Yazılar

Tatbiki Ekolü Beyoğlu’nda Yeniden Hayat Buluyor

Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu mezunları ve öğretim üyelerinden oluşan Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu, 1 Nisan 2026’da Beyoğlu Vefa Lisesi Kültür Evi – Camhane Art’ta “Şaka Gibi” adlı karma sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor.

“Günlük Sergi, Yıllık Etki” mottosuyla hazırlanan sergi, yalnızca 24 saat içinde kurulup açılacak şekilde kurgulandı. Bu kısa süre, Tatbiki ekolünün üretken ve hızlı reflekslerini yansıtırken, kolektif hafızaya ve güçlü bir ekole duyulan güveni vurguluyor.

Küratör Berrin Aksu’nun yönetiminde gerçekleşen sergi, Bauhaus temasını merkezine alıyor. Tekstil, grafik, resim ve heykel gibi farklı disiplinlerden eserler, Tatbiki’nin bugün hâlâ yaşayan bir ekol olduğunu kamusal alanda görünür kılmayı amaçlıyor. Aksu, serginin “süreklilik yerine yoğunluk, uzunluk yerine etkiyi” hedeflediğini belirterek, Tatbiki ruhunun Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde hâlâ sürdüğünü vurguladı.

Sanat ve tasarım gücünün günümüz sanayisinde nasıl değerlendirildiğini göstermek isteyen sergi, bir gün sürecek özel deneyimiyle sanatseverleri ekolü keşfetmeye davet ediyor.

Adres: Camhane Art, Vefa Lisesi Kültür Evi, Kuloğlu Mah. İstiklal Cad. Turnacıbaşı Sok. No:7, Beyoğlu / İstanbul

 

#ŞakaGibiSergi #EkolTatbiki #Bauhaus #SanatTopluluğu #BeyoğluSanat #KarmaSergi #MarmaraGSF #SanatVeTasarım #İstanbulEtkinlikleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Alaçatı Ot Festivali Dünya Sahnesinde

Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 15’incisi düzenlenecek Alaçatı Ot Festivali, ilk kez “uluslararası” unvanıyla kapılarını açıyor. 20–26 Nisan tarihleri arasında “Köklerden Dünyaya” temasıyla gerçekleşecek festival, doğa, gastronomi ve kültürü bir araya getirerek Ege mutfağını küresel sahneye taşıyacak.

İstanbul’da düzenlenen lansmanda konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, festivalin 15 yıl önce gönüllü komşuların emeğiyle başladığını ve bugün milyonlara ulaşan dev bir organizasyona dönüştüğünü vurguladı. Denizli, festivalin özellikle hafta sonlarında 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sirkülasyonuna ulaştığını belirterek, bu güçlü yerel mirasın artık uluslararası bir marka hâline geldiğini ifade etti.

Worldchefs akreditasyonu ile uluslararası statü kazanan festival, 13 ülkeden yaklaşık 50 şefin katılımıyla düzenlenecek yarışmalarla Alaçatı’yı dünya gastronomi haritasına taşıyacak. Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Emrah Köksal Sezgin de festivalin küresel gastronomi dünyasındaki önemine dikkat çekerek, Alaçatı’nın bu yıl uluslararası şeflerin buluşma noktası olacağını söyledi.

Festivalin üretim kültürü ve kadın emeğiyle büyüdüğünü vurgulayan Denizli, bu yıl seçili otun “körmen” olduğunu açıkladı. Altı gün sürecek programın ilk üç günü tamamen gastronomiye ayrılacak. Profesyonel şeflerin yanı sıra gastronomi liseleri ve üniversitelerden öğrenciler de yarışmalara katılacak. Sonraki günlerde ise Alaçatı’nın klasik atmosferi konserler, söyleşiler, gastronomi atölyeleri, sergiler, yoga ve spor etkinlikleriyle yeniden canlanacak.

Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam gibi sevilen sanatçılar festival sahnesinde yer alarak Alaçatı sokaklarına müzikle eşlik edecek. Ayrıca geleneksel “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Çok Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları bu yıl da yapılacak. Festival korteji ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelerek “en iyi kostüm” yarışmasıyla daha da renkli hâle gelecek.

