Yazılar

Lütfü Kaplanoğlu “Troy”

Lütfü Kaplanoğlu “Troy”

“Troy” Sergisi, Kanada’nın London Kentinde Yer Alan London Art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.

Anadolu’nun kültürel değerlerini eserlerine yansıtan sanatçı ve öğretim üyesi Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu (LUKA), yirmi beşinci kişisel sergisiyle Troya efsanesini Kanada’nın Ontario eyaletinde yer alan London kentine taşıdı!

Homeros döneminden kalan bu muhteşem Anadolu antik kentinin aşk ve savaşla iç içe geçmiş ruhunu yeniden keşfetmeye davet ediyor. LUKA’nın, Anadolu’dan ilham aldığı gravürlerinden oluşan bir retrospektif seçkisi sunan “Troy” sergisi, 31 Ekim 2023 tarihine kadar London Art Space’te ziyarete açık olacak.

Efes Antik Kent sallandı

Efes Antik Kent sallandı

Türk müziğinin sevilen sanatçılarından Candan Erçetin, önceki akşam Orhan Şallıel yönetimindeki Senfoni Orkestrası eşliğinde “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” konseptiyle tarihin beşiği Efes Antik Tiyatro’da sahne aldı.

Muhteşem konserde Candan Erçetin’e İSP Senfoni Orkestrası, Candan Erçetin Orkestrası, Etnik Sazlar, A Capella Gramofon Korosundan oluşan 85 kişilik görkemli bir orkestra eşlik etti.

“Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” konserine “Bu şarkılarla Atatürk’ün duygularını hissetmeye, düşüncelerini anlamaya ve yorumlamaya çalıştık” sözleriyle başlayan Candan Erçetin, hep bir ağızdan seslendirdiği şarkılarla sevenlerine zaman zaman duygu dolu anlarda yaşattı.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliği, Askerlik yılları, Savaşları, Zaferleri, Genç Türkiye Cumhuriyeti, Hastalığı, Ölümü, Övgü ve 100. Yıllık Cumhuriyet kronolojisiyle oluşturulmuş repertuarda “Manastırın Ortasında, Çökertme, Çalın Davulları, Efelerin Efesi” gibi şarkılar yer aldı.

Víctor Panicello “Labirent”

Víctor Panicello “Labirent”

Ünlü İspanyol yazar Víctor Panicello’nun kaleminden, gölgeler arasında ve zorlu koşullarda süregelen bir varoluş mücadelesinin fantastik ve heyecanlı hikâyesi: “Labirent”, Dinozor Genç’ten çıktı!

Sürükleyici kurgusuyla her yaştan okuru hem muhteşem hem de korkunç bir dünyaya doğru yolculuğa davet eden Labirent, aşk ve mücadelenin, güven ve direnişin, isyan ve özgürlüğün romanı…

Gronjor, bir yarısı karanlıkta diğer yarısı aydınlıkta kalan, muhteşemliği ve korkunçluğu aynı bünyede barındıran bir dünya. Gronjor’un karanlık ve korkutucu tarafında oradan geçen herkesi yollarından alıkoymayı amaçlayan acımasız ve habis yaratıkların odağında bir avcı grubu “labirent”in içinden geçerek merkeze varmayı hedeflemektedir. Bu hedefe ancak birkaç kişi ulaşabilir ve sağ salim yolculuğunu bitirebilir. Gronjor’un bu iki yüzlü dünyasının hassas dengesi ise Büyücü Milosh’un kontrolündedir. Umut neredeyse hiç yoktur, ama değişimin kapıda olduğunu söyleyen güçlü bir kehanet der ki…

      

Cemal Hünal: “Senaryoyu okuyunca duygulandım”

Cemal Hünal: “Senaryoyu okuyunca duygulandım”

27 Ekim’de vizyona girme hazırlığı yapan “Son Akşam Yemeği” filmi sona doğru yaklaşıyor.

İngiliz komutanı Wilson rolüyle izleyiciyle buluşacak olan ünlü oyuncu Cemal Hünal, “Çok şaşırtıcı, tanımaya değer karakterlerin bulunduğu, çok güzel bir senaryoydu. Duygulu bir okuma seansıydı benim için” dedi.

Cumhuriyetimizin ilanını sinemamızda daha önce anlatılmamış farklı bir pencereden işleyen, Levent Onan’ın yönettiği “Son Akşam Yemeği” büyük küçük herkese unutulmaz bir seyir deneyimi vadediyor.

Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümünde “Son Akşam Yemeği” filmi tıpkı Çankaya Köşkü’nün mutfağında olduğu gibi, farklılıklarımıza rağmen bir araya geldiğimizde “imkansızı başarabiliriz” mesajı veriyor. Sıcak ve samimi hikayesiyle 28 Ekim 1923’te yaşananları anlatan filmde yetenekli oyuncu Cemal Hünal’la birlikte Engin Şenkan, Onur Tuna, Pelin Akil, Necip Memili, Aslı Tandoğan, Azra Aksu gibi yıldız isimler rol alıyor.

Bu özel ve tarihi filmde İngiliz Komutan Wilson olarak izleyeceğimiz Cemal Hünal; “Çok şaşırtıcı, tanımaya değer karakterlerin bulunduğu, çok güzel bir senaryoydu. Duygulu bir okuma seansıydı benim için. Rolümle ilgili olarak önce şaşırdım, biraz da tedirgin oldum. İngilizce repliklerde rahattım ama İngiliz bir subayın Türkçe konuşurken nasıl olacağını sinema için estetik olarak derlemek zorundaydım, bu açıdan da rol çok ilgimi çekti” dedi.

“Çok şanslı bir kariyerim oldu”

“Son Akşam Yemeği”nde aşçıbaşı Ahir Usta karakterini canlandıran usta sanatçı Engin Şenkan’la sahneleri olan Cemal Hünal; “Set ortamı olağanüstüydü. Dekor, dekora gösterilen önem, kostümler, tarihi gerçekliğe uymak için gösterilen çaba… Gerçekten giydiğim en iyi üniformaydı. Üzerime öyle bir oturdu ki kostümü dikenlerin ellerinden öpmek istiyorum. Çok güzel bir çalışma ortamıydı. Engin Şenkan’la beraber çalışmak çok kıymetli bir deneyimdi. Çok şanslı bir kariyerim oldu. Tuncel Kurtiz, Nur Sürer, Çetin Tekindor, Yılmaz Gruda ve şimdi de Engin Hocayla oynadım. Gerçekten şanslıyım” dedi.

“Nora” oyunu ilk kez İstanbul’da

“Nora” oyunu ilk kez İstanbul’da

DasDas’ın Eylül ayında başlayan İO Uluslararası Tiyatro Festivali, Kasım ayında hız kesmeden devam ediyor. Festival kapsamında dünyaca ünlü yönetmen Theodoros Terzopoulos’un yönetmenliğini yaptığı ‘Nora’ oyunu 5 Kasım’da Maximum Uniq Hall’de İstanbullu tiyatroseverlerle ilk kez buluşacak.

Yönetmenliğini Theodoros Terzopoulos’un yaptığı bir Henrik İbsen uyarlaması olan ‘Nora’ oyunu Ibsen’in üç ana karakteri, Nora, Torvald ve Krogstad’ı ve onlar arasındaki üçlü ilişkiyi temel alıyor. Bu sahneleme yaklaşımı bir taraftan da Sophia Hill, Tasos Dimas, Antonis Myriagkos’un hayat verdiği bu üç karakterin yarattığı çelişkiyi ve itiraf edilmemiş olanı sadece kelimelerle değil aynı zamanda son derece dikkat çekici fiziksel ifade ile de ön plana taşıyor.

Beyin ve sinir cerrahisi ile nörolojik bozukluklar nasıl yönetilir?

Beyin ve sinir cerrahisi ile nörolojik bozukluklar nasıl yönetilir?

Nörolojik bozukluklar, tıbbi tedavi gerektiren hastalıklar olarak biliniyor. Görülme sıklığına bağlı olarak bu sağlık sorunları hakkında, hastalar tarafından yaygın olarak araştırmalar da yapılıyor. Konu ile ilgili merak edilenleri, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, Op. Dr. Seyhan Orak yanıtlıyor.

Beyin ve sinir cerrahisi, nörolojik bozuklukların tanı ve tedavisinde görev alan tıp branşları içerisinde yer alır. Bu alandaki yönetim, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve hastaların yaşam kalitesini artırır ve tedaviyi hedefler. Bu kapsamda takip edilmesi gereken, protokollere bağlı bir yol haritası söz konusudur.

Dr. Seyhan Orak

Tanı ve Değerlendirme

Tanı ve değerlendirme, nörolojik bozuklukların etkili bir şekilde yönetilmesinin temelini oluşturur. Bu aşama, hastanın semptomlarının doğru bir şekilde anlaşılması ve teşhis edilmesi için hayati öneme sahiptir. Beyin ve sinir cerrahları, hastanın tıbbi geçmişini, semptomlarını ve aile öyküsünü ayrıntılı bir şekilde inceler. Gerekirse nörolojik muayene ve nörolojik görüntüleme yöntemleri, beyin ve sinir sisteminin durumunu değerlendirmek için kullanılır. Bu adım, nörolojik bozukluğun türünü, şiddetini ve potansiyel nedenlerini belirlemek için hayati öneme sahiptir. Tanı süreci, hastaların spesifik bir tedavi planı oluşturulması için temel bilgileri sağlar. Bu nedenle tanı ve değerlendirme aşaması, beyin ve sinir cerrahlarının hastalarına en iyi bakımı sunmalarının ilk adımıdır.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi, nörolojik bozuklukların yönetiminde önemli bir rol oynar. Bu tedavi yöntemi, bir dizi farklı nörolojik rahatsızlığın semptomlarını hafifletmek veya kontrol altına almak için kullanılır. Örneğin, epilepsi hastaları için antiepileptik ilaçlar, nöbetleri önlemeye veya azaltmaya yardımcı olabilir. Migren ataklarını azaltmak için migren profilaksisi olarak adlandırılan ilaçlar reçete edilir. Parkinson hastalığı tedavisinde dopamin yükseltici ilaçlar kullanılır ve bu, motor becerileri iyileştirebilir. İlaç tedavisi, bazı nörolojik bozuklukların ilerlemesini yavaşlatabilir veya semptomları daha yönetilebilir hale getirebilir. Ancak ilaç tedavisinin etkinliği ve yan etkileri kişiden kişiye değişebilir, bu nedenle hastaların düzenli doktor kontrollerine gitmeleri ve ilaçlarını düzenli olarak kullanmaları önemlidir. Beyin cerrahları, ilaç tedavisinin doğru şekilde uygulanmasına rehberlik eder ve ilaçların dozajını gerektiğinde ayarlar.

Cerrahi Müdahale

Cerrahi müdahale, nörolojik bozuklukların tedavisinde hayati bir rol oynar. Beyin ve sinir cerrahları, özellikle tümörlerin çıkarılması, anevrizmaların onarılması veya ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda, cerrahi müdahale gerektiren hastaların yönetiminde uzmandır. Tümör cerrahisi, hastaların yaşam kalitesini iyileştirmek ve tümörün kontrol altına alınmasını sağlamak için sıklıkla kullanılır. Anevrizma onarımı, beyin damarlarında oluşan tehlikeli şişlikleri düzeltir, bu da felç veya ani ölüm riskini azaltır. Cerrahi müdahale ayrıca nörolojik bozuklukların semptomlarını hafifletmeye veya ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir. Bu, epilepsi için beyin pili implantasyonu gibi özel tedavileri içerebilir. Beyin ve sinir cerrahları, cerrahi seçeneklerin risklerini ve faydalarını hasta ve aileleriyle ayrıntılı bir şekilde paylaşır ve en uygun tedavi planını oluşturur. Bu, hastaların daha iyi bir yaşam kalitesi ve nörolojik bozukluklarının daha iyi bir yönetimi için önemlidir.

Egepol Hastanesi

Rehabilitasyon

Rehabilitasyon, nörolojik bozukluklarla başa çıkmada hayati bir rol oynar. Bu süreç, hastaların yaşamlarını olabildiğince bağımsız ve işlevsel bir şekilde sürdürebilmelerine yardımcı olmayı amaçlar. Nörolojik rehabilitasyon, spesifik hastalık veya yaralanmaya yönelik özelleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir. Fizik tedavi, hastaların kas gücünü ve hareket kabiliyetini yeniden kazanmalarına yardımcı olurken, konuşma terapisi ile dil ve iletişim becerileri geliştirilir. Beslenme danışmanlığı, hastaların sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmelerine katkı sağlar. Ayrıca psikososyal destek, nörolojik bozukluğun hastaların zihinsel ve duygusal refahına olan etkilerini ele alır. Rehabilitasyon süreci, hastanın ihtiyaçlarına ve durumuna göre uyarlanır ve uzun vadeli iyileşme hedeflenir. Bu süreç, hastaların nörolojik bozukluklarla daha iyi başa çıkmalarını ve yaşam kalitelerini artırmalarını destekler.

Hasta Eğitimi ve Destek

Hasta eğitimi ve destek, nörolojik bozuklukların etkili yönetimi için kritik bir bileşendir. Bu süreç, hastalara ve ailelerine, nörolojik rahatsızlıkların doğası, semptomları, ilaçların nasıl kullanılacağı ve yaşam tarzı değişikliklerinin nasıl uygulanacağı konusunda ayrıntılı bilgi sunmayı içerir. Hasta eğitimi, hastaların tedavi planlarını anlamalarına ve daha iyi bir şekilde uygulamalarına yardımcı olur. Aynı zamanda hastaların semptomları izlemeleri ve olası komplikasyonları tanımaları için gereken bilgileri sağlar. Bunun yanı sıra, hasta eğitimi, hastaların tedaviye uyumlarını artırmalarına ve tedavi sonuçlarını optimize etmelerine yardımcı olur. Ayrıca nörolojik bozukluğu olan hastalar ve aileleri, duygusal ve psikososyal destek gereksinimlerini karşılamak için yönlendirilmelidir. Bu, hastaların stresle başa çıkmalarına, depresyonu önlemelerine ve yaşam kalitelerini artırmalarına yardımcı olur. Hasta eğitimi ve destek, nörolojik bozuklukların daha etkili bir şekilde yönetilmesine ve hastaların daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkıda bulunur.

Burcu Kısakürek’ten yeni tekli “Renkli Uçurtmalar”

Burcu Kısakürek’ten yeni tekli “Renkli Uçurtmalar”

Alternatif pop’un taze isimlerinden Burcu Kısakürek yeni teklisi ‘Renkli Uçurtmalar’ı Gtr Müzik etiketiyle tüm dijital dünyada yayımladı.

Sözü müziği Burcu Kısakürek’e düzenlemesi Atıl Aksoy’a ait şarkı sanatçının uzun aranın ardından peş peşe yayınlayacağı serinin ilk ürünü.

 

Şarkının yaz ruhu ve görüntüleri taşıyan video klibi Burcu Yeşilbaş yönetmenliğinde çekildi.

Renkli Uçurtmalar klibinde, bir zamanlar birbirini seven ama artık yolları ayrılan bir çiftin hikâyesini izliyoruz. Şarkı hüzünlü olmakla birlikte, geleceğe dair umudu da çağrıştırıyor. Şile’nin renkli ortamında çekilen videoda dekoratif unsur olarak bir karavan yer alıyor ve görsellere nostalji ve romantizm dokunuşu katılıyor. Video boyunca anlatı, şarkıcının stüdyoda şarkı söylemesi üzerinden aktarılıyor ve şarkı sözleriyle dinleyiciler arasında duygusal bir bağ kuruluyor

Ceren Gündoğdu’dan yeni şarkı “Aşinayım”

Ceren Gündoğdu’dan yeni şarkı “Aşinayım”

Türkçe Pop’un yükselen kadın sanatçısı Ceren Gündoğdu’nun 2024 yılında yayınlayacağı ve tamamı kendisine ait şarkılardan oluşacak olan 2. stüdyo albümünden ilk şarkı “Aşinayım” dinleyiciyle buluştu.

CGC Müzik etiketiyle yayınlanan şarkının sözü ve müziği Ceren Gündoğdu, düzenlemesi Can Atasever, mix mastering’i Akın Erdem Kadız’a ait olup müzik video yönetmenliğini ise Onur Cabi üstlendi. Ceren, “Karanlığa gömülüp kaldığımız anlarda, günün er ya da geç doğduğu gerçeğini hepimize hatırlatacak bir şarkımız olmasını istedim; acıyı unutmuyoruz ama iyileşmenin türlü yolunu keşfediyoruz. Her defasında. Tekrar tekrar. Çünkü bizler kalbimizin kırılmasına ve ardından yine yollara düşme gücü bulmaya, bu sahici döngüye fazlasıyla ‘aşinayız’ kız kardeşlerim.” diyerek anlatıyor şarkının hikayesini.

Rapçi Beya’nın “Hain”i

Rapçi Beya’nın “Hain”i

Müzik dünyasında Beya olarak tanınan Berk Ali Yavuz, yeni teklisi ‘Hain’i müzik piyasasıyla buluşturdu.

2018 yılından bu yana rap müzik şarkılarıyla gönüllere taht kuran Beya’nın Hain şarkısının söz ve müziği kendisine ait. Aranjesini Ege Berk “EK Beats” Korkut’un yaptığı şarkının masteringini de Özgür Öztürk gerçekleştirdi. 4 yıldır Los Angeles’ta yaşayan ve şuana kadar 14 rap şarkısı olan Beya, yeni parçasıyla iddiasını sürdürüyor. Kısa sürede büyük hayran kitlesine sahip olan rapçi, önümüzdeki günlerde yeni şarkılarıyla hayranların sevindirecek.

Kadroda Kenan’da var

Kadroda Kenan’da var

Şarkılarıyla son dönemde adından sıkça söz ettiren Arem Özgüç ve Arman Aydın, Türk pop müziğinin yıldız ismi Kenan Doğulu’yla sürpriz bir projede buluştu.

Merak uyandıran parça, Kenan Doğulu’nun yazdığı, bugüne kadar hiç yayınlanmayan ‘Rüya’ isimli şarkısını Arem Özgüç-Arman Aydın ikilisinin düzenlemesiyle ortaya çıktı.

Kenan Doğulu, “Arem ve Arman çok sevdiğim ve kabiliyetlerini hep desteklemek istediğim kardeşlerimdir. Beraber hatıralarımız olması fikri ilk olarak bu projeyle başlamış oldu. Önümüzdeki yıllarda da birçok şarkıda birbirimize oyun arkadaşlığı yapacağız. O eski 90’lar şarkılarının bizlere yaşattığı sıcak, aşk dolu ve romantik ruha atıfta bulunan bir şarkı oldu.” dedi.

Arman Aydın, “Kenan Doğulu’yla çalışmak bizi çok mutlu ediyor. Son bir yıldır bize çok şey kattı. Bu süreci bir Kenan Doğulu şarkısıyla taçlandırmak önemliydi.” dedi. Arem Özgüç ise “Bu proje, şarkının ismi gibi, bizim için rüya gibi. Kenan Doğulu’nun 2007’de yaptığı bir besteyi hayata geçireceğimiz için çok heyecanlıyım” sözleriyle duygularını dile getirdi.