Yazılar

“Dünya Hâlâ Çiçek Açıyor” Sanatseverlerle Buluştu

 Çağdaş Türk heykeltıraşlarından Cem Sağbil, yeni sergisi “Dünya Hâlâ Çiçek Açıyor” ile İzmirli sanatseverlerle buluştu. Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde açılan sergi, sanatçının kırk yılı aşkın üretim pratiğinde merkezde yer alan “İnsan dünyada nasıl var olur?” sorusuna odaklanıyor.

Paris’in kamusal alanlarında kalıcı eseri bulunan tek Türk heykeltıraş olan Sağbil, bu sergide insanlığın ortak hafızasına seslenen arketipleri izleyiciyle paylaşıyor. Balık taşıyan figürler, mitolojik kadınlar, zamana direnen bedenler ve yüzeyin içine bastırılmış eller, sanatçının umutlu yaklaşımını yansıtan güçlü imgeler olarak öne çıkıyor.

Bronzun patinası ve ahşabın dokusu gibi malzemelerin zamanla kazandığı izleri ön plana çıkaran Sağbil, heykeli yalnızca estetik bir form değil, zamanın içinde oluşmuş bir varlık olarak ele alıyor. Serginin başlığı da bu düşünceden doğuyor: bütün krizlere rağmen insan hâlâ üretir, düşünür ve umut eder; bu yüzden dünya hâlâ çiçek açıyor.

“Dünya Hâlâ Çiçek Açıyor” sergisi, 9 Nisan–31 Mayıs 2026 tarihleri arasında Kültürpark’taki Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde hafta içi 09.00–17.30, hafta sonu 10.00–18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

 

#CemSağbil #DünyaHâlâÇiçekAçıyor #İzmirSanat #HeykelSanatı #MehmetTüzümKızılcanSanatGalerisi #ÇağdaşTürkSanatı #SanatHaberleri #İzmirEtkinlikleri #Sanatseverler #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Deha Bilimler’den Bostancı’da Unutulmaz Konser

Şarkıcı Deha Bilimler, geçtiğimiz akşam ilk kez sahne aldığı Bostancı Gösteri Merkezi’nde dinleyicilerine unutulmaz bir gece yaşattı. “Bostancı heyecanı başkaymış” sözleriyle sahne coşkusunu dile getiren sanatçı, sürpriz olarak kızlarını da sahneye davet ederek izleyicilere özel anlar yaşattı.

Bilimler, Türk kültürünü öne çıkaran yeni dans ekibiyle Karadeniz ve Doğu kültürünü birleştiren figürler sergiledi. Sahne kostümleriyle ilgili eleştirilere de yanıt veren sanatçı, “Sahne şovu farklı olmalı ama kendi çizgimi koruyorum” dedi. Konserde Bostancı’ya özel bir şarkı seslendiren Bilimler, yaz aylarında dinleyicilerine bir cover sürprizi yapacağını da açıkladı.

#DehaBilimler #BostancıGösteriMerkezi #MüzikHaberleri #Konser #SahnePerformansı #TürkKültürü #DansGösterisi #CoverSürprizi #Hadise #Müzik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kia, 2026 EV Ödülleri’nde Zirvede

Kia, BBC TopGear.com tarafından düzenlenen 2026 EV Ödülleri’nde ‘Yılın En İyi Otomobil Üreticisi’ ödülüne layık görüldü. Elektrikli mobilite alanındaki stratejik kararlılığı ve inovatif ürün gamıyla dikkat çeken marka, küresel ölçekteki yükselişini bir kez daha kanıtladı.

Son yıllarda EV6, EV9 ve EV3 modelleriyle farklı kategorilerde ödüller kazanan Kia, elektrikli araç segmentindeki başarısını istikrarlı şekilde sürdürüyor. 2026 yılında Türkiye’de satışa sunulacak EV2 ve Niro EV modelleriyle ürün gamını daha da genişletmeyi hedefleyen marka, Avrupa ve global pazarda liderlik iddiasını pekiştiriyor.

#Kia #TopGear #EVOdülleri #ElektrikliAraçlar #OtomotivHaberleri #KiaEV #YılınOtomobilÜreticisi #SürdürülebilirMobilite #EV2 #NiroEV #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Tatlı Odasıyla Saray Sofrası Deneyimi

Boğaz’ın ikonik adresi Çırağan Palace Kempinski, yeni açılan restoranı Rüya İstanbul’da özlenen Pazar brunch geleneğini geri getirdi. Her Pazar 12:30 – 16:00 arasında sunulan brunch, açık büfe gurme lezzetler, şeflerin imza tabakları ve göz alıcı tatlı odasıyla misafirlerine unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşatıyor.

Rüya İstanbul’un menüsünde Anadolu mutfağının DNA’sını bozmadan modern yorumlarla hazırlanan özel tabaklar öne çıkıyor. “Simit & Havyar”, el açması baklava hamuru ile hazırlanan “Çıtır Çıtır Kıymalı Börek”, uzun süre fermente edilen hamuruyla “İki Peynirli Pide”, Rüya dokunuşuyla sunulan “Mantı” ve ustaların imzasını taşıyan yaprak kesim “Döner” brunch menüsünün en dikkat çekici lezzetleri arasında yer alıyor.

Açık büfe seçkisi, Türkiye’nin farklı bölgelerinden özenle seçilmiş peynir ve zeytin çeşitlerinden artizan ekmeklere, ev yapımı reçellerden mevsimsel salatalara kadar geniş bir yelpaze sunuyor. Deniz ürünleri, et ve balık seçenekleri şeflerin dokunuşlarıyla misafirlerin önünde hazırlanarak brunch deneyimini daha da özel hale getiriyor.

Brunch’ın en göz alıcı bölümü ise Tatlı Odası. Saray pastanesinden çıkan imza tatlılar, çeşit çeşit baklavalar, pastalar, sütlü tatlılar ve egzotik meyveler zarif sunumlarla sergileniyor. El yapımı çikolatalar ise bu şöleni tamamlayan özel bir dokunuş olarak öne çıkıyor.

Zengin içecek seçkisi brunch deneyimini tamamlıyor. Aromalı çaylar, özenle hazırlanan kahveler, taze sıkım meyve suları ve özel kokteyl sunumları misafirlerin damak zevkine hitap ediyor. Boğaz manzarası eşliğinde canlı müzik performansları ise bu gastronomik buluşmayı hafta sonunun özel bir ritüeline dönüştürüyor.

Brunch fiyatı kişi başı alkolsüz içecekler dahil 6.500 TL, alkollü paket ise 7.700 TL olarak belirlenmiş. 0–5 yaş misafirler ücretsiz, 6–11 yaş arası için %50 indirim uygulanıyor. Ayrıca tüm misafirlere karşılama içeceği olarak bir kadeh yerel köpüklü şarap ve bir kokteyl ikram ediliyor.

Çırağan Sarayı’nın efsanevi Pazar brunch geleneği, Rüya İstanbul’un imza lezzetleri ve Boğaz’ın büyüleyici atmosferiyle yeniden hayat buluyor.

Adres: Çırağan Palace Kempinski, Çırağan Caddesi 32

Restoran Rezervasyon: +90 212 326 46 20 / ruya@ciraganpalace.com

Web sitesi: Rüya İstanbul

 

#ÇırağanSarayı #Rüyaİstanbul #PazarBrunch #BoğazManzarası #GurmeLezzetler #TatlıOdası #İstanbulMekanları #HaftaSonuKeyfi #Gastronomi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

https://www.pausedergi.com

https://pausejournal.com

https://www.hanedancity.com

“Yağmur Yağacak Gibi” İstanbul’da İzleyiciyle Buluştu

Uluslararası sanatçı Agnes Waruguru, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Yağmur Yağacak Gibi” ile İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. SANATORIUM’da açılan sergi, 16 Mayıs 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek.

Waruguru, kumaş ve kağıt üzerine ürettiği eserleri mekâna özgü ses yerleştirmesiyle bir araya getiriyor. Nairobi ile İstanbul arasında şiirsel bir bağ kuran sanatçı, yağmur temasını hafıza, doğa ve geçmiş deneyimlerle ilişkilendiriyor.

Sergi kapsamında 10 Nisan’da sanatçının katılımıyla “Yağmur Üzerine Notlar: Hafıza, Form ve Ses Üzerine Sergi Turu” düzenlenecek. Etkinlik boyunca Türkçe çeviri sağlanacak.

Agnes Waruguru’nun pratiği kimlik, toplumsal cinsiyet ve doğa-insan ilişkileri etrafında şekilleniyor. Venedik Bienali’ne katılımıyla uluslararası görünürlüğünü pekiştiren sanatçı, İstanbul’daki sergisiyle Türkiye sanat sahnesine güçlü bir adım atıyor.

