Yazılar

Bu yazın şampiyonu belli

Yaz sezonunun sevilen ismi Deha Bilimlier, Çeşme Alaçatı’nın gözde mekanlarından Şerefe Meyhane de sahne aldı.

Sahne önce kuliste gazetecilerin sorularını cevaplayan Bilimler, “ bu yaz ilk kez Çeşmede çıktığını söyleyen Bilimler, Bodrumda biliyorsunuz hafta dört gün sahne alıyoruz. Biraz yorucu oluyor ama olsun.  Fiyatlardan biraz şikayetler geliyor çok yüksek sizi dinleyemiyoruz diye mekanlarda haklı bütün her şey pahalandı ülkemizde dünyada böyle”

Sahneye alkışlar eşliğinde çıkan Bilimlier, performansı boyunca dinleyicilerine unutulmaz bir gece yaşattı. Şarkılar arasında seyirciyle bol bol sohbet eden başarılı sanatçı, esprili bir dille: “Her sene olduğu gibi bu yazın şampiyonu da belli: Karşınızda!” diyerek salondaki coşkuyu ikiye katladı. Sözlerine, “Her sahnemde salonu tıklım tıklım dolduruyorsunuz. Hepinize minnettarım, sevginize layık olmaya çalışıyorum.” şeklinde devam eden Bilimlier, sevenlerinden büyük alkış aldı.

Konserin duygusal anlarından biri ise Deha Bilimlier’in geçtiğimiz aylarda coverladığı ve büyük beğeni toplayan Ferdi Tayfur’un “Bana Sor” adlı eserini seslendirmesi oldu. Parçayı söylemeden önce kısa bir konuşma yapan sanatçı: “Ferdi abi hepimiz için çok kıymetliydi. Bana bu şarkıyı söylemeyi layık gördüğü için kendisine minnettarım. Çok değerli bir sanatçıydı, rahmetle anıyorum.” sözleriyle duygulandırdı. Bilimler fit haliyle dikkat çekti.

Nüket Duru’dan yeni şarkı “Aklım Seferde”

Türk pop müziğinin güçlü sesi Nükhet Duru, yeni nesil bir iş birliğiyle müzikseverlerle buluşuyor.

Sanatçı sözleri ve müziği Mabel Matiz’e, düzenlemesi Emre Malikler’e ait olan yeni single’ı “Aklım Seferde” yi yayınladı. Mabel Matiz’in Nükhet Duru’ya özel yazdığı, iddialı sözleriyle dikkat çeken, “Aklım Seferde” isimli şarkı Duru’nun, eşsiz yorumuyla dinleyicileri; bu sıcak yaz günlerinde püfür püfür esen bir sahilde kurulu dostlar masasında, meşke götürüyor. Single’ın mix’inde Emre Malikler’in, mastering’inde Aran Lavi’nin imzası var.

“Aklım Seferde” single’ının video klibi Rezan İde ve Erhan Yalçın’ın yönetmenliğinde, Rota Plato’da çekildi. Arzu Yalçın’ın sanat yönetmenliğini yaptığı video klibinde Nükhet Duru’yu; 70’ler, 80’ler döneminde sahnede olan alımlı, edalı bir dönem sanatçısı olarak izliyoruz. Yeşilçam sinemasının duygulu atmosferine göndermelerin de yapıldığı video klip, tam bir modern zaman klibi. Nükhet Duru’yu, “Aklım Seferde” single’ının kapak fotoğrafı ve imaj fotoğrafları için Rezan İde fotoğrafladı.

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Yalnız yaşamayın!

Uzun süreli yalnızlığın hem ruhsal hem fiziksel sorunlara neden olabileceğini belirten uzmanlar, bu durumun özellikle beyin üzerinde birçok olumsuz etkisi olduğunu söylüyor.

Yalnızlığın vücutta stres tepkisini sürekli hale getirerek kortizol seviyelerini artırdığını aktaran Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, “Kortizol, kronik stres hormonudur. Uzun süreli yalnızlıkta yüksek kalabilir.” dedi. Yalnız bireylerde prefrontal korteks, amigdala ve hipokampus gibi bölgelerde yapısal ve işlevsel değişiklikler gözlendiğine dikkat çeken Metin, sosyal uyarı eksikliğinin beyin işlevlerini zayıflattığını, dijital iletişimin ise yüz yüze etkileşimin yerini tam olarak dolduramadığını vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, yalnızlığın beyin kimyası ve yapısı üzerindeki olumsuz etkileri ile ruhsal sağlık üzerindeki riskleri hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Barış Metin

Prof. Dr. Barış Metin

Kronik yalnızlık, hem ruhsal hem fiziksel hastalık riskini artırıyor!

Uzun süreli yalnızlığın stres tepkisini tetikleyerek hipotalamo-hipofiz-adrenal (HPA) aksını sürekli aktif tuttuğunu dile getiren Prof. Dr. Barış Metin, “Bu durum, kortizol seviyelerinin artmasına ve zamanla nöroinflamasyon, hipokampal hasar ve bağlantı kopmaları gibi değişimlere yol açabilir. Kronik yalnızlık depresyon, anksiyete, Alzheimer hastalığı ve kalp hastalıkları gibi pek çok sorunun riskini artırır.” dedi.

Nörolojik açıdan da yalnızlığı tanımlayan Metin, “Nörobilimsel olarak yalnızlık, beklenen sosyal bağlılık düzeyi ile mevcut sosyal durum arasındaki farkın algılanmasıdır. Bu fark, beynin özellikle sosyal ödül ve sosyal tehdit işleme ağlarını aktive eder.” açıklamasını yaptı.

Yalnızlık beyin kimyasını olumsuz etkiliyor!

Yalnızlığın beyinde özellikle etkilediği bazı bölgeler olduğunu aktaran Prof. Dr. Barış Metin, “Prefrontal korteks (özellikle medial PFC), sosyal değerlendirme ve öz-farkındalıkla ilgili bölgedir. Yalnız kişilerde bu bölgede hiperaktivite gözlenebilir. Amigdala, sosyal tehdit ve korku algısıyla ilişkilidir. Yalnız bireylerde amigdala daha uyarılmış olabilir. Hipokampus, bellek ve stres regülasyonunda görev alır. Uzun süreli yalnızlık bu bölgede hacim kaybına yol açabilir. Arka singulat korteks ve temporoparietal bağlantı bölgeleri de sosyal algı ve zihinsel durumları anlama ile ilişkilidir.” dedi.

Yalnızlığa yanıt olarak ise bazı kimyasalların devreye girdiğine dikkat çeken Metin, şunları söyledi:

“Kortizol, kronik stres hormonudur. Uzun süreli yalnızlıkta yüksek kalabilir. Dopamin, sosyal ödüllerle bağlantılıdır. Yalnızlık durumunda dopamin sisteminin zayıfladığı düşünülür. Oksitosin, sosyal bağ hormonudur. Yalnızlıkta düzeyleri azalabilir. Serotonin, düşük serotonin düzeyleri yalnızlık ve depresyonla ilişkilidir.”

Beyin görüntüleme teknikleriyle yalnızlığın etkileri gözlemlenebiliyor!

Uzun süreli yalnızlığın özellikle yaşlılarda bilişsel işlevlerde  gerilemeye  neden olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Barış Metin, “Birçok araştırma yalnızlığın demans olasılığını artırdığını göstermiştir.” dedi.

MR, PET gibi beyin görüntüleme teknikleriyle yalnızlığın etkilerinin gözlemlenebildiğini kaydeden Metin, “Özellikle prefrontal korteks, insula, amigdala ve hipokampüste aktivite ve şekil değişiklikleri bildirilmiştir. Bu alanlar beynin hem bellek, duygular ve karar verme gibi temel bilişsel işlevlerinde hem de sosyal iletişimde yer alan alanlardır.” şeklinde konuştu.

Sosyal uyarı olmazsa beyin işlevleri zayıflıyor!

Dijital iletişimin, kısmen gerçek sosyal temasın yerini tutabileceğini ifade eden Prof. Dr. Barış Metin, “Ancak iletişimin tam karşılığı değildir. Beyin, yüz yüze etkileşimlerde, mimik, tonlama, dokunma, koku gibi çoklu duyusal ipuçlarını işler. Bu durum oksitosin ve empati ağlarını daha fazla aktive eder. Mesajlaşma veya görüntülü konuşma gibi dijital iletişimde, sosyal bağ hissi sınırlıdır. Empatik beyin devreleri daha az uyarılır.” dedi.

Yalnızlığın beyin üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek veya azaltmak için önerilerde bulunan Metin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Öncelikle yalnızlıkla yaşamamak gerekir. Yaşam tarzımızı ve alışkanlıklarımızı değiştirerek daha sosyal bireyler haline gelmeliyiz. Beynimiz sosyal uyarıya muhtaçtır ve sosyal uyarı olmadan işlevleri zayıflayacaktır. Bu nedenle yalnız hissediyorsanız öncelikle yakınlarınızdan sonrasında ise profesyonellerden destek isteyin.”

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Hyundai IONIQ 6 N’den yüksek performans

Hyundai, yüksek performanslı ikinci elektrikli modeli IONIQ 6 N’i İngiltere’nin ikonik Goodwood Hız Festivali’nde tanıttı.

IONIQ 6 N, öncelikli olarak heyecan verici ve sürükleyici bir sürüş deneyimi sunma hedefiyle geliştirildi. Bu vizyon, Hyundai N’in üç temel felsefesi olan: viraj ustalığı, pist kabiliyeti ve günlük spor otomobil anlayışına dayanıyor. Model; pistte üstün bir sürüş deneyimi sunarken, günlük kullanım için de konfor ve rafinelik sağlıyor.

Modelde tamamen yeniden tasarlanmış yeni bir süspansiyon geometrisi, geliştirilmiş N e-Shift (sanal vites geçişi) sistemi ve sürüş deneyimini daha etkileyici kılan optimize edilmiş ses sistemleri yer alıyor. Bu yenilikler sayesinde, IONIQ 6 N sadece teknik olarak değil, duygusal açıdan da etkileyici bir deneyim sunuyor.

Teknik Üstünlük ve Elektrikli Performans

IONIQ 6 N, 650 PS (478 kW) güç ve 770 Nm tork üretiyor. N Launch Control özelliği ile 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 3,2 saniyede ulaşıyor ve 257 km/s maksimum hıza çıkabiliyor. Modelde yer alan yeni N Battery sistemi, farklı yarış senaryolarında optimum sıcaklık yönetimi sağlıyor. Geliştirilmiş termal yönetim, batarya ısıtıcı kapasitesinin artırılması ve batarya ön koşullandırma özellikleriyle IONIQ 6 N’i her an performansa hazır hale geliyor.

IONIQ 6 N’in aerodinamik yapısı da performansı destekleyecek şekilde geliştirildi. Motorsporlarından ilham alan kuğu boynu şeklindeki arka spoyler ve genişletilmiş çamurluklar gibi detaylar, sadece güçlü bir görünüm sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yüksek hızda denge sağlıyor.

Modelin altyapısında ise tamamen yeniden tasarlanmış süspansiyon ve şasi sistemi yer alıyor. Daha düşük bir yuvarlanma merkezi ve stroke sensörlü elektronik süspansiyon sistemi (ECS) sayesinde hem yüksek hızda daha iyi yol tutuşu sağlanıyor hem de günlük sürüş konforu korunuyor.

Sürüş Deneyiminde Yeni Boyut

Hyundai’nin geliştirdiği gelişmiş yazılım sistemleri, sürücü ve araç arasındaki etkileşimi zirveye taşıyor. N Active Sound+ sistemi; stereo ses kaynağı ve Akustik Tasarım İşlemcisi (ADP) ile sürüşü işitsel olarak zenginleştiriyor. Üç farklı ses modu (Ignition, Evolution ve Lightspeed) ile farklı sürüş tarzlarına uygun atmosferler sunuyor.

N e-Shift, yarış araçlarındaki yakın vites oranlarını simüle ederek, sürücü ile araç arasındaki bağı güçlendiriyor. N Launch Control, N Drift Optimizer, N Grin Boost ve N Torque Distribution gibi özelliklerle entegre çalışan bu sistem, performansın ve kontrolün kusursuz birleşimini sağlıyor.

N Ambient Shift Light, vites geçişleri için kokpitin içinde görsel sinyaller sunarak sürücüyle otomobil arasındaki etkileşimi daha da ileri taşıyor.

N Track Manager ise sürücülere pist performanslarını analiz etme ve özelleştirme imkânı veriyor. Kendi pistlerini oluşturma, hız verilerini izleme, hayalet araç görseliyle kıyaslama ve detaylı tur zamanı analizi sunuyor. Bu sistem, IONIQ 6 N’i gerçek anlamda pist odaklı bir elektrikli araca dönüştürüyor.

N Drift Optimizer ise drift performansını detaylı şekilde ayarlama imkânı veriyor: kayma açısı, patinaj kontrolü ve drift özelliği gibi parametreler sürücünün beceri seviyesine göre kişiselleştirilebiliyor.

IONIQ 6 N’in tanıtımıyla birlikte N performans parçaları da sunuluyor. Bu parçalar, Hyundai N’in motorsporlarındaki deneyiminden alınan ilhamla geliştirilerek aracın pist karakterini daha da güçlendiriyor.

Parlé, şimdi de Yalıkavak Marina’da

İstanbul Zorlu Center’ın en bilinen restoranı Parlé, şimdi de Yalıkavak Marina’da “PARLÉ RIVIERA” olarak misafirlerini ağırlamaya başladı.

Parlé, iş ve cemiyet hayatından çok özel bir gruba yeni restoranı ve yeni menüyü tanıttığı özel bir akşam yemeği daveti verdi. Parlé’’nin “Güneş Batışı” manzaralı barında kokteyllerini yudumladıktan sonra, yemeğe geçti. Yemeğin sonuna doğru sahne alan Senay Lambaoğlu’nu dinleyen konuklar; yemek sonrası ertesi günün ilk saatlerine kadar DJ eşliğinde dans ettiler ve bu Bodrum buluşmasında sezonu açtılar.

Leziz bir Amuse-Bouche ve Kral Yengeç Tartar ile başlayan yemek, Risotto ve Deniz Levreği ile devam etti, eşlik eden özel şaraplar ve Kestaneli Mont Blanc ile taçlandı…

PARLÉ RIVIERA

Contemporary Istanbul 20. Yaşını kutluyor

Contemporary Istanbul’un 20. yılını kutlayacağı edisyonu, 24-28 Eylül 2025 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleşecek.

Contemporary Istanbul 20.Edisyonunda Öne Çıkanlar

BMW’nin CI 20. Edisyonunda BMW Art Car koleksiyonu sergilenecek. Fuarda Alexander Calder’in tasarladığı 50 yaşındaki ilk araç ve Julie Mehretu’nun tasarladığı 1 yaşındaki son araç fuarda sanatseverlerle buluşacak.

Contemporary Istanbul önemli kilometre taşı olan 20. edisyonunda, yalnızca dünya çapında galerilerden olağanüstü bir seçki sunmakla kalmayacak, uluslararası galerilerin yanı sıra müzeler ile de iş birliği yapmaya devam ediyor. Özel müze seçkilerinde Hamburg’dan UBS Digital Art Museum, Londra’dan Phillips Auction House, Minato’dan Mori Art Museum, Tokyo’dan Palais de Tokyo, New York’dan Asia Society, Le Castellet’den Sigg Art Foundation, Londra’dan AWITA, Sharjah Barjeel’dan Art Foundation galerilerini ağırlayacak.

 

Contemporary Istanbul 20. Edisyon Tarihleri

24 Eylül Preview | Ön İzleme

25 – 28 Eylül General Admission | Genel Ziyaret

 

Contemporary Istanbul, ortak partnerleri Tersane İstanbul ve BMW Türkiye distribütörü Borusan Otomotiv ile iş birliği yapıyor. Resmi havayolu, dünyada en fazla destinasyona uçan hava yolu şirketi Türk Hava Yolları ve Miles&Smiles; host partneri Pernod Ricard Türkiye; stratejik partneri Tosyalı Holding; partner Trendyol; sigorta partneri Magdeburger Sigorta; ağırlama partneri The Marmara Group ve daha pek çok marka ile iş birliği sürdürülüyor. Contemporary Istanbul ayrıca İstanbul ve Türkiye’nin yurt dışındaki tanıtımı için Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle uluslararası basını fuar boyunca İstanbul’da ağırlıyor.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Yazın spor yaralanmaları yaygınlaşıyor!

Yaz aylarında havaların ısınmasıyla birlikte açık hava aktivitelerine olan ilgi artıyor. Ülkemizde özellikle tatil beldelerinde yüzme, plaj voleybolu, tenis, bisiklet, koşu ve su sporları gibi açık havada yapılan aktiviteler yazın en çok tercih edilen spor dalları arasında yer alıyor. Ancak dikkat! Bilinçsiz yapılan hareketler spor yaralanmalarına davetiye çıkarabiliyor! Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Safa Gürsoy “Özellikle yazın verdiği enerjiyle bazı kurallar göz ardı edilebildiğinden, yaz aylarında spor yaralanmalarında her yaştan kesimde belirgin şekilde artış görülüyor. Üstelik insanlar, tatil ruhu ve ‘bir şey olmaz’ düşüncesiyle oluşan sakatlıkları önemsemeyebiliyor, doktora başvurmaktan kaçınabiliyor. Bu ihmaller küçük bir kas zorlanmasının ileride ciddi tendon ya da bağ yaralanmalarına dönüşmesine neden olabiliyor” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Safa Gürsoy, yaz sporlarında en sık yapılan 5 yanlışı anlattı, yazın spor yaralanmalarına karşı alınabilecek önlemleri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Safa Gürsoy

Prof. Dr. Safa Gürsoy

  • Spor öncesi yeterince ısınmamak

Spor öncesinde yapılan ısınma hareketleri kasları ve eklemleri aktiviteye hazırlar, sakatlanma riskini azaltır. Özellikle plaj voleybolu gibi sıçramalı sporlarda, koşu ve bisiklet gibi tempolu aktivitelerde ısınmadan başlamak, kas gerilmeleri ve bağ yaralanmalarına davetiye çıkarabilir. Isınma süresi en az 5-10 dakika olmalı ve tüm büyük kas gruplarını kapsamalıdır.

  • Doğru ekipman kullanmamak

Her sporun kendine özgü ekipmanları vardır. Plajda çıplak ayakla koşmak, uygun ayakkabı olmadan bisiklete binmek ya da koruyucu gözlük takmadan su sporları yapmak sık karşılaşılan hatalardandır. Spor ekipmanlarının doğru kullanımı sadece performansı artırmakla kalmaz, aynı zamanda güvenliği sağlar. Spor ayakkabısının zemine uygunluğu, bisiklet kaskının sağlamlığı gibi detaylara özen göstermek gerekir.

  • Yeterince su içmemek

Yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte terleme oranı yükselir ve vücut hızla sıvı kaybeder. Bu durum, kas kramplarından bilinç kaybına kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Spor yapmadan 30 dakika önce su içmek, aktivite sırasında küçük yudumlarla sıvı alımına devam etmek gerekir. Ancak çoğu kişi susamadan su içmeme hatasına ya da şekerli içecekler tüketerek sıvı aldığı şeklinde yanlış bir düşünceye kapılabiliyor. Şekerli veya kafeinli içecekler su yerine geçmediği için, su ve elektrolit içeren içecekler tercih edilmelidir.

  • Yüksek sıcaklığa aldırış etmemek

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Safa Gürsoy “Yüksek sıcaklıklar, kas ve bağ dokularının normalden daha fazla esnemesine ya da susuzlukla birlikte zorlanmasına yol açabilir. Özellikle asfalt gibi sıcak yüzeylerde yapılan koşular ya da güneş altında uzun süreli antrenmanlar, kas krampları, aşırı zorlanmalar ve sıcak çarpmasına bağlı koordinasyon bozukluklarıyla sonuçlanabilir. Isınan kaslar daha çabuk yorulur, bu da sakatlanma riskini artırır. Sıcak saatlerde doğrudan güneş altında egzersiz yapmaktan kaçınmak, serin zaman dilimlerini ve gölgelik alanları tercih etmek ortopedik sakatlanmaları önlemede önemli bir adımdır” diyor.

  • Vücudu aşırı zorlamak ve ağrıyı göz ardı etmek

Tatilde enerjik hissetmek doğaldır ama kas yorgunluğu hissedildiğinde spora devam etmek yerine dinlenmek gerekir. Aksi halde kas liflerinde zorlanma, bağlarda incelme ve eklem yaralanmaları gibi tablolarla karşılaşmak mümkündür. “Bir iki güne geçer” denilen ağrılar bazen ciddi spor yaralanmalarının habercisi olabilir. Hafife alınan bir diz ağrısı menisküs yırtığına, önemsenmeyen omuz zorlanması rotator manşet yırtığına dönüşebilir. Ağrının şekli ve süresi göz önünde bulundurularak gerekirse ortopedi uzmanına başvurmak ihmal edilmemelidir. Ani tempolu koşular, uzun süreli tenis maçları ya da yoğun fitness programları özellikle spora ara vermiş bireylerde kas ve eklem sakatlıklarına yol açabilir. Spor seviyesi kişisel kondisyona uygun olmalı, aşama aşama artırılmalıdır.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Çocukları gözetleyen beş yaz hastalığı!

Yaz aylarında çocuklar tatilin de etkisiyle dışarıda daha fazla vakit geçirerek, hem hareket etme hem de stres atma imkanı buluyor. Ancak bu dönemde mevsimsel bazı hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Kavas son günlerde çocuklarda; yüksek ateş, ishal, kusma, cilt döküntüleri, böcek ısırıkları sonrası şişlik veya alerjik reaksiyonlar ile kulak ağrısı gibi şikayetlerin yoğun olarak görüldüğünü belirterek “Şikayetler baş gösterdiğinde ailelerin hekime başvurmayıp ‘biraz dinlensin geçer’ gibi bir yaklaşımda bulunmaları ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Oysa erken müdahale ve tedavi sayesinde ciddi sorunları önlemek mümkün” diyor. Mevsimsel özelliklerin de etkisiyle çocuklarda görülme sıklığı artan hastalıkların çoğunun alınacak basit önlemlerle kolayca önlenebileceğini ya da azaltılabileceğini vurgulayan Dr. Recep Kavas, çocuklarda yaz aylarında görülme sıklığı artan 5 hastalığı anlattı, bu hastalıklara karşı basit ama etkili önlemleri açıkladı, önemli uyarılarda ve önerilerde bulundu.

Dr. Recep Kavas

Dr. Recep Kavas

  • Yaz ishali

NEDENLERİ: Yaz aylarındaki ısı ve nem artışı mikroorganizmaların ve özellikle virüslerin gıdalarda ve durgun sularda daha hızlı üremesine yol açar. Uygun şartlarda saklanmamış ve iyi yıkanmamış yiyeceklerle virüs-bakteri bulaşı çok daha kolay olur. El hijyeninin yeterince sağlanmaması da hastalığı kolaylaştırıcı etmendir.

BELİRTİLERİ: Sık ve sulu dışkılama, ateş, karın ağrısı, inatçı kusmalar, sıvı ve elektrolit kaybına bağlı halsizlik ve bitkinlik, dışkıda mukus ve bazen kan hekime getirten şikayetlerdir. Özellikle Rota ve Adenovirüsler ve Giardia en sık karşılaşılan etkenlerdir. Yaz ishali, gıda alerjileri ve antibiyotik kullanımına bağlı ishallerle karıştırılabilir.

TEDAVİSİ: Tedavi açısından nedeni ve etkeni saptamak önemlidir. Bebeklik döneminde ilk 6 ay içinde uygulanan Rota aşıları rota ishallerinden korunmada çok etkin bir korunmadır. En önemli tedavi sıvı kaybının önlenmesidir. Bakteriyel sebep yoksa antibiyotik gerekmez. Tedavide gecikme, ciddi su kaybı, elektrolit dengesizliği ağızdan alım azlığı ve kusma hastaneye yatış gerektirebilir.

  • El-ayak-ağız hastalığı

NEDENLERİ: Hastalığa enterovirüsler (özellikle Coxsackie virüsü) sebep olur. Sıcak ve nemli ortamda rahat yayılırlar. Yaz aylarında çocukların daha sık dış ortamda olması, kreş, parklar, havuz gibi toplu ortamlarda temas riski yüksektir. İstanbul gibi coğrafi göç alan metropollerde son yıllarda sıklığı artmıştır.

BELİRTİLERİ: Ateş, boğaz ağrısı, ağız içi aftlar, el ve avuç içinde ve ayak tabanlarında veziküler döküntüler, huzursuzluk ve iştahsızlık, ağızdan beslenmede ciddi ölçüde azalma sık görülür. Suçiçeği, alerjik döküntüler veya ağız içi pamukçuk ile karıştırılabilir.

TEDAVİSİ: Virüs olduğundan spesifik tedavisi yoktur. Destek tedavisi (ateş düşürücüler, sıvı alımı, ağız içi dezenfektanları) uygulanır. Nadiren beyin zarı iltihabı komplikasyon olarak görülebilir. Yüksek ateş ve oral alımı iyi olmayan süt çocukları ve çocuklarda hastane yatışı gerekebilir.

  • İdrar yolu enfeksiyonları

NEDENLERİ: Yaz aylarında sıklıkla havuz bazen de deniz sonrası girilen suyun hijyenik olmaması, mayo ile uzun süre ıslak kalınması, terleme ile artan bakteri yükü idrar yolu enfeksiyonu (İYE) riskini artırır. Kız çocuklarda anatomik yapı sebebi ile daha sık görülebilir.

BELİRTİLERİ: İdrar yaparken yanma, idrara sık ve ağrılı çıkma, mesane alt kısmında ağrı, ateş, halsizlik, bebeklerde huzursuzluk, huy değişikliği, bazen kusmalar eşlik edebilir. Viral ateşli hastalıklar ve bebeklerde gaz sancısı ile karıştırılıp, tanı gecikebilir.

TEDAVİSİ: Tam idrar tetkiki ve kültürü ile teşhis konur ve kültür sonucuna göre hangi bakteri olduğu ve hangi antibiyotiğe duyarlı olduğu belirlenip tedaviye başlanır. Tedavide bol sıvı tüketimi ve hijyenin de önemi büyüktür. Tedavisiz bırakılırsa mesane ve böbrek enfeksiyonlarına yol açıp kalıcı hasar oluşturabilir.

  • Dış kulak yolu enfeksiyonu

NEDENLERİ: Yaz aylarında havuza ve denize giren çocuklarda kulak yolu ve kanalı uzun süre ıslak-nemli kalır. Bu nemli ortam, bakteri ve mantar çoğalması için çok elverişli hale gelir. Aşırı ve sık yapılan kulak temizliği uygulamaları da tahrip olan ciltte, enfeksiyon riskini artırır.

BELİRTİLERİ: Kulakta aniden başlayan ağrı (özellikle dokununca artan), kaşıntı, tıkanıklık hissi, kulakta akıntı ve bazen ateş hekime getirten şikayetler arasındadır. Orta kulak iltihabı ile karışabilir. Ancak yüzücü kulağında işitme kaybı daha az ve ağrı daha yüzeyeldir.

TEDAVİSİ: Doktora başvurmak ve tedaviye başlamak şarttır aksi taktirde sorun çok daha karışık bir hale gelebilir. Doktor önerisiyle kulak damlası ve ağrı kesici ile tedaviye başlanır. Gerekli görülürse antibiyotik kullanılır. Tedavi süresince kulağın kuru tutulması, kulak temizliğinde kulak çubuğu vb kullanılmaması gerekir.

  • Güneş çarpması

NEDENLERİ: Yaz aylarında çocuklar sıcak havalarda uzun süre açık havada kalırlar. Çocuklarda vücudun ısı düzenleme mekanizmaları yetişkinlere göre daha zayıftır. Şapkasız olmak, koruyucu krem kullanılmaması, yetersiz sıvı alımı, kalın giyinme ve açık hava etkinliklerinde uzun süre kalınması gibi nedenler durumu ağırlaştırır.

BELİRTİLERİ: Genelde acil servise yüksek ateş, baş ağrısı, mide bulantısı, yoğun halsizlik, bilinç bulanıklığı ve bazen de bayılma gibi şikayetlerle başvurulur. Viral enfeksiyonlar ve menenjit gibi nörolojik acillerle karışabilir.

TEDAVİSİ: Çocuğun derhal serin-gölge ortama alınması, vücut ısısının düşürülmesi ve sıvı verilmesi gerekir. Ciddi ve düzelmeyen durumlarda hastaneye yatış gerekebilir. Gecikme durumunda beyin hasarı, çoklu organ yetmezliği nadiren görülebilir.

Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı basit ama etkili önlemler!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Kavas, çocuklarda yaz hastalıklarına karşı basit ama etkili önlemleri şöyle sıraladı;

  • Bol su içmesini sağlayın.
  • Şapka ve güneş gözlüğü kullandırın.
  • Saat 11:00-16:00 arası güneşten uzak tutun.
  • Havuz ve deniz hijyenine dikkat edin.
  • Yüzdükten sonra duş aldırın ve mayosunu değiştirin.
  • Açıkta satılan yiyeceklerden uzak tutun.
  • El hijyenini öğretin.
  • Böcek ve sineklerden korumak için uygun losyon kullanın.
  • Pamuklu, açık renkli ve ince giysiler giydirin.

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Zygmunt Bauman, Keith Tester “Bauman ile Sohbetler”

Modernlik, kimlik, göç, etik gibi kavramlar üzerine çalışmalarıyla 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Zygmunt Bauman’ın, İngiliz sosyolog Keith Tester ile yaptığı söyleşilerden oluşan kitabı, Türkçede Bauman ile Sohbetler adı ve Ayrıntı Yayınları logosuyla yayımlandı.

Tester yönelttiği sorularla, çağımızın en önemli sosyologlarından Bauman’ın karmaşık fikirlerini sade ve çarpıcı biçimde ortaya koymasına olanak tanıyor. Bauman’ın yaşamı ve düşünce serüvenini açık, anlaşılır ve samimi bir anlatıyla aktaran Bauman ile Sohbetler, hem onunla ilk kez tanışanlar hem de çalışmalarını başından beri takip edenler için rehber niteliğinde bir çerçeve sunuyor.

Mustafa Yılmaz, Ahsen Almaz ile “Nasıl Dayandın” şarkısında buluştu

Türk müziğinin sevilen iki ismi Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz, “Nasıl Dayandın” şarkısında bir araya geldi. Yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği, sözleri Kerim Aras’a ait olan “Nasıl Dayandın” şarkısında düet yapan sanatçı Mustafa Yılmaz gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Şarkının klibini çektiklerini söyleyen Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz, güzel bir düet çalışmasına imza attıklarını belirtti. Zorlu bir süreci geride bıraktıklarını anlatan Ahsen Almaz, “Çok zorlu bir süreçti. Fakat çok güzel bir klip çektik. Herkes çok uğraştı. Eminim ki şarkı çok iyi yerlere gelecek” diye konuştu. Mustafa Yılmaz ise herkesin kalbine dokunacak bir şarkıya imza attıklarını ifade ederek “Sevgili Ahsen ile çok güzel bir düet olduğuna inanıyorum. Bu şarkıya çok emek verdik. Hem stüdyo hem klip aşamasında inanılmaz bir emek sarf ettik. İnanıyorum ki bu şarkı dinleyen herkesin kalbinde bir yer edinecek” dedi.

Mustafa Yılmaz, “Bu ikili nasıl bir araya geldi?” sorusuna yanıt verdi. Yılmaz, “Daha önce aynı şirkette çalışmalarımız olmuştu. ‘Ahsen neden bir biz düet yapmıyoruz’ diye bir konuşmamız olmuştu. Kerim Aras kardeşim ‘Ben size bir şarkı hediye edeyim’ dedi. Kendi aramızda şarkıyı seçtik. İkimize de uyumlu oldu” diye konuştu.

Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz’ın düet çalışması “Nasıl Dayandın”; yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği Grand Müzik etiketiyle önümüzdeki günlerde tüm dijital platformlarda yerine alacak.