Yazılar

Japon yönetmen Shinya Kawatsura Türkiye’ye geliyor

Japon yönetmen Shinya Kawatsura Türkiye’ye geliyor

Japon kültürünün güçlü bir yansımasını sunan dünyaca ünlü yönetmen Shinya Kawatsura, Türkiye’ye geliyor.

Japonya-Türkiye diplomatik ilişkilerinin tesisinin 100. Yıldönümüne özel olarak gelen sanatçı, Atlas 1948 Sineması’nın katkılarıyla İstanbul’da özel bir söyleşi gerçekleştirecek. Ünlü yönetmenin ‘Mayoiga Burnu’ filmi de özel bir gösterimle sinema severlerle buluşacak.

Japonya Başkonsolosluğu ve Japonya Tanıtma Vakfı’nın, Türkiye ve Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin yıldönümü tesisinin 100. Yılına özel gerçekleştirdiği etkinlik haftası, 12 Ocak tarihinde başlayacak. Japonya-Türkiye arasındaki ilişkilerinin geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki dostluğun gelecek 100 yıllara uzanmasını hedefleyen yıldönümü haftasının açılışı, Atlas 1948 Sineması’nın katkılarıyla yönetmen Shinya Kawatsura’nın katılımıyla gerçekleşecek.

Beşir Bayar “Çünkü’süz Bekleyiş”

Beşir Bayar “Çünkü’süz Bekleyiş

Sanatçı Beşir Bayar’ın “Çünkü’süz Bekleyiş” resim sergisi Trump Art Gallery’de açıldı.

Trump Alışveriş Merkezi’nde yer alan Trump Art Gallery, sanatçı Beşir Bayar’ın resim sergisi ‘Çünkü’süz Bekleyiş’e, Şubat ayı boyunca ev sahipliği yapacak.

Mekan; olay ve hikayelerin yaşandığı bir atmosferdir diyen sanatçı Beşir Bayar, “Resimde mekanın ya da atmosferin varlığını göstermek ya da işaret etmek metafizik tartışmalara yol açar. İnsanlar ya da figürler mekana varlıklarıyla gerçeklik katar yani mekanı somutlaştırır” diyor.

Sanatçı Beşir Bayar’ın resimlerinde kurgulanan mekanda; perdeler, dikitler, kapılar ve onların ötesinden sızan ışık gizemi çağırıyor ve öteyi merak ettiriyor. Bununla birlikte uzayan gölgeler mekan içinde mekan yaratıyor.

100.Yıla Mektuplar sergisi açıldı

100.Yıla Mektuplar sergisi açıldı

Sanatçı Ferda Meltem Uludağ’ın “100. Yıla Mektuplar” isimli sergisi Pinelo Sanat Galerisi’nde İstanbullu sanatseverlerle buluştu.

Türk Kadın Seramik sanatçılarımızdan biri olan Ferda Meltem Uludağ’ın, Cumhuriyetimizin 100. Yılına ithafen hazırladığı ve doğayı esas alarak detaylarında çocukluk anılarının geçtiği ayrıca doğup büyüdüğü coğrafyanın yerel ögelerine yer verdiği seramik eserleri, açılışa katılan sanat izleyicisinin büyük beğenisini topladı.

Sergiyi 21 Ocak 2024 tarihine kadar Pinelo Sanat Galerisi’nde izlemek mümkün.

Pinelo Art Gallery

Adres: Halaskargazi Cad. Alyanak Apt, D:16/4, 34433 Şişli/İstanbul

Telefon: (0212) 249 78 71

Ziyaret Saatler:

Hafta İçi: 10:00 – 18:00

Cumartesi: 10:00 – 17:00

Pazar: Kapalı

“Mezarcı” oyunu Almanya’da

“Mezarcı” oyunu Almanya’da

Oyuncu Erdem Topuz’un hem oynayıp hemde yönettiği ”Mezarcı” Dionysos Tiyatro yapımı tek perdelik oyunu Almanya sahnelendi.

Turne kapsamında Köln Theater Tiefrot’da tiyatroseverler ile buluşan oyun büyük ilgi gördü.  Başarılı Oyuncu Erdem Topuz, Oyunun İngilizce çevirisini tamamlayıp artık sahnede İngilizce’de oynayabildiğini belirtip bundan sonra gözünü Avrupa’ya diktiğini belirtiyor.

Kız çocukların eğitimine destek

Kız çocukların eğitimine destek

Çektiği çocuk fotoğrafları ile adını duyuran sanatçı Şenay Sevim Şahin, şimdide pozitif ayrımcılık yaparak kız çocukların eğitimi için destek veriyor.

Mayıs ayında açacağı ilk kişisel sergisi “Tanık” ile gezilerinde tanıklık yaptığı anları paylaşacak olan sanatçı, sergide olmayan fotoğrafları bir kitapta toplamak için kolları sıvadı.  Anı anlatan fotoğrafların altına küçük anekdotlar eşiliğinde paylaşacak olan sanatçı, kitaptan elde edilecek tüm geliri kız çocukların eğitimine bağışlayacak.  Hayatının hiçbir döneminde ayrımcılık yapmadığını ama kız çocukların eğitimi konusunda pozitif ayrımcılık yapacağını dile getirdi.

Dizlerde tam protez yerine yarım protez de yapılıyor!

Dizlerde tam protez yerine yarım protez de yapılıyor!

Vücudumuzun tüm yükünü taşıyan, bükülen, dönen, bizi dimdik ayakta tutan dizlerimiz… Bazen yaşla, bazen genetik etkilerle, fazla kilo veya yaralanma gibi sebeplerle bu temel eklemdeki kıkırdak doku aşınıyor ve dizler ağrılar içinde kalabiliyor; üstelik yaşla birlikte kireçlenme ihtimali de artıyor. İnsan vücudunun en karmaşık ve en büyük eklemlerinden olan dizler, ayak bilekleri ve kalçalarla birlikte vücudun tüm yükünü taşıyor. Bu eklemlerin rahat hareket etmelerini sağlayan kaygan kıkırdak doku niteliğini kaybeder ve aşınırsa “kireçlenme” dediğimiz hastalık ortaya çıkıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Akan, sıklıkla dizde şişlik, ağrı ve sertlik şeklinde kendini belli eden kireçlenmenin, yürüme, eğilme, çömelme ve merdiven çıkma gibi gündelik işleri bile engelleyerek kişinin yaşam kalitesini azalttığına dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Burak Akan

Prof. Dr. Burak Akan

Her yaşa uygun bir tedavi yöntemi

Genetik yatkınlık, spor yaralanması, fazla kilo, eklemlerin fazla kullanımı gibi durumların neden olduğu diz kireçlenmesinin görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor. Diz kireçlenmesi özellikle dizin tek bölgesini etkiliyorsa (çoğunlukla dizin iç tarafı) yarım diz protezi, bu tedavide başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Akan, ‘parsiyel diz protezi’ ya da ‘unikondiler veya unikompartmental diz protezi’ olarak da adlandırılan yarım diz protezi ameliyatlarına dair, “Bu tedavi kireçlenme ve osteokondral defekt gibi nedenlerden dolayı diz ekleminin sadece bir bölgesinde oluşan kıkırdak kaybının tedavisinde kullanılan total diz protezine alternatif bir ameliyattır. Menisküs ve kök yırtıkları olmak üzere birçok durumda kullanılır. Bu protezler düzeltilebilir varus -valgus gibi hekimin muayene ve tetkikler ile karar verebileceği bazı durumlarda, tek bölge kıkırdak harabiyeti olan yetişkin hastalara uygundur. Her yaşa uygun olmakla beraber, 60 yaş altı veya 80 yaş üstü hastalarda özellikle tercih edilir. 60 yaş altında ileride revizyon gerekirse total diz protezine alternatif, ileri yaş grubunda ise daha az riskli bir ameliyat olduğu için tercih edilir” diyor. Yarım diz protezinde total diz protezine göre daha az riskle daha hızlı bir iyileşme amaçlanıyor. Bu ameliyat, açık yöntemle hastaların heyecanını alan hafif uyku altında vücudun belden aşağısının spinal anestezi ile uyuşturulmasıyla yapılıyor ve 45 dakika – 1 saat içinde tamamlanıyor. 10 yıllık kullanım oranları yüzde 95’in üzerinde olan bu ameliyatlarda hastanın ömür boyu iyileşmesi hedefleniyor.

Prof. Dr. Burak Akan

Daha düşük riskle daha doğal bir diz

Bu yöntemle hastaların hızla iyileştiğine değinen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Akan, “Amacımız fonksiyonu bozulmuş bir diz eklemini tekrar ağrısız ve işler hale geri getirmek, yani ağrısız hareket elde etmektir. Total diz protezine göre daha düşük riskle daha doğal bir diz elde etmek en büyük avantajı olmakla birlikte, enfeksiyon oranları daha düşüktür, yara izi daha küçüktür, hastalar daha hızlı normal hayata dönerler ve çoğu ameliyatsız normal bir diz gibi hisseder” diyor. Hastalar, ameliyattan 5-6 saat sonra ayağa kalkıp diz üzerine tam yük vererek yürüyorlar. Hastanede bir gün kaldıktan sonra taburcu edilen hastalar genelde 3-4 hafta sonra kendi rutin yaşamlarına dönebiliyorlar. Her işlemde olduğu gibi bu ameliyatta da enfeksiyon, yara iyileşmesinde gecikme ve anestezi komplikasyonları gibi riskler minimum düzeyde bulunsa da bu tedavi yöntemiyle oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor.

Banu Sağnak Erten’in kişisel sergisi sanatseverlerle buluştu

Banu Sağnak Erten’in kişisel sergisi sanatseverlerle buluştu

Ressam Banu Sağnak Erten’in 11 adet tuval üzeri yağlıboya eserinin yer aldığı sergisini İstanbul Lale Müzesi Cam Salonu’nda sanatseverlerle buluşturdu.

Sergi kokteyl eşliğinde başlarken, El-İF İŞİMLİ DJ Mercan Dede ekolüyle çaldığı parçalarla sergiye ayrı bir renk kattı. Sağnak’ın Ulu Önder Atatürk; “Ata’mın Atı Sakarya”, çocuk keşişler ve Nepal rahiplerini tuvale aktardığı sergisi 22 Aralık tarihine kadar gezilebilir. Ressam Banu Sağnak, ilk özel sergisinin öne çıkan eserlerinden “Ata’mın Atı “Sakarya” adlı tuval üzeri yağlıboya eserinin satışından elde edilecek tüm geliri Göktürk Hayvan Sevenler Derneği ve İstanbul Lale Vakfına bağışlayacak.

Şule Özyıldırım’ın eserleri satışa çıkıyor

Serginin son iki günü olan 23-24 Aralık tarihlerinde düzenlenecek kermeste, vefatının ardından eserleri dostu Banu Sağnak tarafından korunan, atölye sahibi değerli sanatçı Şule Özyıldırım’ın yağlıboya tabloları, antikaları, bibloları, seramik ve varak eserleri satışa sunulacak. Satıştan elde edilecek tüm gelir de Göktürk Hayvan Sevenler Derneği ve İstanbul Lale Vakfı’na bağışlanacak.

Override oyununun prömiyeri 13 Ocak’ta

Override oyununun prömiyeri 13 Ocak’ta

Kültür, sanat ve eğlencenin yaşam merkezi DasDas, Ocak ayında da yeni prodüksiyonlarını tiyatroseverlerle buluşturmaya devam ediyor. DasDas ve OJİ Tiyatro ortak yapımı, Stacey Gregg’in 2013 yılında yazdığı ‘Override oyununun kadrosunda Ceyla Odman ve Çağlar Ertuğrul yer alıyor.

Stacey Gregg’in 2013 yılında yazdığı, DasDas ve OJİ Tiyatro ortak yapımı ‘Override’ oyunu provalarına başladı. Teknolojinin insan bedeni üzerindeki etkilerini masaya yatıran oyunun yönetmenliğini Taner Tunçay üstlenirken oyuncu kadrosunda Ceyla Odman ve Çağlar Ertuğrul yer alıyor. ‘Override’ prömiyerinden hemen sonra 14 Ocak Pazar günü yeniden DasDas’ta tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek.

Override

Künye:

Yazan: Stacey Gregg

Çevirmen: Ceyla Odman

Yönetmen: Taner Tunçay

Dramaturg: Yahya Uluğ

Yönetmen Asistanı: Gizem Akın

Müzik/Ses Tasarım: Ferit Odman

Dekor/Işık Tasarım: Cem Yılmazer

Kostüm Tasarım: Nihal Kaplangı

Kostüm Asistanı: Serna Akaçça

Oyun Asistanı: Işıl Yılmaz

Oyuncular: Ceyla Odman, Çağlar Ertuğrul

Oyun Hakkında:

‘Onlardan biriyle sevişir miydin?’

Teknolojinin insan bedeni üzerinde daha fazla etkili olduğu, insanların önce kusurlarını iyileştirmeyi sonra hayallerindeki kendilerine ulaşmayı istedikleri bir dünya… İştah kabartan reklamlar ve kampanyalar… Akıl almaz paraların döndüğü bir sektör… Bu arzu ‘sınır tanımaz’ bir hal alınca devlet eliyle gelen sınırlamalar ve yasaklar…

Genç bir çift, bebeklerinin doğumunu bu kaotik ortamdan uzak bir çiftlik evinde her şeyin normal ve doğal olduğu bir ortamda gerçekleştirmek ister. Ancak ortada cevap bekleyen sorular vardır, ne kadar geliştirilmek bizi robot yapar… bunun miktarının bir önemi var mıdır?

Kayak modasının örnekleri Beymen’de

Kayak modasının örnekleri Beymen’de

Dünyaca ünlü markaların pistlerin zorlu koşulları için performans ve fonksiyonelliği  bir araya getiren kayak tulumları, kar botları, kayak pantolonları, farklı renk ve dokulardaki dış giyim alternatifleri Beymen mağazalarında.

Kayak pantolon ve tulumlarıyla sofistike Fransız stilini pistlere taşıyan Fusalp,  yüksek performanslı kayak montlarıyla Yves Salomon bu kış zirvedeki stilinizi tamamlıyor. 1969 yılında St. Moritz’de kurulan Jet Set, fonksiyonel kayak tulumları ve pantolonlarıyla sezona tarz katıyor. -20 dereceye kadar üstün koruma sunan montlarıyla Canada Goose, farklı renk ve modellerdeki yenilikçi puf montlarıyla Herno ve Moncler, yüksek performanslı ürünleriyle The North Face kayak stiline modern ve sofistike bir dokunuş katıyor.

Göz alıcı neon renklerden, slogan baskılı modellere uzanan kayak botlarıyla Rossignol, Dalbello ve Roxa, kış soğuklarına meydan okuyan kar botları ile Moon Boot, Asolo, Jack Wolfskin ve Moncler’in de aralarında yer aldığı dünyaca ünlü markalar Beymen mağazalarında.

“Ağrı yoksa basit bir yağ bezesidir” demeyin!

Ağrı yoksa basit bir yağ bezesidir” demeyin!

Kimi zaman el bileğinde belirirken kimi zaman karında, kollarda, sırtta, boyunda çıkıyor ortaya… Toplu iğne başından ceviz büyüklüğüne hatta 10 santimetrenin de üzerine çıkarak dev bir görünüme dönüşebiliyor… Ülkemizde çok yaygın bir sorun olan yağ bezeleri (lipomlar) yaklaşık her 1000 kişiden 1’inin kapısını çalıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Özkan, yağ bezelerinin dünya genelinde en sık görülen iyi huylu yumuşak doku tümörü olduğunu belirtirken “Dokunduğunuzda genellikle kolayca hareket eden ve sıklıkla ağrıya neden olmayan yağ bezelerinde en büyük tehlike, kötü huylu yumuşak doku kitlelerini taklit edebilmesidir! Bu nedenle vücudunuzdaki yumruları yani yüzeyel ve derin cilt altı kitlelerini yağ bezesi olarak düşünmeyin ve mutlaka konunun uzmanı hekime başvurun” diyor. Yağ bezelerinin nedenlerinin kesin olarak bilinmemekle beraber, genetik bozukluklar, hiperkolesterolemi gibi kolesterol seviyesinin kanda çok yüksek olduğu rahatsızlık, obezite ve kronik darbeler (travma) sonucu da oluşabildiğini belirten Prof. Dr. Korhan Özkan, toplumda doğru sanılan yanlış bilgilerin hayati riske yol açabildiğini vurguluyor. Ortopedik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Özkan, yağ bezeleri hakkında doğru bilinen 5 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Korhan Özkan

Prof. Dr. Korhan Özkan

  1. “Herkesin vücudunda yağ bezesi oluyor, normal bir şey”: YANLIŞ!

DOĞRUSU: ‘Herkesin vücudunda görülebilen yaygın bir sorun’ şeklindeki yaklaşım toplumda en tehlikeli, yanlış inanışların başında geliyor. Dışarıdan gözle görülebilen, dokunabildiğimiz her şişlik yağ bezesi olmayabilir. Bu lezyonlar fibrom, hemanjiyom ve nodüler fasit gibi iyi huylu kitleler olabildiği gibi, sarkom denilen oldukça saldırgan, kötü huylu ve zamanında tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilen tümörler ve kanserler olabilirler.

  1. Ağrı yoksa basit bir yağ bezesidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yağ bezeleri ağrısızdırlar ama büyüklüklerine bağlı olarak çevre damar sinir yapılarına bası yapabildiğinden ağrı, uyuşma hatta hareket kaybına yol açabilen şikayetler ve bulgular ortaya çıkabiliyor. Ayrıca nadir görülen bir tümör olan ‘iğsi hücreli tümör’ ya da ‘anjiolipom’ denilen bazı yağ bezesi alt tipleri kendiliğinden ağrıya yol açabilirler.

  1. Lezyonların hepsi iyi huyludur: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Ortopedi ve Travmatoloji, Ortopedik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Özkan  “Ne yazık ki liposarkom denilen yağ bezesi benzeri hücreler ihtiva eden bazı tümörol şişlikler oldukça agresif ve vücudun diğer organlarına yayılma yani metastaz yapma potansiyeline sahiptirler. Uygun zamanda ve uygun şekilde ortopedik onkologlar gözetiminde tedavi edilmelidirler” diyor.

pause sağlık

  1. Bitkisel tedavi ile sorun halledilir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumumuzda yaygın olan yanlış bilgilerden biri de; yağ bezelerinin ve diğer kitlelerin sülük tedavisi, hacamat ve bazı bitkisel merhemlerle tedavi edilebileceği! Yağ bezelerinin sülük, hacamat ve bitkisel merhemlerle tedavi edilemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Korhan Özkan “Konuyla hiçbir ilgisi olmayan ve tıp eğitimi bulunmayan kişilerin önerdiği ve gerçekleştirdiği bilimsel literatürden tamamen uzak uygulamalar hastalarımızın durumunu daha komplike hale getirebilmekte hatta hayatlarını tehdit edebilecek sonuçlara yol açabilmektedir!” diyerek tıbbi tedavinin şart olduğu uyarısında bulunuyor.

  1. Biyopsi yapılmadan çıkarılabilir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Vücuttaki tüm yüzeyel kitlelerin uygun görüntüleme yöntemleri yapılmadan, herhangi bir doktor tarafından çıkarılabileceği şeklindeki inanışın doğru olmadığını ve ciddi zararlara neden olabileceğini vurgulayan Ortopedik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Korhan Özkan “Maalesef ortopedik onkoloji kliniğine başvuran hastaların neredeyse yarısına yakını başka yerlerde uygun olmayan görüntüleme ve biyopsi yapılmadan ‘basit yağ bezesi’ olarak düşünülen ancak sarkom denilen kötü huylu tümörü olan hastalardan oluşmaktadır! Uygun olmayan şekilde yapılmış ilk cerrahi, ikincil cerrahiyi zorlaştırmakta ayrıca nüks oranını artırarak hastanın hayatını tehdit etmektedir” uyarısında bulunuyor. Bu tür olayların yaşanmaması için görüntüleme yöntemleri uygulanması ve şüphelenilen vakalarda uygun şartlarda uygun teknikle biyopsi yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Korhan Öztürk, “Biyopsiyi yapan kişinin tümör cerrahisini de yapabilecek yetkinlikte olması ve multidisipliner ekip yönetiminde uygulanması gerekmektedir” diyor.