Yazılar

Ricardo Quaresma Türkiye’de saç ektirdi

Ricardo Quaresma Türkiye’de saç ektirdi

Portekizli futbolcu Ricardo Quaresma, derbi için geldiği İstanbul’da saç ekimi de yaptırdı. Quaresma, 2010 yılında Beşiktaş’a transfer olmuş ve Türk futbol camiasında unutulmaz anılar bırakmıştı. Süper Lig’in 15. haftasında gerçekleşen Beşiktaş ve Fenerbahçe derbisi için İstanbul’a gelen Quaresma, saç ekimi için özel bir klinikte operasyon geçirdi.

Pera “Hayatımın Kadını” buldu

Pera “Hayatımın Kadını” buldu

Rock müziğin en başarılı gruplarından Pera’nın yeni şarkısı “Hayatımın Kadını” Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanıyor.

Sözü ve müziği grubun solisti Gökhan Mandır’a ait olan şarkının düzenlemesinde ise grubun davulcusu Hakan Ünalan’ın imzası bulunuyor. Müzik prodüktörlüğünü Sercan Samet Türksal’ın üstlendiği şarkının mix ve masteringi ise Çağan Tunalı’ya ait.

Allame’den yeni şarkı “Hapis”

Allame’den yeni şarkı “Hapis”

Allame, yeni şarkısı “Hapis” ile dinleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. “Hapis”, duygu yüklü sözleri ve etkileyici melodisiyle dinleyiciyi ilk anda yakalayacak nitelikte.

Allame’nin bu yeni şarkısı, aşkın derinliklerine dair çarpıcı bir hikayeyi müzikle buluşturuyor. “Hapis”, duygu dolu sözleri ve Allame’nin kendine özgü yorumuyla dinleyicilere duygusal bir yolculuk vadediyor.

Novikov İstanbul’un Noel ve yılbaşı  menüsü belli oldu

Novikov İstanbul’un Noel ve yılbaşı  menüsü belli oldu

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’da içinde konumlanan  Novikov’un Noel ve yılbaşı menüsü,  yine İtalyan ve Asya mutfaklarının leziz bir kombinasyonundan oluşuyor.

Novikov Restoranları Executive Şefi Luca Malacarne ve Novikov İstanbul Şefi Marti Pineda tarafından hazırlanan leziz reçeteleriyle Noel ve yılbaşına hazırlanan Novikov Istanbul, misafirlerine unutulmaz akşamlar yaşatmayı hedefliyor.

24 Aralık akşamında sunduğu Noel yemeği menüsü, Asya mutfağının yanı sıra geleneksel İtalyan Noel menüsünün izlerini taşıyor. Başlangıçlar arasında sade ve baharatlı Edamame, siyah trüflü deniz tarağı, üç çeşitli saşimi tabağı, ton balıklı tartar ve havyar sunuluyor. Sonrasında ise trüf soslu yeşil salata, ahtapot arancini, patlamış mısır karidesi, çıtır ördek ruloları ve suşi ikram ediliyor. Kaliforniya Kral Yengeci, baharatlı ton balığı, çıtır peynirli somon ise deniz ürünü seçimlerinde ilk sıraya yerleşiyor. Ana yemek olarak ızgara Şitaki Mantarı, kavrulmuş Chimichurri ile ızgara ahtapot, trüflü porcini ravyoli ve kemikli antrikot seçenekleri buluyor. Noel yemeğinin finalini oluşturan tatlılar arasında ise Çikolatalı fondant, çilekli pirinç keki mochi ve Santa’s gift bulunuyor.

31 Aralık yılbaşı gecesi ise yeni yıla yepyeni umutlar ve nefis bir başlangıç yapmak isteyenler için lezzet şölenine dönüşüyor. Yılbaşı gecesi menüsü “Hoşgeldiniz” kokteyli ile başlıyor. Sade ve baharatlı Edamame, siyah trüflü deniz tarağı, trüflü kurutulmuş deniz levreği, ton balıklı tartar ve havyar, klasik Novikov Burrata, Ton Balıklı Tataki, bebek kalamar, patlamış mısır karidesi ile devam ediliyor. Avakadolu karides tempura, avakadolu kurutulmuş somonun ardından ana yemek olarak şefin seçimi olan özel karışık tabak, Novikov şeflerinin özel reçetesi olan kızarmış pirinç, trüf ve Gorgonzola peynirli Gnocchi geliyor. Tatlı olarak gelen Rocher XL ve şans kurabiyeleri geceye eğlence de katılıyor.

Bilgi:  +90 534 260 27 68

Yılbaşının özel lezzetleri Lacivert’te

Yılbaşının özel lezzetleri Lacivert’te

Lacivert, yılbaşı ruhunu Boğaz’ın ikonik manzarasıyla buluşturuyor, bu coşkuyu eşsiz bir lezzet şölenine dönüştürüyor.

Lacivert, yılbaşı gecesi için hazırladığı sürprizlerle yeni yıl coşkusunu yaşatıyor. Lacivert, sakinliği, klasikleşen lezzetleri ve muhteşem konumuyla yılbaşında da İstanbullulara özledikleri keyfi sunuyor.

Yılbaşı gecesine süzme ballı sos ile servis edilen Kabak Çiçeği Kızartması, Kıtır Balık Böreği, Anadolu Kavağı Midye Yahni, Fener Kavurma ve Yeşil Körili Izgara Levrek gibi tabaklarıyla damga vuracak.

Bilgi : (0216) 413 42 24

Yemeklerinize bir diş sarımsak ekleyin

Yemeklerinize bir diş sarımsak ekleyin

Kış aylarında havaların soğumasıyla beraber grip, larenjit ve farenjit gibi solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskimiz artıyor. Özellikle soğuk havalarda bağışıklık sistemimizi güçlendirmek vücut direncimizi arttırarak bu hastalıklara yakalanma riskimizi düşürüyor. Bağışıklık sistemimiz yaş, beslenme, fiziksel aktivite, stres gibi faktörlerden etkileniyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığının, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın temelleri arasında yer aldığına işaret ederek, “Yetersiz beslenme bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkileyerek vücudumuzu enfeksiyonlara karşı savunmasız hale getiriyor. Bu durum da çok daha kolay hasta olmamıza ve iyileşmemizin gecikmesine yol açıyor. Kış aylarında beslenmemizde dikkat etmemiz gereken en önemli nokta ise öğünlerimizde çeşitliliği yakalamak olmalı. Bu dönemde tek bir besine odaklanmak yerine farklı meyveler ve sebzeler tercih etmemiz vücudumuza farklı vitamin ve mineralleri almamızı sağlayarak bağışıklığımızı güçlendirecektir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için beslenme alışkanlığımızda dikkat etmemiz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi

Güne kahvaltısız başlamayın

Güçlü bir bağışıklık sistemi için sabah kahvaltınızı mutlaka yapın. Kahvaltınızda yumurta ve peynir gibi protein kaynaklarının yanına C vitamininden zengin kapya biberi ve yeşil biberi eklemeye özen gösterin. C vitamini ısıdan çok çabuk etkilenen bir vitamin olduğu için kapya ve yeşil biberi çiğ olarak tüketmenizde fayda var. Yüksek C vitamini ve beta karoten içeren marul, maydanoz ve tere otunu tabağınızın yarısını dolduracak miktarda ilave edin.

Yemeklerinize soğan ve sarımsak ekleyin

Güçlü bir antioksidan olan glutatyon hücrelerimizin serbest radikallere karşı korunmasını sağlıyor. Ayrıca vücudumuzun toksik maddelerden arınmasına yardımcı oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, önemli bir antioksidan olan glutatyonun vücudumuzda üretilebilmesini sağlayan sistein maddesini içeren soğan ve sarımsağı yemeklerinize eklemenizin önem taşıdığını belirterek, “Sağlıklı bir yetişkinseniz yemeklerinize günlük bir diş sarımsak ve bir küçük boy soğan eklemeniz bağışıklığınızın güçlenmesine katkıda bulunacaktır” diyor.

Zerdeçal ile karabiberi birlikte kullanın

Zerdeçal A, C ve E vitamininden, B grubu vitaminlerinden ve beta karotenden zengin bir baharat. Zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin iltihapların azalmasına yardım ediyor. Sağlıklı bir yetişkinseniz çorbalarınıza, yemeklerinize veya yoğurdunuza toplamda günlük 1-2 çay kaşığı toz zerdeçal eklemeniz bağışık sisteminizi güçlendirerek enfeksiyonlardan korunmanıza katkıda bulunacaktır. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, “Zerdeçalı yemeklere özellikle karabiberle birlikte eklemenizde fayda var. Zira karabiberde yer alan piperin zerdeçalda bulunan kurkuminin emilimini iki bin kat daha fazla arttırıyor” diyor.

Pause Sağlık

Beslenme listenizde balkabağına yer verin

Yüksek beta karoten içeriğine sahip olan balkabağı vücudumuzda oksidatif stresin azalmasına ve bağışık sistemimizin güçlenmesine katkı sağlıyor. Bu önemli etkileri nedeniyle sofranızda balkabağı çorbasına ve sulu balkabağı yemeklerine mutlaka yer verin. Az şekerle yapılmış balkabağı tatlısı, yüksek lif ve düşük kalori içeriğiyle sağlıklı bir tatlı tercihi olarak öne çıkıyor. Tabii ki porsiyon kontrolü sağlayarak, aşırıya kaçmadan tüketmeniz çok önemli. Balkabağı tatlınıza tarçın ve ceviz eklemeniz, tatlınızı lezzetlendirmenin yanı sıra kan şekerinizin dengelenmesine de yardımcı olacaktır.

Sebze yemeklerini eksik etmeyin

Sebzeler içerdikleri vitaminlerle bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye katkı sağlarken aynı zamanda yüksek lif içerikleri sayesinde bağırsaklarımızın düzenli çalışmasına ve uzun süre tok kalmamıza da yardımcı oluyor. Örneğin; ıspanak C ve K vitamininden, folik asitten, demirden ve kalsiyumdan zengin bir sebzedir. Ispanak yemeğinize C vitamini içeriği yüksek limon suyunu eklemeniz, bağışıklığınızı güçlendirmenin yanında içeriğindeki demir mineralinin de emilimini arttıracaktır. Öğünlerinizde kırmızı et, tavuk ve balık gibi protein kaynaklarının yanında bol yeşillik ile hazırlanmış salataları tüketmenizde fayda var. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, C vitamini kaybını önlemek için bazı kurallara mutlaka dikkat etmeniz gerektiğini belirterek, “Örneğin; metal bıçaklar C vitamini kayıplarına yol açıyorlar. Yeşil yapraklı sebzelerin çok küçük parçalara ayrılması da oksijenle teması arttırarak vitamin kayıplarına neden oluyor. Vitamin kaybına karşı yeşil yapraklı sebzeleri metal bıçak kullanmadan, ellerinizle çok küçük parçalara ayırmadan koparıp tüketmeyi alışkanlık edinin” diyor.

Çorbalarınıza et veya tavuk suyu ilave edin

Et veya tavuk suyu eklemeniz çorbalarınızın lezzetini arttırırken aynı zamanda besin değerini de yükseltiyor. İçeriklerinde bulunan aminoasitler vücut direncinizi arttırıp grip, soğuk algınlığı gibi solunum yolu enfeksiyonlarında semptomların hafiflemesine yardımcı oluyor. Soğuk kış aylarında et veya tavuk suyu eklenmiş çorbalarınızı sofralarınızdan eksik etmeyin.

Meyve ve yağlı tohum tüketmeniz şart

Ara öğünlerinizde tüketeceğiniz mandalina, portakal, greyfurt ve kivi gibi C vitamininden zengin meyveler antioksidan etkileriyle soğuk havalarda sizi hastalıklara karşı koruyacaktır. Meyvelerinizin yanında badem, fındık, ceviz ve kaju gibi yağlı tohumlara yer vermeniz kan şekerinizin dengelenmesine yardımcı olacaktır. Örneğin, ceviz güçlü bir antioksidan olan yüksek E vitamini içeriği sayesinde vücudun enfeksiyonlara karşı savaşmasına destek oluyor. Günlük beslenmenize iki bütün orta boy ceviz ekleyebilirsiniz. Ancak kavrulmaları sırasında içlerinde bulunan sağlıklı yağlar zarar gördükleri için yağlı tohumları çiğ olarak tüketmeye özen gösterin.

Pause Sağlık

Su içmek için susamayı beklemeyin

Yeterli su tüketimi toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olarak bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle gün içerisinde su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, su içmek için susamayı beklememeniz gerektiğine işaret ederek, “Susama refleksi su içmek için geç kalınmış bir cevaptır. Vücut dehidrate olmaya, yani su kaybetmeye başladıktan sonra susama refleksi gelişiyor. Bu nedenle sık aralıklarla su tüketiminizi sağlamalısınız. Günlük içmeniz gereken su miktarınızı kilonuzu 35 ml’ye çarparak bulabilirsiniz” diyor.

Probiyotik besinler çok önemli

Probiyotikler içeriklerindeki yararlı bakterilerle vücudumuzda bulunan zararlı bakterilere karşı savaşıyor, enfeksiyonlara yakalanma riskimizi azaltıyor. Öğünlerinize mutlaka peynir, kefir, yoğurt gibi fermente süt ürünlerini ekleyin. Fermente içeriği sayesinde güçlü bir probiyotik besin olan tarhanaya çorbalarınızda yer verin. Şalgam, lahana turşusu ve salatalık turşusu da fermente besinler arasında yer alıyor. Ancak turşu ve şalgamın yüksek tuz içeriğine sahip olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle özellikle hipertansiyon hastalarının tüketimlerini sınırlandırmalarında fayda var.

Bitki çayınızı bal ile güçlendirin

Soğuk kış aylarında bitki çayları hem ısınmamıza hem de bağışıklığımızın güçlenmesine destek oluyor. Ihlamur çayı, kuşburnu çayı, ada çayı, zencefil çayı ve yeşil çay yüksek antioksidan kapasiteleriyle vücut direncimizi arttırarak gribal enfeksiyonlardan korunmamıza katkı sağlayabiliyor. Sağlıklı bir yetişkinseniz günde iki fincan bitki çayı içerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre; bitki çaylarının bal ile lezzetlendirilmesi çayların antioksidan kapasitesini ve fenolik madde içeriklerini arttırıyor. Antioksidan etkinin yeşil çayda dört kata, ıhlamur çayında ise 60 kata kadar çıktığı gözlenmiş. Ilık bitki çayınıza bir çay kaşığı bal eklemeniz bağışıklık sisteminizin güçlenmesine katıda bulunacak, boğaz ağrılarınızın azalmasına ve öksürüklerinizin hafiflemesine yardımcı olacaktır.

28 yıl aradan sonra tekrar yorumladı 

28 yıl aradan sonra tekrar yorumladı 

Ege, 90’lı yıllardan bu yana sadece Türkiye’de değil Ortadoğu, İran ve Balkanlarda klasiklere girmiş olan şarkısı Delice Bir Sevda’yı yeniden yorumladı.

Düzenlemesini Erol Temizel’in klip yönetmenliğini Yavuz Selim Kılınç’ın üstlendiği  şarkının  klip çekimleri dünyanın en büyük gemi Kulübü Cosmos Moonlight’ta gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 dansçının ve oyuncunun rol aldığı kliple ilgili Ege duygularını şöyle dile getirdi; “Delice Bir Sevda sadece Türkçe değil başka dile çevrildiği ülkelerde de klasikleşmiş hala dinlenen ve sevilen bir şarkı. İstedim ki bir jenerasyonun en kıymetli hatıralarını taşıdığı bu şarkı, şimdi çocuklarına saklayacakları bir anı olsun.. Şarkının orijinaline dokunmadan, her yerde rahat çalınabilmesi için sadece ritim ve enstrümanları yenilediğimiz bu versiyonunu umarım hem anne babalar hem de çocukları sever.”

İzmir Marriott’ta görkemli yılbaşı

İzmir Marriott’ta görkemli yılbaşı

İzmir Marriott, 2023’ü sevgiyle uğurlarken, 2024’e muhteşem bir başlangıç yapmaya hazırlanıyor. Misafirlerine renkli bir atmosferde yeni yıl ruhunu yaşatmayı planlayan İzmir Marriott, yılbaşına özel hazırladığı konaklama paketleriyle 31 Aralık gecesini şölene çeviriyor.

Lima Restaurant’ta Gala Yemeği veya Pagos Rooftop’ta DJ Party katılımının dahil olacağı iki kişilik konaklama paketleri; odada karşılama ikramları, Quan Spa’da masaj hizmeti ve geç kahvaltı servisi ile yeni yıla harika bir başlangıç yapmanızı sağlıyor.

Yılbaşı konaklama paketi tüm bu ayrıcalıkların yanı sıra, otelin müsaitlik durumuna göre erken giriş ve geç çıkış imkânı da sunuyor.

İzmir Marriott, 270 EUR’dan başlayan özel fiyatlı yılbaşı konaklama paketleri ile misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Bilgi: 0232 497 00 00

El ayak döküntülerine dikkat

El ayak döküntülerine dikkat

Çoğunlukla yaz aylarında görülen el-ayak hastalığı son zamanlarda sonbahar ve kış aylarında da sık görülmeye başlandı. Çocukları sevdiği kadar, havasız ortamları da çok seven ve özellikle kışın tercih edilen kapalı oyun alanlarında, kreşlerde çok sık görülmeye başlanan hastalık ebeveynlerin de kafasını karıştırıyor… Çünkü çocukluk çağının döküntülü hastalıklarından biri olan el-ayak-ağız hastalığı ailelerde “Çocuğum kızamık mı oldu? Su çiçeği mi geçiriyor?” gibi endişelerine de yol açabiliyor. Peki aradaki farkı nasıl anlayabilirsiniz? Bulaşıcı bir hastalık mı? Kaç sürmesi normaldir? Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr Osman Karlı yanıtladı.

Dr. Osman Karlı

Dr. Osman Karlı

El-ayak-ağız hastalığı nedir?
El-Ayak-Ağız hastalığı bir virüs hastalığıdır. Çoğunlukla etkenler Coxsackievirus A16 ve Enterovirus 71 adlı virüsleridir. Çok hızlı şekilde bulaşır.

Hangi yollarla bulaşır?

  • Burun salgıları,
  • Tükürük,
  • Dışkı ve
  • Solunum damlacıkları ile.

Hangi aylarda daha çok görülür?
Yaz aylarında ve daha çok plaj, havuz, şezlong kullanımı kaynaklı vakalar görülürdü. Ancak artık kış aylarında da temasın çok olduğu anaokulu ve kreşler, sirkülasyonun hızlı olduğu ve hijyen kurallarına çok dikkat edilmeyen kapalı oyun alanları nedeniyle daha sık görülmeye başlanmıştır.

Belirtileri nelerdir?

  • Hastalık bulaştıktan sonra genelde ilk olarak yüksek ateş ve boğaz ağrısı, halsizlik, iştahsızlık görülür.
  • Ellerde ayaklarda, ağız etrafında, bazen ağız içinde kırmızı içi sıvı dolu kabarcıklar, döküntüler olur.
  • Döküntü kaynaklı şiddetli kaşıntı ve ağrı görülebilir.
  • Ağız içindeki yaralar nedeniyle beslenme ve yutma güçlüğü oluşabilir.
  • Döküntüler nadiren de olsa kalça bölgesine, gövdeye ve yüze yayılabilir.
  • İyileşme süresi yaklaşık 7-10 gün arasıdır ve bulaştırıcılık da ortalama 7 gün sonra biter.
  • Hastalığa yakalananlar bu süre içinde evde kalmalı ve evdeki diğer bireylere bulaşı önlemek için hijyen ve temas önlemlerine dikkat etmelidir.
  • Hastalığın şiddetine ve hastalanan kişinin bağışıklık durumuna göre nadiren menenjit (beyin zarı iltihabı), miyokardit (kalp kası iltihabı) ve ateşli havale gibi komplikasyonlar görülebilmektedir.

Tanı ve tedavi nasıl yapılır?
Hastalığın tanısı; hastanın fizik muayenesi ve klinik bulgularıyla konur. Tablonun netleşmediği durumlarda ek sürüntü örnekleri ve laboratuvar testleri istenebilir.

Liv Hospital

Özel bir tedavisi var mı?

  • Şikayetleri azaltmaya yönelik tedaviler uygulanır. Bol sıvı alımına dikkat edilmelidir.
  • Sağlıklı beslenmeye dikkat edilmeli bol miktarda meyve-sebze tüketimi ve probiyotiklerden zengin besinler alınmalıdır.
  • Ateş ve ağrı durumunda ağrı kesici ve ateş düşürücüler kullanılabilir.
  • Ağız içi yaralarda lokal, anestezik-antiseptik özellikli spreyler ve gargaralar tercih edilebilir.
  • Döküntüler ve kaşıntılar için topikal veya sistemik antihistaminik ilaçlar kullanılabilir.

Tekrar geçirme olasılığı var mı?
Birden fazla virüs tipi bu hastalığa neden olduğu için ve kalıcı bağışıklık bırakmadığı için hastalığı geçiren kişiler tekrar geçirebilir.

Erişkinlerde görülür mü?
Nadiren de olsa erişkinler de bu hastalığa yakalanabilir.