Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Cihan Şahin’in başarısı

Orhan Gencebay’dan küçük yaşlarda tam not alan ve başladığı müzik hayatını günümüze kadar başarılı bir şekilde sürdüren Cihan Şahin, söz ve müziği kendisine ait  “Gülüm Seni Özlüyorum” isimli tekli çalışmasını yayınladı. Cihan Şahin, düzenlemelerini Ali Kemal Arapoğlu’nun üstlendiği şarkısını İstanbul’da Ferit Çetinkaya yönetmenliğinde kliplendirdi. ”Gülüm Seni Özlüyorum” şarkısı yayınlandığı andan itibaren tüm dijital platformlarda büyük ilgi gördü. Küçük İbo, küçük Onur ve küçük Cihan olarak bir dönem çocuk sanatçı furyasında yer alan genç şarkıcı, o günlerden sonra kendini geliştirerek müzik camiasında kendine yer edinmeyi başardı.

Brad Pitt, Mercedes-AMG GT 4-kapı Coupe’nin yeni yüzü oldu

Mercedes-AMG, Las Vegas’ta düzenlenen özel gösteride yeni GT 4-Kapı Coupe prototipini tanıttı. Etkinlikte Brad Pitt markanın yeni yüzü olarak sahneye çıkarken, F1 pilotu George Russell da prototipi test ederek aracın çeviklik ve performansını gözler önüne serdi.

2026’da satışa sunulacak olan Mercedes-AMG GT 4-Kapı Coupe, yüksek performanslı AMG.EA mimarisi üzerine inşa edilen ilk seri üretim model olacak. Üç eksenel akı motoru ve doğrudan soğutmalı bataryasıyla devrim niteliğinde bir sürüş konsepti sunuyor.

Brad Pitt, “Performansa ve heyecana olan bağlılık Mercedes-AMG’yi tanımlayan özellik” diyerek iş birliğini değerlendirdi. George Russell ise aracın sürüş deneyimini “inanılmaz” olarak nitelendirdi.

#MercedesAMG #GT4KapıCoupe #BradPitt #GeorgeRussell #AMGEA #OtomobilHaberleri #PerformansAracı #LasVegasTanıtımı #AMGSpirit #OtoHaber

Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor

Düzensiz beslenme ve hareketsizlik nedeniyle toplumda hızla yayılan obezite çocukları da önemli ölçüde etkiliyor. 2050 yılında 5-19 yaş arasındaki çocuklarda obezite rakamlarının dünyada 746 milyona, ülkemizde ise en az 3.39 milyona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Önlenebilen ölüm nedenleri arasında sigaranın ardından ikinci sırada yer alan obezitenin kalıcı tedavisi, multidisipliner yaklaşımlarla gerçekleştiriliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. M. Celal Kızılkaya, çocukluk çağı obezitesi ve tedavi süreci ile ilgili önemli detaylar hakkında bilgi verdi.

Doç. Dr. M. Celal Kızılkaya

Doç. Dr. M. Celal Kızılkaya

Teknolojik gelişmeler obeziteyi tetikliyor

Dünyada 5–19 yaş arası çocuklarda obezite prevalansı 1975 yılında %4 iken, 2022 yılında bu oran %20’ye ulaşmıştır. Obez çocuk sayısı 1975 yılında yaklaşık 11 milyon iken, 2022’de 65 milyon kız ve 94 milyon erkek olmak üzere toplam yaklaşık 159 milyona yükselmiştir. 2050 yılında dünya genelinde 746 milyon çocuk ve gencin aşırı kilolu/obez olacağı öngörülmektedir. Çocukluk çağı obezitesinde; çocukların akademik hayatta başarılı olma kaygısı, yaşanılan çevrenin güvenli olmaması, çocukların evde daha çok ekran karşısında vakit geçirmelerine ve fiziksel aktivitelerinin azalmasına neden olmaktadır. Diyetteki artmış yağ oranı, fazla karbonhidrat tüketimi ve şekerli içeceklerden zengin beslenme obeziteye yol açmaktadır. Bu şekilde beslenen çocukların çeşitli vitamin ve mineral yetersizlikleri açısından da risk altında oldukları bilinmelidir. Düzenli ve dengeli beslenme obezite gelişimini engelleyici bir faktördür. Öğün atlanmasının, özellikle de çocuklarda kahvaltı alışkanlığının olmamasının doğrudan obeziteye yatkınlığa yol açtığı çalışmalar ile gösterilmiştir. Ebeveynlerin her ikisi de obez ise çocukta şişmanlık riskinin belirgin olarak arttığı da kanıtlanmıştır.

Çocuklarda obezite yatkınlığı, erişkinlerden farklı hesaplanıyor

Çocuklarda obezite tanısında sıklıkla boy ve vücut ağırlığı değerleri kullanılmaktadır. İki yaşından küçük çocuklarda boya göre ağırlık değerlerine göre tanı konulmaktadır. Daha büyük çocuklarda ise vücut ağırlığı, boyun metre cinsinden karesine bölünerek vücut kitle indeksleri hesaplanmaktadır. Ancak erişkindekinden farklı olarak sabit bir değere göre karar verilmemektedir. Yaş ve cinsiyete göre oluşturulmuş eğrilerde vücut kitle indeksi yüzde değerleri %85 ile %95 arasına denk gelen çocuklar fazla tartılı, %95 ve üzerinde olanlar ise şişman olarak kabul edilmektedir. Yine bu çocuklarda bel çevresi değerleri de organ yağlanması ve metabolik risklerin ortaya konulmasında yardımcı olmaktadır.

Çocukların obeziteden korunması için aktif yaşam şart!

Genetik yatkınlığın haricinde erken yaşta şişmanlığa neden olan ya da ek bulguların eşlik ettiği nadir genetik hastalıklar da mevcuttur. Bu genetik hastalıkların ya da hormonal bozuklukların şüphe edildiği çocuklar, çocuk endokrinoloji hekimleri tarafından görülmeli ve izlenmelidir. Basit obezitenin söz konusu olduğu durumlarda ise tedavinin en önemli bileşeni yaşam tarzı değişiklikleridir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, uyku saatlerinin düzenlenmesi ve ekran (bilgisayar, televizyon, akıllı telefonlar vb.) başında geçirilen sürenin azaltılması önerilen yaşam tarzı değişiklikleri arasındadır. Bazı durumlarda ilaç tedavileri gündeme gelebilir, ancak bu yaşam değişiklikleri uygulanmadığı zaman ilaç tedavisinin de etkinliği sınırlı kalmaktadır. Erişkin dönemde uygulanan bariatrik cerrahi, çocukluk çağında öncelikli tedavi yöntemlerinden biri değildir ve bu konuyla ilgili araştırmalar devam etmektedir. Bu yöntem gelişimini büyük oranda tamamlamış, diğer tedaviler ile gelişme kaydedilemeyen, seçilmiş olgularda gündeme gelebilir ancak çocuk, bu konuda deneyimli, çocuk endokrinoloji dahil gerekli tüm branşların bulunduğu merkezlerce değerlendirilmelidir.

Birçok sağlık profesyoneli bu takımın bir parçası

Birçok faktörün etkilediği bir problemi ortadan kaldırmanın yolu probleme farklı açılardan bakabilme kabiliyetine sahip olmaktan geçmektedir. Dolayısıyla obezitenin kalıcı tedavisi ancak multidisipliner bir yaklaşımla mümkündür. Multidisipliner yaklaşım derken obeziteye neden olan faktörleri irdeleyen bilim dalları ile kollektif bir çalışma kastedilmektedir. Obezitenin tedavisinde ekipte yer alması gereken kişiler; obezite cerrahisi (genel cerrah), endokrinoloji, gastroenteroloji, psikiyatri, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, beslenme ve diyet, psikoloji, fizyoterapi gibi alanlarda uzmanlar olarak sayılabilmektedir. Ayrıca ihtiyaç doğrultusunda diğer branşlar hasta bazlı olarak ekibe dahil olabilmektedir. Bu branşların hepsi ayrı ayrı hastayı değerlendirmekle birlikte, haftalık toplantılarla bir araya gelerek hasta için bütüncül bir yaklaşım ile en uygun tedavi şemasını belirlemektedir. Böylece hastaya özgü ve sağlık durumuna ve mevcut hastalıklarına göre uygun tedavi protokolü belirlenmiş olur. Bu şekilde izlenen hastalarda ömür boyu korunan tedavi başarısı şansı oldukça yüksektir.

Multidisipliner ekip ile tedavi edilemeyen ve kontrollerine uymayan hastalarda eski yaşam tarzına dönüşler ve geri kilo alımları çok sık gözlenmektedir. Öyle ki geri kilo alımı 10 yılda neredeyse yarı yarıya gibi yüksek bir orana ulaşmaktadır. Geri kilo alımı demek aynı zamanda kronik hastalıkların tekrar ortaya çıkması ya da kötüleşmesi demektir. Bu minvalde değerlendirerek obezitenin kronik bir hastalık olduğunu kabullenip, multidisipliner tedavinin önemini anlayarak tedaviye başlamak kilolardan şikayetçi her bireyin başlangıç noktası olmalıdır.

#Obezite #ÇocukSağlığı #Sağlık #Beslenme #Hareketsizlik #MemorialHastanesi #ObeziteCerrahisi #SağlıklıYaşam #2050Projeksiyonu #ÇocuklukÇağıObezitesi

Cemre Öğün “Ağaç Gölgesi”

Alakarga Yayınları’ndan çıkan Cemre Öğün’ün ilk kitabı Ağaç Gölgesi, on üç öyküden oluşuyor. Yazar, aile bağlarının karmaşık doğasını, şehir yaşamının sınıfsallığını ve toplumsal ilişkilerin kırılganlığını ustalıklı bir dille ele alıyor.

Geçmişle yüzleşme teması Kitap, huzurevi koridorlarından çocukluk anılarına uzanan sahnelerle okuyucuyu kendi iç dünyasında yolculuğa çıkarıyor. Sevgi ve sevgisizliğin izlerini bir arada sunan öyküler, insan yaşantısının tekinsiz yanlarını görünür kılıyor.

Okura davet Ağaç Gölgesi, canlı anlatımı ve birbirine bağlanan karakterleriyle okuru sessiz bir ormanda dolaşmaya, kendiyle yüzleşmeye davet ediyor.

#AğaçGölgesi #CemreÖğün #AlakargaYayınları #Edebiyat #ÖyküKitabı #TürkEdebiyatı #OkumaÖnerisi #KitapTavsiyesi #YeniKitap #ÖyküSeverler

Hyundai INSTER Dynamic: 327 km menzil ve hızlı şarj

Yeni versiyon Türkiye’de Hyundai Motor Türkiye, A-SUV segmentindeki elektrikli modeli INSTER’ı geçtiğimiz Mayıs ayında satışa sunmuştu. Şimdi ise Dynamic donanım seviyesiyle ürün gamını genişletiyor.

INSTER Dynamic

Performans ve menzil 71,1 kW güç ve 147 Nm tork üreten motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 11,7 saniyede tamamlayan INSTER Dynamic, 42 kWh bataryasıyla birleşik kullanımda 327 km menzil sunuyor. Şehir içi kullanımda bu değer 473 km’ye kadar çıkıyor. DC hızlı şarj ünitesinde %10’dan %80’e yalnızca 30 dakikada ulaşabiliyor.

INSTER Dynamic

Güvenlik ve sürüş destekleri Ön Çarpışma Önleme Asistanı, Şerit Takip Asistanı ve Akıllı Hız Sabitleyici gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri standart olarak sunuluyor. Rejeneratif frenleme ve i-Pedal özelliğiyle şehir içi kullanımda pratiklik sağlıyor.

INSTER Dynamic

Tasarım ve donanım “Fildişi Beyaz”, “Atlas Beyaz”, “Elegan Sarı” ve “Hâkî Yeşil” renk seçenekleriyle gelen model, siyah iç mekân opsiyonu, 15 inç jantlar ve 10,25 inç dijital gösterge ekranıyla dikkat çekiyor.

#HyundaiINSTER #DynamicPaket #ElektrikliSUV #HyundaiTürkiye #EV #HızlıŞarj #Otomotiv #YeniModel #ElektrikliAraç

Pasif içicilik, yılda 1 milyonu aşkın kişinin ölümüne neden oluyor!

Dünya genelinde ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan KOAH’nın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) en önemli nedenini sigara, puro, pipo, nargile ve elektronik sigara kullanımı ile pasif içicilik yani bu maddelerin dumanına maruz kalmak oluşturuyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülin Sevim “Son yıllarda hızla yaygınlaşan KOAH, solunum yollarında kalıcı tıkanıklık ve nefes darlığına yol açan, ilerleyici bir hastalıktır. Belirtileri arasında sürekli ve şiddetli öksürük, balgam ve nefes darlığı bulunan KOAH, günümüzde dünya genelinde 40 yaş üstü insanların yaklaşık yüzde 10’unda görülmektedir” diyor. Prof. Dr. Tülin Sevim, 19 Kasım Dünya KOAH Günü kapsamında yaptığı açıklamada, gençler arasında da özellikle sigara ve e-sigara  kullanımının artması sonucu, tehlikenin hızla yaygınlaştığı KOAH hastalığını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Tek bir sigaranın dumanında 7 binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve 70 tanesi de kanser yapıcı madde sınıfında yer alıyor. Üstelik, yapılan çalışmalar; sigara kullanmayıp, pasif içiciliğe maruz kalmanın da zarara yol açabildiğini ortaya koyuyor. O zararlardan birinin de, dünyada ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan KOAH yani Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı olduğunu vurgulayan Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülin Sevim şöyle konuşuyor: “Yapılan birçok çalışmada; aktif sigara içiminin KOAH gelişimi için en önemli risk faktörü olduğu kanıtlanmıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda; pasif içiciliğin de KOAH gelişimine neden olduğu gösterilmiştir. 25 bin 592 hastayı kapsayan bir meta-analizde pasif içicilerde KOAH gelişme riskinin, pasif içici olmayan kişilere göre 2,25 kat arttığı saptanmıştır. Pasif içicilik yılda 1,2 milyon insanın ölümüne yol açmaktadır.”

Prof. Dr. Tülin Sevim

Prof. Dr. Tülin Sevim

Pasif içicilik çocukları da, gençleri de vuruyor!

Pasif içicilik, başkalarının içtiği tütün ürününden (sigara, puro, pipo, nargile vb) kaynaklanan dumanın solunması anlamına geliyor. Pasif içiciliğin özellikle çocukların akciğerlerine ve bağışıklık sistemine büyük zarar verdiğini belirten Prof. Dr. Sevim sözlerine şöyle devam ediyor: “Sigara dumanına maruz kalındığında; gözlerde tahriş, sulanma, yanma, baş ağrısı, burunda rahatsızlık, öksürük, boğaz ağrısı, nefes darlığı ve astım hastalığının alevlenmesi gibi şikayetler hemen ortaya çıkabilmektedir. Ebeveynleri sigara içen veya sigara içilen ortamlarda bulunan bebek ve çocuklar en riskli gruptur. Pasif içicilik çocukların akciğerlerine ve bağışıklık sistemine büyük zarar vermektedir, ani bebek ölümleri daha sık görülmektedir. Bu çocuklarda akut solunum yolu enfeksiyonları, bronşit, zatürre, orta kulak iltihabı ve astım atağı yaşıtlarına göre daha sıktır. İleri yaşlarda da akciğer hastalığına yakalanma riskleri daha fazladır. Pasif içicilik erişkinlerde de; kalp hastalığı, felç (inme), akciğer kanseri ve KOAH gibi hastalıklar için risk oluşturmaktadır. Sigara içmediği halde sigara dumanına maruz kalan kişilerde koroner arter hastalığı riski yüzde 25–30 artmıştır. Bu kişilerde felç riskinin de yüzde 20-30 arttığı bildirilmektedir.”

Elektronik sigaranın yıkıcı tahribatı çok yüksek!

Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin, son 10 yıl içinde tütün endüstrisi tarafından dünya genelinde ‘daha az zararlı’ olarak pazarlandığını ancak yapılan çalışmaların bunun tam tersine işaret ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevim şöyle konuşuyor: “Yapılan araştırmalarda; elektronik sigaralarda 16 binden fazla çeşit tatlandırıcı saptanmıştır. Araştırmalarda, elektronik sigarayı denemiş gençlerin ve çocukların, daha sonra sigara içmeye başladığı; daha önce sigara içip bırakan yetişkinlerin ise elektronik sigara kullandıklarında yeniden sigaraya başlama risklerinin 4-6 kat arttığı gösterilmiştir. Elektronik sigara kullanan gençlerin sigara, esrar gibi diğer bağımlılıklara geçiş yaptığı da bildirilmektedir. Bu veriler, elektronik sigaraların, nikotin bağımlılığının sürmesine yol açtığının kanıtıdır. Nikotin, eroin, kokain gibi maddelerle eşdeğer bağımlılık gücüne sahip bir maddedir. Bu ürünlerin, en az geleneksel tütün ürünleri kadar ciddi boyutlarda sağlık zararları vardır.”

Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!

Elektronik sigaralarda bulunan toksik kimyasal maddelerin solunum yollarında inflamasyon, bronşit, astım ve EVALI hastalığına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Tülin Sevim “EVALI, elektronik sigara/vaping kullanımına bağlı gelişen akut akciğer hasarıdır ve ölüme neden olabilmektedir. Elektronik sigaranın zararları solunum yolları ile sınırlı kalmamaktadır” diyor. Elektronik sigara kullanımının pıhtılaşma bozuklukları, hipertansiyon, kalp hızının artması, ateroskleroz, mide bulantısı, ağız kuruluğu, kas titremesi, baş dönmesi, baş ağrısı, uyku bozuklukları gibi daha birçok soruna yol açabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevim sözlerine şöyle devam ediyor: “Deneysel veriler, uzun süreli elektronik sigara kullanımının karaciğer, kalp ve böbreklerde hasara neden olduğunu göstermektedir. Elektronik sigaralarda yer alan aromatikler, sadece kendi başlarına bile, hücre ölümüne yol açabilmektedir. Ayrıca çalışmalarda elektronik sigara kullananlarda akciğer kanserinin kullanmayanlara göre daha sık görüldüğü gözlenmiştir. Dünya genelinde elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin kullanımı, daha önce sigara içmemiş gençler arasında hızla artmaktadır.”

#KOAH #DünyaKOAHGünü #SigaraZararlıdır #Pasifİçicilik #ElektronikSigara #AkciğerSağlığı #TülinSevim #AcıbademTaksim #SolunumHastalıkları #Sağlık #Farkındalık #SigaraBırak #EsigaraMasumDeğil #KOAHÖnlenebilir

Hareketli şarkılardan duygusal tarza geçiş

Yeni neslin sevilen ismi Berkay Altunyay, listelerde yükselişini sürdürdüğü “Kaybolsam”, “Yakamazsın” ve “Şükür Yaradana” gibi hareketli parçalarının ardından bu kez duygusal bir şarkıyla dinleyicilerle buluşuyor.

“Beni Yalanlara Sar”, sözü ve müziği Berkay Altunyay’a ait olup Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlandı. İçten sözleri ve ruhuna dokunan melodisiyle sanatçının hit potansiyeli taşıyan yeni döneminin başlangıcı olarak görülüyor.

Kısa sürede Türk pop müziğinin dikkat çeken isimlerinden biri haline gelen Berkay Altunyay, güçlü geri dönüşlerle motivasyonunu tazeleyerek yeni şarkılarını yıl boyunca dinleyicileriyle paylaşmayı sürdürecek.

#BerkayAltunyay #BeniYalanlaraSar #SonyMusicTürkiye #TürkPop #YeniHit #MüzikHaber #PopMüzik

“Yemin Ettim (Akustik)” Sony Music Türkiye’den yayında

Efsane şarkıya akustik yorum Türk müziğinin unutulmaz ismi Kayahan’ın 1991’de yayınlanan klasiği “Yemin Ettim”, Bahadır Tatlıöz ve Çağan Şengül’ün yorumuyla yeniden hayat buldu. İlk versiyonu büyük beğeni toplayan şarkı, şimdi akustik atmosferde müzikseverlerle buluşuyor.

Samimi ve yalın düzenleme Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan “Yemin Ettim (Akustik)”, gitar ve klarnetin ön planda olduğu düzenlemesiyle şarkının duygusal derinliğini yalın bir tonda hissettiriyor. Akustik klibin yönetmenliğini de üstlenen Bahadır Tatlıöz, minimal anlatımıyla şarkının ruhunu görsel olarak yansıtıyor.

Kayahan’a saygı duruşu Bu özel proje, Kayahan’ın müzikal mirasına duyulan saygıyı ve geçmişin izlerini geleceğe taşıyan bir anma niteliği taşıyor.

#BahadırTatlıöz #ÇağanŞengül #YeminEttim #Kayahan #AkustikVersiyon #SonyMusicTürkiye #TürkMüzik #MüzikHaber

Protest Folk’un güçlü sesi Murat Kaya’dan Ahmedim

Murat Kaya’dan duygusal bir saygı duruşu Protest folk müziğinin sevilen ismi Murat Kaya, yeni single çalışması “Ahmedim” ile dinleyicileriyle buluştu. Ahmet Kaya’nın aramızdan ayrılışının 25. yılına ithafen hazırlanan eser, sanatçının güçlü yorumuyla hüzün, sevgi, özlem ve umut duygularını bir araya getiriyor.

Eserin detayları Söz ve müziği Murat Kaya’ya ait olan şarkının düzenlemesini ünlü müzisyen Ahmet Koç üstlendi. “Ahmedim”, Ahmet Kaya hayranlarının kalbine dokunacak özel bir çalışma olarak müzikseverlerle paylaşıldı.

#MuratKaya #Ahmedim #AhmetKaya #ProtestFolk #YeniSingle #TürkMüzik #MüzikHaber #Magazin

Sezen Aksu’nun Klasiği Cenk Rofe yorumu ile dijital platformlarda

Cenk Rofe’den özel cover çalışması Başarılı sanatçı Cenk Rofe, Sezen Aksu’nun sevilen eseri “İlk Gün Gibi”yi yeniden yorumladı. Uzun süredir hayata geçirmek istediği bu projeyi dinleyicisiyle paylaşan Rofe, şarkıya kendi müzikal dokusunu ekleyerek eseri günümüz sounduyla buluşturdu.

Aranje Kaan Arslan’dan Sözü ve müziği Sezen Aksu’ya ait olan parçanın aranjesinde Kaan Arslan imzası bulunuyor. Şarkı, Sezen Aksu’nun klasikleşmiş ruhunu korurken Cenk Rofe’nin yorumu ile taze bir duygu kazanıyor.

#CenkRofe #SezenAksu #İlkGünGibi #Cover #PopMüzik #YeniYorum #MüzikHaber #Magazin