Yazılar

Caviar Kaspia Bodrum’da!

Caviar Kaspia Bodrum’da!

Paris’in en lüks, ikonik ve dünyaca ünlü restoranı olan Caviar Kaspia, şimdi de Bodrum’da. Los Angeles, Londra ve New York’taki açılışlarıyla yakaladığı uluslararası başarının ardından dünyada ilk resort restoranını  Maxx Royal Bodrum Resort’da “Kaspia by the Sea” konsepti adı altında açtı.

Kaspia by the Sea

Denizin mücevheri

Dünyaca ünlü Caviar Kaspia, başrolüne havyarı koyduğu lezzetleriyle Paris’te yarattığı benzersiz deneyimleri Bodrum’a taşıyor. Caviar Kaspia şefleri havyarın kendine has, siyahtan kırmızıya uzanan renkleriyle dolu bir sofraya davet ediyor. Caviar Kaspia’nın imza yemekleri niteliğinde olan “Geleneksel Norveç Somon Fümesi”, “Kraliyet Yengeç” ve “Fırın Patates Üstü Havyar”, misafirlerine ayrıcalıklı bir deneyim yaşama imkanı sunuyor.

Kaspia by the Sea

Yat/tekne sahipleri için ayrıcalıklı bir deneyim

Hem otel misafirleri hem de yatla gelen ziyaretçileri için titizlikle düzenledi.

Yat/tekne sahipleri de özel bir iskele aracılığıyla deniz üzerinden restorana ayrıcalıklı erişimin keyfini çıkarabilecek ve bu keyif anını kendi teknelerinde de yaşayabilecekler.

Kaspia by the Sea

Caviar Kaspia, Kaspia by the Sea

Maxx Royal Bodrum Resort, Gölköy/Bodrum

Rezervasyon : caviarkaspia.bodrum@maxxroyal.com

Kilo vermek isteyenler ‘Yo-yo sendromu’na dikkat!

Kilo vermek isteyenler ‘Yo-yo sendromu’na dikkat!

Fazla kilolarından kurtulmaya çalışanların çok sık başına gelir; yağdan değil kaslardan vermek! Zira kilo vermek için yapılan kalori kısıtlı diyetler yeterli protein içermiyorsa azaltılan enerji kaslardan karşılanıyor ki bu da kas kaybına yol açıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo verme hızı ayda 3-6 kg. arasında değişir. Kilo verme hedefini çok yüksek tutarak dengesiz ve çok kısıtlı beslenmek kas kaybına neden olur; bu da metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut direncinin ve performansının azalmasına, yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlere, yaşam kalitesinin düşmesine yol açar.  Üstelik ‘yo-yo sendromu’ da kaçınılmazdır yani hızlı verilen kilolar hızla geri alınır. Bu nedenle doğru ve kalıcı kilo kaybı için mutlaka egzersizle desteklenen, kişiye özgü planlanmış beslenme programı uygulanması gerekir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı yağdan kilo vermenin 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Doğru beslenin

Her bireyin farklı metabolik yapıları ve yaşam şekli olduğundan öncelikle kişiye uygun ve sürdürülebilir beslenme şeklinin bulunması sağlıklı kilo kaybında kritik önem taşıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo kaybının hedefi yeterli protein tüketerek kas kütlesini koruyup yağdan vermektir. Yağ kaybı alınan kalorinin harcanan kaloriden daha olduğu dengeli diyetlerle mümkündür. Günlük alınan gıdaların porsiyon kontrolünü yapmak, açlık tokluk sinyallerine dikkat etmek, yemek seçimlerini daha sağlıklı gıdalardan yapmak önemlidir” diyor.

İyi karbonhidrat tüketin

Vücut yağ oranı yanlış karbonhidrat tüketimiyle artıyor. Fazla tüketilen şeker, şekerli içecekler, pasta, kek, bisküvi gibi hızlı kana geçip insülin salgısını hızlı artıran gıdalar, harcanandan fazla kalori alımı ve hareketsiz (sedanter) yaşam vücutta yağ oranını artırıyor. Yağ kaybının sağlanması için beslenmeden tamamen karbonhidratları çıkarmanın doğru olmadığını belirten Dyt. Fatma Turanlı şöyle konuşuyor: “İyi karbonhidratlar olarak sayılabilecek yulaf, bulgur, kinoa, karabuğday, çavdar ekmeği gibi gıdalar hem içerdikleri lif, vitamin ve mineraller açısından hem de tokluk hissini artırdıkları için diyet programlarında düşük porsiyonlarda yer almalıdır. Şeker ve şekerli içecek ve yiyeceklerden uzak durulmalıdır.”

