Yazılar

Mina Hasman’a Britanya İmparatorluk Nişanı

Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla uluslararası ölçekte tanınan Mina Hasman, Birleşik Krallık’ın en saygın sivil onurlarından Britanya İmparatorluğu Nişanı (OBE) ile ödüllendirildi. TIME dergisinin TIME100 İklim listesinde yer alan Hasman, bu nişana layık görülen ilk mimar oldu.

Kral’ın 2026 Doğum Günü Onur Listesi’nde adı geçen Hasman, küresel mimarlık şirketi SOM’da Sürdürülebilirlik Direktörü olarak görev yapıyor. İklim okuryazarlığı, net sıfır karbon tasarımı ve sürdürülebilir kentleşme alanındaki katkılarıyla öne çıkan Hasman, COP26’da tanıtılan Urban Sequoia konseptinin geliştirilmesinde üstlendiği rolle dikkat çekmişti. Bu proje, yüksek binaların karbon emen yapılara dönüştürülmesini hedefliyor.

Hasman, ödül sonrası yaptığı açıklamada bu başarının ekiplerin ve sektör paydaşlarının ortak emeğinin sonucu olduğunu belirterek, “Sürdürülebilirlik çağımızın en önemli sorumluluklarından biri” dedi.

Aynı zamanda eğitim alanında da aktif olan Hasman; Bartlett Mimarlık Okulu, Mimarlık Birliği (AA) ve Manchester Mimarlık Okulu’nda ders vererek yeni nesil mimarların sürdürülebilirlik odaklı yetişmesine katkı sağlıyor. Resmi takdim töreni ise ilerleyen dönemde Kral veya Kraliyet Ailesi üyeleri tarafından gerçekleştirilecek.

 

#MinaHasman #BritanyaİmparatorlukNişanı #OBE #Sürdürülebilirlik #UrbanSequoia #TIME100 #NetSıfırKarbon #Mimarlık #KraliyetOnuru #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Tatil Öncesi Fıtıklara Karşı 8 Altın Kural

Yoğun geçen bir çalışma, eğitim ve uzun bir kış mevsiminin ardından hepimizin hayali dinlenmek, yenilenmek ve keyifli bir yaz tatilinde denizin, güneşin keyfini çıkarmak. Ancak bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde zorlaştırabiliyor. Kasık, göbek ve karın duvarı fıtıkları da bunların başında geliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman hafif bir şişlik ya da ara sıra hissedilen rahatsızlık şeklinde kendini gösteren fıtıklar, özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktiviteler, uzun yolculuklar, ağır valiz taşıma ve yüzme sonrası kendisini belli ederek tatil konforunuzu olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle yaz tatiline çıkmadan önce kasık, göbek ve karın duvarı fıtıklarının tedavilerinin mutlaka planlanması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Mert Tanal, fıtıkların nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Op. Dr. Mert Tanal

Op. Dr. Mert Tanal

  1. Ağır valizler fıtığı büyütebilir: Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, kasık fıtığı, göbek fıtığı veya karın duvarı fıtığı bulunan kişilerin seyahat öncesinde bazı noktalara dikkat etmesi gerekir. Çünkü tatile giderken veya tatilde yapılan yanlış bir hareket fıtık şikâyetlerini artırarak acil cerrahi müdahale gerektirebilecek komplikasyonlara yol açabilirler. Tatil hazırlıklarının vazgeçilmezi olan valizler, fıtık hastaları için önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle ağır yük kaldırmak karın içi basıncını artırarak fıtığın büyümesine ve ağrıların şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Valizlerin mümkün olduğunca hafif hazırlanması, kaldırılması gerektiğinde ise yardım alınması gerekir.

 

  1. Kabızlık ve ıkınmadan kaçının: Seyahatlerde değişen beslenme düzeni ve yetersiz sıvı tüketimi kabızlığa yol açabilir. Kabızlık nedeniyle oluşan ıkınma ise kasık ve karın duvarı fıtıklarının oluşabileceği zayıf noktalarda ek basınç oluşturur. Bu nedenle tatil boyunca bol su içmek, lifli gıdalar tüketmek ve bağırsak düzenini korumak fıtıktan korunmak için oldukça önemlidir.

 

  1. Uzun süre öksürük ve zorlanmalar risk oluşturabilir: Kronik öksürük, ağır egzersizler veya ani zorlanmalar fıtık bölgesindeki basıncı artırabilir. Özellikle yaz aylarında yapılan yoğun spor aktiviteleri veya ağır eşyaların taşınması mevcut fıtığın ilerlemesine neden olabilir. Tatilde fiziksel aktiviteler planlanırken kişinin sağlık durumu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

 

  1. Denizde ve havuzda ölçülü hareket edin: Yüzme genel olarak güvenli bir aktivite olsa da ani hareketler, yüksekten suya atlama veya karın bölgesini zorlayacak aktiviteler fıtık hastalarında rahatsızlık oluşturabilir. Ağrı hissedildiğinde aktiviteye ara verilmesi ve vücudun zorlanmaması gerekir.

 

  1. Fıtıkta ani ağrı acil durum habercisi olabilir: Kasık veya göbek bölgesindeki şişliğin aniden sertleşmesi, şiddetli ağrı gelişmesi, bulantı-kusma görülmesi ya da şişliğin içeri itilememesi fıtık boğulmasının habercisi olabilir. Bu durum acil cerrahi müdahale gerektirebileceğinden vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

 

  1. Kapalı cerrahi ile tatili ertelemeye gerek kalmıyor: Özellikle kasık ve karın duvarı fıtıklarında uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri, daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasına olanak sağlayarak ameliyat sonrası ağrının azalmasına, günlük yaşama ve iş hayatına daha hızlı dönüşe katkı sağlar.

 

 

  1. Seyahatten önce doktor kontrolünü ihmal etmeyin: Ameliyat önerilmiş ancak henüz operasyon geçirmemiş fıtık hastalarının uzun yolculuklardan önce doktorlarına danışmaları önem taşır. Muayene sırasında fıtığın durumu değerlendirilerek seyahate engel oluşturabilecek riskler belirlenir. Tatilinizi doktorunuzun önerileri doğrultusunda planlamanız gerekir.

 

  1. Doğru önlemlerle güvenli bir tatil mümkün: Fıtık hastalarının tatilden vazgeçmesine gerek yok. Kasık fıtığı, göbek fıtığı ve diğer karın duvarı fıtıkları olan kişiler için tatil yapmak çoğu zaman bir engel oluşturmaz. Ancak ağır yüklerden kaçınmak, karın içi basıncını artıran davranışlardan uzak durmak ve olası uyarı işaretlerini bilmek, tatilin sağlık sorunlarıyla gölgelenmesini önlemeye yardımcı olur. Risk içeren fıtık varlığında ameliyatı olup sonrasında tatile gitmek, tatilin yarıda kesilmesinin önüne geçer.

 

 

#Fıtık #KasıkFıtığı #GöbekFıtığı #SağlıkHaberleri #YazTatili #GenelCerrahi #MemorialŞişli #TatilSağlığı #FıtıkÖnlemleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çağdaş Felsefede İktidar ve Direniş Tartışması

The Kitap Yayınları etiketiyle yayımlanan “İktidar ve Direniş”, çağdaş felsefe tartışmalarına yeni bir yön kazandırıyor. Michel Foucault, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Jacques Derrida ve Louis Althusser’in düşüncelerini yeniden ele alan eser; iktidar, özne ve direniş kavramlarını keskin bir bakışla tartışmaya açıyor.

