Yazılar

Tolga Yakalı ve Mel Canpolat düette buluştu

Tolga Yakalı ve Mel Canpolat düette buluştu

Geçtiğimiz ay yayınladığı ”Diyemem ki Kal” şarkısıyla beş yıllık aradan sonra müziğe geri dönen Tolga Yakalı, yepyeni şarkısında kendisi gibi genç müzisyen Mel Canpolat ile bir araya geldi.

Yaklaşık bir aylık zaman dilimi içerisinde ikinci eserini müzikseverlerle buluşturarak iddialı çıkışını sürdüreceğinin ilk sinyallerini veren Tolga Yakalı, ”Sen Gitmeden Önce” şarkısında aynı notaları paylaştığı Mel Canpolat’la eşine az rastlanır bir sinerji yakaladıklarının altını çizdi.

‘1 Milyon” barajını aşmayı başardı

Sözü ve müziği Mel Canpolat, düzenlemesi Nurettin Çolak’a ait olan ve klip yönetmenliğini Erdem Eryılmaz”ın üstlendiği ”Sen Gitmeden Önce” ile müzik listerinde tırmanışa geçen ikili Youtube ve Spotify başta olmak üzere birçok platformda ”1 Milyon” barajını aşmayı başardı. Yaklaşık 72 saat içerisinde bir çok müzik listesinde kendilerine yer bulmayı başaran Yakalı ve Canpolat; ”Matematiksel olarak şansımızın çok az olduğu bir dönemde, Tarkan başta olmak üzere müziğin bir çok dev ismi ile aynı gün yayına giren şarkımız üç gün gibi kısa bir sürede milyon barajını aştı. Fiziksel eşiği çok rahat aştık ve yaptığımız işle gurur duyuyoruz. Yüzbinlerce liralık klipler, on binlerce liralık şarkılarla yarışıyoruz. Belki galip gelemeyeceğiz ama bu ligin artık eskisi kadar kolay ve basit bir lig olmadığını herkese göstereceğiz.” sözleriyle iddialı bir açıklamaya imza attılar.

Caddeye yeni bir lezzet durağı “Artois”

Caddeye yeni bir lezzet durağı “Artois”

Menüsünde alanında uzman şeflerin hazırladığı seçkin örnekleri buluşturan Artois, dünya mutfağına tutkusu ve özgünlüğü ile yön vermiş Hazer Amani Şef’in keyifli sunumlarıyla kapılarını açtı.

Türk ve Dünya mutfağından taze ve kaliteli malzemeler kullanılarak oluşturulan menüler, başarılı şef Hazer Amani’nin ellerinden çıkan gurme lezzetler ile Artois misafirlerini benzersiz lezzet yolculuğuna çıkarıyor. Artois’in hem damakları hem de gözleri doyuran imza kokteylleri, farklı damak tadlarına hitap ediyor.

Melis Ağazat x Koton koleksiyonunu tanıttı

Melis Ağazat x Koton koleksiyonunu tanıttı

Moda dünyasının ikonik parçalarını yeni sezonda bir araya getiren Melis Ağazat x Koton koleksiyonu, Koton Vadi İstanbul mağazasında gerçekleştirilen davet ile tanıtıldı.

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz ve deneyimli moda direktörü Melis Ağazat ev sahipliğindeki özel bir davete iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok seçkin sima katıldı.

Melis Ağazat x Koton koleksiyonunda, 1920’li yıllardan 2000’lere uzanan ikonik etek modelleri özel bir yer tutuyor. Melis Ağazat x Koton koleksiyonu, sezonun en trend kombinlerini Vintage Retro, Smart Academia ve Gothic Drama olmak üzere 3 farklı temada birleştiriyor. Koleksiyon 41 parçası aksesuar olmak üzere toplam 184 parçadan oluşuyor.

 

 

 

 

Ali Başman, Şövalye Liyakat Nişanına layık görüldü

Ali Başman, Şövalye Liyakat Nişanına layık görüldü

Kavaklıdere A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman, Şövalye Liyakat Nişanına layık görüldü.

Fransız Devleti tarafından, tarıma verdiği olağanüstü katkılardan dolayı, daha önce Louis Pasteur, Jacques Chirac gibi önemli isimlerin aldığı ‘Tarım Alanında Şövalye Liyakat Nişanı’ (Chevalier dans l-Ordre du Merite Agricol) bu yıl Kavaklıdere A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman’a verildi.

İstanbul’da Fransız Sarayı’nda düzenlenen törende Başman’a nişanı, Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Hervé Magro takdim etti.

Türkiye-Fransa arasında ticaretin gelişmesi için gösterdiği çaba ve yatırımlardan örnekler verildi. Özellikle 2016 yılında Bordeaux-Castillon bölgesinde yapmış olduğu iki château yatırımı dikkatleri çekerken, Château La Croix Lartigue ve Château Claud Bellevue bağ ve şaraphanelerini sahiplenilmesi Türk ve dünya şarapçılığına damgasını vuran hamle olarak yorumlandı.

 

 

 

 

Armağan Çağlayan’ın kanserle mücadelesi

Armağan Çağlayan’ın kanserle mücadelesi

Sosyal medya hesabından akciğer kanserine yakalandığını ve haftaya tedaviye başlayacağını duyuran başarılı yapımcı Armağan Çağlayan’a destek paylaşımında bulunan yakın arkadaşı Ebru Gündeş, “Bu

Çağlayan; “Herkese merhaba, bugün sizinle kişisel bir şey paylaşmak istiyorum. Yakın zamanda yaptırdığım yıllık sağlık taramasında akciğerimde bir kitle tespit edildi ve yapılan tetkikler sonucunda bugün kitlenin yüksek ihtimalle kanserli olduğu ortaya çıktı. Önümüzdeki hafta sonundan itibaren tedavi sürecine başlayacağım” dedi.

Dikkat! Akciğer embolisi riski taşıyor olabilirsiniz…

Dikkat! Akciğer embolisi riski taşıyor olabilirsiniz…

Genelikle kan pıhtısı nedeniyle bir veya daha fazla sayıda akciğer damarının tıkanması akciğer embolisi olarak tanımlanıyor. Akciğer embolisinin oluşmasında 3 ana sebep olduğunu ancak sıklıkla damarların kan pıhtısıyla tıkanması sonucu oluştuğunu belirten uzmanlar, hayati tehlikesinin oldukça fazla olduğunu ifade ediyor. Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer; sürekli ayakta çalışan meslek gruplarında, doğum kontrol hapı kullananlarda ve 4 saatten uzun yolculuklarda hareketsiz kalanlarda emboli oluşma riskinin yüksek olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Aytaç Atamer ayrıca kemoterapi tedavisi gören kanser hastalarında, sigara kullanan ve aşırı kilolu bireylerde akciğer embolisi riskinin fazla olduğuna dikkat çekiyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, son dönemde sıkça gündeme gelen akciğer embolisinin oluşumuna yol açan sebepleri ve yüksek risk taşıyan yaşam şekilleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Pause Dergi

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Kan damarlarının tıkanmasıyla oluşuyor

Akciğer embolisini genelikle kan pıhtısı nedeniyle bir veya daha fazla sayıda akciğer damarının tıkanması olarak tanımlayan Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Akciğer embolisinin hayati tehlikesi oldukça fazla olan bir hastalık olduğunu söyleyebiliriz. Kalbin sağ tarafından çıkarak akciğerlere giden pulmoner arterler denilen kan damarlarının kan pıhtıları, hava ya da yağ ile tıkanması sonucu ortaya çıkan ani ve acil bir tablodur. Sıklıkla damarların kan pıhtısıyla  tıkanması sonucu oluşuyor” dedi.

Sürekli ayakta çalışanlar risk altında

Akciger embolisinin oluşmasında 3 ana sebep olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Sebeplerin ilki damarların iç yüzünü döşeyen ve endotel olarak adlandırılan bölümünde bir hasar meydan gelmesi, ikincisi damarlardaki kan akışında bir durgunluk olması, üçüncüsü ise kanın pıhtılaşma eğiliminin artmasıdır. Sürekli olarak ayakta çalışan meslek gruplarında  varisler  oluşmakta ve pıhtı atma riski yükseliyor. Dogum kontrol hapı gibi bazı ilaçlar da kanın pıhtılaşma egilimini artırıyor. Uzun süreler boyunca hareket etmeyen veya edemeyen yatağa bağımlı kişilerde, 4 saati aşan uzun süreli yolculuklarda hareketsiz kalmak pıhtı oluşumunu ve emboli riskini artırıyor” uyarısında bulundu.

Sigara ve aşırı kilo riski artırıyor

Karın bölgesi ameliyatlarında, bacakları ilgilendiren operasyonlarda, yağ aldırma ameliyatlarında, genel anestezi uygulanan ve uzun süren bazı operasyonlardan sonra emboli atağının oluşabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Kanser hastalarında, kemoterapi tedavisi gören hastalarda, genetik olarak kandaki pıhtılaşmayı artıran hastalıklarda, sigara kullanan ve aşırı kilolu kişilerde emboli riskinin fazla olduğunu belirtmekte fayda var. Ayrıca derin dalışlar sonrası hızla yüzeye çıkışlarda da emboli oluşabiliyor” ifadelerini kullandı.

Hafif, orta veya ağır şekilde yaşanıyor

Akciger damarı ani şekilde tıkandığında oradaki kan alışverişi ve oksijen alımı bozulduğunu belirten Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Bunun sonucunda hastada ani meydana gelen nefes darlığı, çarpıntı, göğüs duvarında batıcı bir ağrı, öksürük ve bazen de kanlı balgam görülebiliyor. Akciğer embolisinin hafif, orta ve ağır formları bulunuyor. Tedavisi, kan pıhtısının ilaç ile çözülmesi, bir kateter ile parçalanması veya cerrahi olarak çıkarılması şeklinde oluyor. Hangi tedavinin uygulanacağına hastanın risk faktörlerini değerlendirerek hekimler karar veriyor” diye konuştu.

Duruş bozukluğuna karşı 6 önemli öneri

Duruş bozukluğuna karşı 6 önemli öneri

Acıbadem Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Yeşim Çimen yaygın tablet ve telefon kullanımına bağlı kamburluk görülme sıklığındaki artışa dikkat çekerek “Omurgayı dik tutmaya yarayan kaslar, yanlış kullanım sonucunda güçsüzleşir ve bu durum zamanla kamburluğun ilerlemesine neden olur” dedi. Doç. Dr. Çimen, masada oturma pozisyonunun düzgün olması gerektiğini ve 30 dakikada bir mola vermek gerektiğini söyledi.

Sırt omurgası yani troakal omurganın C şeklinde doğal bir eğriliğe sahip olduğunu belirten Acıbadem Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Yeşim Çimen “Bu eğrilik 20 ile 45 derece arasındadır. Kamburluk yani kifoz sırttaki bu eğriliğin 50 derecenin üzerinde olması durumuna verdiğimiz isimdir” dedi. Kifozun, genellikle çocukluk ya da ergenlikte ortaya çıktığını vurgulayan Doç. Dr. Çimen “Çocukluk çağı kifozu ikiye ayrılır: Birincisi ve yaygın görüleni postural kifoz olup tamamen duruş bozukluğuna bağlıdır, önlenebilen ve geri döndürülebilen bir durumdur. İkincisi ise omurga deformitesine bağlı gerçek kamburluk olup nispeten az görülür ve erken tanı ve tedavi gerektirir” diye konuştu.

Doç. Dr. Yeşim Çimen

Masa başında yanlış oturmak kambur yapıyor

“Postural kifoz” yani duruş bozukluğuna bağlı olan kamburluğun yanlış hareketten kaynaklandığını ifade eden Doç. Dr. Çimen bu yanlış hareketleri “Masa başında yanlış oturma pozisyonu, bilgisayar başında mola vermeden oturma, uzun süreli aynı pozisyonda kalma ve monitör, klavye ve fare gibi bilgisayar donanımlarının yanlış kullanılması” olarak belirtti. Omurgayı dik tutmaya yarayan kasların yanlış kullanım sonucunda güçsüzleşip zamanla kamburluğun ilerlemesine neden olduğunu; kambur duruşun ise hem ailenin tedirgin olmasına, hem de gencin özgüveninin azalmasına, beden imajı veya benlik saygısı sorunlarının gelişmesine neden olabileceğini dile getirdi. Duruş bozukluğuna bağlı olan kamburluk için tıbbi tedaviye gerek olmadığını söyleyen Doç. Dr. Çimen, dik duruş korselerinin kullanımı zor olduğundan kamburluğu önlemede etkili bir yöntem olmadığını aktardı.

İşte dikkat edilmesi gereken hususlar:

Masa başında doğru oturma şeklinin öğrenilmesi ve sırt eğriliğini normale getirecek aktif egzersizlerin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Çimen dikkat edilmesi gereken hususları ise şu şekilde sıraladı:

-Öncelikle masada ders çalışırken doğru oturmak önemlidir. Masada öne eğilmeden oturulmalı ve baş, kulaklar omuz hizasında olacak şekilde dik tutulmalıdır. Ayaklar yere düz bir şekilde temas etmeli, dizler yaklaşık doksan derece bükülmeli, diz ve kalçalar aynı düzlemde olmalıdır. Bunun sağlanması için ayak tahtalarından yararlanılabilir.

-Sandalye 360 derece dönebilmeli ve arka eğimi, yüksekliği ve kollukları ayarlanabilir olmalıdır. Güvenli hareket için ise beş ayaklı olması tercih edilir.

-Ders çalışma koltuğu belin dik durmasını sağlayacak şekilde ayarlanmalı, sırt koltuğa yaslanmalıdır. Bel kavisi gerekirse bir bel yastığı ile desteklenmelidir.

-Monitör ekranının üstü gözümüzle aynı seviyede ya da gözümüzden birkaç cm yukarıda olmalıdır. Daha alçakta olması eğilmemize ve sırtta kambur oluşumuna yol açar.

-Sürekli masa başında oturmak postürümüzün bozulmasına neden olacağından kısa süreli ama sık dinlenme araları önerilmektedir. Bu yüzden 30 dakikada bir, birkaç dakika mola vererek oda içinde yürümeli, esneme hareketleri yapılmalıdır.

– Duruş bozukluğuna karşı yüzme, özellikle de sırt üstü yüzme, bel, sırt ve boyun egzersizleri, pilates ve yoga başta olmak üzere düzenli spor yapılması gerekmektedir.

Tolerans’dan ilk tekli “Gürlediğim Gibi Yağsam”

Tolerans’dan ilk tekli “Gürlediğim Gibi Yağsam”

Tolerans ilk teklisi “Gürlediğim Gibi Yağsam”ı Dmc etiketi ile müzikseverler ile buluşturuyor.

Platonik aşkı anlatan, özgün ve sıradışı sözleriyle ön plana çıkan teklinin sözü ve müziği de Tolerans’a ait.

Romantik ve duygusal melodisi olan alternatif pop tadındaki “Gürlediğim Gibi Yağsam”ın düzenlemesinde ise Gürkan Kömürcü ve Kaan Yazıcı işbirliği var.

İmre Haydaroğlu yönetmenliğinde çekilen klipte ise Tolerans’a Alena Sarıuçak eşlik etti. “Gürlediğim Gibi Yağsam” DMC etiketi ile  tüm dijital platformlarda yayında, klibi ise NetD kanalında yayında!

 

LADY GINA COMPANY yeni koleksiyona özel davet

LADY GINA COMPANY yeni koleksiyona özel davet

LADY GINA COMPANY, yeni koleksiyonunu verdiği özel davet ile tanıttı.

LADY GINA, kurduğu genç ve dinamik kadrosuyla hazırladığı cesur, yenilikçi ve bir o kadar da zamansız tasarımlarını moda tutkunlarının beğenisine sunduğu Galataport Mağaza açılış davetinde önemli isimleri bir araya getirdi.

Davetlilerin Dj ve Perküsyon performans eşliğinde eğlenceli vakit geçirip bir yandan da alışveriş yaptığı etkinlik tüm katılımcılardan tam not aldı.

 

 

 

 

 

 

Isola Manzara Gardens’da brunch başladı

Isola Manzara Gardens’da brunch başladı

İtalyan restoranı Isola Manzara Gardens kış sezonuna özel olarak Pazar brunch’ları ile misafirleri özel bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

METT Hotel & Beach Resort Bodrum

Sunset Hospitality Group’un markası METT Hotels&Resorts’un Türkiye’de geçen yaz açtığı ilk oteli olan METT Hotel & Beach Resort Bodrum, misafirlerini ağırlamaya kış sezonunda da hız kesmeden devam ediyor.

METT Hotel & Beach Resort Bodrum

Isola Manzara Gardens, Kasım ayı itibariyle başlayan tüm sonbahar ve kış sezonu boyunca her Pazar 11:00 – 16:00 saatleri arasında düzenlenecek brunchlara misafirlerini bekliyor.

METT Hotel & Beach Resort Bodrum

Pazar brunch menüsünde ıspanaklı ravioli, mevsim sebzeli İtalyan usulü Frittata yumurta, Pinsa Tartufo gibi İtalyan dokunuşları dikkat çekiyor.