bol su içmek ve düzenli egzersiz yapmak gibi önlemler alınarak baharı enerjik geçirmek mümkündür. Bahar yorgunluğuna karşı özellikle beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi son derece önemlidir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, baharı enerjik geçirmek için beslenme ve sıvı tüketimiyle ilgili dikkat etmeniz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Doymamış yağları tercih edin

Omega-3 yağ asitleri, beyin fonksiyonlarını destekliyor ve zihinsel enerjiyi artırıyor. Balık gibi omega-3 bakımından zengin besinlerin tüketilmesi bahar yorgunluğuyla mücadelede yardımcı olabiliyor.

Kafein ve şeker içeren içeceklerden kaçının

Kafein ve şeker içeren içecekler kısa süreli enerji artışlarına neden olabiliyor, ancak ardından düşüş yaşatabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Dolayısıyla bu içeceklerin tüketimini azaltmak veya sınırlamak daha istikrarlı bir enerji seviyesi sağlayarak bahar yorgunluğunun etkilerini azaltabilir” bilgisini veriyor.

Tuz tüketimini kısıtlayın

Yüksek tuz tüketimi su tutulumuna yol açarak enerji seviyelerini düşürebiliyor. Bu tablo da bahar yorgunluğunun etkilerini artırabiliyor. Tuz tüketimini azaltmak vücudun su dengesini koruyarak enerji seviyelerini daha dengeli tutabiliyor.

Uykusuz kalmayın

Bahar yorgunluğuyla mücadelede düzenli ve yeterli uyumak önem taşıyor. Yeterli uyku vücudun yenilenmesine ve enerji depolarının dolmasına katkı sağlıyor.

Karavanlar Mayısta buluşuyor

Karavanlar Mayısta buluşuyor

İstanbul Karavan Festivali, 17-18-19 Mayıs 2024 tarihlerinde 5’inci kez karavan tutkunlarını ve doğaseverleri bir araya getirecek.

Doğada Yaşam Okulu tarafından her yıl ilkbahar ve sonbahar aylarında düzenlenen ve geleneksel hale gelen İstanbul Karavan Festivali, 5’inci kez karavan tutkunlarını ve doğaseverleri Kilyos’ta buluşturacak.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da karavan tutkunlarına unutulmaz bir deneyim vaat eden festivalde 3 gün boyunca sörf, yoga, zipline, tırmanma parkuru, paracord bileklik yapımı gibi eğlenceli aktivitelerin yanı sıra keyifli atölye çalışmaları, konserler ve doğada yaşam konusunda bilgilendirici söyleyişiler düzenlenecek. Çocukların da eğlenceli vakit geçirebileceği festivalde küçük ziyaretçiler için çadır kurma, boyama, güvenli ateş yakma gibi atölye çalışmalarının yanı sıra çeşitli oyun etkinlikleri de düzenlenecek.

www.istanbulkaravanfestivali.com

D Maris Bay’da hayalleriniz gerçekleşiyor

D Maris Bay’da hayalleriniz gerçekleşiyor

Datça Yarımadası’nda konumlanan D Maris Bay, “Baydreaming” konseptiyle 26 Nisan itibarıyla yeni sezona başlıyor.

D Maris Bay, yeni sezonu kusursuz hizmet anlayışı, özel plajları ve sunduğu benzersiz deneyimlerle karşılıyor. D Maris Bay, 26 Nisan’dan itibaren her ritme uygun heyecan verici etkinlikleri, eğlence takvimi, sürpriz iş birlikleri ve pop-up deneyimleriyle bu yaz da misafirlerine unutulmaz bir deneyim yaşatacak.

Her sezon olduğu gibi bu yıl da gastronomi, perakende, wellness ve eğlence alanında sunduğu yeniliklerle ve üstün hizmet anlayışıyla misafirlerine kişiselleştirilmiş deneyimler sunacak.

D Maris Bay’

Her zevke ve ritme uygun deneyimler  

36 süit ve lüks bir villa ile 196 odaya sahip D Maris Bay, sayısız küçük adacıklarla çevrili çam ormanlarıyla, turkuaz suların bembeyaz kumlarla buluştuğu her biri farklı konseptte olan 5 plajı ile Ege ve Akdeniz’in kesişim noktasında misafirlerine rüya gibi bir tatil deneyimi yaşatıyor.

Tamamen kendine ait özel bir koyda konumlanan D Maris Bay’in plajları, her ritme hitap eden deneyimler sunuyor. Bembeyaz kumlarla kaplı, berrak turkuaz sularda yüzebileceğiniz Bay Beach, ailenizle beraber keyif yapabileceğiniz harika bir deneyim sunarken, ikonik Fransız esintileriyle La Guérite Beach, koyun bir ucundaki otantik Akdeniz mutfağından örnekler sunan restoranı ve barı ile sofistike eğlence anlayışını D Maris Bay’e getiriyor. Kişiselleştirilmiş servis ve “cabana” olanakları ile Maris Beach, misafirlere unutamayacakları anlar yaşatırken, Yunan müziği ve lezzetlerinin öğle saatlerindeki adresi olan Manos Beach, misafirlerine keyifli bir deneyim sunuyor. Silence Beach ise ufkunu dağların çevrelediği, yalnızca çam ağaçlarının fısıltılarının duyulduğu, dingin ortamı ile misafirlerine huzur dolu anlar vadediyor.

D Maris Bay’

D Maris Bay’de deniz ve yüzme deneyimi sadece plajlarla sınırlı kalmıyor; otelin 2 muhteşem yüzme havuzu, ferah ve serinletici ortamlarıyla dinlenme ve eğlenme imkânı sağlıyor. Turkuaz koylarda; kano turlarından katamarana, yelkenden rüzgâr sörfüne, su kayağından su altı dalış aktivitelerine kadar çok çeşitli spor ve wellness imkanları, tekne ve yat gezileri sunan D Maris Bay misafirlerinin tatil yaparken yeni ve farklı deneyimler yaşamasına da olanak sağlıyor.

D Maris Bay’

D Maris Bay, büyüleyici plajları, havuzları ve su altı ve üstü sporlarının yanı sıra dünya çapında ünlü şeflerin liderliğindeki restoranları, özel helikopterle transfer seçeneği, Datça’nın endemik bitki örtüsünden içeriklerle geliştirilen bütünsel spa deneyimi ve benzersiz eğlence anlayışı ile de ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor.

D Maris Bay’

Michelin Yıldızlı şeflerin imzası

Gastronomi alanında da öncü olan D Maris Bay, büyüleyici manzaralara sahip restoranlarıyla Türk misafirperverliğini ve dünya lezzetlerini bir araya getiriyor.

Bu yaza özel tasarladığı yeni konseptleriyle misafirlerini karşılamaya hazırlanan D Maris Bay, Ege mutfağı ve bölgenin özenle seçilmiş lokal lezzetlerini beş yıldızlı bir servisle sunmakla kalmayacak aynı zamanda 1 Michelin Yıldızlı & 1 Michelin Green Yıldızlı Şef Maksut Aşkar ile misafirlerini unutulmaz bir gastronomik yolculuğa çıkaracak. Akşam yemeği servisine özel yeni bir restoran deneyimi olarak tasarlanan KÖKEN by Maksut Akşar’da, ödüllü şefin bölgeden lokal ürünler kullanarak hazırladığı Ege lezzetlerinden, denizden ve doğadan ilham alan özel reçeteleri misafirleri ile buluşacak. KÖKEN by Maksut Aşkar’da özenle hazırlanmış bir à la carte menü ve vejetaryen seçenekler de içeren tadım menüsü yer alacak. Bu benzersiz gastronomik yolculuğa ise çoğunlukla yerel şaraplardan oluşan özel bir şarap menüsü ve lokal ürünler içeren imza kokteyller eşlik edecek.

D Maris Bay’

1935’ten bu yana Fransa’nın güney sahillerinde de faaliyet gösteren La Guérite, D Maris Bay misafirlerine Akdeniz mutfağının özgün lezzetlerini geçtiğimiz sezon hayata geçirdiği “Le Rêve” konseptiyle gecenin ilerleyen saatlerine kadar keyifli bir ambiyans ve müzik eşliğinde sunarken, gündüzleri de ikonikleşen happy hour eğlencesiyle unutulmaz anlar yaşatacak. Yunan mutfağının imza lezzetlerinden ilham alan Manos ise geleneksel lezzetlere modern bir dokunuş katarak, Ege kültürünü yaşamak isteyen misafirlerini deniz ürünleri ve akşam servisinde Yunan tavernası konsepti ve eğlencesi ile karşılamaya devam edecek.

D Maris Bay’

D Maris Bay’in diğer restoranları Nusr-Et ve Zuma da rüya gibi lezzetleriyle bu yaz da D Maris Bay’de misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor Nusr-Et olağanüstü lezzet ve üstün hizmet anlayışıyla sevenlerinin değişmeyen adresi olurken, D Maris Bay klasiği haline gelen Rainer Becker’in ödüllü Japon konsepti Zuma, modern Japon mutfağını, İzakaya konseptinde yorumluyor.

Bilgi: +90 252 441 20 00

Sokakları yemek kokuları sardı

Sokakları yemek kokuları sardı

Brighton Yemek Festivali – Brighton 4-6 Mayıs 2024

Birleşik Krallık’ta düzenlenen çeşitli Foodies Festivallerinden biri. Bu festival tamamen yaratıcılık, pozitiflik ve eğlence ile ilgilidir. Brighton Yemek Festivali keşfetmek ve tüm şeyler yiyecek zevk için bir şans! Michelin yıldızlı şefler ve MASTERCHEF ve Büyük Britanya Bake Off kazananlar ilham alın.

Dünyanın dört bir yanından örnek Sokak Yemekleri, esnaf gıda pazarının sunduğu ürünleri tadın ve en iyi restoranlardan özel yemekleri deneyin. Bir Masterclass de şampanya, şarap, bira ve kokteyller hakkında daha fazla bilgi sahibi olun.

Çiçeği burnunda anne-babalara altın öneriler!

Çiçeği burnunda anne-babalara altın öneriler!

Şüphesiz aylardır büyük bir özenle karnınızda taşıdığınız bebeğinizi sağ salim dünyaya getirebilmek için kah endişelendiniz kah neye benzeyeceğinin, nasıl ses çıkaracağının hatta nasıl hissedeceğinin hayalini kurdunuz. Nihayetinde uzun bir maratonu başarıyla tamamlayarak minik yavrunuzu kucağınıza aldınız. Şimdi ise önünüzde yeni bir süreç başladı; bu kez bebeğinizin bakımı ile ilgili gerek doktorunuzdan gerek okumakta olduğunuz kitaplardan gerekse arkadaşlarınız ve akrabalarınızdan bilgi edinmeye çalışıyorsunuz. Her çiçeği burnunda anne gibi sizin de aklınızda pek çok soru bulunuyor. İşte, Acıbadem Taksim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Muhammet Ali Mutlu doğum sonrası ilk 28 günü kapsayan yenidoğan döneminde en çok sorulan soruları yanıtladı. Soruların adeta havada uçuştuğu bu süreçte ilk kez ebeveyn olan anne ve babaların sorunlar karşısında strese kapılmadan olaylara yaklaşmalarını tavsiye eden Dr. Mutlu “Pek çok ebeveyn, bu heyecan verici ama çoğu zaman zorlu ilk haftalarda bebeklerine nasıl bakacaklarını öğrenmeye çalışır. Konu yenidoğan bakımının planlanması gibi bir görev olduğunda, ilk kez ebeveyn olan anne ve babanın, bebekleri için neyin normal, güvenli ve sağlıklı olduğu hakkında doğru ve güvenilir bilgilere ulaşması çok önemlidir” diyor. Dr. Muhammet Ali Mutlu, yeni doğan bebeğin bakımı hakkında en sık sorulan 12 soruyu yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Muhammet Ali Mutlu

Dr. Muhammet Ali Mutlu

SORU: Bebeğimin ne kadar ağlaması normaldir?

CEVAP: Amerikan Pediatri Akademisi’ne göre yenidoğanların günde bir-dört saat ağlaması normaldir. Bebekler iletişim kurmanın bir yolu olarak ağlarlar; aç, rahatsız, uykulu olabilirler veya bezi kirlenmiş olabilir. Zamanla bebeğinizin ağlama biçiminden ne anlatmaya çalıştığını çözebileceksiniz. Ancak yoğun şekilde ağlıyorsa, kolik ya da başka bir nedenden kaynaklanmadığını netleştirmek için doktorunuza danışabilirsiniz.

SORU: Yeni doğmuş bir bebek ne kadar uyumalı?

CEVAP: Yenidoğanlar günde toplam 16-17 saat uyurlar ancak bir seferde yalnızca 1-3 saat kesintisiz uyuyabilirler. Her bebeğin uyku ihtiyacı farklılık gösterir. Bazı bebekler nispeten hızlı bir şekilde uyanıp tekrar uykuya dalarken, diğerleri daha fazla ilgi isteyebilir veya bir sonraki uykuya daha fazla zaman ayırabilir. Bebeğinizin beşiğinde sırt üstü yatması, gevşek oyuncaklar veya yatak takımları olmadan güvenli bir ortamda uyumaları önemlidir.

SORU: Yeni doğan bebeğimi nasıl ve ne kadar beslemeliyim?

CEVAP: Dr. Muhammet Ali Mutlu “Yeni doğan bebeklerin kimisi gün boyunca sık sık, kimisi de uzun aralıklarla emmeyi severler. Ancak yenidoğanların çoğu, her iki-üç saatte bir beslenmek isteyecektir. Yapılan çalışmalar; bebeklerin ilk birkaç gün bir seferde 15-30 ml, ilerleyen günlerde her beslenmede 60 ml,  ikinci haftada 90 ml kadar içebildiğini gösteriyor. Besin ihtiyacı her ay muhtemelen ilave 30 ml artacaktır” diyor.

SORU: Bebeğimin kusması normal midir?

CEVAP: Bebeklerde beslenme sonrası hafif kusma olabilir ancak bunun sık olmasını engellemek için; aşırı beslemekten kaçının, daha az miktarda daha sık beslemeyi deneyin. Düzenli olarak gaz çıkarmasını sağlayın. Yemek sonrası bebeğinizi dik tutun. Bebeğinizin beslenme alışkanlıklarını ve diyetini gözden geçirmek için çocuk doktorunuza danışın.

SORU: Yeterli sütüm olmuyorsa mama kullanmam doğru mudur?

CEVAP: Dr. Mutlu “Sütünüz yeterli olmuyorsa mama takviyesi yapmanızda bir sakınca yoktur ancak öncelikle aklınızda bulundurmanız gereken birkaç şey vardır: Mamaya geçmeden önce bebeğinizi mutlaka anne sütüyle beslemeye başlayın, sütünüz olmuyor diye düşünerek emzirmekten hemen vazgeçmeyin. Anne sütü bebeğiniz için eşsiz bir besindir. Bu konuda doktorunuzla mutlaka bağlantı kurun, doktorunuz anne sütünüzü artırmanıza yardımcı olacak rehberlik ve yöntemleri size anlatacaktır” diyor.

SORU: Bebeğimin yeterince beslendiğini nasıl anlarım?

CEVAP: Bebeğinizin aç olduğunun işaretleri arasında; ellerini ağzına götürmesi, başlarını memeye veya biberona çevirmesi; dudaklarını büzmesi veya yalaması ve ellerini sıkması yer alır. Bebeğinizin doyduğunun işaretleriyse; ağzını kapatması, başlarını memeden veya biberondan uzaklaştırmak istemesi, ellerini gevşetmesi ve bezlerinin ıslak olmasıdır. Çocuk doktorunuz yeterli beslendiğinden emin olmak için bebeğinizin büyümesini izleyecektir.

SORU: Bebeğimi beslenmesi için uyandırmalı mıyım?

CEVAP: Pek çok ebeveyn uyuyan bir bebeği uyandırmakta tereddüt edebiliyor. Yenidoğanlar genellikle beslenme için kendi başlarına uyanırlar ama eğer bebeğiniz birkaç saattir uyuyorsa, beslenme ihtiyaçlarının karşılandığından emin olmak için onu emzirmek üzere uyandırmalısınız. Uyuyan bir bebeği uyandırmak verimsiz görünse de, yeterince beslenmesini sağlamak kısa ve uzun vadede onlara yardımcı olacaktır.

SORU: Bebeğimin dışkılaması ve idrar çıkarması nasıl olmalıdır?

CEVAP: Yeni doğan bebeğinizin dışkısı ilk hafta siyahtan koyu yeşile/sarıya dönecektir. Bağırsak hareketleri anne sütü veya mamayla beslenmesine bağlı olarak değişebilir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde genellikle beyazımsı parçacıklar içeren sarı, daha ince kakalar olur. Mamayla beslenenlerde ise sarı/ ten rengi ve kıvamlı görünebilir. Ancak bebeğinizin dışkısı kırmızı ya da beyaz olmamalıdır. İlk birkaç günden sonra bebeğiniz daha tutarlı bir beslenme programına geçtiğinde her gün muhtemelen 8-12 arası ıslak bezi olacaktır.

Dr. Muhammet Ali Mutlu

SORU: Günde kaç kez kaka yapması gerekir?

CEVAP: Bebeğinizin kaka yapma sıklığı anne sütüne ya da mamaya bağlı olarak da değişebilir. İlk başta birçok bebek her beslenmeden sonra kaka yapar. Birkaç hafta sonra mama kullanan bir bebeğin günde yaklaşık bir kez kaka yapması gerekir. Anne sütüyle beslenen bebekler, anne sütünde daha az atık olduğu için günde bir veya daha az sıklıkta kaka yapabilirler ki bu onların kabız oldukları anlamına gelmez. Ancak bebeğiniz aşırı telaşlıysa, kaka yapma sayısında ani değişiklikler varsa, daha sık kusuyorsa, dışkısı sertse veya kaka yapmakta zorlanıyorsa kabız olabilir. Bebeğinizin bağırsak hareketini rahatlatmaya yardımcı olacak en güvenli yöntemler için çocuk doktorunuza başvurun.

SORU: Pişikleri önlemek için krem/merhem kullanmalı mıyım?

CEVAP: Bebek bezi döküntüsü ebeveynler arasında yaygın bir şikayettir ve bunun nasıl önleneceği çocuk doktorunun muayenehanesinde sıklıkla sorulan bir sorudur. Bebek bezi bölgesindeki pişiklerin önlenmesine yardımcı olmak için idrar ve dışkının bebeğinizin cildiyle temas ettiği süreyi sınırlamak önemlidir. Yüksek emiciliğe sahip bebek bezlerini hedefleyin, bezi sık sık değiştirin ve değiştirirken /alkolsüz mendil ya da sabun kullanmadan ılık su ile yumuşak bir temizleme pamuğu/bezi kullanın. Bebeğinizde oluşan pişik türlerine göre çocuk doktorunuz size krem/merhem türleri konusunda tavsiyede bulunacaktır.

SORU: Bebeğimi ne sıklıkla yıkamalıyım?

CEVAP: Bebeğinizi haftada yaklaşık üç kez yumuşak, kokusuz bir sabun veya katkı maddesi içermeyen yumuşak bir temizleyici kullanarak yıkamalısınız. Bazen sadece suyla kısa bir süre ıslatmak çocuğun sakinleşmesine yardımcı olabilir ve sabun her zaman gerekli değildir. Her zaman bebek küveti kullandığınızdan, bebeği asla gözetimsiz bırakmadığınızdan ve su sıcaklığının vücut sıcaklığı civarında olduğundan emin olun.

SORU: Bebeğimi halka açık yerlere çıkarmaya ne zaman başlayabilirim?

CEVAP: Dr. Mutlu “Bebeğinizi halka açık yerlere çıkarma konusunda katı kurallar olmasa da genel fikir birliği, bebeğinizin ilk aşılarını olduktan sonra yani yaklaşık 2 ila 3 aylık olduğunda çıkarmanın daha güvenli olduğu yönündedir. Ancak bu, bebeğinizin ve ailenizin sağlık koşulları, çocuk doktorunuzun özel yönlendirmeleri, mevcut sağlık önerileri ve yerel bir salgın olup olmadığı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebilir” diyor.

Kemoterapide mide bulantısı için alınabilecek önlemler

Kemoterapide mide bulantısı için alınabilecek önlemler

Kemoterapi kanser hücrelerini tahrip eden, büyüme ve çoğalmasını engelleyen kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedavidir ve tedavide kullanılan ilaçlar tümör hücrelerine zarar verirken, vücudun normal hücrelerini de etkiler. Kemoterapiden en çok etkilenen normal vücut hücreleri kemik iliği hücreleri (beyaz küre, kırmızı küre ve trombositler), mide-bağırsak sistemini kaplayan hücreler ve saç kökü hücreleri gibi en hızlı bölünen hücrelerdir. Bu nedenle en sık rastlanan yan etkiler bulantı, kusma, yorgunluk ve saç dökülmesidir. Her insanın kendine özgü farklı yapısı sebebiyle, kemoterapi sırasında görülebilecek yan etkilerin herkeste aynı şekilde olmayabileceğini ya da hiç görülmeyebileceğini de unutmamak gerektiğini söyleyen Liv Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Meltem Topalgökçeli Selam kemoterapide görülebilecek bulantı ve kusma için doktorunuzun önereceği bulantı önleyici ilaçlara ek olarak alınabilecek önlemleri anlattı.

Doç. Dr. Meltem Topalgökçeli Selam

Doç. Dr. Meltem Topalgökçeli Selam

 Önerilere kulak verin

  •  Günde 3 yerine öğün sayısını 5-6’ya çıkartarak az ve sık aralıklarla beslenin.
  • Sıcak yiyeceklerin kokusu bulantı hissini artırabileceği için, soğuk yiyecekleri tercih edin. Sandviç, peynir, yağsız tost, tahıllar, tatlılar gibi oda sıcaklığında veya soğuk servis yapılabilen besinleri yemeyi tercih edin.
  • Bulantıyı azaltmak için sıvı ve yumuşak bir diyet uygulayın. Elma suyu, meyve suları, çay, kola, limonata gibi sıvılar ile püre, şerbet, kraker, tost ve peynir gibi yiyecekler genellikle iyi tolere edilir. Ancak bu sıvılar hızlı içildiğinde midede dolgunluk hissi ve bunun sonucunda bulantı-kusmaya neden olabileceğinden sıvıları yavaşça yudumlayarak için.
  • Ağzınızda yara yoksa limon, turşu, katı şekerleme veya limonata gibi ekşi yiyecek ve içecekleri deneyin ve kusma sonrası ağzınızı limon suyu ve su karışımı ile çalkalayın. Bulantı hissini artırabileceğinden çok tatlı, yağlı, çok baharatlı ve ağır kokulu yiyeceklerden kaçının. Bulantı hissini başlatabilecek kötü koku, kusan kişiler yemek yiyen kişiler ya da yemek pişirilen ortamlardan kaçının.
  • Bulantınız olduğunda yemek yapma konusunda başka birinden yardım almaya çalışın. Böyle bir şansınız yoksa kemoterapi almadan önce çeşitli yemekler hazırlayıp buzdolabında ya da derin dondurucuda saklayabilir ve kemoterapiden sonra bulantınız olduğu dönemlerde ısıtıp yiyebilirsiniz.
  • Kemoterapi sırasında ağzınızda oluşacak hoş olmayan, metalik veya ilaç tadını azaltmaya yardımcı olan, sert veya yumuşak, naneli ve ekşi şekerlemeler yemeyi deneyin.
  • Yoğun bulantınız olduğunda sevdiğiniz yiyeceklerden kaçınmanız, daha sonra bu yiyeceğe karşı gelişen tiksintinin önlenmesi açısından önemlidir.
  • Bulantı ve kusmayı azaltmak için, hoşlandığınız müzik, televizyon programları, elektronik oyunlar ve kitap okuma gibi uğraşlara yoğunlaşarak bulantı hissinizden uzaklaşmaya çalışın.
  • Müzikle birlikte derin nefes alıp vererek kaslarınızı gevşek bırakıp rahatlamayı; aşırı bulantı hissettiğiniz dönemlerde ise uyumayı deneyin. Sizi yormayacak kadar egzersiz yapabilir, kendinizi yorgun hissetmiyorsanız açık havada yürümeyi deneyebilirsiniz.
  • Düzenli bir ağız bakımı uygulamanız hem ağızda yara gelişmesini önleyecek hem de sizi rahatlatacaktır.
  • Bütün önlemlere rağmen bulantı ve kusmanız oluyorsa tedaviden 1-2 saat önce ve tedaviden 3 saat sonrasına kadar bir şey yemeyin. Tedaviye başlamadan 30 dakika kadar önce içeceğiniz hafif tatlandırılmış soğuk limonata tat alma duyunuzun değişmemesini sağlar ve bulantıyı önlemeye yardımcı olur.

 

Sokaklar çiçek açtı

Sokaklar çiçek açtı

Girona Çiçek Festivali – Girona 11-19 Mayıs 2024

Bütün sokaklar, müzik, ışık, çeşmeler ve binlerce çiçeğin sarhoş edici kokusu eşliğinde sanat enstalasyonuna dönüşüyor.

Genellikle aynı zamanda Girona A Capella festivali aynı anda iki festivalin tadını çıkarabilmeniz için çalışıyor. Eğer bir çiçek gösterisi beklediğinizden daha bu çok daha ilgi çekici. Bazı gösteriler bir karnaval kadar atılgan ve renkli, bazıları ise zevkli ve minimalist.

Nisan 2024 burç yorumu

Nisan ayı burç yorumları

KOÇ

Nisan’la birlikte boyunca çevrenizdeki şeyler sakinleşecektir. İş konusunda, önceki oldukça heyecanlı olaylarla karşılaştırıldığında önemli ölçüde pasif ve gerileme durumunda olacaksınız. Bu dönem boyunca Koçları hak edilmiş dinlenme bekleyecek. Aile tatilleri veya sağlıklı hafta sonlarını sabırsızlıkla bekleyebilirsiniz.

 

BOĞA

Nisan ayındaki başlıca olay, esasen burçlara göre kişisel gelişimi ilgilendiriyor. Kendinizi bir kavga ya da anlaşmazlık içinde bulduktan sonra gözleriniz nihayet açılacaktır. Başkalarına karşı davranışınızın değişmesi gerektiğini göreceksiniz. Çok fazla inat sizi tartışmalara itebilir. Etkili olması için Boğa tüm bunları tek başına gerçekleştirmek zorundadır.

 

İKİZLER

Nisan ayında ilişkinizde bazı yanlış anlama veya sorunlar olabilir. Özel olarak ciddi bir şey olmasa bile bu durumu hafife almamalısınız. İnatçı olmayın. Diğer görüşleri dikkatle dinleyin ve yalnızca kendinizinkine değil, diğer çözümlere de açık olun. İkizler bu yolla çeşitli sorunları önleyebilir.

 

YENGEÇ

Nisan ayında pozitif enerji saçacaksınız ve bunu çevreye de yayacaksınız. Bu nedenle Yengeç burcunun sosyal ilişkileri sürdürmesi çok kolay olacak. Aşkınızla karşılaşmak, bunun yanı sıra kariyerinizde çok değerli olabilecek ilginç temaslar elde etmek, fakat aynı zamanda sadece boş zamanınızı değerlendirmek için de büyük bir şansa sahipsiniz.

 

ASLAN

En zor zamanlarda ailenizden yardım bekleyebilirsiniz. Ruhunuzu beslemenin yolunu bulurlar. En sevdiklerinize onlara minnettar olduğunuzu gösterin ve iyiliklerine karşılık verin. Bunların kıymetini bilmemek, hoş olmayan yanlış anlamalara yol açar. Aslanlar eşleri ile tekrar uyumlu olmayı başarıyorlar. Nisan ayında yıldızlar istikrarlı bir konumdadır.

 

BAŞAK

“Nisan’daki hava nedeniyle kendinizi keyifsiz ve depresif hissediyorsanız, ailenizin ya da en yakın arkadaşınızın yakınlığını arayın. Kesinlikle kendinizi izole ederek “”köşenize çekilmeyin””. İnsanlar ruhunuzu besleyebilirler. Başak’ın kişiliği geliştikçe ve daha da olgunlaştığında yavaş ama emin adımlarla istikrarlı bir döneme girecektir.”

 

TERAZİ

Sevgiliniz yine de sizi suçlarsa, agresif olmayın ve sadece hatalarını işaret etmeyin. Her şeyden önce kendi hatalarınızı düşünün. Kendinizi kötü hissederseniz, aileniz bu Nisan ayında size yardımcı olacak ve destekleyecektir. İşte Teraziler’in yararlı tavsiyeler ve anlayış bulabileceği yer burasıdır.

 

AKREP

Nisan istikrarlı bir dönem olacak. Yıldızlar nihayet ideal bir konuma geldi ve sonunda dalgınlığınız sona erdi. Kariyerinize daha fazla zaman ayıracaksınız ve daha verimli olacaksınız. İş temponuzu geliştireceksiniz. En çalışkan meslektaşları bile Akrep’i yakalarken sorunlar yaşayacaklar.

 

YAY

Nisan’da işinizden keyif alacaksınız. Zaman çok hızlı geçecek ve geç saatlerde çalışmaya bile aldırış etmeyeceksiniz. Buna rağmen Yay burçları ailelerini ve en yakın arkadaşlarını ihmal etmemelidir. Sizi seven insanlar böyle yüksek bir çalışma temposu belirlediğinizi görmekten hoşlanmazlar. Dinlenmeye çalışın, rahatlamak ve aile yemeği için vakit ayırın.

 

OĞLAK

Nisan’da ne yazık ki bazı problemler ortaya çıkabilir. Bu, iş arkadaşları ya da işverenler arasındaki uyuşmazlıklar, çalışma yerinin değişmesi ya da acilen çözülmesi gereken önemli bir görev ile ilgili olabilir. Her türlü durumda da yoğun olacaksınız. Bu zamanlarda bile Oğlak burcu, strese yenik düşmemeli ve sadece kendisi için vakit ayırmalıdır.

 

KOVA

Kova burcu Nisan’da kariyerinde yine başarılı olacak, bu onları geliştirip büyütecek. Kesinlikle kendinizi pasifliğe bırakmayın. Üstleriniz işinizde gösterdiğiniz belli bir standarda alıştı ve bunu hala sizden bekliyorlar. Diğer yandan, tanıdıklarınıza ve ilişkilerinize daha fazla zaman ayıracaksınız.

 

BALIK

Son zamanlarda çok fazla stres yaşadınız. İşyerindeki şartlar tam dikkatinizi gerektiriyor. Bu burç yorumlarına göre Nisan ayında durumlar sakinleşecektir. Nihayet dinlenmek için zamanınız olacak ve boş zamanınızı istediğiniz şekilde geçireceksiniz. Bu dönem Balık burcu için çok uyumlu olaca