Kadın-erkek eşitliği toplum için ne kadar önemli?

Kadın-erkek eşitliği toplum için ne kadar önemli?

Ülkeler ortalamasında her üç kişiden ikisi (%68), kadınlar ve erkekler arasındaki eşitliğin sağlanmasını önemli bulduğunu belirtiyor. Bireylerin %16’sı  ise bu konuyu önemli bulmadığını söylüyor. Kadınlar (%74), erkeklere kıyasla (%62) cinsiyet eşitliğini daha önemli buluyor.

Ipsos Türkiye

 IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK VERİLERİ ŞÖYLE YORUMLADI

Dünya Kadınlar Günü, 168 yıl önce 8 Mart 1857’de New York’ta kadın dokuma işçilerinin daha iyi çalışma koşulları ve eşit işe eşit ücret talepleriyle başlattıkları grev sırasında çıkan yangında 129 işçinin hayatını kaybetmesi ile başlamış bir mücadele günü. Kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi o günden bu yana sürüyor. Elbette yol katettik ancak şu anda geldiğimiz noktada hala konuşacağımız ve konuşmayı asla bırakmamamız gereken birçok nokta var.

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK

Ipsos’un 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için 30 ülkede 23 binden fazla kişi ile gerçekleştirdiği Global Advisor Araştırması’na göre her üç kişiden ikisi (%68), kadınlar ve erkekler arasında eşitliğin sağlanmasını önemli bulduğunu belirtiyor. Türkiye’de ise bu ifadeye katılanların oranı %78. Türkiye’de yaptığımız Gündeme Dair araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde genel olarak kadınlara ve erkeklere eşit davranıldığını düşünen bireylerin oranı son 4 yıldır pek değişmiyor. Her 5 kişiden biri eşit davranıldığı görüşünde (%19). Aile içine baktığımızda ise bireylerin %41’i aile içinde kadınlara ve erkeklere eşit davranılmadığını düşünüyor. Toplum genelinde ve aile içine baktığımızda dikkat çeken en kritik nokta, bir fikir beyan etmek istemeyenlerin oranındaki kayda değer artış. Bu durum, cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konusundaki tartışmalar ve bu tartışmalardan dolayı oluşan gündemden dolayı insanların bu konuyla ilgili olumlu ya da olumsuz fikir beyan etmekten kaçındığını gösteriyor. Bu araştırmayı daha önceki yıllarda yaptığımızda böyle bir durum olmamıştı.  Kadınların karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan biri de uğradıkları şiddet. Her iki kişiden biri kadınların hayatın her alanında erkek şiddetine maruz kaldığını düşünüyor, kadınlar arasında bu şekilde düşünenlerin oranı daha yüksek, %64. Kadına yönelik şiddetin cezasız kaldığını düşünenlerin oranı %60, kadınlar arasında ise bu oran biraz daha yüksek %66. Alınması gereken önemli bir mesaj daha. Şiddet varken ve cezasız kalıyorken kadınların güvende hissetmemeleri de çok normal, yaklaşık üç kadından ikisi dışarıda yalnızken veya yanlarında kadınlar varken kendilerini güvende hissetmediklerini belirtiyor. Kadınların iş yaşamına katılımında hangi noktadayız yakından bakmakta ve hafızalara kazımakta fayda var. TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranı kadınlarda %35,8, erkeklerde ise %71,2 oldu. Yani 15 yaşın üzerindeki her üç kadından ikisi işgücüne dahil değil, işsiz olabilmek için bile öncelikle işgücüne dahil olmak gerekiyor. İşgücüne dahil olabilen azınlık için de durum kötü, istihdam oranı erkeklerde %65,7 iken kadınlarda %31,3. Gündeme Dair araştırmamız gösteriyor ki daha en başında sorunlu bir noktadayız. Çünkü her iki kişiden biri kadınların eşlerinden ya da ailelerinden izin almadan çalışamadığı tespitine katılıyor. Araştırmamıza katılanların çoğunluğu, engelleri aşıp da işgücüne dahil olabilen kadınların işyerlerinde ayrımcılığa maruz kaldıklarını, aynı iş için erkeklerden düşük ücretler ile çalıştıklarını belirtiyor. Eşit işe eşit ücret alınmadığı tespitine katılanların oranı %41, bu oran kadınlarda genel ortalamaya göre daha yüksek. İş yerinde kadın ve erkek çalışanlara eşit davranılıp davranılmadığı sorulduğunda ise her dört kişiden biri eşitlik olduğunu düşünüyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için tüm dünyada sesler çıkıyor, önemli aksiyonlar alınıyor, peki kat edilen yol yeterli mi? Ipsos’un Global Advisor araştırmasına dönecek olursak 30 ülkenin ortalamasında, bireylerin yarısı (%50), kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması konusunda ülkelerinde yeterince yol katedildiğini düşünüyor. Türkiye’de de bireyler benzer görüşte. Bu konuda bir şeylerin daha iyiye gitmesi için kadınların iş dünyasında ve hükümette daha fazla kadın lider olması şart. Araştırma sonuçlarına göre bireylerin yarısından fazlası da (%54), kadınların yönetimde olmadığı sürece ülkelerinde eşitlik sağlanamayacağını düşünüyor. Kadınlarda bu ifadeye katılım oranı erkeklerden daha yüksek %60. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları için katetmemiz gereken uzun bir yol var. İş dünyasında, siyasette, ailede ve sokakta kadınların hak ettikleri eşitliği yaşayabilmeleri için hem bireysel hem de kurumsal düzeyde sorumluluk almamız şart. Daha adil, daha eşit ve daha güvenli bir dünya için konuşmaya, sorgulamaya ve elimizden geleni yapmaya durmaksızın devam etmeliyiz.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun!