Yazılar

Bora Erkmen’den Modern Hayata Zaman Dersi

Modern iş dünyasında sıkça duyulan “zamanım yok” ifadesi, aslında yaşam kalitesinin en büyük göstergelerinden biri haline geldi. Bildirimler, toplantılar ve bitmeyen ajandalar arasında zamanını başkalarının önceliklerine harcayan profesyoneller için yeni bir bakış açısı sunan Bora Erkmen, “Kronos Bilgeliği” adlı kitabıyla raflarda yerini aldı.

Ceres Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, zamanın yalnızca yönetilecek bir kaynak değil, aynı zamanda anlam üretmenin anahtarı olduğunu hatırlatıyor. Güneşin gölgesinden dijital takvimlere uzanan kadim yolculuğu yeniden ele alan kitap, modern şehir yaşamının hız ve verimlilik baskısının nasıl bir performans göstergesine dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Erkmen, eserinde bir karakterin içsel yolculuğu üzerinden okuru kendi yaşam ritmini sorgulamaya davet ediyor. Bilge bir rehberin eşliğinde zaman kavramı disiplin aracı olmaktan çıkıp farkındalık ve anlam arayışının merkezine yerleşiyor. “Kronos Bilgeliği”, zamanı kontrol etme telaşından sıyrılıp yaşamın özünü sahiplenmeye çağıran güçlü bir anlatı sunuyor.

#KronosBilgeliği #BoraErkmen #CeresYayınları #ZamanYönetimi #KitapÖnerisi #ModernHayat #OkumaKeyfi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mitoloji Defterleri Akdeniz’e Uzandı

Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Delal Arya, Troya Şifresi’yle başlattığı Mitoloji Defterleri serisini Akdeniz’e taşıyor. Serinin ikinci kitabı “Likya Şifresi”, Zeynep Özatalay’ın çizimleri eşliğinde Redhouse Kidz tarafından yayımlandı.

Genç okurları tarih, mitoloji ve kültürel zenginliklerle dolu bir yolculuğa davet eden eser; Eli, Alaz ve Defne’nin binlerce yıllık Likya Yolu’nda Apollon’un, denizkızlarının ve Büyük İskender’in sırrını keşfetmeye çalıştıkları macerayı anlatıyor. Hazine avcısı Kenan Kalaycıoğlu’nu alt etmeye çalışan üç arkadaş, tarihle iç içe unutulmaz bir serüvene atılıyor.

Arya, klasik bir işleyiş yerine gençlere dost sohbeti tadında bir anlatım sunarken, Özatalay’ın çizimleri de hikâyeye görsel bir derinlik katıyor. “Likya Şifresi”, hem mitoloji meraklılarına hem de macera arayan genç okurlara hitap ediyor.

 

#LikyaŞifresi #DelalArya #ZeynepÖzatalay #RedhouseKidz #MitolojiDefterleri #ÇocukEdebiyatı #KitapHaber #GençOkurlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kariyer Yolculuğuna İnsani Bir Bakış

İş hayatının temposunu ve beyaz yakalıların kariyer yolculuğunu dört farklı evre üzerinden ele alan Eren Gülsever’in “Beyaz Yakanın Dört Mevsimi” adlı kitabı, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Yazar, klasik iş kitaplarının ötesine geçerek; geceye sarkan sunumlar, yarım kalmış kahveler ve iş yaşamının küçük anlarından süzülen bir dost sohbeti tadında bir anlatım sunuyor. Kitap, kariyerin yalnızca unvan ve rakamlardan ibaret olmadığını; mevsimler gibi dönüşen, kökleriyle toprağı, gövdesiyle gökyüzünü kucaklayan bir yolculuk olduğunu hatırlatıyor.

Modern çalışma hayatının yoğun temposunda bireylere kendi hikâyelerini yeniden keşfetme alanı açan eser, profesyonellere kariyerin aslında hayatın en uzun yol arkadaşlarından biri olduğunu gösteriyor.

#BeyazYakanınDörtMevsimi #ErenGülsever #CeresYayınları #KitapHaber #KariyerYolculuğu #BeyazYaka #İşHayatı #Yazar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Göz hastalıklarına “akıllı mercek” yöntemi!

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler görme kusurlarının tedavisinde önemli kolaylıklar sağlıyor. Bunların başında ise halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen “premium göz içi lensleri” geliyor.  Tek odaklı lensler sadece bir mesafeye netlik sağlarken, akıllı mercekler; yakın, orta ve uzak mesafelerin tamamında net görüş imkanı sunabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, bu sayede gözlük ihtiyacının büyük ölçüde azaldığını belirterek, “Premium göz içi lensi teknolojisi son yıllarda optik tasarım ve materyal teknolojisi gibi önemli gelişmeler kaydetmiş ve bu sayede hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırmıştır” diyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, ancak bu teknolojinin başarısının, doğru hasta seçimi, detaylı preoperatif değerlendirme ve gerçekçi beklenti yönetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Her hastanın oküler yapısı, görsel ihtiyaçları ve adaptasyon kapasitesi farklıdır. Bu nedenle, ameliyat öncesi oftalmoloğunuzla detaylı görüşmeniz, tüm olası sonuçları değerlendirmeniz ve size en uygun tedavi planını birlikte belirlemeniz önem taşımaktadır” diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı mercek hakkında en sık yöneltilen 10 soruyu anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Doç. Dr. Özge Begüm Comba

Doç. Dr. Özge Begüm Comba

Akıllı merceklere hangi durumlarda başvuruluyor?

Gözümüzün doğal lensinin yerine yerleştirilen ve birden fazla odak noktasına sahip olan göz içi lensi “akıllı mercek” olarak adlandırılıyor. Akıllı mercekler, ağırlıklı olarak  40 yaş üzerindeki hastalarda gözlük bağımlılığını azaltmak amacıyla tercih ediliyor. Katarakt, refraksiyon (kırma) kusuru ve presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme kusuru) şikayeti olan kişiler bu uygulamadan en fazla fayda gören grubu oluşturuyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı lenslerin özellikle hem uzak hem yakın görüş problemini birlikte çözmek isteyen kişiler için ideal bir tedavi seçeneği olduğunu ifade ediyor.

Her hasta için uygun mudur?

Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı merceklerin her hasta için uygun olmadığını belirterek, “Öncelikle gözün anatomik olarak bu lenslere uygun olması gerekir; ön kamara derinliğinin yeterli olması, göz bebeği çapının ideal aralıkta bulunması ve kornea endotel hücre sayısının normal sınırlarda olması şarttır. Ayrıca, retina hastalıkları gibi progresif oküler bir hastalığa sahip olan kişiler de bu lenslerden tam verim alamayabilir, çünkü göz sağlıklı olmalı ki lens performansını gösterebilsin” diyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, özellikle profesyonel sürücüler, hassas el işi gerektiren mesleklerde çalışanlar veya yüksek kontrast gerektiren işlerde aktif olarak görev yapan kişiler için özel değerlendirme yapıldığını vurgulayarak, “Detaylı oftalmolojik muayene, biyometrik ölçümler ve hasta beklentilerinin gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesi başarılı sonuç için son derece önemlidir” diye konuşuyor.

Akıllı mercek ameliyatı nasıl gerçekleştiriliyor?

Operasyon topikal anestezi altında gerçekleştiriliyor. Göze 2-3 mm’lik minimal bir giriş yapılıyor ve ultrasonik titreşimler yardımıyla doğal lens küçük parçalara ayrılıp, dışarı alınıyor. Ardından yerine katlanabilir akıllı mercek yerleştiriliyor. Operasyonun ortalama 15-20 dakika sürdüğünü söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Hastalarımız ertesi gün hafif aktivitelerine başlayabilirler. Ancak ilk bir hafta ağır fiziksel aktivitelerden ve kontakt sporlardan kaçınmalarını öneriyoruz” diyor.

Ameliyat sonrasında net görüş ne zaman sağlanabiliyor?

Ameliyat sonrasındaki ilk günlerde hafif bulanıklık normaldir. Net görüş genellikle 1-2 hafta içinde başlıyor, ancak tam nöroadaptasyon, yani beynin farklı odak noktalarından gelen görüntülere uyum sağlama süreci 2-3 ay sürebiliyor. Bu süreçte beyin farklı odak noktalarından gelen görüntüleri işlemeyi öğrenir.

Ameliyatın ardından gece ışık saçılması görülür mü?

Özellikle erken postoperatif, yani ameliyat sonrasındaki ilk haftalarda  haleler görülmesi, gece araç farlarında ışık saçılması ve kontrast hassasiyetinde azalma yaşanabiliyor. Bu sorunlar zamanla azalıyor ve çoğu hasta birkaç hafta ile birkaç ay arasında geçen nöroadaptasyon sürecinde (Multifokal optik sistemlerden kaynaklanan çoklu retinal görüntülerin santral siniri sistemi tarafından işlenerek fonksiyonel görmeye adapte edilmesi süreci)  bu duruma alışıyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Mesleği gereği yoğun gece sürüşü yapan hastalarımızı ameliyat öncesi bu konuda mutlaka bilgilendiriyoruz” diyor.

Ameliyatın riskleri var mıdır?

Her göz içi cerrahisinde olduğu gibi bu prosedürün de riskleri bulunuyor. Endoftalmi (göz içi enfeksiyon) kanama ve retina dekolmanı gibi ciddi komplikasyonlar nadiren görülüyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Lensin yerinden hafifçe kayması, lens kapsülünün zamanla bulanıklaşması veya ameliyat sonrası geçici göz tansiyonu yükselmesi daha sık karşılaşılan durumlardır. Deneyimli bir cerrah ve uygun hasta seçimi bu riskleri minimize eder” diye konuşuyor.

Akıllı mercekler gözlükten tamamen kurtulmayı sağlar mı?  

Akıllı mercek sonrasında hastaların yaklaşık yüzde 80-90’ı günlük aktivitelerini gözlüksüz sürdürebiliyor. Ancak bazı durumlarda, özellikle çok küçük punto okumalarında veya uzun süreli bilgisayar kullanımında düşük numaralı gözlük ihtiyacı olabiliyor.

Ameliyat sonrası elde edilen net görüş kalıcı mıdır?

Doç. Dr. Özge Begüm Comba, implante edilen merceğin ömür boyu kalıcı olduğunu ve materyalinin bozulmadığını ifade ederek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak bazı hastalarda ameliyattan aylar veya yıllar sonra arka kapsül opasifikasyonu, yani halk arasında ‘ikincil katarakt’  olarak  bilinen durum gelişebilir. Bu tablo Nd:YAG lazer yöntemiyle basit ve etkili şekilde tedavi edilebilir.”

Ameliyat sonrasında nelere dikkat edilmeli?

Ameliyat sonrasında ilk hafta hafif aktiviteler ve ev içi işleri sorun oluşturmuyor.  Ancak, aşağıda yer alan kurallara dikkat etmeniz önem taşıyor.

  • Gözlerinize travmadan kaçının
  • Havuz ve deniz gibi enfeksiyon riski taşıyan ortamlardan uzak durun
  • Reçete edilen topikal ilaçları düzenli kullanın
  • Makyaj ve kozmetik ürünleri 2 hafta, kontakt sporları en az bir ay erteleyin
  • UV koruyucu gözlük kullanın

Ne zaman lazer, ne zaman akıllı mercek?

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, 40 yaş altı ve düşük-orta dereceli kırma kusurları için lazer cerrahilerin (LASIK, PRK) ilk tercih edilen yöntemler olduğunu vurguluyor. 40 yaş üzeri presbiyopik (yaşa bağlı yakın görme kusuru) tablosunda, yüksek hipermetropide veya katarakt varlığında ise premium göz içi lensleri (akıllı mercek) öncelikli olarak değerlendiriliyor. Her hastanın korneal topografisi, ön segment anatomisi ve yaşam tarzı karar sürecinde belirleyici oluyor.

 

#AkıllıMercek #PremiumLens #GözSağlığı #NetGörüş #GözlüktenKurtul #Oftalmoloji #GözHastalıkları #SağlıkTeknolojisi #YaşamKalitesi #Acıbadem #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Neco’nun Şarkısı Deniz Seki Yorumu ile Geliyor

Hürriyet yazarı Mehmet Üstündağ, TV8’deki Gel Konuşalım programında müzik dünyasında heyecan uyandıran bir gelişmeyi duyurdu. Üstündağ’ın açıklamasına göre, ünlü sanatçı Deniz Seki, Neco’nun unutulmaz şarkısı “Seni Bana Katsam” için yeni bir cover hazırladı.

Stüdyo kayıtları tamamlanan şarkının prodüktörlüğünü Serhan Bülbül üstlenirken, projenin arkasında deneyimli yapımcı Haluk Şentürk bulunuyor. Parçanın Nisan ortasında müzikseverlerle buluşması planlanıyor.

Deniz Seki’nin güçlü yorumuyla yeniden hayat bulacak olan “Seni Bana Katsam”, hem nostaljik bir hatırlatma hem de yeni nesil dinleyiciler için farklı bir deneyim olacak. Müzik dünyasında şimdiden merak uyandıran proje, sosyal medyada da geniş yankı buldu.

#DenizSeki #Neco #SeniBanaKatsam #Cover #TürkMüziği #MehmetÜstündağ #GelKonuşalım #MüzikHaber #YeniŞarkı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Derya Uluğ ve Asil Gök Eylülde Nikâh Masasında

Hürriyet yazarı Mehmet Üstündağ, TV8’deki Gel Konuşalım programında müzik dünyasında gündem olacak bir gelişmeyi duyurdu. Üstündağ’ın açıklamasına göre, ünlü şarkıcı Derya Uluğ ile 10 yıllık sevgilisi Asil Gök, bu yıl eylül ayında evleniyor.

Çift için ilk adım mayıs ayında İzmir’de yapılacak kız isteme töreni olacak. Yaz boyunca konserlerine devam edecek olan Uluğ, yoğun sahne temposunun ardından eylülde nikâh masasına oturacak. Uzun süredir birlikte olan çiftin evlilik kararı, hem müzik dünyasında hem de hayranları arasında büyük heyecan yarattı.

Derya Uluğ ve Asil Gök’ün düğün hazırlıkları şimdiden merak konusu olurken, sosyal medyada da bu mutlu haber geniş yankı buldu.

#DeryaUluğ #AsilGök #EvlilikHaberi #NikahMasası #GelKonuşalım #MehmetÜstündağ #Magazin #MüzikDünyası #İzmir #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Murat Boz ve Melek Mosso’dan Sürpriz Düet

Hürriyet yazarı Mehmet Üstündağ, TV8’de yayınlanan Gel Konuşalım programında müzik dünyasında heyecan uyandıran bir gelişmeyi duyurdu. Üstündağ’ın açıklamasına göre, pop müziğin sevilen ismi Murat Boz ile güçlü sesiyle dikkat çeken Melek Mosso, “Kolay Değil” adlı şarkıda düet yaptı.

Boz’un sözlerini yazdığı parçaya klip çekildiği ve şarkının Nisan ortasında yayımlanmasının planlandığı öğrenildi. Mosso, sürpriz düeti sosyal medya hesaplarından paylaşarak hayranlarına müjdeyi verdi. Bu iş birliği, iki sanatçının hayranları arasında büyük merak uyandırırken, şarkının yayınlanmasıyla birlikte müzik listelerinde iddialı bir çıkış yapması bekleniyor.

#MuratBoz #MelekMosso #KolayDeğil #Düet #TürkMüziği #MehmetÜstündağ #GelKonuşalım #MüzikHaber #YeniŞarkı  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

 

Tarkan’dan Diva’ya Şarkı Sürprizi

Hürriyet yazarı Mehmet Üstündağ, TV8’de yayınlanan Gel Konuşalım programında müzik dünyasında dikkat çeken bir gelişmeyi paylaştı. Üstündağ’ın açıklamasına göre, megastar Tarkan, yeni albüm hazırlığında olan Bülent Ersoy’a özel bir şarkı hediye etti.

Ersoy’un şarkıyı çok beğendiği belirtilirken, bu gelişme hayranları arasında heyecan yarattı. İki sanatçının daha önceki iş birlikleri hatırlatılarak, yeniden bir düet ihtimali sosyal medyada konuşulmaya başlandı. Türk müziğinin iki güçlü isminin buluşması, müzikseverler için şimdiden merak uyandıran bir gündem oluşturdu.

#Tarkan #BülentErsoy #Diva #YeniAlbüm #TürkMüziği #MehmetÜstündağ #GelKonuşalım #MüzikHaber #ŞarkıSürprizi  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Eda Şarman’dan Su ve Şehir Üzerine Sergi

Sanatçı Eda Şarman, İstanbul’un tarihi sarnıçlarından yola çıkarak suyun şehir, doğa ve beden arasındaki dolaşımını yeniden düşündüren sergisi “Suyla Oyun” ile Bebek Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

İBB Kültür ve İBB Miras tarafından düzenlenen sergi, 13 Mart – 21 Haziran 2026 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Şarman’ın 2023’te başlattığı projesinden doğan sergi, suyun kentleşme ile değişen işlevini ve gündelik yaşamda bıraktığı izleri görünür kılıyor.

Martıların, kedilerin ve kentin molozları arasından süzülen akışların eşlik ettiği eserler; suyun hem gündelik hem de tekinsiz yönlerini ortaya koyarken, izleyiciyi çok katmanlı bir deneyime davet ediyor.

Adres:Bebek Mah. Cevdet Paşa Cad. No: 71 Beşiktaş/İstanbul

 

#SuylaOyun #EdaŞarman #BebekSanat #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #İBBKültür #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sütlü ve Meyveli Tatlılar Daha Sağlıklı

Ramazan’da uzun süren açlık sonrası tatlı tüketiminin arttığına dikkat çeken Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan, “Yanlış tatlı tercihi sindirim sorunlarına ve kilo artışına yol açabilir. Baklava, kadayıf, tulumba ve lokma gibi şerbetli tatlılar yüksek miktarda şeker ve yağ içermektedir. Bu tür tatlılar hızlı kan şekeri yükselmelerine, mide yanmasına ve kilo artışına neden olabilir. Sütlaç, muhallebi, güllaç gibi sütlü tatlılar ile meyve bazlı tatlılar Ramazan için daha uygun seçeneklerdir” dedi.

VM Medical Park Florya Hastanesi Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan, Ramazan’da tatlı tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlerden bahsetti.

Ramazan ayının beslenme düzeninde önemli değişikliklere neden olduğunu dile getiren Dyt. Turan, “Uzun süreli açlık sonrasında kan şekeri düşer ve vücut hızlı enerji sağlayan besinlere yönelir. Bu da özellikle iftardan sonra tatlı isteğinin artmasına neden olur. Geleneksel olarak tatlıların sofralarda daha sık yer alması da bu isteği güçlendirir” diye konuştu.

Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan

Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan

‘TATLI TÜKETİMİ TAMAMEN YASAKLANMAMALI’

Tatlı tüketiminin tamamen yasaklanmasının doğru olmadığını ifade eden Dyt. Turan, “Önemli olan tatlının zamanı, porsiyonu ve içeriğidir. Tatlılar iftardan hemen sonra değil, iftardan 1-2 saat sonra tüketilmelidir. Böylece kan şekeri daha dengeli olur ve sindirim sistemi zorlanmaz” diye konuştu.

 ‘HAFİF TATLILAR TERCİH EDİLMELİ’

Şerbetli ve kızartılmış tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Turan, “Sütlaç, muhallebi, güllaç gibi sütlü tatlılar ile meyve bazlı tatlılar Ramazan için daha uygun seçeneklerdir. Evde hazırlanan, ilave şekeri azaltılmış tarifler tercih edilmelidir” dedi.

Tatlı yapımında beyaz şeker yerine doğal tatlandırıcıların kullanılabileceğini söyleyen Dyt. Turan, “Tatlılar mümkünse az miktarda bal, pekmez veya hurma ile tatlandırılmalı; un yerine yulaf, tam buğday unu veya irmik gibi daha besleyici alternatifler kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

 ‘ŞERBETLİ TATLILAR RİSK OLUŞTURUYOR’

Baklava, kadayıf, tulumba ve lokma gibi şerbetli tatlıların yüksek miktarda şeker ve yağ içerdiğine dikkat çeken Dyt. Turan, “Bu tür tatlılar hızlı kan şekeri yükselmelerine, mide yanmasına ve kilo artışına neden olabilir. Ramazan boyunca sık tüketilmeleri önerilmez. Tüketilecekse çok küçük porsiyonlarla ve seyrek olarak tercih edilmelidir” dedi.

 ‘TATLI İSTEĞİ DOĞAL BESİNLERLE BASTIRILABİLİR’

Tatlı ihtiyacının daha sağlıklı besinlerle karşılanabileceğini belirten Dyt. Turan, şunları söyledi:

“Taze veya kuru meyveler, tarçın eklenmiş yoğurt, hurma ile birlikte ceviz veya badem gibi sağlıklı yağ içeren besinler tatlı isteğini bastırmaya yardımcı olur. Bu besinler hem doğal şeker içerir hem de lif sayesinde daha uzun süre tokluk sağlar.”

 ‘TATLI YENEN GÜNLERDE MEYVE TÜKETİMİNDEN UZAK DURULMALI’

Tatlı tüketilen günlerde meyvenin tamamen kesilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Turan, “Ancak porsiyon kontrolü önemlidir. Şerbetli veya yoğun bir tatlı tüketildiyse o gün meyve porsiyonu azaltılabilir. Hafif bir tatlı tercih edildiyse meyve tüketimi sürdürülebilir” dedi.

SAĞLIKLI RAMAZAN TATLISI ÖNERİSİ

Diyetisyen Turan, evde kolayca hazırlanabilecek sağlıklı bir tatlı tarifi de paylaştı:

Fırında hurmalı sütlü tatlı: 2 su bardağı yarım yağlı süt, 2 yemek kaşığı irmik, 1 adet ezilmiş muz, 2 adet doğranmış hurma ve tarçın karıştırılarak 180 derecede fırında 20-25 dakika pişiriliyor. Ilındıktan sonra tarçın serpilerek servis ediliyor.

 ‘TATLIYI ÖDÜL GİBİ GÖRMEYİN’

Ramazan ayında tatlıyı bir “ödül” olarak görmemek gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan, “Tatlıyı beslenme düzeninin dengeli bir parçası olarak değerlendirmek gerekir. Gün içinde yeterli protein, lif ve sıvı alımı sağlandığında tatlı isteği zaten azalacaktır. Ramazan, sadece mideyi değil, bedenin tamamını dinlendirme zamanıdır” dedi.

#RamazanBeslenme #SağlıklıTatlı #DiyetisyenÖnerisi #SindirimSağlığı #RamazanTatlıları #SağlıkHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity