Yazılar

Fethiye’de Açık Ateşin Ritmi Sofralara Taşındı

Şef Türev Uludağ liderliğindeki Tam Ocakbaşı, Ege sahillerinin rafine buluşma noktası Yazz Collective ile güçlerini birleştirerek unutulmaz bir pop-up gastronomi deneyimine imza attı. “A Coastline Ritual” konseptiyle gerçekleşen bu özel gecede, Akdeniz’in bereketli toprakları, açık ateşin ritmi ve paylaşmanın sıcaklığı aynı sofrada buluştu.

Fethiye’nin büyüleyici atmosferinde düzenlenen etkinlikte, Tam Ocakbaşı’nın Çukurova’nın bereketli topraklarından ilham alan meze ve kebapları, Yazz Collective’in yaratıcı mutfak anlayışıyla birleşti. Menüde Muammara, Humus, Sürk Peyniri, Yazz Collective imzalı Bademli Rezeneli Cacık ve Tablacı Salatası gibi özel tatlar yer aldı. İki ekibin gastronomi vizyonunu bir araya getiren bu buluşma, misafirlerden tam not aldı.

Yoğun ilgi gören etkinliğin Kurban Bayramı tatilinde bir kez daha tekrarlanması planlanıyor.

Tam Ocakbaşı

Tam Ocakbaşı Bodrum Yalıkavak’ta Açılıyor

Fethiye’deki pop-up buluşmasıyla yaz sezonuna hızlı bir giriş yapan Tam Ocakbaşı, lezzet tutkunlarına büyük bir müjde verdi. İstanbul’daki başarısının ardından rotasını Ege’ye çeviren marka, bu sezon Bodrum Yalıkavak’ta açacağı yeni şubesiyle misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Çukurova’nın sevilen lezzetlerini ve geleneksel ocakbaşı ritüellerini Bodrum’un dinamik yaşam tarzıyla buluşturacak olan yeni mekan, yaz sezonunun en iddialı gastronomi adreslerinden biri olmaya aday.

Tam Ocakbaşı

#TamOcakbaşı #YazzCollective #EgeMutfağı #FethiyeGastronomi #BodrumYalıkavak #GurmeDeneyim #PopUpRestoran #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Elite World Kuşadası’nın Gurme Noktası Sezonu Açtı

Elite World Kuşadası  bünyesinde yer alan imza restoran Savlo, 19 Mayıs itibarıyla yaz sezonunu açarak Ege’nin özgün lezzetlerini deniz manzarası eşliğinde misafirleriyle buluşturuyor. Kuşadası Marina’ya karşı konumlanan Savlo, zarif sunumları ve modern yorumlarla yeniden şekillenen köklü Ege mutfağıyla gastronomi tutkunlarının buluşma noktası olmaya aday.

Doğadan İlham Alan Sofralar
Savlo’nun menüsünde doğallık ve tazelik ön planda tutuluyor. Mevsiminde temin edilen ürünler, yerel üreticilerden gelen malzemeler ve özenle seçilen deniz ürünleri şeflerin yaratıcı dokunuşlarıyla sofistike tabaklara dönüşüyor. Geleneksel tarifler çağdaş tekniklerle yeniden hayat bulurken, her tabak misafirlere hem tanıdık hem de yenilikçi bir lezzet deneyimi sunuyor.

Ege Mutfağının Modern Yorumu
Zeytinyağlılardan deniz ürünlerine uzanan geniş menüsüyle Savlo, Ege mutfağının en karakteristik tatlarını zarif bir atmosferde buluşturuyor. Yerel dokuyu koruyan ama global bir yaklaşım sergileyen mutfak anlayışıyla dikkat çeken restoran, hem otel misafirlerini hem de bölgedeki gastronomi meraklılarını ağırlıyor. Denizle iç içe atmosferi, şık sunumları ve rafine tatlarıyla Savlo, Kuşadası’nın gastronomi sahnesine yeni bir soluk getiriyor.

Gastronomi Tutkunlarının Buluşma Noktası
Savlo, yalnızca bir restoran değil; aynı zamanda Ege’nin kültürel ve gastronomik mirasını modern bir yorumla yeniden keşfetme alanı. Şarap eşleşmeleriyle zenginleşen menü, misafirlere unutulmaz bir akşam deneyimi sunarken, Kuşadası’nın yaz akşamlarını daha da özel kılıyor.

Elite World Kuşadası’nın seçkin restoranı Savlo, sezon boyunca özgün lezzetleriyle bölgenin gastronomi deneyimini zenginleştirmeye devam edecek.

#SavloRestoran #EliteWorldKuşadası #EgeMutfağı #GurmeLezzetler #KuşadasıGastronomi #DenizManzaralıRestoran #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yoga: Modern Hayatın Gürültüsünde Sessiz Bir Çağrı

Fransız yazar Emmanuel Carrère, mayıs ayında Can Yayınları etiketiyle yayımlanacak yeni romanı Yoga ile okurları modern hayatın huzursuzluğu ve bireysel kırılganlık üzerine derin bir yolculuğa davet ediyor.

Meditasyon inzivasıyla başlayan bu içsel arayış, depresyon, toplumsal krizler ve dünyanın sert gerçekleriyle kesişiyor. Carrère, ruhsal dinginlik arayışı ile zihinsel çöküşün eşiği arasında gidip gelen deneyimlerini dürüst ve çarpıcı bir dille aktarırken, okura şu soruyu yöneltiyor: “Kendinle yüzleşmeye ne kadar hazırsın?”

Yoga, bir rehber kitap değil; insan olmanın ağırlığına, zihnin karmaşasına ve iyileşmenin kırılgan doğasına dair samimi bir anlatı. Carrère, kendi kırılganlığını saklamadan paylaşarak okurları hem kendileriyle hem de çağın huzursuzluğuyla yüzleşmeye çağırıyor.

 

#EmmanuelCarrère #YogaRomanı #CanYayınları #ModernEdebiyat #KitapHaberleri #RomanTanıtımı #fransızedebiyatı #inziva #yolculuk #ruh #zihin #insanolmak #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yurtseven Kardeşlerden Futbol Tutkusuna Müzikal Destek

Milli Takım’ın Dünya Kupası heyecanına müzikal bir dokunuş geldi. Yurtseven Kardeşler, söz ve müziği Hasan Yurtseven’e ait olan “Hep Birlikte Dünya Kupası 2026” şarkısını futbol severlerle buluşturdu. Musicom Prodüksiyon etiketiyle tüm dijital platformlarda yayınlanan şarkı, kısa sürede büyük ilgi görerek taraftarların beğenisini topladı.

Yurtseven Kardeşler yaptıkları açıklamada, “Milli takımımızın her zaman yanındayız. Bu özel organizasyon öncesi bir katkıda bulunmak istedik. Gelen tepkilerden mutluyuz, umarız takımımız finale kadar yükselir ve kupa ülkemizin olur” ifadelerini kullandı.

Müzik ve futbolun enerjisini bir araya getiren bu özel çalışma, Dünya Kupası heyecanını daha da yükseltiyor.

 

#YurtsevenKardeşler #HepBirlikteDünyaKupası2026 #MilliTakım #MusicomProdüksiyon #MüzikveFutbol #DünyaKupasıŞarkısı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Selda Güneş’ten Gizemin Rengi

Futy Art Gallery, 20 Mayıs – 4 Haziran tarihleri arasında Selda Güneş’in “Gizemin Rengi” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Uzun yıllar mimarlık ve iç mekân tasarımı alanında üretim gerçekleştiren sanatçı, bu sergide doğadan beslenen görsel dili ile pouring tekniğinin akışkan yapısını bir araya getiriyor.

Katmanlı yüzeyler, organik geçişler ve renklerin kontrollü rastlantısallığı üzerinden şekillenen eserler; doğanın içsel ritmine ve dönüşen yapısına odaklanıyor. Selda Güneş’in mekânsal hafızadan beslenen yaklaşımı, çalışmalarında güçlü bir denge duygusu yaratırken; yüzey üzerinde oluşan akışlar sezgisel bir anlatım alanına dönüşüyor.

“Gizemin Rengi”, doğayı doğrudan temsil etmekten çok onun bıraktığı hisleri, dinginliği ve sürekliliği görünür kılmayı amaçlıyor. Renk, sanatçının pratiğinde yalnızca görsel bir unsur değil; derinlik kuran, duygusal geçişler yaratan ve izleyiciyi yüzeyin ötesine davet eden bir ifade biçimi olarak öne çıkıyor. Sergi, doğanın görünmeyen katmanlarına odaklanan şiirsel atmosferiyle izleyiciyi yavaşlamaya, bakışını derinleştirmeye ve akışın içinde saklı olan detayları keşfetmeye çağırıyor.

Sanatseverler, Selda Güneş’in bu özel sergisini 20 Mayıs – 4 Haziran 2026 tarihleri arasında Futy Art Gallery’de ziyaret edebilir.

 

#SeldaGüneş #GizeminRengi #FutyArtGallery #SanatSergisi #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #KültürSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

MyLouz by Selagro, Tatlı Bir Davetle Sahneye Çıkıyor

Bilfen Şirketler Topluluğu üçüncü kuşak temsilcilerinden Selin Öztürk, aile köklerinden aldığı ilhamı gurme dünyasına taşıyor. Balıkesir Manyas’taki aile topraklarında yetişen bademleri rafine tatlarla buluşturan MyLouz by Selagro, premium bir lezzet markası olarak gastronomi sahnesine adım attı.

Geçtiğimiz günlerde The Grand Tarabya Spring Fest’te ilk kez geniş kitlelerle buluşan marka, festival ziyaretçilerine yalnızca bir tat değil; zarif, modern ve duyusal bir deneyim sundu. Standın etrafında oluşan yoğun ilgi, MyLouz by Selagro’nun gurme dünyasında yeni bir yıldız olarak parladığını gösterdi.

Koleksiyon; sütlü çikolatanın kadifemsi dokusundan bitterin güçlü karakterine, beyaz çikolata ve hindistan cevizinin dengeli uyumundan kakaonun yoğun aromalarına; matcha, dulce de leche ve deniz tuzunun sofistike birlikteliğine kadar uzanan seçkin bir tat yelpazesi sunuyor. Selin Öztürk’ün vizyoner yaklaşımıyla MyLouz by Selagro, Türk bademini uluslararası pazarlarda temsil etmeyi hedeflerken, aynı zamanda gurme yaşam kültürünün yeni adresi olmayı vaat ediyor.

Bu davet, yalnızca bir tanıtım değil; tatlı bir keşif yolculuğu… MyLouz by Selagro, lezzeti premium bir deneyime dönüştürmek isteyen herkesi bu yolculuğa katılmaya çağırıyor.

 

#MyLouzbySelagro #SelinÖztürk #PremiumLezzet #GurmeTatlar #ÇikolataKültürü #TürkBademi #GıdaHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

29. Araştırma Zirvesi: Akıl ve İçgüdü Üzerine

Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD), 7 Mayıs 2026’da Raffles İstanbul’da düzenlenen 29. Araştırma Zirvesi ile araştırma, reklam, pazarlama, akademi ve medya dünyasının profesyonellerini bir araya getirdi. “İnsanın İki Yüzü: Akıl ve İçgüdü” temasıyla gerçekleşen zirvede, bireysel davranışlardan toplumsal dönüşümlere uzanan çok katmanlı bir yaklaşım ele alındı.

TÜAD Başkanı ve Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik, açılış konuşmasında araştırma sektörünün yalnızca veri üreten değil, toplumu anlamlandıran ve stratejik içgörü sağlayan bir yapı olduğuna dikkat çekti. Yapay zekâ, etik, metodoloji ve nitelikli insan kaynağının önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları olacağını vurguladı.

Zirvede öne çıkan oturumlarda; Ahmet Pura araştırmanın iletişim ve iş dünyası açısından yön gösterici rolünü, Azmi Gümüşlüoğlu sürdürülebilir denge için farklı sesleri anlamanın önemini, Pladis ve eBrandValue ise yapay zekâ destekli veri analitiğinin pazarlama süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü anlattı. NielsenIQ oturumunda ise agentic AI yaklaşımıyla dijital raf düzeninin ve tüketici yolculuğunun yeniden tanımlandığı paylaşıldı.

Akademi ve iş dünyasından birçok isim, tüketici davranışlarının rasyonellik sınırlarını, toplumsal tepkiyi, ekonomi politikalarını ve yapay zekâ ile insan aklı arasındaki etkileşimi tartıştı. Gün boyu süren paneller, ödül töreni ve networking seansıyla tamamlanan zirve, araştırma sektörünün geleceğine ışık tuttu.

 

 

#AraştırmaZirvesi #TÜAD #Akılveİçgüdü #AraştırmaSektörü #VeriAnalitiği #YapayZeka #Pazarlama #İletişim #Ekonomi #PauseDergi  #PauseTv #PauseJournal  #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Filiz Aygündüz’ün Sarsıcı Romanı Nisa Raflarda

Gazeteci ve yazar Filiz Aygündüz, yeni romanı Nisa ile okurları 1960’lardan günümüze uzanan sarsıcı bir yaşam öyküsüne davet ediyor. Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan eser, ailesi tarafından sahip çıkılmayan kadınlara adanıyor ve yaralarını güce dönüştürerek kendini yeniden var eden kadınların hikâyesini anlatıyor.

Roman, Sivas’tan İstanbul’a uzanan yolculukta bir kadının toplumun biçtiği rollerle hesaplaşmasını, acının içinden filizlenen umudu ve dayanışmayı görünür kılıyor. Nisa’nın kurduğu “Hırka Ören Kadınlar” atölyesi, yalnız bırakılmış kadınların onur ve özgürlük mücadelesinin simgesi haline geliyor.

 

 

#FilizAygündüz #NisaRomanı #DoğanKitap #KadınHikayeleri #Edebiyat #Roman #KültürSanat #PauseDergi

Catherine Lacey’den Kimlik ve Gerçeklik Üzerine Çarpıcı Roman

Amerikalı yazar Catherine Lacey, yeni romanı X’in Biyografisi ile okurları kimlik, gerçeklik ve kurgu arasındaki bulanık çizgide sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Can Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, geleneklere başkaldıran sanatçı X’in ölümünden sonra geride bıraktığı gizemli boşluğu ve eşi C.M. Lucca’nın hakikat arayışını konu alıyor.

Roman, biyografi türünün sınırlarını zorlayarak “X gerçekten yaşamış mıydı?” sorusunu gündeme getiriyor. Uydurulmuş belgeler, çalınmış biyografiler ve siyasi firarların gölgesinde şekillenen bu anlatı, okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: “Bir kişi hakkında her şeyi bilmek mi daha korkunçtur, yoksa onun aslında hiç kimse olduğunu anlamak mı?”

 

#XinBiyografisi #CatherineLacey #CanYayınları #Roman #Edebiyat #HakikatveKurgu #KimlikArayışı #PauseDergi

Alice Cooper: “Şok Artık Hayatta, Sahnede Değil”

İstanbul’da sahneye çıkmadan önce Alice Cooper’la konuşmak, bir rock efsanesiyle röportaj yapmaktan çok, onun yarattığı teatral evrenin içine kısa bir bakış atmak gibi. Yıllardır sahnede korkuyu, mizahı, karanlığı ve rock’n roll’u aynı hikâyenin içinde buluşturan Cooper, bugün hâlâ yalnızca bir müzisyen değil; kendi mitolojisini yaratmış yaşayan bir performans ikonu.
Telefonun diğer ucunda sakin, ölçülü ve şaşırtıcı derecede sıcak bir ses vardı. Ancak konu sahneye geldiğinde, Alice Cooper hâlâ o bildiğimiz Alice Cooper’a dönüşüyor: giyotinlerin, yılanların, kara mizahın ve dev prodüksiyonların efendisine. Rock tarihinin en teatral figürlerinden biri olarak anılan sanatçı, İstanbul konserini anlatırken bunu yalnızca bir turne durağı gibi değil, “gerçek bir rock gösterisi” olarak tanımlıyor.
13 Haziran gecesi Lifepark sahnesinde izleyiciyi bekleyen şey ise klasik bir konserden çok daha fazlası olacak. Yarım asrı aşan kariyerine rağmen enerjisinden hiçbir şey kaybetmeyen sanatçı, bugün hâlâ seyirciyi şaşırtmanın yeni yollarını arıyor ve İstanbul’daki bu geceyi de tam olarak böyle tanımlıyor ; yüksek sesli, karanlık, teatral ve unutulması zor bir rock gösterisi.
Ve röportaj boyunca hem rock’n roll’un geçmişini hem de yaklaşan İstanbul konserini konuştuk.

Röportaj: Melis BAYRAKTAR

Alice Cooper

60 yıla yaklaşan bir kariyer nasıl hâlâ aynı enerjiyle devam ediyor?
Çünkü sahneye çıkmayı hâlâ seviyorum. Ama insanlar bunun sadece rock’n roll kaosu olduğunu düşünüyor; gerçek öyle değil. Asıl mesele yalnızca disiplin değil, aynı zamanda seyirciye duyulan saygı. İnsanlar bilet aldıklarında sizin yorgun olmanızı umursamazlar; onlar hayatlarının en iyi Alice Cooper şovunu görmek ister.
Bu yüzden perde açıldığı anda yüzde yüzünüzü vermek zorundasınız. Benim iş anlayışım her zaman bu oldu ve hâlâ aynı şekilde devam ediyor. Bir Alice Cooper konseri aslında baştan sona fiziksel bir performans: iki saat boyunca koşuyor, bağırıyor ve karakterin içinde kalıyorsunuz. Bunu sürdürebilmek için de yıllar içinde kendime bir atlet gibi bakmayı öğrenmek zorunda kaldım.

Hâlâ sahneye çıkmadan önce aynı heyecan var mı?
Evet, bence biraz korku da olmalı zaten. Eğer hiç gergin değilseniz, artık umurunuzda değil demektir. Perde açılmadan hemen önce hâlâ o elektriği hissediyorum ve dürüst olmak gerekirse, bu işin en sevdiğim kısmı da tam olarak o an.

Alice Cooper

70’ler ve 80’ler rock sahnesi çok daha kaotikti. Bugün aynı hissi görüyor musunuz?
O dönem daha filtresizdi. Daha hamdı. Bugün her şey daha profesyonel, daha temiz. Ama bazen fazla temizlik ruhu öldürür. Yine de gençlerde aynı şey var: karşı çıkma ihtiyacı. Sadece ifade biçimi değişti.
Bugünün müzik endüstrisi artık algoritmalar ve platformlar üzerinden şekilleniyor. Rock’n roll böyle bir düzende nasıl varlığını sürdürüyor?
Rock hiçbir zaman bir sistemin ürünü olmadı. O yüzden sistem değiştiğinde rock değişmez. Rock kontrol edilebilir bir şey değildir. Bir algoritma sana ne çalacağını söylüyorsa, orada zaten rock yoktur. Rock dediğiniz şey bir reaksiyondur.

Hard rock yıllardır değişen müzik türleri arasında sabit kalan nadir alanlardan biri. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Çünkü hard rock bir moda değil, bir yapı. Bir refleks. İnsanlar değişir, dönemler değişir ama gitarın yarattığı enerji değişmez. Aerosmith’i, Rolling Stones’u, Guns N’ Roses’ı dinlediğinizde aslında aynı şeyi duyarsınız: kontrolsüz bir özgüven ve doğrudanlık. Biz bunu süslemiyoruz, sadece sahneye koyuyoruz.

Alice Cooper

‘Shock rock’ denince akla ilk gelen isim sizsiniz. Ama artık şok kavramının değiştiğini söylüyorsunuz. Bugün sahnede ne kaldı?
Bugün şok artık sahnede üretilen bir şey değil. Dünya zaten şok edici. Ben sahnede şok yaratmıyorum. Bir kontrast yaratıyorum. Bir hikâye kuruyorum: korku, mizah, drama… Hepsi kontrollü bir evren içinde. Seyirci bunun bir oyun olduğunu biliyor ama yine de içine giriyor.

İstanbul’a ve Lifepark sahnesine geri dönüyorsunuz. Bu sizin için ne ifade ediyor?
İstanbul çok güçlü bir şehir. Orada sahneye çıktığınızda bunu hemen hissediyorsunuz. Lifepark’ta çaldığımda seyirci sadece konser izlemiyordu, şovun bir parçası olmuştu. Bu her yerde yaşadığınız bir şey değil. Hollywood Vampires turnesinde 2023’te Lifepark sahnesine çıktığımda bir gün tekrar geri dönmek istediğimi söylemiştim. Şimdi bunu gerçekleştiriyoruz ve bu güzel bir his.

Seyircinize ne söylemek istersiniz?
Onlara söyleyecek bir şey yok. Zaten ne olacağını biliyorlar. Biz sahneye çıkacağız, hikâyeyi anlatacağız. Geri kalanını onlar tamamlayacak.”

Alice Cooper

#AliceCooper #ShockRock #Lifeparkİstanbul #RockKonseri #HardRock #RockEfsanesi #İstanbulKonserleri #PauseDergi #MelisBayraktar #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity