Yazılar

Hamburg limanının doğum günü kutlanıyor

Hamburg limanının doğum günü kutlanıyor

Liman Doğum Günü Festivali

Hamburg 9-12 Mayıs 2024

Dünyanın en fantastik liman festivali olarak kabul edilen Hafengeburtstag, Mayıs ayında yapılıyor. 1189’da limanın kuruluşunun bir kutlamasıydı. İmparator Frederick Barbarossa Hamburg Kuzey Denizi’ne Elbe yelken tüm gemiler için gümrük vergilerinden özgürlük veren bir tüzük yayınladı.

Hareketli liman, bu özel yıldönümünde tüm ailelere uygun bir denizcilik programı sunuyor.

Kutlamalar için dünya çapında 300’den fazla gemi Hafengeburtstag Hamburg’a geliyor ve pek çok ziyaretçiyi gemide karşılıyor.

Lüks yolcu gemileri, tarihi uzun gemiler, donanma gemileri, müze gemileri, su yolu polis gemileri, römorkörler ve şık yatlar gösterilecek.

Masalsı düğünler adresi Hilton İstanbul Bomonti

Masalsı düğünler adresi Hilton İstanbul Bomonti

Düğün gününün kusursuz geçmesini ve hayatında unutulmaz bir anı olarak kalmasını isteyen çiftler, masalsı bir atmosferde sonsuz bir mutluluğa imza atmak için Hilton İstanbul Bomonti’yi tercih ediyor.

Hilton İstanbul Bomonti, rüya gibi bir düğün için tecrübeli ekbi ve eksiksiz hizmeti ile çiftlere düğünlerini planlarken çeşitli konsept ve seçenekler sunuyor. Hilton İstanbul Bomonti, şık ve zarif detaylarıyla öne çıkan bir kokteyl partisi, ihtişamlı bir düğün ya da eğlenceli bir afterparty düzenlemek için ihtiyaç duyulan her şeyi, farklı tema ve kapasitedeki mekanları ile sağlıyor.

Şehrin en geniş sütunsuz balo salonu olan Grand Balo Salonu, kalabalık düğünler için en uygun seçim olarak öne çıkıyor. 1600 kişi kapasiteye, geniş bir fuaye alanına sahip olan Grand Balo Salonu, gösterişli dekorasyonlara imkan sunarak, büyük ailelerin ve tüm sevdiklerini bu özel günde yanında görmek isteyen çiftlerin tercihi oluyor.

Bir diğer geniş salon seçeneği olan ve gün ışığını içeri alan pencereleri ile terasa açılan Crystal Balo Salonu, aydınlık olması ve şıklığıyla çiftlerin dikkatini çekiyor. 360 kişi kapasiteli Crystal Balo Salonu, açık ve kapalı alanlarıyla evlenecek çiftlere alternatif mekanlar ve konseptler sunuyor.

Düğün hazırlıkları yapan çiftlerin balayı konaklamasından fotoğraf çekimine ve gelin arabasına kadar birçok detayla ilgilenmesi gerekirken,  düğünleri için Hilton İstanbul Bomonti’yi tercih eden çiftlerin başka hiçbir detay düşünmesine gerek kalmıyor. Temmuz ve Ağustos ayları için minimum 200 kişilik olacak şekilde düğünlerini planlayan çiftler, Avrupa veya Türkiye’de bulunan Hilton otellerinde 2 gecelik balayı, eforea Spa’da 3 aylık üyelik, standart salon süslemesi, çiftler için özel düğün fotoğraf çekimi veya limuzin gelin arabasıyla otele transfer alternatiflerinden istediği bir tanesini ücretsiz olarak alabiliyor.

Eğlenceli bayram Gloria Hotels & Resorts’ta

Eğlenceli bayram Gloria Hotels & Resorts’ta

Lüks ve konforu bir araya getiren Gloria Hotels & Resorts, eğlenceli bayram programı hazırladı.

Gloria Hotels & Resorts, ayrıcalıklı konaklama hizmetinin yanı sıra, muhteşem konserler, eşsiz lezzetler, profesyonel SPA deneyimi ve çocuklara özel aktiviteler ile Şeker Bayramı’nı sevdiklerinizle yaşayacağınız unutulmaz anılara dönüştürüyor.
Gloria Hotels & Resorts, keyifli bayram tatilini eğlenceli sahne performanslarıyla unutulmaz kılmaya hazırlanıyor.  10 Nisan’da DJ David Şaboy’un muhteşem performansıyla başlayacak kesintisiz eğlence, 11 Nisan’da dillere dolanan şarkıları ve sahnesiyle Berkay, 12 Nisan akşamında ise Tarık Sezer Orkestrası eşsiz performansıyla Gloria Hotels & Resorts sahnesinde misafirlerle buluşuyor. Gloria Hotels & Resorts, güçlü sahne koreografilerinin ve konserlerin yer alacağı müzik ve dans dolu bir bayram tatili arayanların değişmeyen adresi olarak sezona damga vurmaya devam ediyor.

Çocuklar özel keyifli aktiviteler

Ara tatilin bayramın bir arada kutlandığı bu özel günlerde Gloria Serenity Resort içerisinde çocuklara özel tasarlanan Gogi Mini Club ise hem çocuklar hem de anne-babalar için tatil keyfini ikiye katlıyor. Minik misafirlerimiz, Gogi Mini’de 09:00-20:00 saatleri arasında ebeveyn eşliğinde atölye çalışmaları, film gösterimleri ve kutu oyunlarıyla keyifli ve güvenli zaman geçirerek tatilin keyfini çıkarıyor.

Viti Loire Şarap ve Yemek Festivali

Viti Loire Şarap ve Yemek Festivali

Viti Loire 27-28 Mayıs 2024

Şehirde düzenlenen turlar, kaliteli şarapla eşanlamlı bir bölge olan güzel Loire Vadisi’nde düzenlenen Viti Loire, bölgenin şaraplarını tanıtıyor.  Festival bu yıl 21. yılını kutlayacak!

Loire Vadisi’nin şaraplarına ve gastronomisine adanmış samimi bir etkinlik.

Loire Vadisi’nin 79 unvanını temsil eden yüz elli bağcı ve Tours’dan on şef olacak. Ayrıca bir gurme köyü de var. Festivale 35,000 ziyaretçinin katılması bekleniyor.

Zengin ve çeşitli bir program: yemek pişirme atölyeleri, tadım atölyeleri, şarap üzerine eğlenceli ve eğitici aktiviteler ve sergiler.

Yanı sıra bu bölgenin geleneksel şarap bilinçlendirilmesi şarap barları gibi bu festival şarap tadımı hakkında bilgi edinmek için zanaat pazarlar, en iyi şefler gelen yemek gösterileri ve fırsatları sunmaktadır

Terrazza Italia menüsünü yeniledi

Terrazza Italia menüsünü yeniledi

Terrazza Italia, Şef Claudio Chinali’nin elinden çıkan yeni menüsüyle Zorlu Center Köprü Katında Eataly’nin içerisinde konuklarını bekliyor.

Yeni menüde, ferah başlangıçlar dikkat çekiyor. Manda yoğurdu ve naneyle sunulan siyah kabak tempura, siyah trüf köpüğü ile servis edilen kıtır “Afyon” patatesinden terin, taze maydonozla süslenmiş “Giudia” çıtır enginar, kıtır grisini eşliğinde sunulan 24 aylık Parma Prosciutto’su, yıllanmış parmesan ve siyah trüfle servis edilen Arancini dana incik hafif başlangıç menüsünü oluşturuyor.

Terrazza Italia

Tamamı deniz mahsülleriyle ve glutensiz ürünlerle hazırlanan “Crudi” bölümünde karabuğday pancake ile servis edilen Imperial havyar ile somon havyar, avokado ve çarkıfelek meyvesiyle sunulan somon tartar dikkat çekiyor. Menüdeki istiridye, patlıcan ve şili biberle hareketlendirilen kaya levreği carpaccio, “Mersin” kırmızı karides ayrı seçeneklerin yanında Terrazza Crudi seçeneği ile paylaşımlı sofraların zengin seçeneklerinden biri oluyor.

Terrazza Italia

Antipasti menüde ise mascarpone peyniri, limon ve kamu ile sıra dışı bir doku kazanan kuşkonmaz çorba, Antep fıstıklı humus ve narenciye ile farklı bir deneyim vadeden enginar salata ve acı domatesle zenginleştirilmiş ahtapot yer alıyor.

Terrazza Italia

Terrazza Italia’nın ana yemek menüsü ise tanıdık tatları, yeni tekniklerle sıra dışı deneyimlere dönüştürüyor. Kök kereviz ve bezelye eşliğinde sunulan kuzu terin, adaçayı kefirle eşsiz bir aroma sunan Tortellini Ricotta Siyah Trüf ile lezzet sınırlanında dolaşmak mümkün. Ayrıca tuzda levrek, limonlu tavuk, bernaise soslu dana bonfile gibi klasik tatların da yer aldığı menüde, 36 ay dinlendirilmiş parmesanla hazırlanan Risotto “Acquerello” Dana Yanak, jumbo karides ve arrabiatta soslu taze linguine ve sote enginarla servis edilen kalkan balığı da mevcut.

Terrazza Italia

Yeni menünün tatlı seçenekleri ise muazzam bir İtalyan sofrasının tamamlayıcısı oluyor. Bilindik Terrazza Italia tatlılarının yanında yeni menüye eklenen manda yoğurdu panna cotta fine dining konseptini samimi paylaşımlarla harmanlayan bir sofra deneyimine çağırıyor.

İtalyan ve Türk üzümlerinden alternatiflerle şekillenen seçkin şarap kavı ve köpüklü şarap menüsü ise, damaklardan silinmeyecek bir lezzeti deneyimi için Terrazza Italia misafirlerini bekliyor.

İkiz gebeliklerde en çok demir eksikliği görülüyor

İkiz gebeliklerde en çok demir eksikliği görülüyor

Anne-baba olma heyecanını ikiye katlayan ikiz gebelikler; ya çift yumurta ikizi, ya da tek yumurta ikizi olarak gerçekleşir. İkiz bebek bekleyen annelerin metabolizmasına iki kat daha fazla iş düştüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Funda Öztürk, “İkiz gebeliklerde en çok demir eksikliği görülüyor. Demir takviyesi alınmasının yanı sıra demir emilimini engelleyen çay ve kahveden kaçınılması gerekiyor. İkiz bebek bekleyen anne adayları; kalsiyum, protein ve suya da diğer gebelerden çok daha fazla ihtiyaç duyuyor” dedi.

 İkiz gebeliklerde vitamin-takviye kullanımı ve bu dönemde uyulması gerekenler konusunda bilgiler veren Medicana Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Funda Öztürk, “Çift yumurta ikizleri, iki farklı yumurta ve iki farklı spermin bir araya gelerek oluşturduğu gebeliklerdir. Bu tipteki gebeliklerde cinsiyetler farklı olabilir. Doğum sonrasında ise bebeklerin boylarının, kilolarının ve büyüme hızlarının benzer olması beklenmez. İkiz gebeliklerde, bebekleri genetik olarak farklı iki birey olarak tanımlamak mümkündür. Ayrıca, ailede çift yumurta ikizlerinin bulunması da genetik faktörle ilgilidir” diye konuştu.

Op. Dr. Funda Öztürk sözlerine şöyle devam etti; “Tek yumurta ikizleri ise tek bir yumurta ve tek bir spermin bir araya gelerek oluşturdukları zigotun ana rahminde ikiye bölünmesiyle oluşur. Tek yumurta ikizleri, tek bir yumurtanın ikiye bölünmesi nedeniyle oluştuğu için bütün genetik yapıları dâhil her şeyiyle aynıdırlar. Bu nedenle görüntüleri her zaman tıpa tıp benzer olurken cinsiyetleri de aynıdır. Bu gebelikler, çift yumurta ikizlerinin aksine ailede ikiz gebelikler bulunması gibi herhangi bir faktörden etkilenmez. Hem plasentanın ortak paylaşımı hem de ortak damar paylaşımı nedeni ile bu tür ikiz gebeliğe özgü gelişme geriliği gelişebilir.”

Dr. Funda Öztürk

Dr. Funda Öztürk

Vücutta mineral kaybı yaşanır

İkiz gebeliğin zorlu ve özen isteyen bir dönem olduğunun altını çizen Op. Dr. Funda Öztürk, “Özellikle ikiz bebek bekleyen annelerin metabolizmasına iki kat daha çok iş düşüyor. Dengeli ve çeşitli beslenmek bebeklerin, bebeklik ve ileri dönem gelişimini ve sağlığını oldukça etkiliyor. İkiz gebeliklerin sağlıklı olabilmesi kilo kontrolünün de iyi yapılması gerekir. İkiz bebek bekleyen annenin beslenme düzeni, tek bebek bekleyen annelere göre temel prensiplerde aynı kalsa da bu düzende bazı besinlerin miktarlarında değişiklikler olmalıdır. Bu dönemde, hem bazı besin maddelerine olan ihtiyaç artar hem de bazı önemli minerallerin kaybında artış yaşanır” dedi.

Op. Dr. Funda Öztürk, bu dönemde anne adaylarının dikkat etmesi gerekenleri ise aşağıdaki gibi sıraladı.

  • İkiz gebeliklerde en çok demir eksikliği görülüyor. Ancak kalsiyum eksikliği, omega yağ asitleri, protein eksiklikleri de oldukça sık karşılaşılan durumlar arasında yer alıyor. Bu sebeple, ikiz bekleyen gebeler kabızlığı da şiddetli yaşadıklarından su tüketimlerini de artırmaları gerekiyor.
  • Dışarıdan ilaç olarak alınan demir desteğinin yanında gıdalarla alınan demir içeren besinlerin de bu dönemde mutlaka tüketilmesi gerekir.
  • Demirin en zengin kaynakları olan yumurta, kırmızı et, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagiller de bu süreçte sofradan eksik edilmemelidir.
  • Demir alımının yanında emilimi destekleyecek C vitamini alımına önem verilmeli, demir içeren besinle birlikte mutlaka C vitamini içeren bir besin de alınmalıdır. Bunun yanında, emilimi engelleyen çay ve kahve tüketiminden de kaçınılmalıdır.

28’inci haftadan itibaren kalsiyum ihtiyacı artar

İkiz bebek bekleyen gebelerde en önemli mineral eksikliklerinden birinin de kalsiyum eksikliği olduğunu belirten Op. Dr. Öztürk, “Özellikle gebeliğin 28’nci haftası ile beraber kalsiyum gereksinimi artıyor. Eğer anne yeterince kalsiyum almazsa kanda kalsiyum oranı düşer. Kemiklerden kalsiyum geçişi başlarsa, annede uzun vadede kemiklerde osteoporoz oluşabilir. Gebelikte kalsiyum ihtiyacı 1.000 mg civarındadır, fakat çoğul gebeliklerde ve 2 yıldan daha az ara ile gebe kalan kadınlarda bu ihtiyaç 1.200 mg civarına kadar çıkıyor. Bu dönemde kalsiyumdan zengin; süt, yoğurt, peynir, fındık ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketimine ağırlık verilmesi ve günde 2 bardak süt, 2 bardak yoğurt, 50 gr peynir tüketilmesi gerekir. Eğer bu gıdalar tüketilmiyorsa, kalsiyum içeren takviye ilaçlar kullanılabilir. Süt tüketmek istemeyen annelerin yoğurt, peynir ya da kefir tüketimi desteklenerek kalsiyum almaları sağlanabilir” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Pause Sağlık

Omega 3 yağ asitleri ve protein sağlıklı bir gebelik için büyük önem taşıyor

Sağlıklı bir gebelik için omega 3 yağ asitlerinin ve proteinin önemine dikkat çeken Op. Dr. Öztürk, bu konuda dikkat edilmesi gerekenleri ise aşağıdaki gibi açıkladı.

  • Gebeliğin son 3 ayında önem kazanan bir diğer besin desteği ise omega 3 yağ asitleridir. Özellikle beyin, kalp, göz sağlığı ve gelişim için çok önem taşıyan bu yağ asidinin en güçlü kaynağı ise balıktır. Yüksek oranda civa içerdiği için büyük balıklar yerine küçük balık tercih edilmesinde yarar vardır. Mutlaka haftanın en az 2 günü balık tüketmeye özen göstermek gerekir. Balığın yanında, badem, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler ve özellikle semizotu da omega 3 içermektedir.
  • Gün içinde badem, fındık grubundan besinleri bir avuç içi tüketmeye çalışmak gerekir. Ancak bu besinlerin yağ kaynağı olduğu unutulmamalı ve aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Gıda eksiğinin söz konusu olduğu günlerde ise omega 3 takviyesi almak gerekmektedir.
  • Tek bebek bekleyen bir gebenin günlük protein ihtiyacı günlük 60 gr iken, ikiz gebeliği olan anne adayının protein ihtiyacı 90-120 grama kadar çıkabiliyor. Özellikle gebeliğin altıncı ayından itibaren protein alımı bebeğin gelişim açısından önem kazanır. Bu da daha fazla et, balık, yumurta, süt, yoğurt tüketilmesi anlamına geliyor. Bitkisel protein olarak ise kuru baklagillerin tercih edilmesinde yarar vardır.
  • Gebelikte en sık karşılaşılan sorunlardan biri de ”kabızlık”. Mevsimine uygun meyve ve sebze tüketimine bu dönemde mutlaka dikkat edilmesi önemli, ayrıca sıvı tüketimine de çok dikkat edilmelidir.
  • Özellikle ikiz gebeliklerin son aylarında plesentadaki su oranı çok önemlidir. Gebeliğin ilk aylarında ortalama iki litre su tüketimi yeterliyken, son aylarda bu değer ikiz gebeliklerde yeterli olmuyor, bu nedenle günlük üç litre su tüketmek gerekiyor ve sıcak mevsimlerde bu değerin biraz daha artırılması gerekebiliyor.

Vizesiz ve kapıda vize ile yurt dışı rotaları

Vizesiz ve kapıda vize ile yurt dışı rotaları

9 güne uzayan bayram tatilini yurt dışında bir şehri keşfetmek için değerlendirmek isteyenlere vizesiz gidilebilen ve kapıda vize alarak giriş yapılabilecek yurt dışı rotaları. Enuygun.com, bayramı yurt dışında geçirmek isteyenler için çipli kimlik kartı, vizesiz ya da kapıda vize ile girilebilecek ülkelerden en gözde şehirleri sıraladı.

 Gürcistan – Batum

Çipli T.C kimlik kartıyla giriş yapılabilen Gürcistan’ın popüler şehirlerinden Batum, yeşilin bin bir tonunu görebileceğiniz bir destinasyon. Bayram tatiliniz için Batum’u tercih ederseniz 7 kilometre uzunluğundaki Batum Bulvarı’nı gezmeniz. Şehrin simge yapısı Ali ve Nino Heykeli, Gürcü alfabesinin özgünlüğünü simgeleyen Alfabe Kulesi, Astronomik Saat Kulesi Batum seyahatiniz esnasında görmeniz gereken diğer yerler. Farklı bir deneyim için Argo teleferiğiyle şehrin en yüksek noktasına çıkabilir, manzarayı izleyebilirsiniz.

Batum Botanik Bahçesi, Mitrala Ulusal Parkı, Virgin Mary Kilisesi, St. Nicholas Kilisesi gibi tarihi yapıların yanında klasik üslupta inşa edilmiş Batum Tiyatrosu ve Tiyatro Meydanı da mutlaka gezi rehberinizde olmalı. Restoran ve kafeleriyle şehrin buluşma merkezi Piazza Meydanı’nda keyifli vakit geçirebilir;  seyahatiniz esnasında bir pide çeşidi olan haçapuri, mantı türevi hinkali ya da ünlü sulguni peyniri tadabilirsiniz.

Azerbaycan – Bakü

Azerbaycan – Bakü

Bakü’de tarihi ve modern mimariyi bir arada bulabileceksiniz. Şehrin ‘İçeri Şehir’ olarak adlandıran eski yerleşimi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bu alanda Şirvanşahlar Sarayı, Multan Kervansarayı ve Muhammad Camii gibi eserler bulunuyor. Hazar Denizi kıyısına kurulmuş olan şehrin sahil hattında ise modern gökdelenler şehre bambaşka bir atmosfer katıyor. Daha çok kahvaltıda tercih edilen bir börek olan düşbere, Hazar Denizi’ne özgü mersin balığı, safran eklenen bakü baklavası şehirde denenmesi gereken lezzetlerden.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Her mevsim ayrı güzellikteki Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti Enuygun.com’un sıradaki önerisi. Girne Kalesi, Bellapais Manastırı, Salamis Antik Kenti, Gazimağusa’nın Suriçi mahallesindeki Othello Kalesi, Lefkoşa meydanındaki Venedik Sütunu, Selimiye Camii gibi çok sayıda tarihi noktası bulunan Kıbrıs’ta yemek ve eğlence de yüksek standartlarda. Seyahatiniz sırasında şeftali kebabı, hellim peyniri, keçiboynuzu pekmezli zülbiye, kıbrıs mantısı olarak da bilinen piruhi gibi adaya özel lezzetleri tadabilirsiniz.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Sırbistan-Belgrad

Sadece pasaportla giriş yapabileceğiniz ülkelerden Sırbistan’ın öne çıkan şehri Belgrad, Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği alan üzerinde yer alıyor. Eski şehir kısmında; tarihi milattan önceye uzanan heybetli kale Kalemegdan ve çevresi, en çok ziyaret edilen turistik merkez konumunda. Belgrad seyahatinde cevapi köfte, balkan şinitzeli, farklı içlerle hazırlanan hamur işi bureki tadabilirsiniz.

Karadağ – Podgorico

Karadağ’ın başkenti Podgoritsa da vizesiz, sadece pasaport giriş yapılabilen bir rota olarak Enuygun’un önerileri arasında. Bu şehirde Milenyum Köprüsü, Bağımsızlık Meydanı, Njegosev Park, Saat Kulesi, Podgoritsa Niagara Şelaleleri ve İsa’nın Dirilişi Katedrali gibi öne çıkan alanları gezebilirsiniz. Taze deniz mahsulleri ise şehirdeyken mutlaka tadılmalı.

Mısır – Şarm El-Şeyh

Mısır – Şarm El-Şeyh

Kapıda vize ile kolaylıkla giriş yapılabilen Mısır’ın Kızıldeniz kıyısındaki dünyaca ünlü tatil merkezi Şarm El-Şeyh de bayram için ideal rotalardan biri. Şarm El-Şeyh’i cazibe merkezi haline getiren güzelliklerin başında Ras Muhammed Milli Parkı geliyor. Dalış meraklıları, Kızıldeniz’deki zengin tür çeşitliliğini burada keşfediyor. Şarm El-Şeyh’deki bir diğer önemli ziyaret alanı ise Sina Dağı ve çevresindeki tarihi alanlar. Kutsal kitaplarda da geçen ve Musa Dağı olarak da bilinen dağın eteklerinde Aziz Katerina Manastırı ve Baba Oğul Kutsal Ruh Şapeli yer alıyor. Heyecanlı bir deneyim için ise Sina Çölü’nde safariyi tercih edebilirsiniz. Şarm El Şeyh’te deneyimleyebileceğiniz farklı lezzetler arasında ise balık, pirinç ve şam fıstığının buluşması sayediya, bakladan yapılan ful medames ve domatesin başrolde olduğu shakshuka yer alıyor.

Katar – Doha

Kapıda vize uygulamasıyla Türk vatandaşlarını karşılayan bir başka ülke olan Katar’ın başkenti Doha, tam bir turizm merkezi. Dünyanın her yerinden seyahat severlerin favori tatil destinasyonlarından Katar, Basra Körfezi’ne uzanan bir yarımada ülkesi. Deniz kıyısındaki İslam Eserleri Müzesi hem binası hem eserleri ile seyahatiniz esnasında mutlaka görmeniz gereken noktalardan. Bir kültür ve sanat köyü olarak inşa edilmiş Katara ve şehrin çarşısı Souq Waqif güzel şehirde vakit geçirebileceğiniz diğer alanlar.

Suudi Arabistan – Mekke ve Medine

Mekke ve Medine gibi İslam aleminin önemli şehirlerinin yer aldığı; hac ve umre için binlerce Türk vatandaşının her yıl ziyaret ettiği Suudi Arabistan’a da kapıda vize ile girilebiliyor. Kabe’nin yer aldığı Mekke’de Arafat ve Sevr Dağları, Hira Mağarası önemli ziyaret noktalarından.  Medine’de ise Mescid-i Nebevi, Kuba Mescidi ve Mescid-i Kıbleteyn öncelikli olarak görülmesi gereken yerlerden.

Dedeman’dan yepyeni bir tatil anlayışı

Dedeman’dan yepyeni bir tatil anlayışı

Dedeman Olympos Health Resort ile yeşille mavinin kusursuz bir biçimde buluştuğu Antalya Olympos’u, Dedeman misafirperverliği yepyeni bir tatil anlayışı başlıyor.

Marka, otelcilikteki tecrübesini kişiye özel hizmet anlayışı ile birleştirerek, misafirlerine doğanın kalbinde bir tatil deneyimi sunmak için imza attı.

Bu yılın mayıs ayında kapılarını açacak olan Dedeman Olympos Health Resort, Dedeman’ın 3. resort oteli unvanını taşıyacak.

Farklı büyüklükteki geniş süit odaları ve villa seçenekleriyle farklı konaklama beklentilerine cevap verecek. Sağlık hizmetlerini de içine alan çok yönlü konsepti ile yurt içi ve yurt dışından misafirlerini Dedeman’ın ayrıcalıklar dünyasıyla tanıştıracak.

Villa seçenekleri dahil 10 farklı tipte 202 odası, 3 A’la carte olmak üzere 4 restoranı, 24 saat hizmet veren Myra Lounge’ı, Lymra Pool Bar, Colosseum Bar, Simena Snack Bar’ı, Solyma Corner alanları, Türk hamamı, saunası SPA merkezi ile misafirlerine, tüm beklentilere hitap eden bir konaklama deneyimi yaşatacak.

Ayça Varlıer Türkiye’ye döndü

Ayça Varlıer Türkiye’ye döndü

Tüm kariyerini Amerika hayali için sıfırlayıp 2,5 yıl önce Türkiye’den giden Ayça Varlıer, doğup büyüdüğü topraklara yeniden dönüş yaptı. New York’ta oyunculuk eğitimi alıp müzikallerde, sinema ve dizilerde rol alan Varlıer, bir yandan da özel gecelerde ve etkinliklerde şarkıcılık kariyerine de devam etti.

Hayallerini gerçekleştirip, istediği başarıları elde eden ünlü oyuncu, Türkiye’den gelen yoğun dizi, reklam ve sinema tekliflerine sağlıklı yanıtlar verip, kaldığı yerden iş hayatına hızlıca geri dönüş yapabilmek için döndüğünü açıkladı.

15 gün önce sessiz sedasız İstanbul’a dönen Varlıer, kısa bir dinlenme ve ön hazırlık aşaması sonrası, bayramdan sonra işler için kolları sıvamaya başlıyor.

Oruç tutma alışkanlığımız değişiyor mu?

Oruç tutma alışkanlığımız değişiyor mu?

  • Oruç tutma alışkanlığımız değişiyor mu?
  • Geçen sene Ramazan ayında oruç tutanlar bu yıl da tutu mu?
  • Sadece Kadir gecesi tutmayı planlayanlar var mı?
  • 2023 senesi ile karşılaştırıldığında Ramazan ayına özel bir alışveriş yapanların oranı ile bu yıl bu konuda ne fark var mı?
  • Bu sene Ramazan ayına özel alışveriş yapmayı planlayanların oranı nedir?
  • Ramazan da öne çıkan her hangi bir duygu var mı? Varsa nedeni?
  • Varsa bu duyguda olanların oranı nedir?
  • Ramazan ayında giderlerin artacağı yönündeki görüşler var mı? Bireyler bu konuda ne ifade ediyor?
  • Bu ay değişen tutum davranışlar sadece yeme içme alanında mı görülüyor?
  • Yardımlaşma, dayanışma konularında görüşler nasıl?

Geçen seneye göre farklılıklar var mı?

IPSOS tarafından gerçekleştirilen; “GÜNDEME DAİR” araştırması verilerinden derlenerek hazırlanan içerik bu dosyada bulunmaktadır.

RAMAZAN AYINA ÖZEL ALIŞKANLIKLARIMIZ DEĞİŞİYOR MU? Oruç tutma alışkanlığımız değişmiyor. Geçen sene de olduğu gibi her 10 kişiden 8’i oruç tutuyor. Bu sene sadece Kadir Gecesi’nde oruç tutacağını söyleyenlerin oranı da %2.

Ipsos Türkiye

GEÇENYIL VE BU YIL RAMAZAN AYI VERİLERİ KARŞILAŞTIRILDIĞINDA… 2023 senesi ile karşılaştırıldığında Ramazan ayına özel bir alışveriş yapmayacağını söyleyenlerin oranının daha az olduğu görülüyor. Geçen sene Ramazan’ın ilk haftalarında alışveriş yapmış olanların oranı %37 iken bu sene yine aynı dönemde alışveriş yapmış olanların oranı 9 puan daha düşük. Bu sene Ramazan ayına özel alışveriş yapmayı planlayanların oranı daha yüksek.

Ipsos Türkiye

ESKİYE ÖZLEM… Eski ramazanları özleyenlerin oranındaki düşüş dikkat çekici olsa da yine de her 10 kişiden 8’i eski ramazanları özlüyor.

Ipsos Türkiye

 GİDERLER RAMZAN AYINDA ARTTI MI? Ramazan ayında giderlerin artacağı yönündeki görüşler azalıyor ancak tüm ifadelere baktığımızda genel olarak ne katılıyorum ne de katılmıyorum diyen bireylerin oranının artacağı görülüyor. Bu durum zaten halihazırda yaşanan hayat pahalılığından dolayı Ramazan ayının ekonomiye daha da olumsuz bir etkisi olmayacağı şeklinde yorumlanabilir.

Ipsos Türkiye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ESKİ RAMAZANLARDAN NELER NELER ÖZLENDİ?…  Eski Ramazanlardaki aile birlikteliği, arkadaşlık ve komşuluk en çok özlenen konular oldu… Başka neler özlendi derseniz?

 Ipsos Türkiye

 PEKİ YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMA KONULARINDA GEÇEN SENEYE GEÖRE FARKLILIKLAR VAR MI? Manevi duygular üzerinde çok büyük etkisi olan bu dönemde; özellikle yardımlaşmaya ve dayanışmaya yönelik pozitif tutumlar çok daha ön planda. Her 4 kişiden 1’i bir kurum ya da kişiye yardımda bulunmuş, %43’ü de yardımda bulunmayı düşünüyor. Geçen seneye göre bu sene tanımadıkları kişilere yardım etme niyeti daha yüksek ve nakdi yardımların yanı sıra gıda ve giyecek yardımı da eklenmiş.

Sidar Gedik

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Dünya’da 2 milyarı aşkın Müslüman’ın heyecanla beklediği bir dönem Ramazan. Birlik ve beraberliğin ön planda olduğu, umutların tazelendiği, yardımlaşmanın ve dayanışmanın pekiştiği bir ay. Dünya’da genel olarak oruç tutma alışkanlıklarının azaldığına ilişkin tartışmalar olsa da bizim araştırma sonuçlarımıza göre  ülkemizde geçtiğimiz senelere kıyasla oruç tutan bireylerin oranında bir azalma görmüyoruz.  Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de her 10 kişiden 8’inin oruç tuttuğunu ya da tutmayı planladığını belirtiyor.

Ekonomik zorlukların Ramazan hazırlıklarına yansımış olduğunu söylemek yanlış olmaz. Geçen sene Ramazan’ın ilk haftalarında bu aya özel alışveriş yapmış olanların oranı %37 iken bu sene yine aynı dönemde alışveriş yapmış olanların oranı %28.

Geçmiş Ramazanlara özlem her yıl olduğu gibi bu yıl da araştırmamızın sonuçlarında kendini gösteriyor. Pandemi gölgesindeki Ramazanlarda uzunca bir süre sofralar kurulamadı, son iki yıldır da ekonomik zorluklardan dolayı bireyler sofralarda bir araya gelemiyor. Toplumumuzdaki her on kişiden sekizi geçmiş Ramazanlara özlem duyduğunu belirtiyor.  Aile birlikteliği, arkadaşlık ve komşuluk en çok özlenen konular.

Manevi duygular üzerinde çok büyük etkisi olan bu dönemde; özellikle yardımlaşmaya ve dayanışmaya yönelik pozitif tutumlar çok daha ön planda. Araştırmamızda her dört kişiden biri, bir kurum ya da kişiye yardımda bulunduğunu belirtiyor, her on kişiden dördü de yardımda bulunmayı düşünüyor. . Geçen seneyle kıyasladığımızda bu sene, bireylerin tanımadıkları kişilere yardım etme niyeti daha yüksek ve nakdi yardımların yanı sıra gıda ve giyecek yardımı da yapmayı düşünüyorlar.  Özetle tutumlu çekirdek aile sofralarının kurulduğu ama dayanışmanın güçlü olduğu bir Ramazan ayı geçiriyoruz gibi görünüyor.”