Yazılar

Chuck Palahniuk “Yargı Günü”

Chuck Palahniuk deyince akıllara ilk olarak tartışmasız Dövüş Kulübü geliyor; yazarın bu kült eserde yaptığı ve yapmaya çalıştığı şeyin çok daha kapsamlısını, çok daha başarılısını ve çok daha iyisini sorarsanız da bu hiç kuşkusuz Yargı Günü olacak.

Kendini beğenmiş, bunak siyasetçiler, artan genç erkek nüfus için kötü bir kader planlıyor. İşçi sınıfı erkekleri, soyluları gömmenin hayalini kuruyor. Üniversitelerdeki profesörler öğrencilere yalnızca kasvet ve buhran dolu bir gelecek vadeden teoriler öne sürüyor. Aylardır ülkenin dört bir yanında hareketlenmeye başlayan öfkeli adamlar, bu kişilere ve daha fazlasına karşı örgütleniyor, plan yapıyor ve başa geçmek için benzer düşüncelere sahip yoldaşlarla işe koyuluyor.

Bu adamlar sadece çok güvendikleri kişilere Yargı Günü’nün yaklaştığını haber veriyor. Yabancılarla konuşmuyorlar. Bir de bu uğurda hazırlanan, kılavuz niteliğindeki Yargı Günü adlı kitapta yer alan emirleri ezberliyorlar. Hesaplaşma günü için hazırlanıyorlar. Bir yandan da ölmeyi hak den kişilerin (profesörler, politikacılar, gazeteciler, akademisyenler vs.) bir listesini yapıyorlar.

Elizabeth Day “Saksağan”

Marisa ve Jake, kusursuz bir çifttir; yeni kiracıları Kate de kusursuz bir ev arkadaşıdır. İnanın sadece ödediği kira, bebek sahibi olma çalışmalarına başlamalarında ihtiyaçları olacak geliri sağlayacağı için de değil. Gerçi tamam, hiç kimse kusursuz değildir, yanlış ifade etmiş olmayalım. Görünüşe bakılırsa Kate, kişisel sınırları pek önemsemez, hatta Jake’le zaman zaman fazla samimi görünür. Yine de Marisa bunun moralini bozmasına izin vermez. Ne de olsa Kate kısa süre içinde gidecektir ve kendisi, Jake ve müstakbel bebekleriyle baş başa kalacaktır. Sorun şu ki hamile kalmak göründüğü kadar kolay değildir. Kısırlık tedavisi ve yanlış başlangıçlarla geçen aylar içinde Jake ile Marisa’nın kusursuz ilişkisi zorlu bir sınava tabi tutulur. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de Kate’in sınırları zorlayan tavrı işin tuzu biberi olur: Kate, bu çekirdek aileyi iyice takıntı haline getirir. Peki kimdir bu kadın? Marisa ve Jake ile ilgili her şeyi nasıl bilmektedir? Bu sorunun cevabının peşinden koşan Marisa, her şeyi kaybetmeyi göze alır: kusursuz aşkını, kusursuz ailesini ve kusursuz kendisini.

Galis Galey, Bodrum’da komşu rüzgarı estirdi

Bodrum’un en gözde adreslerinden Azka Otel, yaz konserleri serisine hız kesmeden devam ediyor, Ağustos ayı takvimine damgasını vuran isim ise, Grek müziğinin sevilen temsilcisi Galis Galey oldu.

Buzukisiyle sahneye adım attığı andan itibaren dinleyicilerini büyüleyen Galey, dillere pelesenk olan şarkıları ve enerjik sahne performansıyla Bodrum gecelerine adeta damga vurdu. Tatilciler, eşsiz Ege atmosferinde müzikle coşarken unutulmaz bir gece yaşadı.

Azka Otel’in büyüleyici atmosferinde gerçekleşen konser, hem yerli hem yabancı misafirlerden tam not aldı. Galey, Ağustos ayı boyunca birkaç kez daha Azka sahnesinde sevenleriyle buluşacak.

Mitsuya Majime “Seyrüsefer”

Genbu Yayınevi’nin sözlük editörlüğü departmanının gündeminde “Seyrüsefer” adlı sözlüğün tamamlanması vardır. Yayınevinin genel yayın yönetmeni Matsumoto Hoca’nın uzun yıllardır devam eden bu projesinde beraber çalıştığı kadim yol arkadaşı Araki, işinden ayrılmak zorunda kalır. Yerine geçmesi için bulduğu editör Mitsuya Majime, kelimeler konusunda takıntılı düzeydeki hassasiyeti ve çalışkanlığıyla kısa zamanda doğru kişi olduğunu kanıtlar. Majime bir yandan kelimeler denizinde kürek çekerken bir yandan da kaldığı pansiyonda beliren ay parçasının kalbine giden yolu bulmak için çabalar.

“İlk ve Son”

BodrumArt’ın 20. yıl sanat festivali kapsamında 16 – 23 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek “İlk ve Son” sergisi, izleyiciyi zaman, beden ve kuşaklar arası bir sanat dili etrafında düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.

84 yaşındaki BodrumArt Onursal Başkanı olan sanatçı İnci Başağa Yörükoğlu (d.1941), sanat pratiğinde, yaşamın farklı dönemlerinde birikmiş duyguları sezgisel bir dille tuvale aktarır. Renk ve biçim aracılığıyla sevinç, kırılganlık ve geçmişin izlerini işler. Kendi iç dünyasıyla kurduğu güçlü bağ, eserlerine samimi ve içten bir ifade gücü kazandırır. Türkiye’de modern sanatın öncülerinden Ferruh Başağa’nın kızı olan sanatçı, ülkemizde modern sanatın gelişimine katkı sunmuş bir geçmişin parçası olarak, izleyiciyi hem zamansız hem de kişisel bir boyutta yakalamayı hedefler. Yıllara yayılan üretimi, kişisel hafızayı evrensel duygularla buluşturan bir anlatı sunar.

Bu özel sergide, Yörükoğlu, Paris’te yaşayan pluridisipliner sanatçı Deniz Demirer (d.1997)’i konuk ediyor. Fransa’da Université Paris 1 Panthéon Sorbonne’da Plastik Sanatlar eğitimini tamamlamış olan sanatçı, aynı zamanda Yörükoğlu’nun torunu olarak ailedeki sanat geleneğini geleceğe taşımaktadır.

“İlk Ve Son”, Bir Ailenin İki Kuşağı Arasında Kurulmuş Sessiz Ama Güçlü Bir Bağın, Sanat Aracılığıyla Görünür Kılındığı, Çok Katmanlı Bir Anlatı Sunuyor.

Yazın sağlıklı ve güvenli bir hamilelik için!

Aşırı sıcaklar, yüksek nem, güneşin yakıcı ışınları ve serinlemek için girilen havuzlar derken yaz aylarında anne adaylarının karşılaştığı bazı sorunlarda artış görülüyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı “Yaz mevsiminde özellikle hijyenik olmayan havuzlar ve bazı yanlış davranışlar, hamilelikte mantar veya idrar yolu enfeksiyonu gibi sağlık sorunlarının daha fazla yaşanmasına neden oluyor. Bu enfeksiyonlar, zamanında tedavi edilmezse, erken doğum gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Ancak anne adayları yaz risklerine karşı dikkatli olup önlem alarak sağlıklı ve güvenli bir hamilelik süreci geçirebilirler” diyor. Dr. Meriç Kabakcı hamilelikte yazın sık karşılaşılan 6 sorunu ve alınabilecek önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Meriç Kabakcı

Dr. Meriç Kabakcı

  • Sıvı kaybı ve vücudun susuz kalması

Hamilelikte vücudun sıvı ihtiyacı artar. Buna karşın özellikle yaz aylarında terlemeden dolayı bu kayıp daha da fazlalaşır. Susuzluk; baş dönmesi, halsizlik ve kas kramplarına yol açabilirken, ileri düzeyde sıvı kaybı ise rahim kasılmalarını tetikleyerek erken doğum riskini dahi artırabilir. Bu nedenle anne adaylarının gün içerisinde düzenli aralıklarla su içmeleri, vücuttan su atılmasına neden olacağı için kafeinli içeceklerden kaçınmaları ve sıvı yönünden zengin meyve-sebze tüketmeleri önemlidir. Özellikle dışarı çıkmadan önce ve sonra su tüketilmelidir.

  • Ödem (şişlik) ve dolaşım sorunları

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı “Hamilelik döneminde, özellikle sıcak havalarda vücutta sıvı birikimi artabilir. Bu durum el, ayak ve ayak bileklerinde şişlik olarak kendini gösterebilir ve dolaşım sistemini zorlayabilir. Ayakta uzun süre kalmak ya da otururken bacakları aşağı sarkıtmak ödemi daha da artırır. Bacakları yukarıda dinlendirmek, tuz tüketimini azaltmak ve hafif egzersizler ödemi hafifletebilir. Ayrıca bol, rahat ve hava alan giysiler giymek de oldukça faydalıdır” diyor.

  • Güneş çarpması ve aşırı ısınma

Güneş altında uzun süre kalmak, özellikle hamilelikte ciddi bir risk oluşturabilir. Vücut ısısı zaten normalden daha yüksek olan gebelir, sıcak çarpmasına karşı daha hassastır. Baş ağrısı, halsizlik, mide bulantısı gibi belirtiler güneş çarpmasının ilk işaretleri olabildiğinden, hem anne hem de bebeğin sağlığını tehlikeye atmamak için, bu sıkıntılar başgösterdiğinde doktora görünmek gerekir. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği 11:00-16:00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalı, gölgede kalınmalı ve ince, açık renkli giysiler tercih edilmelidir.

  • Cilt lekeleri ve güneş hassasiyeti

Hamilelik hormonları cildin güneşe karşı duyarlılığının artmasına neden olur. Bu durum yüzde koyu lekelerin oluşmasına yol açabilir. Lekeler özellikle alın, yanak ve üst dudak bölgesinde belirginleşir ve bazı durumlarda doğum sonrası bile kalıcı olabilir. Bu nedenle güneşe çıkmadan önce en az 30 SPF içeren bir güneş koruyucu kullanmak, şapka ve güneş gözlüğü takmak cilt sağlığını korumaya yardımcı olur. Gölgeyi tercih etmek ve doğrudan güneş ışığından kaçınmak önemlidir.

  • Beslenme bozuklukları

Sıcak havalar iştahı baskılayabildiğinden günlük besin alımı olumsuz etkilenebilmektedir. Yetersiz beslenme hem anne adayının direncini düşürür hem de bebeğin gelişimini riske atabilir. Ayrıca yazın açıkta besleyen yiyeceklerin bozulma riski daha yüksektir. Bu durum da gıda zehirlenmeleri gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Serin, hafif ama besleyici öğünler tercih edilmeli, sık ama küçük porsiyonlarla beslenme düzeni kurulmalıdır. Mevsim sebze ve meyveleri, yoğurt ve tam tahıllı gıdalar öncelikli olmalıdır.

  • Enfeksiyon riski (İdrar yolu ve mantar enfeksiyonları)

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı “Sıcak ve nemli ortamlar, bakterilerin ve mantarların çoğalması için ideal koşullardır. Terleme ve hijyenin zorlaşmasıyla birlikte, idrar yolu ve genital mantar enfeksiyonları yaz aylarında daha sık görülür. Bu enfeksiyonlar, zamanında tedavi edilmezse, erken doğum gibi ciddi sonuçlara neden olabilir. Riski azaltmak için ıslak mayo ile uzun süre kalmamak, havuz ya da deniz sonrası hemen duş almak, pamuklu iç çamaşırı tercih etmek ve bol su içmek önemlidir” diyor.

Ses teli nodülleri çocuklarda da sık görülüyor!

Sabahları sesiniz çatallı mı çıkıyor? Konuşurken zorlanıyor ya da boğazınızda bir şey varmış gibi mi hissediyorsunuz? Ses kısıklığı çoğu zaman geçici ve masum bir sorun olarak görülse de kimi zaman da altında ciddi hastalıklar yatabiliyor! Acıbadem Kartal Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan Yapılan çalışmalarda; özellikle sesini yoğun şekilde kullanan neredeyse her 4 kişiden birinin ses kısıklığı ile karşılaştığı bildirilmektedir. Ses kısıklığı dışında seste çatallanma, kabalaşma, yorulma ve özellikle kadın hastalarda sesin erkek sesi gibi çıkması diğer başvuru şikayetleridir diyor.

Ses kısıklığı sorununun mevsimsel alerji, üst solunum yolu enfeksiyonları veya reflüye bağlanmasının, altta yatan daha önemli bir sorunun tedavisini geciktirebildiğini vurgulayan Dr. Aslan “Bu nedenle ses kısıklığımızı çeşitli şekillerde masum bir nedene bağlamadan önce mutlaka kulak, burun ve boğaz muayenesi yaptırmalıyız. Çünkü ses teli nodülü, kisti ve polibinden erken evre ses teli kanserine dek birçok hastalık ilk etapta ses kısıklığı olarak bulgu vermektedir ” diye konuşuyor.

KBB Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan, ses kısıklığına yol açan 7 etken ile sağlıklı ve güçlü bir sesin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Seyfettin Aslan

Dr. Seyfettin Aslan

  • Üst solunum yolu enfeksiyonları

Sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında ortaya çıkan ses kısıklığı enfeksiyon tablosu geriledikten sonra kısa süre içerisinde düzelmektedir. Ancak bu dönemde sigara tüketmemek, sesi yoğun kullanmamak önemlidir.

  • Alerji

Dr. Aslan “Mevsim geçişlerinde yoğun üst hava yolu alerjenleri (ev tozu, polen vb) ile temas sonucu burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve hapşırık ile birlikte seste değişiklik yaşanabiliyor. Muayenede üst hava yollarındaki alerjik değişiklikleri görerek tanı koyabilmekteyiz. Tedavide ise alerjen maddelerden kaçınmak da kritik önem taşımaktadır” diyor.

  • Reflü

Laringofaringeal reflü ses kısıklığı yapabilmektedir. Ses kısıklığının yanı sıra midede yanma, boğazda asit tadı hissedilmesi ve mide içeriğinin boğaza kaçması gibi şikayetlerin varlığı reflü larenjitine işaret etmektedir. Tedavide ilacın yanı sıra yaşam tarzı değişikliği (mide asit salgısını artırabilecek yoğun baharatlı yiyeceklerin ve kola-kahve gibi içeceklerin tüketiminden kaçınılması, gece geç saatte besin tüketilmemesi vb) büyük rol oynamaktadır.

  • Ses teli nodülleri

KBB Uzmanı Dr. Aslan “Ses teli nodülleri günümüzde çocuklarda da sık görülmektedir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda spor, oyun veya sosyal aktivite sırasında yüksek sesle veya bağırarak konuşmaya bağlı olarak ses teli nodülleri gelişebilmektedir. Bu nodüler dokular konuşma sırasında ses tellerinin titreşimini bozarak ses kısıklığına neden olmaktadır. Tedavide konuşma ve ses terapisi hastalarımız için faydalı olmaktadır” diyor.

  • Ses teli polipleri ve kistleri

Ses tellerinde oluşan polip ve kistler, uzun süreli ses kısıklığının önemli nedenlerindendir. Polipler genellikle sigara kullanımı ve sesin yanlış kullanılmasıyla ortaya çıkar. Kistler ise ses teli içinde yerleşir ve doğuştan olabileceği gibi sıklıkla sonradan gelişir. Her iki durumda da ses kalınlaşır, çatallanabilir ve tedavi için genellikle cerrahi ile ses terapisi gerekir.

  • Sigara polibi

Dr. Seyfettin Aslan “Hastalarımıza sigara polibi olarak anlattığımız Reinke ödemi (ses telleri yüzey epitelinin hemen altında koyu, jöle benzeri sıvı birikimi) sesin normalden daha kalın hale dönmesine neden olur. Yoğun sigara kullanımı ile ilişkilidir. Özellikle kadın hastalarımız seslerinin erkek sesine benzemesinden, örneğin; telefonda ‘buyrun beyefendi’ diye hitap edilmesinden şikayetçi olmaktadırlar. Tedavisi sigarayı bırakmak ve cerrahidir” diyor.

  • Ses teli kanseri

Ses telinin iyi huylu hastalıkları gibi erken evre ses teli kanseri de ses kısıklığıyla bulgu verir. Bu nedenle özellikle yoğun sigara içen, alkol kullanan veya ailesinde baş, boyun kanseri öyküsü olan bir hastada ses kısıklığı geliştiğinde mutlaka KBB uzmanı tarafından laringoskopik muayene yapılmalıdır.

Sağlıklı ve güçlü bir sesin 9 püf noktası

KBB Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan, ses sağlığımızı korumanın ve sağlıklı, güçlü bir sese sahip olmanın 9 püf noktasını şöyle sıralıyor:

  • Boğazınızı temizleme davranışından kaçının
  • Ortam gürültülü de olsa bağırmayın, yüksek sesle konuşmayın
  • Aralıksız konuşmayın. Birkaç kelimede bir nefes alıp sonra konuşmaya devam edin
  • Kafeinli veya asitli içecekleri fazla tüketmeyin
  • Bol sıvı alarak boğazınızı nemli tutun
  • Düzenli ve yeterli uyuyun
  • Sigara ve alkolden kaçının
  • Sesinizi yoğun kullanacaksanız mutlaka öncesinde ses ısıtma egzersizleri yapın
  • Sesinizin yorulduğunu hissettiğinizde mutlaka dinlendirin

Göz seğirmesini ne zaman ciddiye almalı?

Stres, yorgunluk, uykusuzluk gibi nedenlerle çoğu zaman zararsız bir durum olarak görülen göz seğirmesi, bazı durumlarda ise vücudun verdiği önemli bir sinyal olabiliyor. Genellikle birkaç saniye ile birkaç dakika arasında devam edebilen, bazı durumlarda ise aralıklı olarak günlerce sürebilen göz seğirmesine birçok faktör yol açabiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu “Tıbbi ismi ‘miyokimi’ olan göz seğirmesi, göz kapaklarını hareket ettiren kasların istemsiz tekrarlayan kasılmaları (spazm) ile oluşuyor. Kimi zaman dışarıdan fark edilebilirken kimi zaman da sadece kişinin kendisi hissediyor. Hastalar şikayetlerini ‘gözlerimde titreme oluyor’, ‘sanki karşıdan bakan kişi kendisine göz kırptığımı zannediyor’ gibi söylemlerle dile getiriyorlar. Göz seğirmesine toplumumuzda ‘misafir gelecek’ gibi anlamlar yüklenebildiğinden, bu hurafe doktora gidilmesinde ve dolayısıyla tedavide gecikmeye neden olabiliyor” diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, göz seğirmesinin az bilinen 3 önemli nedenini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Emel Çolakoğlu,

Dr. Emel Çolakoğlu

  • Yanlış yaşam alışkanlıkları

Göz seğirmesinin nedenleri arasında yanlış yaşam alışkanlıkları büyük rol oynuyor. Alkol ve tütün kullanımı, aşırı kafein tüketimi (çay, kahve, enerji içecekleri vb), yeterince uyumamak, hiç mola vermeden uzun süre bilgisayar ya da telefon ekranına bakmak ve sağlıksız beslenme bu yanlış alışkanlıklardan sadece birkaçını oluşturuyor. Öte yandan stres yönetimini becerememek ve sürekli aşırı stres altında olmak da göz seğirmesinin başlıca etkenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

  • Gizli astigmat

Sağ ya da sol gözün seğirmesi tıbbi olarak tanı için önem teşkil etmiyor. Gözünüzün ya da gözlerinizin sık sık seğirmesi gizli astigmat, miyop ya da hipermetropun da habercisi olabileceğinden mutlaka göz doktoruna gitmekte fayda var. Gözlük kullanıyorsanız gözlerinizin seğirmesi, göz numaranızın arttığının da göstergesi olabilir.

  • Beyin ve sinir sistemi bozukluğu

Dr. Emel Çolakoğlu göz seğirmesinin çok nadir de olsa ciddi bir beyin ya da sinir sistemi bozukluğunun belirtisi olabileceğini belirterek “Bu durumda göz seğirmesine başka semptomlar da eşlik etmektedir. Örneğin; seğirme ile beraber gözün sulanması ve ağzın kayması yüz felcine, ayakta ve bacakta istemsiz kasılmalarla bulanık görme multiple skleroza, konuşma bozukluğu ve yüz mimiklerinden silikleşme Parkinson hastalığına, istemsiz kasılmalara istemsiz konuşmaların eklenmesi Tourette Sendromu’na işaret edebilir” diyor.

Göz seğirmesi 2 haftadan uzun sürüyorsa!

Göz seğirmesinin ne zaman ve hangi koşullarda ortaya çıktığının not edilmesinin, altında yatan etkenlerin belirlenmesinde önemli olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu “Göz seğirmesi çoğu zaman zararsızdır ve birkaç gün içinde kendiliğinden geçer ancak 2 haftadan uzun sürerse, göz kapağı kapanıyorsa, gözlerde bulanıklık ya da yüzde kasılmalar eşlik ediyorsa mutlaka doktora başvurarak olası nedenlerin ortaya çıkarılması gerekir” diyor. Göz seğirmesinin altında ciddi bir neden yatmıyorsa ancak kasılmalar kronik bir hal aldıysa günlük yaşam alışkanlıklarının mutlaka gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Çolakoğlu, botoks uygulamasının çok sık başvurulan bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.

Melda Aksu’dan Bodrum Mezra’da moda şöleni

Cemiyet ve sosyal yaşamın sevilen ismi Melda Aksu, yaratıcısı olduğu Mel’s Design markasının yeni koleksiyonunu Bodrum’un gözde mekân Yalıkavakı Mezra’da düzenlenen özel bir etkinlikle tanıttı.
Yeni koleksiyon; cesur renk paletleri, akışkan kumaşlar ve modern çizgileriyle davetlilerden tam not aldı. Mel’s Design kadını; hem iş hayatında hem sosyal yaşamda konforundan vazgeçmeden stil sahibi olmayı başarıyor. Şıklık ve zarafetin buluştuğu gecede, etkinliğin hosting görevini ise Gülşah Çınar üstlendi.
Uzun yıllar mekan tasarımı ve dekorasyon alanında sayısız projeye imza atan Melda Aksu, bundan 11 yıl önce moda tutkusunu profesyonel alana taşıyarak Mel’s Design markasını kurdu. “Kadınlar hem şık hem de özgür hissedebilmeli” anlayışıyla yola çıkan Aksu, zamansız ve konforlu tasarımlarıyla moda dünyasında kendine has bir yer edindi.

“Freedom”

Özgürlük, bir fikirden çok daha fazlasıdır — bir his, bir haykırış, bir iz…

Freedom, fırçanın ve dokunun diliyle anlatılan içsel ve evrensel bir arayıştır.

Küratörlüğünü Kenan Bahadır Derre’nin üstlendiği ve sanatçılar Mine Özgen, Murat Özgen’in “Freedom” sergi, 30 Ağustos tarihine kadar Trump Alışveriş Merkezi B2 katında bulunan Trump Art Gallery’de ziyaret edilebilir.