Yazılar

Serhan Sokulgan her Cuma ve Cumartesi Aila’da

Serhan Sokulgan her Cuma ve Cumartesi Aila’da

Türk mutfağını yenilikçi bir yorumla ele alan Aila, sezona yepyeni bir müzik ve eğlence konseptiyle giriyor.

Aila’da Serhan Sokulgan ile her Cuma ve Cumartesi 70’lerden günümüze Türkçe Pop geceleri sizleri bekliyor.

Anadolu mutfağından lezzetlerin kusursuz servis ve şık bir ambiyans ile birleştiği Aila, sezona yepyeni müzik konsepti ile merhaba diyor.

İyi yemeğe iyi müziğin eşlik ettiği, Aila’da menüden dilediğiniz yemekleri seçerek “a la carte” sipariş verebileceğiniz gibi set menüyü de tercih edebilir, en sevdiğiniz Türkçe şarkıları gecenin tadını çıkararak dinleyebilirsiniz.

Cuma ve Cumartesi akşamları DJ kabinine İstanbul eğlence hayatına yön veren isimlerden Serkan Sokulgan’ın geçtiği Aila, Fairmont Quasar Istanbul’un bahçe katında iyi yemeği, iyi müzikle birleştirerek eğlenmeyi seven konuklarını bekliyor.

Rezervasyon: 0536 288 41 42

Adres: Fairmont Quasar Istanbul, Büyükdere 76B, Mecidiyeköy

Egzotik ülkeleri keşfe çıkın 

Egzotik ülkeleri keşfe çıkın 

Turizm sektörünün deneyimli oyuncularından Tatilsepeti, klasik tatillere alternatif arayanlara unutulmaz anılarla dolu bir tatil seçeneği sunuyor.

Gemi turizmi ile keşfedebileceğiniz egzotik ve sıra dışı ülkelerde, tatili deneyimleme fırsatına siz de hazır olun.

Pause Dergi

İskandinavya ve Baltık

Genellikle Stockholm’de başlayan bu turlar ile oldukça egzotik yerler keşfedebileceğiniz unutulmaz bir tatil deneyimi sizi bekliyor. Sayısız gölleri ve etrafında bulunan adacıklarla muhteşem bir manzaraya ev sahipliği yapan Stockholm’da bulunan kanallarda yapacağınız tekne turları ile tatilinize farklı eğlenceler katabilirsiniz.

Buraya oldukça yakın olan St. Petersburg Limanı da gemi turizminde kendine oldukça önemli bir yer edinmiş durumda. Donanma, Eski Liman, Kanlı Kilise, Peter & Paul Kilisesi ve Kalesi, Kazan Katedrali, Turkuaz Camii ve Muhteşem Nevski Bulvarı gibi birbirinden harika mekanlara ev sahipliği yapan şehirde, müzeleri gezmek için belirli bir vakit ayırmayı ihmal etmeyin.

Pause Dergi

Karayip Adaları ve Bahamalar

Birbirinden temiz koyları ve kusursuz sahilleri ile gemi turizminin yoğun olduğu bölgelerden biri olan Bahamalar, sayısız adayı keşfetmenizi sağlayacak. Denizin ve güneşin keyfini çıkarırken, bir yandan su sporlarına katılabilir, dilerseniz dalış yapabilirsiniz.

Uzak Doğu

Birbirinden egzotik liman şehirleriyle, Uzak Doğu da gemi turizminin oldukça yoğun olduğu bölgeler arasında yer alıyor. Singapur, Kuala Lumpur ve Tayland gibi birçok sıra dışı mekânı ziyaret edebileceğiniz gemi turlarıyla, oldukça renkli ve eğlenceli bir tatil yaşayabilirsiniz.

Pause Dergi

Tayland

Sıcak iklimi ve turistlik bölgeleriyle gemi turizminde kendine haklı bir ün edinen Tayland’ın Rattanakosin Adası, görmek isteyebileceğiniz mekanların toplandığı bir bölge olarak konumlanıyor. Tayland Kraliyet Sarayı, Yatan Budha Tapınağı ve UNESCO Dünya Mirası listesindeki Ayutthaya Antik Kenti de mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerler arasında sıralanıyor.

Singapur

Hem eğlence hem alışveriş hem de doğal güzellikleriyle büyüleyici bir destinasyon olan Singapur’un en popüler caddelerinden Orchard Street’te yer alan lüks mağazalardan alışveriş yapabilir, China Town’da farklı bir atmosfer soluyabilir, Sentosa Adası’nda dev akvaryumu ve kelebek parkını ziyaret edebilirsiniz.

Asmani Restoran yenilendi

Asmani Restoran yenilendi

Antalya’nın kusursuz manzarası ve lezzetli yemekleri ile bilinen Asmani Restoran yenilenerek kapılarını tekrar açtı.

Akra Hotels çatı katında bulunan Asmani Restoran; şık ve havadar ambiyansı, samimi ortamı, yetenekli şeflerinin Türk ve Dünya mutfağından lezzetler sunuyor.

Asmani Restoran, bu sezon çalışma saatlerini 12:00-24:00 arasına taşıyarak ve hizmetlerine öğle yemeği servisini de dahil ederek kapılarını lezzet severlere açmaya devam ediyor.

TEL: 0242 316 20 21

Her yerde sanat var!

Her yerde sanat var!

Eylül geldi okullar açıldı ve ben yeni okulum Çamlıca Bilfen Anadolu Lisesi’nde yeni bir hayata başladım. Artık Liseliyim.  Pause Dergi’deki köşemin adının da değişme vakti geldi. “Childirens gourmet” adını yeni yıl itibari ile değiştirmeyi düşünüyorum.

Contemporary Istanbul

Eylül ayı sanatın tavan yaptığı bir ay oldu. Bende farklı mekanlarda onlarca sergiye gitme şansı buldum. Tabi okul ve derslerden fırsat buldukça…

Her yıl olduğu gibi bu yılda Contemporary Istanbul’a katıldım. 558 sanatçı 1.476 eserin yer aldığı sergi yine büyüledi. Erken saatte girdiğim sergiden ancak akşamüstü çıkabildim. Büyülendim…  Herkesin emeğine sağlık.

Arter

Üç ayrı sergi

Arter’de üç ayrı sergi vardı ve bu kaçırılmayacak fırsattı. Bende fırsatı kaçırmadım. Aynı mekan içinde üç farklı sergi;  OyunBu, İo’nun Yeni Sesi ve Locus Solus… İlk defa dijital sergi deneyimini yaşadım.  İo’nun Yeni Sesi sergilendiği bölüm büyüleyici bir ortamdı. Sesin ve videonun birbirleri ile dansı beni etkiledi. Salonda bulunan minderlere uzandım ve uzun bir süre bu salonda kaldım.

Cabbar Nişantaşı

Kanatı severim

Uzun zamandır adını duyduğum ama gitme fırsatı bulamadığım yeni nesil ocakbaşı kültürü temsilcilerinden Cabbar Nişantaşı’na en sonunda gittim. Mekana girince ambiyansı çok hoştu.   Mezelerin sergilenme şekli farklıydı  ve sunumunu beğendim. Servis yapan şef ile mezeleri birlikte seçtik. Birkaç meze, çiğköfte, fındık lahmacunun ardından en sevdiğim yemeğe geldik. Danış, Fiko, Maslak Ocakbaşı’na ne zaman gitsem kanadımı hemen söylerim. Yeni bir yemek varsa mutlaka tadarım ama ocakbaşından asla kanat yemeden çıkmam.  Cabbar Nişantaşı’da artık favori mekan listemde.

Başkalarına İzin Vermek

Başkalarına İzin Vermek

Profesyonel Koç ve Enerjist Senem Tuğcuoğlu

“Düşünmek zordur, bu yüzden çoğu insan yargılar.” C.G.Jung

Başkaları tarafından anlaşılmak belki de çoğu insanın en çok arzu ettiği şeydir. Gel gör ki başkalarını anlamak belki de dünyanın en zor şeyi!

Yaşamımız genel olarak anlamaya çalışmakla geçer. İnsanları anlamaya çalışmak. Olayları anlamaya çalışmak. Büyük resmi anlamaya çalışmak. Yaşam amacını anlamaya çalışmak. Hayatın anlamını anlamaya çalışmak. Hakikati anlamaya çalışmak. Evreni, evrendeki konumunu ve en nihayet her daim kendini anlamaya çalışmak. Nasıl hissettiğin, ne düşündüğün, nasıl ilişki kurduğun, neden böyle hissettiğin/düşündüğün/ilişki kurduğun gibi uzayan giden bir liste.

Bu anlamaya çalışma hadisesi kimi zaman insanı ele geçirir. Geri çekilip kendini tamamen buna verirsin. Bu sırada, aydınlanabilirsin veya yabancılaşabilirsin. Kimi zaman bunu bir kenara bırakır, otomatik reflekslerle hareket edersin. Farkında olmadan kalıplaşmış tepkilerin seni götürdüğü yere gidersin.

Evreni, çevreni, kendini anlamaya çalışırken insanın dikkatini en çok dağıtan unsur başkalarıdır! Ah şu başkaları olmasa hayat ne kadar da keyifli olacak! Meditasyon üzerine karikatürlerde rastlamışsınızdır: meditasyona oturan kişi çevresindeki diğer kişileri değerlendirmekle meşguldür. İç eleştirmen bir türlü durmaz. Dikkatini dağıtır, odağını kaybetmene yol açar. Kendin için hayal etmeyi bırakıp, başkalarından beklentine odaklanırsın.

İnsanın iç sesi, iç eleştirmeni susmak bilmez. Belli bir yere kadar bu kişiyi geliştiren, kendi daha iyi haline götüren katkıdır. Ancak dünyayı kendi algın ve yargınla yönetmeye başladığında dünya kendin ve başkaları için çekilmez olur. Algımız çok kişiseldir. Kendi birikimine, hikayesine, gustosuna dayanır. Bu kişisel algıdan üretilen yargı da kişiseldir. Karşındaki kişiyi ancak dünyayı kendi anlama ve yorumlama becerine göre değerlendirirsin.

Buradaki tehlikeler: yargının seni kısıtlaması, sabit fikre neden olması, beklenti üretmen, beklentini karşılamayan hallerde mutsuz etmesi, başkalarının kendisi olmasına izin vermeme, alan tanımama, dayatma, sağlıklı ilişki kuramama, kendini geliştirememe, sağlıklı analiz edememe vb.

Amacın ne? Bu amacına hizmet eden ne?

Bireysel farkındalıkta amaç kişinin kendisini fark etmesi, kendi sorumluluğunu alması ve kendisi için hayal kurmasıdır. Başkalarını kendine göre yorumlama ve başkalarından beklenti değil. Başkalarından beklentiye girmek yerine kendi yolumuza odaklansak daha keyifli olmaz mı? Herkesi sevmek zorunda değiliz, ancak kimseye kendi doğrularımıza göre muamele etmek zorunda da değiliz. Kendi inandığımız doğruyu –başkalarından beklemeksizin- kendimizde uygulayıp, başkalarına da kendileri olma hakkını tanırsak nasıl olur acaba?

“Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin” diyor Tarkan bir şarkısında. Günümüzde kişisel gelişimin yarattığı mahalle baskısına karşı dikkatli olmak gerekli. Kendi perspektifinden iyi/kötü ayrımı, inanılan öğretilere göre mükemmel olma çabası tüm ilişkileri zorluyor, en başta kendimizle kurduğumuz ilişkiyi. Çözüm için, sayısız eğitim dolaşmak yerine, tek bir öğreti ya da aracı dahi uygulamak, sorumluluğu başkalarına değil kendi üzerine almak yolu aydınlatmaya yardımcı olacaktır. Ben kendimi anlayıp, kabul edemiyorsam, başkasının beni anlamasını ve kabul etmesini nasıl bekleyebilirim? Sağlıcakla kalın

“10 Soru da” Ercan Gümüşkaya

“10 Soru da” Ercan Gümüşkaya

Pause Dergi ile “10 soru da”nın konuğu eğlence ve yeme-içme sektörüne yön veren Must Nişantaşı’nın işletmecisi Ercan Gümüşkaya oldu.

1- İşletmede olmazsa olmaz kural nedir?

İşletmede olmazsa olmazların ilk kuralı güler yüzdür. Konukları güler yüzle karşılama ve gösterilen nezaket ilk görüşte aşk gibidir. Bu yüzden ilk günden beri mottomuz şudur: “Gülün Sahnedesiniz”.

2- İyi işletmeciyi tarif eder misiniz?

En önemlisi günün trendlerini yakından takip edip, mekanına uyarlamak. Ayrıca iyi bir işletmeci herkesle göz temasında olmalı. Serviste, barda ve mutfakta her şeyi yakından takip etmeli. Konukların arabasından inip tekrar arabasına binene kadar geçen tüm o süreçte mutlu ve memnun gitmesini sağlayacak, servisi, müziği ve ambiyansı kısacası o ortamı hazırlıyor olması gerekir.

Ercan Gümüşkaya

3-Eğlence veya yeme sektörün şimdi ki trendi nedir?

Eğlence sektöründe son 10 yıldır Türkçe canlı müzik yapan kulüpler moda ve bu trend artarak devam ediyor. Bence bu uzun yıllar devam edecek. Aynı zamanda vazgeçilmeyen elektronik ve etnik müzik yapan kulüpler de hız kesmeden yoluna devam edecek. İyi yemek ve iyi müziği bir arada sunan restoranlar, mekan değiştirmemek, tek hesap ödemek ve arkadaş gruplarıyla tek mekanda güzel vakit geçirme trendi de popülerliğini koruyacak.

4- En iyi yemek ve en iyi eğlence hangi ülkede?

Bu cevabı çok fazla olan bir soru. Dünyanın her yerinde birçok şehir en iyi yemek ve en iyi müziği mutlaka sunuyor. Dolayısıyla çok gezen biri olarak spesifik bir ülke veya şehir söylemem doğru olmayacaktır.

Ercan Gümüşkaya

5- En popüler mutfak?

Çok net. Tek tip mutfaktan çıkan yemeklere nazaran her zaman en çok tutan “Dünya Mutfağı” adı altında çok çeşitli ve geniş menü sunan konsepttir. Bu yüzden çok tercih ediliyor.

6-En popüler içki?

Son 7-8 yıldır gin çok tüketiliyordu fakat son üç yıldır tekila inanılmaz popüler. Önümüzdeki birkaç yıl masalardaki ve bardaki tüketimi daha da artacak.

Ercan Gümüşkaya

7-Trendleri kim belirliyor?

Mutfaktaki trendleri öncelikle dünyamızda değişen beslenme modelleri değiştiriyor. Dünyada trend olan beslenme modellerine göre şekillenen menüler de hızla yayılıyor ve menülerdeki yerini alıyor. Ülke olarak ABD hala yeme içme konusunda trend belirleyen ülkelerin başında geliyor, sonra da İngiltere ve Fransa diyebilirim. Eğlence de çabuk tüketen toplumların başka arayışta olduğu eğlence modellerine göre değişiyor. Bunları ilk fark edip uygulayan işletmeler de şanslı oluyor ve sürekli popüler kalmaya devam ediyor.

8-Hayalindeki mekandan bahseder misin?

Hayalimdeki mekanların tamamını kurdum. MUST, Michelle ve Müştemilat. Yepyeni bir model fikrim var ama tabii ki bahsetmeyeceğim. Şimdilik bende kalsın, malum fikirler hemen kopyalanabiliyor.

Ercan Gümüşkaya

9- Müşterileri bir görüşte analiz edebilir misin?

Neredeyse yüzde 80’ni doğru analiz ederim. İyi ya da kötü yönde analizlerimde yanıldıklarım da olmuştur ama ilk görüşte doğru analiz konusunda iyiyim.

10-Kariyerinden bahseder misin?

Kariyer hikayem kısa. Kısa derken 25 yıllık yeme içme sektöründe çalıştığım üç yer var sadece. Son yedi yıldır da ortaklarımla beraber kendi mekanlarımı işletiyorum.

Veli Bayraktar “Yaşadığınız, doğduğunuz toprakların lezzetlerine sahip çıkın”

Veli Bayraktar “Yaşadığınız, doğduğunuz toprakların lezzetlerine sahip çıkın”

Bir Pause Dergi klasiği olan Tolga Atalay ile Chef&Chef konuğu Be Premium Bodrum’un Executive Chef Veli Bayraktar oldu. Executive Chef Veli Bayraktar ile kariyerini ve gelecek planlarını konuştuk. Keyifli okumalar…

Şef Veli Bayraktar Pause Dergi okuyucularımıza kendinizi tanıtır mısınız?

İzmir doğumluyum. Ege kültürü ile büyüdüm bu benim ve mesleğim adına oldukça büyük bir etken. Çocukluğum İzmir ve Çeşme’de geçti. Annem ve teyzemlerle birlikte Çeşme’nin tepelerinde ot toplamak, denizden çıkan taze balıklar, pazarda ki muhteşem renk cümbüşlerine sahip sebzeler ve onların tatları, evde pişen açma börekler, mantılar hayatım boyunca unutamayacağım bir bilgi birikimi ve yemek kültürü sağladı.

Meslekte birinci nesil misin? Yoksa ailenden gelen bilgi birikim var mı?

Ailemizde benden başka bir aşçı yok. Dolayısı ile bu konuda tekim. Oğlumu yavaş yavaş mutfağa ısındırmaya çalışıyorum. Bu işi büyüdüğünde yapmak isterse eminim ki çok iyi bir Şef olacak. İlk deneyimine bu sene 5 farklı Michelin Chef’ler ile birlikte çalışarak başladı.

Be Premium Bodrum Executive Chef Veli Bayraktar

Kariyerini ve ilk iş tecrübeni doğru kronolojide paylaşır mısın?

Mesleğe ilk adımın lise yaz tatillerinde küçük bir dönerci dükkânı. Sonrasında Çeşme’de bir restoranda orada oldukça sıra dışı bir şef ile çalıştıktan sonra mutfağı sevdim ve meslek olarak benimsedim.

1 yıl boyunca Turem’de eğitim aldıktan sonra staj ve sonrasında 9 Eylül Üniversitesinin mutfağında görev aldım. Çok yakın arkadaşımın babası olan Bülent Doğan’ın yanında 3 sene boyunca Kuşadası Tusan otelinde devam ettim.

Bir süre sonra Korumar Oteli, kısa bir dönem Turunç Oteli ve sonrasında askerlik. Askerden sonra İzmir Büyük Efes Oteli Casino da 2,5 sene, sonrasında ise hayatımda büyük dönüm noktası olan Lykia World. Birçok yabancı şef ile çalıştıktan sonra hayata ve mesleğe bakış açım tümden değişti. Lykia World sonrasında Antalya’da yeni açılan o dönem ki adı ile Merit Limra, bugün ki adı ile Limak Limra da Sous Chef lik dönemi. Kısa bir dönem Belek Kaya otel sonrasında Pınar Gıda Gurubu’ndan gelen enteresan bir teklif ile farklı bir döneme geçiş yaptım.

Be Premium Bodrum Executive Chef Veli Bayraktar

Pınar Gıda Gurubu Mutfak Danışmanı olarak yaklaşık 5 seneye yakın bir süreçte görev aldım. Bu süre içerisinde birçok yeni ürünün oluşturulması da, Hindi etinin Türkiye’de yaygın kullanımı gibi oldukça başarılı işleri hep birlikte yürüttüm. Pınar Gıda Gurubu benim için adeta çok büyük bir okul oldu ve sonra ki hayatımda bana yol açan büyük öğretilere sahip oldum.

Pınar Gıda Gurubu sonrasında Rixos Kemer ile farklı bir hayatım başladı. Rixos uzun yıllar keyifle çalıştım. Kemer sonrasında Astana / Kazakistan ve Bodrum geldi. Bodrum’da yaklaşık 1,5 sene ara vererek Ela Quality’nin Şefliğini yürüttükten sonra tekrar Rixos Bodrum’da devam ettim. Bu dönem ayrıca gurup içerisinde yurtdışında çok sayı da yürütülen Arap Birliği, Afrika Birliği gibi yüksek kapasiteli uluslarası organizasyonların Mutfak Direktörlüğünü görevini üstlendim. Bodrum sonrasında İstanbul Otelleri Direktörlüğü pozisyonu ile bir dönem İstanbul’da gurup bünyesinde görev aldım.

İstanbul sonrasında Rixos Merkez Ofis’te İş Geliştirme Müdürü olarak görevime yaklaşık 3,5 süresince devam ettim. Bu dönem içerisinde yeni açılan tüm otellerin genel koordinasyonunu yürüttüm. Aynı zamanda Sochi Kış Olimpiyatları gibi geniş kapsamlı organizasyonların Mutfak Direktörlüğünü üstlendim. Merkez Ofisin kapatılarak Dubai’ye alınması sürecinde istifa ederek ayrıldım. Sonrasında Rixos Gurubuna proje danışmanı olarak hizmet vermeye devam ettim. İş ortağım Tolga Yenier ile birlikte Karma Technic olarak Land of Legend, Tersane İstanbul gibi kapsamlı projeler ile birlikte çok farklı ülkeler de proje hazırlamaktayız.

Bu süreç içerisinde mutfağın kokusu, temposu ve heyecanını bırakamadığım için Kıbrıs’ta yer alan Elexus Hotel’de Şef önlüğünü yeniden taktım. Pandemi dönemine kadar olan 4,5 sene boyunca Elexus Otel içerisinde oldukça nitelikli ve kapsamlı işleri hep birlikte yürüttük. Pandemi dönemi sonrasında ise geçtiğimiz senenin sonundan bu yana Be Premium Bodrum’un Mutfak Şefliğini yürütüyorum.

Be Premium Bodrum Executive Chef Veli Bayraktar

Türk mutfağına düşünceleriniz nedir ve nasıl bakıyorsun?

Anadolu’nun yemek kültürü on binlerce yıl öncesine dayanıyor. Birçok tahılını sebze ve meyvenin ana vatanı Anadolu. Binlerce farklı uygarlığa ev sahipliği yapmış topraklarda yaşıyoruz. Muazzam bir geçmişe ve kültüre sahibiz. Buna rağmen yeteri derecede sahip çıkabildiğimizi söyleyemeyeceğim. Türk Mutfağı yöresel ve etnik çok sayıda farklı bileşene sahip bir mutfak.

Mutfağımıza sahip çıkmamız, kayıt altına almamız ve geliştirmemiz gerekiyor. Son yıllarda çok iyi örneklere sahip Şefler ve İşletmeler çıkmakta. Bu süreci uluslarası boyuta taşımamız gerekiyor. Dünya’da Türk Mutfağı denildiği zaman Döner, Kebap, Baklava gibi cevapları alırsınız. Oysaki birçok mutfağın sahip olmadığı malzemelere ve on binlerce farklı lezzete sahibiz. Türk Mutfağının gelişimi için hepimize görev düşüyor.

Hangi mutfakta iyisin? Yeni bir lezzet yaratırken nerelerden esinlenirsin ya da bu lezzet nasıl ortaya çıkar?

Deniz ürünleri benim özel ilgim. Dolayısı ile bu konuya daha hâkim olduğumu düşünüyorum. Yeni bir lezzeti yakalamak tıpkı bir sanatçının ilham alması gibi. Herhangi bir üründen, farklı bir lezzetten, ya da fikirden ilham alarak muhteşem lezzetler yaratabilirsiniz.

Bu konuda önemli olan uluslarası birçok lezzeti hafızanızda tutuyor yada biliyor olmanız. Ve tabii ki bu lezzetleri nasıl birleştirebileceğinizi. İşin bu kısmında çok farklı pişirme teknikleri, mevsimsellik, lokasyon gibi birçok öğe barındırıyor.

Be Premium Bodrum Executive Chef Veli Bayraktar

Genç şeflere nasıl bir tavsiyede bulunursun?

Öncelikle kesinlikle yaptığınız işin tarihçesine hâkim olun. Geçmişi bilmiyorsanız yapacaklarınız çok bir anlam ifade etmeyecektir. Yaşadığınız, doğduğunuz toprakların lezzetlerine sahip çıkın ve öncelikle bunları öğrenin.

Bu ülkenin lezzetlerini bilmiyorsanız iyi bir Asya ya da Fransız yemekleri ustası olmanız hiçbir anlam ifade etmez. Emin olun ki o lezzetleri sizden çok iyi bilen ve uygulayan Asyalı ya da Fransız Şefler var.

Bugün geçmişe nazaran yeni lezzetleri, trendleri takip etmek çok daha kolay. Merak edin, araştırın. Gerekiyorsa bir lezzetin peşinden gidin ve öğrenin.

Bugün ben ustayım demek kolay değil. Oldukça hızlı değişen bir dünyada yaşıyoruz dolayısı ile günceli takip etmek için hayatınız boyunca çırak ya da öğrenci olmayı kabul ettiğiniz ve mantık sınırlarınızı kaldırıp uluslarası boyuta açtığınızda bakış açınız dolayısı ile siz değişeceksiniz.

Uluslarası boyuta çıkabilmiş çok sayıda Türk Şef var, hedefiniz her daim ileri olmalı. Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınız da ki asil kanda mevcut buna emin olun.

Yeni bir proje var mı? Yoksa ben yapacağım her şeyi yaptım mı diyorsun?

Birçok üst düzey ve uluslarası boyutta projeyi hayata geçirdim. Bu sene içerisinde 5 farklı Michelin Yıldızlı Şeflere örneği dünyada olmayacak şekilde Pop Up Restaurantlar olarak ev sahipliği yaptık. Ben her şeyi yaptım demek bence ölümü kabul etmek anlamına geliyor. Şu an çok sayıda yeni ve örneği olmayan projeyi geliştirme aşamasındayız.

Bu konu da henüz ipucu veremeyeceğim için üzgünüm…

Bodrum her mevsimde güzel

Bodrum her mevsimde güzel

Bodrum’un merkezinde kendine has dokusu, eşsiz atmosferi ve gizli güzellikleriyle  yer alan DoubleTree by Hilton Bodrum Marina Vista, tek adımda Bodrum’u keşfetmek isteyen misafirlerini “Sarı Yaz “sezonunda da ağırlamaya devam ediyor.

DoubleTree by Hilton Bodrum Marina Vista, SpaSoul ile bedenlerini yenilemeye, terasında yer alan klasik Bodrum meyhane kültürünün temsilcilerinden Eşsiz Bodrum manzarasına sahip Buselik Meyhanesi ve dünya mutfağında markalaşan Big Chef’s ile gün boyu hizmet vererek Bodrum ruhunu yaşamaya davet ediyor.

Misafirlerine tekne turlarıyla Bodrum’u denizden keşfetme imkanı da sunan DoubleTree by Hilton Bodrum Marina Vista 7’si süit 85 misafir odası, begonvillerle bezeli saklı bir cennet olan ferah avlusuyla Marina Vista’yı yılın her döneminde ayrıcalıklı kılan özellikleri arasında yer alıyor.

Divan Pastaneleri’nin yeni şubesi Bodrum Milta Marina’da

Divan Pastaneleri’nin yeni şubesi Bodrum Milta Marina’da

Bodrum Milta Marina’da Divan Pub’un ardından eşsiz lezzetlerin vazgeçilmezi olan Divan Pastaneleri’nin yeni şubesi de hizmete açıldı.

Divan Pastanelerinin farklı damak zevklerine hitap eden lezzetlerini, kalitesini ve kusursuz hizmet anlayışını yansıtan Bodrum Milta Marina şubesi kapılarını misafirlerine açtı. Divan’ın tecrübeli şeflerinin hazırladığı gurme lezzetler, Bodrum Milta Marina’da da 12 ay boyunca damaklarda eşsiz tatlar bırakmaya devam edecek.

Divan Pastanesi, Divan şeflerinin özenle hazırladığı pastane lezzetleri ile marinanın atmosferinde kaliteli ve keyifli bir pastane deneyimi yaşamak isteyenlerin uğrak noktası olacak.

Gün boyunca her yaş grubuna uygun menülere sahip Divan Milta Bodrum Marina, misafirlerine pasta, çikolata, lokum, dondurma, tatlı ve tuzlu tatların yanı sıra Divan mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden oluşan zengin menüsünde kahvaltıdan gün içerisinde kahve molasına kadar günün her saatinde lezzetli seçenekler sunuyor.

Crystal Sunday Brunch’ları başlıyor!

Crystal Sunday Brunch’ları başlıyor!

İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası ile hizmet veren Divan Kuruçeşme, Yapı Kredi Crystal iş birliğiyle Crystal Sunday Brunch’laruna 2 Ekim 2022 itibar başlıyor.

Canlı müzik performansların yanı sıra Ünlü Divan tatlarının ev yapımı makarna, BBQ alanı, sushi ve deniz mahsulü alanları ile de pazar buluşmaları keyfe dönüşüyor.

Divan şefleri Gymy Kids Club’ın deneyimli eğitmenleri eşliğinde düzenlenen aktiviteler ile çocuklara eğitici ve eğlenceli vakit geçirebilecekleri olanaklar sunuluyor.

Pazar günleri 11:30 – 15:00 saatleri arasında gerçekleşecek ve mayıs ayına kadar devam edecek olan Crystal Sunday Brunch’ları için rezervasyon 0212 708 60 60 numaralı telefondan yapılabilir.