Yapısalcı ve post-yapısalcı düşüncenin temel iddiası olan “öznenin iktidar ilişkileri içinde üretildiği” fikrinden yola çıkan Yoshiyuki Sato, şu soruyu merkeze alıyor: Eğer özne iktidar tarafından kuruluyorsa, direniş nasıl mümkün olur? Bu sorgulama etrafında disiplin toplumlarından arzu teorilerine, yapısökümden ideoloji kavrayışına uzanan geniş bir düşünsel hattı titizlikle analiz ediyor.

Eser, yalnızca klasik teorileri açıklamakla kalmıyor; aynı zamanda neoliberal çağın görünmez iktidar mekanizmalarını ve direnişin biçim değiştiren doğasını da mercek altına alıyor. Net ve sistematik üslubuyla “İktidar ve Direniş”, çağdaş felsefeye ilgi duyan okurlar için önemli bir referans niteliği taşıyor.

 

 

#İktidarVeDireniş #YoshiyukiSato #TheKitap #FelsefeKitapları #ÇağdaşFelsefe #Foucault #Deleuze #Guattari #Derrida #Althusser #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Her ateş tehlikeli değil ama!

Çocukluk çağında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, ateşle birlikte ortaya çıkan nöbetler oluyor. Genellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda, viral enfeksiyonların eşlik ettiği ateşli hastalık dönemlerinde görülen bu tablo aileleri paniğe sevk edebiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan, ateşli havalenin çoğu zaman iyi huylu seyretmesine rağmen, doğru müdahale edilmezse risk oluşturabildiğini belirterek “Ebeveynlerin, ateşli havalenin özellikle ilk dakikalarında doğru adımları atması kritik öneme sahiptir” diyor. Doç. Dr. Aslan, ateşli havalede, nöbet anında uyulması gereken 5 kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ateşli havale, çocukluk çağında en sık görülen, belirli yaş aralığıyla sınırlı, genellikle iyi huylu seyreden ve ateşle birlikte ortaya çıkan nörolojik nöbetler arasında yer alıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan, “Ateşli havale, 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda, özellikle viral enfeksiyonların eşlik ettiği ateşli hastalık dönemlerinde görülüyor. Vücut ısısının rektal ölçümde 38.3 derece, koltuk altı ölçümünde 37.8 derece ve üzerinde olduğu durumlarda ortaya çıkan nöbetler, ateşli havale olarak ifade ediliyor” diyor. Çocukların yaklaşık yüzde 2-5’inde görülen ve en sık 18–22 ay arasında ortaya çıkan ateşli havalenin, yüzde 90 gibi büyük bir oranla ilk 3 yaş içinde meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Aslan, nöbetlerin genellikle ateşli hastalığın ilk 24 saatinde geliştiğini söylüyor. Doç. Dr. Aslan sözlerine şöyle devam ediyor: “Nöbetlerin büyük kısmı 5 dakikadan kısa sürmekte ve kalıcı bir hasar bırakmadan sonlanmaktadır. Ancak yaklaşık yüzde 5’lik grupta “uzamış nöbet” gelişebilmekte ve bu durum 30 dakikayı aşarak yoğun bakım ihtiyacı gerektirebilmektedir. Bu nedenle çok dikkatli olunmalı ve zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Özellikle 39 derece ve üstü hızlı yükselen ateşlerde çok daha dikkatli olunmalıdır.”

Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan

Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan

Ateşli havale her çocukta aynı şekilde görülmüyor

Ateşli havalenin her çocukta farklı klinik görünümlerle ortaya çıkabildiğini belirten Çocuk Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan şöyle konuşuyor: “Bazı çocuklarda tüm vücutta kasılma şeklinde belirgin bir nöbet tablosu izlenirken, bazı çocuklarda ise çok daha silik belirtiler olabiliyor. Bu durum sadece kısa süreli boş bakma, gözlerde kayma ya da birkaç saniyelik dalma şeklinde kendini gösterebiliyor. Nöbetler de her zaman aynı şiddette ya da aynı şekilde ilerlemiyor. Özellikle uzun süren, tekrarlayan ya da vücudun yalnızca bir tarafını etkileyen nöbetlerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor. Bu tür durumlarda ileri inceleme ve nörolojik değerlendirme önem taşıyor.”

Nöbetler tek taraflı oluyorsa!

Nöbetlerin ikiye ayrıldığını belirten Doç. Dr. Aslan sözlerine şöyle devam ediyor: “Nöbetlerin tüm vücutta olduğu, 24 saatte bir kez olan ve 15 dakikadan az süren gruba ‘basit ateşli nöbetler’ diyoruz. Basit nöbet grupları için genellikle beyin MR ve EEG gibi tetkikler gerekmemektedir. ‘Komplike ateşli nöbet grubunu’ yani; 24 saatte birden fazla olan veya 15 dakikadan uzun süren ya da tek taraflı kasılma şeklinde gerçekleşen nöbetleriyse daha dikkatli incelemek gereklidir. Özellikle tek taraflı kasılmalarda beyin MRG ve EEG çekimi yapmak gerekmektedir.”

Ateşli havalade, nöbet anında aileler ne yapmalı!

Doç. Dr. Zeynep Selen Aslan, “Basit ateşli havaleler iyi huylu nöbetlerdir. Çocuğun gelişimde bir sorun yaratmayacaktır. Risk faktörleri ile hastayı ve ailesini birlikte değerlendirmek gerekir” derken, nöbet anında 5 kritik kuralı şöyle sıralıyor;

  • Çocuk yan yatırılmalı.
  • Çocuğu sarsma, sallama ya da nöbet esnasında suyun altına sokmaktan kaçınılmalı.
  • Dişi kenetlenirse el sokularak açma gibi davranışlarda bulunulmamalı (Hasta yan yatırıldığı zaman dil yana düşmekte olup hava yolu açılacaktır.)
  • Üzerine su dökülmemeli, yüzüne kolonya sürülmemeli.
  • Nöbet bitinceye kadar yanında durulmalı. Nöbet bitince ve tam kendine geldikten sonra, ağızdan bol sıvı ve ateş düşürücü verilir.

 

#AteşliHavale #ÇocukSağlığı #Nöroloji #ÇocuklardaAteş #SağlıkHaberleri #AilelereÖneriler #ÇocukNörolojisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çocuklarda Alerjik Nezleyi Önlemek İçin 10 Altın Kural

Alerjik nezle (alerjik rinit), çocuklarda en sık görülen kronik alerjik hastalıkların başında geliyor. Araştırmalar, her 5 çocuktan yaklaşık 1’inde alerjik rinit belirtilerinin görülebildiğini ortaya koyuyor. Burun akıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerle ortaya çıkan hastalık; çocukların uyku düzenini, okul başarısını ve günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.

Central Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gönen, alerjik nezlenin tamamen önlenmesinin her zaman mümkün olmadığını ancak doğru çevresel önlemlerle belirtilerin büyük ölçüde azaltılabileceğini belirterek ailelere şu önerilerde bulundu:

Dr. İsmail Gönen

Dr. İsmail Gönen

  1. Ev Tozu ile Mücadele Edin

Ev tozu akarları, alerjik nezlenin en önemli nedenleri arasında yer alır. Özellikle yatak, yastık, halı ve kumaş kaplı mobilyalarda yoğun olarak bulunurlar. Bu nedenle çocuk odalarının düzenli temizlenmesi, toz tutan eşyaların azaltılması ve mümkünse HEPA filtreli elektrik süpürgesi kullanılması önerilir.

  1. Yatak Odasını Alerji Dostu Hale Getirin

Çocukların günün önemli bir bölümünü geçirdiği yatak odaları alerjenlerden mümkün olduğunca arındırılmalıdır. Kalın perdeler, peluş oyuncaklar ve duvardan duvara halılar toz birikimini artırabilir. Yıkanabilir ve kolay temizlenebilir ürünler tercih edilmelidir.

  1. Yatak Takımlarını Düzenli Olarak Yıkayın

Yastık kılıfları, çarşaflar, nevresimler ve battaniyeler haftada en az bir kez 60 derece ve üzerindeki sıcaklıklarda yıkanmalıdır. Bu uygulama, ev tozu akarlarının önemli ölçüde azalmasına yardımcı olur.

  1. Polen Mevsiminde Önlemler Alın

İlkbahar ve yaz aylarında havadaki polen miktarı artış gösterir. Özellikle sabah saatlerinde polen yoğunluğu daha yüksek olabilir. Polen alerjisi olan çocukların bu saatlerde uzun süre dışarıda kalmamaları, eve geldiklerinde kıyafetlerini değiştirmeleri ve yüzlerini yıkamaları faydalıdır.

  1. Ev İçinde Sigara Dumanına İzin Vermeyin

Sigara dumanı yalnızca alerjik nezle belirtilerini artırmakla kalmaz, aynı zamanda çocukların solunum yollarında tahrişe neden olarak astım gelişme riskini de yükseltebilir. Çocukların bulunduğu ortamlarda sigara içilmemesi büyük önem taşır.

  1. Küf Oluşumunu Önleyin

Nemli ortamlar küf mantarlarının çoğalması için uygun koşullar oluşturur. Özellikle banyo, mutfak ve bodrum gibi alanlarda nem kontrolü sağlanmalı, düzenli havalandırma yapılmalıdır. Ev içi nem oranının yüzde 40-50 seviyelerinde tutulması önerilir.

  1. Evcil Hayvan Alerjenlerine Karşı Dikkatli Olun

Bazı çocuklar kedi, köpek veya diğer evcil hayvanların tüylerinden çok deri döküntülerine ve salgılarına karşı alerjik reaksiyon gösterebilir. Alerjisi olduğu belirlenen çocukların temas sonrası el hijyenine dikkat edilmesi gerekir.

  1. Kapalı Ortam Hava Kalitesini İyileştirin

Evlerin düzenli havalandırılması, klima ve hava filtrelerinin bakımının yapılması, iç ortam hava kalitesini artırır. Hava kirliliği ve çeşitli kimyasal kokular da alerjik belirtileri tetikleyebileceğinden temizlik ürünleri dikkatli kullanılmalıdır.

  1. Burun Tıkanıklığını Hafife Almayın

Sürekli burun tıkanıklığı yaşayan çocuklar ağızdan nefes almaya başlayabilir. Bu durum uyku kalitesini bozabilir, horlamaya ve gün içinde dikkat dağınıklığına neden olabilir. Uzun süren belirtilerde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

10.Düzenli Takibi İhmal Etmeyin

Alerjik nezlede erken tanı, hem belirtilerin kontrol altına alınması hem de astım gibi eşlik edebilecek hastalıkların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Şikayetleri sık tekrarlayan çocukların bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı veya çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

“Alerjik Nezle Çocukların Yaşam Kalitesini Etkileyebiliyor”

Central Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gönen, “Alerjik nezle sadece mevsimsel bir rahatsızlık olarak görülmemelidir. Tedavi edilmeyen alerjik nezle; uyku bozukluklarına, okul başarısında düşüşe, dikkat sorunlarına ve yaşam kalitesinde azalmaya yol açabilir. Ailelerin belirtileri erken fark etmesi ve gerekli önlemleri alması çocukların daha sağlıklı bir yaşam sürmesine katkı sağlayacaktır” diyor.

 

#AlerjikNezle #ÇocukSağlığı #AlerjikRinit #SağlıkHaberleri #ÇocuklardaAlerji #PolenMevsimi #BurunTıkanıklığı #ÇocukSağlığıÖnerileri #CentralHospital #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Škoda Peaq: Yeni Elektrikli Amiral SUV

Škoda, elektrikli ürün gamının yeni amiral gemisi olacak yedi koltuklu SUV modeli Peaq’in ilk tasarım çizimlerini paylaştı. Modern Solid tasarım dilini taşıyan Peaq, güçlü duruşu, akıcı hatları ve dikkat çekici aydınlatma detaylarıyla öne çıkıyor.

Tamamen elektrikli olarak geliştirilen Peaq, markanın büyüyen elektrikli ürün ailesinin en üst noktasında konumlanacak. Model, 23 Haziran’da Fransa’da gerçekleştirilecek dünya prömiyeriyle resmi olarak tanıtılacak.

Modern Solid Tasarım

İnce T şeklindeki farlar, parlak siyah Tech-Deck ön yüz ve ışık imzası Peaq’e özgün bir görünüm kazandırıyor. Yüksek omuz çizgisi, geniş D sütunları ve gizli kapı kolları modern ve aerodinamik tasarımı destekliyor.

Elektrikli Mobilite Stratejisi

Yedi koltuklu oturma düzeniyle geniş ailelere hitap edecek Peaq, Škoda’nın elektrikli mobilite stratejisinde önemli bir rol üstlenecek ve markanın ürün gamını üst segmente taşıyacak.

 

 

#ŠkodaPeaq #ElektrikliSUV #ModernSolid #OtomobilHaberleri #ŠkodaTürkiye #ElektrikliMobilite #SUVTrendleri #OtomotivSektörü #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yazın Yanlış Ürün Kullanımı Lekeleri Tetikliyor

Yaz aylarında birçok kişi daha parlak, eşit tonlu ve lekesiz bir cilt görünümü elde etmek için bakım rutinini yoğunlaştırıyor. Ancak uzmanlar, özellikle sosyal medyada önerilen çok sayıda serum, asit ve aktif içerikli ürünün bilinçsizce bir arada kullanılmasının ciltte beklenen faydayı sağlamayabileceği konusunda uyarıyor. Deri bariyerinin bozulmasıyla birlikte hassasiyet, tahriş ve güneş ışınlarına karşı artan duyarlılık gelişebiliyor. Bu durum da özellikle yazın cilt lekelerinin koyulaşmasına veya yeni lekelerin oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Dermatoloji uzmanları, sağlıklı ve eşit tonlu bir cilt için çok ürün kullanmak yerine doğru içerikleri doğru şekilde kullanmanın önemine dikkat çekiyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Zeynep Altan Ferhatoğlu, yaz öncesi cilt bakımında dikkat edilmesi gerekenler konusunda bilgi verdi.

Doç. Dr. Zeynep Altan Ferhatoğlu

Doç. Dr. Zeynep Altan Ferhatoğlu

Yaz aylarında lekeler neden daha belirgin hale geliyor?

Haziran aylarında UV indeksinin belirgin şekilde artmasıyla birlikte cildimizdeki melanosit adı verilen pigment hücreleri daha aktif çalışmaya başlar. Özellikle UVA ışınları derinin daha derin tabakalarına ulaşarak melanin üretimini artırır. Kış boyunca fark edilmeyen veya hafif seyreden pigment birikimleri bu dönemde daha görünür hale gelir. Ayrıca sıcaklık artışı, terleme, sürtünme ve ciltte oluşan inflamasyon da mevcut lekelerin koyulaşmasına neden olabilir.

En büyük hata çok fazla içeriği bir arada kullanmak

Yaz döneminde daha hızlı sonuç almak isteyen birçok kişi aynı anda birden fazla serum, asit ve retinol içeren ürünü kullanmaya başlar. Ancak bu yaklaşım cilt bariyerinin bozulmasına, hassasiyet gelişmesine ve güneşe karşı duyarlılığın artmasına neden olabilir. Sonuç olarak ciltte tahriş, lekelerde koyulaşma ve yeni pigmentasyon sorunları ortaya çıkabilir.

Özellikle yüksek oranlı AHA ve BHA asitleri ile retinol veya retinal içeren ürünlerin bilinçsiz şekilde kombinlenmesi yaz döneminde ciddi problemlere yol açabilmektedir. Cilt bakımında daha fazla ürün kullanmak her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez. Önemli olan doğru içerikleri doğru zamanda ve doğru şekilde kullanmaktır.

Sosyal medyadaki doğal olarak sunulan tariflere dikkat!

Limon, karbonat, elma sirkesi veya diş macunu gibi ürünlerle yapılan “doğal leke tedavileri” bilimsel olarak desteklenmemektedir. Üstelik bu uygulamalar ciddi tahrişe yol açarak lekelerin daha da koyulaşmasına neden olabilir. Özellikle limon sürüldükten sonra güneşe çıkılması, fitofotodermatit adı verilen ciddi reaksiyonlarla sonuçlanabilir.

Bazı pigment değişiklikleri yalnızca kozmetik bir sorun olmayabilir. Ani başlayan, hızla büyüyen, renk değiştiren veya düzensiz sınırlara sahip lekeler mutlaka dermatolojik değerlendirme gerektirir. Özellikle asimetri, kanama, kaşıntı ve hızlı büyüme gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Telefon ve bilgisayar ekranları lekeleri etkiliyor mu?

Mavi ışığın özellikle melazmaya yatkın bireylerde pigmentasyonu artırabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Ancak burada asıl önemli olan yalnızca telefon ekranları değil, toplam görünür ışık maruziyeti ve şehir yaşamının oluşturduğu oksidatif strestir. Bu nedenle özellikle lekeye yatkın kişilerde demir oksit içeren renkli güneş koruyucular fayda sağlayabilir.

Beslenme ve yaşam tarzı da lekeleri etkiliyor

Cilt sağlığı yalnızca kullanılan ürünlerle ilgili değildir. Aşırı şeker tüketimi, sigara kullanımı, kronik stres ve düzensiz uyku ciltte oksidatif stresi artırarak pigmentasyon sorunlarının daha belirgin hale gelmesine neden olabilir. Özellikle melazma gibi kronik leke problemlerinde yaşam tarzı faktörleri tedavi başarısını doğrudan etkileyebilmektedir.

Leke tedavisinde zamanlama önemli

Leke tedavisinde doğru zamanlama son derece önemlidir. Çünkü birçok tedavi yöntemi cildi güneşe karşı daha hassas hale getirir. Yaz döneminde bazı dermatolojik işlemler güvenle uygulanabilirken bazı uygulamalar leke riskini artırabilir. Nem odaklı medikal bakımlar, mezoterapi, PRP ve düşük irritasyonlu antioksidan uygulamalar yaz aylarında daha güvenli seçenekler arasında yer alır. Buna karşılık derin kimyasal peelingler, fraksiyonel CO2 lazerler ve agresif soyucu işlemler pigmentasyon riskini artırabileceği için daha dikkatli planlanmalıdır. Yaz aylarında işlem yapılacaksa etkili güneş koruması vazgeçilmezdir.

Son yıllarda pikosaniye lazerler, thulium ve non-ablatif fraksiyonel lazer sistemleri, traneksamik asit mezoterapileri ve kombine antioksidan uygulamaları sık tercih edilen yöntemler arasında yer almaktadır. C vitamini ve niasinamid kombinasyonları da destek tedavilerinde önemli rol oynar. Ayrıca daha kontrollü aktif içerik kullanımını esas alan “skin cycling” yaklaşımı son dönemde oldukça ilgi görmektedir.

Yaz aylarında cildiniz için olmazsa olmazlar…

Yaz aylarında bakım rutininin karmaşık olmasına gerek yoktur. Önerdiğimiz temel yaklaşım; nazik bir temizleyici, antioksidan içerikli bir serum ve geniş spektrumlu SPF 50+ güneş koruyucu kullanılmasıdır. Buna ek olarak cilt bariyerini destekleyen bir nemlendirici de rutinin önemli parçalarından biridir. Niasinamid, C vitamini, azelaik asit, seramid ve hyaluronik asit gibi içerikler yaz döneminde güvenle tercih edilebilir.

Lekeleri tedavi etmek çoğu zaman onları oluşmadan önlemekten daha zordur. Bu nedenle düzenli güneş koruyucu kullanımı, şapka ve gözlük gibi fiziksel koruyuculardan yararlanılması, öğle saatlerinde güneşten kaçınılması ve bilinçsiz aktif içerik kullanımından uzak durulması büyük önem taşır. Güneş hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır, ancak cildimiz için aramıza mesafe koymamız gerekir.

 

 

#CiltBakımı #YazAyları #CiltLekeleri #Dermatoloji #SPF50 #GüneşKoruyucu #SkinCare #SağlıklıCilt #MemorialAtaşehir #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Selin Kurbanzade “Uzaksın Bana”

Geçtiğimiz yıl yayımladığı “Bana Müsaade” ile profesyonel müzik kariyerine adım atan Selin Kurbanzade, yeni single çalışması “Uzaksın Bana” ile dinleyicilerle buluştu. Sanatçının ikinci teklisi olan şarkı, enerjik yapısı ve akılda kalıcı melodileriyle yazın ritmini yakalıyor.

Sözü ve müziği Selin Kurbanzade’ye ait olan eser, gündelik hayatın içinde kolayca eşlik edebilecek dinamik bir atmosfer sunuyor. Yolculuklarda, yaz akşamlarında ve arkadaş buluşmalarında dinleyiciye sıcak ve samimi bir deneyim vadeden şarkının aranjesi ve prodüktörlüğü Emre Şen, mix ve mastering çalışmaları ise Anıl Çifter imzası taşıyor.

 

#SelinKurbanzade #UzaksınBana #YeniŞarkı #PopMüzik #TürkMüziği #SüperMüzik #MüzikHaberleri #Magazin #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Sen Yoluna Git” Dijital Platformlarda Yayında

Pop müziğin efsane ismi Hakan Peker, 3 yıl aradan sonra yeni single çalışması “Sen Yoluna Git” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. 17 albüm ve unutulmaz hitleriyle hafızalara kazınan sanatçı, bu kez yaz enerjisini yansıtan hareketli ve akılda kalıcı bir pop şarkısı sunuyor.

Söz ve müziği Hakan Peker’e ait olan şarkının düzenlemesini Barış Mert Peker üstlenirken, klibin yönetmen koltuğunda Kemal Başbuğ yer alıyor. Dinamik ritmi ve güçlü melodisiyle öne çıkan “Sen Yoluna Git”, sanatçının yıllardır sürdürdüğü pop çizgisini günümüz sound’uyla buluşturuyor.

Şarkı, Peker Müzik Yapım ve Avrupa Müzik (avrupamuzik.com.tr in Bing) iş birliğiyle tüm dijital platformlarda yayında.

 

#HakanPeker #SenYolunaGit #YeniŞarkı #PopMüzik #TürkMüziği #PekerMüzik #AvrupaMüzik #MüzikHaberleri #Magazin #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yazın Favorisi Olacak Rap Parçası Yayında

Rap müziğin dikkat çeken isimlerinden Jeff Redd, kariyerinde yeni bir dönemin ilk adımı olan “Yaz Geldi” şarkısını dinleyicilerle buluşturdu. Eğlenceli sözleri, esprili göndermeleri ve akılda kalan nakaratıyla öne çıkan parça, yaz gecelerinin favori şarkılarından biri olmaya aday.

Şarkı, kulüp kültürü ve genç jenerasyonun enerjisini bir araya getirirken; dans pistlerinden sosyal medya trendlerine kadar geniş bir etki alanı yaratmayı hedefliyor. Redd, klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yayında olan “Yaz Geldi” ile eğlence dozunu yükseltiyor.

 

#JeffRedd #YazGeldi #RapMüzik #YeniŞarkı #MüzikHaberleri #TürkMüzikSahnesi #DijitalPlatformlar #YazŞarkısı #MüzikTrendleri #SanatçıHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity