Yazılar

Keyifli brunch’ın adresi Raffles…

Keyifli brunch’ın adresi Raffles…

Raffles Brunch, her zevke seslenen sofistike lezzetleriyle her Pazar 12.00-15.30 arası canlı müzik eşliğinde misafirlerini ağırlıyor.

Deniz mahsullerinden, özenle hazırlanan barbekülere, Isokyo’nun imza lezzetlerinden, taze makarna ve çok daha fazlasından oluşan taptaze bir seçki Raffles’ın imza kokteylleri eşliğinde sizi bekliyor.

Raffles Brunch

Raffles Brunch, Türk ve dünya peynirlerinin yer aldığı geniş şarküteri ürünleri, Ege Bölgesi’ne ait zeytinyağlı sunumları, taş fırında hazırlanan pide ve pizzaları, barbeküden lezzetleri, el yapımı taze makarna çeşitleri, eşsiz lezzetiyle Dana Bonfile/ Kontrfile ve daha birçok efsanevi lezzetle brunch deneyimine bambaşka bir bakış açısı getiriyor.

Brunch’ta, klasik lezzetlerin yanı sıra deniz ürünlerinin misafirlerin isteğine göre hazırlandığı çok sayıda tematik istasyonlar yer alıyor. Zengin deniz ürünleri istasyonunda Kanada’dan taze olarak getirilen ıstakozlar ve özel taze mavi yengeç gibi lezzetler deniz ürünleri sevenler için tam bir şölen sunuyor.

Raffles Brunch

Uzakdoğu lezzetlerini sevenler için Raffles Brunch’ın bir sürprizi de Raffles’ın imza restoranı Isokyo’nun lezzetleri Raffles Brunch misafirlerini bekliyor. Isokyo’nun Pan-Asya lezzetlerinin sunulduğu alanda ise birbirinden farklı suşi çeşidi, tuna, deniz levreği ve somon sashimi ayrıcalıklı bir lezzet deneyimi yaşatıyor.

Tel: 0212.924 02 00

Sonbaharın bütçe dostu rotalar

Sonbaharın bütçe dostu rotalar

Sonbahar yeni yerler keşfetmek için harika bir dönem. Özellikle bu mevsimde doğanın renkleri herkesi kendine hayran bırakmayı başarıyor.

Sonbahar aylarında tatilin tadı bir başka olur. Sarı sarı dökülen yapraklar bir yandan romantik bir seyahatin keyfinin çıkarılmasını sağlarken, bir yandan da hafta içi yaşanan yoğun çalışma saatlerinden sonra ufak bir mola imkanı verir.

Seyahat Sitesi ENUYGUN.COM, sonbahar seyahatine çıkacaklara özel birbirinden keyifli ve uygun fiyatlı rotaları sizler için listeledi.

Pause Dergi

Yedigöller: Sonbaharın en romantik lokasyonu

İstanbul’a 300 km uzaklıkta bulunan Yedigöller, sonbaharın güzelliklerinin görülebileceği en özel lokasyonlardan biri. Aynı zamanda bir milli park olan ve içerisinde isminden de anlaşılacağı üzere 7 adet göl bulunan Yedigöller kamp, trekking, yürüyüş, bisiklet aktiviteleri için oldukça ideal. Ayrıca milli park içerisinde piknik yapmak da mümkün. Uygun fiyatlı bir sonbahar tatili için Yedigöller’de kamp yapabilir ya da Yedigöller ve çevresinde gecelik 700 TL’den başlayan fiyatlarla bungalov otellerde konaklamayı tercih ederseniz.

Abant: Günübirlik geziler için ideal bir rota

Bolu’nun en güzel yerlerinden Abant, kışın olduğu kadar sonbaharda da güzel. Özellikle uygun fiyatlı günübirlik gezi imkanlarıyla da ön plana çıkan Abant, 650 TL’den başlayan gecelik konaklama fiyatlarıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir hafta sonu tatili vadediyor. Türkiye’nin en muhteşem manzaralarına tanık olabileceğiniz bu doğa harikası yerde göl çevresi yürüyüşleri, bisiklet turları ve sandal gezintileri yapabilirsiniz. Abant otelleri ayrıca geniş konaklama imkanlarına da sahip.

Pause Dergi

Yenice Ormanları: Yürüyüş meraklıları için bir çekim merkezi

Karabük’e araç ile 30-35 dakika uzaklıkta olan Yenice Ormanları, yürüyüş meraklıları için adeta bir cennet. Profesyonel ya da amatör yürüyüşçüler için uygun pek çok parkura sahip olan Yenice Ormanları, birkaç saatlik rotalardan bir haftayı bulabilen yürüyüş rotalarına kadar farklı parkurlar içeriyor. Bir haftalık yürüyüş parkurlarını tercih etmeyi düşünen kişiler kamp kurarak uygun fiyata bir sonbahar tatili yapabilir veya gecelik fiyatı 322 TL’den başlayan Karabük’teki pansiyonlarda konaklayabilir. Yenice Ormanları’nda özellikle Eğirova Göleti, Şeker Kanyonu ve Sorgun Yaylaları da mutlaka görülmeli.

Kazdağları: Sonbaharın tüm renklerinin bir arada olduğu yer

Sonbahar aylarında keşfedilmesi gereken bir diğer önemli lokasyon ise Kazdağları. Aslında yılın her döneminde ziyaret edebileceğiniz Kazdağları, gecelik 644 TL’den başlayan uygun fiyatlı seçenekler içeren bir rota oluşuyla da öne çıkıyor. Kazdağları’na Edremit Havalimanı’ndan araç kiralama seçeneğini değerlendirerek kolaylıkla ulaşım sağlanabiliyor. Mitolojik hikayeleri, yemyeşil doğası, tarihi ve doğal güzellikleri ile neredeyse bir seyahatten çok daha farklı bir deneyim vadeden Kazdağları’nda Adatepe ve Yeşilyurt köyleri, Zeus Altarı, Hasanboğuldu Göleti ve Sütüven Şelalesi mutlaka görülmeli. Ayrıca Yeşilyurt köyünde yöresel lezzet manlamanın tadına mutlaka bakılmalı.

Pause Dergi

İğneada: Longoz Ormanları beldenin en eşsiz değerlerinden biri

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı bir sahil beldesi olan İğneada, Karadeniz yeşilinden fazlasıyla nasibini almış bir lokasyon. İğneada’yı ziyaret etmek için ilkbahar ve sonbahar ayları oldukça ideal. İğneada’da bulunan Longoz Ormanları beldenin en eşsiz değerlerinden biri. Türkiye’nin en büyük longoz (subasar) ormanı olma özelliğine sahip bu alanı sonbaharda ziyaret etmek ise bambaşka bir deneyim kazandırıyor. Bu bölgede özellikle bungalov oteller bir hayli revaçta. Kırklareli ve çevresinde geceliği 429 TL’den başlayan fiyatlarla uygun bir sonbahar tatili yapabilmeniz mümkün. Ayrıca Mert Gölü’nden kano kiralayarak longoz ormanlarının belirli bir kısmını görme şansı bulabilirsiniz. Bu muhteşem destinasyon için tek ihtiyacınız yalnızca bir İğneada otobüs bileti.

Eğirdir: Doğa fotoğrafçılarının vazgeçilmez destinasyonu

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde yer alan meşhur Eğirdir Gölü, özellikle doğa fotoğrafçıları tarafından çok beğenilen bir destinasyon. Çeşitli kuş türü ve yabani hayvan için önemli bir yaşam alanı olan Eğirdir Gölü, manzarası ve göl üzerindeki Can Ada ve Yeşil Ada ismindeki sevimli adacıkları ile sonbahar aylarında seyahat tutkunlarının uğrak noktası haline geliyor.

Üstelik göl çevresinde gecelik fiyatı 1.000 TL’den başlayan butik otel ya da pansiyon gibi konforlu konaklama seçenekleri bulunuyor. Eğirdir Gölü’ne gitmek için öncelikle Isparta otobüs bileti satın alarak Isparta’ya ulaşabilir, sonrasında ise Isparta otogarından kalkan Eğirdir otobüslerine binebilirsiniz.

Pause Dergi

Amasra: Sonbaharda da popülaritesi devam ediyor

Bartın’a bağlı bir sahil ilçesi olan Amasra, her mevsim ziyaret edilebilecek şehirler arasında yer alıyor. Amasra Kalesi, Kemere Köprüsü, Çekiciler Çarşısı ve Tavşan Adası manzaralı Ağlayan Ağaç, bu seyahatte mutlaka gezilmesi gereken keşif duraklarının başında geliyor. Daha fazla doğal güzellik için ise ilçe merkezine 36 km uzaklıkta yer alan Güzelcehisar Lav Sütunları, tüm ihtişamı ile görülmeye değer rotalardan biri olarak ön plana çıkıyor. Amasra’da 321 TL’den başlayan gecelik konaklama fiyatları bu bölgeyi bütçe dostu bir sonbahar destinasyonu haline getiriyor.

Sığacık: İzmir’in sakin şehri

Seferihisar’da yer alan Sığacık, küçük bir yarımada üzerinde kurulu bir destinasyon. İzmir’de en çok ziyaret edilen lokasyonlardan biri olan Sığacık, doğu tarafında limanı, batı tarafında plajları ile tam bir sahil kasabası. Sığacık’ta 1522 yılında inşa edilen Teos Antik Kenti ve Sığacık Kalesi mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Bu arada Sığacık çarşısından da taze ürünler alınıp, ekmek dolması, armola peyniri, mandalina tatlısı gibi lezzetler denenmeli. 1 gecelik konaklama fiyatı 1.300 TL’den başlayan pansiyonlar Sığacık’taki en popüler konaklama birimleri. Uygun fiyatlı bir sonbahar tatili için oda kahvaltı konseptinde hizmet veren Sığacık pansiyonlarını da tercih edebilirsiniz.

Aldatmak da aldatılmak da hiç bu kadar komik olmamıştı!

Aldatmak da aldatılmak da hiç bu kadar komik olmamıştı!

Tiyatro oyuncusu ve ekranların başarılı ismi Zeynep Gülmez’in, Cem Özer ve Kemal Başar’a eşlik ettiği “Çılgın Zamanlar”ın provasında kahkaha eksik olmuyor.

Sam Bobrick’in eserinden Kemal Başar’ın yönetmenliğinde sahnelenen, bir aldatma hikayesinin komik bir dille anlatıldığı ‘Çılgın Zamanlar”da, Cem Özer ile Zeynep Gülmez aldatan ve aldatılan eş, Kemal Başar ise aşktan sersemlemiş, 30 yıllık ortağını aldatan hain arkadaş olarak seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

14 Ekim Cuma akşamı ilk kez seyirciyle buluşacak olan “Çılgın Zamanlar”ın provaları yoğun ve kahkahalarla geçiyor. Sahnede uyumlu bir birliktelik yakalayan oyuncular, provalar sırasında sık sık kahkaha krizine girerken, çalışmalara ara vermek durumunda kalıyorlar.

OYUN GÜNLERİ

14 Ekim Cuma 20.30, Duru Ataşehir (Watergarden)

15 Ekim Cumartesi 20.30, MOİ Sahne (Mall of İstanbul)

19 Ekim Çarşamba 20.30, Şişli Cevahir Salon B

12 Kasım Cumartesi 20.30, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi

Biletler: Biletix / Biletinial  / Mobilet / Passo

Kalça sıkışması nedir?

Kalça sıkışması nedir?

Şiddetli kasık ağrısı, oturup kalkarken, çömelirken keskin ve batıcı bir ağrı ya da kalçanızı hareket ettirdiğinizde bir tıklama, kilitleme sesi… Bu ve benzeri şikayetler, son yıllarda giderek yaygınlaşan kalça sıkışma sendromunun en sık görülen belirtileri arasında yer alıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Safa Gürsoy, kişinin yaşam kalitesini büyük ölçüde olumsuz etkileyen kalça sıkışma sendromunun bazı kişilerde ise hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini, tedavi edilmediği durumlarda kalçada kireçlenmeye yol açarak ciddi yürüme sorunlarına neden olabildiğini söylüyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Safa Gürsoy, kalça sıkışma sendromu hakkında bilinmesi gereken 5 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Dergi

Doç. Dr. Safa Gürsoy

Bu şikayetleriniz varsa!

Kalça sıkışma sendromu, kalça ve kasık ağrısının en yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Günümüzde her 5 kişiden 1’inde görülen kalça eklemindeki kemik fazlalıklarının neden olduğu hastalık, bazı kişilerde herhangi bir soruna yol açmayıp sinsice ilerleyebilirken, bazılarında ise şiddetli ağrılar ve hareket kısıtlılığı ile günlük yaşam kalitesini büyük ölçüde olumsuz etkileyebiliyor. Doç. Dr. Safa Gürsoy kalça sıkışma sendromuna bağlı olarak sıklıkla görülen şikayetleri; şiddetli kasık ağrısı, arabaya binerken veya inerken, sandalyeye oturup kalkarken, çömelirken ya da dönerken keskin ve batıcı bir ağrı, uzun süre oturma ya da yürüme sonrası oluşan donuk bir ağrı, kalça hareket ettirildiğinde duyulan tıklama veya kilitleme sesi, eklem hareketlerinde kısıtlılık, sertlik ve topallama olarak sıralıyor.

Tanısı üç temel unsura dayanıyor

Anatomik olarak karmaşık bir yapıya sahip olan kalça ekleminde ağrının kaynağının doğru bir şekilde tespit edilmesi bazen zor olabiliyor. Kalça sıkışma sendromunun doğru tanısı için hastanın şikayetlerinin çok iyi dinlenmesi, fiziksel hareketlerle test edilmesi ve son olarak da sıkışmaya neden olan kemik fazlalıklarının röntgen, manyetik rezonans inceleme ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ile radyolojik olarak gösterilmesi gerekiyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Safa Gürsoy, kalça sıkışma sendromunun tanısında ileri görüntüleme yöntemleri ile sıkışmaya neden olan kemik deformitelerinin 3 boyutlu değerlendirilmesinin mümkün olabildiğini söylüyor.

Tedavisi adım adım planlanıyor

Toplumda kalça sıkışmasına neden olabilecek kemik fazlalıklarına sahip olan ancak herhangi bir şikayeti olmayan birçok kişi bulunuyor. Kalça sıkışma sendromunu hafif yaşayan hastalarda cerrahi dışı tedavilerde iyileşme sağlanabildiğini belirten Doç. Dr. Safa Gürsoy “Bu tip hastalarda tedavide ilk aşamayı ağrıya neden olan hareketlerden kaçınmak, fizik tedavi veya anti-enflamatuar ilaçlar oluşturuyor. Kemik fazlalıklarına bağlı bir kalça sıkışma sendromunda, fizik tedavi sırasında zorlayıcı hareketlerden kaçınmak büyük önem taşıyor. Cerrahi dışı tedaviler fayda sağlamadığında ameliyat zorunlu oluyor” diyor.

Pause Dergi

Kalça artroskopisi ameliyatı tedavi sürecini kısaltıyor

Cerrahi tedavi genellikle günübirlik veya bir günlük yatış ile gerçekleştirilebilen, ‘kalça artroskopisi’ denilen; kapalı yöntemle, kamera ve özel el aletleri yardımı sayesinde minimal girişimli bir operasyonla yapılabiliyor. Kalça artroskopisi, kalça ekleminin karmaşık yapısından dolayı daha fazla uzmanlık gerektiriyor. Çoğunlukla genel anestezi ile yapılan ameliyat sırasında hastalığa neden olan kemik fazlalıklarının tıraşlanarak giderilirken, yırtıklar özel dikişler yardımıyla dikilerek tamir ediliyor. “Hastaların büyük çoğunluğu bu ameliyatın sonuçlarından çok memnun oluyor. İyi bir fizik tedavi programı ile ameliyattan 4-6 ay sonra herhangi bir sınırlama olmaksızın hasta eski aktivite düzeylerine dönebiliyor. Spora dönüş branş ve sporcu bazlı değişmekle birlikte genellikle 6-8 ay arasında oluyor” diyen Doç. Dr. Safa Gürsoy, tamir edilemeyecek derecede gecikmiş veya büyük hasar almış durumlarda, kişinin kendi tendonları veya kadavradan alınan tendonların kullanılması gerektiğini, kalça eklem kıkırdağında hasar olması durumunda, tedavi için kıkırdak yenileyici ek metotlar da uygulanabildiğini söylüyor.

Tedavi edilmezse kireçlenmeye yol açabiliyor!

Kalça sıkışma sendromu genç ve aktif hastalarda kalça ve kasık ağrısının başlıca nedenini oluştururken, tedavi edilmediğinde erken eklem hasarına yol açabiliyor. Kalça ekleminde sıkışmaya neden olan kemik fazlalıklarının nedenlerine yönelik sınırlı sayıda çalışma olduğunu belirten Doç. Dr. Safa Gürsoy, bu sorunun genetik ya da gelişimsel olarak görülebildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Genetik yatkınlığın yanı sıra gelişme çağında yarışmalı sporlara aktif katılım gibi faktörlerin bu deformitelerin görülme sıklığında artışa neden olabildiği düşünülüyor. Hastalık tedavi edilmediği taktirde ilerleyerek kireçlenmeye ve yürümede ciddi güçlüklere de yol açabiliyor.”

Maçka Palas yüz yaşını kutladı

Maçka Palas yüz yaşını kutladı

Nişantaşı’nın ikonik binası ve Türkiye’nin tek İtalyan Palazzo oteli olan Park Hyatt Istanbul Maçka Palas yüz yaşına girdi. Maçka Palas’ın doğum gününde Palazzo’da olan yeniliklerin de açılışı yapıldı.

Nusret Gökçe’nin yatırımcısı olduğu dünyanın en ünlü İtalyan restoranlarından biri olan Cipriani’nin açılışı kutlandı.

Spora olan tutkusu ve disipliniyle bilinen Nusret Gökçe Maçka Palas’a ayrıca ‘Woooww Gym powered by Technogym’i açtı. Tamamen son teknoloji ve sadece Maçka Palas’a özel tasarlanan ve İtalya’dan Türkiye’ye gelmeden önce tüm süreçte kendisinin seçtiği ekipmanlarla bezeli spor merkezi, spor tutkunlarının ilk günden ilgisini çekti.

Nusret Gökçe, ilk kahve dükkanını Maçka Palas’ta bu ihtişamlı gecede açılışını kutladı. “Kapicciiiinoo”, lokal üreticilerle aylarca süren görüşmelerden sonra özenle seçilen kahve çekirdekleri ile açılışa hazırlandı. İçerisinde Türkiye’nin tek La Cimbali M200 kahve makinesi bulunan “Kapicciiiinoo” üçüncü nesil kahve dükkanı olarak hizmet veriyor.

Davete Giuseppe Cipriani’den, Andrea Bocelli’ye, Ali Koç’tan Pirlo’ya, Acun Ilıcalı’dan Mancini’ye kadar Türkiye ve İtalya’nın önde gelen isimleri Cipriani’de eşsiz bir yemekle ağırlandı ve Cipriani ilk servisini bu kapalı davetle verdi.

Olea & The Bar’ında lezzetleri yenilendi

Olea & The Bar’ında lezzetleri yenilendi

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un imza restoranı Olea & The Bar, geleneksel İtalyan Mutfağının özgün lezzetlerini İstanbul Boğazı’nın büyüleyici ambiyansı ile buluşturuyor.

Olea & The Bar, yenilenen menüsü, geniş kavı ve zengin kokteyl çeşitlerinin yanı sıra modern ve sofistike tasarımı, şık ambiyansı ve eşsiz manzarası ile öne çıkıyor.

Olea, geleneksel İtalyan lezzetlerinin ve pişirme tekniklerinin en şık şekilde misafirlere sunulduğu klasik bir İtalyan restoranı olarak dikkat çekiyor. İtalyan mutfağının köklü lezzetlerinden ilham alarak hazırlanan menüde orijinal aile reçeteleri tüm sadeliği ile şık tabaklara dönüşüyor. “Masanın etrafında mutlu bir uyum yaratmak için yemek paylaşılmalıdır!” mottosuyla Olea, geleneksel İtalyan aile yemeklerini paylaşımlık tabaklar ile sofraya taşıyor.

Olea & The Bar

Mevsime uygun paylaşımlık lezzetler

Başlangıçlardan makarnaya, risottodan ana yemeklere misafirlerini İtalya’nın tüm bölgeleri arasında gastronomi yolculuğuna çıkaran Olea, klasik İtalyan yemeklerinin yanı sıra ‘Cibo di Famiglia’ olarak adlandırdığı orijinal aile tariflerine dayalı ana yemek ve makarnaları ile farklılığını ortaya koyuyor. Altı veya sekiz kişilik hazırlanan bu özel lezzetlerde mevsimsel ürünlerin tazeliği tabaklara yansıyor. Olea’nın yenilenen menüsünde öne çıkan Stinco di Manzo, orijinal tarifine uygun olarak kereviz, havuç ve domates ile tatlandırılıyor. “Ossobuco” stili, ağır ateşte pişirilen bu eşsiz lezzet uzun pişirme sürecinden sonra iliğin sürülebilir kıvama gelmesiyle misafirlere eşsiz bir lezzet deneyimi yaşatıyor.

Olea & The BarOlea’nın dikkat çeken bir diğer paylaşımlık lezzeti olan Tagliolini al Tartufo e Pecorino ise el yapımı tagliolini makarnasını taze siyah trüf ve trüf kreması ile bir araya getiriyor. Deniz levreğinin Akdeniz tatları ile buluştuğu Branzino in Cartoccio ise Toskana bölgesine ait geleneksel bir pişirme tekniği olan kil ile yapıştırılan kağıtta hazırlanarak tüm lezzetleri içerisinde saklıyor. Kuzu etinden deniz ürünlerine geniş bir yelpaze sunan menüde yer alan tiramisu, panna cotta, gelato gibi geleneksel tatlılar ise Olea’daki İtalyan lezzet yolculuğunu en üst noktada tamamlıyor.

Olea & The Bar

Mutfağı ile olduğu kadar kavı ile de dikkat çeken Olea & The Bar, İstanbul’un en geniş İtalyan şarap menüsüne sahiptir.

Sezonun trendi bot ve çizmeleri  

Sezonun trendi bot ve çizmeleri  

Dünyaca ünlü markaların 2022-2023 Sonbahar / Kış koleksiyonlarındaki en trend çizme ve botlar, yenilikçi stilleriyle moda severlerle buluşuyor.

  • Ultra Yüksek Çizmeler

Kış gardıroplarının vazgeçilmezi çizmeler, bu sezon ekstra uzun. Alexandre Vauthier, Amina Muaddi, Balmain, Le Silla, Isabel Marant uyluğa kadar uzanan ultra uzun çizmeleri ile Beymen’lerde sizi bekliyor. Valentino Garavani, Dolce &Gabbana, Tom Ford, Bettina Vermillon ve Balmain’in görünümü bir anda güçlendiren diz üstü çizmeleri ise rugan deriden kumaşa, sivri burundan yuvarlak buruna uzanan seçenekleri ve iddialı topuk detaylarıyla her zevke uygun seçenekler sunuyor.

  • Yağmur Botları

Stil ikonları, influencer’lar, hatta Prenses Diana’nın vazgeçilmezi yağmur botları, bu sezon farklı renk ve boy alternatifleriyle kombinlere eşlik etmeye devam ediyor. Mini etek, pantolon ve elbiselerle eşleşerek tarzınızı bir üst seviyeye taşıyacak en yeni yağmur botlarını Bottega Veneta, Balenciaga, Chloe, Stella McCartney koleksiyonlarında inceleyebilirsiniz.

  • Kovboy Çizmeler

Chloe’den Etro’ya, Celine’den Paris Texas’a birçok modaevi kovboy çizmeleri ile vahşi batı ruhunu şehre taşıyor. Moda dünyasının cool üyesi kovboy çizmeler, parti elbiselerinden skinny jeanlere farklı kombin seçenekleriyle sezonun en trend parçası olmaya aday.

  • Zarif Bootie’ler

Beymen Collection, Dolce & Gabbana, Saint Laurent, Aquazzura, Alexandre Vauthier, Gianvito Rossi ve Jimmy Choo’nun aralarında yer aldığı ünlü markaların yenilikçi formlar ve gözalıcı aksesuar detaylarıyla zenginleşen bootieleri, feminen tasarımlarıyla kış kombinlerine zarafet katıyor.

  • Chelsea Botlar

Rahatlığı odak noktasına alan Chelsea botlar, konforlu ve fonksiyonel tasarımlarıyla bu sezonda iddiasını sürdürüyor Bottega Veneta, Alexander McQueen, Brunello Cucinelli, Chloe, Ganni’nin sıradanlığa meydan okuyan Chelsea botları sezon trendlerini yansıtıyor.

  • Ankle Botlar

Sezon geçişlerinin kurtarıcısı ankle botlar, çorap gibi bileği saran modellerden, desenlilere, bağcıklılardan toka detaylılara pek çok farklı formda karşımıza çıkıyor. Alexander McQueen, Giuseppe Zanotti, Amina Muaddi, Aquazzura, Balmain, Givenchy’nin ankle botları modaseverlere stil sahibi görünmenin anahtarını sunuyor.

Feridun Büyükyıldız “Mebus”

Feridun Büyükyıldız “Mebus”

Büyükyıldız’ın kaleme aldığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarının en tartışmalı mebuslarından olan Recep Zühtü Soyak’ın ve işlediği kadın cinayetinin çarpıcı hikâyesini konu alan “Mebus”, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin sahibi ve 1924 yılından başlayarak dört dönem boyunca milletvekilliği yapmış olan Recep Zühtü Soyak’ın hayatını anlatan “Mebus”, Feridun Büyükyıldız’ın kaleminden okurlarıyla buluşuyor. Mustafa Kemal Atatürk ile dostluğu Selanik yıllarına dayanan Soyak’ın, attığını vuran bir silahşor oluşu ve söylentilerle dolu yaşamı, “Mebus” kitabına konu oluyor.

“Mebus” kitabı Recep Zühtü Soyak’ın, kıskançlığı dolayısıyla bir dönem aşk yaşadığı Fatma Medeniye Hanım’ı öldürmesini ve ardından yaşananları ele alırken; Cumhuriyet döneminin tartışmalı dönemlerinden biri de satırlara taşınıyor.

Çocukluk sinemasında konser verdi

Çocukluk sinemasında konser verdi

Şarkıcı ve sunucu Aslı Hünel, 10 yaşında ilk kez babasıyla geldiği sinemanın salonunda konser verince duygusal anlar yaşadı.

Hünel, Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında Grand Pera sahnesinde konser verdi. İki sene önce Ekim ayında Covid19’dan dolayı kaybettiği babası Fevzi Hünel ile birlikte küçükken geldikleri sinema salonunda yıllar sonra konser veren sanatçı “15 gün sonra 26 Ekim’de babamın aramızdan ayrılışının ikinci yılı olacak. Bugün burada babamla ilk kez geldiğim sinemanın sahnesinde konser veriyor olmak beni çok duygulandırdı. Eminim o da bir yerlerden beni izliyor ve hissediyordur” diyerek gözyaşlarını tutamadı.  zor hakim oldu. Yaklaşık iki saat süren konser boyunca davetlilere Türk Sanat Müziği’nin yanı sıra 80’ler 90’ların da sevilen eserlerinden keyifli bir seçki sunan Aslı Hünel seyircisi tarafından ayakta alkışlandı.

Gazino sezonu açtı

Gazino sezonu açtı

Ağaoğlu Maslak 1453’te yer alan Yeni Gazino, buğulu sesi ve kusursuz güzelliği ile herkesi kendine hayran bırakan Hülya Avşar ile yeni sezona giriş yaptı.

Rezervasyonları saatler öncesinde dolan ve sold out olan gecede Hülya Avşar, Melih Yazgan imzalı yeşil elbisesi ile yine nefes kesti.

Sesi, güzelliği ve esprileri yanı sıra Birbirinden güzel şarkıları, salonu dolduran hayranları ile seslendiren ve iki saat sahnede kalan Avşar, sevenlerinin alkışlarıyla geceyi noktaladı.