 

#AgnesWaruguru #YağmurYağacakGibi #SANATORIUM #İstanbulSanat #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #UluslararasıSanatçı #Nairobiİstanbul #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Erdost Akbaba’dan İlk Roman: “Neredeyse”

Yayıncılık alanındaki uzun yıllara dayanan çalışmalarını edebiyat dünyasına taşıyan Erdost Akbaba, ilk romanı “Neredeyse” ile raflardaki yerini aldı. hep kitap logosuyla yayımlanan eser; yarım kalmış bir aşkın sızısı, tek bir haberle paramparça olan bir gelecek ve bir gencin kendini inşa etme çabasını konu alıyor.

Romanın kahramanı Onur, askeri okulun gri duvarlarından İzmir’in güneşli sokaklarına, İstanbul’un sürprizlerle dolu apartman dairelerine uzanan yolculuğunda; bir evlat, bir âşık ve bir aylağın hikâyesini okura aktarıyor. Akbaba, “Neredeyse” ile özgürlük, aidiyet ve yaşam mücadelesi üzerine düşündüren bir anlatı sunuyor.

#Neredeyse #ErdostAkbaba #hepkitap #KitapHaberleri #YeniRoman #TürkEdebiyatı #KültürSanat #OkumaKeyfi #RomanTavsiyesi #Edebiyat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mevsim geçişi cildi zorluyor!

Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. Bahar aylarıyla birlikte ise sıcaklık artıyor, nem oranı değişiyor ve güneş ışınları daha güçlü hissedilmeye başlıyor. Ayrıca bahar aylarında artan ağaç ve çimen polenleri ile küf sporları gibi çevresel alerjenler de daha yoğun hale geliyor. Bu çevresel etkenler nedeniyle, cilt bakımına dikkat edilmediğinde; ciltte kuruluk, hassasiyet, kızarıklık, pullanma, lekelenme ve yağ üretiminin artmasına bağlı akne oluşumu gibi sorunlar gelişebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, “Kışın uygulanan yoğun ve besleyici bakım rutinlerinin bahar aylarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, cildin bu geçiş sürecine daha sağlıklı uyum sağlaması için çok önemlidir” diyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bahar aylarında cilt sağlığının korunmasında üç temel kuralın öne çıktığını belirterek, “İlk olarak, cildi sabah ve akşam nazik bir temizleyici ürünle düzenli olarak temizlemek gerekir. Her gün SPF 50 olan bir güneş koruyucu kullanmak, cilt lekelerini ve güneş hasarını önlemede büyük önem taşır. Bunların yanı sıra cilt tipine uygun, daha hafif yapılı bir nemlendiriciyle cildin nem dengesini korumak da son derece önemlidir. Bu üç basit ama etkili adım, cildin mevsim geçişine daha sağlıklı uyum sağlamasına yardımcı olur ve birçok dermatolojik sorunun önlenmesine önemli katkı sağlar” diye konuşuyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bahar aylarında cilt sağlığı için dikkat edilmesi gereken 7 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Name Cemşitoğlu

Dr. Name Cemşitoğlu

Cildinizi günde iki kez temizleyin

Bahar aylarında artan sıcaklık ve nem oranı, cildin sebum üretimini artırabiliyor. Bu durum gözeneklerin tıkanmalarına ve akne oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.  Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bu nedenle sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez, cilt tipine uygun nazik bir temizleyici ürünle cildin temizlenmesi gerektiğini belirterek, “Cilt pH’ına yakın temizleyicilerin tercih edilmesi cilt bariyerinin korunmasına yardımcı olur. Özellikle akşam temizliği; makyaj, güneş koruyucu ve gün boyunca biriken çevresel kirletici etkenlerin uzaklaştırılması açısından önemlidir” diyor.

Güneşten korunmayı rutin haline getirin

Bahar aylarında UV ışınlarının yoğunluğu artmaya başlıyor ve bu durum ciltte fotoaging (ışığa bağlı yaşlanma) ile pigmentasyon artışına, yani cilt lekelerinin gelişimine yol açabiliyor. Bu nedenle her gün geniş spektrumlu (UVA ve UVB korumalı) ve SPF 50 içeren bir güneş koruyucu kullanımı büyük önem taşıyor.  Dr. Name Cemşitoğlu, “Güneş koruyucular sadece plajda değil, günlük yaşamda da uygulanmalı ve dış ortamda uzun süre kalınacaksa 2-3 saatte bir yenilenmelidir” bilgisini veriyor.

Mevsime uygun nemlendirici kullanın

Cilt bariyerinin sağlıklı olması, çevresel faktörlere karşı cildin direncini artırıyor. Ancak kış aylarında kullanılan yoğun ve yağ bazlı nemlendiriciler, bahar aylarında bazı cilt tiplerine ağır gelebiliyor ve gözeneklerin tıkanmalarına neden olabiliyor. Dolayısıyla, bahar aylarında daha hafif yapılı, su bazlı veya jel formundaki nemlendiricilerin tercih edilmesi öneriliyor. Hyaluronik asit, gliserin ve seramid içeren ürünler, cildin nem dengesini korumaya ve bariyerini güçlendirmeye katkı sağlıyor.

Haftada 1-2 kez peeling yapın, ancak…

Mevsim geçişlerinde, cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler, cildin mat ve cansız görünmesine yol açabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, cilt sağlığı için haftada 1-2 kez nazik peeling uygulamalarını önerdiklerine işaret ederek, “Peeling cildin üst tabakasındaki hücre yenilenmesini destekleyerek daha pürüzsüz görünmesine yardımcı olur. Özellikle AHA veya PHA içeren hafif eksfoliyanlar, yani ciltten nazikçe ölü tabakayı arındıran asit içerikli peelingler kontrollü şekilde kullanılabilir” diyor. Ancak aşırı peeling uygulamalarının cilt bariyerine zarar verebileceğini belirten Dr. Name Cemşitoğlu, bu nedenle peeling yönteminin hekimin önerileri doğrultusunda uygulanması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Günde 2-2.5 litre su için

Yeterli sıvı alımı, vücudun genel metabolik fonksiyonlarının yanı sıra cilt sağlığı için de önem taşıyor. Özellikle bahar aylarında artan fiziksel aktivite ve terleme nedeniyle vücudun sıvı ihtiyacı da artabiliyor. Su tüketimi tek başına etkili olmasa da sağlıklı bir cilt bakımını destekliyor. Günlük ortalama 2-2.5 litre su tüketimi hücrelerin nem dengesini, bir başka deyişle cilt sağlığı için gerekli olan su miktarını karşılamasıyla cildin daha canlı görünmesine katkı sağlayabiliyor.

Cilt bariyerini destekleyen içerikleri tercih edin

Mevsim geçişleri bazı kişilerde cilt hassasiyetini artırabiliyor. “Bu nedenle cilt bakım ürünlerinde bariyer onarıcı içeriklerin bulunması fayda sağlayabilir” diyen Dr. Name Cemşitoğlu, şu bilgileri paylaşıyor: “Güçlü bir cilt bariyeri cildin çevresel stres faktörlerine karşı daha dirençli olmasını sağlar. Seramidler, niasinamid, panthenol ve hyaluronik asit gibi içerikler cildimizin üst tabakasında bariyer fonksiyonunu destekleyerek, ciltten su kaybını azaltmaya yardımcı olur.”

Cildi tahriş edebilen ürünlerden kaçının

Alkol oranı yüksek tonikler, yoğun parfüm içeren kozmetikler veya aşındırıcı peeling ürünleri bazı ciltlerde hassasiyeti artırabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde cilt bariyeri daha kırılgan hale gelebileceği için bu tür ürünlerden kaçınılması öneriliyor. Dermatolojik olarak test edilmiş, hassas ciltlere uygun ve minimal içerikli ürünlerin tercih edilmesi cilt sağlığı açısından daha güvenli olabiliyor.

#CiltSağlığı #MevsimGeçişi #Dermatoloji #CiltBakımı #GüneşKoruyucu #Nemlendirici #PolenMevsimi #SağlıklıCilt #AkneÖnleme #LekesizCilt #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Hyundai Boulder Concept New York’ta Tanıtıldı

Hyundai, 2026 New York Uluslararası Otomobil Fuarı’nda sürpriz bir dünya prömiyeriyle Boulder Concept modelini tanıttı. SUV formundaki bu konsept, markanın ilk gövde-şasi platformuna sahip olacak ve 2030 yılına kadar sunulması planlanan orta boy pick-up modeline tasarım önizlemesi niteliği taşıyor.

Hyundai Boulder Concept

“Art of Steel” tasarım diliyle şekillenen Boulder Concept, güçlü ve dik silüetiyle dikkat çekerken; yüksek çekme kapasitesi, arazi performansı ve fonksiyonel detaylarıyla macera tutkunlarına hitap ediyor. Safari tipi üst camlar, çift kanatlı kapılar, düşük profilli tavan taşıyıcı ve çift yönlü açılabilen arka kapak gibi özellikler aracı hem estetik hem de pratik hale getiriyor.

Hyundai Boulder Concept

37 inçlik arazi lastikleri, yüksek yerden yükseklik ve gelişmiş yaklaşma/uzaklaşma açıları sayesinde zorlu koşullarda üstün performans hedefleniyor. Yazılım destekli gerçek zamanlı off-road yönlendirme sistemi ise sürücüye dijital bir rehber gibi destek sunuyor.

Hyundai Boulder Concept

İç mekanda dayanıklı malzemeler, fiziksel kontrol elemanları ve modüler kabin yapısı öne çıkıyor. Katlanabilir masa gibi pratik çözümler, günlük kullanımın yanı sıra açık hava aktiviteleri için esneklik sağlıyor.

Hyundai Boulder Concept

Hyundai Motor Company Başkanı José Muñoz, “Boulder Concept ile Amerikan müşterilerin beklentilerine daha güçlü bir yanıt veriyoruz” derken, Hyundai Kuzey Amerika Başkanı Randy Parker, orta boy pick-up segmentinin marka için önemli bir büyüme fırsatı sunduğunu vurguladı.

Henüz konsept aşamasında olan Boulder, Hyundai’nin ABD’de tasarlanacak, geliştirilecek ve üretilecek gövde-şasi platformlu araçlarının ilk adımı olarak markanın gelecekteki pick-up stratejisine ışık tutuyor.

Hyundai Boulder Concept

#HyundaiBoulder #NewYorkAutoShow #PickUpConcept #ArtOfSteel #OffRoad #HyundaiUSA #OtomobilHaber #AraziPerformansı #Hyundai2026 #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Helikobakter Pylori ve Tuz: Tehlikeli İkili

Mide sağlığını olumsuz etkileyen birçok faktör olduğunu belirten uzmanlar, aşırı tuz tüketiminin bunlardan bir olduğunu söylüyor.
Aşırı tuz tüketiminin doğrudan kansere yol açmasa da ciddi riskler oluşturabildiğini ifade eden Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Yüksek tuz alımı, mideyi koruyan mukozal tabakayı tahriş eder ve zamanla zayıflatır. Bu durum, mideyi zararlı maddelere ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir.” dedi. Özellikle Helikobakter pylori gibi bakterilerin çoğalmasını kolaylaştıran bu durumun, mide kanseri riskini artırabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Atamer, sigara ve alkol kullanımıyla birleştiğinde ise tehlikenin daha da büyüdüğünü vurguladı. Prof. Dr. Atamer ayrıca günlük sodyum tüketiminin sınırlandırılması gerektiği ve gizli tuza karşı farkındalık oluşturulması konusunda uyardı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, aşırı tuz tüketiminin mideye verdiği zararlar ile özellikle diğer risk faktörleriyle birlikte kanser riskinin artmasına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Fazla tuz tüketimi kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir!
Aşırı tuz tüketiminin doğrudan kansere neden olmasa da, mide sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratarak mide kanseri riskini artırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Yüksek tuz alımı, mideyi koruyan mukozal tabakayı tahriş eder ve zamanla zayıflatır. Bu durum, mideyi zararlı maddelere ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir.” dedi.
Sürekli tahriş olan mide yüzeyinin, adeta zımpara kağıdıyla aşındırılmış gibi hassaslaşacağını ve bunun da iltihaplanma süreçlerini tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Atamer, “Bilimsel çalışmalar, aşırı tuz tüketiminin mide kanseri ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Özellikle turşu, konserve ve yüksek tuz içeren fermente gıdaların sık tüketildiği toplumlarda mide kanseri oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumun önemli nedenlerinden biri, mide kanseriyle ilişkili bir bakteri olan Helikobakter pylori’nin yüksek tuzlu ortamda daha kolay çoğalabilmesidir. Tuz, bu bakterinin mide duvarına verdiği zararı artırarak kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir.” şeklinde konuştu.
Sigara ve alkol kullanımıyla birlikte yüksek tuz tüketimi kanser riskini artırabilir!
Tuz tüketiminin diğer risk faktörleriyle birleşmesinin de tehlikeyi büyüttüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Sigara ve alkol kullanımı, mide zarını zayıflatarak tuzun olumsuz etkilerini artırır ve birlikte değerlendirildiğinde kanser riskini daha da yükseltebilir.” dedi.
Günlük tuz tüketimi konusunda dikkatli olunması büyük önem taşıdığı uyarısını yapan Prof. Dr. Atamer, “Genel olarak günlük sodyum alımının 2.300 miligramı aşmaması önerilir. Ancak çocuklar, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastalığı bulunan bireyler için bu miktarın daha da düşük olması gerekir.” açıklamasını yaptı.
Dengeli tuz tüketimi sağlığı korur!
Modern beslenme alışkanlıklarında ‘gizli tuz’un önemli bir sorun olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Cipsler, hazır çorbalar, şarküteri ürünleri, dondurulmuş yemekler ve hatta bazı ekmek çeşitleri beklenenden çok daha fazla sodyum içerebilir. Örneğin, bir porsiyon konserve çorba 800 miligramdan fazla sodyum içerebilir; bu da günlük önerilen miktarın önemli bir kısmını tek başına karşılayabilir.” dedi.
Tuz tüketimini azaltmanın, lezzetten ödün vermek anlamına gelmediği değerlendirmesini yapan Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yemeklerde sarımsak, kırmızı biber, kekik gibi baharatlar ve limon gibi turunçgiller kullanılarak daha zengin ve dengeli tatlar elde edilebilir. Ayrıca alışveriş yaparken ürün etiketlerindeki sodyum oranını kontrol etmek ve ‘az tuzlu’ ibaresi bulunan ürünleri tercih etmek sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Özellikle kalp hastalığı, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı olan bireyler için tuz tüketimi daha kritik bir konudur. Fazla tuz alımı, bu hastalıkların seyrini olumsuz etkileyebilir ve komplikasyon riskini artırabilir. Bu nedenle dengeli ve kontrollü bir tuz tüketimi, hem mide sağlığını korumak hem de genel sağlığı desteklemek açısından büyük önem taşır.”

#Sağlık #MideSağlığı #TuzTüketimi #MideKanseri #GizliTuz #Beslenme #SağlıklıYaşam #ÜsküdarÜniversitesi #ProfAytaçAtamer #Gastroenteroloji #RegnumHotels #RegnumTheCrown #RegnumCarya #AntalyaTurizmi #Belek #LüksTatil #Turizm2026 #Gastronomi #DeneyimOdaklıTatil #SessizLüks #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Renkler ve Katmanlarla Bilinç Yolculuğu

Sanatçı Naz Kökbudak, yeni kişisel sergisi “Inner Cosmos: The Power of Imagination” ile 21 Nisan – 16 Mayıs tarihleri arasında Gama Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor. Toplam 20 eserden oluşan seçki, içsel deneyimler ile evrensel döngüler arasındaki ilişkiyi merkezine alarak izleyiciyi algı, bilinç ve dönüşüm kavramları ekseninde düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.

Kökbudak’ın sanat pratiği, doğrudan gözleme dayalı temsilden ziyade içsel imgelerin görselleştirilmesine dayanıyor. Akrilik boya, pigment, yoğun doku pastaları ve epoksi/reçineyi bir arada kullandığı çok katmanlı yüzeyler; ışık, derinlik ve hareket hissi yaratarak eserleri yalnızca görsel değil, aynı zamanda deneyimsel bir alan haline getiriyor.

Sanatçının renk kullanımı kavramsal anlatının temel taşıyıcısı olarak öne çıkıyor: kırmızı ve bordo tonları yaşam enerjisi ve içsel güce; lacivert ve derin uzay tonları sonsuzluk ve bilinmeyene; parlak ve metalik yüzeyler ise farkındalık ve bilinç açılımına işaret ediyor. Serginin merkezinde yer alan “Nazar Serisi”, evrenin döngüsel yapısından hareketle insanın tekrar eden düşünce ve deneyimlerini simgeliyor. “Piece of Mars” adlı çalışma ise gezegensel çarpışmaları yaşamın kırılma anlarıyla ilişkilendirerek dönüşüm fikrine odaklanıyor.

Naz Kökbudak’ın “Inner Cosmos: The Power of Imagination” sergisi, 21 Nisan itibarıyla Gama Gallery’de ziyaret edilebilecek.

Sergi Alanı: Gama Gallery

Adres: Turnacıbaşı Cd. No: 21 Beyoğlu/İstanbul

Tarih: 21 Nisan – 16 Mayıs 2026

Ziyaret saatleri: Pazar günleri hariç 12:00 – 18:00 arası

 

#NazKökbudak #InnerCosmos #GamaGallery #SanatSergisi #HayalGücü #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #SanatVeBilinç #KozmikEnerji #SanatHaber #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity