Yazılar

 Sultan Bozkurt “Paranoyak” oldu

 Sultan Bozkurt “Paranoyak” oldu

Geçtiğimiz aylarda “Hoppa” isimli şarkısını müzikseverlerin beğenisine sunan Sultan Bozkurt, 4’üncü şarkısı “Paranoyak”ı Avrupa Müzik etiketiyle beğeniye sundu. Söz ve müziği Ayşe Tufan’a ait olan şarkının prodüktörlüğünü ve aranjesini Onur Betin üstlendi. Şarkıya bir de klip çeken Bozkurt, klip için Ahmet Can Tekin yönetmenliğinde kamera karşısına geçti. Ünlü şarkıcının styling’ini Ceren Sıla Özyurt yaptı. The Post Brothers prodüksiyonu ile tamamlanan video klip MüzikPlayYoutube kanalında yerini aldı. Sultan Bozkurt’un yeni teklisi “Paranoyak” modern pop elementleri içeren güçlü aranjesiyle günümüz disko altyapısına en uygun örneklerden olma özelliğini taşıyor.

Eğlenceye farklı bir soluk “CUBA 42”

Eğlenceye farklı bir soluk “CUBA 42”

İstanbul’un kalbi Maslak’ta, Cuba esintili dekorasyonu, Güney ve Latin mutfağından esinlenmiş egzotik mutfağı ile Cuba 42 kapılarını açtı.

1 Şubat Çarşamba caz, funk, soul ve kendi parçalarından oluşan repertuarı ile sahnede sihir yaratan Ceyda Köybaşıoğlu’nu ağırlıyor…

İnteraktif sahne show’u ile konuklarını şaşırtan, dans ettiren, eğlendiren, sahnedeki müzik serüveninde geçmişten günümüze parçalarla heyecanlandıran ödüllü sanatçı Ceyda Köybaşıoğlu’nu hem bass çalarken hem de şarkı söylerken, seyirciler arasında dans ederken, her an, her umulmadık performansta görebilirsiniz.

CUBA 42

42 Maslak’ta hizmet veren Cuba 42;  Pazar günleri hariç her gün 12:00 – 00:00 saatleri arasında, Güney ve Latin Amerika esintili egzotik tapaslar, josper fırından muhteşem lezzetler ile öğlen ve akşam servisinde lezzet, müzik ve dans tutkunu müdavimlerini ağırlıyor.

Adres; Maslak, Ahi Evran Cd. No:6, 34485 Sarıyer/İstanbul

Telefon; 0536 494 14 84

Ameliyatsız mide küçültme vücuda sağlık ve form veriyor

Ameliyatsız mide küçültme vücuda sağlık ve form veriyor

 Çağımızın hastalığı obezite, günümüzde tüm dünyada en ciddi sağlık sorunlarından birini oluşturuyor. Son yıllarda sıklığı artan obezitenin artış trendinde olduğu ve hızla yaygınlaşmaya devam edeceği öngörülüyor. Yapılan çalışmalar ülkemizdeki obezite sıklığının %33 olduğunu, yani artık her 3 kişiden birinin obez olduğunu gösteriyor. Türkiye obezite görülme sıklığı konusunda Avrupa’da birinci sırada yer alıyor. Günümüzde obezite tedavisi ameliyatsız bir şekilde, teknolojik bir yöntemle ağızdan mideye girilerek tamamen endoskopik olan ve kesi yapılmaksızın uygulanan mide küçültme yöntemiyle yapılabiliyor. Şişli Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yaşar Çolak, endoskopik mide küçültme işlemi hakkında bilgi verdi.

Pause Dergi

Prof. Dr. Yaşar Çolak

Obezite birçok hastalığı beraberinde getiriyor

Obezite sadece dış görünüş kaygısı ve estetik bir problem değildir, birçok kronik sağlık sorununu beraberinde getirmektedir. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği karaciğer yağlanması, bel fıtığı, diz ve eklem şikayetleri, kalp damar hastalıkları, kalp krizi ve birçok kanserle de yakından ilişkilidir. Obezite özellikle kadınlarda; meme, rahim ve yumurtalık kanserleri, erkeklerde; mide ve kolon kanseri gibi kanserleri gibi aslında en sık görülen kanserleri tetiklemektedir. Ayrıca karaciğer, pankreas ve böbrek kanseri sıklığında da ciddi artışlara neden olmaktadır. Obez kişiler normal kilodaki insanlara göre hem kalp damar hastalıkları hem de kanserler nedeni ile daha erken yaşlarda hayatlarını kaybedebilmektedir.

Endoskopik mide küçültme işlemi avantajları ile öne çıkıyor

Son yıllarda obezite tedavisinde obezite ameliyatlarına ek olarak alternatif, modern endoskopik yöntemler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöntemler içinde en öne çıkan uygulama ise endoskopik mide küçültme yöntemidir. Endoskopik mide küçültme; herhangi bir kesi yapılmadan, endoskopi işlemindeki gibi ağız boşluğundan mideye ulaşılıp, midenin içinden dikişler atılarak midenin küçültüldüğü bir işlemdir. Karından herhangi bir kesi yapılmamakta ve midenin herhangi bir kısmı kesilip çıkartılmamaktadır. Bu da işlemin hem risklerini minimuma indirmekte hem de çok hızlı bir iyileşme dönemi avantajlarını sunmaktadır. Endoskopik mide küçültme işlemi için 2 kriter bulunmaktadır. Bunlardan biri Vücut Kitle İndeksi’nin (VKİ) 30’un üzerinde olması, diğeri de kişinin doğal yolları denemiş ve kilo verememiş olmasıdır. Öncelikle kişi obezite hastası olarak tanımlanmış olmalıdır. Boya göre kilonun oranını gösteren VKİ, 30’un üstünde olmalıdır. Bu oranın normal değeri 25’in altıdır. VKİ’nin 25-30 olduğu grup; kilolu, 30’un üstü olduğu grup ise obez olarak adlandırılmaktadır.  İkinci kriter ise kişinin en az 6 ay boyunca diyet yapması, fiziksel aktiviteyi artırması ve spor yapmasına rağmen yeterli kilo verememesi ya da kilo verip, kilolarını tekrar alması yani doğal yöntemlerle kilo kaybı sağlayamamasıdır.

Hastalar günlük hayatlarına hızlıca dönebiliyor

Obez kişilerde mide hacmi 1500-2500 mililitre kadardır. Endoskopik mide küçülteme operasyonuyla bu hacim 300 mililitreye kadar indirilebilmektedir. Operasyondan 1 hafta kadar önce bir kontrol endoskopisi yapılması gerekmektedir. Buradaki amaç, midenin içine atılacak dikişlere engel teşkil edecek gastrit, ülser ve tümör gibi hastalıkların varlığını belirleyebilmek ve işlemden önce tedavi etmektir. Yine işlemden 1 hafta kadar önce mide koruyucu ilaç kullanılması önerilmektedir. Operasyon günü ise hasta aç gelmelidir. Endoskopik mide küçültme işlemi sonrasında hasta 1 gece hastanede kalır, ertesi gün ise taburcu olmaktadır. Hastanede kalış sadece kontrol amaçlıdır, hastaların daha konforlu bir gece geçirmeleri içindir. Operasyon sonrasında hasta 2 gün içinde normal yaşantısına geri dönebilmektedir.

Mide herhangi bir kısmı çıkarılmadan küçültülüyor

Endoskopik mide küçültme işlemi genel anestezi altında yapılmakta olup, uygulama yaklaşık 1,5 saat sürmektedir. Özel donanımlı, ucunda dikiş seti olan endoskopik bir cihazla ağız boşluğundan midenin içine girilip midenin içinden tam kat dikişler atılarak midenin hacmi küçültülmektedir. Endoskopik mide küçültme işlemi, obezite cerrahisinde karşılaşılabilecek risklerin minimuma indirmesiyle avantaj sağlamaktadır. Endoskopik mide küçültme işleminde midenin herhangi bir kısmı çıkarılmaz, mide kendi içine dikilerek küçültülmektedir. Dikilen alanlar ise büzüşük bir halde kalmaya devam etmektedir. Midenin herhangi bir kısmının çıkarılmamış olması başka bir avantaj daha sağlamaktadır. O da obezite ameliyatları sonrasında görülebilen vitamin ve demir eksikliklerinin yaşanmamasıdır. Endoskopik mide küçültme işleminden sonra hasta vitamin ya da demir takviyesi kullanmak durumunda kalmamaktadır. İyileşme süresinin daha hızlı olması diğer bir avantajıdır.

Güvenli ve yan etkisi çok düşük bir işlemdir

Konusunda uzman hekimler tarafında yapılması gereken endoskopik mide küçültme işlemi ehil ellerde oldukça güvenlidir. Yapılan çalışmalarda ciddi bir yan etkisinin olmadığı kanıtlanmıştır. Dünya ölçeğindeki büyük sağlık otoriteleri, Amerikan Sağlık Dairesi (FDA) tarafından da onaylanmış bir işlemdir. İşlemden sonra bir diyetisyen kontrolünde hastalar belirli aralıklarla düzenli olarak takip edilmektedir. İşlemden sonraki ilk 1 hafta sıvı bir diyetle beslenilmesi önerilmektedir. 2. hafta püre tarzında daha yumuşak gıdalara, 3. hafta ise normal gıdalara kademeli olarak geçilmesi sağlanmaktadır. Endoskopik mide küçültme işleminden sonra yaklaşık yüzde 20- 30 civarında kilo kaybı olması beklenmektedir. Kişi endoskopik mide küçültme işlemi sonrası kısa sürede iş ve sosyal yaşamına dönebilmekte, hızlıca kilo vererek obezitenin olumsuz etkilerinden kurtulmakta ve ideal formuna kavuşabilmektedir.

Soğuk hava ve rüzgar egzamaya neden olabilir!

Soğuk hava ve rüzgar egzamaya neden olabilir!

Kış aylarında özellikle soğuk hava ve rüzgar cilt sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Ciltte kuruluk, bu mevsimde en sık görülen cilt sorunları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Soğuk ve rüzgarlı hava cildimizin koruyucu bariyerinde hasar oluşturuyor. Bunun sonucunda cildimizin su tutma kapasitesi azalıyor. Cildimizde oluşan sıvı kaybı nedeniyle de cildimiz kurumaya başlıyor. Ciltte kuruluk vücudun hemen her bölgesinde görülse de, kış aylarında en sık soğuk havaya maruz kalan ellerde, yüz bölgesinde ve dudaklarda oluşuyor. Cildimiz kuruduğunda yaygın olarak pul pul dökülmeler, gerilme hissi ve kaşıntı gibi sorunlar gelişerek yaşam kalitemizi olumsuz etkiliyor. Önlem alınmadığı takdirde ise kuruluğun artmasıyla birlikte ciltte geniş ve derin çatlaklar, egzama, enfeksiyon ve alerjik reaksiyonlar gibi daha ciddi tablolar ortaya çıkabiliyor!

Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, bu nedenle ciltte oluşan kuruluğun hafife alınmaması gerektiğini belirterek, “Kuru cilt tedavi edilmezse egzama gelişebildiği gibi, daha önceden egzaması olan kişilerde de hastalık aktifleşiyor. Ciddi kuruluklar cilt bariyerinin yıkılmasına neden olarak enfeksiyonlar için bir odak olabiliyor. Bunların yanı sıra alerjenler hasar görmüş olan cilt bariyerinden vücuda çok daha rahat girerek alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Dolayısıyla alınan önlemlere rağmen ciltte oluşan kuruluğun şiddeti artıyorsa, zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak büyük önem taşıyor” diyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, kış aylarında ciltte oluşan kuruluğa karşı almamız gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Dergi

Dr. Şenay AğırgölGünde 2 kez nemlendirin

Cilt kuruluğuna karşı nem koruyucu önlemler almanız ve cildinizi sık sık nemlendirmeniz büyük önem taşıyor. Nemlendirici ürünleri günde 2 kez ve banyodan hemen sonra, cildinizin gözenekleri henüz açık iken sürmeye özen gösterin. Üre, seramid veya alfa hidroksi asit içeren nemlendirici ürünleri ılık banyonun ardından kullanabilirsiniz. Ayrıca kış mevsiminde cildi nemli tutan yağ oranı yüksek nemlendirici ürünleri tercih edin.

Cildinizi sabunla temizlemeyin

Cilt temizliğinde sabun kullanımından kaçının. Zira bu ürünler cilde nem veren yağ tabakasını ciltten uzaklaştırarak kuruluğun şiddetini artırabiliyorlar. Cildinizi kurutmayan, yani alkali olmayan temizleyici ürünleri tercih edin. Yüzünüzü, ciltteki koruyucu yağ tabakası azalacağı için günde iki kereden fazla yıkamaktan kaçının.

Çok sıcak suyla duş almayın

Çok sıcak su ciltte kuruluğu arttırdığı için ılık suyla duş almayı alışkanlık edinin. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, “Ayrıca uzun süreli ve sık banyo yapmayın. Günde en fazla bir kez duş almanız yeterli gelecektir. Duş alımından hemen sonrasında cildinize uygulayacağınız nemlendiriciler de cilt kuruluğunu kontrol altında tutmanızda fayda sağlayabiliyor.” diyor.

Odanın nem oranına dikkat!

Hava kuruluğunu önlemek için odaların nem oranına dikkat edin. Böylece ciltte gelişen kuruluğun şiddetlenmesini engelleyebilirsiniz. Odalardaki nem oranının yüzde 50- 60 arasında olması öneriliyor. Ayrıca sıcak ve soğuk hava da cilt kuruluğunu şiddetlendirdiği için oda sıcaklığını 21-25 derece arasında tutmayı alışkanlık edinin.

Cilde ‘nefes aldıran’ kıyafetler giyin!

Kış aylarında doğru kıyafet seçimi cilt sağlığımız açısından da önem taşıyor. Cildinizi soğuk ve rüzgardan korumak için bere, eldiven ve atkı takmayı ihmal etmeyin. Naylon tarzı kumaşlar cildin nefes almasını önlüyor. Bu nedenle hava dolaşımını sağlayan ve ter emen pamuklu kıyafetleri tercih edin, eldivenlerinizin içine de yine pamuklu eldivenler giyerek cildinizin nemini korumaya çalışın. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, cilt kuruluğuna karşı pamuklu giysiler giymenizin transepidermal su kaybını önlediğini belirterek, “Cildin bütünlüğünün korunmasında; cildin bariyer fonksiyonu, terleme, yağ hücreleri ile enflamasyonun kontrol altında tutulması önem taşıyor. Dolayısıyla kış aylarında pamuklu kumaşlar gibi hava alabilen kumaşları tercih edin.” bilgisini veriyor.

Aşırı baharatlı gıdalar tüketmeyin

Aşırı baharatlı gıdalar terlemeyi arttırarak ciltte kuruluk oluşturuyor. Özellikle kırmızıbiber ile karabiber kaçınmanız gereken baharatlar arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Sıcak içeceklere dikkat!

Kış aylarında içecekleri genellikle sıcak tüketmeyi tercih ediyoruz. Ancak sıcak içeceklerin sinirsel yolaklar üzerinden cildin bariyer fonksiyonunu bozduğu ve iltihaplanmayı arttırdığı, bu etkileri nedeniyle de ciltte kuruluğu şiddetlendirdiği düşünülüyor.

Pause Dergi

Çok dar kıyafetler giymeyin

Şiddetli cilt kuruluğu sorununuz varsa çok dar kıyafetler giymeyin. Aksi halde sürtünmeden dolayı cilt kolayca hasarlanabiliyor. Bunun sonucunda enfeksiyon ve alerji tetiklenerek daha büyük sorunlar gelişebiliyor.

Bol bol su için

Sağlıklı bir cilt yapısı için nem dengesini sağlamak son derece önemli. “Dıştan nem kaybını önlemeye yönelik tedbirlerimizin yanı sıra günlük ihtiyacımız olan su miktarını tüketmeye özen göstermeliyiz” diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, “Günlük tüketmeniz gereken su miktarını; vücut ağırlığınızı (kg) 33 ml ile çarparak kolayca hesaplayabilirsiniz. Mesela 60 kilo iseniz 1980 ml, yani yaklaşık 2 litre su tüketmeniz gerekiyor” diyor.

Alkol ve kahveyi kısıtlayın

Alkol, kahve ve çay diüretik etkileri nedeniyle vücuttan su atılımına yol açıyor. Ciltte kuruluğun artmaması için bu tür içecekleri sınırlı tüketmeli, hemen ardından mutlaka bir bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz.

2023 yılının ilk konseri

2023 yılının ilk konseri

Başarılı sanatçı Buray, 2023 yılının ilk konserini Bostancı Gösteri Merkezi’nde verdi.

Biletleri saatler öncesinden tükenen etkinlikte dillere pelesenk olan şarkıları ile muhteşem bir sahne şovuna imza atan Buray, performansıyla unutulmaz anların mimarı oldu.

Yoğun istek üzerine 5 Mart 2023’te Bostancı Gösteri Merkezi’nde bir konser daha vermeye karar verdiklerini dile getiren başarılı sanatçı, ”Bu yılda konserden konsere koşarak rekorlar kırmak istiyoruz.” Dedi.

Gece boyunca şarkılarını hayranları ile birlikte koro halinde seslendiren Buray, bir buçuk saat süren konserini alkışlar eşliğinde noktaladı.

Sesi ve güzelliği ile büyüledi

Sesi ve güzelliği ile büyüledi

Güzel şarkıcı Seda Mete, Ataşehir Watergarden’daki Endoff’da sahne aldı. Sevenlerinin karşısına mini bir elbiseyle çıkan Seda Mete, güzelliği ve zarafetiyle göz kamaştırdı. Konserine son zamanların popüler şarkısı olan “Antidepresan” ile başlayan başarılı şarkıcı, “Mabel Matiz artık bu şarkıyı yasaklamalı hepimizin diline yapıştı resmen. Şaka bir yana muhteşem bir şarkı yapmış kalemine sağlık” sözleriyle espirili bir şekilde Mabel Matiz’e övgü dolu sözlerde bulundu.  Yaklaşık iki saat boyunca sahnede kalarak muhteşem bir performansa imza atan zaten Seda Mete, programını alkışlar eşliğinde noktaladı.

Cengiz İmren tüm haklarını devretti

Cengiz İmren tüm haklarını devretti

Yaptığı şarkı ve bestelerle adından sıkça söz ettiren Cengiz İmren, yapımcı Hayrettin Güneş ile Grand Müzik çatısı altında buluştu.

Bugüne kadar müzik piyasasına sunduğu tüm şarkılarının hakkını ömür boyu sürecek bir anlaşmayla yapımcı Hayrettin Güneş’e teslim etti. Konu hakkında konuşan İmren, ”Kimsenin cesaret edemediğini yaptım. Ömürlük bir imza attım. Bugüne kadar ne kadar şarkım varsa hepsinin haklarını verdim. Bir çok sanatçı arkadaşım şuan benden eski şarkılarımın yanı sıra, yeni şarkı da istiyor. Artık benden şarkı istemelerine gerek yok. Eski ve yeni şarkılarım için bundan sonra tek yetkili adres Grand Müzik olacak dedi.”

Mustafa Ceceli imzalı ilk düet

Bugüne kadar bir çok ünlü sanatçıya şarkı veren Cengiz İmren, müzik kariyerinde de bir ilke imza atacak. Kendisine bir çok ünlü isimden düet teklifi geldiğini ama sıcak bakmadığını söyleyen İmren, bu kuralını da bozacak. Sesini, yaptığı işleri beğendiğim ve gelecek gördüğüm dediği Mustafa Yılmaz ile düet yapıp kamera karşısına da geçecek. İkilinin düet çalışması düzenlemeleri ve aranjesiyle Mustafa Ceceli imzası taşıyacak.

Yeni yıl bana şans getirdi

Yeni yıl bana şans getirdi

Son zamanların yükselişte olan ismi Anıl Durmuş, Ataşehir Watergarden’daki Endoff’da sahne aldı.

Programına “Senden Yolum Geçmez” şarkısıyla başlayan Durmuş, sevilen parçalarını kendisini dinlemeye gelen hayranlarıyla birlikte hep bir ağızdan seslendirdi. Yeni yılın kendisine şans getirdiğini söyleyen genç popçu, “İnşallah yeni yolda hayatımda ki aşkıda bulurum. Bu sene benim senem olacak” dedi.

Yaklaşık iki saat boyunca sahnede kalarak muhteşem bir performansa imza atan Anıl Durmuş, konserini alkışlar eşliğinde noktaladı.

Öğretmenler “Eğitim Ƞ Sanat” sergisinde buluştu

Öğretmenler “Eğitim Ƞ Sanat” sergisinde buluştu

Küratörlüğünü Zeynep Öztürk’ün üstlendiği, 55 görsel sanatlar öğretmeni “Eğitim Ƞ Sanat” isimli karma sergide buluştu.

Dolmabahçe Sanat Galerisi, 25 Ocak Çarşamba günü açılan yeni bir karma sergiyle sanatseverleri bir araya getirdi.

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim – İş Öğretmenliği Bölümünden mezun olmuş ve şu an kutsal bir meslek olan “Öğretmenlik” ile binlerce öğrenciye dokunan 55 görsel sanatlar öğretmeninin yolu bu kez de “Eğitim Ƞ Sanat” sergisinde kesişiyor. Sergiye katılan öğretmenler eserleriyle, sanatın büyüleyici ve bütünleyici yönünü ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. “Eğitim Ƞ Sanat” isimli karma sergi 5 Şubat’a kadar Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir.

Barış Demirel ve Kayra iş birliği

Barış Demirel ve Kayra iş birliği

Barış Demirel’in yerli rap sahnesinin önemli isimlerinden Kayra ile iş birliği yaptığı “Özlesem de Birini” 24 Şubat’ta Universal Music Türkiye etiketiyle yayımlanacak “Bi’ Aralar İyiydim” isimli albümünden önceki son single olma özelliğini taşıyor. Yakın coğrafyamızın seslerinden çokça etkilenen Barış Demirel, trompet, pop, hip hop ve dub ekseninde dinleyicilerine orijinal bir tecrübe sunuyor.

“Özlesem de Birini”nin, prodüktörlüğünü ise Da Poet ve Barış Demirel birlikte üstleniyor.