Yazılar

Bodrum’da yenilenin  

Bodrum’da yenilenin  

Bodrum Bardakçı Koyu’nun muhteşem manzarasıyla 12 ayı misafirlerini ağırlayan Azka Otel, Spa ve Fitness Center ile hayatın yoğun temposuna mola vererek keyifli vakit geçirmek isteyenlere unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Denizi sıfır konumuyla beş yıldız otel hizmeti sunan Azka Otel, Fitness Centerda profesyonel eğitmenler eşliğinde, kişiye özel program uygulayarak; pilates eğitimi, serbest ağırlıklar ve vücut geliştirme istasyonu ile spor yapma fırsatı sağlıyor.
Stres ve yorgunluğunuza iyi gelecek, kendinizi yenilenmiş ve arınmış hissedeceğiniz Spa Merkezinde mevsimsel olarak ısıtılabilen kapalı havuz, geleneksel stilde dizayn edilen Türk hamamı, buhar banyosu, sauna, kar çeşmesi, solaryum ve kişiye özel uzman kadrolar ile cilt bakımı hizmetleri de verilmektedir. Aynı zamanda Türk hamam kültürünün vazgeçilmezi olan göbek taşı ile tüm yorgunluğunuzu atacaksınız. Profesyonel masaj uzmanları eşliğinde Spa&Wellness merkezinde ihtiyacınız olarak masaj sizleri yeniden doğmuş gibi hissettirecek.

Gurme pasta ve çayın eşleşmesi

Gurme pasta ve çayın eşleşmesi

Fairmont Quasar Istanbul, Datça’nın ünlü pastanesi Tonka’nın yaratıcısı Feray Aydoğdu tarafından hazırlanan Parizyen pastaların, çay sommelier’i Ebru Erke’nin Türk yeşil çay harmanlarıyla eşleştirildiği yeni lezzet deneyimi düzenlenen özel bir davetle tanıtıldı.

Fairmont Quasar Istanbul’un Genel Müdürü Nicolas Kipper’ın ev sahipliğinde Demlique by Tonka’da düzenlenen davete gastronomi yazarları ve yiyecek-içecek sektörünün önde gelen isimleri ile sanat ve moda dünyasından seçkin davetliler katıldı.

Konuklara,“Çayın Yolculuğu” programını ve “Çay” isimli kitabını hazırlayan Ebru Erke’nin özel yöntemlerle hazırladığı Türk yeşil çayından oluşan çay harmanlarının, ödüllü şef Feray Aydoğdu’nun özel tasarımı tatlılarıyla eşleştirildiği muhteşem lezzetler sunuldu.

Tolga Yakalı ve Mel Canpolat düette buluştu

Tolga Yakalı ve Mel Canpolat düette buluştu

Geçtiğimiz ay yayınladığı ”Diyemem ki Kal” şarkısıyla beş yıllık aradan sonra müziğe geri dönen Tolga Yakalı, yepyeni şarkısında kendisi gibi genç müzisyen Mel Canpolat ile bir araya geldi.

Yaklaşık bir aylık zaman dilimi içerisinde ikinci eserini müzikseverlerle buluşturarak iddialı çıkışını sürdüreceğinin ilk sinyallerini veren Tolga Yakalı, ”Sen Gitmeden Önce” şarkısında aynı notaları paylaştığı Mel Canpolat’la eşine az rastlanır bir sinerji yakaladıklarının altını çizdi.

‘1 Milyon” barajını aşmayı başardı

Sözü ve müziği Mel Canpolat, düzenlemesi Nurettin Çolak’a ait olan ve klip yönetmenliğini Erdem Eryılmaz”ın üstlendiği ”Sen Gitmeden Önce” ile müzik listerinde tırmanışa geçen ikili Youtube ve Spotify başta olmak üzere birçok platformda ”1 Milyon” barajını aşmayı başardı. Yaklaşık 72 saat içerisinde bir çok müzik listesinde kendilerine yer bulmayı başaran Yakalı ve Canpolat; ”Matematiksel olarak şansımızın çok az olduğu bir dönemde, Tarkan başta olmak üzere müziğin bir çok dev ismi ile aynı gün yayına giren şarkımız üç gün gibi kısa bir sürede milyon barajını aştı. Fiziksel eşiği çok rahat aştık ve yaptığımız işle gurur duyuyoruz. Yüzbinlerce liralık klipler, on binlerce liralık şarkılarla yarışıyoruz. Belki galip gelemeyeceğiz ama bu ligin artık eskisi kadar kolay ve basit bir lig olmadığını herkese göstereceğiz.” sözleriyle iddialı bir açıklamaya imza attılar.

Melis Ağazat x Koton koleksiyonunu tanıttı

Melis Ağazat x Koton koleksiyonunu tanıttı

Moda dünyasının ikonik parçalarını yeni sezonda bir araya getiren Melis Ağazat x Koton koleksiyonu, Koton Vadi İstanbul mağazasında gerçekleştirilen davet ile tanıtıldı.

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz ve deneyimli moda direktörü Melis Ağazat ev sahipliğindeki özel bir davete iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok seçkin sima katıldı.

Melis Ağazat x Koton koleksiyonunda, 1920’li yıllardan 2000’lere uzanan ikonik etek modelleri özel bir yer tutuyor. Melis Ağazat x Koton koleksiyonu, sezonun en trend kombinlerini Vintage Retro, Smart Academia ve Gothic Drama olmak üzere 3 farklı temada birleştiriyor. Koleksiyon 41 parçası aksesuar olmak üzere toplam 184 parçadan oluşuyor.

 

 

 

 

Ali Başman, Şövalye Liyakat Nişanına layık görüldü

Ali Başman, Şövalye Liyakat Nişanına layık görüldü

Kavaklıdere A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman, Şövalye Liyakat Nişanına layık görüldü.

Fransız Devleti tarafından, tarıma verdiği olağanüstü katkılardan dolayı, daha önce Louis Pasteur, Jacques Chirac gibi önemli isimlerin aldığı ‘Tarım Alanında Şövalye Liyakat Nişanı’ (Chevalier dans l-Ordre du Merite Agricol) bu yıl Kavaklıdere A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman’a verildi.

İstanbul’da Fransız Sarayı’nda düzenlenen törende Başman’a nişanı, Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Hervé Magro takdim etti.

Türkiye-Fransa arasında ticaretin gelişmesi için gösterdiği çaba ve yatırımlardan örnekler verildi. Özellikle 2016 yılında Bordeaux-Castillon bölgesinde yapmış olduğu iki château yatırımı dikkatleri çekerken, Château La Croix Lartigue ve Château Claud Bellevue bağ ve şaraphanelerini sahiplenilmesi Türk ve dünya şarapçılığına damgasını vuran hamle olarak yorumlandı.

 

 

 

 

Armağan Çağlayan’ın kanserle mücadelesi

Armağan Çağlayan’ın kanserle mücadelesi

Sosyal medya hesabından akciğer kanserine yakalandığını ve haftaya tedaviye başlayacağını duyuran başarılı yapımcı Armağan Çağlayan’a destek paylaşımında bulunan yakın arkadaşı Ebru Gündeş, “Bu

Çağlayan; “Herkese merhaba, bugün sizinle kişisel bir şey paylaşmak istiyorum. Yakın zamanda yaptırdığım yıllık sağlık taramasında akciğerimde bir kitle tespit edildi ve yapılan tetkikler sonucunda bugün kitlenin yüksek ihtimalle kanserli olduğu ortaya çıktı. Önümüzdeki hafta sonundan itibaren tedavi sürecine başlayacağım” dedi.

Tolerans’dan ilk tekli “Gürlediğim Gibi Yağsam”

Tolerans’dan ilk tekli “Gürlediğim Gibi Yağsam”

Tolerans ilk teklisi “Gürlediğim Gibi Yağsam”ı Dmc etiketi ile müzikseverler ile buluşturuyor.

Platonik aşkı anlatan, özgün ve sıradışı sözleriyle ön plana çıkan teklinin sözü ve müziği de Tolerans’a ait.

Romantik ve duygusal melodisi olan alternatif pop tadındaki “Gürlediğim Gibi Yağsam”ın düzenlemesinde ise Gürkan Kömürcü ve Kaan Yazıcı işbirliği var.

İmre Haydaroğlu yönetmenliğinde çekilen klipte ise Tolerans’a Alena Sarıuçak eşlik etti. “Gürlediğim Gibi Yağsam” DMC etiketi ile  tüm dijital platformlarda yayında, klibi ise NetD kanalında yayında!

 

LADY GINA COMPANY yeni koleksiyona özel davet

LADY GINA COMPANY yeni koleksiyona özel davet

LADY GINA COMPANY, yeni koleksiyonunu verdiği özel davet ile tanıttı.

LADY GINA, kurduğu genç ve dinamik kadrosuyla hazırladığı cesur, yenilikçi ve bir o kadar da zamansız tasarımlarını moda tutkunlarının beğenisine sunduğu Galataport Mağaza açılış davetinde önemli isimleri bir araya getirdi.

Davetlilerin Dj ve Perküsyon performans eşliğinde eğlenceli vakit geçirip bir yandan da alışveriş yaptığı etkinlik tüm katılımcılardan tam not aldı.

 

 

 

 

 

 

Pankreas kanseri hakkında doğru bilinen yanlışlar!

Pankreas kanseri hakkında doğru bilinen yanlışlar!

Günümüzde ölüme en sık neden olan kanserler arasında 4. sırada yer alan pankreas kanserinin 2030 yılı itibariyle, cinsiyet ayrımı olmaksızın, 2. sıraya yükseleceği öngörülüyor. Pankreas kanserinin  en ölümcül kanserlerden biri olmasının başlıca nedeni, kanserin ileri evrelere kadar çok fazla belirti vermeden sinsice ilerlemesi. Son yıllarda yapılan araştırmalar ışığında, pankreas kanserini daha erken aşamalarda yakalamaya dair çok ciddi bir yol kat edilmiş olması ise yürekleri ferahlatıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mert Erkan, konuyu şöyle açıklıyor: “Bu başarı, gelişen yeni tanı metotlarından ziyade, toplumda özellikle kanser riski yüksek bireylerin saptanarak daha detaylı olarak taranması ile mümkün olduğu için pankreas kanseri hakkındaki toplumsal ve bireysel farkındalığı artırmak kritik öneme sahip. Bu nedenle pankreas kanseri açısından erken tanı şansı olan iki önemli risk grubunu özellikle mercek altına almak gerekiyor. Bunlar, 50 yaşın üzerinde olup son 6 ay içinde yeni diyabet tanısı almış ve tedavi uygulanmadan kilo veren hastalar ile pankreasında kistik lezyon bulunan hastalardır. Bilinç ve bilgi seviyesindeki artış, erken tanı şansını da beraberinde getirdiği için hastalıktan kalıcı olarak kurtulma fırsatı da yaratıyor. Toplumsal ve bireysel farkındalığı artırmak amacıyla, pankreas kanseri hakkında yanlış inanışlara da mutlaka değinmek gerekiyor. Zira toplumda doğru sanılan hatalı bilgiler nedeniyle hem erken tanı oranı azalıyor, hem geciken olgularda hastalığın tedavisi daha da güçleşiyor.” Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mert Erkan, pankreas kanseri hakkında toplumda doğru sanılan yanlış bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Mert Erkan

Her pankreas kanserinde sarılık oluşur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Pankreas kanserlerinin yaklaşık üçte ikisi organın baş kısmından kaynaklanıyor. Pankreas kanalı, pankreas başı içinden geçen safra kanalı ile birleşerek on iki parmak bağırsağına açılıyor. Dolayısıyla baş bölgesinde yerleşmiş pankreas kanserleri safra yolunu tıkadıklarında hastalarda sarılık oluşuyor. Hal böyle olsa da pankreas gövde ve kuyruk yerleşimli tümörleri olan yaklaşık üçte bir olguda safra kanalı tıkanmadığı için sarılık gelişmiyor.

Her pankreas kanseri ağrı yapar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Pankreas kanserinin sık karşılaşılan semptomlarından biri, sırta vuran karın ağrısı oluyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mert Erkan, hastaların bu ağrıyı sıklıkla ‘kuşak tarzında’ olarak tanımladıklarına işaret ederek, “Bu nedenle pankreas kaynaklı ağrılar çoğunlukla ve yanlış olarak böbrek taşı ya da bel ağrısı olarak da yorumlanabiliyorlar. Öte yandan pankreas kanserli hastaların neredeyse yarısında ilk tanı anında ağrı şikâyeti bulunmuyor.” diyor.

 Her pankreas tümörü pankreas kanseridir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Pankreas hem iç (hormon), hem dış (sindirim enzimleri) salgı özelliği olan bir organdır. Sayı olarak en çok bulunan ve dış salgıları üreten asiner hücreler organın büyük bölümünü oluştursalar da pankreas kanserlerinin sadece yüzde 1’ine neden olurlar ve genel olarak klasik pankreas kanserinden daha iyi seyirlidirler. İnsülin gibi hormonları üreten nöroendokrin hücrelerde oluşan tümörlerin büyük bölümü de klasik pankreas kanserine kıyasla çok daha iyi huylu bir seyir izliyor. En tehlikeli olarak bilinen klasik pankreas kanseri ise tüm olguların yüzde 90’ında görülse de, köken aldıkları duktal hücreler pankreasın dış salgı sistemini döşeyen sınırlı sayıdaki kanal hücreleridir. Dolayısıyla her pankreas kanseri ölümcül olmadığı gibi, nöroendokrin tümörler gibi lezyonların bir kısmı da kanser değildir.

Pause Dergi

Pankreas kanserinden kurtulmak mümkün değildir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Günümüzde özellikle risk gruplarında artan farkındalık, gelişen cerrahi teknikler, etkinliği artan kemoterapi ve radyoterapi sayesinde pankreas kanserinde de büyük başarılar kazanılıyor. Eskiden hayal dahi edilemese de son yayınlarda ameliyat olabilen ve etkili bir kemoterapi alabilen hastalarda 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 40’ı aşabiliyor.

Bıçak değdiğinde pankreas kanseri yayılır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mert Erkan,Pankreas kanserinden kalıcı olarak kurtulmanın tek yolu, etkin cerrahi tedavi ve kemo-radyoterapinin bir arada kullanılmasıdır” diyerek şöyle devam ediyor: “Ameliyat olamayan hastalarda da etkin kemo-radyoterapi protokolleriyle göreceli uzun ve kaliteli bir zaman kazanılabilse de tam iyileşme maalesef mümkün olmuyor. Dolayısıyla tam iyileşme şansını yakalamak için doğru hastada ameliyat mutlaka gerekli oluyor”

Cerrahi tedavi tek etkili tedavidir. YANLIŞ!  

DOĞRUSU: Pankreas kanserinden kalıcı olarak kurtulmanın tek yolu etkin bir cerrahi tedavi ve kemo-radyoterapinin bir arada kullanılmasıdır. Başka bir deyişle, etkili bir kemo-radyoterapi uygulanamayan hastalarda cerrahi tedavi tek başına klinik fayda sağlasa da hastayı tümüyle iyileştirmekte yetersiz kalıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mert Erkan, “Son yıllarda pankreas kanserinde yaşanan en önemli başarı belki de ilk tanı anında ameliyat şansı olmayan hastaların bir kısmının uygulanan etkili kemo-radyoterapi protokolleriyle tümörünün küçültülerek tekrar cerrahi uygulanabilir hale getirilmesidir” diye konuşuyor.

Pankreas kanserinin cerrahisiz tedavisi mümkündür. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Her hastalıkta olduğu gibi pankreas kanserinde de klasik metotlara alternatif tedavi yöntemleri geliştirilmeye çalışılıyor. Bunların bir kısmı genel durumu ve mevcut yandaş hastalıkları nedeniyle cerrahi tedaviye uygun olamayan  hastalar için tasarlanıyor. Bu yeni metotların etkinlikleri ve yan etkileri, yürütülen bilimsel çalışmalar aracılığıyla ölçülüyor. Prof. Dr. Mert Erkan, günümüz tıbbının gelmiş olduğu noktada pankreas kanserinden cerrahi tedavi yapılmadan kurtulmanın hala mümkün olmadığını belirterek, “Bu nedenle bilimsel verilerle ispatlanmış tedavi sonuçları bulunmayan metotlara itibar etmemek gerekiyor” diyor.

Pankreas kanserini erken evrede yakalamak mümkün değildir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Risk gruplarının belirlenmesi, artan farkındalık ve gelişen tanı metotları sayesinde, özellikle kistik lezyonlar zemininde oluşan pankreas tümörlerini, henüz kanser gelişmemiş bir aşamada saptamak dahi mümkün olabiliyor. Kanser öncüsü aşamada yakalanan bu lezyonların cerrahi olarak çıkartılmaları, pankreas kanserini henüz oluşmadan ortadan kaldırabildiği için bu aşamada tedavi edilen hastalarda ameliyat sonrası kemoterapi dahi gerekmeyebiliyor.

Pankreas olmadan yaşanamaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bazı hastalarda, etkili bir cerrahi tedavi yapılabilmesi için pankreasın tümünün alınması gerekiyor. Pankreas hem iç (hormon), hem de dış (sindirim enzimleri) salgı özelliği olan bir organ olduğu için ameliyat sonrasında hastaların kalıcı olarak insülin kullanmaları gerekiyor. Benzer şekilde, özellikle yağ sindirimi için gerekli olan enzim üretimi de böyle bir ameliyatla ortadan kalkacağı için sindirim enzimi takviyesinin ömür boyu alınması önem taşıyor. Düzenli insülin kullanan ve enzim takviyesi alan hastalar pankreasları olmasa da normal bir hayat kalitesiyle yaşayabiliyorlar.

Pankreas kanserli hastalar şeker tüketmekten kaçınmalıdırlar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mert Erkan, kanserli hücrelerin şekerden beslendiğine ve bu nedenle hastanın tüketeceği şekerli gıdaların tümörü büyüteceğine yönelik inanışın doğruyu yansıtmadığına dikkat çekerek, “Açlıkta dahi kan şekeri değerinin normali genel olarak 70-100mg/dl olarak tanımlanmıştır. Yani, hasta hiç şeker tüketmese dahi kan şekeri 70mg/dl’nin altına inmez” diyor.

Pankreas kanserli hastaların yağ tüketmeleri sakıncalıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Prof. Dr. Mert Erkan, yağın sindiriminde pankreasın merkezi bir rolü olması nedeniyle pankreas hastalıklarında yağsız diyet önerilerek organı dinlendirmeye ve korumaya çalışmanın son derece yanlış  bir düşünce olduğunu vurgulayarak, “Öte yandan protein ve karbonhidratlar ile karşılaştırıldığında, yağlar birim başına diğer ikisinden iki kat daha yüksek miktarda enerji veriyorlar” diye konuşuyor. Prof. Dr. Mert Erkan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Pankreas kanserli hastalarda ölüme giden yol, hastanın aşırı kilo ve kas dokusunu kaybettiği kaşeksiden geçiyor. Pankreasta oluşan fonksiyon kaybı, yapılan ameliyatlar sonucu azalan emilim fonksiyonu ve uygulanan kemo-radyoterapinin yarattığı ishal göz önüne alınırsa, hastaların yeterli kalori almaları zaten zorlaşmışken karbonhidratsız ve yağsız diyet önermek hem kaşeksiyi daha da arttırıyor hem de insanların beslenme gibi son derece önemli bir hayat zevkini azaltıyor. Doğru olan, hastaların gereken insülin dozunu ayarlayarak yeterli karbonhidrat alımını teşvik etmek, enzim takviyesi yaparak yağ sindirimini kolaylaştırarak sağlıklı ve normal bir diyet tüketmelerini sağlamaktır”

Ecem Erkek üç proje ile karşımızda

Ecem Erkek üç proje ile karşımızda

Ecem Erkek, bu kez üç özel projeyle seyircinin karşısına çıkıyor. Kısa süre önce “Güzel Günler” isimli dizisiyle izleyenleri ekrana kilitleyen Erkek, bu kez Ahmet Kaya’nın ölüm yıl dönümü için “Kendine İyi Bak” şarkısına Cem Adrian ile yaptığı düetle sevenlerinden tam not aldı.

Ecem Erkek, son olarak “Müjdemi İsterim” isimli filmiyle 18 Kasım tarihinde sinemaseverlerle buluşmaya başladı.

Yepyeni projelerine son sürat devam eden Ecem Erkek’in Ahmet Kural, Mehmet Özgür ve İlker Ayrık ile başrollerini paylaştığı “Müjdemi İsterim” filmi de 18 Kasım tarihinde vizyondaki yerini aldı.