Yazılar

Özgürlük mü? Para mı? Aşk mı?

Özgürlük mü? Para mı? Aşk mı?

Hayatımızda köklü değişiklere sebep olan pandemi boyunca, kadınlar pek çok konuda alışkanlıklarını değiştirdi. Her şeyin çok daha hızlı bir şekilde dijitalleşmesi flört hayatını da etkiledi ve kadınlar çevrimiçi flörte geçmişe göre çok daha fazla ilgi gösterir hale geldi. Öyle ki son dönemde sosysl medyadadan ilk beğeni gönderen veya bir sohbet başlatanlar genelde kadın kullanıcılar oldu.

İlk adımı kim atar?

Genelde konuşmayı başlatanın erkekler olduğu düşünülür fakat özellikle yeni yılın başlangıcı olan Ocak ayında durum hiç de öyle değil. Pandeminin de etkisiyle kadınlar her geçen gün arkadaşlık uygulamalarında daha aktifler. Aplikasyonun kadın kullanıcıları 2022 Ocak ayında geçen yıla oranla yüzde 10 daha fazla beğeni göndermiş ve konuşma başlatmış. Hatta bu yıl 2021 yılındaki tüm diğer aylardan daha fazla. Bakalım önümüzdeki yıllarda, ‘ilk adımı atan’ madalyasını kim taşıyacak?

Kadınlar daha aktivist

Evet her geçen gün ilk adımı atan kadınların sayısı artıyor. Sesini duyurmak için yükseltenlerin de öyle. Aplikasyonun sorularını cevaplayan kadınlar kendilerini çoğu ülkede erkeklerden daha aktivist olarak tanımlıyorlar. Mesela Türkiye ve ABD’de kadınların yüzde 41’i aktivist olduğunu söylerken erkeklerde bu oran ABD’de yüzde 26, Türkiye’de yüzde 36. Kendini en fazla aktivist olarak tanımlayan kadınlar da Fransa’dan.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kadın hakları konusu flörtün de içinde

Cinsiyet eşitliği ve özgürlük tartışmaları sadece medyanın gündemiyle sınırlı değil. Arkadaşlık uygulamalarında da kadın hakları ve feminizm oldukça yaygın. Geçtiğimiz üç yıla oranla kullanıcılar, Aplikasyon profillerinde feminizmden yüzde 83 daha fazla bahsetmiş. Kullanıcıların yüzde 84’ü kadın erkek arasındaki kazanç farkının kapanması gerektiğini düşünüyor. Türkiye’nin yüzde 85’i bu konuda hemfikirken, buna en az katılan ülke yüzde 43 oranla Endonezya.

Paranın değil, özgürlüğün peşinde…

Kadınların her geçen gün daha fazla işgücüne katılmasıyla birlikte finansa verdikleri önem de artıyor. ‘Kendi bütçenizin kaydını tutuyor musunuz?’ sorusuna Türkiye, Hindistan ve ABD’de kadınların yüzde 51’i ‘Evet’ diyor. Kayıt konusunu en az önemseyen kadınlarsa yüzde 34’le Almanya’dan. Fakat tüm ülkeler için özgürlük paradan çok daha önemli. Almanya’daki kadınların yüzde 84’ü, Türkiye’deki kadınların yüzde 72’si, ABD’deki kadınların da yüzde 63’ü özgürlüğün paradan daha önemli olduğunu söylüyor.

 Partnerinizin ne kadar kazandığı önemli mi?

Bazıları paranın sevgiyi satın alabileceğini düşünüyor olabilir. Kadınlar için durum hiç de öyle değil. Dünyanın her yerinden aplikasyon  kullanıcıları, ‘Biriyle eşleşirken zengin olması önemli mi?’ sorusuna Almanya ve Fransa’da yüzde 60 oranıyla ‘Hiç önemli değil’ yanıtını veriyorlar. Türkiye’deki kadınların da yüzde 36’sı paranın eşleşmede hiç önemi olmadığını düşünüyor. Çok önemli olduğunu düşünen kadınların oranıysa sadece yüzde 8. Parayı partner seçiminde en çok önemseyen ülkeyse yüzde 36’yla Endonezya.

Aşk mı yoksa kariyer mi?

Bir tarafta iş dünyasının basamaklarını tırmanmak diğer tarafta yeni bir aşka yelken açmak… Dünya bu konuda kararsız. Ülkeye göre değişiyor. Mesela Fransa’da neredeyse eşit. İsrail’deki kadınlarsa biraz daha romantik. Yüzde 73 oranla bir ilişki bulmanın daha önemli olduğunu düşünüyorlar. Ülkemizdeki kadınların yüzde 60’ı kariyerin daha önemli olduğunu düşünürken kariyer konusuna en çok önem veren kadınlarsa yüzde 68’le Hindistan’dan. Her ne kadar kariyer daha önemli gibi görünse de özellikle pandemiden sonra ‘Gerçek aşkı bulmak daha önemli’ diyen kadınların oranı yüzde 55 artmış. Anlaşılan zor zamanlarda aşk kariyere galip geliyor. Sizce hangisi daha önemli?

OkCupid

Kadınlar iş hayatına katılmak için eşinden izin alıyor

Kadınlar iş hayatına katılmak için eşinden izin alıyor

 Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 97. dönem verileriyle bu hafta; tüm dünyada özellikle kadınlar üzerinde en az salgın kadar sıkıntı yaratan, evrensel alanda çözüm aranan bir konu « toplumsal cinsiyet eşitsizliği» mercek altına alındı.

Türkiye’de; kadın ve erkeklere eşit davranış olup olmadığı, eşitliği korumaya yönelik yasalar, kadına şiddete karşı cezalar, aile baskısı, iş hayatına katılımda fırsat eşitsizliği, çalışma hayatına geçmede engeller, kadınların ev içi sorumlulukları,  bu sorumlulukların eşlerle paylaşımı, kültürel önyargılar, kadınların önünde sıralanan engellere karşı siyasetçilerin, gerekse medyanın bu konulara olan ilgisi gibi konulara  ilişkin bireylerin ifade, tutum ve davranışlar​​ı incelendi.

KADINLARIN YAŞADIĞI ÖNEMLİ BİR SORUN;  EKONOMİK AÇIDAN BAĞIMSIZ OLAMAMALARI…  Her 10 kadından 7’si bugün bile eşinden ve ailesinden izin almadan çalışma hayatına katılamadığını ve ekonomik bağımsızlıkları olmadığı için de gerek ev içi gerekse de ev dışı konularda karar alıcı olamadıklarını söylüyor. Ayrıca iş hayatında da kadınların ayrımcılığa maruz kaldığı görüşü oldukça baskın bir görüş. Kadınların %65’i işte ayrımcılığa maruz kaldığını, terfilerde erkeklerle eşit hakka sahip olmadığını ve %55’i aynı iş için erkeklerden daha az ücret aldıklarını düşünüyor. Erkeklerin bu konulara katılım oranı daha düşük olsa da genel olarak bakıldığında erkeklerin de yarısının kadınlarla benzer görüşte olduğu görülüyor.

Ipsos Türkiye

 

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN CEZASIZ KALMASI KADINLARIN %84’ÜİÇİN YAŞADIKLARI ZORLUKLARIN EN ÖNEMLİSİ. Kadın yönelik şiddetin cezasız kalmasının yanı sıra aile baskısı da kadınların yaşadığı diğer önemli bir sorun. Bu iki konunun dışında kadınların ev içi sorumlulukları ve bu sorumlulukların eşleri ile eşit paylaşılmaması da kadınların zorlandıklarını belirttikleri diğer konular. Erkeklerin bu konulara yönelik verdikleri cevapların oranı daha düşük olsa da yine de her 10 erkekten 7’si kadına yönelik şiddetin cezasız kaldığı görüşünde.

 

Ipsos Türkiye

 TOPLUMUN %85’İ YETERLİ YASALARIN OLMAMASI VE OLAN YASALARIN DA UYGULANMAMASININ TÜRKİYE’DE KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNİN SAĞLANMASININ ÖNÜNDEKİ EN ÖNEMLİ ENGELLER OLDUĞUNU BELİRTİYOR. Yasaların yetersiz olması ve uygulanmıyor olmasının yanı sıra kültürel önyargılar da kadın erkek eşitliğinin sağlanamaması konusunda diğer önemli bir engel olarak karşımıza çıkıyor.  Bu iki ana konunun dışında gerek siyasetçilerin gerekse de medyanın bu konuya yeterince eğilmemesi de toplumun %80’i tarafından bu konudaki diğer önemli engeller olarak belirtiliyor.

Ipsos Türkiye

TÜRKİYE’DE KADIN VE ERKEKLERE EŞİT DAVRANILDIĞINI DÜŞÜNENLERİN ORANI SADECE %22. Toplumun %22’si kadın ve erkeklere eşit davranıldığını düşünürken, %55’i eşit davranılmadığı görüşünde. Bu konuda kadın ve erkelerin görüşü benzer seviyede. Gerek toplumda, gerek aile içinde gerekse de işte toplumun yarısı kadın ve erkeğe eşit davranılmadığını düşünüyor. Kadın ve erkek eşitliğini korumaya yönelik yasaların olduğunu düşünenlerin de oranı sadece %31…

 

Ipsos Türkiye

 

Ipsos, Sosyal Araştırmalar ve Kalitatif Araştırma Hizmet Birimleri Lideri, İcra Kurulu Üyesi Ece Ertürk verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Her ne kadar belli dönemlerde gündemdeki görünürlüğünü ve önceliğini daha fazla hissediyor olsak da sadece Türkiye’de değil dünyada da toplumsal cinsiyet eşit(siz)liği, konunun olumsuz taraflarıyla hem kadınlar hem de erkekler tarafından hemfikir olunan toplumsal bir sorun.

Türkiye’de kadınlara ve erkeklere toplumda eşit davranılmadığı algısının cinsiyetten bağımsız kabullenilmiş bir gerçeklik olduğunu görüyoruz. Toplumun 70%’i kadın-erkek eşitliğini korumaya yönelik yasaların mevcut olmadığını düşünüyor. Toplumda ve iş hayatında cinsiyet eşitsizliği konusunda ortak bir kanı olsa da aile içinde eşitlik olduğu noktasında erkekler kadınlara göre daha olumlu. Kadına yönelik şiddetin cezasız kalması ve aile baskısı konuyla ilgili en temel toplumsal sorunlar olarak öne çıkmakla birlikte pandemi döneminde de yansımalarını oldukça hissettiğimiz ev içi ve çocuklarla ilgili sorumluluklardaki eşitsiz dağılım da dikkate alınması gereken diğer sorunlar. Kadının hem toplumsal hem de aile içindeki duruşunu etkileyen konulardan biri olarak ekonomik bağımsızlık ve kadını ekonomik bağımsızlığa götürebilecek kaynaklara eşit erişim de yine dikkat edilmesi ve iyileştirilmesi gereken toplumsal konular arasında. Günümüzde hala kadınların 70%’i ailesinden ve eşinden izin almadan çalışma hayatına katılamıyor. 

Ipsos Türkiye

 Yine benzer sayıda kadın ekonomik özgürlükleri olmadığı için gerek ev içi gerekse de ev dışı konularda karar verici olamıyor. Daha eşitlikçi ve kapsayıcı toplumsal bir düzen için gerekli yasaların olması ve doğru şekilde uygulanması; aynı zamanda da toplumsal cinsiyet konusunun gerek siyasiler gerek medya tarafından daha gündemden bağımsız daha somut ve süreklilik içinde önceliklendirmesi ve sahiplenilmesi bu konuyla ilgili toplumsal beklentiyi de karşılayacak ve iyileşme sağlayabilecek ilk aksiyonlar gibi görünüyor.  

Türkiye’deki en önemli sorun ne ?       

Türkiye’deki en önemli sorun ne ?       

 Ipsos tarafından gerçekleştirilen Anti Kriz Monitörü ile Türkiye’nin gündemini yakından takip etmek, toplumun memnuniyet ve beklentilerini anlamak, tüketim ve yatırım davranışlarını beraberinde gündeme ilişkin düşüncelerini ölçmek, Koronavirüs salgını ile ilgili farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak hedefleniyor. Anti kriz monitöründe bu son çıkan seçilmiş verilere göre; ülkemizde toplumu en çok zorlayan gider kaleminin ne olduğu, hane tüketiminde en çok hangi alışveriş kalemlerinden ve alanlarından vazgeçildiği, tüketilen ürünleri daha ucuza mal etmenin yollarını arayıp aramadığı, hangi kategorilerden vazgeçtiği, bireylerin kendi kişisel ekonomilerine yönelik beklentilerinin ne durumda olduğu, toplumun en önemli sorunun ne olduğuna dair ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

BU DÖNEMDE ELEKTRİK GİDERLERİ TOPLUMU EN ÇOK ZORLAYAN GİDER KALEMİ. Bireylerin %55’i elektrik giderlerinin kendilerini çok zorladığını belirtmekte. Elektrik giderlerinin yanı sıra vatandaşları zorlayan diğer gider kalemleri giyim, doğalgaz, ev temizlik ve gıda ürünleri olarak öne çıkıyor. Ancak genel olarak bakıldığında aslında her türlü gider kaleminin bireyleri zorladığı görülüyor.

Ipsos Türkiye

TOPLUMUN ÇOĞUNLUĞU MARKET ALIŞVERİŞLERİNDE HARCAMALARINI AZALTMAYA ÇALIŞIYOR. Bireylerin %66’sı market alışverişlerinde asgari ihtiyaçlarını karşılamaya ve gerekirse bazı kategorilerden vazgeçerek harcamalarını minimumda tutmaya çalışırken %24’ü de tükettikleri ürünleri daha ucuza mal etmenin yollarını arıyor.

Ipsos Türkiye

TOPLUMUN YARISININ HANE GELİRLERİNE YÖNELİK GÖRÜŞLERİ DE ÇOK OLUMLU DEĞİL.  Bireylerin %54’ü son 12 ay içinde hane gelirlerinin azaldığını belirtirken önümüzdeki bir kaç ay içindeki kendi kişisel ekonomilerine yönelik beklentileri de olumlu değil. Önümüzdeki birkaç ay içinde kişisel ekonomilerin daha da kötü olacağını belirtenlerin de oranı %57. Geleceğe yönelik kişisel ekonomilerinin daha iyi olacağını düşünenlerin oranı ise sadece %6.

Ipsos Türkiye

TOPLUMUN ÇOĞUNLUĞU TÜRKİYE EKONOMİSİNİN MEVCUT DURUMUNUN İYİ OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR. Türkiye ekonomisinin mevcut durumunun iyi olmadığını düşünenlerin oranı %81. Ekonominin iyi olduğunu düşünenlerin oranı sadece %3.

Ipsos Türkiye

EKONOMİ TOPLUMUN EN ÖNEMLİ SORUNU

Haziran 2021 tarihinden itibaren ekonominin en önemli sorun olarak belirtilme oranı Salgının önüne geçmişti. Bugüne gelindiğinde ise artık her 10 kişiden 9’u için ekonomi en önemli problem. Salgındaki hızlı bulaş ya da vaka sayılarındaki artış bile Koronavirüs Salgının önemli bir sorun olarak görülmesine neden olmuyor. Bireylerin sadece %5’i salgının en önemli sorun olduğunu düşünüyor.

Ipsos Türkiye

 

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye CEO Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Ülkenin en önemli problemi hangisidir sorusuna çok açık ara ile ekonomi yanıtını almaya devam ediyoruz. Bu noktada yaklaşımı biraz daha netleştirebilmek için önceki hafta ilginç bir soru sormuştuk, elinizde tek bir sorunu çözme imkanı olsa salgını mı yok edersiniz yoksa ekonomiyi mi düzeltirsiniz demiştik, bu soruya da yine büyük farkla ekonomi yanıtını almıştık. Bu haftaki sonuçlara bakarak şunu söyleyebiliriz, ülkenin en önemli sorunu ekonomi hatta neredeyse diğer tüm sorunları unutturacak kadar önemli, tek sorunumuz haline gelmiş durumda. Koronavirüs salgını en önemli sorundur diyenlerin oranı %5 iken ekonomi en önemli sorundur diyenler %86. Bu yüzden bu hafta ekonomi başlığına odaklandık.

Çoğunluk, yakın gelecekte kişisel ekonomik durumunun daha kötüye gideceğini düşünüyor. Yaklaşık üçte birlik bir kesim kişisel ekonomisinin yakın gelecekte aynı kalacağı veya daha iyi olacağı düşüncesinde. Ancak ülke ekonomisi ve kişisel ekonomi sorularını bir arada değerlendirdiğimizde görüyoruz ki kendi durumuna dair daha umutlu olan bu grubun da bir kısmı ülke ekonomisinin durumundan memnun değil.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik

Araştırmamıza katılanların %54’ü son 12 ay içinde hane gelirlerinin azaldığını belirtiyor. Kişisel ekonomi sorusu ile de paralellik arz edecek şekilde bu soruda da %40 civarında bir kitle aynı dönem içinde hane gelirinin pek değişmediğini veya arttığını belirtiyor. Yine de ülkenin en önemli sorunu ekonomidir diyenlerin oranının %86 olduğunu hatırlarsak hane gelirinde kayıp yaşamayanların da önemli bir kısmının ekonomiyi bir sorun olarak gördüklerini söyleyebiliriz.

Fiyat artışlarında vatandaşı en çok etkileyen kalemin elektrik faturası olduğunu görüyoruz. Kış mevsiminin de etkisi ile giyim masrafları bir diğer kalem. Doğalgaz, su gibi diğer kaçınılmaz aylık fatura kalemleri de önemli etki yapıyor. Araştırmamıza katılan her üç kişiden ikisi market alışverişlerinde tasarruf için bazı ürün kategorilerini tüketmekten vazgeçebileceğini belirtiyor.

Ekonomi, siyasi tercihlerden bağımsız bir sorun haline dönüşmüş halde. Bunu her on kişiden sekizinin ülke ekonomisinin durumunu kötü olarak nitelendirmesinden anlıyoruz, son yayınlanan araştırmalara göre hiç bir siyasi partinin veya ittifakın %80 oy oranı yok, vatandaş oy tercihinden bağımsız olarak ekonomiden memnuniyetsiz.

2022’de aşktan beklediklerimiz

2022’de aşktan beklediklerimiz

Hızla değişen hayat düzenimizde 2022’nin neler getireceğini tahmin edebilmek çok zor. Peki bu değişen düzende çekici bulduklarımız, etkilendiğimiz şeyler nasıl değişiyor?

İLGİ ALANLARIMIZ VE ENDİŞELERİMİZ BENZER OLSUN

Kullanıcıların partnerinde en çok önemsediği şeylerden biri de ortak ilgi alanlarına sahip olmak. “Sevgilinle ortak ilgi alanlarına sahip olmak önemli midir?” sorusuna ‘Evet’ diyenlerin oranı yüzde 61’ken, “herkesin kendi ilgi alanları olmalı” diyenlerin oranı yüzde 39 oldu. Bilgi akışının çok hızlı olduğu bu internet çağında ortak ilgi alanlarına denk gelmek bile başlı başına bir çekicilik kriteri belki de. Aslında kullanıcılar, ‘İnternet olmadan yaşayabilir miydin?’ sorusunda ikiye bölünmüş durumdalar. Yarısı ‘evet,’ yarısı ‘hayır’ diyor ancak 2022 yılında ‘İklim değişikliği’ gibi ortak endişelerimiz de var.

HEM ZEKİ OLSUN HEM DE KOMİK

Bizi etkileyen şeyler birbirinden çok mu farklı? Fiziksel görünüm, statü, duygusallık… Bunlardan hangisi sizi daha çok etkiler? Uygulama kullanıcılarına göre ilk sıralarda mizah anlayışı geliyor. ‘Sevgilinle mizah anlayışının aynı olması sence önemli mi?’ sorusuna  kullanıcıların yüzde 57’si, ‘Çok önemli’ derken, yüzde 38’i önemli sayılır dedi. Yani önemsiz görenler yok denecek kadar az. Kadınlar mizah konusunu erkeklerden biraz daha fazla önemsiyorlar. Kadınların yüzde 67’si için mizah ‘çok önemli’yken, erkeklerde bu oran yüzde 53. Mizah biraz da zeka göstergesi olduğu için elbette zeka da yine çekicilik kriterleri arasında en üst sırada. ‘Zeka çekici midir?’ sorusuna kullanıcıların 90’ı “Kesinlikle!” diyor.

ÖNCE KENDİNİ SEVSİN, AMA -DE VE -DA’LARI DA AYIRSIN

Bazısı dahi anlamında yazılmış ama kelimeden ayrılmamış ‘de’lere çok takılır. Kullanıcıların verdiği cevaplara bakılırsa bu ilişki tercihinde de önemli bir rol oynuyor. Hatta kadınlar için biraz daha fazla önemli bir rol… ‘Yazım hatalarından rahatsız olurum’ diyen kadınların oranı yüzde 76 iken, erkeklerde bu oran yüzde 52. Çekicilik konusunda 2022 trendleri arasına altyazılı filmler de girmiş gibi görünüyor. ‘Filmleri altyazılı mı yoksa dublajlı mı izlersin?’ sorusunauygulama kullanıcılarının yüzde 85’i ‘altyazılı’ diye yanıtlıyor. Yıl kaç olursa olsun sevgi dolu bir ilişki yaşamak için aslında ilk kriter insanın kendini sevmesi. ‘Kendinle sevgili olur muydun?’ sorusuna insanların yüzde 83’ü ‘Tabii ki!’ cevabını veriyorlar. ‘Sanmıyorum’ diyenlerin oranı ise yüzde 17. Peki siz kendinizle sevgili olur muydunuz? Sizin kriteriniz ne?

OkCupid

Türkiye’nin 2019 televizyon yıldızları belli oldu

Türkiye’nin 2019 televizyon yıldızları belli oldu

 

Ipsos tarafından her yıl tekrarlanan Türkiye Barometresi Yeni yıl Özel Araştırması kapsamında Türkiye’nin en beğenilen TV Dizileri, Oyuncuları ve Televizyoncuları belirlendi. Bu sene ayrıca en beğenilen Sosyal Medya Fenomenleri de araştırma kapsamında kamuoyuna soruldu.

 

Ipsos Türkiye Barometresi’ne göre Türkiye’nin en beğendiği TV Dizisi “Çukur” (%11) olarak belirtilirken, bu diziyi “Avlu” ve “Arka Sokaklar” (%7) dizileri takip etti.

 

Ipsos’un Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Sosyal Araştırmalar Hizmet Birimi Lideri Özlem Bora şu değerlendirmeleri iletti:  “Türkiye’de yerli dizi seyretme oranı %90’a yakın. Diğer bir deyişle hepimiz en az bir yerli dizi seyrediyoruz. Öne çıkan dizilere baktığımızda ise aksiyon ve polisiye ağırlıklı dizileri görüyoruz.

Çukur başladığı ilk günden beri oldukça sadık bir izleyici kitlesine sahip ve karakterleri ile öne çıkan ve anılan bir dizi haline geldi. 2 senedir yayında olan bu dizi  özellikle erkekler ve  millenials kitlesi tarafından ilgiyle izleniyor. Dizide mahalle kavramı, dayanışma ve dışarıdan gelen tehditlere karşı birlikte durulması dizinin çekim noktalarının başında gelmekte.

 

13 senedir yayında olan Arka sokaklar ise Türk izleyicileri için fenomen bir dizi olmuştur.

 

Son dönemlerde kadınların başrolde olduğu dizilerin sayısında artış görüyoruz. Çoğunluğu kadın karakterlerden oluştuğu Avlu dizisi bu yıla damgasını vuran dizilerden birisi oldu. Hapishanede geçen dizi, kadın mahkumların hapishane öncesi  yaşadıkları şiddete ve hapishanedeki kadınlar arasındaki güç savaşlarına dair hikayesi ile ilgi çekiyor.”

Türkiye Barometresi Araştırmasına göre Türkiye’nin en beğendiği kadın dizi oyuncusu Avlu dizisindeki rolüyle Demet Evgar (%7) olurken en beğenilen erkek dizi oyuncusu ise Çukur dizisinde rol alan Aras Bulut İynemli (%14) oldu.

Ipsos Türkiye Barometresi’ne göre; Türkiye’nin En Beğendiği Televizyoncu ise %17’lik bir oranla Acun Ilıcalı olarak belirtildi. Ilıcalı, aynı araştırmanın bir önceki yılında da yine Türkiye’nin en beğenilen televizyoncusu olarak belirtiliyordu.

Ipsos Türkiye Barometresi’nin bu yılki özel raporunda Türkiye’nin en sevdiği sosyal medya fenomenleri de araştırıldı. Buna göre Aykut Elmas, en beğenilen sosyal medya fenomeni olarak belirtildi.

 

Araştırma Künyesi

Her iki ayda bir yürütülen Türkiye Barometresi Araştırması Ipsos’un finansmanında Ipsos’un Sosyal Araştırmalar hizmet birimi tarafından gerçekleştirilmektedir. 2018’in Barometre Araştırmasının sahası 24 Kasım – 13 Aralık tarihlerinde yüz yüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirildi. 12 IBBS bölgesinden seçilen 15 ilde gerçekleştirilen çalışmanın örneklem sayısı 1320 ve araştırmanın hata payı %95 güven aralığında +/- 2,5’tur.

Ipsos Hakkında:

Ipsos, dünyanın lider araştırma şirketlerinden Ipsos Grubunun bir parçası olarak reklam, müşteri ve çalışan memnuniyeti, pazarlama, medya, kamuoyu araştırmaları ve geleceği tahmin, modelleme ve danışmanlık uzmanlıkları sunan global bir pazar araştırma şirketidir. 500’e yakın çalışanı ile Türkiye’nin en büyük araştırma şirketidir.

Kendisini tutkulu araştırmacıların ve araştırmanın evi olarak tanımlayan Ipsos, TÜİK’den sonra ülkemizin en fazla araştırmacıya sahip olan kuruluşudur. Deneyimli araştırmacıları ile müşterilerinin işlerini geliştirmeleri için, ilk yaratıcı aşamadan,  marka / hizmet / ürün gelişme evrelerine kadar olan tüm süreçte ileri araştırma araçlarıyla, yüksek kalitede çözüm üretir. Ipsos, hızlı tüketim, perakende, dayanıklı tüketim, sağlık, teknoloji, finans, otomotiv, medya, turizm ve daha pek çok alanda müşterileri ile çözüm ortağı olarak çalışır.

 

Ipsoslu Araştırmacılar Antalya’da

Ipsoslu Araştırmacılar Antalya’da 

Türkiye’nin en geniş araştırmacı kadrosuna sahip araştırma şirketi Ipsos Türkiye, 11 – 13 Ocak tarihlerinde tüm çalışanlarıyla Antalya’da toplandı. 3 gün süren organizasyonda şirketin 2018 yılı değerlendirildi ve 2019 planları paylaşıldı.

Ipsos Türkiye, diğer Ipsos şirketleri arasında Avrupa ve Ortadoğu Bölgesinde büyümeyi sürdüren ülkelerin başında geliyor. 2019 yılında da şirket ülke sınırlarını aşan yeni nesil ürün ve hizmetleriyle büyümeye devam edecek.

Toplantıda konuşma yapan Ipsos CEO’su Sidar Gedik şunları iletti: “2018 yılı genel olarak önceki yıllarda olduğu gibi bol çalkantılı hatta fırtınalı bir yıldı. Buna rağmen Ipsos olarak Türkiye’de hedefimizden şaşmadan ilerlemeye devam ettik ve her yıl olduğu gibi 2018’i de büyüme ile kapatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2018 bizim için bir dönüşümün başlangıç yılıydı. Yıl ortası itibariyle büyüme ve müşteri odaklı yeni bir yapılanma sürecine girdik ve bu dönüşümün meyvelerini de almaya başladık. Genel olarak 2018’in başarısında her bir Ipsoslunun ayrı ayrı önemli katkıları var, tekrar tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.

2019’da da Total Understanding yaklaşımıyla; toplum, pazarlar ve insanlarla ilgili tam bir anlayışa ulaşmalarında müşterilerimize yardımcı olmaya ve kurumsal değerlerimizle güçlü bir ekip olmaya devam edeceğiz. Client Officer’larımız ile birlikte kilit müşterilerimizin bir nefes uzağında olacağız. Yeni ürünlerimiz ve daha etkin iş süreçlerimiz ile; tazelenerek, güçlenerek ilerleyeceğiz. Ayrıca, her zaman olduğu gibi Ipsos, 2019’da da, çalışanların kendisini iyi hissettiği, başarıların birlikte yakalandığı, hep daha iyisinin hedeflendiği ve sonra da keyfinin sürüldüğü bir yer olmaya devam edecek.”

Ipsos’un Kurucusu ve Global Başkanı Didier Truchot ve Ipsos Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika CEO’su Shane Farrell da toplantıya katılan global konuklar arasında yer aldı.

 

Ipsos Hakkında:

Ipsos, dünyanın lider araştırma şirketlerinden Ipsos Grubunun bir parçası olarak reklam, müşteri ve çalışan memnuniyeti, pazarlama, medya, kamuoyu araştırmaları ve geleceği tahmin, modelleme ve danışmanlık uzmanlıkları sunan global bir pazar araştırma şirketidir. 500’e yakın çalışanı ile Türkiye’nin en büyük araştırma şirketidir.

 

Kendisini tutkulu araştırmacıların ve araştırmanın evi olarak tanımlayan Ipsos, TÜİK’den sonra ülkemizin en fazla araştırmacıya sahip olan kuruluşudur. Deneyimli araştırmacıları ile müşterilerinin işlerini geliştirmeleri için, ilk yaratıcı aşamadan,  marka / hizmet / ürün gelişme evrelerine kadar olan tüm süreçte ileri araştırma araçlarıyla, yüksek kalitede çözüm üretir. Ipsos, hızlı tüketim, perakende, dayanıklı tüketim, sağlık, teknoloji, finans, otomotiv, medya, turizm ve daha pek çok alanda müşterileri ile çözüm ortağı olarak çalışır.

 

ISO9001:2015, ISO20252 ve Güvenilir Araştırma Belgesi (GAB) sahibi olan Ipsos, çalışmalarını bu kalite standartları ve ESOMAR kuralları çerçevesinde yürütür.