Yazılar
Edis “Martılar”
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDANEdis “Martılar”
Yeni albümü için hazırlıkları sürdüren ünlü yıldız, herkese iyi gelecek, adeta yazı getirecek bir tekli ile karşımızda. Martılar 26 Mart’ta tüm dijital platformlarda
Söz ve müziği Emrah Karakuyu’ya, düzenlemesi ise Ozan Çolakoğlu’na ait “Martılar” enerjik alt yapısıyla dinleyenleri dans ettirmekle kalmayacak, pozitif enerjisi ve sözleriyle herkesi mutlu edecek. Edis, Martılar için “Pandemi, karantina, virüs derken sadece evlere değil, içimize de kapandık. Tam da bahar kapımızdayken, bu şarkı hem içimizi açacak hem de ruh halimizi düzeltecek” dedi.
Samimi ve bir o kadar enerjik bir klip ile sevenlerinin karşısına çıkacak olan Martılar, dinleyenleri eğlenceli bir dünyaya ışınlayacak. Edis’in dans figürleriyle izleyenleri kendine hayran bırakacağı klip herkesin özlediği eğlenceli parti günlerine atıfta bulunuyor.
Gençlerin önünü açacak
/0 Yorumlar/in ikili haber /tarafından HANEDANGençlerin önünü açacak
Yaptığı hit şarkılarla adından sıkça söz ettiren sanatçı Doğuş, şirketi DaaX Production ile genç şarkıcıların yanı sıra bir çok ünlü ismi aynı çatı altında buluşturacak. Bu güne kadar sayısız besteye imza atan Doğuş, müziğe gönül vermiş genç isimlere bilgi ve birikimiyle destek verecek, ünlü isimlerle ise düet çalışmalara imza atacak. Müzik alanında ayrım yapmaksızın her tarzda yetenekli isimler şirket bünyesinde yer alacak. Genel koordinatörlüğünü iki deneyimli isim C. Özkan Yılmaz ve Hilmi Elitez’in üstlendiği DaaX Production da film, reklam, menajerlik, yapım ve organizasyon gibi birçok alanda faaliyetler de yer alacak…
Zehra’dan gurbet kokan klip
/0 Yorumlar/in MANSET /tarafından HANEDANZehra’dan gurbet kokan klip
Cennetten Çiçek şarkısı ile hayatımıza giren Zehra, yeni şarkısı “Gurbet”e çekilen Retro klibi ile dikkatleri üzerine çekti.
Eski kameralardan çekilmiş görüntüleri Zehra’nın görüntüleri ile birleştiren yönetmen Selim Durak retro görüntülere sahip buram buram gurbetin koktuğu bir klip çekti. Klipte Almanya ve İstanbul’un eski görüntülerine yer verildi.
Cennetten Çiçek ile 8 ayda 200 milyonu geçip Türkiye Rekoru kıran Zehra, Türk sinemasına damga vuran Özdemir Erdoğan’ın nostaljik şarkısı Gurbet‘i coverladı, ve piyasaya sundu Poll prodüksiyon un sunduğu şarkının prodüktörlüğünü Erol Köse, aranjesini Alper Atakan yaptı, “Söyleyin Memleketten Bir Haber mi var” dizeleri ile hafızalara kazınan şarkı Kemal Sunal’ın Kapıcılar Kralı filminin ve birçok filmin de tema müziği olmuştu, bahsi geçen klip tüm mecralar ve televizyonlarda gösterimde…
Uzakdoğu’da bir Türk markası
/0 Yorumlar/in MANSET /tarafından HANEDANUzakdoğu’da bir Türk markası
Milli futbolcu Selçuk İnan eşi Cemre İnan, moda dünyasında kısa zamanda adını duyurarak, ilk tasarımlarını Tokyo ve Paris pazarına sundu. Türkiye’de eğitimini tamamladıktan sonra Londra’da Central Saint Martinsde bir yıl ürün tasarımı ( product design ) eğitimi alan Cemre Hanım bu eğitimle kalmayıp, Chelsea College Art and Design Üniversitesi’nde iç mimarlık bölümünü tamamlayarak yurda döndü. Rhodochrosite Studio markası ile moda dünyasına hızlı bir giriş yapan Cemre İnan, ilk koleksiyonunu Japonya’nın başkenti Tokyo ve modanın başkenti Paris’de moda severlerle buluşturdu. Yaptığı gece kıyafetleri ile dikkat çeken marka Türkiye’de Beymen mağazalarında satışa çıkarken, pek yakında Harvey Nicholas mağazalarında da yer alacak.
20. Vehbi Koç Ödülü Prof. Dr. Hüseyin Vural’ın
/0 Yorumlar/in MANSET /tarafından HANEDAN20. Vehbi Koç Ödülü Prof. Dr. Hüseyin Vural’ın
Vehbi Koç Vakfı tarafından, insanların yaşam kalitesinin artırılmasına katkıda bulunan kişi ve kurumları teşvik etmek amacıyla her yıl verilen ödül bu yıl Prof. Dr. Hüseyin Vural veridi.
Kültür, eğitim ve sağlık alanlarından birine verilen Vehbi Koç Ödülü, bu yıl eğitim alanındaki öncü nitelikteki çalışmalarından dolayı İlköğretim Okullarına Yardım (İLKYAR) Vakfı ve vakfın kurucusu Prof. Dr. Hüseyin Vural’a verildi.
Doğuş, adını taşıyan kozmetik markası kurdu
/0 Yorumlar/in HOLLYWOOD /tarafından HANEDANDoğuş, adını taşıyan kozmetik markası kurdu
Şarkıcı Doğuş, kozmetik sektörüne adım attı. Ünlü şarkıcı, kendi adını taşıyan ‘Doğuş’ markasının tanıtım çekimlerinin yapıldığı Kağıthane Art Yapım’da gazetecileri ağırladı.
Markasına güvendiğini belirterek sözlerine başlayan Doğuş, “6 aydır bu proje var. Yabancı bir firma ile kendi markamız olan Daxx Cosmetic ile çalışıyoruz. Kadın erkek parfümümüz çıkıyor. Kozmetikte ses getireceğimize inanıyorum. Çünkü çok kaliteli ürünler çıkardığımıza inanıyorum. Kolonyamızda E vitamini var. Parfümle kolonyalarımız var. Gece gündüz kremimiz var.” diye konuştu.
Şarkıcılıktan önce birçok meslekte çalıştığını ifade eden Doğuş, “Daha önce işportacılık yaptım. Ayakkabı boyacılığı yaptım. İnşaatta çalıştım. Simit, su, poşet sattım. Bunlarla gocunacak bir şeyim yok. Yaptığım her iş ile gurur duyuyorum” dedi.
Doğuş, isim vermeden genç şarkıcılar Ece Mumay ve Bilal Sonses’in şarkı müziklerini çaldığını söyledi. Bunun adına Yürek Derler ve Ding Dong şarkı müziklerinin çalındığını belirten Doğuş, şöyle konuştu: “Bunun Adına Yürek Derler ve Ding Dong eserimi ayrı ayrı arkadaşlar almışlar. Şarkıların müzikleri çorlanmış. Yeni nesildeki arkadaşların maalesef böyle sıkıntısı var. Birçoğu 90’lardan besleniyor. Bu duruma genel olarak üzülüyorum. Şarkının tamamını çalmışlar. İş hukukta. Şu dört mezro olayına sahip çıkılsın. Bu işten bir tek ben muzdarip değilim. Yıldız Tilbe’nin de şarkıları alınıyor. Sezen hanımın da alınıyor. Yeni nesil arkadaşlar yok şunu yaptık bunu yaptık yolundalar. Bırakın bu işleri. Hukuksal savaşımızı başlattık. Gerekeni avukatım halledecek.”
Cem Yılmaz’ın evini stüdyo yaptırıp müziğe başladığının hatırlatılması üzerine, “Cem Yılmaz’dan her şey beklenir. Zaten nota bilgisi de var. Herif süper bir beyin. Başarılar diliyorum. Şarkıya ihtiyaç duyarsa yanındayım. Cem güzel bir adamdır. Önceden tanışmışlığım var. Eskiler iyidir. Yenilerde ufak tefek saygı problemi var.” diye konuştu.
Şiddet konusundaki düşünceleri sorulan şarkıcı sert konuştu. Şiddet konusunda hassas olduğunu ifade eden Doğuş, “Kadına, çocuğa ve hayvana yapılan bütün şiddete ayarlarım bozularak karşı duruyorum. Bunu yapanların kesinlikle insan olduğunu düşünmüyorum. İnsanlarsa eğer kötü doğuyorlar. Ben hayatım boyunca yaptığım hiçbir hatadan pişmanlık duymuyorum. Çünkü hata yaptıkça doğruyu gördüm. 14 yaşından 22 yaşına kadar kaç defa içeri girip çıktığımı bilmiyorum. O yüzden bu mevzuları çok sevmiyorum.” dedi
Borusan Otomotiv’e iki ödül birden
/0 Yorumlar/in Otomobil /tarafından HANEDANBorusan Otomotiv’e iki ödül birden
Otomotiv Distribütörleri Derneği tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen ODD Satış ve İletişim Ödülleri 2020 Gladyatörleri’nde Borusan Otomotiv, “BOM Akademi Kar ve Buz Sürüşü Basın Etkinliği” ile Yılın PR/Etkinlik Uygulaması ödülüne layık görülürken, “Yeni Land Rover Defender Lansman Gününe Canlı Geri Sayım” ile de Yılın Outdoor Uygulaması ödülünün sahibi oldu.
Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) markaların satış ve iletişim başarılarını ödüllendirmek amacıyla düzenlediği ve bu yıl dijital ortamda gerçekleştirilen törende Borusan Otomotiv Motorsport’un (BOM) sosyal sorumluluk bilinciyle oluşturduğu BOM Akademi Yılın PR/Etkinlik Uygulaması kategorisinde 10 güçlü aday arasından birinciliği elde etti.
Jolly ile Karadeniz’i keşfedin
/0 Yorumlar/in Gezi /tarafından HANEDANJolly ile Karadeniz’i keşfedin
Bu kış Karadeniz’in sizi mest edecek yaylalarında tatilinizi geçirmek istiyorsanız Jolly’nin sizlere benzersiz teklifi “Bir Kış Masalı Butik Karadeniz Turu” olacak. İstanbul ve Ankara’dan hareketle uçak ile ulaşımın sağlanacağı bu turun 3 gece doğa ile iç içe otellerde konaklamalı başlangıç fiyatı 1.819TL olarak belirlendi.
Peki, Karadeniz’in tüm güzelliklerini görebileceğiniz bu turda siz gezginleri neler bekliyor?
Trabzon’da sizleri ilk olarak Trabzon Ayasofyası bekliyor. Komnenos Krallığı döneminde İstanbul’daki Ayasofya’ya ithafen yapılan bu mimari harikası yapıyı ve fresklerini tanıdıktan sonra, bölgenin en büyük gümüş atölyesine gidecek ve coşan dere boyunca doğanın görkemli güzelliklerini keşfedeceğiniz Altındere Milli Parkı ve Sümela Manastırını göreceksiniz.
Bir sonraki rotanız ise Sürmene. Sürmene bıçaklarının yapılışına tanıklık edecek; ardından ise Karadeniz’in bir başka markalaşmış ürünü çay bitkisini görmek için çay fabrikasını ziyaret edeceksiniz.
Karadeniz’in tüm güzelliklerini bir arada yaşayacağınız bu gezide bir sonraki rotanız ise yaylaların sultanı olarak bilinen Ayder Yaylası… Burada bol oksijenle birlikte anılarınız arasına yeni anılar ekleyeceksiniz.
Karadeniz turunda iken Zilkale’yi görmemek olmaz. Burada kartal yuvasını andıran kaleyi gezip Kaçkarlar’ın eşsiz güzelliğine tanık olacaksınız.
Turun devamında ise sizleri, dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alpler’in güzelliğini geride bırakan Uzungöl bekliyor olacak. Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresi’nin önünü kapatmasıyla oluşan Uzungöl çevresinde bir gezi sizleri karşılayacak.
“Bir Kış Masalı Butik Karadeniz Turu”nda, sadece yüzde 25 ön ödeme, kalan ödemeyi tura 3 gün kala ödeme imkanı, yüzde 50’ye varan indirim ve kesintisiz iptal garantisi ile yerinizi ayırtarak siz de Karadeniz’in kışın büründüğü tüm güzelliklere tanık olun. Hadi gidelim!
Pandemi yalnızlığı sürerken nasıl mutlu olmalı?
/0 Yorumlar/in Saglık /tarafından HANEDANPandemi yalnızlığı sürerken nasıl mutlu olmalı?
Pandemi süreci, maske, hijyenin yanı sıra sosyal mesafeyi de hayatımızın olmazsa olmazları haline getirdi. Bir de virüs bulaşma riskini azaltmak için gelen sosyal kısıtlılık, pek çoğumuzun ruh halini değiştirdi. Yalnızlığın ve sosyalleşememenin getirdiği psikolojik yükler, hayatımızı zorluyor. Peki, yüz yüze, birlikte olmamız mümkün değilken mutlu olmamız mümkün mü? Bu soruya yanıt veren Acıbadem International Hastanesi’nden Klinik Psikolog Yeşim Karakuş, “Günlük hayatın stresine karşı etkili bir iletişim, sosyal bir tür olan bizlerin, en büyük güç ve direnç kaynaklarından birisidir. Bu süreci daha sağlıklı atlatabilmek için sosyal mesafemizi koruyalım ancak sosyal bağlantılarımızı kesmeyelim.” diyor.
Pandemi yalnızlığıyla tanıştık
Covid-19, sadece vücudumuzu hasta eden bir enfeksiyona yol açmadı; bizi, sokağa çıkamadığımız, sevdiklerimize sarılamadığımız bu nedenle “yalnızlık“ kavramının yeni bir yönüyle karşılaştığımız bir döneme yaşamamıza da neden oldu. Yeşim Karakuş “Birçok konuda endişeli, kaygılı, sıkıntılı, yorgun, üzgün hissediyorsanız ve bu duyguları son zamanlarda daha yoğun yaşıyorsanız, yalnız değilsiniz. Pek çok kişi aynı duyguları yaşıyor. Bu süreçte birçok geleneğin ve alışkanlığın kaybından dolayı olumsuz duygularımızı yönetmekte zorluk yaşanabiliyor. İçinde bulunduğumuz bu pandemi sürecinde, bu duyguları hissetmemiz anlaşılır ve normal bir durum.“ diyor.
Peki bu duygu durumuyla başa çıkmak için neler yapmalı? Yeşim Karakuş’a göre, özellikle evlere kapandığımız günlerde, acılarımızı, üzüntülerimizi, korkularımızı, kaygılarımızı yok saymaya çalışmak ya da sürekli sürekli bu tür sıkıntılarımızı dile getirip şikayet etmek yerine oturup duygularımızla konuşmak, hissettiklerimizi olduğu gibi kabul etmek gerekiyor.
Duygularınızı dinleyin!
Yalnızlığın ve sosyal ortamdan uzaklaşmanın insan doğasıyla çeliştiğini söyleyen Klinik Psikolog Yeşim Karakuş; “Bizler sosyal bir türüz. Gelişimimiz ve ruhsal sağlığımız, ilişkilerimizle ve çevremizle şekilleniyor. Dolasıyla ruh sağlığımız ve iyi olma halimiz söz konusu olduğunda, insanı psikososyal ortamından ayıramıyorsunuz. Ancak burada, insan olarak fiziksel mesafe ile ayrılsak bile duygusal olarak birlikte olmak için inanılmaz bir kapasiteye sahip olduğumuzu hatırlatmakta fayda var.“ diyor.
Özellikle birbirimize duygusal olarak erişebilir ve bağlı olmamız gerektiğini belirterek, hayatımız dağınıkken bu tür olumsuz duyguları hissetmenin kaçınılmaz olduğunu, bu durumu yaşarken yalnız olmadığımızı vurgulayan Yeşim Karakuş, “Kendimizle daha fazla vakit geçirdiğimiz bu süreçte, düşüncelerimizi bırakıp biraz duygularımızla konuşalım. Duygularımız ve hislerimiz anlaşılmayı bekler. Yaşadığımız olumsuz duygular ve sağlıklı olsun ya da olmasın onlarla başa çıkma becerilerimiz, aslında bizi korumak ve hayatta kalmamızı sağlamak için vardır. Bu duygular, gelsinler, bize bir şeyler öğretsinler, ancak kalmalarına izin vermeyelim.“ diye konuşuyor.
Belirsizlik durumuyla nasıl başa çıkabiliriz?
“Hayat her zaman bir miktar belirsizlik içeriyor. Belirsizlik kelimesi, başı ve sonu olmayan ucu açık bir kavram. Yaşadığımız bu pandemi süreci de birçok konuda ‘belirsizlik’ durumunu içermekte ve bu durumunun üzerimizde psikolojik etkileri olmaktadır. Peki, yaşadığımız bu belirsiz süreç ile nasıl başa çıkabiliriz?’ Klinik Psikolog Yeşim Karakuş, bu soruya cevap verirken “Belirsizlik durumunda, konuyla ilgili bilgi sahibi olmadığımız için sürekli bilgi arayışı içerisinde olma davranışımız artmaktadır. Belirsizlik durumunda kaldığımızda, yaşadığımız olumsuz duygularla baş edebilmek için etrafımızdan o konu ile ilgili (doğru ya da yanlış) birçok bilgiyi almak istiyoruz. Normalden daha fazla bilgi sahibi olmayı isteme durumu, belirsizliği gidermekten çok artırmaktadır.” diyor.
Belirsizlik sürecinin, o konuda bilgi alma ihtiyacını tetiklediğini anlatarak Karakuş; “Sürekli vakaları takip etmek, iletişim kurduğumuz insanlarla koronavirüs süreci, pandemi dönemi ve bu konuda türetilen çeşitli rivayetler hakkında sıklıkla konuşmak, hatta konuşmaların sadece bu çerçevede sürdürülmesi durumu, sürecin ne zaman biteceği veya buna benzer konularda sürekli tahminler yürütmeye çalışmak gibi durumlar, belirsizliği azaltmaktan çok büyütmeye yol açar.“ diyor. Bu şekilde sinir sistemini sürekli uyarmanın ve tetikte tutmanın kişiyi daha kaygılı ve tedirgin hale getirdiğini belirtiyor. Bu davranışların ise uyku ve yeme bozuklukları, panik atak veya panik bozukluklar, anksiyete problemleri, bedensel belirti bozuklukları gibi birçok psikolojik durumu da beraberinde getirebildiğine işaret ediyor.
İletişim kurarak sosyal bağlantılarınızı sürdürün
Pandemi sürecini daha sağlıklı geçirebilmek için Klinik Psikolog Yeşim Karakuş şu önerilerde bulunuyor: “Bu zorlu süreçte, olumsuz duyguları hissetmemiz ve bazen daha yoğun yaşıyor olmamız normal bir durum. Kendimizi ne zaman iyi ya da kötü hissettiğimizi, hangi durumlardan daha çok etkilendiğimizi fark etmek ve bu duygularla başa çıkmada zorlandığımız zamanlarda ise psikolojik destek almak önemlidir. Günlük hayatın stresine karşı etkili bir iletişim, sosyal bir tür olan bizlerin, en büyük güç ve direnç kaynaklarından birisidir. Bu süreci daha sağlıklı atlatabilmek için, sosyal mesafemizi koruyalım ancak sosyal bağlantılarımızı kesmeyelim. Bedenimiz sınırlı ancak zihnimiz sınırsız. Yarının daha iyi olacağına inanıyorsak bugünün zorluğuna katlanabiliriz.“
