Yazılar

Beyin ve sinir cerrahisi ile nörolojik bozukluklar nasıl yönetilir?

Beyin ve sinir cerrahisi ile nörolojik bozukluklar nasıl yönetilir?

Nörolojik bozukluklar, tıbbi tedavi gerektiren hastalıklar olarak biliniyor. Görülme sıklığına bağlı olarak bu sağlık sorunları hakkında, hastalar tarafından yaygın olarak araştırmalar da yapılıyor. Konu ile ilgili merak edilenleri, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, Op. Dr. Seyhan Orak yanıtlıyor.

Beyin ve sinir cerrahisi, nörolojik bozuklukların tanı ve tedavisinde görev alan tıp branşları içerisinde yer alır. Bu alandaki yönetim, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve hastaların yaşam kalitesini artırır ve tedaviyi hedefler. Bu kapsamda takip edilmesi gereken, protokollere bağlı bir yol haritası söz konusudur.

Dr. Seyhan Orak

Tanı ve Değerlendirme

Tanı ve değerlendirme, nörolojik bozuklukların etkili bir şekilde yönetilmesinin temelini oluşturur. Bu aşama, hastanın semptomlarının doğru bir şekilde anlaşılması ve teşhis edilmesi için hayati öneme sahiptir. Beyin ve sinir cerrahları, hastanın tıbbi geçmişini, semptomlarını ve aile öyküsünü ayrıntılı bir şekilde inceler. Gerekirse nörolojik muayene ve nörolojik görüntüleme yöntemleri, beyin ve sinir sisteminin durumunu değerlendirmek için kullanılır. Bu adım, nörolojik bozukluğun türünü, şiddetini ve potansiyel nedenlerini belirlemek için hayati öneme sahiptir. Tanı süreci, hastaların spesifik bir tedavi planı oluşturulması için temel bilgileri sağlar. Bu nedenle tanı ve değerlendirme aşaması, beyin ve sinir cerrahlarının hastalarına en iyi bakımı sunmalarının ilk adımıdır.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi, nörolojik bozuklukların yönetiminde önemli bir rol oynar. Bu tedavi yöntemi, bir dizi farklı nörolojik rahatsızlığın semptomlarını hafifletmek veya kontrol altına almak için kullanılır. Örneğin, epilepsi hastaları için antiepileptik ilaçlar, nöbetleri önlemeye veya azaltmaya yardımcı olabilir. Migren ataklarını azaltmak için migren profilaksisi olarak adlandırılan ilaçlar reçete edilir. Parkinson hastalığı tedavisinde dopamin yükseltici ilaçlar kullanılır ve bu, motor becerileri iyileştirebilir. İlaç tedavisi, bazı nörolojik bozuklukların ilerlemesini yavaşlatabilir veya semptomları daha yönetilebilir hale getirebilir. Ancak ilaç tedavisinin etkinliği ve yan etkileri kişiden kişiye değişebilir, bu nedenle hastaların düzenli doktor kontrollerine gitmeleri ve ilaçlarını düzenli olarak kullanmaları önemlidir. Beyin cerrahları, ilaç tedavisinin doğru şekilde uygulanmasına rehberlik eder ve ilaçların dozajını gerektiğinde ayarlar.

Cerrahi Müdahale

Cerrahi müdahale, nörolojik bozuklukların tedavisinde hayati bir rol oynar. Beyin ve sinir cerrahları, özellikle tümörlerin çıkarılması, anevrizmaların onarılması veya ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda, cerrahi müdahale gerektiren hastaların yönetiminde uzmandır. Tümör cerrahisi, hastaların yaşam kalitesini iyileştirmek ve tümörün kontrol altına alınmasını sağlamak için sıklıkla kullanılır. Anevrizma onarımı, beyin damarlarında oluşan tehlikeli şişlikleri düzeltir, bu da felç veya ani ölüm riskini azaltır. Cerrahi müdahale ayrıca nörolojik bozuklukların semptomlarını hafifletmeye veya ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir. Bu, epilepsi için beyin pili implantasyonu gibi özel tedavileri içerebilir. Beyin ve sinir cerrahları, cerrahi seçeneklerin risklerini ve faydalarını hasta ve aileleriyle ayrıntılı bir şekilde paylaşır ve en uygun tedavi planını oluşturur. Bu, hastaların daha iyi bir yaşam kalitesi ve nörolojik bozukluklarının daha iyi bir yönetimi için önemlidir.

Egepol Hastanesi

Rehabilitasyon

Rehabilitasyon, nörolojik bozukluklarla başa çıkmada hayati bir rol oynar. Bu süreç, hastaların yaşamlarını olabildiğince bağımsız ve işlevsel bir şekilde sürdürebilmelerine yardımcı olmayı amaçlar. Nörolojik rehabilitasyon, spesifik hastalık veya yaralanmaya yönelik özelleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir. Fizik tedavi, hastaların kas gücünü ve hareket kabiliyetini yeniden kazanmalarına yardımcı olurken, konuşma terapisi ile dil ve iletişim becerileri geliştirilir. Beslenme danışmanlığı, hastaların sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmelerine katkı sağlar. Ayrıca psikososyal destek, nörolojik bozukluğun hastaların zihinsel ve duygusal refahına olan etkilerini ele alır. Rehabilitasyon süreci, hastanın ihtiyaçlarına ve durumuna göre uyarlanır ve uzun vadeli iyileşme hedeflenir. Bu süreç, hastaların nörolojik bozukluklarla daha iyi başa çıkmalarını ve yaşam kalitelerini artırmalarını destekler.

Hasta Eğitimi ve Destek

Hasta eğitimi ve destek, nörolojik bozuklukların etkili yönetimi için kritik bir bileşendir. Bu süreç, hastalara ve ailelerine, nörolojik rahatsızlıkların doğası, semptomları, ilaçların nasıl kullanılacağı ve yaşam tarzı değişikliklerinin nasıl uygulanacağı konusunda ayrıntılı bilgi sunmayı içerir. Hasta eğitimi, hastaların tedavi planlarını anlamalarına ve daha iyi bir şekilde uygulamalarına yardımcı olur. Aynı zamanda hastaların semptomları izlemeleri ve olası komplikasyonları tanımaları için gereken bilgileri sağlar. Bunun yanı sıra, hasta eğitimi, hastaların tedaviye uyumlarını artırmalarına ve tedavi sonuçlarını optimize etmelerine yardımcı olur. Ayrıca nörolojik bozukluğu olan hastalar ve aileleri, duygusal ve psikososyal destek gereksinimlerini karşılamak için yönlendirilmelidir. Bu, hastaların stresle başa çıkmalarına, depresyonu önlemelerine ve yaşam kalitelerini artırmalarına yardımcı olur. Hasta eğitimi ve destek, nörolojik bozuklukların daha etkili bir şekilde yönetilmesine ve hastaların daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkıda bulunur.

Yeni kaçış noktası Nayu İğneada

Yeni kaçış noktası Nayu İğneada

Kuzeydeki yeni kaçış noktası Nayu İğneada konuklarını ağırlamaya hazır. Nayu İğneada, doğayı ve mimariyi buluşturan atmosferiyle ve konumuyla yeni bir soluk getiriyor…

Doğal güzellikleri ile ünlü İğneada’da yeni bir konaklama deneyimi ile tanışma vakti geldi. 22 km’lik sahili, göl ve denizin buluştuğu, Longoz Ormanları’na komşu nadir bulunan konumuyla Nayu İğneada, yepyeni bir doğa deneyimi sunuyor.

KORRES ile daha güçlü bir cilt

KORRES ile daha güçlü bir cilt

KORRES’in, sadece Yunanistan’ın Santorini adasında yetişen üzümlerle geliştirdiği yeni cilt bakım serisi Boyner’de yerini aldı.

Marka Santorini’de yetişen üzümlerle hazırladığı yeni Santorini Grape Collection ile daha güçlü bir cilde sahip olmanın formülünü sunuyor. Cildi besleyen ve iyileştiren antioksidanlar bakımından zengin olan bu yeni seri nemlendirici, serum ve maskeden oluşuyor.

Formülünde doğal üzümleri barındıran KORRES’in Santorini Grape Poreless Kremi cildi nemlendirirken pürüzsüzleştiriyor ve cilt yağ dengesini sağlamaya yardımcı oluyor. Santorini Grape Velvet Skin Drink Serumu ise yenileyici etkisiyle cildi yeniden yapılandırıyor. Santorini Grape Volcanic Skin Reset Yüz Maskesi ise ciltte detoks etkisi yaratarak cildi arındırıyor ve cildin yepyeni bir görünüme kavuşmasına yardımcı oluyor.

PAUSE Dergi Artık Hayatınızda!

PAUSE Dergi Artık Hayatınızda!

Yaşam Tarzı, Yeme-İçme ve Gezi…

İçeriği ve Hedef Kitlesi İçinden Seçilen Yazar kadrosuyla

Kulvarında İlk ve Tek özellikte Bir Yayın Olarak Hayatınızda…

Beklentilerin hızla değiştiği, ilgi alanlarının farklılaştığı günümüzde, görmezden gelemeyeceğimiz lüks yaşam dinamiklerini aylık olarak Pause Dergi’den izleyebileceksiniz… Kulvarında tek olan yayının içerik düzenlemesi kadar ilgi çekici diğer bir özelliği de; yazar kadrosu “gazeteci” kimliğindeki isimlerden değil, hitap ettiği hedef kitle arasından belirlenmiş, ilgili alanlarında hayatı kaliteli bir şekilde deneyimleyen “gizli müşteri”  diye tanımlanabilecek isimlerden oluşması… Birbirinden değerli isimler; yaşamlarını sürdürdükleri dünyanın farklı şehirlerinden ve ülkemizin farklı illerinden yazılarıyla bu dergide buluştu.   A+, A, B gurubuna hitap eden yayında ilk kez bir çocuk gurme yazar da bulunuyor. Kurumsal tplantılar, davet duyurular, yeniliklerin tanıtıldığı davetler, buluşmalar, galalar, tanıtımlar, kutlamalar ile ilgili haberler ise deri içinde “handeancity” başlığı altında verilmektedir. Bu bölüm sayfaları; İntermedya İletişim Hizmetleri kardeş ekibi tarafından hazırlanan özel bir çalışmadır…

Dergide neler var?

Yaşam başlığı altında; insani gelişmeyi ilgilendiren, yaşam tarzı başlığı altında görülebilecek tüm konular ele alnınmaktadır. Burada amaç insanlara örnek olabilecek, hayal kurmalarını, hedef belirlemelerini sağlayabilecek içerikler röportajlar bulunmaktadır. Bu bölümü içeren sayfalarda popüler kültürden ve profesyonel popüler kültürden isimler, kendi efsanesini oluşturmuş kurumlar, kurucuları, yöneticileri, % yüz Türk yapımı dünyaya açılan işler, konusunda başarılı olmuş uzmanlar konuk edilmektedir. Konular ise soft bir tarzda ele alnıarak bir haber dosyası titizliğinde ama life style olarak işlenmektedir. Gezi Sayfaları ile trendler “gizli müşteri” özelliğindeki yazarlarımızın deneyimi ile okuyucuya ulaşmaktadır. Yeme-İçme konusuda dünyada ve ülkemizdeki şefler “şef şefe” bölümünde markalaşmaya, pazarlamaya ve sektörün gelişimini desteklemeye yönelik bilgileri ve dünyadaki “mutfak, yemek, lezzet, gurme” alanında konumlamamızı kişilerin yaşadığı denyim derinliğinde mercek altına almaktadır.

Mekanlar, Oteller, Barlar, Restoranlar haber dosyası olarak verilmektedir. Değişimleri, yenilikleri, ilgi çekici tarafları, sundukları ayrıcalıklı konforları ile değerlendirlmektedir. Yaşam başlığı çerçevesinde olan sayfalarda alışveriş yeni ürün tanıtımlarına da yer verilmektedir.  Sağlık, Güzellik ve kültür sanat sayfalarını, Otomotiv, Teknoloji haberlerinin izlediği sayfalar takip etmektedir.

Kimler var?

Chef to Chef röportajları ile Chef Tolga Atalay

Sanat ve Cemiyet yazıları ile Besim Kazado

Gurme-Yaşam yazarı Sermet Severöz

Yerel Yönetim haberleri ile İNGEV  Başkanı Vural Çakır

Bodrum haberleri ile BODER Yön. Kur. Üyesi Alişir Şahin

Sanat haberleri Küratör Özlem Alıcı

Moda ve Shopping haberleri Verda Penso

Gezi yazıları ile genç gezgin Ferhat Kaan Şahin

Klinik Psikolog Şehnaz Tuna

Life style yazar Dilek Birgen

Well Being – Profesyonel Koç ve Enerjist Senem Tuğcuoğlu

Aktüel yazıları ile Nazan Ortaç

Çocuk gözü ile yeme-içme ve gezi Ahu Ayşenaz Çağdaş

Nerelerde varız?

Pause Dergi  pandemi sonrası hızla gelişen dijital çağa adapte olmuş. Hard copy olarak devam eden hayatına ara vermiş ve yoluna tüm dijital platformlarda devam etmeye karar vermiştir.

Press Reader, Türktelekom, Vodofone  dijital platformları haricinde www.pausedergi.com adresinden “e dergi” haline de erişim sağlanabilmektedir.

#pausetv #pausedergi  #hanedancity #pausemagazin #pausesaglik #pausesanat #pauseekonomi #pausespor #magazin #haber #tv #gezi #yemek #turizm #tatil #intermedya #pausemedya #pausefood #pausetravel #shopping #moda #sarki #sanat #art #pausemedya #pausebrandcity #pausebusiness #teknoloji  #brandcity #business #pausemedya

https://www.pausedergi.com/

https://www.hanedancity.com/

https://www.facebook.com/pause.citys.54

https://twitter.com/pausedergi

https://www.instagram.com/pausedergi/

Derby Kitap Festivali

Derby Kitap Festivali – İngiltere 17-19 Kasım

Kitap tutkunuysanız bu muhteşem festivali kaçırmak istemeyeceksiniz. Her yıl büyüleyici şehir Derby’de düzenlenen bu etkinlik, edebiyat seven herkesin mutlaka katılması gereken bir etkinlik.

Derby Kitap Festivali birkaç yıldır düzenleniyor ve her geçen gün daha da iyiye gidiyor. Festival, Birleşik Krallık ve ötesinden çok çeşitli yazarları, konuşmacıları ve edebiyat meraklılarını bir araya getiriyor. İster kurgu, ister kurgu dışı, şiir veya çocuk edebiyatına ilgi duyuyor olun, Derby Kitap Festivali’nde herkes için bir şeyler var.

“Vatikan’ın Şifresi Bir Temel Macerası” Kasım ayında vizyonda

“Vatikan’ın Şifresi Bir Temel Macerası” Kasım ayında vizyonda

Eser Yapım imzalı, yönetmenliğini Okan Ege Ergüven’in üstlendiği, senaryosu Erol Hızarcı’ya ait yeni Temel komedisi ‘Vatikan’ın Şifresi: Bir Temel Macerası’ 10 Kasım’da sinemalarda izleyici ile buluşacak.

Ünlü Trabzon’lu internet fenomeni Reşat Hacıahmetoğlu’nun ilk kez kamera karşısına geçerek ‘Temel’ karakterine hayat verdiği renkli komedi filminin kadrosunda; Edanur Hancı, Ömür Arpacı, Osman Kot, Tuna Orhan, Asuman Dabak, Zeynep Eronat, Altan Erkekli, Salih Kalyon, Alp Öyken, Naşit Özcan, Abidin Yerebakan bulunuyor.

Filmde; sevdiği kıza kavuşabilmek için arkadaşlarıyla birlikte imkânsız bir görevin üstesinden gelmeye çalışan Temel’in heyecanlı ve komik macerasını anlatılıyor. İzleyicisine yepyeni bir ‘Temel Macerası’ sunacak olan, “Vatikan’ın Şifresi: Bir Temel Macerası”; samimi anlatımı, zengin oyuncu kadrosu ve kahkaha tufanı yaratacak espirileri ile 10 Kasım’da sinemalarda izleyici ile buluşmaya gün sayıyor…

The Bodrum Cup Selanik’ten yola çıkıyor

The Bodrum Cup Selanik’ten yola çıkıyor

Bu yıl 35. yapılacak olan The Bodrum Cup için geri sayım başladı. The Bodrum Cup, 35’inci yılını kutladığı bu yıl, Türkiye İş Bankası’nın kart markası Maximiles Black’in isim sponsorluğu, Opet ve Tüpraş’ın ana sponsorluğunda Bodrum’da denizcilik ve yelken tutkunlarını buluşturacak.

Cumhuriyetin 100’üncü yılı vesilesiyle önceki yıllardan farklı olarak festivalde bu yıl Selanik ve İstanbul rotaları da olacak. 2 Ekim’de Selanik’te Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ev ziyaret edilerek başlayacak olan Maximiles Black The Bodrum Cup, 8 Ekim’de Dolmabahçe Sarayı önünde yapılacak anma selamlamasıyla devam edecek. Onlarca yarışçı 17 Ekim’deki start için tam 35 yıldır heyecanlı yarışlara sahne olan sulara, Bodrum’a dönecek ve kazananların kupaları 21 Ekim Cumartesi gecesi büyük bir konserle sahiplerine teslim edilecek.

Bu yıl yelken yarışları kapsamında belirlenen rota, Bodrum’un tarihi limanından başlayarak Çökertme, Kissebükü ve Gümüşlük’e uzanacak ve ardından Bodrum’da tamamlanacak.

Amerika’nın en küçük kasabaları

Amerika’nın en küçük kasabaları

Amerika Birleşik Devletleri denilince akla devasa binalar, devasa arabalar, nerdeyse her şeyin büyük olduğu gelir. Amerika’nın içlerinde bir birinden sevimli minik kasabaları olduğunu bilmeyiz bile. Şimdi ABD’nin bu minik kasabalarını kaleme aldım. ABD’ye yolunuz düşerse bu güzel minik kasabaları da ziyaret edin.

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Bisbee, Arizona

Bisbee, Arizona

Eğlenceli ve korkak, küçük Bisbee kasabasını tanımlayan iki kelimedir. Arizona’nın uzak güneydoğu köşesinde yer alan bu eski bakır madenciliği patlaması, madenler kapandıktan sonra insanların unuttuğu bir yerdi. Bu, hippiler terk edilmiş madenci barakalarına taşınana ve ikamet edene kadardı. Hippilerin varlıkları siteye benzersiz bir hava kattı ve bu bugün de devam ediyor.

Eklektik mağazalar, sıra dışı galeriler ve kafeler sokaklarda sıralanmıştır. Bir kahve tadımının keyfini çıkarın veya kasabayı çevreleyen Mule Dağları’nda yürüyüş yaparak zaman geçirin. Tepelerden manzaralar Meksika’ya kadar uzanıyor. Ayrıca bir yeraltı madeni turuna katılabilir ve yerel tarih hakkında biraz bilgi edinebilirsiniz.

Beyaz Balık, Montana

Beyaz Balık, Montana

Whitefish, bir rekreasyon yeri ve Kuzeybatı Montana’nın en önemli özelliğidir. Eskiden Big Mountain olarak bilinen, şehrin arka planını oluşturan heybetli Whitefish Dağı, kış boyunca Montana’da önemli bir kayak ve snowboard destinasyonudur. Ve bu ünlü dağ kasabasının arka kapısındaki tüm manzaraları keşfetmek için yeterli yaz günü yok.

Glacier Ulusal Parkı ve çevresindeki Flathead Ulusal Ormanı, yaz aylarında Whitefish için önemli bir cazibe merkezidir. Whitefish’ten Apgar Köyü’ne, McDonald Gölü’nün milli park ziyaretçilerini karşıladığı yer olan otuz milden daha kısa bir sürüş mesafesindedir. Depot Park, yerel lokantalar ve mağazalarla dolu büyüleyici bir şehir merkezi mevcut.

Pismo Plajı, Kaliforniya

Pismo Plajı, Kaliforniya

Pismo Beach, Kaliforniya’nın Merkez Sahili’ndeki San Luis Obispo County’de, Los Angeles ve San Francisco’nun yaklaşık olarak ortasında yer alan ikonik bir plaj destinasyonudur. Buradaki odak noktası, büyüleyici bir şehir merkezinin yanında, Pismo Beach İskelesi ve Gezinti Yeri’nden güneye uzanan 27 kilometrelik Pismo eyalet plajıdır.

Geniş plaj, her türlü plaj aktivitesi için bolca alan sunar. Güneşlenmek, gezinmek ve kumdan kale yapmak, Pismo Beach tatilinin sadece birkaç etkinliğidir. Bölge ayrıca, balıkçılık ruhsatı olan herkesin günün belirli saatlerinde balık tutabileceği, daha çok Pismo Clams olarak bilinen Tivela Stultorum ile ünlüdür.

Pismo Beach İskelesi ve Gezinti Yeri’nin yakınındaki 101’de çok sayıda otel, motel ve motorlu misafirhane sıralanır ve geniş bir konaklama yelpazesi sunar. Bu konaklama yerleri, gün batımında, kalabalığın her akşam etkileyici bir renk gösterisi için bir araya geldiği plaja hızlı erişim sağlar.

Eureka Springs, Arkansas

Eureka Springs, Arkansas

Ozark Dağları’nda gizlenmiş olan Eureka Springs, Viktorya dönemi mimarisi, tarihi ve açık hava maceralarının hazinesidir. Spring Street’te bir gezintiye çıkın, iyi korunmuş binalara hayran kalın ve pek çok sıra dışı mağaza ve galeriden birine uğramak, sıra dışı bir kafede bir kahve ile enerji toplamak veya restoranlardan birinde bir şeyler yemek için cazip olun. Kasabayı meşhur eden suyundan bir yudum almak için kaynaklara uğramayı da unutmayın tabii ki.

Woodstock, New York

Woodstock, New York

New York Eyaleti’nin Hudson Vadisi’nin ortasında yer alan ve yemyeşil Catskills dağlarıyla çevrili Woodstock, Amerika’nın en pastoral küçük kasabalarından biridir. New York City’den sadece iki saat uzaklıkta ve yine başka bir dünya uzakta olan köy, ilk yerli kabileler ve Hollandalı yerleşimcilerden 20. yüzyıl hippilerine ve günümüzün buji bohemlerine kadar New York Eyaleti tarihiyle dolu.

Ana cadde, üzerinde sanat galerileri, butikler, vintage giyim mağazaları ve antikalar, keyifli restoranlar ve kafeler bulacağınız Tinker Caddesidir. Her haftasonu şehir merkezinde canlı bir bitpazarı kurulurken, sokaklar taşra hayatından bir parça arayan şehirli züppelerle dolup taşıyor.

Breckenridge, Kolorado

Breckenridge, Kolorado

Uzun zamandır Colorado’nun en iyi kayak merkezlerinden biri olarak bilinen Breck, yerel olarak bilindiği şekliyle, yaklaşık 200 piste ve yaklaşık 3.000 dönümlük karlı eğlenceye sahiptir.

Ama burada her şey kayak yapmakla ilgili değil; Breckenridge, ünlü Hoosier Pass Loop ve daha zor olan Quandry Peak gibi muhteşem yürüyüş parkurları ile yıl boyu açık bir destinasyondur.

Breckenridge’in 1859’dan kalma tarihi ana caddesi hareketli restoranlar, kafeler, kayak mağazaları, moda butikleri ve galerilerle doludur.

Leavenworth, Washington

Leavenworth, Washington

Leavenworth, Washington Eyaleti’nin Cascade Dağları’nda büyüleyici bir dağ kasabasıdır. Kasaba 70’lerde otantik bir Bavyera köyüne dönüştü. Bugün tüm kasaba, bir Avrupa dağ köyünü anımsatan renkli binalar ve vitrinlerden oluşuyor. Neredeyse her sokak köşesinden görülebilen yükselen Cascade Dağları bu etkiye katkıda bulunuyor.

Güneş Vadisi, Idaho

Güneş Vadisi, Idaho

Sun Valley, Central Idaho’da bir Rocky Mountain tatil beldesidir. 1930’lardan beri ünlüleri ve şehir dışından gelenleri kendine çeken Amerika’nın ilk varış noktası kayak merkezi olarak uzun bir geçmişe sahiptir. Belki de en önemlisi, Ernest Hemingway’in mirası, çevredeki Wood River Vadisi boyunca bulunur.

Sun Valley’de kayak ve snowboard hala efsanedir ve burası Amerika’nın en iyi kayak destinasyonlarından biridir. Dağ, Vahşi Batı çekiciliğini Alplerden ilham alan bir Avrupa tatiliyle birleştirerek engebeli ama erişilebilir yokuş aşağı maceralar sunar. Sun Valley yaz aylarında da bir o kadar popülerdir. Dağda sıcak mevsim boyunca kayak ve snowboardların yerini yürüyüş botları ve dağ bisikletleri alır ve tüm bölge macerayla doludur.

Moab, Utah

Moab, Utah

Colorado Nehri boyunca mükemmel bir konuma sahip olan Moab, benzeri olmayan bir gezi ve macera yeridir. ABD’deki en iyi yürüyüş, dağ bisikleti ve turlardan bazıları birkaç dakika uzaklıktadır.

Civarda, eyaletteki en iyi manzaralardan bazılarına sahip olan Canyonlands Ulusal Parkı bulunmaktadır.

Moab, bir dağ bisikleti destinasyonu olarak dünyaca ünlüdür. Yakındaki Slick Rock Bisiklet Yolu, heyecan verici ancak teknik teklifleri nedeniyle bisikletçiler için bir kedi otu gibidir. Daha az meşgul ama aynı derecede muhteşem olan diğer dağ bisikleti parkurları arasında geniş açık Bartlett Wash ve Bar M parkur ağı yer alır.

Kasabanın içinde eğlenceli restoranlar ve birçok konaklama seçeneği vardır. Geziyle geçen gününüzün sonunda dinlenmek için harika yerler bulmakta sorun yaşamayacaksınız.

Astoria, Oregon

Astoria, Oregon

Oregon’un kuzeybatısındaki bu sahil kasabası, tarihi bir mirasa sahiptir. Columbia Nehri’nin ağzına yakın konumu, Lewis ve Clark da dahil olmak üzere ilk kaşifler için bir mıknatıstı. Daha sonra Astoria, Batı kıyısında büyük bir liman kenti olmaya adaydı ve bu planlandığı gibi gitmese de, kasaba hala ” Küçük San Francisco ” unvanını taşıyor.

Manchester, Vermont

Manchester, Vermont

Vermont’un Yeşil Dağları ile çevrili Manchester, ilkbahar ve yaz aylarında çiçekler ve yeşilliklerle dolup taşan, sonbaharda ateşli sonbahar renkleriyle parıldayan veya kış harikalar diyarı gibi dönen karla dolup taşan tüm yıl boyunca cazibesini sergiliyor.

Köy 18. yüzyılda kuruldu ve beyaz kilise kuleleri, tuğla binaları ve kasaba meydanıyla bu tarihi estetiği hala koruyor. Yine de Manchester, lüks konaklama birimleri, spa tesisleri, golf sahaları, yemek yeme, alışveriş ve sağlıklı yaşam aktiviteleri ile 21. yüzyılda kendini evinde gibi hissediyor.

Stockbridge, Massachusetts

Stockbridge, Massachusetts

Massachusetts’in Berkshires bölgesi, eyaletin en sevilen bölgelerinden biridir. Batı Massachusetts’in bu köşesi, göller, yürüyüş parkurları ve dağ sırtlarıyla birbirine bağlanan tarihi, büyüleyici kasabalardan oluşur. Stockbridge, Berkshires’ın en iyi şehirlerinden biridir.

Stockbridge, 19. yüzyılda zenginler için popüler bir yaz tatiliydi. Boston ve New York’tan seçkinler, temiz hava ve güzel manzara için dağlara giderdi. Bugün hala bir kaçış arayan şehir sakinleri için popüler bir sıcak nokta. Şehirdeyken tarihi Gilded Age mimarisinin güzel örneklerini kaçırmayın.

Stockbridge için belki de en ikonik, en ünlü sakini olan sanatçı Norman Rockwell’dir. Norman Rockwell Müzesi’ne dönüştürülen eski evine ve stüdyosuna uğrayabilirsiniz.

Beaufort, Güney Karolina

Beaufort, Güney Karolina

Güney Karolina’daki en güzel kasabalardan biri olan Beaufort, İspanyol yosunuyla kaplı kalın meşe ağaçları, savaş öncesi mimarisi, Arnavut kaldırımlı sokakları ve kuşlar ve diğer vahşi yaşamla dolu sonsuz bataklıkları ile tanınan Port Royal Adası’ndaki bir liman kasabasıdır.

Beaufort’un şehir merkezinin tamamı tarihi bir bölge olarak belirlenmiştir, bu nedenle mimariye hayranlıkla bakmak için yemyeşil sokaklarda dolaşmaya değer. Yürürken, bataklık alanları yosun kaplı ağaç koruları arasından ören patikalarla birleştiren 10 millik bir yeşil yol olan İspanyol Moss Patikası’nda dolanmak isteyebilirsiniz.

Beaufort’ta yaşam, balık tutmak, kanoyla gezmek, kürek sörfü yapmak veya yerleşik yunusları görmek için tekne gezisi yapmak gibi su etrafında şekillenir.

Destin, Florida

Destin, Florida

Florida’nın en sevilen küçük kasabalarından biri olan Destin, güneş arayanlar için bir cennettir. Florida Körfez Kıyısı boyunca uzanan en iyi plajlardan biri olan Henderson Beach State Park’ın muhteşem sahil şeridi, kasabadan sadece birkaç dakika uzaklıktadır. Bu mutlaka ziyaret edilmesi gereken cazibe merkezi, kristal berraklığında suyla dolu beyaz kumlara ev sahipliği yapar. Şehre daha yakın, teknik olarak bir ada değil, kilometrelerce öteden gezi teknecilerini çeken batık bir kum havuzu olan Yengeç Adası’ndaki su içi eğlenceleri mutlaka kontrol edin .

Sahilin dışında, kitschy ama eğlenceli Destin Harbour Boardwalk’ta dolaşın . Çeyrek mil uzunluğundaki alan, özellikle doğu ucunda, hafif bir karnaval hissi ile, restoranlar, ilginç dükkanlar ve yapılacak eğlenceli şeylerle doludur.

Petoskey, Michigan

Petoskey, Michigan

Kökleri 19. yüzyılın başlarına kadar uzanan Petoskey, küçük kasaba yaşamının tadına varmak için kaçabileceğiniz güzel bir yerdir.Aslında, Ernest Hemingway’in en sevdiği kaçamak noktalarından biriydi ve sanat, kültür ve açık hava macerası konusundaki itibarı on yıllar boyunca devam etti.

Petoskey’nin restoran ve dükkanlarla dolu, geceleri hala Viktorya döneminden kalma gaz lambalarıyla aydınlatılan tarihi şehir merkezi Gaslight Bölgesi’ni kaçırmayın.

Fransa’nın en popüler 15 turistik yeri

Fransa’nın en popüler 15 turistik yeri

Fransa, Paris’in bulvarlarından Côte d’Azur’un şık sahil beldelerine kadar dünyanın en güzel manzaralarından bazılarını sunmaktadır. Masalsı kaleler, görkemli katedraller ve mükemmel köyler, romantiklerin hoşuna gider. Aynı zamanda, ülkenin çağdaş anıtları ve hızlı tren ulaşımı, ziyaretçileri masalsı çevreden 21. yüzyılın atmosferine doğru sarsıyor.

Fransa’nın modern amblemi Eyfel Kulesi ile başlayın. Daha sonra Louvre Müzesi’ndeki ünlü sanat şaheserlerini keşfedin. Zarif Versailles Sarayı’nda kraliyet ailesi üyesi gibi davranarak bir gün geçirin. Rahat gurme yemekler için zaman kazanın. Geleneksel Fransız gastronomisi UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil edildi.

Her bölgenin kendine özgü mutfağı ve kültürü vardır. Brittany’nin kıyı bölgesi, ilginç balıkçı köyleri ve antik limanlarla eski dünyanın cazibesini sunarken, Fransız Alpleri, kayak pistlerinin yakınındaki rahat dağ evlerinde servis edilen doyurucu bir peynir fondü ve şarküteri mutfağıyla övünmektedir.

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Eyfel Kulesi

  1. Eyfel Kulesi

Paris’in sembolü Eyfel Kulesi, ünlü bir simge yapı olduğu kadar bir yaratıcılık eseridir. 8.000 metalik parçadan oluşan bu yapı, Gustave Eiffel tarafından 1889 Dünya Fuarı’nın geçici sergisi olarak tasarlandı. Başlangıçta eleştirmenlerin nefret ettiği 320 metre yüksekliğindeki kule, artık Paris siluetinin sevilen ve yeri doldurulamaz bir demirbaş parçası.

Eyfel Kulesi’nin zarafeti ona “Demir Leydi” lakabını kazandırdı. Ziyaretçiler, anıtsal boyutuna ve her üç seviyedeki nefes kesen manzaralara rağmen kulenin hassas ferahlığından etkileniyor.

Turistler birinci katta manzara eşliğinde yemek yiyebilir veya ikinci kattaki Michelin yıldızlı Le Jules Verne restoranında kendilerini şımartabilirler. 276 metrelik heyecan verici yükseklikteki en üst kat, Paris şehri ve ötesinin panoramik manzarasını sunuyor. Manzaralar açık bir günde 70 kilometreye kadar uzanır.

Louvre Müzesi

  1. Louvre Müzesi

Bir zamanlar kraliyet ikametgahı olan görkemli bir sarayda yer alan Louvre Müzesi , Avrupa’nın en iyi güzel sanatlar koleksiyonları arasında yer almaktadır. Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosu, Veronese’nin Cana’daki Düğün Ziyafeti ve M.Ö. 1. yüzyıldan kalma Venüs de Milo heykeli dahil olmak üzere Batı Medeniyeti’nin en ünlü eserlerinin çoğu burada bulunur.

Koleksiyon, zenginliğini Louvre’da yaşayan çeşitli kralların katkılarına borçludur. Fransa’nın Vatikan ve Venedik Cumhuriyeti ile yaptığı anlaşmalar sonucunda ve I. Napoléon’un ganimetlerinden başka parçalar da eklendi. Louvre’da sayısız başyapıt da dahil olmak üzere yaklaşık 35.000 sanat eseri sergileniyor. Hepsini bir günde, hatta bir haftada görmek mümkün değil.

Versailles Şatosu

  1. Versailles Şatosu

Château de Versailles, Eski Rejimin çöküşünden önce Fransız monarşisinin ihtişamını simgeliyor. UNESCO listesinde yer alan bu anıt, sarayın Avrupa’daki soylu saraylar için standardı belirlediği XIV. Louis (“Güneş Kral” olarak bilinir) hükümdarlığı döneminde Fransa tarihinin görkemli bir anını temsil ediyor.

Sarayın en görkemli alanı, saray mensuplarının Majesteleri ile görüşmeyi beklediği Aynalar Salonu’dur. Bu göz kamaştırıcı galeri, pencerelerden giren ve yüzlerce süslü aynadan yansıyan güneş ışığıyla parlarken, onlarca ışıltılı avize ve yaldızlı detaylar genel izlenimi daha da muhteşem kılıyor.

Versailles, dekoratif havuzlar, mükemmel şekilde kesilmiş çalılıklar, çok sayıda heykel ve muhteşem çeşmeler içeren resmi Fransız bahçeleri olan Les Jardins ile de aynı derecede ünlüdür. Bahçeler 17. yüzyılda ünlü peyzaj tasarımcısı André Le Nôtre tarafından yaratılmıştır ve 800 hektarlık yemyeşil park alanıyla çevrilidir.

Côte d'Azur

  1. Côte d’Azur

Fransa’nın en gözde kıyı şeridi olan Côte d’Azur , Saint-Tropez’den İtalya sınırı yakınındaki Menton’a kadar uzanır. Côte d’Azur, Akdeniz’in büyüleyici gök mavisi sularını tanımlamak için uygun bir isim olan “Mavi Sahil” anlamına gelir. Yaz aylarında sahil beldeleri plaj tutkunları ve güneşe tapanlarla doludur. Zengin ve ünlüler de burada lüks villalarında ve lüks yatlarında bulunuyor. Nice kasabası panoramik deniz manzaralarına ve muhteşem sanat müzelerine sahiptir. Cannes, ünlülerin film festivali ve efsanevi otelleriyle ünlüdür.

Mont Saint-Michel

5. Mont Saint-Michel

Normandiya kıyısındaki kayalık bir adacıktan etkileyici biçimde yükselen UNESCO listesindeki Mont Saint-Michel, Fransa’nın en çarpıcı simge yapılarından biridir. Bu “Deniz Piramidi” körfezin 80 metre yukarısında yer alan ve etrafı heybetli savunma duvarları ve burçlarla çevrili mistik bir manzaradır.

Başlıca turistik cazibe merkezi olan Abbaye du Mont Saint-Michel, yükselen Gotik kuleleri ile ortaçağ mimarisinin bir harikasıdır. Ziyaretçiler, uyumlu Romanesk nefi ve süslü yüksek tonozlu korosuyla Abbey Kilisesi’nin dingin güzelliği karşısında hayranlık duyuyor.

Abbey Kilisesi, 11. yüzyılda inşa edildiğinden bu yana “Göksel Kudüs” olarak bilinen önemli bir Hıristiyan hac noktası olmuştur.

Loire Vadisi Şatosu

  1. Loire Vadisi Şatosu

Loire Vadisi’nde seyahat etmek, bir çocuk masal kitabına adım atıyormuşsunuz izlenimi veriyor. Taretli masal kaleleri, yoğun ormanlık alanların ve yavaşça akan nehirlerin büyüleyici kırsalını süslüyor. “Fransa’nın Bahçesi” olarak bilinen yemyeşil bir alan olan Loire Vadisi’nin tamamı UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.

Loire kalelerinden bazıları tepelerin üzerine inşa edilmiş ve etrafı surlarla çevrili ortaçağ kaleleridir. Bununla birlikte, en ünlü Loire şatoları, Paris dışındaki saray yaşamının bir uzantısı olarak, yalnızca keyif ve eğlence için tasarlanmış görkemli Rönesans saraylarıdır.

Notre-Dame de Chartres Katedrali

  1. Notre-Dame de Chartres Katedrali

Sekiz yüzyıldan fazla bir süredir Chartres Katedrali’nin ihtişamı inananlara ilham kaynağı oldu ve bazıları bu yüce tapınağın şüphecilere olan inancı yeniden canlandırdığını söylüyor. UNESCO listesindeki katedral, Orta Çağ Gotik mimarisinin ihtişamını örneklemektedir.

Chartres Katedrali, çoğu 12. ve 13. yüzyıllardan kalma muhteşem vitray pencereleriyle ünlüdür. 2.500 metrekarelik bir alanı kaplayan parlak vitray pencereler, renkli ışığın geniş nefe süzülmesini sağlayarak ruhani bir etki yaratıyor.

Provence Lavanta tarlası

  1. Provence Lavanta tarlası

Provence, ziyaretçileri zeytinliklerden, güneşle ıslanan tepelerden ve koyu mor lavanta tarlalarından oluşan rüya gibi pastoral bir manzaraya, vadilere yuvalanmış ve kayalık çıkıntıların üzerine kurulmuş küçük köylere kaçmaya davet ediyor. Canlı manzara, Cézanne, Matisse, Chagall ve Picasso gibi birçok ünlü sanatçıyı büyüledi.

Provence’ın rustik doğal güzelliği, kırsal cazibesi ve rahat atmosferi, bölgenin art de vivre’sinin (yaşama sanatı) gelişmesine olanak tanır. Boğucu hava, arnavut kaldırımlı sokaklarda keyifli yürüyüşlere ve açık hava kafelerinin güneşli teraslarında öğleden sonraları geçirmeye teşvik ediyor.

Tam bir Provence kasabası olan Aix-en-Provence , renkli açık hava pazarları ve güney Fransa’ya özgü yüzlerce çeşmeyle ünlüdür. Saint-Paul-de-Vence, Saint-Rémy ve Gordes gibi küçük köyler bile muhteşem tarihi mekanlara, fantastik müzelere ve karşı konulamaz derecede ilginç bir ambiyansa sahiptir.

Chamonix-Mont-Blanc

  1. Chamonix-Mont-Blanc

Fransız Alpleri’ndeki Mont Blanc’ın muhteşem manzarası unutulmaz bir manzaradır. Avrupa’nın en yüksek dağı zirvesi olan Mont Blanc, 4.810 metreye kadar yükseliyor. Yüksekliği sayesinde Mont Blanc (“Beyaz Dağ”) her zaman karla kaplıdır.

Görkemli zirvesinin altında, yüksek dağlık bir vadide yer alan geleneksel Alp köyü Chamonix yer alır. Bu şirin küçük kasaba, tarihi kiliseler, geleneksel Alp restoranları ve büyüleyici patlıcanlarla doludur.

Chamonix kayak, yürüyüş, kaya tırmanışı ve açık hava maceraları ya da sadece dinlenmek için mükemmel bir başlangıç ​​noktasıdır. Damak zevki yüksek müşterilere hizmet veren yerel restoranlarda Savoie bölgesine özgü doyurucu yemeklerin yanı sıra dünya mutfaklarından lezzetler de servis edilmektedir.

Alsas Köyleri

10. Alsas Köyleri

Fransa’nın en güzel köylerinden bazıları, Vosges Dağları’nın Almanya’nın Ren Nehri’ne sınırı olduğu Alsas’ın yeşil, inişli çıkışlı tepelerinde yer almaktadır. Bu pitoresk Alsas köylerinde, küçük kiliselerin etrafında toplanmış pastel boyalı, yarı ahşap evler bulunur. Neşeli çiçekli balkonlar ve arnavut kaldırımlı yaya sokakları cazibeyi artırıyor.

Köylerin çoğu, karakteristik kasabalı evleriyle Obernai gibi güzel çiçek dekorasyonlarıyla Fransa’nın ” Köyler Fleuris ” ödülünü kazandı; birçok evin saksı çiçekleri ile süslendiği büyüleyici küçük Ribeauvillé köyü ; “sanat ve tarih kasabası” Guebwiller ; ve büyüleyici orta çağ köyü Bergheim .

Carcassonne

11. Carcassonne

Taretli kuleleri ve mazgallı surlarıyla Carcassonne adeta bir masal sahnesinden fırlamış gibi görünüyor. Bu iyi korunmuş (ve yenilenmiş) müstahkem şehir, Orta Çağ dünyasına tam bir dalma imkanı sunuyor. Orta Çağ kenti Carcassonne, dar, dolambaçlı arnavut kaldırımlı sokaklardan ve ilginç eski evlerden oluşan bir bölgedir. Hemen hemen her sokak, meydan ve bina tarihi karakterini korudu. La Cité’nin içindeki 12. yüzyıldan kalma Château Comtal, Languedoc bölgesinin Cathar mirasını ortaya çıkarıyor.

Görülmesi gereken turistik yerler arasında 52 kuleli çift daireli surlar ve 13. yüzyıldan kalma muhteşem vitray pencerelere sahip Basilique Saint-Nazaire et Saint-Celse yer alır. Britanya

  1. Britanya

Brittany, Fransa’nın kuzeydoğu kıyısında güzel bir tarihi bölgedir. Engebeli bir kıyı şeridi, şirin balıkçı köyleri ve yıpranmış limanlar, eski geleneklerle dolu ve kostümlü dini festivalleriyle ünlü bu bölgenin karakteristik özelliğidir.

Mistik bir mitler ve efsaneler ülkesi olan Brittany, Kelt etkisine ve Galce ile ilgili bir lehçeye sahiptir. Yerel mutfak lezzetlidir; en çok lezzetli karabuğday krepleri ve tatlı tatlı krepleriyle tanınır.

Breton’un en güzel limanı antik duvarlarla çevrili Saint-Malo’dur. Quimper, güzel yarı ahşap evleri, hoş meydanları ve etkileyici Gotik katedraliyle resimli kartpostal gibi tarihi bir kasabadır. Nantes’in muhteşem bir şatosu vardır ve 1598’de Protestanlara dini inanç özgürlüğü tanıyan Nantes Fermanı’nın imzalandığı yerdir.

Biarritz

  1. Biarritz

Biarritz, Fransa’nın Bask bölgesindeki güzel Biscay Körfezi’nde yer alan şık bir sahil kasabasıdır. Bu ünlü sahil beldesinin zarif ve aristokrat bir havası var; Napolyon III’ün karısı İmparatoriçe Eugénie’nin favori destinasyonuydu.

İmparatorluk çiftinin İkinci İmparatorluk tarzındaki görkemli sarayı, gastronomik bir restorana ve Grande Plage plajının muhteşem manzarasına sahip lüks bir otel olan Hôtel du Palais Biarritz’e dönüştürüldü . Geniş sahil şeridiyle bu büyük kumsal, Belle Epoque’tan bu yana sosyeteden tatilcilerin ilgisini çekmektedir.

Biarritz’in görülmesi gereken diğer yerleri okyanusla ilgilidir: Biarritz Akvaryumu, Deniz Feneri ve Atlantik’in vahşi dalgalarının dövdüğü devasa bir kayanın üzerinde kıyı şeridi boyunca duran Rocher de la Vierge (Kaya Bakiresi) figürü.

Rocamadour

14.Rocamadour

Kireçtaşından dik bir kayalığın üzerinde, gökle yeryüzü arasında asılı kalan Rocamadour, unutulmaz bir kutsal mekandır. 11. yüzyılda bu hac destinasyonu Hıristiyan âleminde Kudüs ve Roma’dan sonra üçüncü en önemli hac yeriydi. Rocamadour aynı zamanda İspanya’daki Santiago de la Compostela’ya giden Orta Çağ’dan kalma Aziz James Yolu hac yolunun da durağıydı.

Köyün yedi antik kutsal alanı vardır, ancak hacılar saygı duyulan Kara Bakire’nin (Notre-Dame de Rocamadour ) bulunduğu Chapelle Notre-Dame’a (Chapelle Miraculeuse) akın eder . Bu değerli Meryem Ana figürü, yüzyıllar boyunca doğal olarak kararan ve mucizelerle ilişkilendirilen ceviz ağacından oyularak yapılmıştır.

Lascaux

  1. Lascaux’daki tarih öncesi mağara resimleri

Ziyaretçiler, Paleolitik sanatın dünyadaki en güzel örneği olan Lascaux’da tarih öncesi sanatın büyüleyici dünyasını keşfedebilirler. UNESCO listesindeki bu site, Dordogne bölgesinin Vézère Vadisi’nde yer almaktadır. 1940 yılında keşfedilen Lascaux Mağarası, enfes tarih öncesi tablolar içeriyor ancak 1963 yılında hasarı önlemek için halka kapatıldı.

Mağaranın bir kopyası, gerçek mağaradan 200 metre uzakta, Montignac’taki yakındaki Lascaux II bölgesinde oluşturuldu. 1983 yılında açılan Lascaux II , Lascaux Mağarası ve resimlerinin aslına sadık bir reprodüksiyonudur. Paleolitik sanat, otantik toprak boyası tonlarındaki hayvan resimlerinin her detayı dahil olmak üzere özenle yeniden yaratılmıştır.

Oyuncularımız Venedik’te boy gösteriyor

Oyuncularımız Venedik’te boy gösteriyor

80. Venedik Uluslararası Film Festivali’nde her yıl olduğu gibi Türk oyuncularda boy gösteriyor. Armani Beauty’nin Türkiye’deki ilk marka elçisi olarak başarılı Oyuncu Dilan Çiçek Deniz kırmızı halıda poz boy gösterirken, yine Armani Beauty’nin özel davetlisi ve partneri olarak başarılı Oyuncu Boran Kuzum festivale katıldı.

Başarılı Oyuncu Demet Özdemir, katıldığı ve ödül aldığı 80. Venedik Film Festivali’nde, görünümünü Chopard mücevherleri İle tamamladı!