Yazılar

Berkay 2 yıl trafikten men edildi

Berkay 2 yıl trafikten men edildi
Berkay alkollü araç kullandığı için 2 yıl trafikten men edildi.
Şarkıcı Berkay, Maslak’ta trafik çevirmesine takıldı. Alkollü olduğu öğrenilen şarkıcının alkolmetreyi üflemek istememesinin üzerine polisle tartıştığı iddia edildi. Şarkıcı, alkollü araç kullandığı için 2 yıl trafikten men edildi.

“Time İs Love; Bir Dünya Gezisi Sahnesi”

“Time İs Love; Bir Dünya Gezisi Sahnesi”
Müzik, ses, tiyatro ve dansı bir sahnede buluşturan çağdaş sanat sergisi Ortaköy Kethüda Hamamı’nda.
Horoz Lojistik’in 80. yılı vesilesiyle küratörlüğünü Sanatatak kurucusu eleştirmen Ayşegül Sönmez’in üstlendiği “Time is LOVE; Bir Dünya Gezisi Sahnesi”, Ortaköy Kethüda Hamamı’nda ziyarete açıldı.
29 Ocak 2023 Pazar gününe kadar Ortaköy Kethüda Hamamı’nda ücretrsiz olarak gezilebilecek “Time is LOVE; Bir Dünya Gezisi Sahnesi”nin etkinlik programı @timeislove2023 hesabından takip edilebiliyor.

Kalça protezi kimlere uygulanabilir?

Kalça protezi kimlere uygulanabilir?

Çorap ve ayakkabı giymekte zorlanmak… Merdiven çıkarken trabzanlardan tutunarak destek almak… Yürümekte, hatta oturup kalkmak gibi basit hareketlerde bile güçlük çekmek… Vücudumuzun en fazla yük taşıyan eklemlerinden biri olan kalça eklemleri, çeşitli nedenlerden dolayı hasar görebiliyor. Bunun sonucunda oluşan ağrı, hareketlerdeki kısıtlılık ve kilitlenme hissi, yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürebiliyor. Eklemlerde gelişen problemlere ilaç, fizik tedavi ve koltuk değnekleri gibi yürümeye destek olan cihazlarla çözüm sağlanabilse de, bazen sorun devam edebiliyor. Bu noktada ‘kalça protezi’ ameliyatı gündeme geliyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selami Çakmak, günümüzde kalça protezleri ameliyatlarının son derece güvenli ve etkili bir şekilde uygulandığına dikkat çekerek, “Son yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde kullanılan protezlerin kaliteleri de oldukça arttı. Artık protezler vücuda çok daha kolay uyum sağlıyor, böylelikle kullanım ömürleri de uzuyor. Ameliyat sonrasında hastalar ağrısız ve acısız hareket imkanına yeniden kavuşabiliyor, hastaneden yürüyerek çıkabiliyor.” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selami Çakmak, kalça protezi ameliyatı hakkında en çok merak edilen soruları yanıtladı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Dergi

Prof. Dr. Selami Çakmak

SORU: Kalça protezi ameliyatı ne zaman gündeme gelir?

CEVAP: Kalça ağrısı kişinin günlük aktivitelerini etkiliyorsa, çömelip kalkma, oturma-kalkma fonksiyonlarında ağrıya neden oluyorsa, istirahat halinde iken bile ağrı devamlılık gösteriyorsa, eklem hareketlerinde kısıtlanma başlamışsa ve hareket etmek giderek zorlaşıyorsa, ilaçlara ve baston gibi yürümeye yardımcı cihazların kullanılmasına rağmen ağrıda azalma olmuyorsa, kalça protezi ameliyatı gündeme gelir.

SORU: Protez genç yaş grubuna da uygulanır mı?

CEVAP: Kalça protezi ameliyatı genellikle 50 ila 80 yaş arasındaki kişilere yapılıyor olsa da, bu ameliyat için mutlak bir yaş aralığı yoktur. Hastanın ağrısının ciddiyeti ve oluşturduğu sakatlık hali kime protez yapılması gerektiğini belirleyen ana kriterlerdir. Dolayısıyla kalça protezi her yaştan kişiye yapılabilir. Örneğin, çocukluk çağından itibaren romatizmal hastalığı olup kalça eklemi erkenden hasar görmüş 20’li yaşlardaki genç kişilere de uygulanabilir. Aynı zamanda kişinin kilolu olması protez ameliyatı yapılmasını engellemez. Tabi ki protez ameliyatı öncesinde kilo verilmesi istenir; çünkü aşırı kilo protezdeki yıllar içinde gelişebilecek aşınmalara yol açabilir ve protezin ömrünü kısaltabilir.

SORU: Kalça protezi ameliyatı güvenli bir yöntem mi?

CEVAP: Kalça protezi ameliyatı kalça ve kasıktaki ağrıların ortadan kaldırılması, kalça hareket açıklığının artırılması ve normal günlük yaşama dönülmesi adına güvenli ve etkili bir yöntemdir. Son yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde protezlerin kalitelerinin artması; vücut içindeki uyumlarının giderek artmasını, böylelikle kullanım ömürlerinin de uzamasını sağlamaktadır. Modern ameliyathaneler, gelişen yeni ameliyat yöntemleri, enfeksiyonu önleyen antibiyotik tedavileri ve kan akışkanlığını sağlayan yeni ilaçların kullanıma girmesiyle kalça protezi ameliyatı sonrasında hasta konforu en üst düzeye ulaşmıştır.

SORU: Kalça protezi ameliyatı nasıl uygulanır?

CEVAP: Kalça protezi ameliyatında aşınmış ve yıpranmış olan kıkırdak eklem yüzleri vücuttan uzaklaştırıldıktan sonra çıkartılır. Yerlerine protez konularak kalça ekleminin ağrısız ve kısıtlama olmadan hareketi sağlanır. Uyluk kemiğinin içindeki kanala yerleştirilen saplı bir protez ile leğen kemiğindeki yuvasına yerleştirilen proteze uygun bir çanak yerleştirilir. Bu protezlerin malzemeleri vücuda uyumludur ve ömür boyu vücut içinde kalarak fonksiyon görecek şekilde tasarlanır.

Pause Dergi

SORU: Protez sonrasında spor yapmak sakıncalı mı?

CEVAP: Kalça protezi ameliyatından sonra hangi aktivitelerin yapılabileceği konusunda bilinçli olmak son derece önemlidir. Protezin kemiğe uyumu ve sonrasında, protez yüzeyleri arasında yer alan ve hareket eden kısımda yıllar içinde minimal aşınmalar olabilir. Aşırı aktivite ve aşırı kilo alma ile bu aşınmalar daha fazla oluşur, böylelikle protezin ömrü de kısalır. Dolayısıyla yürüme, yüzme, bisiklet kullanma, doğa yürüyüşü ve dans etmek gibi düşük etkili aktivitelerin yapılması, bunun aksine koşmak veya zıplamak tarzındaki yüksek etkili aktivitelerden ise kaçınılması önerilir.

SORU: Günlük yaşamda nelere dikkat edilmeli?

CEVAP: Hastalar her ne kadar ameliyattan hemen sonra koltuk değneği, yürüteç veya baston yardımı ile yürüyecek olsalar da, ameliyat sonrasında 3-4 hafta süre günlük işlerinde (yemek yapma, banyo yapma, alışveriş vb.) kendilerine yardım edecek birine ihtiyaçları olacaktır. Taburcu olduktan sonraki sürecin rahat geçebilmesi için bazı tedbirler almak yarar sağlayabilir. Örneğin, banyo ile tuvalete konabilecek olan ve tutunmaya yarayan güvenlik tutamakları, klozette rahat oturmayı kolaylaştıran klozet yükselticiler, ayakkabı giyerken kalça eklemini aşırı bükülmesinden koruyan uzun ayakkabı çekecekleri, bunlardan bazılarıdır. Yine yürürken ayağın takılabileceği halı kenarları ile elektrik kablolarının da ortadan kaldırılması önemlidir.

Konfezar’a, Norm Ender’den tam destek…

Konfezar’a, Norm Ender’den tam destek…

Rap müzik sanatçısı Konfezar “Destan” isimli yeni şarkısını müzikseverlerle buluşturdu…

Aranjörlüğünü Nurettin Çolak’ın, yaptığı ‘Destan’ isimli şarkısında Konfezar’a, rap müziğin başarılı ismi Norm Ender sesi ile tam destek verdi. Konfezar’ın, klip ve fotoğraf çekimlerinde yönetmen koltuğunda Ali Eşitmez imzasını attı. Sektörün önde gelen başarılı isimleriyle çalışan Konfezar, ‘Rap müzikte bende varım. Yaptığım müzikle verdiğim mesajlarla daha geniş kitlelere sesleneceğim’ dedi.

‘Destan’ şarkısının sözleriyle, gençlerin uyuşturucu maddeye özendirilmesine karşı tepkisini ortaya koyan Konfezar, ‘Destan’ şarkı sözleriyle de sosyal mesajlar vermeyi ihmal etmedi.

Filmde kendini oynadı

Filmde kendini oynadı

Ünlü sunucu, oyuncu ve şarkıcı Defne Samyeli, Mahsun Kırmızıgül’ün 3 Şubat’ta vizyona girecek yeni filmi Prestij Meselesi ile 90’lı yıllara döndü. Samyeli filmde kendisini canlandırdı.

Mahsun Kırmızıgül merakla beklenen filmi Prestij Meselesi’nin kadrosunda, Özcan Deniz ve Haluk Levent ile birlikte çıktıkları ilk televizyon programının sunucusu olan Defne Samyeli’ye de yer verdi.

Yılın en iddialı filminde kendisini canlandıran Defne Samyeli, 90’lı yıllara döndü. Film setinde Kırmızıgül ile birlikte anılara yolculuk ettiklerini belirten Samyeli, kendisi için çok anlamlı bir rol olduğunu ve nostalji yaşadığını belirtti.

Aşk dolu lezzetler

Aşk dolu lezzetler

Amerikan pastane kültürünün Türkiye’deki temsilcisi Magnolia Bakery, Sevgililer Günü’ne özel lezzetler hazırladı.

Özenle hazırlanan ikonik Magnolia Bakery cupcakelerinin ve pastalarının Sevgililer Günü’ne özel yazılar ve kalplerle süslendiği lezzetler, romantik sofralara renk katıyor. Aşkı her ısırıkta hissettirecek Magnolia Bakery Sevgililer Günü özel lezzetleri, 11 Şubat’ta sevenleriyle buluşacak.

Uyku sorununuz nasıl çözülür?

Uyku sorununuz nasıl çözülür?

Gizemi henüz çözülemeyen uyku konusunda son yıllarda çok sayıda araştırma yapılıyor. Araştırmalarda uyku sorunu toplumda % 20-40 arasında görülüyor. Geceleri 5 saatten daha az uyuyan 50 yaş üstü kişilerde kronik sağlık sorunlarının ortaya çıkma riski giderek artıyor. Uyku yoksunluğunun beyin, kalp-damar, mide-bağırsak, endokrin ve bağışıklık sistemleri üzerinde zamanla olumsuz etkileri ortaya çıkıyor. Kaliteli bir uyku için bazı pratik önerileri uygulamak gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nergiz Hüseyinoğlu, uyku ile ilgili bilgi vererek önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Nergiz Hüseyinoğlu

Uyku kalitesini koruyun

Uyku, canlılar için dinlenme ve onarım sürecidir. İnsanlar düzenli olarak uyuduğunda kalp ve damar, solunum, sinir, endokrin, mide- bağırsak ve bağışıklık sisteminde onarım ve vücut organizasyonunda değişiklikler olmaktadır. Bu sürecin başında olan merkezi sinir sistemi bir komuta merkezidir.  Beynin tüm merkezleri, bu süreçte belirli önemli bir görev üstlenmektedirler. Örneğin, beyin sapından hipotalamusa, orta beyne ve beyin korteksine doğru uzanan yolaklar ve nörotransmitterler (aktif maddeler) devreye girmektedir. Uyanık olma ve uykuyu regüle eden beyin bölgeleri sağlıklı uyku sırasında birbirine dengeli geçiş yaparak uykuya geçişi, uykunun süresini ve evrelerini ve uyanma saatini belirlemektedir. Uykunun NREM süresi boyunca kalp kasında relaksasyon yani gevşeme, kan basıncında, solunum hızında ve metabolik hızda azalma ortaya çıkmaktadır. Uyku sürecinde beyin ve bağışıklık sistemi arasında da karşılıklı haberleşme ve etkileşim olduğu bilinmektedir. Endokrin sistemde de uyku sırasında bazı değişiklikler meydana gelmektedir. Normal uyku sırasında büyüme hormonu ve prolaktin salgısı artarken, kortizol ve tiroit stimulan hormon salgısı azalmaktadır. Bu nedenle yeterli süt salgısının olması için emziren annelerin uykularına dikkat etmeleri ve yeterince uyumaları önerilmektedir.

Uyku süreleri kişiye göre değişiyor

Kimin kaç saat uyuması gerektiğinin kişiye göre değerlendirilmelidir. Bu konuda her yaş için kesin sınırlar yoktur. Bazı insanlar günlük 5-6 saat uyduğunda ve uyandığında kendilerini dinlenmiş ve enerjik hissederken,  bazıları ise 9-10 saat uyuduktan sonra kendilerinin çok iyi dinlendiğini belirtmektedir. Genel olarak 1 yaşından küçük çocuklar günde ortalama 10-16 saat uyurken, ergenlik çağındaki çocukların uyku süresi 8-12 saat olması beklenir. Erişkin insanların uyku süresi yaklaşık 6-9 saat arasında değişmektedir. Yaşlandıkça uyku süresi azalmakta ve uyku daha yüzeyel bir hal almaktadır. Sağlıklı bireyler genellikle gece 1-2 defa uyanarak blok halinde uyur. Gece uykusunun belirli evreleri vardır ve bu evreler birbirine ardışık bir geçiş gösterir. Gece uykusunun sık bölünmesi bu uyku mimarisinin bozulmasına sebep olabilmektedir. Gece uykusu bölünen kişiler gün içinde yorgun, sinirli olmakta, dikkat ve konsantrasyon eksikliği yaşamaktadır. Özellikle vardiyalı çalışan insanlarda olağan uyku saatlerinde meslek gereği uyanık kaldıkları için sıkça dikkat eksikliği, aşırı uyku hali, ruhsal ve fiziksel performans düşüklüğü görülmektedir. Özellikle yaş ilerledikçe, vardiyalı çalışmaya adapte sorunu ortaya çıkar. Ayrıca bu insanlarda uykuya dalma ve sürdürme güçlüğü ile dinlendirici olmayan, yüzeyel uyku da sık görülmektedir. Uykusuzluk kadınlarda erkeklere göre 1,5 katı daha fazla görülmektedir. Özellikle de menopoz sonrası kadınlarda gece terlemeleri ve ateş basmaları nedeniyle uykusuzluk daha fazla ortaya çıkmaktadır.

 Çok fazla uyumak da iyi değil

Gerektiğinden az uyumak kronik hastalıkların dışında belli başlı sorunlara neden olmaktadır. Uykusuzluk, vardiyalı çalışma gibi nedenlerle yeterli süre uyuyamayan insanlarda baş ağrısı, yorgunluk, kırgınlık, enerji ve motivasyonda azalma, ruh hali değişkenliği, trafikte araç kullanırken hata yapma olasılığı, okul performansında azalma, mesleki performansta düşme gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca çok uyumak veya aşırı uykululuk hali de çok önemsenmeyen bir durumdur. Bu sorun, altta yatan başka bir sorun ve hayatı tehdit eden hastalıkların habercisi olabilir. Başta tıkayıcı uyku apnesi olmak üzere, narkolepsi ve uykuda hareket bozukluğu hastalıklarının gün içinde ortaya çıkan tezahürüdür. Ayrıca depresyon, bunama, kalp, şeker hastalığı ve akciğer hastalıklarında da gün içinde aşırı uykululuk ve çok uyuma gibi belirtiler görülmektedir. Kaliteli bir uyku sonrası kendimizi dinlenmiş ve enerjik hissetmemiz beklenen bir durumdur. İyi bir uyku uyunmadığının kanıtları ise uyandıktan sonra ortaya çıkan yorgunluk, halsizlik, iş ve okul performansında düşme, ruh halinde dalgalanmalar ve odak bozukluğudur.

Bağışıklık sistemi uykuyla bağlantılı

Uyku ile bağışıklık sistemi arasında karşılıklı düzenleyici bir bağlantı vardır. Kaliteli bir uyku uyuyan hastaların bağışıklık sisteminin uyku süresince onarıldığı bilinmektedir. Hastalıkların kolay bir şekilde atlatılabilmesi için yeterli uykuya ihtiyaç vardır. Öte yandan kronik uyku yoksunluğu yaşayan insanlar daha kolay hastalanabilmektedir. Bilimsel çalışmalar göstermiştir ki,  uyku yoksunluğu sırasında bağışıklık sistemine ait bazı değerler baskılanmakta, bazıları da aktive olmaktadır. Bağışıklık sisteminin de uyku üzerine düzenleyici bir etkisi vardır. Bazı moleküllerin, örneğin sitokinlerin artışı, uyku kalitesini ve mimarisini bozmaktadır.  Bilimsel verilerin ışığında değerlendirildiğinde, bağışıklık sisteminin iyi çalışması için yeterli ve kaliteli uykuya ihtiyaç olduğu görülmektedir.

Uykusuzluğa iyi gelen öneriler

Hem kronik hem de akut uykusuzluğun temel sebebinin, strese maruz kalma ve depresyon ile anksiyete gibi psikiyatrik bozukluklar olduğu yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Bunun dışında uykusuzluğa; ortamın gürültüsü, ısısı ve ışığı, yaş, madde ya da ilaç bağımlılığı ile kişinin solunum ve kalp hastalıkları, huzursuz bacaklar sendromu, uyku apnesi ve kötü uyku hijyeni neden olmaktadır.

Öncelikli olarak uyku hijyeninin gözden geçirilmesi ve düzeltilmesi gerekir. Uyku hijyeni konusunda uzmanlar tarafından bilgilendirme yapılmalı kişinin daha doğru ve sağlıklı uyku alışkanlıkları kazanması hedeflenmelidir.

  1. Uyku sorunu olanların her gece aynı saatte yatması ve her sabah aynı saatte kalkması, gündüz uykusundan kaçınması önerilmelidir.
  2. Yatak odasında ses, ışık ve ısı düzenlemesi yapmak önemlidir.
  3. Yatma saatinden en az 6 saat önce kafeinli içecekleri tüketilmemeli, uyku saatine yakın saatlerde yemek yenmemelidir.
  4. Uyku öncesi alkol ve tütün kullanılmamalıdır
  5. Yatma saatinden 3-4 saat öncesine kadar yoğun ve yorucu fiziksel aktivitelerden uzak durulmalıdır.

Buba’s Bosphorus menüsünü yeniledi

Buba’s Bosphorus menüsünü yeniledi

Rumelihisarı’nda hizmet veren Buba’s Bosphorus, şimdi yoluna yeni şefi ve farklı lezzetleri ekleyerek genişlettiği menüsüyle devam ediyor.

Sevilen kahvaltı menüsü ve burgerlerinin yanına İtalyan mutfağına göz kırpan tarifler, balık ağırlıklı ana yemekler, salata ve tatlılar ile taze sıkılmış meyve suları ekleniyor.

Buba’s Bosphorus yepyeni lezzetleriyle yine akılda kalacak anlara imza atmaya hazırlanıyor. Buba’s Bosphorus menüsünde artık balık odaklı tarifler daha fazla ön plana çıkarken, antipasti ve salata seçenekleri, makarna ve risotto çeşitleri ile sürpriz tatlılar da misafirleri bekliyor.

Gaziantep Yöresel Yemek Günleri başlıyor

Gaziantep Yöresel Yemek Günleri başlıyor

Gaziantep Yöresel Yemek Günleri Gaziantep mutfağının eşsiz lezzetleri Elite World Hotels&Resorts’ta…

Elite World Hotels&Resorts, bu ay Gaziantep lezzetleriyle misafirlerini ağırlıyor. Farklı etkinlikleri ile konuklarını mutlu etmeye devam eden Elite World Hotels&Resorts, 16-29 Ocak 2023 tarihleri arasında Gaziantep Yöresel Yemek Günleri düzenliyor.

Elite World İstanbul Florya, Elite World Van, Elite World Grand Sapanca, Elite World Grand İstanbul Küçükyalı ve Elite World Grand İstanbul Basın Ekspres’in The Grill Ocakbaşı restoranlarında misafirler Gaziantep mutfağının en özel lezzetlerini deneyimleme şansına sahip olacak.

Gaziantep Yöresel Yemek Günleri menüsünde, başlangıçlar Beyran Çorba, Yuvalama Çorba, ara sıcaklar Tereyağlı İçli köfte, Fındık Lahmacun, Kuru Patlıcan Dolma, ana yemekler Simit Kebap, Ali Nazik, Fıstıklı Kebap olarak düzenlendi. Misafirler yaşadıkları lezzet şöleninin kapanışını ise Fıstıklı Katmer, Pekmezli Helva Tatlısı ile yapabilecek.

Bel fıtığında ameliyat son çare mi?

Bel fıtığında ameliyat son çare mi?

Bel ağrıları, yetişkin popülasyonda hekimlere en sık başvuru nedeni olarak ilk sırada yer alıyor. Toplumumuzda her 10 kişiden 8’i yaşamlarının herhangi bir döneminde bel ağrısı sorunuyla karşılaşıyor. Yaygın inanışın aksine, bel ağrılarının çok az bir kısmı ‘fıtık’ nedenli oluyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar, yaşam kalitesini oldukça düşürebilen bel fıtığında erken dönem tedavinin çok önemli olduğuna işaret ederek, “Ameliyata ihtiyaç duyulduğunda, doğru bir zamanlama ile yapılan cerrahi müdahaleden hastanın faydalanma oranı daha yüksek oluyor. Hastalarda güç kaybı geliştikten sonra ise beklenen sürenin uzunluğu cerrahinin başarı şansını olumsuz etkiliyor. Ancak toplumda doğru sanılan bazı hatalı bilgiler ve bu yönde davranılması zaman kaybına, bunun sonucunda da tedaviden istenilen başarının elde edilememesine neden olabiliyor. Dahası tedavide gecikme kas gücünde kalıcı azalmanın yanı sıra felç gibi ciddi sorunlarla sonuçlanabiliyor” diyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar, toplumda bel fıtığı hakkında doğru sanılan hatalı bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar

Prof. Dr. Ziya Akar

Her bel ağrısı bel fıtığıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel ağrılarının yüzde 95’i disk dejenerasyonu ve kas eklem tutulmaları gibi fıtık dışı etkenlerden kaynaklanıyor.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında felç kalma riski yüksektir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, mikrocerrahi yöntemiyle gerçekleştirilen ameliyat sonrasında felç kalma riski çok düşük olup, yüzde 1’in altında seyrediyor.

Şiddetli bacak ağrısının aniden geçmesi iyiye işaret eder. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel fıtığına bağlı oluşan şiddetli bacak ağrısının aniden ve kendiliğinden geçmesi, bazen ciddi sinir hasarından kaynaklanabiliyor.

Bel fıtığı ameliyatından sonra korse kullanımı zorunludur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Günümüzde bel fıtığı ameliyatlarında sıklıkla mikrocerrahi yöntem tercih ediliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar, “Mikrocerrahi yöntemi ile yapılan bel fıtığı operasyonu sonrasında hastalar, korse kullanımı gerekmeksizin, ameliyatın ardından 4 ila 6 saat sonunda ayağa kalkıp yürüyebiliyorlar” diyor.

Bel fıtığı tanısı konan hastalar sert zeminde yatmalıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bel fıtığı hastalarının da sağlıklı bireyler gibi, yarı ortopedik ya da tam ortopedik yatakta yatmaları herhangi bir sorun oluşturmuyor.

Ağır yük kaldırmak bel fıtığına neden olur. YANLIŞ!
DOĞRUSU:
Sanılanın aksine bel fıtığı sorunu ağır bir yük kaldırmak ile ilişkili olmuyor. Hareketsiz yaşam süren bireyler, ağır bedensel bir işte düzenli olarak çalışanlara kıyasla daha çok risk altındalar. Prof. Dr. Ziya Akar, “Hastalar çoğunlukla fazla hareket etmekten kaçınırlar. Oysa hareketsiz bir yaşam tarzı benimsemek de bel fıtığına yol açan nedenlerden birisidir ve önemli bir risk faktörüdür. Bunun nedeni ise oturduğumuzda disk içi basıncın en yüksek seviyesine ulaşması ve fıtıklaşmış olan diskin sinir köklerine basıyı artırmasıdır” diye konuşuyor.

Ameliyat sonrasında uzun süreli yatak istirahati şart. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaygın inanışın aksine, bel fıtığı ameliyatı sonrasında uzun süreli yatak istirahati gerekmiyor. Prof. Dr. Ziya Akar, “Standart mikrocerrahi yöntemi kullanıldığında hastalar birinci haftanın sonunda gündelik hayata dönebiliyorlar” diyor.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar

Bel fıtığında ameliyat son çaredir. YANLIŞ!
DOĞRUSU:
Bacak ve ayaklarda güç kaybı, uyuşukluk, histe azalma ve idrar kaybı gibi belirtiler olduğunda zaman kaybetmeden cerrahi tedavinin uygulanması gerekiyor. Prof. Dr. Ziya Akar, aksi halde kalıcı sinir hasarları olabileceği uyarısında bulunuyor.

Bel fıtığı ilaç tedavisi ile düzeltilebilir. YANLIŞ!
DOĞRUSU:
İlaç tedavisi ile sadece mevcut semptomlara dönük bir yanıt alınabiliyor. Ancak cerrahi tedavi gerektiren hasta adayını tedavi etmiyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ziya Akar, günümüzde bel fıtığında en sık mikrodistektomi yöntemine başvurulduğunu belirterek, şöyle devam ediyor: “Mikrodistektomi aynı zamanda geçerliliğini ve güncelliğini koruyan altın standart tedavi yöntemidir. Minimal invaziv bir yöntem olduğu için hastalar ameliyat sonrasında aynı gün mobilize olabiliyor, ertesi gün ise hastaneden ayrılabiliyorlar”

Basit bel ağrısında hekime görünmek şart değil. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Basit bel ağrısı için hekim yerine masör, fizyoterapist, osteopat veya kırık- çıkıkçıya  gitmekte sakınca olmadığına yönelik yanlış inanışlar, ciddi sorunlara yol açabiliyor. Prof. Dr. Ziya Akar, “Basit bel ağrısının dahi altında romatizmal bir hastalıktan omurga tümörüne uzanan bir yelpazede yer alan hastalıkların olabileceği unutulmamalı. Bu nedenle ilk olarak beyin ve sinir cerrahi, fizik tedavi ya da ortopedi hekimine başvurmak son derece önem taşıyor” diyor.