Yazılar

Loft Art “Dualite”

Loft Art, “Dualite” isimli grup sergisi bağımsız sanatçıları desteklemeye devam ediyor. İkilik kavramı üzerinden şekillenen bir diyalog inşa etmeyi amaçlayan Dualite sergisi, 13 bağımsız sanatçının katılımıyla “Alara Başar, Batuhan Daşdemir, Dilara Pak, Eda Duru Çetin, Fatih Kahya, Gonca Acar, Mustafa Mutlu, Mesut İkinci, Oğuzhan Atatanır, Özlem Çetin, Reyhan Mente, Seda Dokumacı ve Sefa Çatuk- 15 Mayıs – 29 Haziran 2025 tarihleri arasında Loft Art’ta ziyaret edilebilecek.

Loft Art’ın bu yeni sergisi, sanat üretiminde sıklıkla karşımıza çıkan ikilik kavramı üzerinden şekillenen bir diyalog alanı inşa etmeyi amaçlıyor. Sergi, karşıtlıklar, benzerlikler ve geçişkenlikler üzerinden ilerleyen ikili sunumlar aracılığıyla, sanatçılar ve eserler arasında çok katmanlı bir söylem öneriyor.

Ziyaret saatleri: Salı-Pazar 11:00-19:00

Adres: Nisbetiye On Aytar Cd. No:107 34340 Beşiktaş/ İstanbul

İletişim: +90 (534) 857 69 98

Burcu Kısakürek’in yeni şarkısı ‘’Seven Üzmez’’ yayında

Pop, caz, elektro pop gibi birden fazla müzik türünü harmanladığı başarılı projeleri ile tanınan Burcu Kısakürek, solo çalışmalarına ara vermeden yola ‘’Seven Üzmez’’ isimli yeni şarkısı ile devam ediyor.

Burcu Kısakürek, tüm şarkılarında olduğu gibi Seven Üzmez şarkısının da söz ve bestesine kendi imzasını attı. Şarkının prodüktörlüğünü ise Caner Anar üstlendi.

Elektronik ve etnik tınılarla harmanlanmış bir pop şarkısı olan Seven Üzmez şarkısında yaşadıklarından yola çıkan Burcu Kısakürek, aşkı ve anksiyeteyi bu şarkıda buluşturuyor.

Akılda kalıcı olmasının yanı sıra şiirsel bir anlatı sunan sanatçı, kendine özgü hikaye anlatıcılığını dürüst, içten ve kendinden melankolik bir şarkı ile perçinliyor.

Şarkının görselleri U Studio tarafından hazırlanırken, klibinin yönetmenliğini Burak Özen yaptı. Her iki çekimde de styling çalışması Hilal Sarıkaya’ya ait.

Hamilelikten önce folik asit takviyesinden diş muayenesine kadar her şeyi kontrol edin

Hamilelik süreci sadece anne karnındaki bebeğin gelişimini değil, aynı zamanda annenin fiziksel ve duygusal sağlığını da etkileyen çok yönlü bir dönem. Bu yolculuğa hazırlanmak, hem anne hem bebek sağlığı için önemli farklar yaratabiliyor; hamilelik sürecini, doğum ve annelik deneyimini de daha sağlıklı ve güçlü kılıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gizem Akça, “Gebelik öncesi dönem, önleyici sağlık hizmetlerinin altın fırsatıdır. Bu süreçte atılacak basit ama etkili adımlar sayesinde kadın sağlığı desteklenir;  düşük, erken doğum, gebelik şekeri, hipertansiyon gibi risklerin önüne geçilebilir. Gebeliğe fiziksel, duygusal ve sosyal olarak hazırlanmak yalnızca komplikasyonları azaltmak değil, aynı zamanda kadınların kendi bedenlerini daha iyi tanımaları ve güven duymaları açısından da değerlidir” diyor.

Dr. Gizem Akça

Dr. Gizem Akça

Muayene için hekiminizle görüşün

Anne olmaya karar verdiğinizde yapmanız gereken ilk şeylerden biri, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekiminize başvurmak olmalı.  Hazırlık muayenesinde yapılan görüşmede öncelikle jinekolojik veya diğer sistemleri ilgilendiren, hamilelikte anne veya bebek için risk oluşturabilecek durumların kontrol edildiğini belirten Dr. Gizem Akça, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yapılan jinekolojik muayenede tüm genital organlar, rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir. Rahim ağzı kanseri tarama testi (Pap-smear ve/veya HPV testi) yapılır. Genital sistemde miyom ve kist gibi bir sorun olup olmadığı, yumurtalıkların sağlığı, üreme kapasitesi, genital sistemde hormonal dengenin bulguları kontrol edilir.” Dr. Gizem Akça, hekim tarafından gerekli görülürse yapılacak kan ve idrar tetkikleriyle temel kan değerleri, tiroit fonksiyonları, bulaşıcı hastalıklar ve enfeksiyon değerlerine bakıldığını belirterek, “Anne adayında gebelikte sorun oluşturabilecek hastalıklar erken tespit edildiğinde, vereceğimiz tedaviler ile bu hastalıkların gebeliği olumsuz etkilemesinin önüne geçebilmekteyiz.” diyor.

Duygusal ve sosyal olarak hazırlanın

Hamilelik döneminde sadece bedensel değil, duygusal ve sosyal anlamda da büyük bir değişim yaşanıyor. Bu sürece hazır olmanız, yeni döneme adapte olma ve stresle başa çıkma becerinizi artırıyor, doğum sonrası depresyon riskini azaltıyor. Dolayısıyla partneriniz ile iletişiminizi, sosyal destek ağlarınızı, annelik rolüne dair beklentilerinizi ve kaygılarınızı gözden geçirmeniz önem taşıyor. Gerekirse psikolojik danışmanlık almak, hamilelik sürecinin çok daha sağlıklı geçmesini sağlayabiliyor. Bu sürecin kendi doğasını tanımak ve anlamak hamileliğin ve doğumun sağlıkla gerçekleşmesine katkıda bulunabiliyor. Bu yüzden hamilelik ve doğum fizyolojisini öğrenmeniz, okumanız ve eğitimlere katılmanız fayda sağlayabiliyor.  Bunların yanı sıra meditasyon, düzenli egzersiz ve uyku düzeni de stres yönetimine destek olabiliyor.

Sağlıklı beslenin, aktif bir yaşam sürün

Dengeli beslenme ve düzenli egzersiz, hem doğurganlığı destekliyor hem de hamilelik sürecinde gelişebilecek komplikasyonların riskini azaltıyor.  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gizem Akça, “Sağlıklı yağlar, kompleks karbonhidrat ve protein içeren Akdeniz tipi beslenmek çok önemli. Ayrıca, haftada 150 dakika, örneğin tempolu yürüyüş, yüzme ve yoga gibi orta yoğunlukta egzersiz yapmak hamileliği olumsuz etkilediği kanıtlanmış gebelik diyabetini önlemede etkilidir. Sağlıklı bir yaşam tarzı aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve ruhsal dengeyi desteklemektedir” diye konuşuyor.

Vücut kitle indeksi değerine önem verin

Hamilelik öncesinde uygun yağ-kas oranı aralığında olmanız da son derece önemli. Zira, aşırı kilolu veya çok düşük kilolu olmak hamilelikte komplikasyon riskini artırıyor. Öyle ki fazla kilolu anne adaylarında gebelik diyabeti ve gebelik zehirlenmesi riski daha yüksek oluyor. Düşük kilolu olmak da bebekte gelişim geriliği ve erken doğum riski gibi sorunlara neden olabiliyor. Anne ve bebeğin sağlığı için hamilelik öncesinde vücut kitle indeksinin (VKİ) 18.5-24.9 aralığında olması öneriliyor.

Diş kontrollerinizi yaptırın

Hamilelik sürecinde hormonal değişiklikler diş ve diş eti sorunlarını artırabiliyor.

Hamilelikte geçirilen diş enfeksiyonları düşük ve erken doğum riskini yükseltebiliyor. Ayrıca tedavide kullanılabilecek bazı ilaçlar ve ileri operasyonel girişimler hamilelik sürecinde kısıtlandığı için tedavi güçleşebiliyor.  Bu nedenle, hamilelik öncesinde diş bakımınızı yaptırmanız ve dişlerde çürük, diş eti hastalıkları gibi sorunlar varsa tedavi olmanız oldukça önemli.

Sigaradan uzak durun
Sigara doğurganlığı azaltmasının yanı sıra erken doğum, dış gebelik ve düşük doğum ağırlıklı bebek riskini artırıyor. Araştırmalar, sigaranın plasental sorunlara neden olabileceğini ve bebekte gelişme geriliği oluşturabileceğini gösteriyor. Hamilelik hazırlığında sigarayı olabildiğince erken dönemde bırakmak, hamileliğin ilk döneminde hormonal değişimlerin yanında bir de yoksunluk ile mücadele etmek daha güç olacağı için de anlam taşıyor.

Kronik hastalıklarınız varsa uzmanına başvurun

Kronik hastalıklar hamilelik sürecinde anne ve bebeğin sağlığını tehdit edebiliyor. Örneğin, kontrolsüz diyabet, doğumsal anomali riskini yüzde 5-10 oranında artırabiliyor.  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gizem Akça, “Sağlıklı bir hamilelik için tiroit hastalıkları, psikiyatrik hastalıklar, diyabet, hipertansiyon, epilepsi ve romatolojik hastalıklar gibi kronik hastalıklar varsa, mutlaka ilgili uzman hekimle görüşülmeli ve tedavi düzenlemeleri yapılmalıdır” diye konuşuyor.

Aşı durumunuzu gözden geçirin

Kızamıkçık, hepatit B ve suçiçeği gibi enfeksiyonlar hamilelik döneminde risk oluşturabiliyor. Dr. Gizem Akça, “Gebelik öncesinde anne adayının bağışıklık durumu kontrol edilmeli, ihtiyaç halinde aşılar tamamlanmalıdır” diyor.  Canlı virüs aşılarından sonra hamileliğin bir ay ertelenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Gizem Akça, hamilelik öncesinde başlanan HPV (Human Papilloma Virüsü) dozları eksik kaldıysa emzirme döneminde tamamlanabileceğini belirtiyor.

Vitamin ve mineral yeterliliğine önem verin
Demir, B12 ve D vitamini gibi değerler eksik ise hamilelik öncesinde takviyeler ile destek almanız gerekiyor. Zira, bu vitaminlerin eksik olması doğum komplikasyonları riskini artırırken, anne adayında anemi, kemik erimesi, hormonal problemler yaratabiliyor, diyabete yatkınlık oluşturabiliyor. Bebekte ise gelişim sorunlarına neden olabiliyor. Ancak eksiklik varsa uzmanınıza danışmadan vitamin ve mineral kullanmayın.

Folik asit desteğine başlayın

Vücudumuzda DNA sentezi ve hücre bölünmesinde rol oynayan folik asit, hamileliğin erken haftalarında, bebeğin beyin ile omurilik gelişiminde kritik bir rol üstleniyor. Bu nedenle, folik asit eksikliğinin bebekte nöral tüp defekti (spina bifida ve anensefali) gibi önemli sorunlara yol açabileceği yapılan araştırmalar ile ortaya konmuş. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gizem Akça, ancak folik asidin besinlerle genellikle yeterli miktarda alınamadığı için takviye edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hamilelikten 1-3 ay önce, günlük 400 mikrogram folik asit kullanımı, bebekte nöral tüp defekti riskini yüzde 70’e kadar azaltmaktadır” diyor.

Masal, yeni teklisi “Yandım”

Pop müziğin genç ve üretken ismi Masal, yeni teklisi “Yandım” ile müzik yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor.
“Gidiyorum” ve “Yalan Yok” gibi dikkat çeken şarkılarıyla kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesi edinen Masal, bu kez “Yandım” ile dinleyicileriyle duygusal bir bağ kurmayı hedefliyor.
Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan şarkı, Masal’ın hem vokal gücünü hem de duyguları yoğun şekilde aktarma becerisini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Aşkın kırılma anlarını zarif bir üslupla işleyen “Yandım”, modern pop altyapısı ve sade düzenlemesiyle Masal’ın müzikal vizyonuna yeni bir boyut katıyor.
Duygusal yoğunluğu ve ritmik yapısıyla dinleyiciyi ilk anda içine çeken şarkı, Masal’ın anlatımındaki içtenliğiyle de fark yaratıyor.

Can Baydar’dan yeni albüm “Her Şey Geçer”

Alternatif rock müziğin güçlü temsilcilerinden Can Baydar, uzun süredir merakla beklenen yeni albümü Her Şey Geçer’i, Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyicilerle buluşturuyor.

Modern çağın kalabalığında kendi sesini arayanlara, en karanlık anlardan geçenlere ve yeniden ayağa kalkmak isteyenlere bir çağrı niteliği taşıyan albüm; derin hikayelerle örülü toplam dokuz şarkıdan oluşuyor.

Albümde Can Baydar’ın müzikal yolculuğuna tanıklık ederken; içsel bir isyanın, duygusal bir dönüşümün ve yeniden doğuşun izleri hissediliyor.

Kaybolmuşluk, melankoli, umut ve direnç arasında gidip gelen; bir ruhun yol haritasını çizen Her Şey Geçer, indie-alternatif rock köklerine sadık kalırken, modern anlatım dili ve yenilikçi düzenlemeleriyle dinleyiciye özgün bir deneyim sunuyor.

Hande Mehan, Teoman’ın şarksı “Aşk Kırıntıları”na hayat verdi

Hande Mehan, Teoman’ın unutulmaz şarkılarından “Aşk Kırıntıları”nı yeniden yorumluyor. Naif ve etkileyici sesiyle son zamanların dikkat çeken ismi Hande Mehan, ses getirecek bir düzenleme ile Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyicileriyle buluştu. Teoman’ın 2005 yılında yayımlanan albümünde yer alan klasikleşmiş “Aşk Kırıntıları” parçasını yeniden seslendiren Mehan’a düzenleme ve mix’te Miraç Yavuz eşlik ediyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanacak şarkı ve klibi, 9 Mayıs itibarıyla tüm dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluşacak.

Yiğit Seferoğlu’ndan ayrılık şarkısı “Acı Türkü”

Aranjör ve vokal Yiğit Seferoğlu, ‘’Acı Türkü’’ isimli yeni şarkısını Hoze etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu.

2016 yılından itibaren solo olarak şarkılar yayımlamaya devam eden ve bir yandan da prodüktör ve aranjör koltuğunda oturduğu birbirinden farklı projelerle çok yönlülüğünü gösteren Yiğit Seferoğlu, Hoze yapım firması ile anlaşmasının ardından buradan ilk teklisini yayımladı.

Söz, beste, düzenleme, mix ve mastering çalışmaları ile şarkıdaki klarnetler dışındaki tüm enstrüman çalımlarını Yiğit Seferoğlu kendisi üstlendi.

Rosella Karabacak’tan Anneler Günü’nde anlamlı kitap “Beyaz Kiraz Reçeli”

Rosella Karabacak, ailesinin nesiller boyu aktardığı Sefarad yemek kültürünü “Beyaz Kiraz Reçeli” adlı kitabında ölümsüzleştirdi.

“Beyaz Kiraz Reçeli” kitabı, son dönemlerin popüler “Kitap kafesi” Alkent Minoa’da düzenlenen özel bir lansman ve imza günüyle tanıtıldı.

Sirmaison markasının kurucularından Rosella Karabacak, sofra sanatından ev dekorasyonuna uzanan sofistike yaşam tarzı konseptindeki yıllara dayanan tecrübesini bu kitaba yansıtıyor.

Rosella Ennekavi Karabacak’ın derlediği tarifler, Hülya Ekşigil’in anlatımıyla İstanbul Sefarad mutfağının zarif ve köklü geleneklerini modern evlere taşıyor. Türk mutfağının ikram kültürü ve İstanbul’un kendine özgü tatlarıyla harmanlanan bu tarifler hem geleneksel hem de günümüz mutfaklarına hitap ediyor.

Adını Rosella Karabacak’ın annesi Ester Ennekavi’nin meşhur “Beyaz kiraz reçeli”nden alan kitap, pırasa köftesi, erikli balık gibi özgün tariflerin yanı sıra İstanbul’un çok kültürlü sofra geleneğine dair önemli bir mutfak hafızası sunuyor.

“Beyaz Kiraz Reçeli”, Ester Ennekavi’nin yıllar boyunca dostlarını ağırladığı sofralardan süzülen, kuşaktan kuşağa aktarılan aile tariflerini bir araya getiriyor.

 

 

 

 

 

Hyundai TUCSON’da yeni donanımlar

Türk tüketicisi tarafından da yoğun ilgi gören TUCSON, güçlü mirasından aldığı ilhamla adından söz ettirmeye devam ediyor.

Modern ve sportif tasarımıyla C-SUV segmentine yeni bir soluk getiren TUCSON, Türkiye’de benzin, hibrit ve dizel olmak üzere üç motor seçeneği ve beş farklı donanım seviyesi ile satışa sunuluyor. Şimdi ise kullanıcılara yeni bir donanım seviyesi daha sunuluyor. 1.6 T-GDI benzinli motor seçeneğine eklenen yeni Prime versiyonu, 19 inç alaşım jantlarla ilgi çekiyor.

TUCSON Prime’da yer alan diğer donanımlar ise; Direksiyondan Kumandalı Vites Kulakçıkları, Kendiliğinden Kararan İç Dikiz Aynası (ECM), 12,3” Çift Entegre Bilgi ve Multimedya Ekranları, LED Ön Farlar, Gündüz Farları ve Pozisyon Lambaları, Direksiyona Entegre Vites Kolu (E-Shift by Wire), Elektrikli Açılır Sunroof, Karartılmış Arka Kapı Camları, Elektronik Park Freni (EPB), Elektronik Kontrollü Çift Bölgeli Klima, Tek Dokunuşlu Elektrikli Camlar (Ön ve Arka) olarak öne çıkıyor.

1.6 litrelik turbo beslemeli T-GDI motorla 5.500 devirde 160 PS güç üreten otomobilde 7 ileri çift kavramalı DCT otomatik şanzımana yer veriliyor. Maksimum olarak 1.500 – 3.500 devirler arası 265 Nm tork üreten otomobilin son hızı ise 192 km/s olarak veriliyor. 0-100 hızlanması ise 4×2 versiyonda 9.4 saniye (4×4 9.8 sn).

Emre Fel’den yeni şarkı “Mahşerinde Yan İnşallah”

Emre Fel, Mahşerinde Yan İnşallah isimli yeni şarkısını Hoze etiketiyle yayımladı.

Söz, beste ve düzenlemesi Emre Fel’in kendisine ait olan şarkıya Samet Eruzun ve Ümit Şahin yönetmenliğinde klip çekildi. İrem İnançu’nun stil çalışmalarını üstlendiği projenin fotoğraf çekimi Can Şerefoğlu tarafından yapıldı. Şarkının kapak tasarımı ise Sebahattin Çevirgenoğlu imzası taşıyor.

Emre Fel, yeni projesiyle ilgili duygularını şu sözlerle dile getiriyor: ‘’Mahşerinde Yan İnşallah isimli yeni şarkımda; haksızlığa uğramanın sonucunda gösterilen sitemkar haykırışı kaleme aldım. Altyapı müziğini ise ara ara arabesk ara ara pop tınılarında ördükten sonra sounda yakışır bir vokal okuması ile taçlandırıp sizlerle buluşturdum.’’