Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Çocuğunuz burnunu doğru temizliyor mu?

İlkbaharla birlikte çocuklu ailelerde alerji kaynaklı sorunlar artıyor. Özellikle polenlerin etkisiyle çocuklarda alerjik rinit görülme sıklığında belirgin bir yükseliş yaşanıyor. Burun akıntısı, hapşırık, burun tıkanıklığı ve gözlerde kaşıntı gibi belirtilerle ortaya çıkan alerjik rinit, çoğu zaman, ortak belirtilere sahip soğuk algınlığı (nezle) ya da grip ile karıştırılabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Sarıtaş, alerjik hastalıkların çocukların ve ailelerinin yaşam konforunu düşürdüğünü ve okula devamsızlığa da yol açabildiğini belirterek, uzun süren şikayetlerde mutlaka çocuk alerji uzmanına da başvurmalarını öneriyor. Bahar döneminde alınacak basit ama etkili önlemlerle, çocukların daha rahat bir süreç geçirebileceğini vurgulayan Dr. Sarıtaş, çocukları alerjik rinitten korumanın 6 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Betül Sarıtaş

Dr. Betül Sarıtaş

  • Polen saatlerini doğru yönetin

Polen yoğunluğu özellikle sabah erken saatlerde (05:00-10:00) ve rüzgarlı havalarda artar. Bu saatlerde mümkünse çocukların dışarıda bulunmaması önemlidir. Ancak dışarı çıkması gerekiyorsa, açık alanlarda geçirilen süre sınırlandırılmalı, şapka ve güneş gözlüğü kullanarak polenlerle teması azaltılmalıdır. Çocukların, çimlerin yeni biçildiği alanda uzun süre kalmaması da önemli bir koruyucu adımdır.

  • Dışarıdan gelince temizlik rutini oluşturun

Dış ortamdan eve dönüldüğünde ellerin ve yüzün yıkanması, kıyafetlerin değiştirilmesi polen temasını azaltır. Özellikle saçlar polenleri tuttuğu için akşam duşu, şikayetleri belirgin şekilde hafifletebilir.

  • Ev içinde polen kontrolünü sağlayın

Pencereleri gün boyu açık tutmak yerine, kısa süreli havalandırma yapılmalı. Sık temizlik, mümkünse HEPA (yüksek verimli partikül tutucu) filtreli süpürge kullanımı ve hava temizleyiciler alerjen yükünü azaltmaya yardımcı olur.

  • Burun temizliği alışkanlığı kazandırın

Tuzlu su (serum fizyolojik) ile günde bir-iki kez yapılan burun yıkaması, alerjenlerin burun mukozasından uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Doktor önerisiyle kullanılan burun spreyleri çocuklar için pratik bir seçenektir. Burun temizliği yaparken basınç uygulanmamalı, sıvı nazikçe verilmelidir. Çok sık ve sert sümkürmek burun iç yüzeyini tahriş edebileceğinden dolayı, çocuğa nazik temizleme alışkalığı kazandırılmalıdır. Bu yöntemler hem burun tıkanıklığını azaltır hem de çocuğun daha rahat nefes almasını sağlar.

  • Çamaşırları dışarıda kurutmamaya özen gösterin

Bahar aylarında açık havada kurutulan çamaşırlar polenleri tutabilir. Bu da çocukların gece boyunca alerjenlere maruz kalmasına neden olabilir. Ancak mümkünse çamaşırların çocuktan uzak bir odada kurutulması ve kurutulduğu ortamın sık havalandırılması da alerjen birikimini azaltır.

  • Belirtileri hafife almayın, erken önlem alın

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Sarıtaş “Uzun süre hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve göz kaşıntısı gibi şikayetler varsa mutlaka Çocuk Alerji uzmanına başvurun. Çünkü bu tür şikayetler, soğuk algınlığı (nezle) ve grip gibi hastalıklarla karıştırılabildiği için çoğu zaman ‘kendiliğinden geçer’ diye bekleniyor ya da gereksiz ilaç kullanımıyla alerji tedavisiz kalabiliyor. Oysa erken dönemde alınan önlemler ve doğru tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınır hem de yaşam kalitesi korunur” diyor.

 

#ÇocukSağlığı #AlerjikRinit #ÇocuklardaAlerji #PolenMevsimi #BurunTıkanıklığı #SağlıklıÇocuk #AlerjiBelirtileri #ÇocukAlerji #DrBetülSarıtaş #AcıbademHastanesi #ÇocukSağlığıVeHastalıkları #AnneBabaBilgilendirme #ÇocukSağlığıÖnerileri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Seda Diker’den Anneler Günü’ne Şefkatli Bir Rehber

Kişisel dönüşüm ve farkındalık alanındaki çalışmalarıyla tanınan Yazar ve Eğitmen Seda Diker, Anneler Günü’nde annelik kavramına farklı bir perspektif sunuyor. Diker, anneliğin yalnızca biyolojik bir süreç olmadığını; sevgi, şefkat ve sorumlulukla şekillenen çok daha geniş bir anlam taşıdığını vurguluyor.

Uzun süredir anne adaylarına yol gösteren kitabı “Artık Anne Olmak İstiyorum”, içsel engeller ve stresle mücadele eden kadınlara rehberlik ediyor. Diker, “Hamilelik bir takım oyunudur. Doktorunuz, eşiniz ve sağlık ekibiniz bu yolculuğun en önemli oyuncularıdır. Kitapta verilen çalışmalar tıbbın yerine geçmez, ancak bedeninizi sürece daha hazır hale getirir” diyor.

Kitap; pozitif hissetmekte zorlanan, hamile kalma yolculuğunda umudunu tazelemek isteyen ve zihnindeki negatif düşünce kalıplarını dönüştürmek isteyen herkes için güçlü bir yol arkadaşı olarak öne çıkıyor.

Anneler Günü, bu yaklaşım sayesinde yalnızca biyolojik anneliği değil; şefkat, koruma ve sevgi verme kapasitesini kutlamanın da zamanı oluyor.

#SedaDiker #ArtıkAnneOlmakİstiyorum #AnnelerGünü #KitapÖnerisi #AnneAdayları #Şefkat #KişiselDönüşüm #KadınVeYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Semptom Beklemek Yanılgı”: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Kadın sağlığında 30’lu yaşlar, biyolojik takvimde sadece fiziksel değil; hormonal ve metabolik değişimlerin de ivme kazandığı bir “başlangıç noktası” olarak kabul ediliyor.

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Sadık Şahin, bu dönemde yapılacak düzenli kontrollerin sadece kanser riskini değil; kemik erimesi, diyabet ve tiroid gibi sessiz ilerleyen hastalıkları da durdurabileceği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Prof. Dr. Sadık Şahin

Prof. Dr. Sadık Şahin

Jinekolojik Taramalarda “Hayati” Üçlü

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Sadık Şahin, 30 yaş sonrası kadınların sağlık ajandasında jinekolojik kontrollerin ilk sırada yer alması gerektiğini vurguluyor:

  • Smear ve HPV DNA Testi: Rahim ağzı kanserini henüz hücre aşamasındayken tespit eden bu testlerin 3 yılda bir yapılması, kansere karşı %100’e yakın koruma sağlıyor.
  • Pelvik Ultrason: Hiçbir şikayet olmasa dahi rahim ve yumurtalıkların fiziksel yapısını inceleyen bu yöntemle; kist, miyom ve polipler erken evrede yakalanıyor.
  • Meme Ultrasonu: 40 yaş altı kadınlarda meme dokusu yoğunluğu nedeniyle mamografiden önce tercih edilen bu yöntem, elle muayenede fark edilemeyen kitleleri görünür kılıyor. Özellikle aile öyküsünde kanser olan kadınlara önerilir.
  • Mamagrofi: 40 yaş sonrası meme kanserini tespit etmek için önerilir.

Sağlık Ajandasına Eklenmesi Gereken 5 Kritik Madde

Bütüncül bir sağlık yönetimi için jinekolojik kontrollerin yanı sıra şu 5 taramanın da rutin hale getirilmesi gerekiyor:

  1. Tiroid Fonksiyonu (TSH): Halsizlik ve kilo değişimlerinin ardındaki gizli sebep olan tiroid bozukluklarına karşı basit bir kan testi hayat kalitesini koruyor.
  2. D Vitamini ve Kemik Rezervi: Kemik yoğunluğunu korumak için 30 yaşın en kritik dönem olduğu belirtilirken, D vitamini eksikliğinin bağışıklık üzerindeki etkisi hatırlatılıyor.
  3. Kardiyovasküler Risk Takibi: Kolesterol ve kan şekeri (HbA1c) ölçümleriyle diyabet ve kalp hastalıklarına karşı erken önlem alınıyor.
  4. Cilt ve Ben Haritalaması: Güneşin yıllar içinde biriken etkilerine karşı dermatolojik ben taraması, deri kanseri riskini minimize ediyor.
  5. Doğurganlık Bilinci (AMH Testi): Adet gecikmeleri olan 6 ay içinde gebelik istemi olup gebe kalamayan kadınlarda jinekolojik muayene ile birlikte yumurta rezervini tespit etmek için istenir.

Bu testlere ek menopoz öncesi ve sonrası kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmak fayda sağlar.

Kadın hastalıklarının çoğunun “sessiz ve derinden” ilerliyor, ağrı veya adet düzensizliği gibi semptomların belirmesinin bazen geç kalınmış bir sinyal olabiliyor. Bu nedenle 30 yaş sonrasında bu kontrolleri düzenli yaptırmak erken tanı ve tedavide önemli rol oynuyor.

 

#KadınSağlığı #30YaşSonrası #ErkenTanı #SağlıkKontrolleri #JinekolojikTarama #MemeKanseri #TiroidSağlığı #KemikErimesi #CentralHospital #ProfSadıkŞahin #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” Vizyonu İpek Kıraç’la Devam Ediyor

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 31 yıldır sürdürdüğü “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonunu yeni bir döneme taşıyor. 30 Nisan’da Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleştirilen 32. Olağan Genel Kurul’da, Mütevelliler ve Yönetim Kurulu seçimleri yapıldı. Oylama sonucunda İpek Kıraç, TEGV’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.

Genel Kurul, TEGV Çorlu Aysel Öğücü – Lila Öğrenim Birimi çocuklarının perküsyon gösterisi ve Kartal Öğrenim Birimi Çocuk Korosu’nun şarkılarıyla başladı. Ardından Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, TEGV’in kurucusu Suna Kıraç ve vakfa emek vermiş isimler için saygı duruşunda bulunuldu.

TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, 2025 faaliyetlerini ve 2026 projelerini aktardığı sunumunda, deprem bölgelerinde yürütülen çalışmalar, gönüllülerin katkıları ve yeni öğrenim birimleriyle genişleyen etki alanını vurguladı. Tosyalı, “Eğitim bizim için yalnızca bir faaliyet değil, ortak bir inanç ve geleceğe dair güçlü bir taahhüttür” dedi.

Görevini devreden Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, “TEGV sizlerle var oldu, sizlerle var olacak” sözleriyle destekçilere teşekkür ederken, bayrağı İpek Kıraç’a devretmenin gururunu yaşadığını belirtti.

Yeni Başkan İpek Kıraç ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Annemin emaneti olan bu değerli kurumun Yönetim Kurulu Başkanlığına getirilmek benim için tarifi imkânsız bir gurur. TEGV demek bir çocuk değişir demek, bir çocuk değişir demek Türkiye gelişir demek.”

Genel Kurul’da ayrıca Migros İcra Başkanı Dr. Ö. Özgür Tort bireysel mütevelli, MediaMarkt Türkiye ise kurumsal mütevelli olarak seçildi.

TEGV, gönüllüleri, bağışçıları ve paydaşlarının desteğiyle daha fazla çocuğa ulaşmayı ve nitelikli eğitimle Türkiye’nin geleceğine katkı sunmayı sürdürüyor.

 

#TEGV #İpekKıraç #BirÇocukDeğişirTürkiyeGelişir #NitelikliEğitim #CumhuriyetinÇocukları #SunaKıraçEmaneti #EğitimleGelecek #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Hareket Halinde” Karma Sergisi Guga Contemporary’de Açılıyor

Guga Contemporary, 3 – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek “Hareket Halinde / In Motion” başlıklı yeni karma sergisiyle sanatseverleri çağdaş sanatın dinamik dünyasına davet ediyor. Ahmet Kolburan, Alper Yahya, Babak Bidarian, Elmira Akarsu, Hossein Kaveh, Meysam Nejad Rasouli, Samira Darya, Özlem Berk, Parya Ghaderi, Selami Bakır ve Vahhab Ayhan’ın eserlerinden oluşan seçki, görsel dilin akışkan yapısını ve anlamın sürekli dönüşümünü odağına alıyor.

Sergide yer alan işler, temsili sabit bir yapı olarak değil; hareket eden, yön değiştiren ve yeniden kurulan bir alan olarak ele alıyor. Görüntü, yalnızca bir şeyi göstermekle kalmıyor; kayıyor, çoğalıyor, üst üste biniyor ve her seferinde yeni bir anlam ihtimali üretiyor. Figürler bölünüyor, çoğalıyor, farklı imgelerle kesişiyor; insan, hayvan, nesne ve mimari arasında sürekli değişen ilişkiler kuruluyor. Bu geçişkenlik, kimliğin durağan değil, süreç içinde şekillenen bir yapı olduğunu görünür kılıyor.

Katmanlar, müdahaleler ve izlerle şekillenen yüzeyler, görüntüyü hem kuruyor hem de bozuyor. Her işte oluşum ve çözülme eşzamanlı ilerliyor; hiçbir form tamamlanmış ya da sabit kalmıyor. “Hareket Halinde / In Motion”, çağdaş sanatın çoğul ve açık yapısını öne çıkarırken, izleyiciyi sabit bir anlam aramak yerine bu sürekli değişim hâlini deneyimlemeye davet ediyor.

Serginin açılışı, 3 Mayıs Pazar günü 11:00 – 14:00 saatleri arasında brunch eşliğinde gerçekleşecek. Guga Contemporary, tüm sanatseverleri bu özel buluşmaya davet ediyor.

 

#HareketHalinde #InMotion #GugaContemporary #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #SanatEtkinliği #KarmaSergi #SanatHaber #Sanatseverler #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

VOYAH Taishan X8 Pekin’de Sahneye Çıktı

Üst segment akıllı elektrikli araç markası VOYAH, 24 Nisan’da kapılarını açan 19. Pekin Uluslararası Otomobil Fuarı 2026’da “Rüzgârı Arkamıza Alarak Yükseliyoruz” temasıyla yerini aldı. Kısa süre önce tanıtılan VOYAH Taishan X8, fuarın en dikkat çeken modellerinden biri oldu.

Marka, küresel büyüme stratejisi kapsamında üç önemli adımı kamuoyuyla paylaştı: Avrupa’daki varlığını derinleştirmek, Orta Doğu pazarında büyümek ve sağdan direksiyonlu pazarlara giriş yapmak. Ayrıca “BetterVOYAH” adı verilen ESG girişimiyle sürdürülebilir büyüme yol haritasını tanıtan şirket, 2027 yılına kadar satışlarının %50’den fazlasını tamamen elektrikli modellerden elde etmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda hızlı şarj altyapısını da genişletme planlarını açıkladı.

Kurulduğu günden bu yana marka inşası, ürün geliştirme, teknolojik yenilik ve yurt dışı açılımında güçlü bir ivme yakalayan VOYAH, kısa süre önce Hong Kong Borsası’nda işlem görmeye başladı. Bu adım, şirketi “merkezi ve kamuya ait işletmeler arasında halka açılan ilk üst segment yeni elektrikli araç markası” konumuna taşıdı.

Bugün Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere 40’tan fazla ülkede satış yapan VOYAH, yurt dışında 240’ın üzerinde satış noktası kurarak küresel kullanıcıların beğenisini kazandı. Marka, önümüzdeki dönemde uluslararası pazarlardaki varlığını daha da güçlendirmeyi ve Çin’in üst segment “akıllı üretim” gücünü dünya sahnesinde daha görünür kılmayı hedefliyor.

 

#VOYAH #TaishanX8 #ElektrikliAraçlar #PekinOtomobilFuarı #NEV #OtomobilHaberleri #Sürdürülebilirlik #BetterVOYAH #KüreselStrateji #Otomotiv #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Pınar Kanber’den “Martıların İstanbul’u” FULART Gallery’de

Ressam Pınar Kanber’in uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni kişisel sergisi “Martıların İstanbul’u”, 28 Nisan 2026 tarihinde FULART Gallery’de sanatseverlerle buluştu. Açılış gecesi; sanat dünyasının önde gelen isimleri, koleksiyonerler, basın mensupları ve davetlilerin yoğun ilgisiyle gerçekleşti.

Sergi, İstanbul’un simgesi haline gelen martıları, şehrin kültürel ve duygusal hafızasıyla buluşturan özgün bir anlatı sunuyor. Kanber’in tuvalinde martılar, yalnızca bir doğa unsuru değil; aynı zamanda özgürlüğün, göçün, aidiyetin ve şehirle kurulan duygusal bağın sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Sanatçı, farklı teknikleri bir araya getirerek martıların İstanbul’un gündelik yaşamındaki görünmez ama güçlü varlığını gözler önüne seriyor.

FULART Gallery’nin modern sergi kurgusu, Kanber’in eserlerini izleyiciyle daha yakın bir bağ kuracak şekilde sunuyor. Renklerin dinamizmi, martı figürlerinin hareketliliği ve İstanbul’un çok katmanlı yapısını yansıtan kompozisyonlar, sergiyi yalnızca görsel değil aynı zamanda duygusal bir deneyime dönüştürüyor.

Sanatçının uzun soluklu hazırlık sürecinin ürünü olan “Martıların İstanbul’u”, şehrin değişen yüzünü martıların gözünden anlatırken, izleyiciyi hem nostaljik hem de çağdaş bir bakış açısıyla İstanbul’u yeniden düşünmeye davet ediyor.

Sergi, 9 Mayıs 2026 tarihine kadar FULART Gallery’de ziyaret edilebilir. Basın mensupları için yüksek çözünürlüklü görseller ve röportaj talepleri için galeriyle iletişime geçilebiliyor.

 

#PınarKanber #Martılarınİstanbulu #FULARTGallery #SanatSergisi #İstanbulSanat #ÇağdaşSanat #ResimSergisi #SanatHaber #İstanbulEtkinlikleri #Sanatseverler #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mehtap Baydu’nun İlk Kurumsal Solo Sergisi Arter’de

Arter, 2026 sergi programına Mehtap Baydu’nun Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi “Seni Sevmek Çok Zor!” ile devam ediyor. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği sergi, sanatçının performans, heykel, fotoğraf ve video gibi farklı mecralar arasında kurduğu geçişkenlikleri görünür kılıyor.

Baydu, kişisel belleğinden beslenen anlatıları dönüştürerek beden ile nesne arasındaki etkileşimi çok katmanlı bir deneyim alanına taşıyor. Sergi, sanatçının Berlin’de 2019’da gerçekleştirdiği Nefes (Atem) performansını Arter mekânına uyarlayarak canlı icra ile izleyiciye sunuyor. Açılıştan itibaren yaklaşık yirmi gün boyunca gerçekleşecek performans, ziyaretçilerin camlı bölmeden takip edebileceği özel bir deneyim yaratıyor.

Sergide öne çıkan yapıtlar arasında, sanatçının kendi bedeninden aldığı kalıplarla oluşturduğu dört metre yüksekliğindeki Wirbelsäule (Omurga Sütunu) heykeli dikkat çekiyor. Bu eser, istikrar ile kırılganlık arasındaki gerilimi yansıtırken, toplumsal ve tarihsel çağrışımlarla geçmişi geleceğe bağlıyor. Ayrıca Baydu’nun New York’taki The Watermill Center’da gerçekleştirdiği performansa dayanan Burulma video işi ve doğa ile beden arasındaki sınırları sorgulayan Bir Ağaç ile Deri Alıp Verme yerleştirmesi de sergi kapsamında ilk kez izleyiciyle buluşuyor.

Arter’in 1. kat galerisinde 29 Nisan’dan itibaren ziyarete açılan “Seni Sevmek Çok Zor!”, sanatçının üretimlerinde öne çıkan aradalık, dönüşüm ve yabancılaşma kavramlarını merkezine alarak izleyiciyi kolektif bir beden deneyimine davet ediyor.

 

#MehtapBaydu #Arterİstanbul #SeniSevmekÇokZor #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #SanatSergisi #PerformansSanatı #Heykel #VideoArt #SanatHaber #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mayıs Ayı 2026 Burç Yorumları

Koç: Bu ay enerjiniz oldukça yüksek. Yeni başlangıçlar için cesur adımlar atabilir, iş ve özel hayatınızda hızlı gelişmeler yaşayabilirsiniz. Özellikle kariyer alanında fırsatlar önünüze çıkabilir. Duygusal ilişkilerde ise sabırlı olmak size kazandıracak.

Boğa: Finansal konular bu ay gündeminizde. Harcamalarınızı kontrol altında tutmanız uzun vadede fayda sağlayacak. Sabırlı ve planlı hareket ederseniz kazançlı çıkabilirsiniz. Aile içi destekler sizi motive edecek.

İkizler: İletişim gücünüz artıyor. Sosyal çevrede öne çıkabilir, yeni iş birlikleri kurabilirsiniz. Dostluklarınız güçlenirken, iş hayatında da yeni fırsatlar doğabilir. Bu ay kendinizi ifade etmek kolay olacak.

Yengeç: Aile ve ev konularında yenilikler öne çıkıyor. Ev düzeni, taşınma veya dekorasyon gibi konular gündeme gelebilir. Duygusal dengeyi korumak sizin için önemli olacak. İçsel huzur arayışınız artıyor.

Aslan: Kariyerinizde yeni fırsatlar doğuyor. Liderlik yönünüz parlıyor ve yeni projelerde öncü rol üstlenebilirsiniz. İş hayatında cesur adımlar atabilir, çevrenizde ilham kaynağı olabilirsiniz.

Başak: Eğitim ve seyahat planları öne çıkıyor. Ufkunuzu genişletecek yeni deneyimler sizi bekliyor. Kendinizi geliştirmek için kurslar veya yeni projeler gündeme gelebilir. Bu ay öğrenmeye açık olun.

Terazi: Ortaklıklar ve ilişkilerde denge arayışı ön planda. Karar verirken adil ve sabırlı olmanız gerekiyor. İlişkilerde uyum sağlamak için empati kurmanız önemli olacak. Maddi konularda dikkatli olun.

Akrep: İş hayatında yoğun tempo sizi bekliyor. Stratejik davranarak başarıya ulaşabilirsiniz. Planlı hareket etmek ve sabırlı olmak bu ay size avantaj sağlayacak. İlişkilerde ise açık iletişim önem kazanıyor.

Yay: Aşk ve eğlence dolu bir dönemdesiniz. Yaratıcılığınızı ortaya koyarak çevrenizde ilgi odağı olabilirsiniz. Sosyal hayatınız hareketleniyor, yeni tanışmalar gündeme gelebilir. Enerjinizi sanata ve spora yönlendirin.

Oğlak: Ev ve iş arasında denge kurmanız gerekebilir. Planlı hareket etmek size rahatlık sağlayacak. Aile içi sorumluluklar artabilir, iş hayatında ise disiplinli tavrınız öne çıkacak.

Kova: Yeni projeler ve sosyal çevreyle hareketli günler sizi bekliyor. Yeniliklere açık olun, farklı fikirler size ilham verecek. Arkadaş çevrenizden destek görebilirsiniz. Bu ay iletişim kanallarınız oldukça aktif.

Balık: İçsel huzur ve ruhsal denge arayışı öne çıkıyor. Kendinize zaman ayırmak size iyi gelecek. Sanatsal uğraşlar ve meditasyon gibi aktivitelerle rahatlayabilirsiniz. İş hayatında ise sabırlı olmanız gerekiyor.

 

#MayısBurçYorumları #Astroloji2026 #Burçlar #Koç #Boğa #İkizler #Yengeç #Aslan #Başak #Terazi #Akrep #Yay #Oğlak #Kova #Balık #AstroTrendler #PauseDergiAstroloji

 

Çocuklara Paylaşmanın Gücünü Hatırlatan Eğlenceli Hikâye  

Ödüllü yazar Nuri Kurucu, Redhouse Kidz etiketiyle yayımlanan yeni romanı Düğme Göz’de tüketim alışkanlıklarını zekice ve eğlenceli bir üslupla sorguluyor. Robotların seri üretime geçtiği bir dünyada küçük adımların büyük değişimler yaratabileceğini gösteren eser, arkadaşlığın ve dayanışmanın önemini vurguluyor.

Romanın kahramanı Utku, görme engelli bir çocuk olarak farklılıkların değerini keşfederken, defolu bir ayıcıkla kurduğu dostluk sayesinde “Ayıcık Kurtarma Timi”ni kuruyor. Bu eğlenceli hikâye, paylaşmanın ve birlikte üretmenin gücünü çocuklara ilham verici bir şekilde aktarıyor.

 

#NuriKurucu #DüğmeGöz #RedhouseKidz #ÇocukKitapları #YeniRoman #Dayanışma #Arkadaşlık #KitapHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity