Yazılar

Kenya’nın en popüler turistik yerleri

Kenya’nın en popüler turistik yerleri

Kenya isimi neredeyse “safari” kelimesiyle eş anlamlıdır. Gezegendeki başka birkaç yer böyle bir macera ve romantizm ruhunu çağrıştırır. Kenya’da yapılacak şeylerin çeşitliliği, ziyaret eden herkesin gözünü kamaştırıyor ve ülkenin bol vahşi yaşamını görmek listenin başında geliyor.

Masai Mara’daki Büyük Göç sırasında savanlarda gürleyen antilop sürülerini görün; Amboseli’de fillerle göz göze gelmek; ya da binlerce flamingoyla bezenmiş Nakuru Gölü’ne hayran kalın. Güneşin battığı bu topraklarda Maasai, Kikuyu ve Samburu gibi eski kabileler, doğal dünya ile göreceli bir uyum içinde yaşayan geleneksel geleneklerini koruyorlar.

Masai Mara Ulusal Koruma Alanı

Masai Mara Ulusal Koruma Alanı

Maasai Mara Ulusal Koruma Alanı, Afrika’nın en muhteşem oyun rezervlerinden biridir. Tanzanya sınırındaki Mara, Serengeti’nin kuzey uzantısıdır ve iki ülke arasında bir vahşi yaşam koridoru oluşturur.

Adını, yüzyıllardır yaptıkları gibi, parkta yaşayan ve hayvanlarını burada otlayan heykelsi, kırmızı pelerinli Masai halkından alıyor. Kendi dillerinde Mara, “benekli” anlamına gelir, belki de akasya ağaçlarından ve uçsuz bucaksız çayırlardaki bulutlarla dolu gökyüzünden gelen ışık ve gölge oyununa bir göndermedir.

Park, Temmuz’dan Ekim’e kadar binlerce antilop, zebra ve Thomson ceylanının Serengeti’ye gidip geldiği Büyük Göç ile ünlüdür.

Amboseli Ulusal Koruma Alanı

Amboseli Ulusal Koruma Alanı

Afrika’nın en yüksek zirvesi olan Kilimanjaro Dağı tarafından taçlandırılan Amboseli Ulusal Koruma Alanı, Kenya’nın en popüler turistik parklarından biridir. “Amboseli” adı, “tuzlu toz” anlamına gelen bir Maasai kelimesinden gelir; bu, parkın kavrulmuş koşulları için uygun bir açıklamadır.

Koruma alanı, büyük fil sürülerini yakından görmek için Afrika’daki en iyi yerlerden biridir. Parkta yaygın olarak görülen diğer vahşi yaşam, aslan ve çita gibi büyük kedilerin yanı sıra zürafa, impala, eland, su kuşu, ceylan ve 600’den fazla kuş türünü içerir.

Tsavo Ulusal Parkı

Tsavo Ulusal Parkı

Kenya’nın en büyük parkı Tsavo ikiye bölünmüştür: Tsavo West ve Tsavo East. Bu parklar birlikte ülkenin toplam alanının yüzde dördünü oluşturur ve nehirleri, şelaleleri, savanları, volkanik tepeleri, devasa bir lav kayası platosunu ve etkileyici bir vahşi yaşamı kapsar.

Nairobi ve Mombasa’nın ortasında yer alan Tsavo East, kırmızı toz içinde yuvarlanan ve yıkanan büyük fil sürülerinin fotoğrafa değer görüntüleriyle ünlüdür. Palmiyelerle çevrili Galana Nehri, parkın içinden kıvrılarak mükemmel bir av manzarası ve kurak ovalara yemyeşil bir kontrpuan sağlar.

Buradaki diğer önemli noktalar arasında dünyanın en uzun lav akışı olan Yatta Platosu; Mudanda Kayası; ve akarsulara ve timsah dolu havuzlara dökülen Lugard Şelaleleri.

Burada öne çıkanlar, büyük su aygırı ve timsah popülasyonlarına sahip bir dizi doğal kaynak olan Mzima Springs; Yırtıcı kuşları görmek için harika bir yer olan Chaimu Krateri ; ve Ngulia Gergedan Tapınağı

Samburu, Buffalo Springs ve Shaba Ulusal Koruma Alanları

Samburu, Buffalo Springs ve Shaba Ulusal Koruma Alanları

Palmiyelerle çevrili Ewaso Nyiro Nehri kıyısında, Samburu, Buffalo Springs ve Shaba Reserves, Kenya’nın uzak kuzeyindeki kurak bir bölgede yer almaktadır.

Shaba Ulusal Koruma Alanı, George ve Joy Adamson’ın Born Free filminde ünlü olan dişi aslan Elsa’yı yetiştirdiği iki alandan biridir.

Her üç rezervdeki vahşi yaşam, hayatta kalmak için nehrin sularına bağlıdır ve birçok tür, kurak koşullara özel olarak uyarlanmıştır. Bunlara Grevy’nin zebraları; Somali devekuşları ve gerenuks, üst ağaç dallarındaki taze sürgünlere ulaşmak için iki arka ayak üzerinde duran uzun boyunlu antilop.

Samburu Ulusal Koruma Alanı’ndaki en önemli cazibe merkezlerinden biri, Samburu savaşçılarının sığırlarının içmesi için su taşırken geleneksel şarkılar söylediği yerel sulama delikleri olan Sarara Şarkı Kuyularıdır. Ayrıca büyük kedileri ve vahşi köpekleri görmekle de ödüllendirilebilirsiniz.

Nakuru Gölü Milli Parkı

Nakuru Gölü Milli Parkı

Orta Kenya’daki Nakuru Gölü Milli Parkı, devasa pembe flamingo sürüleriyle ünlüdür. Kuşlar, park alanının neredeyse üçte birini kaplayan Rift Vadisi soda göllerinden biri olan Nakuru Gölü’nün üzerine akın ediyor.

Park 1961’de kuruldu ve burada 450’den fazla kuş türünün yanı sıra zengin bir diğer vahşi yaşam çeşitliliği kaydedildi. Aslanlar, leoparlar, yaban domuzları, su kuşları, pitonlar ve beyaz gergedanlar görebileceğiniz hayvanlardan sadece birkaçıdır ve manzaralar, gölü çevreleyen geniş çayırlardan kayalık uçurumlara ve ormanlık alanlara kadar uzanır.

Lamu Adası

Lamu Adası

Mombasa’nın kuzeydoğusundaki küçük Lamu adası, eski dünyanın büyüsünü yansıtıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Lamu Old Town, kökenleri 12. yüzyıla kadar uzanan Kenya’nın en eski sürekli yerleşim yeridir.

Labirent sokaklarında dolaşmak burada yapılacak en iyi şeylerden biri. Adanın zengin ticaret tarihinin binalara yansıdığını görebilirsiniz. Arap dünyası, Avrupa ve Hindistan’dan mimari özellikler belirgindir, ancak fark edilebilir bir Swahili tekniği ile. Karmaşık oyma ahşap kapılar, mercan taşlı binalar, gizli avlular, verandalar ve çatı terasları ortak özelliklerdir.

Burada gezi, zamanda geri adım atmak gibidir. Dhow’lar limanı sürer, burada motorlu araç varsa çok azdır ve yüzyıllardır yaptıkları gibi hala sokakları eşekler yönetir. Lamu’nun nüfusunun çoğu Müslüman ve hem erkekler hem de kadınlar geleneksel kıyafetler giyiyor.

Naivasha Gölü

Naivasha Gölü

Kuş gözlemcileri için bir sığınak olan Naivasha Gölü, Büyük Rift Vadisi’nin en yüksek noktasında yer almaktadır. Afrika balık kartalları, jakanalar, beyaz önlü arı yiyiciler ve çeşitli yalıçapkını türleri de dahil olmak üzere burada 400’den fazla kuş türü tespit edilmiştir.