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 500–560 milyon TL ekonomik hacim yaratan festival, kadın üreticilerden küçük esnafa, otellerden restoranlara kadar geniş bir ekosistemi harekete geçirerek Çeşme için sezon dışı dönemde büyük bir ekonomik güç oluşturdu. Bu yıl da sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik ve yerel üretim odağıyla Çeşme’nin dört mevsim yaşayan kent vizyonuna katkı sunmayı hedefliyor.

Uluslararası Alaçatı Ot Festivali, Çeşme’nin turizm, gastronomi ve kültür alanındaki marka değerini küresel ölçekte güçlendirmeyi amaçlarken, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturacak.

 

#AlaçatıOtFestivali #KöklerdenDünyaya #Çeşme #EgeMutfağı #Worldchefs #Gastronomi #Sürdürülebilirlik #Körmen #FestivalAtmosferi #TürkiyeEtkinlikleri #KadınEmeği #YerelÜretim #KültürVeDoğa #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Fuat Çağdaş Kimdir?

Medya dünyasında yükselen bir girişimci 

Fuat Çağdaş, Türkiye’de dijital medya yatırımlarıyla adından söz ettiren bir isim. 2017 yılında İnter Medya İletişim Hizmetleri çatısı altında yayın hayatına başlayan Pause Dergi ile sektöre güçlü bir giriş yaptı. Ardından yeme-içme ve turizm odaklı haber portallarıyla dijital medyanın nabzını tutmaya devam etti.

Yeni yatırımlar, yeni markalar 

Çağdaş, 2023 yılında iş dünyası ve politika ağırlıklı içerikleriyle öne çıkan Pause Journal’ı hayata geçirerek medya portföyünü genişletti. Bugün; Hanedancity, Pausedergi, Pausejournal, Pausesanat, Pausespor, Pausesaglik olmak üzere altı haber sitesi ve iki dijital dergi ile medya sektöründe emin adımlarla ilerliyor.

Dijitalde büyüme vizyonu 

Fuat Çağdaş, yalnızca yazılı içerikle sınırlı kalmayıp PauseTV YouTube kanalı ile görsel medyaya da yatırım yaptı. Çağdaş, “Dijitalde büyümeye devam edeceğiz” diyerek medya yatırımlarını geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koyuyor.

İş dünyasında güçlü bir figür 

Medyadaki deneyimlerini girişimcilik vizyonuyla birleştiren Çağdaş, dijital medya yatırımlarını çeşitlendirerek Türkiye’nin medya ekosisteminde kendine sağlam bir yer edindi. Onun hikâyesi, basit bir dergi girişiminden çok sektörler arası büyüyen bir medya dönüşümün örneği olarak dikkat çekiyor.

 

#FuatÇağdaş #PauseDergi #PauseJournal #PauseTV #MedyaYatırımı #DijitalMedya #İşDünyası #Girişimcilik #TürkiyeMedya #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yeni Isuzu D-Max: Daha Güvenli, Daha Teknolojik

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, sağlamlığı ve dayanıklılığıyla öne çıkan pick-up modeli D-Max’i yeniledi. Tasarım, teknoloji, güvenlik ve konfor alanlarında yapılan geliştirmelerle yeni D-Max, kullanıcılarına daha güvenli, daha teknolojik ve daha konforlu bir sürüş sunuyor.

Yeni D-Max’in dış tasarımında yapılan güncellemeler araca daha modern ve güçlü bir görünüm kazandırırken, güncellenen renk kartelası kişiselleştirme seçeneklerini artırıyor. Elektronik direksiyon sistemi (EPS) ile sürüş konforu yükseltilirken, yeni eklenen çevre görüş kamerası ve sürücü izleme sistemi güvenliği destekliyor.

Araç, Şerit Takip Asistanı, Acil Şerit Koruma, Sürücü İzleme Sistemi gibi gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatıldı. Ayrıca 4G destekli Acil Çağrı Sistemi (eCall) ve kamera tabanlı çevre görüş sistemi de sürüş güvenliğini artırıyor.

Motor hacmi 2164 cc’ye yükseltilirken, maksimum tork 400 Nm’ye çıkarıldı. Otomatik şanzıman ise 6 ileri yerine 8 ileri olarak güncellendi. İç ve dış tasarımda yapılan yeniliklerle D-Max, daha modern ve güçlü bir karaktere kavuştu.

Yeni Isuzu D-Max, hem iş hem günlük kullanımda pick-up segmentindeki iddiasını güç ve dayanıklılıkla bir adım daha ileri taşıyor.

 

#IsuzuDMax #AnadoluIsuzu #YeniDMax #PickUp #OtomobilHaberi #GüvenliSürüş #TeknolojiVeKonfor #AraçYenilikleri #Otomotiv #SürüşDeneyimi #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya

Recep Çiftci’den Modern İnsana Anlam Arayışı Çağrısı

Modern hayatın hız ve verimlilik odaklı düzeninde bireyler çoğu zaman kendi iç seslerini duyamıyor. Bu yoğun tempo içinde anlam arayışı giderek daha önemli hale gelirken, yazar Recep Çiftci yeni kitabı “Meğersem Güneş Hep Balçıkla Sıvanırmış” ile okurları içsel bir yolculuğa davet ediyor.

Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan eser, modern insanın bastırılmış duygular, alışkanlıklar ve korkularla örülü “balçıkların” altında kalan öz hakikatini hatırlatıyor. Çiftci, kutsal metinleri bugünün insanına rehberlik edecek semboller üzerinden yorumlarken, egonun yok edilmesi gereken bir düşman değil; doğru bir hizmet bilinciyle eğitilmesi gereken bir yol arkadaşı olduğunu savunuyor.

Kitap, Kur’an-ı Kerim’deki denizlerin birleşmesi, incir, zeytin ve nur gibi semboller üzerinden derin bir okuma yaparak okuru yüzeysel olanın ötesine geçmeye çağırıyor. “Gerçek uyanış, kişinin kendi içindeki ışığı fark etmesiyle başlar” diyen eser, modern insanın anlam arayışına samimi bir yol haritası sunuyor.

#RecepÇiftci #MeğersemGüneşHepBalçıklaSıvanırmış #CeresYayınları #KitapHaberi #AnlamArayışı #Modernİnsan #İçselYolculuk #EgoVeRuh #ÇağdaşYorum #OkumaÖnerisi #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya

Conrad Istanbul Bosphorus’ta Meyhane Akşamları Başlıyor

Conrad Istanbul Bosphorus’un Boğaz’a nazır seçkin mekânı Manzara Restoran, Nisan ayından itibaren her ayın belirli günlerinde düzenlenecek Meyhane Akşamları ile misafirlerine yeni bir gastronomi ve müzik deneyimi sunuyor.

10 Nisan’da kanun sanatçısı Aytaç Doğan ve ekibi, 17 Nisan’da ise ud sanatçısı Ömer Gürsoy solistliğinde Özdemir Güz Orkestrası, fasıl severlerle buluşacak. Bu özel akşamlarda Manzara Restoran şefleri, geleneksel meyhane lezzetlerini özgün dokunuşlarla yeniden yorumluyor.

Zengin meze seçkisinde; zerdeçallı bakla fava, Arnavut biberiyle atom, Çengelköy bademli kuru cacık, Tokat yaprağıyla zeytinyağlı sarma, Kastamonu pastırmalı paçanga böreği gibi klasik tatların yanı sıra Girit ezmesi, Mezopotamya usulü humus, mutebbel, muammara ve Saroz torikli lakerda yer alıyor. Menüde ayrıca özel soslarla marine edilmiş levrek marin, özgün pişirme tekniğiyle hazırlanan ahtapot, Balıkesir’den gelen etler ve Çanakkale’den deniz ürünleri bulunuyor. Finalde ise Antakya usulü tahinli çıtır balkabağı misafirlere zarif bir tatlı deneyimi sunuyor.

Manzara Restoran’ın “Meyhane Akşamları”, Boğaz manzarası eşliğinde fasıl müziği ve gurme lezzetleri bir araya getirerek İstanbul’un gastronomi sahnesine yeni bir soluk katıyor.

Program Akışı:

19.00 Akşam Yemeği

21.00 – 23.00 Canlı Performans/ Fasıl

Rezervasyon: +90 537 973 80 14

 

#ConradIstanbul #ManzaraRestoran #MeyhaneAkşamları #BoğazdaLezzet #FasılKeyfi #GurmeDeneyim #İstanbulYemeİçme #Gastronomi #MezeKültürü #RestoranHaberi  #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya

Kilo artışının “gizli sebebi” bunlar olabilir!

Kilo vermeye çalışırken bazen hiç beklenmedik bir tabloyla karşılaşabiliyoruz.  Daha az yeriz, daha çok hareket ederiz ama tartı ibresinde bir değişim olmaz. Üstelik, bazen canımızı daha da sıkan bir şey olur; her zamankinden az yediğimiz halde kilo alırız. Acıbadem Altunizade Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman, bu durumun çoğu zaman hatalı beslenme ve yaşam alışkanlıklarımızdan kaynaklandığını belirterek, “Diyet sürecinde kalori hesabı yapmamak, az yenilmesine rağmen kilo alınmasının en yaygın sebeplerinden biridir. Ancak, kilo alınmasının nedeni sadece beslenme hataları değildir. Vücudumuz bazen kronik strese, hareketsizliğe ve uyku bozukluğu gibi etkenlere karşı kendini korumaya alır ve yağ depolamaya yönelir. Bu nedenle az yemek her zaman çözüm olmayabilir” diyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman, ancak kilo artışının hormonal veya metabolik hastalıklardan da kaynaklanabildiğini vurgulayarak, “Özellikle kısa sürede ve karın çevresinde belirgin kilo artışı varsa, metabolik veya hormonal sebeplerin araştırılması son derece önemlidir” ifadelerini kullanıyor. Doç. Dr. Adnan Batman,  az yemeye rağmen kilo artışına yol açabilen 10 etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Doç. Dr. Adnan Batman

Doç. Dr. Adnan Batman

Hatalı diyetler

Az yenilmesine rağmen kilo alımının en önemli sebeplerinden biri, diyet sürecinde kalori hesabı yapılmamasıdır. Bu durum farkında olmadan ihtiyaçtan fazla enerji alınmasına yol açabiliyor. Ayrıca, şok diyetler de kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlasalar da metabolizmayı yavaşlatabiliyor ve kas kaybına neden olarak kilo alımını kolaylaştırıyor.

Yetersiz ve kalitesiz uyku

Yetersiz ve kalitesiz uyku, az beslenilmesine rağmen kilo artışının önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Doç. Dr. Adnan Batman, beş saatin altında uyuyan kişilerde obezite riskinin yüzde 50 oranına kadar artabildiğine işaret ederek, şu bilgileri paylaşıyor: “Gece geç uyumak melatonin ve kortizol dengesini bozar. Bu durum insülin duyarlılığını azaltır ve vücudu yağ depolamaya daha yatkın hale getirir. Aynı zamanda kortizolün salınımını yükselterek karın çevresinde yağlanmayı artırır.  Dolayısıyla melatonin hormonunun yükseldiği 22:00-23:00 saatleri arasında uyku moduna geçilmesi son derece önemlidir.”

Kronik stres

Kronik stres altında vücut daha fazla kortizol hormonu salgılıyor. Bu hormon uzun süre yüksek düzeyde kaldığında metabolizma hızını düşürüyor. Ayrıca, kan şekerini yükselterek insülin seviyesinin de artmasına neden olabiliyor; bu durum yağ depolanmasını kolaylaştırıyor. Kronik stres altında olan kişiler az yeseler bile yağ depolamaya daha yatkın hale gelebiliyor. Doç. Dr. Adnan Batman,   stres hormonu kortizol yüksekliğinin özellikle karın bölgesinde yağ dokusunu artırdığını belirterek, “Karın bölgesi kortizole daha duyarlı olduğu için yağ yakımı burada daha fazla belirginleşmektedir” diyor.

Kas kütlesinde azalma

Kas kaybı 35 yaş sonrasında yavaş ama sürekli bir şekilde ilerliyor. Kas dokusunun metabolik olarak aktif olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Adnan Batman, “Kas kütlesi azaldıkça bazal metabolizma hızı da düşmektedir. Bu durum, aynı miktarda beslenmeye devam edilse bile vücudun daha az enerji harcamasına ve zamanla yağ oranının artmasına neden olabilmektedir” bilgisini veriyor.

Hareketsiz yaşam

Sadece spor yapmak değil, gün içindeki toplam hareket miktarı da enerji harcamasını belirliyor. Masa başında çalışma ve uzun süre oturma gibi alışkanlıklarda günlük enerji harcaması ciddi şekilde azalıyor. Bu durumda kişi az besin tüketse bile harcanan enerji daha düşük olduğu için kilo artışı görülebiliyor. Düzenli günlük hareket, metabolizmanın daha aktif kalmasına yardımcı oluyor ve kilo kontrolünü destekliyor.

Perimenopoz / Menopoz

Perimenopoz ve menopoz dönemlerinde östrojen seviyesinin azalması metabolizmanın yavaşlamasına neden olabiliyor. Dolayısıyla az yenilse bile metabolizma daha yavaş çalıştığı için kilo alınabiliyor. Bu hormon değişimi vücudun yağı özellikle karın bölgesinde depolama eğilimini artırıyor.

Tiroit yetmezliği (Hipotiroidi)

Metabolizmamızı düzenleyen tiroit hormonlarının eksikliğinde bazal enerji harcaması düşüyor ve sıvı tutulumu gelişebiliyor. Genellikle 2–4 kilo civarında kilo artışı yaşanırken beraberinde halsizlik, üşüme ve kabızlık gibi sorunlar da görülebiliyor.

Cushing sendromu

Cushing sendromu, vücudun uzun süre yüksek miktarda kortizol hormonuna maruz kalmasıyla oluşan bir hastalık. Kortizol yüksekliği özellikle karın bölgesi, ense ve yüzde yağ birikimine yol açıyor. Yüz yuvarlaklaşıyor, cilt inceliyor ve morarmalar gelişebiliyor. Doç. Dr. Adnan Batman, hızlı ve bölgesel kilo artışında Cushing sendromunun mutlaka akla gelmesi gerektiğine işaret ediyor.

İnsülin direnci

İnsülin direncinde hücreler kan şekerini dengelemek için daha fazla insülin salgılıyor. İnsülin, glikozu hücrelere taşıma ve fazla enerjiyi yağ olarak depolama sinyali veren bir hormon. Kan şekeri normal olsa bile yüksek insülin nedeniyle vücut yağ depolamaya daha yatkın hale geliyor ve yağ yakımı zorlaşabiliyor. Kilo artışı özellikle karın bölgesinde görülüyor.

Polikistik over sendromu

Polikistik over sendromu olan kadınlarda androjen artışı ile insülin direnci birlikte görülebiliyor.  Bunun sonucunda az yenilmesine rağmen kilo artışı yaşanabiliyor. Ayrıca adet düzensizliği, tüylenme ve akne gibi sorunlar da gelişebiliyor.

 Kilo artışına karşı 5 etkili öneri!

  • Gerçek kalori alımınızı objektif olarak belirleyin.
  • Uyku sürenizi 7–8 saate çıkarın.
  • Haftada en az 3 gün direnç egzersizi yaparak, kas kütlenizi koruyun.
  • Tiroit, insülin ve kortizol gibi temel hormon değerlendirmesi yaptırın.
  • Kilonuzu ve bel çevrenizi düzenli olarak ölçün. 

#KiloKontrolü #AzYemekÇözümDeğil #Metabolizma #HormonalDenge #UykuSağlığı #StresYönetimi #KasKütlesi #HareketsizYaşam #İnsülinDirenci #TiroitSağlığı #SağlıklıYaşam #BeslenmeAlışkanlıkları #ObeziteRiskleri #Endokrinoloji #AcıbademSağlık #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya

ArtHan Galeri’de Seden Erşen’den “Martini Etkisi”

İstanbul Karaköy’deki tarihi Kurşunlu Han’da yer alan ArtHan Galeri, 4–25 Nisan 2026 tarihleri arasında Seden Erşen’in “Martini Etkisi” sergisine ev sahipliği yapıyor. Nuray Özler Yolcu küratörlüğünde gerçekleşen sergi, dalgıçların derin sularda yaşadığı algı değişiminden esinlenerek insan zihninin bilinç katmanlarına dair metaforik bir yolculuk sunuyor.

Sanatçının kendine özgü tekniğiyle ürettiği eserler, saydam katmanlar ve canlı renk geçişleri aracılığıyla izleyiciyi derinleşen bir algı deneyimine davet ediyor. Denizanaları, sinir ağlarını andıran organik biçimler ve kozmik patlamaları çağrıştıran renk alanları, insan psikolojisinin akışkan ve dönüşen doğasına işaret ediyor.

Tarihi Kurşunlu Han’ın mimarisi içinde gerçekleşen sergi, yalnızca görsel bir deneyim değil; aynı zamanda bilincin farklı katmanları üzerinde düşünmeye alan açıyor. Erşen’in eserleri, izleyiciyi sınırların netliğini yitirdiği bir içsel yolculuğa davet ediyor.

Yer: ArtHan Galeri – Kurşunlu Han, Karaköy, İstanbul

Tarih: 4–25 Nisan 2026

 

#ArtHanGaleri #SedenErşen #MartiniEtkisi #ÇağdaşSanat #KaraköySanat #KurşunluHan #SanatSergisi #BilincinKatmanları #NurayÖzlerYolcu #SanatHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş

ArtAnkara’da Katmanlı Bir Sanat Diyaloğu

Sevil Dolmacı Gallery, 25–29 Mart 2026 tarihleri arasında ATO Congresium’da düzenlenen ArtAnkara 12. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı kapsamında, uluslararası ve Türkiye çağdaş sanat sahnesinden dikkat çekici isimleri bir araya getiren özel bir seçkiyle sanatseverlerle buluşuyor.

Her yıl galeriler, koleksiyonerler ve sanat profesyonelleri arasında dinamik bir etkileşim alanı yaratan ArtAnkara, disiplinler arası üretimleri odağına alarak çağdaş sanatın nabzını tutuyor. Bu yıl Sevil Dolmacı Gallery, küresel ölçekte karşılık bulan sanatçılar ile Türkiye’nin güncel üretimlerine yön veren isimleri aynı bağlamda buluşturarak katmanlı bir anlatı kuruyor.

Galerinin seçkisinde; Peter Halley, Bosco Sodi, Daniel Firman, Michael John Kelly gibi uluslararası sanatçılar öne çıkarken, Türk sanat tarihinin önemli isimlerinden Burhan Doğançay’ın eserleri de sanatseverlerle buluşuyor. Ayrıca Haluk Akakçe, Nilbar Güreş, Ahmet Oran, Ekrem Yalçındağ gibi isimler kavramsal derinliği yüksek üretimleriyle dikkat çekiyor. Genç kuşak sanatçılar ve farklı disiplinlerden üretimler ise sunuma çeşitlilik katıyor.

Nilbar Güreş’in Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nda sergilenen “Açık Telefon Kulübesi” yerleştirmesiyle uluslararası yankı uyandırmış olması, seçkinin güçlü güncel sanat vurgusunu pekiştiriyor. Resimden heykele, fotoğraftan yerleştirmeye uzanan bu sunum, malzeme ve düşünce ekseninde genişleyen bir ifade alanı yaratıyor.

 

Yer: ATO Congresium – Arakat / Mezzanine Floor

VIP Ön İzleme: 25 Mart 2026, 11:00 – 21:00

Genel Ziyaret: 26–29 Mart 2026, 11:00 – 20:00

 

#SevilDolmacıGallery #ArtAnkara2026 #ÇağdaşSanat #UluslararasıSanat #SanatFuarı #BurhanDoğançay #NilbarGüreş #PeterHalley #BoscoSodi #SanatHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş

Sefo ve İrem Derici’den İlk Düet: “Senden Kalanlar”

Türk pop müziğinin sevilen isimleri Sefo ve İrem Derici, uzun zamandır beklenen ilk düetlerini müzikseverlerle buluşturdu. Prodüktörlüğünü Aerro’nun üstlendiği, söz ve müziği Sefo’ya ait olan “Senden Kalanlar”, güçlü vokaller ve etkileyici düzenlemesiyle dikkat çekiyor.

Sanat dünyasında yıllardır süren dostluklarıyla bilinen ikili, bu kez sahnede değil stüdyoda bir araya geldi. Şarkının doğum günlerine denk gelen çıkışı, hayranları için ayrı bir sürpriz oldu. Sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar ise parçaya olan merakı daha da artırdı.

Şarkının klibi, Ecem Gündoğdu yönetmenliğinde çekildi. Görsel anlatımıyla parçanın duygusunu güçlendiren klip, iki insanın ne tamamen birlikte ne de ayrı olabildikleri bir ilişkiyi konu alıyor.

Sefo ve İrem Derici’nin ilk düeti “Senden Kalanlar”, tüm dijital platformlarda yayında ve kısa sürede listelerde üst sıralara yükselmesi bekleniyor.

#Sefo #İremDerici #SendenKalanlar #YeniŞarkı #TürkPopMüziği #MüzikMagazin #HitDüet #Aerro #EcemGündoğdu #DijitalPlatformlardaYayında #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity