Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Contemporary Istanbul 20. Yaşını kutluyor

Contemporary Istanbul’un 20. yılını kutlayacağı edisyonu, 24-28 Eylül 2025 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleşecek.

Contemporary Istanbul 20.Edisyonunda Öne Çıkanlar

BMW’nin CI 20. Edisyonunda BMW Art Car koleksiyonu sergilenecek. Fuarda Alexander Calder’in tasarladığı 50 yaşındaki ilk araç ve Julie Mehretu’nun tasarladığı 1 yaşındaki son araç fuarda sanatseverlerle buluşacak.

Contemporary Istanbul önemli kilometre taşı olan 20. edisyonunda, yalnızca dünya çapında galerilerden olağanüstü bir seçki sunmakla kalmayacak, uluslararası galerilerin yanı sıra müzeler ile de iş birliği yapmaya devam ediyor. Özel müze seçkilerinde Hamburg’dan UBS Digital Art Museum, Londra’dan Phillips Auction House, Minato’dan Mori Art Museum, Tokyo’dan Palais de Tokyo, New York’dan Asia Society, Le Castellet’den Sigg Art Foundation, Londra’dan AWITA, Sharjah Barjeel’dan Art Foundation galerilerini ağırlayacak.

 

Contemporary Istanbul 20. Edisyon Tarihleri

24 Eylül Preview | Ön İzleme

25 – 28 Eylül General Admission | Genel Ziyaret

 

Contemporary Istanbul, ortak partnerleri Tersane İstanbul ve BMW Türkiye distribütörü Borusan Otomotiv ile iş birliği yapıyor. Resmi havayolu, dünyada en fazla destinasyona uçan hava yolu şirketi Türk Hava Yolları ve Miles&Smiles; host partneri Pernod Ricard Türkiye; stratejik partneri Tosyalı Holding; partner Trendyol; sigorta partneri Magdeburger Sigorta; ağırlama partneri The Marmara Group ve daha pek çok marka ile iş birliği sürdürülüyor. Contemporary Istanbul ayrıca İstanbul ve Türkiye’nin yurt dışındaki tanıtımı için Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle uluslararası basını fuar boyunca İstanbul’da ağırlıyor.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Yazın spor yaralanmaları yaygınlaşıyor!

Yaz aylarında havaların ısınmasıyla birlikte açık hava aktivitelerine olan ilgi artıyor. Ülkemizde özellikle tatil beldelerinde yüzme, plaj voleybolu, tenis, bisiklet, koşu ve su sporları gibi açık havada yapılan aktiviteler yazın en çok tercih edilen spor dalları arasında yer alıyor. Ancak dikkat! Bilinçsiz yapılan hareketler spor yaralanmalarına davetiye çıkarabiliyor! Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Safa Gürsoy “Özellikle yazın verdiği enerjiyle bazı kurallar göz ardı edilebildiğinden, yaz aylarında spor yaralanmalarında her yaştan kesimde belirgin şekilde artış görülüyor. Üstelik insanlar, tatil ruhu ve ‘bir şey olmaz’ düşüncesiyle oluşan sakatlıkları önemsemeyebiliyor, doktora başvurmaktan kaçınabiliyor. Bu ihmaller küçük bir kas zorlanmasının ileride ciddi tendon ya da bağ yaralanmalarına dönüşmesine neden olabiliyor” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Safa Gürsoy, yaz sporlarında en sık yapılan 5 yanlışı anlattı, yazın spor yaralanmalarına karşı alınabilecek önlemleri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Safa Gürsoy

Prof. Dr. Safa Gürsoy

  • Spor öncesi yeterince ısınmamak

Spor öncesinde yapılan ısınma hareketleri kasları ve eklemleri aktiviteye hazırlar, sakatlanma riskini azaltır. Özellikle plaj voleybolu gibi sıçramalı sporlarda, koşu ve bisiklet gibi tempolu aktivitelerde ısınmadan başlamak, kas gerilmeleri ve bağ yaralanmalarına davetiye çıkarabilir. Isınma süresi en az 5-10 dakika olmalı ve tüm büyük kas gruplarını kapsamalıdır.

  • Doğru ekipman kullanmamak

Her sporun kendine özgü ekipmanları vardır. Plajda çıplak ayakla koşmak, uygun ayakkabı olmadan bisiklete binmek ya da koruyucu gözlük takmadan su sporları yapmak sık karşılaşılan hatalardandır. Spor ekipmanlarının doğru kullanımı sadece performansı artırmakla kalmaz, aynı zamanda güvenliği sağlar. Spor ayakkabısının zemine uygunluğu, bisiklet kaskının sağlamlığı gibi detaylara özen göstermek gerekir.

  • Yeterince su içmemek

Yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte terleme oranı yükselir ve vücut hızla sıvı kaybeder. Bu durum, kas kramplarından bilinç kaybına kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Spor yapmadan 30 dakika önce su içmek, aktivite sırasında küçük yudumlarla sıvı alımına devam etmek gerekir. Ancak çoğu kişi susamadan su içmeme hatasına ya da şekerli içecekler tüketerek sıvı aldığı şeklinde yanlış bir düşünceye kapılabiliyor. Şekerli veya kafeinli içecekler su yerine geçmediği için, su ve elektrolit içeren içecekler tercih edilmelidir.

  • Yüksek sıcaklığa aldırış etmemek

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Safa Gürsoy “Yüksek sıcaklıklar, kas ve bağ dokularının normalden daha fazla esnemesine ya da susuzlukla birlikte zorlanmasına yol açabilir. Özellikle asfalt gibi sıcak yüzeylerde yapılan koşular ya da güneş altında uzun süreli antrenmanlar, kas krampları, aşırı zorlanmalar ve sıcak çarpmasına bağlı koordinasyon bozukluklarıyla sonuçlanabilir. Isınan kaslar daha çabuk yorulur, bu da sakatlanma riskini artırır. Sıcak saatlerde doğrudan güneş altında egzersiz yapmaktan kaçınmak, serin zaman dilimlerini ve gölgelik alanları tercih etmek ortopedik sakatlanmaları önlemede önemli bir adımdır” diyor.

  • Vücudu aşırı zorlamak ve ağrıyı göz ardı etmek

Tatilde enerjik hissetmek doğaldır ama kas yorgunluğu hissedildiğinde spora devam etmek yerine dinlenmek gerekir. Aksi halde kas liflerinde zorlanma, bağlarda incelme ve eklem yaralanmaları gibi tablolarla karşılaşmak mümkündür. “Bir iki güne geçer” denilen ağrılar bazen ciddi spor yaralanmalarının habercisi olabilir. Hafife alınan bir diz ağrısı menisküs yırtığına, önemsenmeyen omuz zorlanması rotator manşet yırtığına dönüşebilir. Ağrının şekli ve süresi göz önünde bulundurularak gerekirse ortopedi uzmanına başvurmak ihmal edilmemelidir. Ani tempolu koşular, uzun süreli tenis maçları ya da yoğun fitness programları özellikle spora ara vermiş bireylerde kas ve eklem sakatlıklarına yol açabilir. Spor seviyesi kişisel kondisyona uygun olmalı, aşama aşama artırılmalıdır.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Kulağınızı asla nemli bırakmayın, çünkü…

Yaz mevsiminde havaların ısınmasıyla birlikte hemen hepimizin aklına deniz, havuz ve açık hava aktiviteleri geliyor. Ancak dikkat! Özellikle sıcak hava, nem ve suyla sık temas, kulak sağlığımızı olumsuz etkileyebiliyor.  Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Yayla Özker, yaz aylarında özellikle dış kulak yolu iltihabı ve kulak mantarının görülme sıklığında ciddi bir artış yaşandığına  dikkat çekerek, “Kulakta ağrı, kaşıntı, akıntı, tıkanıklık hissi ve çınlama gibi belirtilerle kendini belli eden bu hastalıklar uyku bozukluklarından sosyal iletişim sorularına kadar birçok önemli soruna yol açabilir, yaz aktivitelerini sekteye uğratabilir. Üstelik belirtiler ihmal edilirse, tedavi süreci uzayabilir, hatta kalıcı işitme kaybı gelişebilir. Aslında alınacak olan basit yöntemlerle kulak sağlığını korumak mümkündür” diyor.

Dr. Berna Yayla Özker

Dr. Berna Yayla Özker

Deniz ve havuzda uzun süre kalmayın!

Deniz ve havuz suyuna uzun süre maruz kalmanın yaz aylarında kulak sağlığını tehdit eden en önemli etkenlerin başında geldiğini belirten Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Yayla Özker, “Kulağa kaçan su kulak kanalının doğal yapısını bozarak, kulak kirinin şişmesine ve kanalın tıkanmasına yol açabilir. Bu durum, bakteri ve mantarların üremeleri için uygun bir ortam yaratır. Nem ve sıcaklık ise bakteri ile mantar gibi mikroorganizmaların hızla çoğalmasına zemin hazırlar. Ayrıca, yüzme sonrasında kulağın yeterince kurulanmaması da kulak kanalı çevresindeki nemin uzun süre kalmasıyla dış kulak yolu enfeksiyonları ve kulak mantarı başta olmak üzere birçok kulak hastalığına davetiye çıkarır” diyor. Yaz aylarında kulak sağlığımızla ilgili dikkat etmemiz gereken en önemli kuralın kulağımızı nemden korumak ve hijyenine özen göstermek olduğunu söyleyen Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Yayla Özker, ihmal etmememiz gereken 6 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu

Yüzdükten sonra kulaklarınızı mutlaka kurulayın

Islak kalan kulak içi bakteriler ve mantarlar için uygun bir üreme alanı oluşturuyor. Bu nedenle, “yüzücü kulağı” adı verilen dış kulak yolu enfeksiyonu, özellikle yaz aylarında sık görülüyor. Kulak sağlığınız için denize veya havuza girdikten sonra kulaklarınızı mutlaka kurulayın. Havluyla kulağınızın dış kısmını silin ve başınızı yana eğerek suyun dışarı çıkmasını sağlayın.

Soğuk suya aniden girmeyin

Yeterince klorlanmayan havuzlar ve kirli deniz suları kulak enfeksiyonlarına yol açabiliyor. Özellikle mantar enfeksiyonları (otomikoz) kirli sularda daha sık görülüyor. Aynı şekilde kulağın soğuk suyla ani teması, özellikle dış kulak hassasiyeti olan kişilerde enfeksiyona neden olabiliyor. Dolayısıyla, güvenli ve temiz su kaynaklarını tercih etmeniz ve soğuk suya aniden girmemeniz kulak sağlığınız için büyük bir önem taşıyor.

Kulak tıkacı kullanın

Havuz veya denize sık giriyorsanız dikkat etmeniz gereken en önemli kural, kulağa su kaçmasını önlemek. Zira, özellikle mikroplu ve klorlu su enfeksiyon riskini çok artırıyor. Bu nedenle, denize veya havuza girerken yüzme tıkaçları kullanmanızda fayda var. Tıkaçların kulağın suyla temasını önleyerek enfeksiyon riskini azalttığını belirten Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Yayla Özker, “Özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçirmiş kişilerde tıkaç kullanımı nüksü önleyici etkiye sahiptir. Ancak tıkaçlar hijyenik olmalı ve her kullanımdan sonra mutlaka dezenfekte edilmelidir” diye konuşuyor.

Pamuklu çubuklarla temizlemeyin

Pamuklu çubuklar, kulağın iç kısmını temizlemek yerine, kiri daha da içeri itebiliyorlar. Bu durum kulakta tıkanıklık veya enfeksiyonla sonuçlanabiliyor. Ayrıca, pamuklu çubuklar kulak zarına zarar da verebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, hatalı kulak temizleme alışkanlığının işitme kaybına yol açma riskinin her yaş grubunda yüzde 20’ye yakın olduğunu bildiriyor. Dr. Berna Yayla Özker, bu nedenle kulak temizliğinin sadece dış kısımla sınırlı kalması gerektiğini vurgulayarak, “Gerekirse, kulak kiri kulak, burun ve boğaz uzmanı bir hekim tarafından temizlenmelidir” diyor.

Kulaklık kullanımını sınırlayın

Seyahatlerde, plajda veya spor yaparken kulaklıkla uzun süre müzik dinlemek terlemeyle birleşince kulakta nem oranı artıyor ve bakteriler daha kolay çoğalıyor. Dolayısıyla kulaklığınızı sık sık dezenfekte etmeyi ve kullanım süresini sınırlamayı ihmal etmeyin.

Bu şikayetleriniz varsa, beklemeyin!

Yaz aylarında sıcaklık ve nem artışı mikroorganizmaların çoğalmalarını kolaylaştırıyor. Dolayısıyla kulakta tıkanıklık, ağrı veya akıntı sorunu yaşıyorsanız, zaman kaybetmeden bir hekime başvurun. Bu belirtilerin yaz aylarında genellikle enfeksiyon habercisi olduğunu anlatan Dr. Berna Yayla Özker, sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle çocuklarda bu belirtiler hızla ilerleyebilir. Sorunların kendi kendine geçmesini beklemek yerine mutlaka bir hekime başvurmak gerekir. Erken dönemde tedaviye başlanması, hem ağrının azalmasını hem de işitme kaybı gibi komplikasyonların önlenmesini sağlar.”

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Çocukları gözetleyen beş yaz hastalığı!

Yaz aylarında çocuklar tatilin de etkisiyle dışarıda daha fazla vakit geçirerek, hem hareket etme hem de stres atma imkanı buluyor. Ancak bu dönemde mevsimsel bazı hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Kavas son günlerde çocuklarda; yüksek ateş, ishal, kusma, cilt döküntüleri, böcek ısırıkları sonrası şişlik veya alerjik reaksiyonlar ile kulak ağrısı gibi şikayetlerin yoğun olarak görüldüğünü belirterek “Şikayetler baş gösterdiğinde ailelerin hekime başvurmayıp ‘biraz dinlensin geçer’ gibi bir yaklaşımda bulunmaları ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Oysa erken müdahale ve tedavi sayesinde ciddi sorunları önlemek mümkün” diyor. Mevsimsel özelliklerin de etkisiyle çocuklarda görülme sıklığı artan hastalıkların çoğunun alınacak basit önlemlerle kolayca önlenebileceğini ya da azaltılabileceğini vurgulayan Dr. Recep Kavas, çocuklarda yaz aylarında görülme sıklığı artan 5 hastalığı anlattı, bu hastalıklara karşı basit ama etkili önlemleri açıkladı, önemli uyarılarda ve önerilerde bulundu.

Dr. Recep Kavas

Dr. Recep Kavas

  • Yaz ishali

NEDENLERİ: Yaz aylarındaki ısı ve nem artışı mikroorganizmaların ve özellikle virüslerin gıdalarda ve durgun sularda daha hızlı üremesine yol açar. Uygun şartlarda saklanmamış ve iyi yıkanmamış yiyeceklerle virüs-bakteri bulaşı çok daha kolay olur. El hijyeninin yeterince sağlanmaması da hastalığı kolaylaştırıcı etmendir.

BELİRTİLERİ: Sık ve sulu dışkılama, ateş, karın ağrısı, inatçı kusmalar, sıvı ve elektrolit kaybına bağlı halsizlik ve bitkinlik, dışkıda mukus ve bazen kan hekime getirten şikayetlerdir. Özellikle Rota ve Adenovirüsler ve Giardia en sık karşılaşılan etkenlerdir. Yaz ishali, gıda alerjileri ve antibiyotik kullanımına bağlı ishallerle karıştırılabilir.

TEDAVİSİ: Tedavi açısından nedeni ve etkeni saptamak önemlidir. Bebeklik döneminde ilk 6 ay içinde uygulanan Rota aşıları rota ishallerinden korunmada çok etkin bir korunmadır. En önemli tedavi sıvı kaybının önlenmesidir. Bakteriyel sebep yoksa antibiyotik gerekmez. Tedavide gecikme, ciddi su kaybı, elektrolit dengesizliği ağızdan alım azlığı ve kusma hastaneye yatış gerektirebilir.

  • El-ayak-ağız hastalığı

NEDENLERİ: Hastalığa enterovirüsler (özellikle Coxsackie virüsü) sebep olur. Sıcak ve nemli ortamda rahat yayılırlar. Yaz aylarında çocukların daha sık dış ortamda olması, kreş, parklar, havuz gibi toplu ortamlarda temas riski yüksektir. İstanbul gibi coğrafi göç alan metropollerde son yıllarda sıklığı artmıştır.

BELİRTİLERİ: Ateş, boğaz ağrısı, ağız içi aftlar, el ve avuç içinde ve ayak tabanlarında veziküler döküntüler, huzursuzluk ve iştahsızlık, ağızdan beslenmede ciddi ölçüde azalma sık görülür. Suçiçeği, alerjik döküntüler veya ağız içi pamukçuk ile karıştırılabilir.

TEDAVİSİ: Virüs olduğundan spesifik tedavisi yoktur. Destek tedavisi (ateş düşürücüler, sıvı alımı, ağız içi dezenfektanları) uygulanır. Nadiren beyin zarı iltihabı komplikasyon olarak görülebilir. Yüksek ateş ve oral alımı iyi olmayan süt çocukları ve çocuklarda hastane yatışı gerekebilir.

  • İdrar yolu enfeksiyonları

NEDENLERİ: Yaz aylarında sıklıkla havuz bazen de deniz sonrası girilen suyun hijyenik olmaması, mayo ile uzun süre ıslak kalınması, terleme ile artan bakteri yükü idrar yolu enfeksiyonu (İYE) riskini artırır. Kız çocuklarda anatomik yapı sebebi ile daha sık görülebilir.

BELİRTİLERİ: İdrar yaparken yanma, idrara sık ve ağrılı çıkma, mesane alt kısmında ağrı, ateş, halsizlik, bebeklerde huzursuzluk, huy değişikliği, bazen kusmalar eşlik edebilir. Viral ateşli hastalıklar ve bebeklerde gaz sancısı ile karıştırılıp, tanı gecikebilir.

TEDAVİSİ: Tam idrar tetkiki ve kültürü ile teşhis konur ve kültür sonucuna göre hangi bakteri olduğu ve hangi antibiyotiğe duyarlı olduğu belirlenip tedaviye başlanır. Tedavide bol sıvı tüketimi ve hijyenin de önemi büyüktür. Tedavisiz bırakılırsa mesane ve böbrek enfeksiyonlarına yol açıp kalıcı hasar oluşturabilir.

  • Dış kulak yolu enfeksiyonu

NEDENLERİ: Yaz aylarında havuza ve denize giren çocuklarda kulak yolu ve kanalı uzun süre ıslak-nemli kalır. Bu nemli ortam, bakteri ve mantar çoğalması için çok elverişli hale gelir. Aşırı ve sık yapılan kulak temizliği uygulamaları da tahrip olan ciltte, enfeksiyon riskini artırır.

BELİRTİLERİ: Kulakta aniden başlayan ağrı (özellikle dokununca artan), kaşıntı, tıkanıklık hissi, kulakta akıntı ve bazen ateş hekime getirten şikayetler arasındadır. Orta kulak iltihabı ile karışabilir. Ancak yüzücü kulağında işitme kaybı daha az ve ağrı daha yüzeyeldir.

TEDAVİSİ: Doktora başvurmak ve tedaviye başlamak şarttır aksi taktirde sorun çok daha karışık bir hale gelebilir. Doktor önerisiyle kulak damlası ve ağrı kesici ile tedaviye başlanır. Gerekli görülürse antibiyotik kullanılır. Tedavi süresince kulağın kuru tutulması, kulak temizliğinde kulak çubuğu vb kullanılmaması gerekir.

  • Güneş çarpması

NEDENLERİ: Yaz aylarında çocuklar sıcak havalarda uzun süre açık havada kalırlar. Çocuklarda vücudun ısı düzenleme mekanizmaları yetişkinlere göre daha zayıftır. Şapkasız olmak, koruyucu krem kullanılmaması, yetersiz sıvı alımı, kalın giyinme ve açık hava etkinliklerinde uzun süre kalınması gibi nedenler durumu ağırlaştırır.

BELİRTİLERİ: Genelde acil servise yüksek ateş, baş ağrısı, mide bulantısı, yoğun halsizlik, bilinç bulanıklığı ve bazen de bayılma gibi şikayetlerle başvurulur. Viral enfeksiyonlar ve menenjit gibi nörolojik acillerle karışabilir.

TEDAVİSİ: Çocuğun derhal serin-gölge ortama alınması, vücut ısısının düşürülmesi ve sıvı verilmesi gerekir. Ciddi ve düzelmeyen durumlarda hastaneye yatış gerekebilir. Gecikme durumunda beyin hasarı, çoklu organ yetmezliği nadiren görülebilir.

Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı basit ama etkili önlemler!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Kavas, çocuklarda yaz hastalıklarına karşı basit ama etkili önlemleri şöyle sıraladı;

  • Bol su içmesini sağlayın.
  • Şapka ve güneş gözlüğü kullandırın.
  • Saat 11:00-16:00 arası güneşten uzak tutun.
  • Havuz ve deniz hijyenine dikkat edin.
  • Yüzdükten sonra duş aldırın ve mayosunu değiştirin.
  • Açıkta satılan yiyeceklerden uzak tutun.
  • El hijyenini öğretin.
  • Böcek ve sineklerden korumak için uygun losyon kullanın.
  • Pamuklu, açık renkli ve ince giysiler giydirin.

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Zygmunt Bauman, Keith Tester “Bauman ile Sohbetler”

Modernlik, kimlik, göç, etik gibi kavramlar üzerine çalışmalarıyla 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Zygmunt Bauman’ın, İngiliz sosyolog Keith Tester ile yaptığı söyleşilerden oluşan kitabı, Türkçede Bauman ile Sohbetler adı ve Ayrıntı Yayınları logosuyla yayımlandı.

Tester yönelttiği sorularla, çağımızın en önemli sosyologlarından Bauman’ın karmaşık fikirlerini sade ve çarpıcı biçimde ortaya koymasına olanak tanıyor. Bauman’ın yaşamı ve düşünce serüvenini açık, anlaşılır ve samimi bir anlatıyla aktaran Bauman ile Sohbetler, hem onunla ilk kez tanışanlar hem de çalışmalarını başından beri takip edenler için rehber niteliğinde bir çerçeve sunuyor.

Mustafa Yılmaz, Ahsen Almaz ile “Nasıl Dayandın” şarkısında buluştu

Türk müziğinin sevilen iki ismi Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz, “Nasıl Dayandın” şarkısında bir araya geldi. Yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği, sözleri Kerim Aras’a ait olan “Nasıl Dayandın” şarkısında düet yapan sanatçı Mustafa Yılmaz gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Şarkının klibini çektiklerini söyleyen Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz, güzel bir düet çalışmasına imza attıklarını belirtti. Zorlu bir süreci geride bıraktıklarını anlatan Ahsen Almaz, “Çok zorlu bir süreçti. Fakat çok güzel bir klip çektik. Herkes çok uğraştı. Eminim ki şarkı çok iyi yerlere gelecek” diye konuştu. Mustafa Yılmaz ise herkesin kalbine dokunacak bir şarkıya imza attıklarını ifade ederek “Sevgili Ahsen ile çok güzel bir düet olduğuna inanıyorum. Bu şarkıya çok emek verdik. Hem stüdyo hem klip aşamasında inanılmaz bir emek sarf ettik. İnanıyorum ki bu şarkı dinleyen herkesin kalbinde bir yer edinecek” dedi.

Mustafa Yılmaz, “Bu ikili nasıl bir araya geldi?” sorusuna yanıt verdi. Yılmaz, “Daha önce aynı şirkette çalışmalarımız olmuştu. ‘Ahsen neden bir biz düet yapmıyoruz’ diye bir konuşmamız olmuştu. Kerim Aras kardeşim ‘Ben size bir şarkı hediye edeyim’ dedi. Kendi aramızda şarkıyı seçtik. İkimize de uyumlu oldu” diye konuştu.

Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz’ın düet çalışması “Nasıl Dayandın”; yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği Grand Müzik etiketiyle önümüzdeki günlerde tüm dijital platformlarda yerine alacak.

Boğaza karşı grill keyfi

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un Boğaz’ın tam üzerinde konumlanan açık hava mekânı Bosphorus Grill, bu yaz da şehrin en seçkin gastronomi duraklarından biri olmaya devam ediyor.

Şef imzalı öğle ve akşam menüleriyle her öğünü bir ritüele dönüştürüyor. Taze deniz ürünlerinden seçkin et çeşitlerine, mevsimsel malzemelerle hazırlanan özenli tabaklar, keyifli bir atmosferde Boğaz’a karşı sunuluyor.

Öğle saatlerinde Bosphorus Grill’in mevsimle uyumlu, hafif ve rafine tatları öne çıkıyor.

Narenciye soslu ızgara levrek, füme patlıcan püresi eşliğinde sunulan dana madalyon gibi şef dokunuşlu ana yemekler hem dengeli hem doyurucu bir öğün için ideal. Tayland usulü yeşil mango salatası gibi taze başlangıçlar ise yemeğe aromatik bir giriş yapılmasını sağlıyor. Vegan ve vejetaryen seçenekler de aynı özenle hazırlanarak menünün çeşitliliğini destekliyor. Tatlıda tropikal dokunuşlar ve modern sunumlar ön planda: Antep fıstıklı dondurma ile servis edilen beyaz çikolata soslu profiterol, çarkıfelek meyveli pavlova ya da nane dondurmalı bitter çikolatalı mus gibi seçenekler yemeği zarif bir şekilde tamamlıyor. Özenle oluşturulmuş set menüler ise arzu eden misafirlere dengeli ve rafine bir öğle yemeği deneyimi sunuyor.

Akşam saatleriyle birlikte Bosphorus Grill’in atmosferi şehrin ışıklarıyla daha da güzelleşiyor.

Canlı barbekü istasyonlarından yükselen aromalar, Boğaz’ın ışıklarıyla birleşerek unutulmaz bir akşam yemeğine zemin hazırlıyor. Marine edilmiş ıstakoz kuyruğu, jumbo karides, somon gravlax, Yedikule marul salatası gibi özenle seçilmiş başlangıçlar, yaz sofralarına zarafet katıyor. Ana yemeklerde kuru dinlendirilmiş antrikot, taze otlarla doldurulmuş kalamar, baharatlı levrek köftesiyle sunulan ev yapımı spagetti ve tavuk yakitori gibi yorumlar öne çıkıyor. Vejetaryen ve vegan alternatifler, ilham verici tabaklarla hafiflikten ödün vermeden sofistike bir tat deneyimi sunuyor. Tatlı finalde ise vanilyalı dondurma ile çikolatalı sufle, Antep fıstıklı baklava ve yaz meyveleriyle hazırlanmış hafif seçenekler göze çarpıyor.

Saat 12:00 – 16:00 arasında öğle yemeğinde hafif ve rafine tatlar sunan Bosphorus Grill, akşam 19:00 – 23:00 aralığında ise canlı barbekü istasyonları eşliğinde seçkin bir sofra deneyimi vadediyor.

Bilgi; 0212 326 46 20 veya diningreservations.ciraganpalace@kempinski.com

Göz sağlığımız için 5 temel kurala dikkat!

Yaz ayları havanın sıcak olması ve günlerin uzaması nedeniyle çoğumuzu mutlu ederken, bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Öyle ki güneşin zararlı UV ışınları, havuz ve deniz suyu, artan toz ile polenler gibi etkenler nedeniyle sadece cildimizi değil, göz sağlığımızı da tehdit ediyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, yaz mevsiminde özellikle güneşin zararlı UV ışınları, kirli havuz ve deniz suyu nedeniyle gözlerimizde oluşan hastalıkların yaşam kalitemizi düşürmesinin yanı sıra tedavi edilmediklerinde kalıcı görme kaybına kadar ilerleyebildiği uyarısında bulunarak, “Dolayısıyla, gözlerde  kızarıklık, bulanıklık, ağrı ve ışığa karşı hassasiyet gibi sorunlar geliştiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurmak büyük bir önem taşımaktadır” diyor.  Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, yaz aylarında göz sağlığını korumak için dikkat etmemiz gereken beş temel kuralı ise “Güneşe çıkarken mutlaka UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, havuza ve denize kontakt lensle girmemek, yüzme gözlüğü takmak, elleri gözle temastan kaçınmak ve gözleri ovuşturmamak” olarak sıralıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, yaz aylarında en yaygın görülen 6 göz hastalığını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Doç. Dr. Burak Tanyıldız

Doç. Dr. Burak Tanyıldız

ENFEKSİYÖZ KONJONKTİVİT (GÖZ NEZLESİ)

“Kırmızı göz hastalığı” olarak da bilinen konjonktivit, gözün dış zarının iltihaplanması olarak tanımlanıyor. Yaz aylarında genellikle enfeksiyon (virüs veya bakteri) kaynaklı oluyor. Kirli havuz ve deniz, ellerin gözle teması ve ortak havlu kullanımı, enfeksiyonun bulaşmasına yol açabiliyor.  Gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, batma ve yanma hissi, tipik belirtilerini oluşturuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, “Erken dönemde başlanan tedavi hem bulaşmayı önler hem de semptomların kısa sürede hafiflemesini sağlar. Virüs kaynaklı konjonktivit genellikle destek tedavisiyle geçerken, bakteriyel konjonktivit ise antibiyotikli damlalarla tedavi edilir” diyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Kirli havuz ve denize girmeyin
  • Havuzda yüzme gözlüğü kullanın
  • Ellerinizi gözünüzle temas ettirmeyin
  • Kişisel eşyalarınızı paylaşmayın

ALERJİK KONJONKTİVİT

Yaz aylarında yaygın görülen polen ve toz gibi alerjenlere karşı göz yüzeyinde oluşan reaksiyon alerjik konjonktivit olarak adlandırılıyor. Polen, dış ortam alerjenleri ve rüzgarla taşınan partiküller, yaz aylarında görülme sıklığı artan alerjik konjonktivite neden olabiliyor. Belirtileri arasında gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanmanın yanı sıra ışık hassasiyeti ve göz kapağı şişliği yer alıyor. Doç. Dr. Burak Tanyıldız, gözümüzün saydam tabakasında, yani korneada incelmeye yol açabileceği için bu süreçte gözlerimizi ovuşturmaktan kaçınmamız gerektiği uyarısında bulunuyor.  Doç. Dr. Burak Tanyıldız,  erken tanı ve tedavinin bu dönemin daha konforlu geçmesini sağladığını belirterek, “Tedavide antihistaminik damlalar, soğuk kompres, gerektiğinde hekim önerisiyle kortizonlu damlalara başvurulur. Ancak tedavi sonlandığında alerjik konjonktivit tekrarlama eğilimi gösterebilir” bilgisini veriyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmayın
  • Eve gelince yüzünüzü ve göz çevresini yıkayın
  • Gözlük kullanarak polen temasını azaltın

 GÖZ KURULUĞU

Göz kuruluğu, gözyaşının yetersiz olması veya kalitesinin bozulması sonucu oluşuyor. Sıcak hava ve buharlaşma, yaz aylarında görülme sıklığını artıyor.  Güneş ve rüzgara maruz kalma, klimalı ortamda bulunma, uzun saatler ekran karşısında çalışma ve yetersiz sıvı alma nedeniyle gelişiyor. Yanma, batma, bulanık görme, göze kum kaçmış hissi, tipik belirtilerini oluşturuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, göz kuruluğunun tedavide geç kalındığında kornea hasarına ve enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceğine işaret ederek, “Tedavide suni gözyaşı, nemlendirici damlalar ve çevresel önlemlere başvurulmaktadır” diyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Bol bol sıvı alın
  • Ekran ve klima karşısında uzun süre kalmayın
  • UV korumalı gözlük kullanın

 KORNEAL ENFEKSİYONLAR (MİKROBİK KERATİT)

Kornea tabakasının mikrobik enfeksiyonu olarak bilinen mikrobik keratit, özellikle kontakt lens kullanan kişilerde sık görülüyor. Lensle denize/havuza girmek, hijyen eksikliği ve göze gelen travmalar sebebiyle gelişiyor. Gözde ağrı, kızarıklık, ışık hassasiyeti ve görme kaybı, sık görülen belirtilerinden. Geç kalındığında kornea ülseri ve kalıcı görme kaybına yol açabildiği için erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Antibiyotikli damlalar ve yoğun takip gerektirirken, ileri tablolarda ise cerrahi yönteme başvuruluyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Lensle havuza veya denize girmeyin
  • Lens hijyenine dikkat edin
  • Lens öncesinde ve sonrasında ellerinizi yıkayın

SARI NOKTA HASTALIĞI (MAKULA DEJENERASYONU)

Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, yıllar içinde, gözün keskin görmesini sağlayan sinir tabakasında oluşan hasar olarak tanımlanan sarı nokta hastalığının gelişme riskini artırıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, sarı nokta hastalığında ileri yaşlarda düz çizgilerde kırıklı görme ve ilerleyen aşamalarda merkezi görme kaybı oluşabildiği uyarısında bulunarak “Kuru tipinde özel vitamin takviyeleri ile ilerlemesi yavaşlatılır. Yaş tipinde ise göz içine yapılan anti-VEGF (Vasküler endotelyal büyüme faktörü) iğneleri ile anormal damar oluşumu durdurulur, görme kaybı yavaşlatılır. Hastalığın düzenli olarak takip edilmesi çok önemlidir” diyor.

Nasıl önlem almalı?

  • UV filtreli güneş gözlüğü kullanın
  • Güneşli saatlerde şapka takmayı ihmal etmeyin
  • Kum ve deniz gibi yansıtıcı ortamlarda daha dikkatli olun

KATARAKT

Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, gözde doğal lensin saydamlığını kaybederek bulanıklaşması olarak tanımlanan katarakt  hastalığının gelişme riskini de artırıyor.  Bulanık veya çift görme, ışığa karşı hassasiyet, gözlük numarasının sık sık değişmesi ve renklerin matlaşması, belirtileri arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, kataraktın ciddi görme kaybına neden olduğu için erken dönemde tedavinin büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak,  “Kataraktın tedavisinde tek etkili çözüm, cerrahi yöntemdir. Ameliyat sırasında, bulanıklaşmış olan lens çıkarılır ve yerine yapay bir lens yerleştirilir” diyor.

Nasıl önlem almalı?

  • UV filtreli güneş gözlüğü kullanın
  • Güneşli saatlerde şapka takmayı ihmal etmeyin
  • Yansıtıcı ortamlarda (kum, deniz) daha dikkatli olun

‘Gündelik Mucizeler’

Kalyon Kültür’ün heyecanla beklenen yeni sergisi ‘Gündelik Mucizeler’ sanatseverlerle buluştu.

Gündelik yaşamın sıradan gibi görünen anlarından ilham alan on çağdaş sanatçının eserlerini bir araya getiren, küratörlüğünü Kalyon Kültür Sanat Yönetmeni Aslı Bora’nın yaptığı ‘Gündelik Mucizeler’ 17 Ekim’e kadar ziyarete açık olacak.

Ayla Turan, Ebru Kocaer, Ecem Dilan Köse, Erhan Lanpir, Gülveli Kaya, Muhammet Bakır, Mr. Hure, Saghar Daeiri, Seydi Murat Koç ve Zeynep Abacı’nın toplam 29 eserinden oluşan bu bütünlüklü sergi, sanatla gündelik hayat arasında sezgisel ve duyusal bir bağ kurma imkânı sunuyor.

Gülçin Kaya Rocheman “Hasarsız Satılık Beden”

Düşbaz Kısa dizisi, Gülçin Kaya Rocheman’ın ilk öykü kitabı Hasarsız Satılık Beden’i okurlarla buluşturdu!

Annelik, travma ve kadınlık üzerine çarpıcı öykülerden oluşan Hasarsız Satılık Beden, Düşbaz Kitaplar’ın yerli ve yabancı kısa metinleri Türkçeye kazandırmayı amaçlayan dizisinin dördüncü kitabı. Kaya Rocheman’ın, kadınları en kırılgan, en karanlık, en sahici halleriyle ortaya koyan sarsıcı öyküleri, annelik mitinin gölgesinde kalmış duygulara cesurca dokunuyor.

Ayrıntı Yayınları’nın edebiyatta yeni keşiflerin izini süren markası Düşbaz Kitaplar’ın yeni dizisi Düşbaz Kısa, “Kısa’nın uzun, az’ın çok olduğuna inananlara” sloganıyla, yerli ve yabancı yazarların öykü kitaplarını, novellalarını ve kurmaca dışı kısa metinlerini okurlara ulaştırmak için Ocak 2025’te yola çıktı. Düşbaz Kısa dizisi, Aslı E. Şeran’ın Öte Yaka Fırtına; Yasemin Olur’un Golgota Sanayi Sitesi ve Anıl Çetinelli Örselli’nin Bizi Yalan Bil adlı öykü kitaplarının ardından Gülçin Kaya Rocheman’ın Hasarsız Satılık Beden’iyle devam ediyor.