Yaban hayatı izlemenin en iyi yollarından biri teknedir. Su aygırları suda sallanır ve zürafalar, zebralar, bufalolar ve eland gölün kenarlarında otlar. Kanopilerde de kolobus maymunlarına dikkat edin.

Naivasha Gölü yakınında, Crater Lake Game Sanctuary, vahşi yaşam açısından zengin bir doğa parkuruna sahiptir.

Nairobi

Nairobi

Kenya’da safari dışında yapılacak şeyler arıyorsanız, ülkenin başkentinde ve en büyük şehrinde bolca seçeneğiniz olacak. Nairobi, renkli kolonyal tarihiyle efsanedir. Bir zamanlar İngiliz Doğu Afrika’nın başkentiydi ve buraya kahve ve çay endüstrilerinde servetlerini riske atmak için gelen yerleşimcileri cezbetti. Bugün, şehrin ünlü tarihi yerlerini ve vahşi yaşamla ilgili mükemmel cazibe merkezlerini keşfedebilirsiniz.

Kenya’da bazı kültürel cazibe merkezleri mi istiyorsunuz? Nairobi’de ziyaret etmek için birkaç değerli yer bulacaksınız. Nairobi Ulusal Müzesi, Kenya’nın tarihi, doğası, kültürü ve çağdaş sanatı ile ilgili sergileri görmek için harika bir tek durak noktasıdır. Yeşil başparmaklar da arazideki botanik bahçelerinin tadını çıkaracaklar.

Bir başka popüler turistik cazibe merkezi, Out of Africa kitabının ünlü Danimarkalı yazarının restore edilmiş ikametgahı olan Karen Blixen Müzesi’dir.

Nairobi Ulusal Parkı

Nairobi Ulusal Parkı

Safarinin tadını çıkarmak için Nairobi’den uzaklaşmanız gerektiğini kim söyledi? Kenya’nın başkentinin gürültüsünden sadece 15 dakikalık bir sürüş mesafesinde, Nairobi Ulusal Parkı’nda aslanların uyuklayan gururunu veya altın çimlerin arasında yürüyen zarif bir zürafayı seyredebilirsiniz.

Nairobi’de kalıyorsanız, vahşi yaşam açısından zengin bu parkı ziyaret etmek, yapılacak en iyi şeylerden biridir ve özellikle daha büyük oyun rezervlerinden birine gidemiyorsanız, ödüllendirici bir günlük gezi yapar.

Bufalo, leopar, zebralar, antiloplar, su aygırları, filler ve çita dahil tüm klasik safari yıldızları burada ve ayrıca parkın gergedan tapınağında gezegenin en çok tehlike altındaki türlerinden bazılarını görebilirsiniz.

David Sheldrick Yaban Hayatı Vakfı Fil Kreş

David Sheldrick Yaban Hayatı Vakfı Fil Kreş

Yavru bir file kim karşı koyabilir? David Sheldrick Wildlife Trust’ta inanılmaz sevimli bebek kalın derililerle kaynaşabilir ve aynı zamanda önemli bir koruma organizasyonunu destekleme konusunda kendinizi iyi hissedebilirsiniz.

Bu ünlü vahşi yaşam koruma alanı, öksüz filleri kurtarıp iyileştiriyor ve size bu sevimli yaratıkları yakından görme şansı sunuyor. En genç fillerin yaklaşık iki veya üç yaşına kadar elle yetiştirildiği yer burasıdır ve bakıcıların bebekleri biberonla beslemesini izleyebilirsiniz.

Görevliler, filleri, sonunda vahşi doğaya bırakılmadan önce, kutsal alandan Tsavo Doğu Ulusal Parkı’ndaki bir yeniden entegrasyon merkezine yerleştiriyor.

Ömer Yalçın “Türk mutfağına asla sırtlarını dönmesinler”

Ömer Yalçın “Türk mutfağına asla sırtlarını dönmesinler”

Bir Pause Dergi klasiği olan Tolga Atalay ile Chef&Chef konuğu Sochi Marriott Krasnaya Polyana Hotel’de Brand Chef Ömer Yalçın oldu. Brand Chef Ömer Yalçın ile kariyerini ve gelecek planlarını konuştuk. Keyifli okumalar…

Ömer Yalçın, Tolga Atalay

—-Şef Ömer Yalçın biraz kendinden bahseder misin?

Gastronomi şehri Gaziantep’te Arap babanın Türk annenin 5. çocukları olarak 1988’de dünyaya gözlerimi açtım. Meslek hayatıma çok küçük yaşlarda aile mutfağımızla başladım. Hemen hemen tüm ailem ve akrabalarım Aşçı… Gaziantep’te mahalle lokantalarında başladım. 2003’te Gaziantep Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nde eğitim aldım. Çok değerle şeflerden ders alma şansı buldum ve aynı mutfağı paylaştım.

Hayatımın değişmesi ve kendimi geliştirmende en büyük katkı Türk markası Rixos Hotel oldu. Farklı ülkelerde, farklı görevlerde bulundum. Kazakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Tataristan, Mısır, Kırım ve son olarak Rusya’da bulundum. Şuan son 3 yıldır Sochi Marriott Krasnaya Polyana Hotel’de Brand Chef olarak görev yapmaktayım.

—-Meslekte birinci nesil misin,  yoksa ailenden gelen bilgi birikim var mı?

Ailemizin 2. nesil aşçısıyım. Aile büyüklerimin desteği ile kendimi yöresel ve kültürel zenginlikleri tanıma şansı buldum. Meslek hayatım da çok büyük etkisi oldu.

—-Kariyerini ve ilk iş tecrübeni doğru kronolojide paylaşır mısın?

Profesyonel meslek hayatıma Antalya’da staj için geldiğim otelde her şey dahil sisteminde kendimi buldum. Gaziantep’te yöresel yemekler yapan restoranda çalışan için büyük bir tecrübe oldu.

Ömer Yalçın

—-Türk mutfağına düşünceleriniz nedir ve nasıl bakıyorsun?

Türk mutfağımız kadar değerli ve kültürel zenginlikte… Hiç bir mutfakta bu kadar zenginlik yok. Bu konuda çok iddialıyım. Birçok yemek zaman içinde kaybolmaya yüz tutmuş. Tekrar hatırlatmak gerekiyor.

Türkiye’de 7 farklı bölgesin bir birinden lezzetli yemekler var. Coğrafi olarak çok güzel bölgedeyiz, Balkan Mutfağı, Ege Mutfağı, Anadolu Mutfağı, Karadeniz Mutfağı gibi birçok mutfak bu bölgede.

İyi ki Türk vatandaşıyım iyi ki bu topraklarda doğmuşum. Çok renkli bir kültüre sahibimin. Yurt dışında Türk mutfağında lezzetleri menüye dahi ederim. Bilmeyen kalmasın.

—-Hangi mutfakta iyisin?

Türk mutfağı diyelim. Yöresel yemeklerimize çok aşık olduğumu belirtmek isterim. Çok farklı ülkelerde çok değerli şeflerle çalıştığım için Arap, Asya, Akdeniz, Hindistan, Kafkas mutfağı ve en son olarak Rus mutfağına hakimim. Ve iddialıyım.

 —-Yeni bir lezzet yaratırken nerelerden esinlenirsin yada bu lezzet nasıl ortaya çıkar?

Menülerimi yaratırken bulunduğum bölgenin lokal ürünlerini kullanmaktan zevk alırım ve sıfır atığa ve organik ürünlere dikkat ederim.

—-Genç şeflere nasıl bir tavsiyede bulunursun?

Gastronomi sürekli gelişen ve değişen bir sektör. Mutlaka eğitim alsınlar. Türk mutfağına asla sırtlarını dönmesinler. Mutfağımızın en ince detaylarına kadar öğrensinler. Türk mutfağı temel taşı olacak.

—–Yeni bir proje var mı? Yoksa ben yapacağım her şeyi yaptım mı diyorsun?

2019 dan beri Antalya’da Akdeniz Şefler Kulübü yurtdışı başkanlığını yürütüyorum. Her yıl 17-20 Kasım da düzenlediğimiz Gastroantalya uluslararası yarışmasını ekibimiz ile düzenlemekteyim.

Amacım Türk mutfağını dünyaya tanıtmak. Ve her yıl Türkiye’ye Michelin şefleri ve Best 50 şefleri getirmekteyim.  Ayni zamanda farklı ülkelerde Restoranlara danışmanlık yapmaktayım.  Son olarak şunu söyleyeyim ben bu mesleğe aşığım.

Aşkım Michelin, yapma! Olmaz!

Aşkım Michelin, yapma! Olmaz!

Executive Chef / Konsept Danışmanı Tolga Atalay

Bugün bana göre hayatımın en özel yazılarından birisini yazıyorum. Michelin, Türkiye’nin ilk yılında ben ve Michelin’i de anlatmama vesile olacak.

1980 yılında 9 yaşımdayken annem beni Pierre Koffman’ın La Tante Claire ismindeki Londra’nın ilk Michelin restaurantlarından birisine götürdü. Kapıda alınmadım ve o ortamın kötü enerjisinde ağlamaya başladım. Hiç unutmam; Philip isminde bir Maitre d’hotel bana kıyamadı, bana boyum kadar bir kravat vererek beni içeri aldı. Aradan 8 yıl geçti, Lozan otelcilik okulu öncesi zorunlu staj dönemi geldiğinde Lozan Hotel de ville a Crissier de Philip Gerardet de yani  3 yıldız Michelinli bir restaurant da 45 gün bulaşıkcılık yaptım.

 Tolga Atalay

Gerardet’nin değil bulaşıkhanesi, çöpünün başında dursanız neler kazandırır anlatamam size. 9 yaşımdan bugüne kadar muhtemelen 200’ün üzerinde yıldız Michelinli restoranda yemek yedim. Hem de dünyaya ün salmışlarında… Lozan Otelcilik ve ardından Glion Otelcilik’de okuyarak iki okulun mürekkebini yalamış ilk Türk oldum. Tüm stajlarım mutfaklarda geçti. Mutfak kariyerim 1991 yılında Miami’de Festival restaurant, Ramiro’s restaurant South Beach’ de 3 sene devam etti ve sonrasında Türkiye’ye döndüm. Rol modelim halen muhteşem bulaşıkhanesi olan Hotel De ville a Crissier idi. 1994 yılında o zamanlar tekstil arazisi olan Bomonti Fırın sokaktaki tarihi bir villada Goodfellas isminde ilk restaurantımı açtım. İçinde çikolata odası, hamur odası, gastronomi kütüphanesi olan, Paris’ten bavulumda kaçak getirdiğim mercanköşk, tarhun, kıvırcık maydanoz, frenk soğanı, kişniş ve kiraz domates tohumlarını rahmetli babamın bilgisi ile ekim yaptığım arka bahçemdeki tarlam (hem de yaklaşık 20 metreye 15 metre alan)  muhtemelen “farm to table” veya “cityfarming” in belki de ilk örneklerindendir bayanlar ve beyler. 30 yılı konuşuyoruz.

 Tolga Atalay

Hedefimiz, Türk mutfağını inove edeceğiz. İdollerimiz Philip Gerardet, Alain Ducasse, Paul Bocuse, Joel Rebouchon; ne de olsa Fransız ekolüyüz. 11 yılımızı Lozan’da geçirmişiz, büyük oğlum Nice şehrinde doğmuş, daha ne kadar Fransız olabiliriz ki!

 Tolga Atalay

12 kişi mutfak, 34 kişi ekip ile toplam 60 kişiye hizmet edeceğiz. Açtık ve Türkiye’nin zengini, siyasetçisi, sanatçısı akın akın mekanımdalar; süt beyazı önlüğüm ve İsviçreli hem oda hem okul arkadaşım Frederic ile birlikte tarih yazıyoruz. Para o zaman kazanılıyormuş onu da anladım. Gelen akıllı dostlarım ve sektör büyüklerim  ‘her şey güzel ama yer sorun; burası Bomonti, manzara veya piyasa lazım’ diyorlardı. Bir gün hiç unutmam Allah rahmet eylesin Ahmet Çapa geldi.  Ahmet bey bize İstanbul Movenpick Maslak’ta night club danışmanlığı vermişti ve muhtemelen kariyerimde büyük yeri vardır. Ahmet Bey bana ‘Tolga muhteşem bir iş çıkarmışsın keşke bu işi batıda yapabilseydin, Bomonti kurgunu Türkiye daha anlamaz, en az 20 yılı var’ demişti. Kolay kolay Ahmet Çapa olunmuyor, muhteşem büyük insan, zeka, vizyon ve başarı hikayesidir Ahmet Çapa… Genç dostlarıma araştırmalarını, batı mutfağındaki payını anlamalarını, bugün  Michelin’ in İstanbul a  gelmesinde bile nasıl bir payı olduğunu  bilmelerini ve hürmet etmelerini isterim. Aradan sadece bir yıl geçti ve  popülerlik, ilk tüketme duygusu, görmek görülmek azaldı, yemek servis herşey aynı ama Nispetiye caddesi parladı… Herkes orada,  o günler TGI Fridays açılmıştı. İnsanlar kapısında sıra yapıyor. Ciplerle ve parfümlenerek kapısındalar Friday’s in; evet Amerika’da croc’s terlik ile gittiğimiz margarita içerek tavuk kanadı yediğimiz Friday’s in ta kendisi bahsi geçen yer. Goodfellas Mekanımı bozmadan kapattım. Ahmet Çapa 20 yıl demişti fakat 30 yıl sürdü Türkiye’nin 2 yıldızlı Michelin’in Bomonti’de açılması. Ogün bugün Goddfellas ın hataları ve deneyimi ile danışman olarak 1100’den fazla usta, 3000’e yakın servis elemanı eğitip, 320 işletmenin konseptini kurarak 6 ülkede hizmet verir hale geldim. Ne değerliymiş o yenilgi, bazen başarısızlık ne kadar büyük kazanılan bir sermaye olabiliyormuş…

 

 Tolga Atalay

Girişimi yaparken geniş aldım ki sonrasında yanlış anlaşılmayayım. Son 5 yıldır atıp tutan çok oluyor, yapmış gibi yapan çok oluyor, geçmişini ve tarihçesini uzatan, 5-10 yıllık kariyerini 20-30 yıla çıkaran çok oluyor. Bunlara 80’li yıllarda  edepsiz denilirdi bugün fırsat kollayanlar diye anılıyorlar. Farkımızı anlayın diye böyle uzattım konuyu…

 Tolga Atalay

Gelelim Michelin Türkiye’ye…

Türkiye’ye gelecekleri bilgisini şans eseri ilk öğrenenlerdenim, nasıl mı? Söylemem o sır… Heyecan sardı beni hatta tüm ailemi. Bu yaz küçük oğlumu da Palermo’da bir dostumun tek yıldızlı Michelin’ine götürdüm yani geleneği bozmadım. Michelin Türkiye’de büyük heyecan. Bir hafta kala bana davetiye gelmedi. Kurt düştü içime, ya dedim nasıl yani. Ben 24 yıldır danışmanlık yapıyorum, 320 ayrı işletmeyi 7 kıtada kurmuşum. 4 ayrı dergide 9 yıldır farklı dönemlerde yazıyorum. Beni nasıl atlarlar, ben nasıl o kırmızılar içinde beyaz meleklerin gülümseyeceği geceyi kaçırırım. Bu olamaz. Bir iki yakın hukukum olan dostumu aradım. Baktım ki dostluk üzeri bir olay olmuş bu gece,  nerede ise gitmememi kollar hale gelmişler. Aktif yazdığım Pause City i yani yazdığım dergimi aradım ve bana ‘Tolga bey sizlerin davetiyesi ulaşmak üzere olur mu öyle şey’ dediler. İşte bazen kim dost kim düşman adını koymakta zor velhasıl…

 Tolga Atalay

11 ekim gecesine geldik. Heyecan dorukta . Go Turkey in çok beğendiğim reklamları dönüyor salonun dev ekranlarında. Mekan Zorlu Etkinlik alanı. Kırmızı halı. Ben de gittim basın deskine,  aldım sarı kurdelamı ve hemen girdim salona. Baktım çok sevdiğim bir dünya chef ve sektör insanı giriyor salona. Ödüller başladı. Önsözde sunucu ile Michelin Genel Müdürünün ön provalı kağıt ile çalışılmış sohbetleri vardı. 5 Michelin kriterini  konuşurlarken ilk kriter olan ürün kalitesini keşke Türkçeye mutfak kalitesi olarak tercüme etmeseydi sunucumuz. Keşke Michelin bu işi 2 saat ön provalı bir iş olarak görmese ve gastronomi bilgisi yüksek bir uzman da sunucuya prova sürecinde eşlik etseydi. Hadi kabul ettik olabilir, heyecan ve dil sürçmesi olsun. Ödüller başlıyor, toplam 53 işletme 38 adet tavsiyeli nokta var. Sahnede karmaşık bir düzen ile sunuluyor.

Marka verip kimseyi zedelemek istemediğim için kategori olarak anlatayım.  4 defa ekranda ortalama 9 mekandan 38 mekanı sunuyorlar. 2  bistro çıkıyor tamam bekliyoruz bekliyoruz ama Batard , Apartman yok…Hay Allah şaka mı diyorum kendime. Ardından bir iki mekan daha çıkıyor; Hünkar lokantası yok, ardından 3 sushi’ci çıkıyor ama Dragon yok. Esnaf kebapçısı yani kebabı ortalama ama çorbası lahmacunu güçlü mekanlar vardır ya bunlardan en beğendiğim çıkıyor ama Develi, Başköşe, Fiko yok. Birkaç lokanta daha çıkıyor ama Hodan, Zennup, Muutto yok. Sonrasında bib gourmand’lar başlıyor. Bib gourmand’larda birkaç mekan olmaz ise olmaz derken, bakıyorum ki  onlar da yok. Yıldızlara geliyoruz ve genelinde doğru şekilde bir yıldız dağılımı yapılıyor ama nerede Casa lavanta, Chef Emre Şen?

Acaba jüriler doğru bir Urfa kebabının nasıl olması gerektiğini biliyorlar mı? Boğaz köprüsünü geçtiklerinde Asya kıtasının da İstanbul’un bir bölgesi olduğu bilgisini aldılar mı acaba derken Calypso balık ile Anadolu yakasını da bildiklerini anlıyorum. Böyle bir etkinlikte verilen 53 ödül içinde en çok ve adil dağıtılanın yıldızlandırma olduğunu görüyorum ki 5 adet yıldızlı işletmemiz tamamdır ve adreslerine gitmiştir. Bence yıldız ile alakalı karşı çıkan hiç bir farklı lobi veya bilirkişi yok. Fakat  son derece gayri ciddi, hakimiyetsiz ve bir turist kalabalığının 10 günlük tatilinde bilmediği bir gastronomiyi kendince derecelendirip çok zayıf bir rehber haline getirdiğini düşünüyorum çünkü düşünecek başka alternatif kalmıyor. Pardon bir tane daha alternatif var aslında; ilk yıl dudağa bal sürmek için belli bir miks yaparak piyasayı çalkalama olabilir ama ben bu çerçevede buna hadsizlik derim ki ona da Michelin gibi 120 yıllık bir müessesenin izin vereceğini düşünmüyorum. Yani gelip  bir imaj adına garip bir karma yaratıp bazı kişileri ve işletmeleri dikkate almamasını hadsizlik değil geri alıyorum terbiyesizlik olarak değerlendiriyorum, hatta değerlendiriyoruz, hatta inanılmaz bir kalabalık olarak değerlendiriyoruz bile diyebilirim. Ama dediğim gibi bu alternatif aklımda yok bile; sadece yetersiz sürede, biraz yönlendirme ve formatlar ile gerçekleşen bir süreç olmalı, yani kötünün iyisi diyelim…

 Tolga Atalay

Buradan şu çıkıyor Michelin yıldız dağıtmalı ve rehber işini bir daha gözden geçirmeli. Bilmediği bir kültür ve şehire geldiğinde, yerel birkaç kişiyi yanına takıp onların vizyonu, doğruları, menfaatleri ve en önemlisi bilmedikleri ile sınırlı kalmamalı diye düşünüyorum. Ne derler bilirsiniz, Kılavuzu Karga olanın hikayesini!!! Veya belki de orta Avrupa dışına çıkmamalı… En azından gelip yüksek gelirli bir mahallenin ortasındaki otelde kalıp oraya tavsiye yağdırıp ve “room service” hariç tüm satış noktalarını Michelinlendirip anlamsızlaşmamalı. Hangi baskı veya hangi sebepten olursa olsun buna inat etmeli hatta yetersiz keşif ve bilgi sahibiyse  bir yıl sonrasına ötelemeliydi. Bunlar ciddi işler, hele hele 120 yıllık bir yapıyı konuşuyorsak. Biz ilk yıl bunları atladık diye bir yaklaşım kabul edilemez . Neden mi, olamaz çünkü  bu ülkede 21 yıldır Gecce ödülleri var, samimiyetle Kenan Erçetingöz’ e geçen hafta yüz yüze dile getirdim şimdi de tekrarlıyorum. Gecce ödüllerini yerli malı diye yarım ağızla beğenirken,  Michelin sonrası Gecce ödüllerinin  daha sahipli yönetildiğini, heyecan ve yüksek enerjili geçtiğini ve marka atlama paylarının ne kadar daha az olduğunu anladım. Gecce ödüllerini bu sebepten dolayı canı gönülden tekrar tebrik ediyor ve dört gözle bu yılkini bekliyorum.

Diğer bir taraftan Michelin için doğacak büyük tehdit Gault Millau’ dur.  Hani 1980’lerde Türkiye’de Audi dediğinizde o nedir diyenler vardı. Bir de bugün bakın Audi’nin konumuna. Sözüm Gault Millau nedir diyenlere!!!

Gault Millau da 1960’larda iki restaurant kritiği tarafından kuruldu; birisi Henri Gault(Go diye telaffuz ediliyor) diğeri ise Christian Millau (Miyyo diye telaffuz ediliyor) Bu sistem puanlamalı bir sistem ve 20 puan üzerinden tanımlanıyor. Aslında Gault Millau bugünkü 50 best kategorisi mekanların da altyapısını yapan firmadır. Yani yeni nesil gastronomi, Nouvelle cuisine, inovasyonda, açık gastronomide 1970’lerde Michelin’in çok önünde adımlar atmıştır. Michelin o yıllar gelenekselci bir çerçevede ilerliyordu. Bu adımlar aslında bugün Gault Millau’da halen kusursuz devam etmekle beraber aynı zamanda Michelin’in de son yıllardaki çabasının altyapısıdır. Gault Millau da 20 puan ilk 49 yıllık süreçlerinde yani 1965-2004 arası verilememiştir. Çünkü puanlamada 20 kusursuzluktur ve buna rastlanmamıştır. 2004 yılında Fransa’nın Cenevre sınırındaki Megeve bölgesinde ‘La ferme de mon pere’ yani babamın çiftliği konsepti  ilk 20 puanı alanlardandır.  Tabii ki adillik ve adalet kavramı aslında bu ödüllendirmelerin raconu oluyor. Türkiye’de  adillik ve adalet kavramını dahil etmek,  sektörü, çalışanı, şefleri, resmi veya gayri resmi örgütlenmeleri ve lobileşmeleri bilmekten, dik durarak, eksiksiz, akıllıca, sahiplenerek ve gereken zamanı ayırarak işi organize etmekten geçiyor. Gault Millau’nun arkasında Sözen organizasyon var, yani işin şakası yok. Michelin’e olan tüm aşkımla rica ediyorum; lütfen gelecek yıla daha bağımsız ve daha eksiksiz yaklaşın, bu ülke hatayı yakalar ve su yüzüne çıkarır. Tarafsız, eksiksiz, yönlendirilmeden, etki ve baskı altında kalmadan.  Tüm bilirkişiler bu konuları konuşuyor ama kimsede kaleme dökecek yürek yok çünkü işin sonrası hesaplanıyor. Ben yine bana yakışanı yapmalıyım. Bir sürü  sevdiğim ve fazlasıyla hak eden kişiler şaşkınken birisi bu konuyu kaleme almalıydı, ihale bana kaldı. Eminim Michelin tüm bunları not alıp gelecek yıla daha hazır girecektir.

Teşekkürler Michelin.

Kasım 2022 burç yorumları

Kasım 2022 burç yorumları
Astrolog Sündüz Taş
Koç Burcu

KOÇ BURCU 21 MART-20 NİSAN

Siz sevgili Koç burcu ve yükseleni Koç olanlar;  ertelenen ve bir türlü çözülemeyen işler için önemli kararlar alıp adeta çevrenizi şaşırtan davranışlar sergilediğiniz bir aydan geçmektesiniz. Her şeyi titizlikle gözlemleyen sizler arkanızdan dönen dedikoduları öğrenerek tepkinizi sert bir şekilde ortaya koyuyorsunuz. Kendi işini yapanlar çok farklı bir atılımla farklı kazanç kapıları elde edebilir. Kilonuz ile ilgili sağlığınızı zora sokacak durumları göz önüne alarak hem diyet hem spora başlamak için oldukça uygun dönemlerdesiniz.  Uzun süredir miras ile ilgili hukuksal boyuttaki konuların bu ay aniden çözüldüğünü ve rahatladığınızı gözlemleyeceksiniz.  Aile bağlarınız ile ilgili iyileştirmek istediğiniz bir takım travmaları kolaylıkla üstleniyorsunuz. Evli olan Koç burçları eşlerinin ailelerine sağlık açısından bütün kontrollerinde destek olurken, çocukları olanlar ise eğitimleri ile ilgili farklı kararlar alabilirler.

Boğa Burcu

BOĞA BURCU 21 NİSAN-21 MAYIS

Siz sevgili Boğa burcu ve yükseleni Boğa olanlar; güvendiğiniz kişilerle alakalı duyacağınız bir takım haberler ve yaşayacağınız bazı olaylar kime güvenip kime güvenmemeniz gerektiği ile ilgili sorgulatma yaşatabilir. Bazı korkularınızın üstüne gitme vakti geldiğini düşünebilirsiniz. Uzun zamandır alacaklarınızla ilgili sıkıntı yaşadıysanız hukuksal süreçler sizlerden yana olumlu gelişmeler sağlayacak. İlişkinizde bir takım pürüzler yaşıyorsanız partnerinizin size olan iyi niyetini görmezden gelemeyeceksiniz. Ev dekorasyonu ile ilgili çeşitli değişiklikler yaparken tıpkı gezegenlerin de Retro yapması gibi sizde eski eşyalarınızı yeniden dizayn ederek sanatınızı konuşturacaksınız.  Kurumsal bir firmada çalışıyorsanız güvendiğiniz bir arkadaşınızla ayrı bir iş dalı oluşturma niyetinde olabilirsiniz. Çocuk sahibi olan Boğa burçları ise çocukların gelişimi için hayatlarına yeni aktiviteler katmak için emek ve çaba sarf edeceksiniz. Bu aralar stres ve gerginlikten sebep uyku bozukluğu yaşamanız mümkün.

İkizler Burcu

İKİZLER BURCU 22 MAYIS – 21 HAZİRAN

Siz sevgili İkizler burcu ve yükseleni İkizler olanlar diğer insanların ne söylediğini çok fazla aldırış etmeden kendi doğrularınız ve bakış açılarınıza göre hareket edeceğiniz, biraz zorlayıcı bir dönemden geçiyorsunuz duygusal anlamda bunun üstesinden kolaylıkla gelebileceğinizin farkındasınız.  Evli olan İkizler burçları ise beklenmedik ani değişikliklere karşı kriz yönetimini oldukça başarılı sonuçlandıracaksınız. Uzun süredir problem yaratan bir ilişkinin içindeyseniz nihai kararı vererek kendinizi ikilemden kurtarmak isteyeceksiniz. Geçmişte vermiş olduğunuz bazı sözlerin artık tutulması gerektiğinin sizde farkındasınız. Kendi işinizin sahibisiniz güvendiğiniz bir insanla ortaklık yaparak farklı bir iş dalı oluşturmak isteyebilirsiniz. Yeni bir ilişkiye başladıysanız partnerinizden çok hoşlandığınızdan sebep bir takım kıskançlık krizleri çıkarmamaya özen göstermelisiniz.

Yengeç burcu

YENGEÇ BURCU 22 HAZİRAN – 21 TEMMUZ

Siz sevgili Yengeç burcu ve yükseleni Yengeç olanlar son zamanlarda en çokta kendinize haksızlık yaptığınızı fark ederek özgüven tazelemesi yapmak için farkındalığınızı yükselteceksiniz. Kendi işini yapan Yengeç burçları finans getirinizi arttırarak yeni iş deneyimleri yaratmak isteyeceksiniz,  banka ve kredi için uygun dönemlerden geçmektesiniz.  İlişkisi olmayan Yengeç burçları ise arkadaş ortamında tanışacağınız yeni partnerinizi keşfetmek için uzunca bir süre emek sarf edebilirsiniz.  Bir eğitim ve kişisel gelişime önem veren siz Yengeçler akademik başarınız için bu aralar güzel fırsatlar yakalayabilirsiniz. Spontane gelişen seyahat ve tatiller sizleri son derece mutlu ederken, konfor alanınızdan çıkmak için güzel bahaneler yaratmış olacaksınız. Evinizde ve iş yerinizde ufak tefek yapacağınız tadilatlarla yaşam alanınızdaki dizaynları değiştirmek isteyebilirsiniz. Bu ay dikkat etmeniz gereken şey etrafınızdaki karmaşanın sizin kendi huzurumuzu bozmaması olacaktır.

Aslan burcu

ASLAN BURCU 24 TEMMUZ – 23 AĞUSTOS

Siz sevgili Aslan burcu bir yükseleni Aslan olanlar geçmişteki bir takım hataları görmezden geldiğiniz belki de tamamen çözümlemediğiniz her ne varsa önünüze yeniden gelebilecek süreçlerden geçmektesiniz. Bilinçaltınızda saklamış olduğunuz bazı duygulara adeta ışık tutacak. İş yerinde alacağınız bir takım kararlar hem çok keskin ve hem çok kritik olabilir ancak sizin karşınızdaki insanlar sizi çok büyük bir özveriyle dinliyor ve vermiş olduğunuz sorumluluğu yerine getirmek için çok çaba sarf ediyorlar. Aile bağları kuvvetli olan siz sevgili Aslanlar büyüklerinizin sağlık problemi ile yakından ilgilenirken arsa ve gayrimenkul gibi yatırımlar konusunda da yenilikçi tavırlarınız sayesinde olumlu gelişmeler elde edebilirsiniz.  Sizinle iletişim kurmak isteyen ve ilgilenmek isteyen bir partner dikkatinizi çekebilir ve sizde bir adım atabilirsiniz. Evliliğinde partnerinizin ailesi tarafından bir takım sorunlar yaşayan Aslan burçları ise biraz mesafe koyarak bunun üstesinden gelebilirsiniz. Daha önce estetik yaptırmadıysanız dış görünüşünüz ile ilgili bir takım değişiklikler yapmak isteyebilirsiniz.

Başak burcu

BAŞAK BURCU 24 AĞUSTOS – 23 EYLÜL

Sevgili Başak burcu ve yükseleni Başak olanlar hayatınızda sürekli düzen ve tertip sahibi olmaya alışkınsınız ve bu yüzden ödün vermeyen tavırlarınızı yenileyeceğiniz bir aydan geçmektesiniz. İlişkisine yeni başlamış Başak burçları partnerinizi gözünüzde çok fazla büyüttüğünüzü görecek ve bir adım geri atmak isteyeceksiniz. Çocuk sahibi olanlar ise bu ay daha fazla disiplin konuları sizin gündeminize oluşturacak. Sosyal medya üzerinden para kazanmak için farklı dijital yöntemler deneyebilirsiniz, yurtdışı ile ilgili olan iş bağlantılarınız da son derece karlı gözüküyor. Şehir hayatında yorulduğunuz zaman toprakla uğraşmak sizlere her zaman iyi gelmiştir.  İşlerinizde ilgili haksız bir tutum ile karşılaştıysanız o şans sizlerden yana. Son zamanlarda eski partnerinizi düşünüyorsanız bunun çok da gerekli olmadığını daha sonra fark edebilirsiniz. Sağlık açısından uykularınızı biraz daha özen göstermeniz de fayda var.

Terazi Burcu

TERAZİ BURCU 24 EYLÜL – 22 EKİM

Siz sevgili Terazi burcu ve yükseleni Terazi olanlar her şeyin dengeli olmasını isteyen yönünüzü artık değişime kucak açmak istediği bir aydan geçiyorsunuz.  Yalnız bir Terazi burcuysanız çevrenizde size ilgi duyan birine kayıtsız kalmayacaksınız.  Evliliğini yeni bitirmiş Terazi burçları ise eski eşlerinin evlilik haberleri gündeme gelebilir. Sosyal medya üzerinden kuracağınız ikili diyaloglar bu dönemde biraz yakınlığa dönüşebilir.  Bir de yıllardır görmediğiniz konuşmadığınız kırgın olduğunuz kişinin aslında yok yere birbirinize tavır yaptığınızı anlayarak tekrar eski günlere geri gitmek isteyebilirsiniz.  Miras ve alacak konularında da hakkınızı alacağınız bir süreçten geçmektesiniz. Uzun süredir tedavisi devam eden dişleriniz ile ilgili hassasiyetiniz artabilir.  Kardeşleriniz ile ilgili gerek evlilik gerek çocuk konularında mutlu haberler kapınızda.

Hassas bir aydan geçerken duygusal patlamalarınıza sebep olabilecek bir takım sıkıntılar yaratan çevresel faktörlerden uzak durmanızda fayda var.

Akrep burcu

AKREP BURCU 23 EKİM – 22 KASIM

Siz sevgili Akrep burcu ve yükseleni Akrep olanlar içinizdeki beni o kadar sınırsızca keşfettiniz ki sizin için artık kariyer, para, statü belirsizlik olmaktan çıkarak siz varsınız, çabalarsanız buna ulaşabileceğinizi çok rahat anladığınız aylardan ve süreçlerden geçmektesiniz.  Aile içindeki miras tartışmaları ve gerginlikleri bir müddet daha devam edebilir. Oldukça sosyal bir dönemden geçmektesiniz.  Dijital ortamlardan para kazanan bir Akrep burcuysanız kazançlarınızın yükselmesi sizi sevindirecek. Son zamanlarda vakitsizlikten şikâyet ediyorsanız bu sizin kendinizi gergin hissetmenize ve bunalmanıza sebep olabilir.  Bunun yerine meditasyonlar yaparak kendinizi dinginleştirebilirsiniz. Son üç aydır sonlandırmış olduğunuz bir ilişkiniz varsa eski sevgilinizin tekrar sizinle bir araya gelmek için iletişim kurmasını şaşıracaksınız. Aldığınız kiloları spor ve diyet yaparak tekrardan verme gayretinde olacağınız bir süreçtesiniz.

YAY BURCU

YAY BURCU 23 KASIM – 21 ARALIK

Siz sevgili Yay burcu ve yükseleni Yay olanlar son zamanlarda etrafınızda olup biten sizi mutsuz eden bir takım gerginlik yaratan konularda dar kalıplara girdiğinizi ve aynı hatalara düşmemek için gardınızı aldığınız bir süreçten geçmektesiniz. Kurumsal bir alanda ve uzun süredir aynı işte çalışıyorsanız tecrübelerinizden sebep terfi almanız çok yakın olabilir.  Kendi işinizi kurmak isteyen Yay burçları ise aceleci davranmamaya ve yanlış adımlar atmamaya özen göstermelisiniz.  Geçmişten gelen hukuksal boyuttaki sıkıntılarınızın sizin için güzel sonuçlanacak süreçlerden geçiyorsunuz.  Boşanma sürecinde olan bir Yay burcuysanız aniden gelişen bir takım olaylar karşısında kararınızı yeniden sorgulayabilirsiniz.  Evli ve ilişkisi olan Y ay burçları ise kıskançlık krizlerinden kaynaklı sorunlar yaşamanız söz konusu. Son zamanlarda aile bireyleriniz ve akrabalarınızla ilgili bir takım sıkıntılar yaşadıysanız geçmişteki bazı travmaların sebebinin siz olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaksınız.

OĞLAK BURCU

OĞLAK BURCU 22 ARALIK – 20 OCAK

Siz sevgili Oğlak burcu ve yükseleni Oğlak olanlar hedeflerinize ulaşmak için mücadele etmekten asla vazgeçmeyen, yeri geldiğinde cesur ve atak davranmaktan çekinmeyen,  tüm bunlarla birlikte duyarlı taraflarınızı da ortaya koyarak yolunuza ilerliyorsunuz. Bir ilişkinizde uzun zamandır sorun haline gelen maddi kaynaklı problemlerin partnerinizle beraber çözüme ulaştırabileceğiniz dönemlerdesiniz.  Herkesten saklamak ve gizlemek zorunda olduğunuz bir ilişkinizin gün ışığına çıkması söz konusu olabilir. İş yerinde uzun zamandır performansının düşük olduğunu düşündüğünüz bir takım çalışanlarınızla yol ayrımına gidebilirsiniz. Çalışma hayatınızda bir takım sorgulamalar sizi rahatsız edebilir. Sektör değişikliği fikriniz sizi son zamanlarda bayağı bir tedirgin etmek de. Sosyal medyanızı daha fazla aktif kullanmak isteyebilirsiniz.  Kalp, tansiyon, şeker gibi kronik rahatsızlıkları olanlarınızın sağlık kontrollerini yaptırmasında fayda olacak. Evinizi ve işlerinizi dekore etmek isteyebilirsiniz

KOVA BURCU

KOVA BURCU 21 OCAK – 19 ŞUBAT

Siz sevgili Kova burcu ve yükseleni Kova olanlar başınıza gelen bazı olayları çok fazla sorgulayacağınız bir süreçten geçmektesiniz ancak unutmayın ki bir takım şeyleri görmezden gelerek haksızlığa uğramanıza sebep olan kişi yine sizsiniz.  Genellikle duygularını içedönük yaşamayı seven siz sevgili Kovalar huzursuz hissettiğiniz de yanlış bulduğunuzda konuların üstüne gitmenizde fayda var.  Kendi işi olan Kova burçları ise yeni sözleşmeler,  yeni ortaklıklar ve yeni anlaşmalarla güzel bir süreçten geçeceksiniz.  Uzun zamandır hukuksal bir problem ya da sıkıntınız varsa bu dönemde çözüme ulaştıra bileceksiniz.  Boşanma sürecinde olan Kova burçlarıysa ani karar değişiklikleri yaşayabilir aile içerisinde bir takım anlaşmazlıklar, iletişim kopuklukları yaşıyorsanız bunu yapılandırarak herkesi rahat ve huzurlu hissettirebilirsiniz.  Bu aralar çeşitli organizasyonlar sayesinde arkadaşlarınızla buluşabilir yeni sosyal çevrelere sahip olabilirsiniz.  Kolesterol gibi sağlık sorunları bu aralar nüksedebilir.

BALIK BURCU

BALIK BURCU 20 ŞUBAT – 20 MART

Siz sevgili Balık burcu ve yükseleni Balık olanlar gündelik hayatınızın koşturmasından, insanların çok fazla konuşmasından ve sizi yoran her ne varsa birçok şeyden uzaklaşmak isteyeceğiniz bir aydan geçmektesiniz.  Şehir dışına çıkmak, olduğunuz ortamdan uzaklaşmak sizlere son derece iyi gelecek. Uzun süredir yaşadığınız ilişkideki problemleri kıskançlık krizleri yüzünden çözemediğinizi fark ederek tekrardan yapılandırmak isteyebilirsiniz.  Kariyerinizde daha köklü başarılara imza atmak isteyecek ve bununla ilgili cesur adımlar atacaksınız. Uzun süredir insanlardan sakladığınız bir ilişki içindeyseniz yakın arkadaşlarınıza kendinizi ifade etmek ve anlatmak isteyebilirsiniz.  Aşka tövbe etmiş Balık burçları ise tanışacağı bir kişi sayesinde kalbine söz geçiremeyecek. Ailesiyle birlikte yaşayan Balık burçları ise kendine ayrı bir hayat kurma planları içinde olabilir.

“Sosyal projeler Çeşme’de hiç bitmez”

“The President Speaking”

Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran

“Sosyal projeler Çeşme’de hiç bitmez”

Göreve geldiği günden bu yana verdiği sözleri tek tek hayat geçiren Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran, Pause Dergi “The President Speaking” konuğu oldu.

Türkiye’nin en popüler tatil beldeleri arasında ilk sıralarda yer alan Çeşme ilçesi, hem İzmir’in hem de tüm Türkiye’nin göz bebeği olmaya devam ediyor.

Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran; Çeşmelileri ve Çeşmeye gelen tüm misafirlerimizi mutlu etmek birinci görevimiz. Çeşme halkına yakışan bir çok projeye imza attık. Pause Dergi aracılığı ile bazı projeleri sizlerle paylaşmak istedik. Tüm projeleri anlatmayı isterim ama hepsini anlatmak mümkün değil.  Yaptığımız birkaç sosyal projeyi kaleme aldık.

Masal Evi

Reisdere ve Ovacık’tan sonra üçüncü Masal Evi’ni Germiyan’da hizmete soktuk. Bu proje ile çocukların sosyal gelişimleri için uygun koşulları sağlarken, annelerin ekonomik hayata katılımını da destekliyor. Mesleki eğitimler, okul öncesi eğitim ve bakımı Masal Evi’nde hayat geçiyor.

The President Speaking

“Çeşme’den Sakız Damlıyor”

Türkiye’nin dünya sakız üretiminde hak ettiği yerde değil. “Çeşme’den Sakız Damlıyor” projesiyle hem farkındalık yaratırken, hem de ülke ekonominse katkı sağlanıyor.

Mevcut ağaçlarımıza ek olarak belediyeye ait ağaçlarımızdan havai köklendirme metodu ile 2 bin yeni sakız fidanı çoğalttık. 20 bin sakız ağacı dikilmek için saksılarda bekliyor. Sakız Adası’nın 10 katı potansiyele sahibiz. Dünya sakız üretiminde en kısa sürede yerimizi alacağız.

“Çeşme’den Sakız Damlıyor”

Ücretsiz Wi-fi noktaları

Çeşme’nin farklı noktalarındaki açık alanlarda ücretsiz ve kotasız internet dönemi başlattık.

Sosyal belediyecilik ve akıllı şehir anlayışı ile hayata geçirdiği projelere biri böylelikle hayata geçti.  Şimdilik Alaçatı Çarşı girişi, ve Ilıca Taş İskele, Ovacık, Çiftlik köy olmak üzere toplam 4 noktada ücretsiz wifi hizmetini başlattık.  Artık çağın gerektirdiği bu proje aratarak devam edecek.

İnternet erişiminin önemli bir ihtiyaç haline geldiği günümüzde özellikle gençlerimize ve halkımıza ücretsiz internet sağlıyoruz. Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini arttırmak, ülke ve dünya gündemini güvenli ve ücretsiz olarak takip edebilmelerini sağlamak amacıyla ilçemiz genelinde ücretsiz internet noktaları oluşturduk. Çağımızda bir çok konuda bilgilenmek amacıyla kullanılan internet Çeşmeli vatandaşlarımıza sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çeşme Belediyesi olarak her zaman gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.

Ücretsiz Wi-fi noktaları

Çeşme Belediyesi sokak hayvanlarını koruyor ve tedavi ediyor

İlçede yaşayan sokak hayvanları için ücretsiz Veteriner Kliniği hizmeti veriyorz. Klinik ve hayvan nakil aracı sokakta yaşayan hayvanlara herhangi bir kazada acil durum müdahalesi, aşı, kısırlaştırma ve tedavi hizmeti sunuyoruz.

Hayatımızın bir parçası olan, sokaklarımızı paylaştığımız patili dostlarımızı hiç bir zaman yalnız bırakmayacağız. Onların daha iyi şartlarda yaşamaları için elimizden geleni yapıyoruz. Ilıca’da hizmete açtığımız veteriner kliniğimiz ve nakil aracımızla sokakta yaşayan güçten düşmüş ve tedaviye ihtiyacı olan dostlarımızı tespit ederek rehabilitasyon merkezimizde tedavi ediyoruz.

Sokak hayvanlarına aşılama ve tedavi hizmetlerinin yanı sıra kısırlaştırma işlemi de yapılarak doğal yaşam alanlarına tekrar bırakıyoruz.

1500 köpeğimize, 1200 kedimize kısırlaştırma ve 1300 köpeğimize aşılama,  110 kedimize ise aşılama işlemi yapıldı. Son bir yılda kedi, köpek, tilki, at, martı ve diğer yabani hayvanlar olmak üzere toplam 2000 can dostumuzun tedavi işlemleri gerçekleştirildi. Bakımı ve aşıları tamamlanan sağlıklı can dostlarımıza sıcak ve güzel bir yuva kazandırma çalışmalarımız da devam edecek.

Çeşme Belediyesi sokak hayvanlarını koruyor ve tedavi ediyor

“Sevgiyle Tüm Engelleri aşıyoruz”

Özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla özel gereksinimli bireylere yönelik yardım ve destek hizmetlerini güçlendirmek, bireylerin toplumsal hayata katılımını arttırmak için birçok projeyi hayata geçirdik.

Özel hizmet masasından, özel plaj girişine kadar hayatın her alanında özel bireyleri düşündük. Sağlık Kurulu Raporu yenileme sürecinde Ulaşım ve Refakat desteği, Berber Hizmeti Desteği, Engelsiz Yaz Spor Okulları, Doğum Günü Etkinliği ve Yaz Açık Hava Konserlerine katılım desteğine kadar birçok hizmet sunuyoruz. Aynı zamanda protokolü hazırlanan 16 yaş üstü down sendromlu ve hafif düzey otizmli bireylerin iş istihdamı çalışması yapıyoruz.

“Sevgiyle Tüm Engelleri aşıyoruz”

Michael Jackson hayranlığı sergiye dönüştü!

Michael Jackson hayranlığı sergiye dönüştü!

Hilton Istanbul Maslak, kasım ayında Michael Jackson portrelerinden oluşan etkileyici bir sergi ile etkinliklerine devam ediyor.

Ressam Deni Adler Topuzoğlu’nun Michael Jackson hayranlığı ile başlayan serüveninde yarattığı bu görülmeye değer eserler, 8-10 Kasım tarihleri arasında otelin Quartz salonunda sergilenecek.

Kasım ayında ressam Deni Adler Topuzoğlu’nun “Michael Jackson” temalı sergisine ev sahipliği yapıyor. Topuzoğlu’nun Michael Jackson hayranlığı ile başlayan yolculuğuna dair dikkat çeken eserleri, 8-9-10 Kasım tarihlerinde otelin Quartz salonunda sanatseverler tarafından ziyaret edilebilecek.

Sergi, 8-10 Kasım tarihleri arasında, 14:00-18:00 saat aralığında ziyarete açık olacak.

Batum, Cumhuriyet Bayramı’nı Serap Zincir ile kutladı

Batum, Cumhuriyet Bayramı’nı Serap Zincir ile kutladı

Pop müziğin genç ve başarılı temsilcilerinden Serap Zincir,29 Ekim Cumhuriyet bayramı kutlamaları kapsamında Courtyard by Marriott Otium Batumi Hotel’de sahneye çıktı. Zincir, geceye özel hazırladığı repertuvarıyla 29 Ekim Cumhuriyet bayramını Batum’da yaşayan Türk vatandaşlarıyla birlikte kutladı. Kendi şarkılarının yanı sıra yerli ve yabancı şarkıları da seslendiren şarkıcı, gecenin sonunda salonu dolduran konuklarla birlikte 10. yıl marşını seslendirdi.

Ömer Asım Aksoy “Dil Gerçeği”

Ömer Asım Aksoy “Dil Gerçeği”

Dilbiliminin öncü isimlerinden Ömer Asım Aksoy’un, dil kavramının en doğru şekilde idrak edilmesi için çalışmalarını ortaya koyan “Dil Gerçeği” kitabı, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Ömrünü Dil Devrimi’ne adayan Ömer Asım Aksoy, dil için verdiği çabanın somut örneklerinden birini yansıtan “Dil Gerçeği” kitabıyla okurların karşısına çıkıyor. Onlarca yıldır devam eden Dil Devrimi’nin gerekli olup olmadığı tartışmalarına nokta koyan “Dil Gerçeği”, konu ile ilgili boşluklara gerekçelerle açıklık getiriyor.

Dil Devrimi’nden önce ve sonra Türk dili kavramı üzerinde duran ve karşılaştırmalarla bilgiler sunan “Dil Gerçeği”, Ömer Asım Aksoy’un 60’lı ve 70’li yıllarda Cumhuriyet gazetesi ve Türk Dili dergisi için kaleme aldığı yazılardan derlemeler içeriyor. İlk kez 1982 yılında Dil Derneği tarafından yayımlanan “Dil Gerçeği” kitabı, Dil Devrimi’nin önemine dikkat çekiyor.

Özsüt’ün yepyeni “Kış Menüsü”

Özsüt’ün yepyeni “Kış Menüsü”

Özsüt yeni menüsü ile kışa damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Her yıl yaz ve kış olmak üzere iki menü hazırlayan Özsüt, kış menüsü ile misafirlerini tadına doyulmaz lezzetlerle buluşturmaya hazırlanıyor.

Maharetli ustalar tarafından hazırlanan ve Kasım ayı itibari ile misafirlerin beğenisine sunulacak.

Ananaslı, balkabaklı, kestaneli gibi mevsime özel tatların, benzersiz tariflerle buluştuğu menü, klasik pasta severlerin her daim tercihi olacak MODA serisi ile dikkatleri üzerine çekiyor.

“MODA” pastalar

Karamelli, Frambuazlı, Kestaneli, Çikolatalı ve Parça Çikolatalı olmak üzere beş yeni pastadan oluşan seri, pastada klasik lezzetlerden vazgeçmeyenlerin tercihi olmaya aday. Menüsünde Ananas Bademli, Balkabaklı, Karamello gibi mevsime özel ise pastalara da yer alıyor.

Cheesecake

New York usulü iki yeni Frambuazlı ve Karamelli Twist Cheesecake, sunumu ve lezzeti ile dansa davet eder nitelikte. San Sebastian Cheesecake ise yeni reçetesi ve çikolatalı alternatifi ile bu kış kendi müdavimlerini oluşturacak.

Bir bardak lezzet

Bardak pastalar, kış renkleri ile bir başka güzel! Kestaneli, Çikolata Kestane ve Balkabaklı Bardak Pasta menünün mevsime özel öne çıkan lezzetleri arasında yer alırken, Yer Fıstıklı Çikolatalı, Korokanlı, Meyveli, Muzlu ve Çilekli Bardak Pasta çeşitleri ise kış boyunca pasta severleri cezbetmeye devam edecek.

Sekiz yıl aradan sonra sahnede

Sekiz yıl aradan sonra sahnede

Jolly Joker’in sunduğu yepyeni deneyim Jolly Joker Private sahnesinde tarihimizin en önemli günlerinden 29 Ekim’de, Petek Dinçöz özle bir repetuvarla sahneye çıktı. 8 yıl ara verdiği sahnelere geri dönen Petek Dinçöz’  özel gala programında sahnede olmanın heyecanının ve mutluluğunun yanı sıra, dinleyici ile buluşacak olmanın da keyfini yaşadı.

Türk sanat müziğinden arabeske, halk müziğinden popa kadar geniş ve renkli bir müzikal yelpazeden tatlar sunan Petek Dinçöz, enerjisi ve güzelliği ile herkesi kendisine bir kez daha hayran bıraktı. Seyircisini ve sahneyi çok özlediğini dile getiren Dinçöz, 3 saat sahnede kaldı. Müzisyen arkadaşları ile son derece eğlenceli bir sahne programı sunan Dinçöz, iki farklı sahne kostümüyle güzelliğini gözler önüne serdi.

Hem sahneye geri dönen hem de müzik dünyasına tekrar adımını atan Dinçöz, iki ay içinde yayımladığı şarkılarla dijital platformlarda en çok dinlenen parçalar listelerine uzun aranın ardından 1 numaradan giriş yaptı. Güçlü bir geri dönüş yapan Petek Dinçöz, sahnede 2023 yılı içinde sürekli boy gösterecek.

Bir yandan yeni şarkılarını yayınlamaya devam eden Dinçöz, diğer taraftan konserlerine hız kesmeden devam edecek.