Yazılar

NVZ İlk EP’sinin ilk teklisi KAÇ’ı yayında

NVZ İlk EP’sinin ilk teklisi KAÇ’ı yayında

NVZ Garaj Müzik etiketi taşıyan, ilk EP’sinin ilk teklisi olan elektronik müzik sounduyla yeni projesi Kaç ile dinleyiciye adeta bir müzikal serüvenine alıyor.

‘KAÇ’ elektronik müzik ve operayı harmanlayarak sözü bestesi NVZ ve Faruk Çeliker işbirliğiyle ortaya çıkan bu eser, kişinin iç dünyasında yaşadığı karmaşık duyguları ve hayatın getirdiği zorlukları ele alırken, zamanla iç sorgulama ve yalnızlık temasını derinlemesine ele alır. Sözlerinde hayatın zorluklarına rağmen ayakta kalmaya çalışmanın verdiği yorgunluğu ve bıkkınlığı ifade eder. İçsel sıkıntının ve yalnızlığın ifadesi olmakla birlikte, umudu kaybetmemenin ve hayata sıkı sıkıya sarılmanın önemini vurgulayan eser, dinleyicilere derin içsel bir yolculuk sunarken sound olarak bu farklı bir lezzet katmakta.

Ülser belirtileri mide kanseri habercisi olabilir

Ülser belirtileri mide kanseri habercisi olabilir

Ülkemizde en sık rastlanan kanser türlerinden biri olan mide kanseri, dünyada da sıkça görülüyor. Erkeklerde daha çok rastlanılan bir hastalık olan mide kanseri, akciğer kanserinden sonra en sık görülen kanser türü olarak biliniyor. Mide kanserine neden olan risk faktörleri genel olarak; kontrol edilebilir ve kontrol edilemez olarak ayrılıyor. Sigara kullanımı kontrol edilebilir bir risk faktörü olarak görülebilirken, genetik faktörler kontrol edilemez risk faktörleri arasında yer alıyor. Yaşa bağlı olarak mide kanseri riski yükselirken, 50 yaş üstünde mide kanseri riski artabiliyor. Erken tanı konulan bir mide kanseri, her kanserde olduğu gibi, tamamen tedavi edilebilir. Memorial Diyarbakır Hastanesi Genel Cerrahi ve Onkolojik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Musluh Hakseven, mide kanseri hakkında bilgi verdi.

Dr. Musluh Hakseven

Dr. Musluh Hakseven

Bu belirtiler mide kanseri habercisi olabilir!

Mide kanseri belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bazı bireylerde, mide kanseri gelişimi çok yavaş bir süreç olduğu için, yıllar boyunca herhangi bir şikayet meydana gelmeyebilir. Erken evre mide kanserlerinde, mide ülseri varlığında oluşan yakınmalara benzer belirti ve bulgular gelişebilir. Bu belirtiler genel olarak; öğünler sırasında erken doyma, yutma problemleri, öğün sonrası aşırı şişkinlik, sürekli geğirme isteği olması, mide yanması, geçmeyen hazımsızlık, mide ağrısı, göğüs kemiği üzerinde ağrı hissedilmesi, kanlı kusma olarak sıralanabilmektedir. Bu şikayetler genel itibari ile ortaya çıktığında daha farklı ve basit problemlerin belirtileri ile karıştırılabilir. Ancak mide kanseri açısından riskli bireylerde özellikle yutma ve yutkunma ile ilgili problemler varlığında ileri tetkik ve araştırmanın gerekli olduğu unutulmamalıdır. Mide kanserinin ilerlediği vakalarda bu şikayetlerden farklı olarak daha ağır belirtiler de meydana gelebilir. Bu belirtiler kansızlık, midede sıvı birikimi, gaita renginde koyulaşma, halsizlik, iştah kaybı, istemsiz kilo verme olarak sıralanabilmektedir.

Dr. Musluh Hakseven

Mide kanseri en çok kimlerde görülür?

  • 50 yaş üstünde mide kanseri riski artar.
  • Bazı ırklarda mide kanseri daha fazla görülür.
  • Mide kanseri riski sigara kullananlarda iki katına çıkar. Özellikle mide – yemek borusu birleşiminde kanser oluşur.
  • Füme ve tütsülenmiş gıdaları fazla tüketenlerde, tuzlanmış balık, et ve salamura sebze tüketenlerde mide kanseri daha sık görülmektedir. Kurutulmuş etlerde bol miktarda nitrat bulunur. Çok sebze meyve yemek mide kanseri için koruyucudur.
  • B12 vitamin eksikliğinebağlı gelişen pernisiyöz anemili kişilerde daha sık mide kanseri gelişir.
  • Daha önceden mide operasyonu geçirenlerde mide kanseri gelişme riski daha fazladır.
  • Nedeni bilinmemekle birlikte A kan gurubuna sahip insanlarda daha fazla mide kanseri bildirilmiştir.
  • Kalıtsal meme kanseri genleri BRCA1 veya BRCA2’nin mutasyonlarını taşıyan kişilerde daha yüksek mide kanseri olabilir.
  • Mide, bağırsak, burun, akciğerler ve idrar kesesinde polipleri olan hastalarda daha sık mide kanseri görülür.
  • Bazı mide kanseri olgularında geçirilmiş EBV enfeksiyonu öyküsü vardır.
  • Kömür, metal ve kauçuk endüstrilerindeki işçilerin mide kanseri olma riski daha yüksektir.
  • Kronik atrofik gastriti olan hastalarda zamanla mide kanseri gelişebilir.

Laparoskopik cerrahi konforlu ve hızlı iyileşme sağlıyor

Mide kanserinde öncelik doğru teşhis ve evre belirleme olmakla birlikte, erken teşhis oldukça önem taşımaktadır. Mide kanseri tedavisi diğer kanser tedavilerinde de olduğu gibi, kanserin evresine göre multidispliner tümör konseylerinde değerlendirilerek, hasta için en doğru şekilde planlanır. Herhangi bir şikayet ya da belirti ile doktora başvuran kişilerde öncelikle detaylı bir kontrol sonrasında, muayeneye aşamasına geçilmektedir. Fiziksel muayene sonrasında erken dönemde herhangi bir bulgu ile karşılaşılmayacağı gibi, tanının evresine göre çeşitli muayene bulgularına da rastlanabilmektedir. Klinik evre belirlenerek, kan tahlilleri, endoskopi, tomografi, Pet/ Ct gibi ileri tetkitler uygulanabilmektedir. Erken teşhis alan kişilerde genellikle öncelikli olarak cerrahi tedavi uygulanabilmektedir. İleri evre tanısı alan kişilerde daha çok kemoterapi tedavisi öncelik olmakta, daha sonraki aşamada cerrahi operasyon tercih edilebilmektedir. Cerrahi müdahale gerektiren durumlarda ise son yıllarda gelişen teknoloji ile laparoskopik ameliyatlar uygulanabilmektedir. Laparoskopik yöntemin uygulandığı ameliyatlar avantajlı, konforlu ve daha az ağrılı olduğu için tercih edilmektedir. Laparoskopik ameliyatlarda vücuda açılan küçük delikler nedeniyle ameliyat sonrası acı ve ağrı daha az hissedilmekte ve kişilerde ameliyat sonrası hızlı iyileşme görülebilmektedir.

İnsülin direncinin 5 belirtisi

İnsülin direncinin 5 belirtisi

İnsülin direnci; vücudun, pankreasın kan şekeri seviyelerini düzenlemek için gerekli olan bir hormon olan insüline olması gerektiği gibi tepki vermediği karmaşık bir durumdur. Çeşitli genetik ve yaşam tarzı faktörleri insülin direncine neden olabilir. Genellikle “Su içsem yarıyor”, “Herkesten az yiyorum, spor da yapıyorum ama kilo veremiyorum”, “Zor verdiğim kiloları hızla geri alıyorum” diyen kişilerde insülin direnci yüksek olmaktadır. Bu nedenle son dönemlerde kilo ve yağlanma ile ilgili sorun yaşayanların insülin direncini kontrol ettirmesi önem taşır. Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, vücudun yağ depolamasını artıran insülin direnci yüksekliği ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Dr. Gökhan Yazıcıoğlu

Dr. Gökhan Yazıcıoğlu

İnsülin salgılaması arttığında vücut yağ depolamaya başlar

İnsülin direnci; kaslardaki, yağdaki ve karaciğerdeki hücrelerin insüline iyi yanıt vermemesi ve kandan glikozu kolayca alamamasıdır. Sonuç olarak pankreas, glikozun hücrelere girmesine yardımcı olmak için daha fazla insülin üretir. Şekeri kontrol altına alabilmek için gereğinden fazla salgılanan insülin, vücuda yağ depolama emri verdiğinden kilo alımına, vücutta yağ birikimine neden olur.

Pankreas, hücrelerin insüline karşı zayıf tepkisinin üstesinden gelmeye yetecek kadar insülin üretebildiği sürece kan şekeri düzeyi sağlıklı bir aralıkta kalacaktır. Hücreler insüline karşı çok dirençli hale gelirse, bu kan şekeri düzeylerinin yükselmesine (hiperglisemi) yol açar; bu da zamanla prediyabet ve Tip 2 diyabete yol açar.

Tip 2 diyabetin yanı sıra insülin direnci, aşağıdakiler de dahil olmak üzere diğer bazı durumlarla da ilişkilidir:

  • Obezite
  • Kalp- damar hastalığı
  • Alkolden bağımsız karaciğer yağlanması
  • Metabolik sendrom
  • Polikistik over sendromu (PCOS)

Dr. Gökhan Yazıcıoğlu

 İnsülin direnci bazı kanserleri bile tetikleyebilir

Yağ depolaması genellikle karın bölgesinde olur. Aynı zamanda karaciğer ve damarlar da yağlandığı için insülin direncin ciddi hastalıklara yol açabilir. Şeker hastalığının %90’ınını oluşturan Tip 2 diyabetin başlangıcında insülin direnci mutlaka görülür. Zaman içinde insülin direnci arttıkça daha fazla insülin salgılamak zorunda kalan pankreas yorulur ve yetersiz kalır. Pankreasın şekeri kontrol altına alamaması sonucunda da şeker hastalığı ortaya çıkar. İnsülin direnci damar sertliği sürecini de hızlandırır; kalp krizi riski artar, hatta bazı kanserleri bile tetikleyebilir.

İnsülin direncinin şu belirtilerine dikkat!

  1. Ağır bir yemek sonrası veya şekerli bir gıda yedikten sonra gereğinden fazla bir ağırlık hissi, uyku hali oluşması
  2. Yemekten sonra şekerin kontrolsüz olarak düşmeye başlamasıyla el titremesi
  3. Terleme
  4. Mide kazınması şikayetleri
  5. Kilo almanın kontrol edilememesi, iştah artışı

İnsülin direnci yüksek olan kişilerde özellikle kilo vermek zordur. Vücut sürekli yağ depolanmasını söyler.  Bu nedenle yağların yakılması mümkün olmaz. Orantısız salgılanan insülin kan şekerinde düşmelere yol açtığından; nasıl insan susuz kalır ve canı devamlı su içmek isterse, şekerli yiyeceklere karşı, kontrol edilemez bir iştah oluşur. Bu nedenle, insülin direnci olan hastalar verilen diyete uyamazlar ve kilo veremezler.

İnsülin seviyesi normale döndüğünde hızla kilo veriliyor

İnsülin direnci tedavisinde kan testi yapılarak direnç seviyesinin ölçülmektedir. Direncin yüksek olduğu kişiler için öncelikle doğru diyet ve egzersiz planlaması yapılması gerekir. Buna rağmen düzelme görülmezse 2-3 ay ya da en fazla 6 aylık tedavilerle seviye normale döndürülebilir. İnsülin direnci seviyesi normale döndüğünde de kilo vermenin önündeki engel kalkar, hastalar hızla kilo verir ve de iştahları anında kesilir. En önemlisi kalp hastalığı riski, kanser tiplerine yatkınlık, şeker hastalığı da bu sayede önlenecektir.

Doğum sonrası cinsel hayat ne zaman başlamalı?

Doğum sonrası cinsel hayat ne zaman başlamalı?

Hamilelik süreci bir kadının yaşantısında, bedeninde ve duygusal anlamda düşüncelerinde farklılıklara sebep olabilir ve bunun olması da normaldir. Bu değişimlerden biri de doğum sonrası cinsel yaşam. Peki doğumdan ne kadar zaman sonra cinsel hayata dönülmeli? Her doğum sonrası isteksizlik olur mu? Endişeleri azaltmak için neler yapılmalı? Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mihriban Seyhan Özleme anlattı.

Dr. Mihriban Seyhan Özleme

Dr. Mihriban Seyhan Özleme

Neden isteksizlik olur?
Doğum sonrası cinsel arzu ve aktivitenin geri dönmesi kadınlar arasında büyük farklılıklar göstermektedir.

  • Doğum sonrası yorgunluk,
  • Güçsüz hissetme,
  • Disparoni (ilişki sırasında duyulan ağrı),
  • Vajinal kuruluk,
  • İdrar veya gayta kaçırma,
  • Vajinal akıntı olması gibi endişelerle birçok kadının cinsel isteği azalma göstermektedir.

Endişeler nasıl azaltılabilir?
Korku ve endişeleri azaltmak için;

  • Doğum sonrası erken dönemde pelvik taban egzersizlerine başlamak ve
  • Emzirme ile tetiklenen vajinal kuruluğa uygun tedavi, cinsel arzu ve aktivitenin sağlanmasında etkili olabilir.

İsteksizlik en yoğun ne zaman yaşanır?

  • Cinsel isteksizlik doğum sonrası 3. ayda en yüksek seviyeye ulaşır,
  • Altta yatan organik ve psikolojik faktörler kontrol altına alındığında 6. aya doğru düzelmeye başlar. Bu durum sıklıkla doğum şeklinizden bağımsızdır.

Yapılan çalışmalarda doğum sonrası cinsel hayata dönüş ve yaşanan sorunlar açısından vajinal doğum yapanlar ve sezaryen doğum yapanlar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.

Doğum sonrası dalgalanmalar normal mi?
Doğumdan sonra hormonların da etkisiyle cinsel arzunun dalgalanma gösterebileceğini de unutmamak gerekir. Vajinal kuruluk ve rahatsızlık hissini su bazlı, hormon içermeyen kayganlaştırıcı jel kullanımı ile kontrol altına almak mümkündür. Bu durum doğumdan sonra 1 yıla kadar devam edebilir. Kadın doğum doktorunuzdan destek alarak doğum sonrası cinsel hayatınıza daha konforlu devam edebilirsiniz.

Trafik kazalarında kalıcı beyin hazarları

Trafik kazalarında kalıcı beyin hazarları

Yaşantımızın büyük ve en stresli zamanlarını içine alan trafik, günlük hayatımızın bir parçası niteliğinde. Bir yerden bir yere yetişme telaşı içerisinde bazen kazaya sebebiyet verebiliyoruz ne yazık ki. Bu da ciddi olumsuz sonuçlara sebep olabiliyor. Trafik kazalarında yaşanan kafa travmaları ve beyin hasarları da bu olumsuzlukların başında geliyor. Kafa travması veya beyin hasarı belirtileri gösteren bir kişiye müdahale etmenin son derece hayati önem taşıdığını belirten Liv Hospital Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Çağrı Canbolat, kaza esnasında gerçekleşen kafa travmaları hakkında bilgiler verdi.

Dr. Çağrı Canbolat

Dr. Çağrı Canbolat

Sıradan bir an kazaya sebebiyet verebilir
Trafik, her gün yaşamımızın bir parçası. İşe gitmek, alışveriş yapmak, aile ziyaretleri, hepsi genellikle bir araç kullanmayı gerektirir. Ancak bu sıradan faaliyetler, beklenmedik bir an içerisinde hayatı değiştirebilen trafik kazaları ile sonuçlanabilir.

Ciddi ve kalıcı sonuçlar doğurabilir
Trafik kazaları, özellikle kafa ve beyin yaralanmaları söz konusu olduğunda, ciddi ve kalıcı sonuçlar doğurabilir. Araştırmalar, kaza sonrası yaşanan beyin hasarının çoğu kez yaşam kalitesini ve işlevselliği etkileyen kalıcı sakatlıklara yol açabileceğini göstermektedir.

Bellek kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir
Bir kaza esnasında, hızlı ivme veya yavaşlama sonucunda beyin, kafatası içinde hareket edebilir. Bu, beynin kafatasının iç yüzeyine çarpmasına ve beyin dokusunun zedelenmesine neden olabilir. Sonuç olarak, beyin hasarı, bellek kaybı, konsantrasyon güçlüğü, denge ve koordinasyon problemleri gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.

Belirtiler kişiden kişiye büyük ölçüde değişebilir
Her bir beyin hasarı vakası eşsizdir ve belirtiler kişiden kişiye büyük ölçüde değişebilir. Hafif travmalı beyin yaralanmaları genellikle baş ağrısı, sersemlik, kısa süreli bilinç kaybı gibi semptomlarla kendini gösterirken, daha ciddi yaralanmalar konuşma, görme, işitme problemleri, davranış değişiklikleri ve hatta kalıcı fiziksel veya zihinsel engellere neden olabilir.

Kafa travması veya beyin hasarı belirtileri gösteren bir kişiye müdahale etmek acil bir durumdur. Bu tür belirtiler gösteren kişi derhal hastaneye kaldırılmalı ve gereken tıbbi yardım sağlanmalıdır.

Kazalar önlenebilir
Trafik kazalarında yaşanan kafa travmaları ve beyin hasarlarının önüne geçmek adına, trafik kurallarına sıkı sıkıya uymak ve güvenli sürüş tekniklerini uygulamak önemlidir. Emniyet kemeri kullanmak, hız sınırlarına uymak, dikkat dağıtıcı unsurlardan kaçınmak ve alkollüyken veya yorgunken araç kullanmamak gibi önlemler, bu tür kazaların önlenmesinde büyük rol oynar.

İyileşme sürecini hızlandırabilir
Herhangi bir trafik kazası sonrası beyin hasarı belirtileri gösteren bir kişiye verilecek hızlı ve etkili tıbbi müdahale, durumun ilerlemesini önleyebilir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir. Ancak en etkili yöntem her zaman önleme ve bilinçlendirme çalışmalarıdır.

Bilinçlendirme çalışmalarıyla büyük ölçüde azaltılabilir
Sonuç olarak, trafik kazalarında yaşanan kafa travmaları ve beyin hasarları, önlem alarak ve bilinçlendirme çalışmalarıyla büyük ölçüde azaltılabilir. Tüm sürücüler ve yolcuların bu konuda bilinçlenmesi, daha güvenli yollara ve sağlıklı toplumlara giden yolda atılacak en önemli adımlardan biridir. Unutmayın, önlem almak ve bilinçli olmak, yaşamları korumak için en etkili yoldur.

Anadolu Isuzu, 62 sıra birden yükseldi

Anadolu Isuzu, 62 sıra birden yükseldi

Anadolu Isuzu, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu- 2023″ araştırmasında bir önceki yıla göre 62 sıra birden yükseldi.

  1. yılında bir büyük başarı daha elde eden Anadolu Isuzu, ISO listesinde istikrarlı büyümesini sürdürüyor.

“40. Yılda hedefimize adım adım yaklaşıyoruz”

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan markanın başarısıyla ilgili şunları söyledi: “Anadolu Isuzu olarak, hedefimiz her zaman markamızı büyüterek, değerlerimizi ve şirket kaynaklarımızı geliştirerek yolumuza devam etmek… İstikrarlı büyümemizi yurt içi ve yurt dışı pazarlarda sürdürüyoruz. Otomotiv endüstrisinde öncü marka kimliğimizle yeni trendler belirlerken, ekonomimize büyük katkı sunuyoruz. Sürdürülebilirlik ve verimlilik felsefemizle yenilikçi ve çevreci araçlar üreterek farklı pazarlardaki müşteri beklentilerini en üst düzeyde karşılıyoruz. 40. yılımızda başarılarımızın katlanarak artması ve bu başarının yeniden tescillenmesi çıktığımız yolda attığımız doğru adımların bir göstergesi. ISO 2023 araştırmasında 62 sıra birden yükselmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Anadolu Isuzu, otomotiv sektöründe marka değerini her geçen yıl yükseltiyor. Şirketimizin bu seviyelere gelmesinde katkıları bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma, bayi ve servis teşkilatımıza, tedarikçilerimize ve diğer tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

Hyundai, çok yönlü kullanım özelliklerine sahip yeni modeli INSTER

Hyundai, çok yönlü kullanım özelliklerine sahip yeni modeli INSTER

Hyundai Motor Company, 2024 Busan Uluslararası Mobilite Fuarı’nda tamamen yeni elektrikli modeli INSTER’ı tanıtarak A-SUV segmentinde tüm dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor.

Şık bir tasarım felsefesiyle gelen otomobil, segment lideri sürüş aralığı ve çok yönlülüğü ile öne çıkıyor. İleri teknoloji özelliklere sahip yeni kompakt EV, özellikle şehir içi kullanıma yenilikçi bir imaj getiriyor.

Geniş bir iç mekanla dikkat çeken INSTER, güvenli ve kaliteli sürüş sunmak için gelişmiş bir pil ve elektrik motor teknolojisiyle üretiliyor. Diğer Hyundai ve IONIQ modellerinde de olduğu gibi hızlı şarj alt yapısı sunan INSTER, WLTP normlarına göre 355 km kadar bir menzil vaat ediyor. Bu menzille birlikte kendi segmentindeki en iyi değeri sunan INSTER, çevre dostu olmasıyla da gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak için sorumluluğu elden bırakmıyor.

Hyundai INSTER

Cesur tasarım ve benzersiz özellikler

INSTER, 2021’de satışa sunulan ve yalnızca Kore’de üretilen benzinli CASPER’ın tasarım mirasını baz alıyor. Hyundai’nin Kore dışındaki diğer pazarlar için stratejik olarak geliştirdiği INSTER’in stili, daha fazla iç alan ve sağlam bir yol tutuşu sunmak için uzatılmış gövdeden oluşuyor. Geniş bir dingil mesafesi ile desteklenen otomobil, her ne kadar A segmentinde yer alsa da kendinden çok daha büyük araçlarla yarışır bir iç mekan konforu sunuyor. Böylelikle, tam olarak A segmenti ile B segmenti kompakt modeller arasında konumlanıyor.

Bu genişliğiyle daha geniş iç mekan ve gelişmiş bagaj kapasitesi sunabilen otomobil, şehir içinde esnek manevra kabiliyeti ve sıkış alanlarda pratik kullanım özelliğiyle dikkat çekiyor. INSTER’in gövde tasarımı, doğrudan bir SUV olduğunu kanıtlıyor. Bu kompakt SUV profili, sade yüzeyler kadar güçlü çamurluklar, dik A sütunu, yukarı hizalanmış tampon ve tavan raylarıyla elde ediliyor. LED gündüz sürüş farları ve piksel grafikli dönüş sinyalleri de arka lamba ve tamponla birleşerek sportif bir görsellik oluşturuyor. Ayrıca INSTER, donanım seviyesine bağlı olarak 15 veya 17 inç alaşım jantlarla tercih edilebilecek.

Hyundai INSTER

İç mekanda çok yönlülük ve üst düzey malzemeler

INSTER, gelişmiş kabininde 10,25 inçlik dijital bir panelle kullanıcısını karşılıyor. Navigasyonlu 10,25 inçlik bilgi-eğlence sistemi, diğer modellerde olduğu gibi dokunmatik bir ekranla geliyor. Daha fazla ferahlık hissi yaratmak üzere tasarlanmış bu kabinin orta konsolundaysa kablosuz şarj, havalandırma ve multimedya gibi kontrollere yer veriliyor. INSTER’ın direksiyon simidindeki grafikler ise otomobilin yüksek teknoloji imajını güçlendirerek piksel temasıyla birlikte sunuluyor. İç tasarımda daha fazla kişiselleştirme için opsiyonel üst kapı kaplamaları da bulunuyor. INSTER’in iç mekanı çok yönlülük ve ferahlık sunarken, ön sıradaki oturma düzeni geçiş erişimi sağlıyor. Arka koltuklar da 50/50 oranında bölünerek ileri geri kaydırılabiliyor ve ihtiyaç haline yatırılabiliyor.

Hyundai INSTER

Sürdürülebilirlik öncelik

Hem dış hem de iç mekanda sürdürülebilir malzemeler kullanan INSTER, geleneksel olarak siyah boyada kullanılan karbon siyahı pigmentinin yerine geri dönüştürülmüş atık lastiklerden yapılan bir renklendiriciyi kullanıyor. Ayrıca iç mekandaki plastik malzemeler ise pet şişelerden ve şeker kamışından elde edilen biyo-polipropilen kullanılarak hazırlanıyor.

Hyundai INSTER

Hızlı şarj özelliği ve segment lideri menzil

Hyundai INSTER, DC şarj hızı ve maksimum sürüş menzili ile öne çıkıyor. Kullanıcıların şarj işlemi için daha az zaman harcamasına olanak sağlayan alt yapı sayesinde daha rahat bir seyahat özgürlüğü tanıyor.

Hyundai INSTER

Standart olarak 42 kWh batarya ile donatılan INSTER, opsiyonel olarak uzun menzilli 49 kWh bir bataryaya da sahip. Bu iki versiyon 71,1 kW (97 PS) ve 84,5 kW (115 PS) güç üretirken tek bir motorla hareket ediyor. Her iki versiyonun maksimum tork değeri ise 147 Nm. Uzun menzilli versiyon, tek şarjla 355 km’lik (WLTP) segment lideri bir menzil sunarken, 100 km’deki ortalama enerji tüketimi ise 15,3 kWh olarak veriliyor.

Hyundai INSTER

Hyundai INSTER, 120 kW yüksek güçlü bir DC şarj istasyonu kullandığında, yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e kadar şarj olabiliyor. INSTER ayrıca, standart olarak 11 kW’lık yerleşik şarj cihazı, özel bataryalı ısıtma sistemi ve yüksek verimli ısı pompası da sunuyor. Harici ve dahili V2L işlevi sunan otomobil, çift yönlü şarja da olanak tanıyor. INSTER, doğada elektrikli bisiklet, scooter ve kamp malzemeleri gibi cihazları serbestçe kullanmaya veya şarj edilmelerine imkan tanıyan günlük bir kullanıcı dostu olarak da ün yapmaya hazırlanıyor.

Gökçe’den yeni şarkı “Öptüm Bi’ Kere”

Gökçe’den yeni şarkı “Öptüm Bi’ Kere”

Pop – rock sahnesinin sevilen ismi Gökçe’den hayranlarına “Öptüm Bi’ Kere” şarkısı ile sürprizi yaptı.

“Tuttu Fırlattı”, “Her Şey Bitmedi Bitemez” ve “Ne Yapardım” gibi hit şarkılarla müzikseverlerin kalbinde yer eden başarılı sanatçı Gökçe, “Öptüm Bi’ Kere” adlı yepyeni single çalışmasını sundu.

Sözü ve bestesi Gökçe imzası taşıyan şarkı, bozulmakta olan, yıpranmış, uzamış toksik bir ilişkiyi anlatıyor. Parçanın düzenleme koltuğunda ise Genco Arı yer alıyor.

Elektrikli araçlar için temel bakım tüyosu

Elektrikli araçlar için temel bakım tüyosu

Elektrikli araçlar, sıfır emisyon ve sessiz sürüş avantajlarıyla çevre dostu bir alternatif sunarken, geleneksel içten yanmalı motorlu araçlara göre farklı bir bakım ve kullanım düzeni gerektiriyor. Batarya teknolojisinin ön planda olduğu bu araçlar, düşük işletim maliyetleri ve minimal mekanik aksam sayesinde kullanıcılarına ekonomik bir seçenek sunuyor.

Batarya Şarjı

Elektrikli araçların bataryaları, aracın kalbidir ve uzun ömürlü olmaları için doğru şarj yöntemleri önemlidir. Bataryayı sürekli olarak tam kapasiteye kadar şarj etmek yerine, %20 ile %80 arasında tutmaya özen göstermek uzun vadede faydalıdır. Aşırı şarjdan kaçınarak bataryanın ömrünü korumak mümkündür. Bu nedenle aracı uzun süre prizde bırakmaktan kaçınmak önemlidir. Düzenli olarak aracınızı şarj etmek ve şarj seviyesinin çok düşmemesine özen göstermek de batarya sağlığı için gereklidir. Bu basit yöntemlerle bataryanın performansını ve dayanıklılığını artırabilir ve elektrikli aracınızdan uzun süre sorunsuz bir şekilde faydalanabilirsiniz.

Fren Sistemleri

Elektrikli araçlarda kullanılan rejeneratif frenleme sistemi, frenleme esnasında enerjiyi geri kazanarak bataryayı şarj eder ve fren balatalarının aşınmasını azaltır. Bununla birlikte fren sisteminin düzenli olarak kontrol edilmesi ve bakımının yapılması önemlidir. Periyodik olarak fren balatalarının ve disklerin durumunu kontrol ederek sistemin sağlıklı çalışmasını sağlayabilirsiniz. Bu sayede fren sisteminin performansını optimize edebilir ve güvenliği artırabilirsiniz. Elektrikli aracınızın fren sisteminin düzenli bakımı, uzun ömürlü ve verimli bir kullanım için kritik bir öneme sahiptir.

Lastik Bakımı

Lastikler, aracınızın yol ile olan tek temas noktasıdır ve dolayısıyla düzenli bakım gerektirir. Öncelikle lastiklerin hava basıncını düzenli aralıklarla kontrol etmeli ve üretici tavsiyelerine uygun şekilde ayarlamalısınız. Doğru hava basıncı, yakıt verimliliğini artırırken aynı zamanda yol tutuşunu da iyileştirir. Ayrıca lastiklerin diş derinliğini düzenli olarak kontrol etmek önemlidir. Aşınmış veya düşük diş derinliğine sahip lastikler sürüş güvenliğinizi olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden zamanında değiştirilmelidirler. İyi durumda olan lastikler ise sürüş güvenliğinizi artırarak daha güvenli bir sürüş deneyimi sunarlar.

Soğutma Sistemi

Elektrikli araçlarda, batarya ve motor için önemli olan soğutma sistemleri bulunmaktadır. Bu sistemlerin düzgün çalışması, aracınızın performansını ve batarya ömrünü doğrudan etkiler. Soğutma sıvısı seviyesini düzenli olarak kontrol etmek ve gerektiğinde üretici tavsiyelerine uygun olarak değiştirmek bu nedenle önemlidir. Bu basit bakım adımlar, aracınızın soğutma sistemlerinin uzun ömürlü olmasını sağlar ve dolayısıyla elektrikli aracınızın güvenilirliğini artırır.

Yazılım Güncellemeleri

Elektrikli araçlar genellikle yazılım tabanlı sistemlerle donatılmıştır. Üreticiler araçların performansını, güvenliğini ve batarya yönetimini iyileştiren yazılım güncellemeleri düzenli olarak yayınlamaktadırlar. Araç yazılımınızın güncel olduğundan emin olmak için düzenli kontrol yapmak ve güncellemeleri zamanında yüklemek önemlidir. Bu sayede aracınız en son özelliklere ve güvenlik iyileştirmelerine sahip olur, güvenli ve verimli bir sürüş deneyimi sunar.

 Kasko

Elektrikli araçlar, çevre dostu ve ekonomik seçenekleriyle giderek daha fazla tercih ediliyor. Ancak bu araçların özel teknolojileri ve yüksek maliyetli onarımları kasko sigortasıyla koruma altına alınmalıdır. Elektrikli araç kaskosu, batarya değişimleri ve elektronik sistem tamirleri gibi özel ihtiyaçlara yanıt vererek sürücülere maddi güvence sunuyor. Sürdürülebilirlik ve değişen müşteri ihtiyaçlarına odaklanarak elektrikli araç sahipleri için özel bir kasko sigortası ürününü tanıtan Generali Sigorta, geleneksel kasko sigortalarının temel teminatlarını kapsamanın yanı sıra, elektrikli araçların özel risklerine karşı da kapsamlı koruma sağlıyor. Sigorta poliçesi, çarpma, çarpışma, yangın, cam kırılması ve hırsızlık gibi standart kasko teminatlarını içerirken, elektrikli araçların özel ihtiyaçlarına yönelik ek teminatlar da sunuyor. Bu ek teminatlar arasında batarya hasarı ve şarjın bitmesi durumunda mobil asistan hizmetleri gibi özellikler bulunuyor.

Generali Sigorta

Sefo partiye helikopter ile geldi

Sefo partiye helikopter ile geldi

Sefo “Yanı Başımda” parçasını, Galataport’ta gerçekleşen yaza merhaba partisiyle kutladı. Sefo, parti alanına helikopter ile indi.

Sefo ve Cornetto Marka Müdürü Tuba Curman ev sahipliğinde gerçekleşen partiye magazin dünyasından çok sayıda davetli katıldı.

Dans Fabrika dansçılarının showu ile birlikte sahne alan Sefo, yazı başlatan “Yanı Başımda” parçasını ilk kez canlı olarak seslendirirken, enerjisiyle hayran bıraktı.