Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Yaşlanmaya karşı profesyonel bakım

Yaşlanmaya karşı profesyonel bakım

Neostrata’nın en etkili serilerinden Skin Active, yüksek konsantrasyonlu güçlü içerikleriyle dört haftada gözle görülür cilt değişim sunuyor.

Neostrata, bağımsız klinik çalışmaları, dermatoloji alanındaki 40 yılı aşkın deneyimi ve güçlü, etkili ve stabil formülasyonlarıyla her cilt endişesine yönelik çözümler vadediyor. Markanın yedi serisinin ilki olan ve hızlı ve maksimum sonuçlar için tasarlanan premium Skin Active serisi, etkili ve performans odaklı bileşenleriyle cildinizdeki yaşlanma belirtilerine karşı onarıcı ve sıkılaştırıcı profesyonel bakım yapıyor.

Skin Active ürünleri, derin çizgiler, sıkılık kaybı ve düzensiz cilt tonu endişelerine içerdiği retinol, aminofil ve neoglukozamin içerikleri ile cildin tüm katmanlarına nüfuz ederek dört haftada gözle görülür sonuçlar sunuyor. Tüm cilt tiplerine uygun Canlandırıcı Yüz Yıkama Köpüğü, sabun içermeyen formülüyle gözeneklerdeki kalıntıları derinlemesine temizliyor, cildin pH’ını dengeliyor ve cilt dokusunu pürüzsüzleştirirken aydınlatıyor.

Matriks Destekleyici Nemlendirici, antioksidan kompleks içeriği ile cildin nemlendirici matriksini hedefleyerek daha sıkı bir cilt görünümü sağlıyor ve içerdiği geniş spektrumlu SPF 30 ile cildi zararlı güneş ışınlarından koruyor. Yenileyici Yaşlanma Karşıtı Krem, cildi nazikçe soyarak sıkılaştırıyor ve cilt tonunu eşitliyor. Sıkılığını kaybetmiş göz çevresi görünümünü dolgunlaştıran Yoğun Göz Çevresi Bakımı, içerdiği kafein ile ince çizgileri, kaz ayağı kırışıklıklarını ve göz kapağı sarkmalarını azaltıyor. 3’lü Etki Cilt Dolgunlaştırıcı Serum üç boyutlu çözüm sunarak cilt tonunu yeniliyor, cildi dolgunlaştırıyor ve pürüzsüzleştiriyor. Onarıcı meyve kök hücre özü ile zenginleştirilen Üçlü Sıkılaştırıcı Boyun Kremi, boyun ve dekolte bölgesindeki kırışıklıkları açarak sıkılaştırıyor ve cildin doğal kolajenini destekliyor.

Pandemide turşu tüketimi arttı ama aşırısı bu hastalıklara neden olabilir!

Pandemide turşu tüketimi arttı ama aşırısı bu hastalıklara neden olabilir!

Lahana, karnabahar, kornişon, pancar ve daha niceleri… Lezzetli olmasının yanı sıra önemli bir sağlık kaynağı olan turşu, tüm mevsim, sofralarımızda sıkça yer alıyor. Turşunun en dikkat çeken faydası ise bağırsak sağlığına destek olması. İçeriğinde yer alan ve yararlı bakteriler olan probiyotikler ile prebiyotik lifler bağırsak florasının zenginleşmesini sağlıyor ki bu da güçlü bir bağışıklık sistemi anlamına geliyor. İşte bu önemli etkisi nedeniyle turşu tüketimi pandemi sürecinde artış gösterdi. Ancak dikkat! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, içeriğinde bolca bulunan sodyumun fazla miktarda yenildiğinde turşunun tam aksine ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirterek, “Her besinde olduğu gibi turşuda da aşırıya kaçmamak çok önemli. Çünkü gereğinden fazla tüketmek; ödeme, mide kanserine, hipertansiyona ve uzun vadede kalp damar hastalıklarına neden olabiliyor. Dolayısıyla turşuyu haftada bir – iki günle sınırlandırmalı ve az miktarda yemeliyiz” diyor. Turşu yaparken çürük olmayan sebze ve meyvelerin kullanılmasına da mutlaka özen gösterilmesi gerektiğini hatırlatan Nur Ecem Baydı Ozman, “Turşuda fermantasyon sırasında iyi bakteriler ürerken, sebze veya meyvelerin çürük kısımlarından yayılan zararlı bakteriler de çoğalarak bağırsak sağlığını, dolayısıyla bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyorlar” diyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, turşunun bazı faydalarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Vücut direncini artırıyor

Bağışıklık sistemimiz bağırsak sağlığımızla yakından ilişkili. Öyle ki sağlıklı bağırsaklar bağışıklık sistemi hücrelerini destekleyerek vücudumuzu güçlendiriyor. Turşu içeriğindeki prebiyotik etki gösteren lifler ve probiyotik dost bakteriler sayesinde bağırsak sağlığını koruyarak dolaylı olarak nezle ve grip gibi mevsimsel hastalıkları daha hafif atlatmamızda etkili olabiliyor.

Kabızlığı önleyebiliyor

Turşu yapımında kullanılan sebze ve meyveler yüksek oranda lif içerdikleri için prebiyotik etki gösteriyorlar. Prebiyotik besinler bağırsakta yer alan dost bakterilerin sayısının artmasına yardımcı oluyorlar. Ayrıca turşunun fermantasyon aşamasında bağırsak sağlığını olumlu etkileyebilen laktik asit bakterileri oluşuyor. Bu sayede bağırsak hareketleri optimize edilerek kabızlığın önüne geçilebiliyor. Kabızlığı önlemek için salatalarınıza tuz yerine az miktarda turşu ekleyin. Böylelikle hem yüksek lif alımıyla kabızlığı önleyebilir, hem de turşuyu az miktarda tüketmiş olursunuz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kansere karşı koruyabiliyor

Turşuda kullanılan meyve ve sebzeler çoğunlukla yüksek miktarda vitamin, mineral ve antioksidan içeriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, turşu formunda tüketildiklerinde bazı vitamin kayıpları olsa da, bu besinlerin mineral ve antioksidan içerikleriyle sağlığa olumlu katkı sağladığını belirterek, “Turşudaki antioksidanlar serbest radikalleri yok ederek kanserden koruyabiliyor. Tek bir turşu yerine pancar, lahana ve havuç gibi çok farklı sebzeleri tüketerek antioksidan çeşitliliğini arttırmak mümkün olabiliyor” diyor.

Kemik sağlığına destek oluyor

K2 vitamini bağırsaktaki bakteriler tarafından sentezleniyor. Bağırsak florası bozulmuşsa K2 vitamininin sentezi azalıyor. Turşu içerdiği iyi bakteriler sayesinde floranın iyileşmesine katkı sağlayarak K2 vitamini sentezini arttırabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “Özellikle lahana turşusu K2 vitamini bakımından oldukça zengindir. K2 vitamini kalsiyumun kemik ve dişlerde birikimini arttırıyor, dolayısıyla bu dokuların güçlenmesini sağlıyor. Aynı zamanda kalsiyumun damar çeperinde birikerek damarlarda kireçlenmeye yol açmasını önlüyor ve bu sayede dolaylı olarak kalp damar sağlığını da koruyor” diyor.

Anksiyete ve depresyona karşı etkili

Bağırsak florasının bozulması anksiyete ve depresyon gibi mental hastalıklarla ilişkilendiriliyor. Probiyotikler bağırsağın normal mikrobiyal dengesinin korunmasına katkı sağlıyor; bu etkileri sayesinde anksiyete ile depresyonun önlenmesinde rol oynuyor. Turşu tüketmek hem prebiyotik içeriği hem de muhtemel probiyotik içeriği sayesinde bağırsaktaki dost bakterilerin sayısını arttırarak ruh halini olumlu etkiliyor.

Ekonomik kaygı ile nasıl başa çıkılır?

Ekonomik kaygı ile nasıl başa çıkılır?

Son zamanlarda cevabını bilemediğimiz sorularla belirsizlikler içerisindeyiz. ‘’Kazandığım para ile geçimimi sağlayabilecek miyim? İhtiyaçlarımı rahatlıkla karşılayabilecek miyim? Keyif alanlarıma yer ayırabilecek miyim? ’’ gibi cevabını aradığımız belirsiz düşüncelere yoğun bir şekilde maruz kalmaktayız.  İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Uzmanı Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan, ekonomik kaygı hakkında açıklamalarda bulundu.

Kişiler olumlu ya da olumsuz fark etmeksizin yeni bir durumla karşılaştıklarında kaygı belirtileri gösterebilirler. Kaygı duygusu, dışarıdan gelen tehdidin tam olarak ne olduğunun bilinmemesi ve geleceğe yönelik sınırların belirsiz olmasından kaynaklı hissettiğimiz bir duygudur. Buradan baktığımızda kişilerin algıladıkları ekonomik durumlarının ve yaşadıkları ülkenin ekonomik dalgalanmalarının, ruh sağlıkları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu söylenilebilir.

Psikoloji Uzmanı Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan

Ekonomik dalgalanmalar kişilerin yaşamlarını olumsuz etkiliyor

Hayat aslında belirsizlikler üzerine kuruludur. Bu belirsizlikler ister olumlu olsun ister olumsuz, belirsiz olan her durum kişilerde bir takım olumsuz duyguları tetikleyebilir. Belirli düzeyde hissedilen kaygı aslında sağlıklı bir duygudur. Bizi motive eder, tehlikelere karşı kendimizi ve çevremizdekileri korumamıza ve önlemler alarak hayatta kalmamıza yardımcı olur. Örneğin; bu durumda kaygı kişiyi çalışmaya, planlamaya, sorgulamaya, gelişmeye ve birikim yapmaya itebilirken daha yoğun hissedilen kaygı ise kişinin yaşamdan aldığı doyumu olumsuz yönde etkileyebilecek düşünce ve davranışlara itebilir. Dolayısıyla hissedilen kaygının yoğunluğu ve kişinin günlük hayatındaki işlevselliği üzerindeki etkisinin, ruh sağlığı üzerinde belirleyeci bir faktör olduğu söylenebilir. Rutinler kişilerin olumsuz duygularla baş edebilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Kişiler içinde bulundukları belirsizliği gün içindeki rutinleriyle farkında olarak ya da farkında olmadan belirli hale getirirler. Örneğin, sabah belli saatlerde uyanmak, işe gitmek, işten sonra dışarıda bir şeyler içmek ya da yemek yemek, spor yapmak, sosyal aktivitelerde bulunmak, belirli zamanlarda seyahat etmek, alışveriş yapmak, hobileriyle ilgilenmek gibi tüm bu aktiviteler kişilerin hayatındaki motivasyonel rutinler arasında yer alabilir. Kişilerin yaşamlarındaki bazı faktörler mevcut rutinleri üzerinde engelleyici ya da bozucu rol oynayabilmektedir. Ne yazık ki günümüzde gerek Pandemi koşulları gerekse mevcut ekonomik dalgalanmalar, kişilerin günlük rutinlerini gerçekleştirebilmesini zorlaştırabilmekte hatta rutinleri üzerinde bozucu etkiye neden olabilmektedir.

Ekonomik kaygıyla başa çıkmada neler yapılabilir?

Geçmişe ve geleceğe yönelik hatalı düşünceler yerine gerçekçi ve işlevsel düşüncelere odaklanın. Olumsuz duygular karşısında duygusal yeme ya da duyguları bastırma gibi işlevsel olmayan tutumlardan uzak durmak son derece önemlidir. Bu süreçte duygu ve düşünceleri ifade etmek, aile ya da yakın arkadaşlardan maddi veya manevi destek talep etmek, duygu paylaşımında bulunmak ve sevdiklerimizle vakit geçirmek gibi aktivitelerin olumsuz duygunun azalmasında önemli bir faktör olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte yeterince iyi uyumak, düzenli beslenmek, kişiyi rahatlatacak yoga, meditasyon ya da gevşeme egzersizleri gibi tekniklerden faydalanmak da işlevsel baş etme yöntemleri arasında yer almaktadır.

Ekonomik durumunuzu daha verimli bir şekilde yöneteceğiniz yolları değerlendirin

Ekonomideki belirsizlik ve tutarsızlıklar karşısında kişilerin ekonomik durumlarına göre yeniden planlama yapmaları oldukça önemlidir. Planlamalar başlangıçta kişide endişe ve ümitsizlik uyandırsa dahi özellikle öncelikli ödeme planlarının yapılması ve giderlerin yeniden değerlendirilmesi gibi çözüm arayışlarının kişiyi uzun vadede rahatlatabildiği görülmektedir.

‘’Ya Hep Ya Hiç” yapmak yerine rutinlerinizi yeniden düzenleyin

Mevcut sürdürülebilir rutinlere mümkünse devam edebilirsiniz. Devam edilmesi maddi ya da manevi açıdan güçlük oluşturan rutinler yerine yeni rutinler oluşturmak kişilerin olumsuz duygu durumları üzerinde rahatlatıcı bir etki oluşturabilmektedir. Örneğin; maliyeti yüksek bir spor salonuna gitmekten tamamen vazgeçmek yerine ekonomik durumunuza uygun bir spor salonuna gitmek, evde spor yapmak ya da açık alanda yürüyüş yapmak gibi yeni rutinler oluşturmak kişilerin iyi olma halinde önemli bir rol oynamaktadır.

Sosyal medyanın aşırı kullanımından uzak durun!

Gün içerisinde gerek gazetelerde gerekse televizyon gibi kitle iletişim araçlarında ve sosyal medya kanallarında ekonominin durumu hakkında çok fazla olumsuz habere maruz kalmaktayız. Olumsuz bir durum, duygu ya da düşünceye sürekli olarak maruz kalmak kişilerde kaygıyı tetikleyebilmekte hatta var olan kaygıyı arttırabilmektedir. Bu noktada sınırlandırmanın, kaygı belirtileri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. Burada kast edilen var olan gerçekliği inkâr etmek ve görmezlikten gelmek değildir. Tabii ki de kişiler birtakım bilgiler edinmeli ve gündemi takip etmelidirler. Ancak yoğun kaygı oluşturacak içeriklere sınır getirmek ve aşırı maruz kalmaktan kaçınmak kişilerin iyi olma halinin artmasında önemli bir etkiye sahiptir. Örneğin, ‘’ sabahları kalktığımda 10 dakika haberlere bakacağım.’’ şeklinde kişi kendi yaşam düzenine göre medya kullanımına sınırlama getirebilir.

Ancak tüm bunlara rağmen kişi mevcut durumla baş etmekte güçlük yaşıyorsa, kişinin duygu yoğunluğunda bir azalma olmuyorsa ya da duygunun şiddeti giderek artıyorsa, ve bu durum kişinin günlük hayatını ve işlevselliğini olumsuz yönde etkilemeye başladıysa psikoterapi desteğinin alınması kişinin psikolojik iyi olma hali açısından oldukça önemlidir.

Victoria’s Secret’dan “Bridal Koleksiyonu”

Victoria’s Secret’dan “Bridal Koleksiyonu”

Victoria’s Secret Bridal koleksiyonu ile gelinliğin mükemmel duruşunu destekleyen ve gün boyunca konforunuzu düşünen gelin iç giyim parçalarının tutku dolu etkilerini üzerinizde hissedin.

Gelinliğinizin içinde kusursuz duran bir sütyen bu günün en önemli parçalarının arasında yer alırken gelinliğin duruşunu destekleyerek gün boyu özel bir konfor sağlayacak. Göğsü toparlayan, büyüten veya kaldıran seçenekleriyle Victoria’s Secret Bridal koleksiyonu ile rüya gibi bir günün en güzel duruşuna sahip olabilirsiniz. Farklı göğüs anatomilerine ve gelinlik modellerine kusursuzluk katacak gelin sütyenleri, ihtiyaçlara göre çeşitleniyor.

Omuzlarınızın güzelliğini gösterecek şık bir straplez gelinlik için Victoria’s Secret Very Sexy Push-up Straplez Sütyen modelleri size mükemmelliği fısıldayacak. Yumuşacık yapısıyla konforu, kaydırmayan yan bantları ile muhteşem göğüs dekoltesini destekleyecek V kesim straplez sütyen ile harika hissederken maksimum kaldırma etkisi, birbirinden ayrılmış göğüslerin gelinlikteki seksi duruşunun göz alıcı etkisini sunacak. U kesim sırtı ile kusursuz uyumu sağlayacak Bombshell 2 beden büyük gösteren Push-up sütyen size cesaret verirken göğsü en doğal şekilde destekleyecek. Dream Angels Hafif Destekli Sütyenler ise gelinlik modeline, göğüs yapısına ve hayal edilen duruşa göre tasarlandı.

Aşk buluşturdu

Aşk buluşturdu

Türk Pop müzik dünyasının sevilen iki sanatçısı, Cem Belevi ve İrem Derici “Belki” isimli aşk şarkısı için bir araya geldi.

Aşk şarkısı için bir araya gelen Cem Belevi ve İrem Derici, müjdeli haberi sosyal medyalarından duyurarak hayranlarını sevindirdiler. Yayında olacak Belki isimli şarkının sözü ve müziği Cem Belevi, aranjesi ise Mustafa Ceceli imzası taşıyor.

Cemiyet Gazino’sunun özel bölümü olarak yerini alan Belki şarkısının klibinin yönetmen koltuğunda ise Mustafa Özen oturuyor.

Sefa Doğanay’ın turne heycanı

Sefa Doğanay’ın turne heycanı

Anlattığı hikayeler, canlandırdığı tiplemeler ve kıvrak zekasıyla yaptığı tespitleri her platformda seyirci ile buluşturmayı başaran, sevilen komedyen Sefa Doğanay yeni Stand-up showu “Naftalin” ile kahkaha seslerini Türkiye’de ve Avrupa’daki salonlarda yankılatmaya hazırlanıyor.

7’den 70’e her tür seyirci kitlesine sahip olan ve beğenilerini kazanan komedyen, halkın hikayelerini ”Naftalin” ile sahneye taşıyor.

Kıymetli olan şeyleri saklamak ve zarar görmesini engellemek için kullanılan naftalin, Sefa Doğanay’ın yıllardır biriktirdiği, sakladığı hikayeleri sandıktan çıkarıp seyirci ile buluşturmasını temsil ediyor.

Eğlencenin kalbi Alice Pera’da atıyor

Eğlencenin kalbi Alice Pera’da atıyor

Tarihi Yarımada’nın büyülü atmosferinde ve boğaz manzarasının görkeminde eğlence anlayışını değiştiren, lezzetleri ve misafirlerine özel konseptleriyle fark yaratan Alice Pera, yeni nesil meyhane konseptiyle kapılarını unutulmaz geceler için aralıyor.

Pazartesi günü dışında her gün hizmete açık olan Alice Pera sabah 10.00 ile gece 01.00 arası hizmet veriyor. Özellikle hafta sonu kahvaltılarında yoğun talep gören Alice Pera, gün içinde manzara eşliğinde nargile keyfi de sunuyor. Salı günleri özel menü eşliğinde düzenlenen İran geceleri ile başlayan hafta, Çarşamba-Cuma ve Cumartesi günleri yeni nesil meyhane konseptiyle misafirlerini müzik ve eğlenceye doyuruyor. Perşembe günü fasıl gecesiyle devam eden Alice Pera, Pazar günü ise özel menü eşliğinde şarap gecesiyle benzersiz lezzetteki şarapları tadıma sunuyor.

10X10 sergisi  Istanbul Concept Gallery’de!

10X10 sergisi  Istanbul Concept Gallery’de!

Istanbul Concept, 2017 yılından bu yana her sene 2 kez olmak üzere düzenlediği 10 X 10 sergi serisinin onuncusunu hayata geçiriyor.

Küratörlüğünü Işık Gençoğlu’nun yaptığı bu sergi, Istanbul Concept Gallery’nin geleneksel hale gelen 10×10 Sergi Serisi’nin onuncu ve sonuncusu. Ve aynı zamanda 2023 yılına armağan edilecek 10×10 Küratör Seçimi Kitabı’nın ilk adımı.

4 Nisan’a kadar sürecek sergide daha öncekiler gibi 10 farklı sanatçının 10 ayrı eseri olmak üzere toplam 100 eser izleyicilere sunuluyor. Her sanatçının sadece bir defa katılabildiği, yılda iki defa gerçekleşen serinin sonunda 100 sanatçının 1000 eseri izleyicilerle buluşmuş olacak. Ve bu anlamlı proje, içinde -kapsamlı bir eleme sonrasında- 100 sanatçının eserlerine yer verileceği ve 2023’de Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına armağan olacak “Küratör Seçimi Kitabı” ile ülkemizden dünyaya açılan sanat tarihi arşivine katkı sunacak.

Beyond Feminity: S/he for Art sergisi

Beyond Feminity: S/he for Art sergisi

Artopol Galeri 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında seçkin bir koleksiyonu sanatseverlerle buluşturuyor.

Farklı disiplinlerden kadın sanatçıların son dönem eserlerinin yer aldığı karma sergide ayrıca erkek sanatçıların kadını odak noktasına koyduğu portreler yer alacak. 8 Mart 2022 tarihinden itibaren sanatseverlerle buluşturulacak bu sergiden elde edilecek gelirin bir bölümü Koruncuk Vakfına bağışlanacak.

Beyond Feminity: S/he for Art başlıklı sergide Artopol sanatçılarının son dönem çağdaş kadın odaklı eser yelpazesini göreceğiz.

Kültürel Dönüşüm Derneği çalışmalarını medya ile paylaştı

Kültürel Dönüşüm Derneği çalışmalarını medya ile paylaştı

Zafer Kozanoğlu’nun başkanlığını yürüttüğü Kültürel Dönüşüm Derneği, 2022 projelerini Fairmont Quasar İstanbul Otel’de gerçekleşen basın toplantısıyla duyurdu.

Kültürel Dönüşüm Derneği üyeleri ve basın mensuplarının katıldığı bilgilendirme toplantısına özel projesiyle derneğe destek olan Ferhat Göçer de katıldı.

Fairmont Quasar İstanbul Otel Genel Müdürü Nicolas Kipper’de basın toplantısına ev sahipliği yaparak Kültürel Dönüşüm Derneğine destek oldu.

Kültürel Dönüşüm Derneği Başkanı Zafer Kozanoğlu, dernek başkan yardımcısı Berrin Zorlu, üyeler Gaye Mataracı, Fatoş Mildon, Esra Dalgıç, Feyza Bozok da toplantıya katıldı.