Düzenli egzersiz yapın

Zayıflama sürecinde uygulanan diyetin mutlaka egzersizle desteklenmesi gerekiyor. Düzenli egzersiz kaybedilen kilonun daha çok yağdan verilmesine yardımcı olurken, insülin duyarlılığı ve metabolizma üzerinde olumlu etkiler sağlıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Kardiyo egzersizler yağ yakımı açısından önerilir, uygun ağırlık veya direnç egzersizleri de kas kütlesini artırmak için önemlidir. Günlük adım sayısının 5000 adım altında olmamasına, haftada 3 gün 45-50 dak. yürüyüş yapılmasına dikkat edilmelidir. Yapılacak egzersiz programları kişiye uygun olacak şekilde uzmanı tarafından planlanmalıdır. Yanlış yapılan egzersizler sorunlara, sakatlanmalara yol açabilir” diyor.

Bu besinlere sofranızda yer verin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, kilo vermek için mucize yaratan gıda veya içecek olmadığını, bazı besinlerin ise kilo vermeye yardımcı olabileceğini belirterek bu besinleri şöyle açıklıyor: “Yeşil çayda kateşinler, kafein, acı biberde kapsaisin, ananasta bromelin gibi bileşikler metabolizma hızını artırır. Tarçın krom içeriği ile insülin etkinliğini artırmaya yardımcı olur, tatlı yeme isteğini azaltır. Brokoli, kereviz, lahana gibi posa ve mineral vitamin içeriği yüksek sebzeler tokluk hissini artırmaları ve bağırsak çalışmasına yardımcı olmaları dolayısıyla günlük beslenme programına ilave edilmelidir.”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Yeterli ve düzenli uyuyun

Yetersiz uyku büyüme hormonu salınımını olumsuz etkilerken bu da protein sentezini ve dolayısıyla kas yapısını bozabiliyor. Vücudun günde 7-8 saat uykuya ihtiyacı olduğunu belirten Turanlı şöyle konuşuyor: “Yetersiz düzeyde uyku kortizol seviyesinde artışa neden olabilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda; kortizol düzeyi yüksekliği obezite, insülin direnci ve vücut yağ oranı artışıyla ilişkilendirilmiştir. Kaliteli uyku mutluluk ve dinlenmiş bir vücutla güne daha enerjik başlanmasını sağladığından bu da egzersiz yapma performansını artırır, iştahın kontrol altına alınmasını kolaylaştırır.”

Mutlaka günde 10 bardak su için

Vücudumuzun en temel ihtiyacı olan suyun özellikle kış aylarında yeterince tüketilmediğini, kahve ve çay gibi içeceklerin ise kesinlikle suyun yerine geçmediğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Metabolizmanın düzenli çalışması, elektrolit dengesi, vücuttan toksin atılması ve kana geçen besin ögelerinin vücutta taşınması gibi önemli işlevleri olan su yeterli alınmadığında dehidratasyon denilen susuzluk meydana gelir. Dehidratasyon kişinin yorgun, performansı düşük ve stresli hissetmesine yol açar, hormonal işleyisi etkiler, dolaylı olarak da enerji harcanmasını yavaşlatır. Bu nedenle kilo vermek için 10 bardak su içilmesi temel koşuldur” diyor.

Glutatyon ve C Vitaminin kolajen üretimini destekliyor

Glutatyon ve C Vitaminin kolajen üretimini destekliyor

Bağışıklık sistemimizin güçlü olmasını istediğimiz, bir sıcak bir soğuk geçen kış mevsiminde C vitaminine her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Sadece C vitaminine değil, bununla birlikte Glutatyon takviyenizi yapmanız da hem karaciğer problemleriniz hem kırışıklık veya lekeleriniz için hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirebilmeniz için önemli. Konu hakkında merak edilenleri Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Koçoğlu anlattı.

Doç. Dr. Hakan Koçoğlu

Doç. Dr. Hakan Koçoğlu

C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirir
C vitamini, vücutta bir dizi önemli fonksiyona sahiptir. Bunlar arasında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, demir emiliminin artırılması, kolajen üretiminin desteklenmesi, antioksidan etkisi ile hücreleri serbest radikallerin zararlarından koruma gibi görevler bulunur.
Günlük C vitamini ihtiyacı yaşa, cinsiyete, hamilelik durumuna ve kişisel sağlık koşullarına bağlı olarak değişebilir.
Genellikle yetişkinler için önerilen günlük alım miktarı ortalama 60-90 mg arasındadır.
C vitamini, kendi başına bir vitamin olarak alınabilir
Multi vitaminler de genellikle içerdikleri C vitamini ile bu ihtiyacı karşılamaya yardımcı olabilir.
C vitamini özellikle taze meyve ve sebzelerde bulunur. Portakal, mandalina, çilek, kivi, brokoli, biber, kuşburnu gibi besinler C vitamini kaynakları arasındadır.
C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, antioksidan etkisi ile hücreleri korur, demir emilimini artırarak anemi riskini azaltır. Ayrıca kolajen üretimine katkıda bulunarak cilt sağlığını destekler.
C vitamini eksikliği genellikle skorbüt olarak bilinen hastalık ile ilişkilidir
Belirtiler arasında yorgunluk, halsizlik, ciltte morarma ve kanama eğilimi bulunabilir. C vitamini suda çözünen bir vitamin olduğu için fazlası idrar yoluyla atılır, ancak aşırı miktarda alımı bazı yan etkilere neden olabilir. Yüksek dozlarda C vitamini alımı ishal, karın ağrısı ve böbrek taşı oluşumu gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle önerilen günlük alım miktarına dikkat edilmelidir. Uzun dönem yüksek doz C vitamini kullanımı önerilmemektedir. Fakat enfeksiyon dönemlerinde enfeksiyonun ilk günlerinde C vitamini takviyesine başlanması enfeksiyon süresinde kısalmaya neden olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle C vitaminini gündelik hayatta daha çok gıdalar ile almaya özen göstermeli ve enfeksiyon dönemlerinde C vitamini takviyeleri almaya çalışmalıyız.
Glutatyon, hücre hasarına neden olabilirler
Glutatyon, vücutta doğal olarak bulunan bir antioksidandır. Antioksidanlar, hücreleri serbest radikallerin neden olduğu hasarlardan koruyan bileşiklerdir. Serbest radikaller, vücutta normal metabolik süreçlerin bir yan ürünü olarak ortaya çıkabilir ve hücre hasarına neden olabilirler.

Hücreleri oksidatif stresten koruyabilir
Glutatyonun “Antioksidan Etki” yani serbest radikaller denilen, hücreye ve DNA’ya zararlı bileşikleri etkisiz hale getirerek hücreleri oksidatif stresten korur. “Bağışıklık Sistemi Desteği” sağlayarak bağışıklık sistemi hücrelerinin normal fonksiyonlarını sürdürmelerine yardımcı olur. “Detoksifikasyon” denilen karaciğerde toksinlerin nötralize edilerek vücuttan atılmasına yardımcı olur.

pause sağlık
Glutatyon eksikliği, çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir
Bu faktörler arasında yaşlanma, çevresel toksinlere maruz kalma, yetersiz beslenme, stres ve bazı sağlık durumları bulunabilir.

Glutatyon eksikliğinde hücreler hasara uğrayabilir
Glutatyon eksikliğinde hücrelerin hasara uğraması nedeniyle enerji üretiminde azalma nedeniyle yorgunluk ve halsizlik, bağışıklık sisteminde zayıflama, karaciğer problemleri ve ciltte matlaşma, kırışıklık veya lekeler gibi benzeri cilt sorunları belirtiler görülebilir.

Glutatyon seviyelerimizi artırmak için kükürt içeren yiyecekler yiyebiliriz
Glutatyon seviyelerimizi artırmak için özellikle kükürt içeren yiyecekler tüketmek glutatyon üretimine katkı sağlar. Sarımsak, soğan, lahana, brokoli gibi sebzeler bu gruba örnektir. Selenyum, glutatyon peroksidaz adı verilen bir enzimin yapı taşıdır. Selenyum içeren besinler arasında Brezilya fıstığı, ton balığı ve hindi eti bulunabilir. Ve yeterli selenyum tüketimi glutatyon seviyelerimizi yükseltebilir. Glutatyon takviyeleri, doğrudan alımını sağlayabilir. Ancak, bu takviyelerin etkinliği konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Hyundai Tayland’da Yeni IONIQ Laboratuvarı

Hyundai Tayland’da Yeni IONIQ Laboratuvarı

Hyundai Motor Company, Tayland Bangkok’taki True Digital Park’ta geleceğin mobilitesini sergilemek ve gelişime liderlik etmek adına yepyeni bir tesis açtı.

Tayland’daki elektrikli araç (EV) devrimine öncülük edilirken özellikle IONIQ modelleriyle de sürdürülebilir inovasyona ağırlık verilecek.

IONIQ Lab, inovasyon ve sürdürülebilirlik için bir merkez görevi görecek. Bu iki unsuru tek bir yerde birleştirmek, Hyundai’nin mobilitenin geleceğine olan bağlılığını da gösteriyor. IONIQ Laboratuvarı, hareket özgürlüğünü, bağlantıyı, güvenliği ve çevre korumayı teşvik edecek. Tesis ayrıca, IONIQ’in sezgisel teknolojilerini ve ürünlerini keşfetmek için de ziyaretçilere ve potansiyel müşterilere dinamik bir alan sağlıyor.

Dedeman ayrıcalığı ile yılbaşı kutlaması

Dedeman ayrıcalığı ile yılbaşı kutlaması

Dedeman İstanbul, çok özel yılbaşı galası programıyla misafirlerine görkemli bir gece yaşatacak.

Yeni yılın ilk saatlerine kadar sürecek programında, Berfin Gürsoy’un muhteşem sahne performansı, “DJ Perküsyon Show” ve “Oryantal Show” ile müzik ve eğlencenin tadını doyasıya yaşatırken, eşsiz lezzetlerden oluşan menüsüyle misafirlerine Dedeman konforunda unutulmaz bir yılbaşı eğlencesi sunacak.

Program, Trio eşliğinde karşılama kokteyli ile başlayacak. Girit ezmesinden zeytinyağlı enginar içinde bakla favaya, Latin Amerika mutfağı lezzetinin yerel dokunuşlarla taçlandırıldığı Empanada’dan lezzetli tatlı seçeneklerine kadar imza reçetelerden oluşan menüsüyle misafirlerini benzersiz bir lezzet yolculuğuna çıkaracak.

Çocuk misafirlerini, yılbaşı gecesinde KIDS Club çalışanlarının gözetiminde ayrı bir salonda ağırlayarak, anne ve babaları bu çok özel gecede aradıkları güvenle buluşturacak. Çocukların en sevdikleri lezzetlerden oluşan çocuk menüsü ve renkli etkinlikleriyle minik misafirlerinin gönlünü fethedecek. Çocuklar palyaço eşliğinde gerçekleşecek, her anı sınırsız eğlence dolu, renkli etkinliklere katılırken, soluksuz bir çizgi sinema gösterisiyle yeni yılı karşılayacaklar.

Dedeman İstanbul, yılbaşı gecesine uygun ayrıcalıklı konaklama paketiyle yılın ilk sabahına Dedeman konforu ile uyanmak isteyenlere özel fırsatlar sunuyor.

Bilgi: 0531 501 08 62

Yılbaşı alışverişinde buluştular

Yılbaşı alışverişinde buluştular

Girişimci markalara kendini tanıtma imkanı sunan Brands and More, Vialand AVM’de düzenlediği Yeni Yıl Alışveriş ve Moda Günleri’nde markaları ziyaretçilerle buluştururken söyleşilerle de alışveriş keyfini ikiye katladı.

Aslı Özdemir ev sahipliğinde gerçekleşen yılbaşı alışveriş günleri farklı sektörlerden geniş yelpazedeki girişimci markayı bir araya getirdi.

“Aşık Shakespeare” Türkiye’de ilk defa tiyatro sahnesinde

“Aşık Shakespeare” Türkiye’de ilk defa tiyatro sahnesinde

“En İyi Film” dahil 7 dalda Oscar kazanan kült film “Aşık Shakespeare (Shakespeare in Love)” Türkiye’de ilk defa tiyatro sahnesinde!

Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu, Piu Entertainment ve Zorlu PSM ortak yapımı Aşık Shakespeare’in biletleri satışta.

Yüksek enerjisi, komedisi ve romantizmiyle dikkat çeken ve sahnelendiği tüm ülkelerde kapalı gişe oynanan “Aşık Shakespeare”, Serdar Biliş rejisi ve sahne üstünde 40, sahne arkasında 30 olmak üzere toplam 70 kişilik dev kadrosu ile Türkiye’de ilk defa tiyatro sahnesinde.

Başrollerini Uraz Kaygılaroğlu (William Shakespeare) ve Nezaket Erden’in (Viola) üstlendiği; Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu, Piu Entertainment ve Zorlu PSM ortak yapımı “Aşık Shakespeare”, sıra dışı rejisi ile sezon boyunca Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izlenebilecek. 6 ve 7 Ocak olmak üzere 2 gün üst üste icra edilecek bu özel performansın biletleri ise online etkinlik platformu Biletinial’da satışa çıktı.

Tiyatroya yazılan cesur bir aşk mektubu olarak yorumlanabilecek Aşık Shakespeare’de göz alıcı prodüksiyon, sıra dışı kostümler, etkileyici danslar ve özgün müzikler bir araya gelerek tiyatronun birleştiriciliğini ve sınır tanımazlığını ortaya koyuyor. Oyunun şaşırtıcı atmosferini yansıtmak üzere bestelenen şarkılar, müzisyen Gülinler ve oyun için bir araya gelen özel orkestra tarafından sahnede canlı olarak seslendiriliyor.

Sağlıklı beslenme, uyku ve spor çok önemli!

Sağlıklı beslenme, uyku ve spor çok önemli!

Kış aylarında havaların soğuması çocuklarda üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarına adeta davetiye çıkarıyor. Öyle ki çocuklar yaşamlarının ilk yıllarında 8-10 kez üst solunum yolu hastalığına yakalanabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz, bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için çocukların sık hastalandıklarını belirterek, “Evde okula giden bir kardeş varsa enfeksiyon kolaylıkla bulaşabiliyor.

Ayrıca çocuk anne sütüyle beslenmiyor ise risk daha da artıyor. Gözlerini kaşıyan, burunlarını silen veya ağızlarına dokunup tekrar oyuncaklara dokunan çocuklar eller ve oyuncaklar yoluyla enfeksiyon etkenlerinin diğer çocuklara yayılmasına neden oluyor” diyor. Kapalı ve havalandırılmayan ortamların da mikropların yayılma riskini artırdığına dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz, “Ayrıca el yıkama, diş fırçalama ve tuvalet sonrası temizlik gibi öz bakım becerilerinin henüz tam gelişmemesi de çocukların sıkça hastalanmalarına yol açıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları çoğunlukla yakınmalara yönelik uygulanan tedavilerle geçseler de bazen kulak enfeksiyonu, sinüzit ve zatürre gibi önemli sorunlar oluşturabiliyor. Bu nedenle kış aylarında çocukları mikroplardan korumak büyük öneme sahip” diye konuşuyor.

Dr. Serap Sapmaz Deniz

Dr. Serap Sapmaz Deniz

En etkili önlem: Ellerini sık sık sabunla yıkayın!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz, “Mikroplardan korunmanın en güçlü panzehiri ellerin sabunla yıkanmasıdır” diyerek, şöyle devam ediyor:  “Yemekten önce, tuvaletten sonra, dışarıdan eve geldikten sonra, evcil hayvanlarla temasın ardından, hapşırma veya öksürme sonrasında, evde biri hasta olduğunda çocuğun elleri sık sık yıkanmalıdır. Eller, tüm yüzeyi sabunla temas edilip 20 saniye boyunca ovalanmalı, durulandıktan sonra mutlaka kurulanmalıdır. Süreyi hatırlatmak için çocuğunuzla beraber bir el yıkama şarkısı seçebilirsiniz.”

Dengeli beslenme, uyku ve spor çok önemli!

Enfeksiyonların yayılmasının önlenmesi için çocukların aşılarının tam ve zamanında yapılması da büyük önem taşıyor. Dr. Serap Sapmaz Deniz, çocukları kış enfeksiyonlarından korumak için alınması gereken diğer önlemleri şöyle anlatıyor: “Kapalı ortamların sık havalandırılması,  ortamın serin tutulması (20-22 derece), gözler kaşınacaksa parmak uçlarıyla değil el sırtıyla kaşınmasının öğretilmesi gerekiyor. Çocukların spor yapmaları, olabildiğince erken uyumaları, yeterli ve dengeli beslenmeleri bağışıklık sistemlerinin gelişmesinde önem taşıyor. Anne sütüyle beslenme bebeklerin hastalıklara daha az yakalanmalarını ve daha hızlı iyileşmelerini sağlıyor. Renk renk, çeşit çeşit, mevsimsel sebze ve meyvelerin bol olduğu, et-balık-yumurta-bal- soğan- sarımsak-yoğurt-kefir-ceviz gibi gıdalardan zengin, paketli gıdalar ve şekerli içeceklerin tüketilmediği bir beslenme ve idrarın açık sarı renkte olacağı kadar su tüketilmesi de dikkat edilmesi gereken diğer önlemleri oluşturuyor”

Dr. Serap Sapmaz Deniz

Bu belirtiler varsa, dikkat! 

Hastalık belirtileri gösteren çocukların mutlaka evde istirahat etmeleri ve solunum yollarının temizlenerek bol sıvı verilmesi gerektiğini belirten Dr. Serap Sapmaz Deniz, “Böylece çocukların okula devam ettikleri gün sayısı artacak, enfeksiyonun çevreye yayılması azalacak ve hastalıklara bağlı gelişebilecek kulak enfeksiyonu, bronşiolit, zatürre ile krup gibi tablolar azaltılacaktır” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz,Özellikle üç aydan küçük bebeklerde;  zor nefes alıp verme, nefes alıp verirken burun kanatlarının dışa doğru açılıp kapanması,  göğüste nefes alırken cildin kaburgalar içerisine  göçmesi, 39 derece ateş, kulak ağrısı,  dudaklarda morarma, öksürüğün bir haftadan uzun sürmesi veya aşırı uyku hali gibi durumlarda mutlaka doktor muayenesi gerekiyor.” uyarısında bulunuyor.

Nagehan Kruç Şeremet “Kerpiç Reçeli”

Nagehan Kruç Şeremet “Kerpiç Reçeli”

Üsküp’te varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen genç bir kadının, Türkiye’ye göç etmesiyle birlikte altüst olan hayatıyla yüzleşmesini konu alan Kerpiç Reçeli umudun ve çabanın kitabı.

Kerpiç Reçeli karşılaştığı insanlarca duyguları incinen ve tüm zorlu koşullara rağmen yenilmemeyi hayatının başrolüne oturtmuş genç bir kadının gerçek yaşam hikayesi üzerinden zorlu bir dönemi de bizlere hatırlatıyor.

Nagehan Kruç Şeremet’in yazdığı “Kerpiç Reçeli” Destek Yayınları’ndan çıktı.

Koku ve tat geçmişe yönelik belleği uyarıyor

Koku ve tat geçmişe yönelik belleği uyarıyor

Koku uyarımının bellek fonksiyonlarını olumlu olarak artırdığı ve bu nedenle koku uyarım tedavilerinin geliştiğini ifade eden uzmanlar, demans ya da Parkinson gibi bellek fonksiyon bozukluklarının bazılarında bellek bozulmadan önce koku fonksiyonlarının bozulduğunu söylüyor. Koku ve bellek ilişkisinin bilimden çok daha önce edebiyatta kendini gösterdiğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, Marcel Proust’un ‘Kayıp Zamanın İzinde’ eserinin insan belleğinin beyindeki kaynağı ve işleyişi hakkında henüz bir şey bilinmezken nörobilime ışık tuttuğunu anlattı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, koku ve bellek ilişkisi hakkında bilgi verdi.

Koku duyusunun bellek üzerine etkisi olduğunun bilimsel olarak gösterildiğini ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Koku uyarımının bellek fonksiyonlarını, dikkat becerilerini olumlu olarak artırdığı ve bu nedenle koku uyarım tedavilerinin geliştiğini biliyoruz. Diğer yandan demans ya da Parkinson gibi bellek fonksiyon bozukluklarının bazılarında bellek bozulmadan önce koku fonksiyonları bozulmaktadır. Bu da koku ile belleğin yakın ilişkisi olduğunu göstermektedir.” dedi.

Prof. Dr. Gül Eryılmaz

Prof. Dr. Gül Eryılmaz

Koku ve bellek ilişkisi bilimden çok daha önce edebiyatta kendini gösterdi

Bu ilişki aslında bilimden çok daha önce edebiyatta kendini gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, Marcel Proust’un ‘Kayıp Zamanın İzinde’ eserinden şu alıntı yaptı:

“Ama içinde kek kırıntıları bulunan çay damağıma değdiği anda irkilerek, içimde olup biten olağanüstü şeye dikkat kesildim. Sebebi hakkında en ufak bir fikre bile sahip olmadığım, soyutlanmış, harikulade bir haz, benliğimi sarmıştı. Bir anda, hayatın dertlerini önemsiz, felaketlerini zararsız, kısalığımı boş kılmış, aşkla aynı yöntemi izleyerek, benliğimi değerli bir özle doldurmuştu; daha doğrusu, bu öz, benliğimde değildi, benliğimin ta kendisiydi. Kendimi vasat, sıradan ve ölümlü hissetmiyordum artık. Bu yoğun mutluluk nereden gelmiş olabilirdi bana? Çayın ve kekin tadıyla bir bağlantısı olduğunu, ama onu kat kat aştığım, farklı bir niteliği olması gerektiğini seziyordum. Nereden geliyordu? Anlamı neydi? Nerede yakalanabilirdi?”

 1914 tarihli bu eserin 20. yüzyılın başlarında insan belleğinin beyindeki kaynağı ve işleyişi hakkında henüz bir şey bilinmezken nörobilime ışık tuttuğunu anlatan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Unutmamak gerekir ki sanat daima bilimin önündedir.” dedi.

Nane ve karanfil kokusu dikkatin artırılmasında etkili

Özellikle kesin kokulardan nane, limon çiçeği, ıtır, karanfil kokusu ile dikkatin artırılmasına dair çalışmaların giderek arttığını kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Neden gündelik hayat içindeki sıradan duyu izlenimlerinden bazıları bellek haline bile dönüşmezken, diğer bazıları çok özel anıları canlandırabiliyor?” sorusuna ilişkin de, “Bu alanda yapılan çalışmalarda, koku ve tat uyaranları geçmişe yönelik belleği uyarma güçleri bakımından görsel ve sözel uyaranlara göre daha etkileyici duyu biçimleri olarak bulunmuştur. İşte bu yüzden koku uyarımının bellekle yakın ilişkisi vardır. Bellek ile kurulan yakın ilişki de psikoloji ile ilgilidir. Kişinin psikolojisi tat ya da koku üzerinden etkilenilir.” dedi.

Günde 2 defa 10 dakika koku ile uyarım yapılıyor

Prof. Dr. Gül Eryılmaz, psikolojik terapilerde tat veya koku duyularının nasıl kullanıldığına ilişkin “Belli keskin kokular beyin uyarımı yapabilir. Bu uyarımın özellikle dikkat ve belleğe etki ettiğini biliyoruz. Günde 2 defa, sabah ve akşam 10 dakika uyarım yapılıyor.” dedi.

Kokular veya tatların insanlarda hangi duygusal tepkileri tetiklediğine yönelik de Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Kokular ve tatlar beyinin uzantısı gibi kabul edilebilir. Bu duyuların uyarımının beyinde limbik sistemi ve dikkat merkezini uyarabileceği biliniyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.