Yazılar

“Büyülü İtalya”

CerModern, 15. yılını kutlarken sanatseverleri tarih, estetik ve belgesel gücüyle büyüleyen özel bir sergiyle buluşturuyor.

“Büyülü İtalya” fotoğraf sergisi, savaş sonrası dönemden 2000’li yılların başına uzanan bir zaman dilimini kapsayan 130’dan fazla fotoğrafla İtalya’nın hikâyesini gözler önüne seriyor.

Torino Modern Sanat Galerisi GAM’ın seçkin koleksiyonundan derlenen bu eşsiz sergi; Alpler’den Milano ve Torino’ya, Emilia-Romagna’nın dağlarından Napoli ve Matera’ya, oradan da Sicilya’nın sıcak atmosferine kadar uzanan bir coğrafyada, İtalya’nın mimari dokusunu, insanlarını ve sosyal dönüşümlerini yansıtan derinlikli karelerle izleyiciyi zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.

Sergi ziyaret tarihi: 27 Temmuz 2025

Yer: CerModern, Ankara

Ziyaret saatleri: Salı – Pazar, 10:00 – 19:00

“Anadolu’nun Bitki Mirası”

Flora Araştırmaları Derneği’nin Bitki Ressamları Komitesi (BİRET) tarafından hazırlanan “Anadolu’nun Bitki Mirası – Anatolian Plant Legacy” sergisi, SALT Beyoğlu’nda izleyiciyle buluşuyor.

Sergi, 30 ülkenin eşzamanlı katılımıyla gerçekleşen Botanical Art Worldwide 2025 programının Türkiye temsilidir. Program, Amerikan Bitki Ressamları Derneği (ASBA) liderliğinde yürütülmekte olup, botanik illüstrasyonu küresel ölçekte bir bilim ve farkındalık aracı olarak öne çıkarmayı amaçlamaktadır.

47 sanatçıdan 80 eser

Sergide 47 sanatçının özgün çalışmaları yer alıyor. Arpa, buğday, zeytin, üzüm gibi kadim türlerden tıbbi bitkilere, yerel sebze ve meyvelerden aromatik otlara kadar uzanan 80 botanik illüstrasyon; Anadolu’nun binlerce yıllık tarımsal belleğini ve doğayla kurduğu bağı görünür kılıyor.

Ziyaret Bilgileri

SALT Beyoğlu – Kitchen Galerisi
16 Mayıs – 10 Ağustos 2025
Her gün 11.00–19.00 / Ücretsiz giriş

Omurga kanalı darlığı son yıllarda yaygınlaşıyor!

Modern çağın hareketsiz (sedanter) yaşantısında sinsice ilerleyen omurga kanalı daralması, genellikle 50 yaş üzerinde ortaya çıkarken, son yllarda yanlış yaşam alışkanlıklarının da etkisiyle görülme sıklığı hızla artıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu “Hastalığın ilerlemesiyle birlikte kişinin ağrısız yürüyebilme süresi giderek kısalır. Bel ve bacak ağrılarınız sıklaştıysa ve yatak istirahatiyle geçmiyorsa mutlaka beyin ve sinir cerrahına başvurmanız gerekir. Çünkü sinir kayıplarının önlenmesi açısından erken teşhis çok büyük önem taşımaktadır” diyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu, omurga kanalı darlığına yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Omurga kanalı darlığı ülkemizde son yıllarda hızla yaygınlaşmasına rağmen, hastalıkla ilgili toplumsal farkındalığın düşük olması tanı ve tedavide önemli gecikmelere yol açabiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu, tıp dilinde ‘lomber dar kanal’ denilen hastalığın genellikle 50 yaş sonrası ortaya çıktığını, en sık 60-70 yaşları arasında görüldüığünü belirterek “Sokakta yürürken yol kenarında durup, bel ve bacaklarındaki ağrıların geçmesini bekleyen ve bir süre dinlendikten sonra yoluna devam eden insanlara pek çoğumuz rastlamışızdır. Bu tablonun arka planında genellikle “lomber dar kanal” adı verilen omurga kanalı darlığı sorunu yatmaktadır.  Lomber dar kanal; omurganın içinde omurilik ve bacağa giden sinirlerin bulunduğu kanalın, kemik veya bağların kireçlenerek sinire ait alanı işgal etmesi neticesinde sinirlerin sıkışmasına yol açan bir hastalıktır. Bel ağrısından sonra başlayan, tek ya da iki taraflı bacak ağrıları belirtisiyle ortaya çıkan bu hastalık, doğumsal veya yaşlanma ile oluşabilmektedir. Eskiden sıklıkla ileri yaşlarda görülen bu hastalık günümüzde artık genç yaşlarda da görülmektedir” diyor.

Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu

Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu

Yanlış yaşam alışkanlıkları neden olabiliyor!

Yaşa bağlı olarak omurgada kireçlenme gibi dejeneratif değişikliklerin omurga kanalını daraltarak bu hastalığa neden olabildiği gibi, yanlış yaşam alşıkanlıklarının da büyük rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Çavuşoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Pandemi sonrası maalesef uzun süre hareketsiz yaşam tarzı, bel ve karın kaslarının zayıflamasına yol açarken, bel omurgası üzerine binen yükü de artırdığından, omurga kanalı darlığının görülme sıklığı artmıştır. Kilolu olma, ağır kaldırma, ters hareket yapma gibi omurgayı yük altında bırakan etkenler sonucunda fıtıklaşma olmasa bile, zaman içerisinde bel eklemlerinde ve bağ dokularında kalınlaşmaya, kireçlenmeye ve kanal içinde sinirlerin sıkışmasına yol açmaktadır.

Bu belirtilerle kendini gösteriyor!

Omurga kanalı darlığının aralıklı topallama belirtisi verdiğini, özellikle uzun mesafe yürüme sonrasında hastanın bacaklarında karıncalanma ve ağrı hissettiğini belirten Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu, ağrısız yürüyebilme süresinin de giderek kısaldığını söylüyor. Ağrıların sıklaşması ve belirli süreli yatak istirahati ile geçmemesi durumunda mutlaka bir beyin ve sinir cerrahına başvurulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çavuşoğlu şöyle konuşuyor: “Kanal darlığının yaşlılık ile görülen şeklinde tabloya bel fıtıkları da eklenebilir. Bel fıtığı lomber dar kanal ile birleştiğinde daha fazla şikâyete neden olur ve ameliyatı erkene çekebilir. Bu nedenle bel ağrısından sonra başlayan, tek veya iki taraflı bacak ağrısı belirtisiyle ortaya çıkan bu hastalıkta erken teşhis normal yaşama bir an önce ve sağlıkla dönebilmek açısından çok önemlidir.”

Çok ciddi sorunlara neden olabiliyor!

Hastalığın tanı ve tedavisinin gecikmesi durumunda ağrı ile birlikte uyuşma, ağrının yayıldığı bacakta kuvvet kaybı, basının ilerlemesi durumunda ilgili adalelerde felç hatta hastanın idrarını ve dışkısını tutamama gibi sorunların ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu “Beyin cerrahının görevi sinirde kayıplar olmadan önlem almaktır. Hastalık öyküsünün alınması ve fiziki muayenenin ardından çeşitli tetkikler istenebilir. Genellikle bel bölgesinde görülen ama sırt ve boyunda da etkili olabilen bu hastalığın teşhisinde MR altın standarttır. Ağrıya neden olan durumun lomber kanal darlığı olduğu tespit edildiği takdirde ameliyat planlanır. Cerrahinin amacı, omurga kanalında sinirlerin yer aldığı alanı genişletmektir” diyor.

Ağır ameliyatlar yerine mikrocerrahi tekniği uygulanıyor!

Günümüzde tıp ve teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde ağır ameliyatlar yerine mikrocerrahi tekniği uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu “Son yıllarda minimal invaziv denilen yani dokuya hasarı en az seviyeye indiren yöntemle mevcut şikâyetler giderilmektedir. Mikrocerrahi tekniği ile lomber dar kanal ameliyatlarında alınan sonuçlar son derece yüz güldürücüdür. Bu ameliyat tekniğini yaşlıların çok korktukları diğer ameliyat tekniklerine oranla; kanamanın az olması, kısa sürede sosyal yaşantısına dönüş imkânı sağlaması ve ameliyat konforu nedeni ile özelikle öneriyoruz” diyor. Bu ameliyat sayesinde korse takılması ve vida konması gibi hastaya ek külfet getirecek riskli ameliyat tekniklerinden kaçınılmış olunduğunu belirten Prof. Dr. Çavuşoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Kanal darlığının durumuna göre 2-4 saat süren bu ameliyattan 3 saat sonra hasta yürütülür. İstenildiği takdirde hasta ameliyattan 5 saat sonra taburcu dahi olabilir. Dikiş yoktur, 2 gün sonra pansuman çıkarılıp banyo yapılabilir. Ameliyat sonrası hastanın oturması yürümesi, merdiven inip çıkması serbesttir ancak hastalarımıza iki hafta süresince her seferinde 20 dakikadan uzun oturmamalarını önermekteyiz. Ameliyattan 15 gün sonra da jimnastik programı başlanır. “

Hamilelikte bağışıklığı güçlendiren besinler!

Hamilelik sürecinde bağışıklık sistemi doğal olarak baskılandığı için grip ve soğuk algınlığından idrar yolu enfeksiyonlarına dek birçok hastalık anne adaylarını daha fazla tehdit ediyor. Bu nedenle bağışıklığın güçlenmesi için bazı önlemler almak her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Lala Aslanova “Hamilelik sürecinde bağışıklık sistemi değişiklik gösterir, akciğer kapasitesi azalır ve kalp daha fazla çalışır. Bu faktörler, viral ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı daha hassas hale gelinmesine neden olabilir. Hamilelikte grip, zatürre gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir ve erken doğum riskini artırabilir. Bu nedenle enfeksiyonlara karşı bağışıklığı güçlendirmek çok önemlidir. Özellikle yüksek ateş, kas ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı ya da burun akıntısı/ burun tıkanıklığı varsa mutlaka doktora görünmek gerekir” diyor. Hamilelik döneminde enfeksiyonlardan korunmak için gerekli önlemleri almanın hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını, özellikle doktor önerisi olmadan ağrı kesici, ateş düşürücü veya grip ilaçları kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Aslanova, hamilelikte enfeksiyonlara karşı 8 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Lala Aslanova

Dr. Lala Aslanova

  • Bu besinleri tüketmeye özen gösterin

Hamilelik sürecinde omega-3 yağ asitleri anne adayının bağışıklık sistemini güçlendirirken, vücudu enfeksiyonlara karşı korur. Bu nedenle haftada iki gün balık ve ceviz tüketirken, C vitamini açısından zengin limon ve sivri biber, ayrıca yoğurt, kefir, turşu gibi probiyotik içeriği yüksek besinlere sofranızda mutlaka yer verin. Yumurta, tavuk, kırmızı et ve baklagiller de çok zengin protein kaynaklarıdır. Bu nedenle hamilelikte mutlaka tüketilmelidir. Kuruyemişler, ıspanak ve mercimek gibi çinko ve demir içeren besinler de anne adaylarının bağışıklığını güçlendirmede büyük önem taşır.

  • Bol sıvı tüketin

Hamilelikte yeterli sıvı tüketilmesi özellikle de her gün düzenli ve yeterli miktarda su içilmesi hem anne hem de bebeğin sağlığı için kritik önem taşır. Bu nedenle her gün en az 2 litre su içmeye özen gösterin. Yeterli su tüketilmemesi idrar yolu enfeksiyonlarından kabızlık ve ödeme hatta erken doğum riskine dek bir çok önemli soruna yol açabilir. Günlük yeterli su tüketilmesi, vücudunuzu enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getirmeniz için de son derece önemlidir.

  • El hijyenine dikkat edin!

Ellerinizi gün içerisinde sık sık yıkayın, gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza sürmemeye çalışın. Sabun ve suyla en az 20 saniye ellerinizi yıkamak, virüslerin bulaşmasını önler. Ayrıca dışarıdan geldikten sonra, yemek hazırlamadan ve yemek yedikten sonra, tuvaletin ardından da ellerinizi mutlaka doğru bir şekilde yıkayarak temizleyin. Gün içerisinde su ve sabuna ulaşma imkanı olmadığı durumlarda, özellikle kamuya açık alanlarda eşyalarla ya da yüzeylerle temas ettikten sonra en az yüzde 60 alkol içeren, güvenirliğinden emin olduğunuz bir el dezenfektanı kullanın.

  • Yeterli ve kaliteli uyuyun!

Hamilelikte anne adayları çeşitli sorunlardan dolayı yeterince ve kaliteli uyuyamayabiliyor. Ancak yeterli ve kaliteli uyku, bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlayarak vücudu hastalıklara karşı dirençli hale getiriyor. Uyku sırasında bağışıklık hücreleri yenilendiği ve stres hormonu dengelendiği için anne adayları güne daha zinde başlayabiliyor. Yetersiz ve kalitesiz bir uyku ise bağışıklık sistemini zayıflatırken, enfeksiyonlara karşı yatkınlığı artırıyor. Gün içerisinde anne adayının karamsar ve endişeli bir ruh haline bürünmesine de yol açabiliyor. Bu nedenle her akşam aynı saatte yatağa yatmaya ve her sabah aynı saatte uyanmaya,  karanlık, sessiz, çok sıcak olmayan odada, rahat ettiğiniz pozisyonda uyumaya özen gösterin.

  • Kalabalık ortamlardan kaçının!

Kapalı ve kalabalık ortamlarda hapşırık, öksürük hatta konuşma ile ortama yayılan virüs damlacıkları çok hızlı ve kolay bir şekilde bulaş riski taşıyor. Bağışıklık sistemi hamilelik sürecinde hassas olduğu için kalabalık ortamlarda geçirdiğiniz süre, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor. Bu nedenle toplu taşıma araçları kullanıyorsanız hijyen kurallarına dikkat etmeye, alışveriş merkezlerinden de mümkün olduğunca uzak durmaya dikkat edin. Ayrıca bulunduğunuz ortamı düzenli aralıklarla havalandırmaya özen göstermeniz de sağlıklı bir hamilelik süreci için çok önemlidir.

  • Dengeli ve sağlıklı beslenin

Hamilelikte sağlıklı ve dengeli beslenme bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından çok daha fazla önem taşıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için bol vitamin ve mineral içeren besinler tüketin. Hamilelikte beslenme hem anne karnında gelişimi devam eden bebeğinizin fiziksel ve zihinsel gelişimi hem de kendi sağlığınız için son derece önem taşıyor. Abur cubur sayılabilecek, besleyici değeri olmayan, şeker deposu besinlerden uzak durarak, mevsim sebze ve meyveleri ile protein, C vitamini, demir ve lif içeriği zengin yiyeceklere yönelin.

  • Hasta kişilerle temastan kaçının

Grip veya soğuk algınlığı olan kişilerle yakın temasta bulunmamaya özen gösterin. Enfeksiyonlar öksürük, hapşırık veya dokunma yoluyla çok kolay bulaşabiliyor ve hamilelik sürecinde bağışıklık sistemi daha zayıf olduğu için anne adayının çok daha kolay hasta olmasına neden olarak bebeğin de sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle hasta bir kişi ile mümkün olduğunca yakın temasta bulunmayın, eğer bir arada bulunmak zorunda kalırsanız mutlaka maskenizi takın, ellerinizi sık sık yıkayın ve mesafenizi korumaya çok özen gösterin.

  • Maske takmayı ihmal etmeyin

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Lala Aslanova “Özellikle kalabalık alanlarda bulunmak zorundaysanız maske takarak solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlardan korunabilirsiniz. Hamilelikte bağışıklık sistemi daha hassas olduğu ve hastalıklar daha kolay bulaşıp ağır seyredebildiği için, gerekirse maske kullanarak enfeksiyonların bulaşma riskini azaltabilir, bebeğinizi ve kendi sağlığınızı koruyabilirsiniz” diyor.

Cengiz İmren “Acıyı Sevmek”i yeniden yorumladı

Yaptığı şarkılarla gönüllerde taht kuran Cengiz İmren, “Acıyı Sevmek” isimli şarkıyı yeniden yorumladı. Cengiz İmren, yılın cover şarkısı olarak nitelendirdiği çalışmasını Hayrettin Güneş yönetmenliğinde Ankara’da kliplendirdi. Almanya’dan gelen özel bir ekiple çekimleri bir günde tamamlanan klip’te cast kullanmayan sanatçı, kendine has tarzıyla muhteşem görüntüler ortaya çıkardı. Montaj aşamasına geçilen klip 30 Mayıs’ta Grand Müzik etiketiyle tüm dijital platformlar da yerini almak için gün saymaya başladı.

Seda Yüksel’den sanat müziğine modern dokunuş

Türk sanat müziğinin klasikleşmiş eserlerine getirdiği modern ve güçlü yorumlarla dikkat çeken genç sanatçı Seda Yüksel, “Sen Hep Beni Mazideki Halimle Tanırsın” adlı unutulmaz eseri yeniden seslendirerek dinleyicilerle buluşturdu. Şarkı ve video klip, tüm dijital müzik platformlarında ve sosyal medya kanallarında eş zamanlı olarak yayınlandı.

Şarkının yapımcılığını, Türk müzik sektörünün köklü plak şirketlerinden Elenor Plak üstlenirken; klibin yönetmenliğini ise Cemre Mert yaptı. Klip, Seda Yüksel’in sahne aldığı özel bir mekânda tamamlandı. Öte yandan, klip çekiminde yönetmen koltuğunda Seda Yüksel’in nişanlısı olan sanatçı Alex Tataryan da yer aldı. Çekim boyunca nişanlısı Seda Yüksel’le yakından ilgilenen Alex Tataryan, her detaya büyük özen gösterdi. Görsel estetikten ışık kullanımına, sahne kompozisyonlarından duygusal yansımaya kadar her ayrıntı titizlikle planlandı.

Burcu Kısakürek’in yeni şarkısı ‘’Seven Üzmez’’ yayında

Pop, caz, elektro pop gibi birden fazla müzik türünü harmanladığı başarılı projeleri ile tanınan Burcu Kısakürek, solo çalışmalarına ara vermeden yola ‘’Seven Üzmez’’ isimli yeni şarkısı ile devam ediyor.

Burcu Kısakürek, tüm şarkılarında olduğu gibi Seven Üzmez şarkısının da söz ve bestesine kendi imzasını attı. Şarkının prodüktörlüğünü ise Caner Anar üstlendi.

Elektronik ve etnik tınılarla harmanlanmış bir pop şarkısı olan Seven Üzmez şarkısında yaşadıklarından yola çıkan Burcu Kısakürek, aşkı ve anksiyeteyi bu şarkıda buluşturuyor.

Akılda kalıcı olmasının yanı sıra şiirsel bir anlatı sunan sanatçı, kendine özgü hikaye anlatıcılığını dürüst, içten ve kendinden melankolik bir şarkı ile perçinliyor.

Şarkının görselleri U Studio tarafından hazırlanırken, klibinin yönetmenliğini Burak Özen yaptı. Her iki çekimde de styling çalışması Hilal Sarıkaya’ya ait.

Masal, yeni teklisi “Yandım”

Pop müziğin genç ve üretken ismi Masal, yeni teklisi “Yandım” ile müzik yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor.
“Gidiyorum” ve “Yalan Yok” gibi dikkat çeken şarkılarıyla kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesi edinen Masal, bu kez “Yandım” ile dinleyicileriyle duygusal bir bağ kurmayı hedefliyor.
Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan şarkı, Masal’ın hem vokal gücünü hem de duyguları yoğun şekilde aktarma becerisini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Aşkın kırılma anlarını zarif bir üslupla işleyen “Yandım”, modern pop altyapısı ve sade düzenlemesiyle Masal’ın müzikal vizyonuna yeni bir boyut katıyor.
Duygusal yoğunluğu ve ritmik yapısıyla dinleyiciyi ilk anda içine çeken şarkı, Masal’ın anlatımındaki içtenliğiyle de fark yaratıyor.

Can Baydar’dan yeni albüm “Her Şey Geçer”

Alternatif rock müziğin güçlü temsilcilerinden Can Baydar, uzun süredir merakla beklenen yeni albümü Her Şey Geçer’i, Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyicilerle buluşturuyor.

Modern çağın kalabalığında kendi sesini arayanlara, en karanlık anlardan geçenlere ve yeniden ayağa kalkmak isteyenlere bir çağrı niteliği taşıyan albüm; derin hikayelerle örülü toplam dokuz şarkıdan oluşuyor.

Albümde Can Baydar’ın müzikal yolculuğuna tanıklık ederken; içsel bir isyanın, duygusal bir dönüşümün ve yeniden doğuşun izleri hissediliyor.

Kaybolmuşluk, melankoli, umut ve direnç arasında gidip gelen; bir ruhun yol haritasını çizen Her Şey Geçer, indie-alternatif rock köklerine sadık kalırken, modern anlatım dili ve yenilikçi düzenlemeleriyle dinleyiciye özgün bir deneyim sunuyor.

Hande Mehan, Teoman’ın şarksı “Aşk Kırıntıları”na hayat verdi

Hande Mehan, Teoman’ın unutulmaz şarkılarından “Aşk Kırıntıları”nı yeniden yorumluyor. Naif ve etkileyici sesiyle son zamanların dikkat çeken ismi Hande Mehan, ses getirecek bir düzenleme ile Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyicileriyle buluştu. Teoman’ın 2005 yılında yayımlanan albümünde yer alan klasikleşmiş “Aşk Kırıntıları” parçasını yeniden seslendiren Mehan’a düzenleme ve mix’te Miraç Yavuz eşlik ediyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanacak şarkı ve klibi, 9 Mayıs itibarıyla tüm dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluşacak.