Yazılar

Ağaoğlu, oyuncu Yeşim Dalgıçer ile evlendi

Ağaoğlu Şirketler Grubu Enerji Grubu Başkanı ve İş insanı Hakkı Ağaoğlu ile oyuncu Yeşim Dalgıçer İstanbul Peninsula Hotel’de gerçekleşen düğün töreni ile evlendi.

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu’nun yeğeni ve Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Ağaoğlu’nun oğlu Hakkı Ağaoğlu ve oyuncu Yeşim Dalgıçer İstanbul Peninsula Hotel’de gerçekleşen düğün töreni ile dünya evine girdi.  Düğün törenine iş, sanat ve spor camiasından ünlü isimlerin yanı sıra 500’den fazla davetli katıldı.

Hakkı Ağaoğlu’nun nikah şahitliklerini, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve Süheyl Polatoğlu yaparken, Yeşim Dalgıçer’in şahitleri ise oyuncu Açelya Topaloğlu, yazar Aşkım Kapışmak ve senarist Ayşe Ferda Eryılmaz oldu. Çiftin nikahını Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş kıydı.

Çiftin yakın arkadaşları Cem Belevi düğünde sürpriz yaparak sahneye çıktı ve dans şarkısını seslendirdi. Abay ve Orka Orkestrası da geceye şarkıları ile renk kattılar.

Kebapçıda ilginç klip

Popçu Genco Ecer ve Seda Mete’nin düet yaptığı yeni şarkıları “PARİS“ Universal Music Türkiye etiketiyle yayında.

Söz ve bestesi ünlü müzik adamı Genco Ecer’e ait olan şarkının aranjesi ise ünlü müzik adamı Tekir’e ait.

Yönetmen Selim Akar yönetmenliğinde, İkinci Bahar Ali Haydar ocak başında çekilen klipte kebap salonu 18. Yüzyıl Victoria dönemine atıfta bulunuyor. Görüntü yönetmenliğini ünlü görüntü yönetmeni Varol Şahin’in üstlendiği Paris klibinde sanat yönetmenliği ise klibin yönetmeni Selim Akar imzası taşıyor. Klip yayınladığı andan itibaren beğeni yağmuruna tutulurken izleyenler tarafından “Kebap Salonunu Paris’e Çevirdiler” yorumları yapıldı.

Estetik ve güzellik üzerine sohbet

Esteworld, iş ve cemiyet dünyasının katılımıyla gerçekleşen davette sonbaharda saç ve cilt bakım sırlarını ve diş bakım tedavileri hakkında merak edilenleri misafirleriyle paylaştı.  Şirket CEO’su Dr. Burak Tuncer’in ev sahipliğindeki davet yoğun ilgiyle karşılandı.

Dr. Burak Tuncer, Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ayşin Karasoy Yeşilada ve Diş Hekimi Emine Poladsoy’un söyleşisini dinleyerek merak ettikleri hakkında bilgi sahibi oldular. Dr. Burak Tuncer uzun yılların tecrübesini alanında uzman doktorlarla ve kaliteli hizmet anlayışıyla sunan bir anlayışın hâkim olduğu Esteworld’ün Avrupa’nın bir günde en çok estetiğinin yapılan şubesi olduklarını belirtti.

Meme kanseri farkındalık ayı sebebiyle Prof. Dr. Ayşin Karasoy Yeşilada katılımcılara meme sağlığı ve estetiği hakkında bilgiler verirken, meme estetiğinde en çok merak edilen konulara değindi. Diş Hekimi Emine Poladsoy, Esteworld’ün kendi bünyesindeki laboratuvarı sayesinde hastaları tedavi sürecinde bekletmeksizin aynı gün geçici dişleri takabildiklerinin altını çizdi.

 

 

 

 

Çocuklarda yeme bozukluğu!

Çocuklarda görülen bazı yemek yeme problemlerinin duyusal hassasiyetler nedeniyle ortaya çıkabildiğini belirten uzmanlar, çok az ya da aşırı yemek yeme, seçici yeme, pütürlü gıdayı yiyememe, farklı tatları reddetme, çiğnememe ve gıdayı uzun süre ağzında tutmama gibi sorunlarla karşılaşılabildiğini söylüyor.

Çocuklarda seçici yeme davranışının özellikle ebeveynler açısından oldukça endişe verici bir durum olduğunu hatırlatan Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Ebeveynlerin, çocuklarda farklı tatların reddedilmesinin duyusal gelişimdeki sınırlılıklardan kaynaklı olabileceğini göz önünde bulundurması gerekir.” dedi. Bu durumda olan çocukların ebeveynlerinin yeme düzeni açısından çocuklara örnek olması gerektiğine vurgu yapan Cahit Burak Çebi, ergoterapi ile çocukların duyusal profilini ve yeme alışkanlıklarının değerlendirdiğine ve çocukların yeme becerilerini geliştirici planlamalar yapıldığını aktardı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, 27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü dolayısıyla, ergoterapinin çocuklarda yeme davranışı sorunları üzerindeki etkisinden bahsetti.

Çocuklarda seçici yeme davranışının özellikle ebeveynler açısından oldukça endişe verici bir durum olduğunu hatırlatan

Ergoterapist Cahit Burak Çebi

Duyusal hassasiyetler, çocuklarda yeme davranışını etkileyebiliyor

Çocuklarda görülen bazı yemek yeme problemlerinin çok az ya da aşırı yemek yeme, seçici yeme, pütürlü gıdayı yiyememe, farklı tatları reddetme, çiğnememe ve gıdayı uzun süre ağzında tutmama olarak sıralanabildiğini dile getiren Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Seçici yemek yeme, pütürlü gıda yiyememe, çiğnememe veya yemek reddi duyusal hassasiyetlerden kaynaklı ortaya çıkabilmektedir.” dedi.

Yeme davranışını etkileyen duyusal gelişim basamaklarında tat, koku, dokunma, görme, proprioceptif,  interoceptif yani acıkma doyma sinyallerini yöneten duyular yer aldığına dikkat çeken Cahit Burak Çebi, “Tat ve dokunma duyusuna hassasiyet gösteren çocuklar, yemeğin dokusuna, sertliğine, sıcaklığına, keskin tatlara ve yoğun baharatlı yiyeceklere tepki gösterirler. Kokuya karşı hassasiyet gösteren çocuklar yemeyi deneyimlemeden direkt kokusuna karşı tepki göstererek yemeyi reddedebilirler. Görsel sistemdeki hassasiyetlerden kaynaklı olarak yemeğin görüntüsüne karşı tepki, aynı renkteki yiyecekleri tercih etme, farklı yiyeceklerin birbirine karışmasına karşı tepki gösterip seçici yeme davranışı gösterebilirler. Ayrıca proprioceptif ve interoception sistemdeki duyusal eşiğin olması gerekenden düşük seviyede olan çocuklarda doyma sinyaline karşı hassasiyet ve bu hassasiyete bağlı olarak yeme reddi davranışıyla karşılaşılabilir.” şeklinde konuştu.

Ebeveynler sabırlı ve örnek olmalı…

Çocuklarda seçici yeme davranışının özellikle ebeveynler açısından oldukça endişe verici bir durum olduğunu hatırlatan Cahit Burak Çebi, “Bu noktada ebeveynlerin, çocuklarda farklı tatların reddedilmesinin duyusal gelişimdeki sınırlılıklardan kaynaklı olabileceğini göz önünde bulundurması gerekir.” dedi.

Bu süreçte ebeveynlerin sabırlı olmaları gerektiğine dikkat çeken Cahit Burak Çebi, ebeveynlere önerilerini şöyle sıraladı:

“Ebeveynlerin çocuğun isteklerini takip etmesi ve yeme düzeni açısından çocuklara örnek olması gerekir. Ebeveynlerin çocuğun yemesi gereken yiyecekleri uygun bir sofra düzeni içerisinde, çocuğun yanında eşlik ederek yemesi çocuğun farklı tatları deneyimlemesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca yemek esnasında çocuklara farklı seçenekler sunmak, yemeği seçmesine izin vermek, ekran karşısında olmadan, aileyle birlikte uygun bir masa düzeninde farklı tatları deneyimlemesini sağlamak süreci destekleyecektir.”

Ergoterapi ile çocukların yeme becerilerini geliştirecek planlamalar yapılıyor

Ergoterapistlerin, çocukların duyusal profilini ve yeme alışkanlıklarını değerlendirdiğine ve çocukların yeme becerilerini geliştirici planlama yaptıklarına değinen Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi sözlerini şöyle tamamladı:

“Ergoterapistler, duyu bütünleme yaklaşımıyla çocuğun duyusal profiline uygun bir şekilde, yemeyle ilgili duyusal zorluklarını aşmak için çeşitli yöntemler uygular. Örneğin farklı dokuların, tatların, kokuların ve pütürlü gıdaların deneyimlenmesini sağlayarak çocuğun duyusal gelişimini zenginleştirmeye çalışırlar. Ayrıca ergoterapide duyu bütünleme ve beslenme yaklaşımıyla çocuğun masa düzeni ve yeme düzeni hazırlanır, rahat hissedeceği ortam planlanır ve çocuğa uygun beslenme rutini oluşturulur.”

Gribal enfeksiyonlardan korunmak için ne yapmalı?

Sonbaharda soğuyan havalar ve viral enfeksiyonlar bağışıklık sistemini olumsuz etkilerken, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, stres ve yetersiz uyku gibi etkenlerle hastalıklar çok daha hızlı şekilde kapıyı çalabiliyor. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücut direncini artırmak şart! Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez “Kaliteli, dengeli ve yeterli beslenmek özellikle sonbahar ve kış aylarında çok daha fazla önem taşıyor. Son dönemde çok sık görülen gribal enfeksiyonlardan korunmak ve hastalığı hızlıca atlatmak için sofralarda bol bol mevsim sebzelerine yer vermek, meyvede aşırıya kaçmamak, her gün yeterli su ve sıvı tüketimine dikkat etmek gerekiyor. Doktora danışmadan kullanılan vitamin takviyelerinden ve içeriğinden emin olunmayan bitki çaylarından uzak durmak da çok önemli. Çünkü bunlar vücutta depolandığında böbrek veya karaciğer yetmezliği gibi ciddi hastalıklara yol açabilir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez sonbaharda bağışıklığı güçlendirmede etkili 9 besini anlattı, önemli uyarılar ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez

Portakal

Portakal, içerdiği C ve A vitaminleri sayesinde kışın bağışıklık sistemini destekleyen en önemli besinlerden biridir. Ayrıca potasyum ve folat gibi minareller barındıran portakal, kalp sağlığını korumaya ve kan basıncını düzenlemeye katkı sağlar. Ancak lif tüketimini artırmak ve şeker alımını azaltmak açısından portakal suyu yerine portakalın kendisini tüketmek daha sağlıklı olacaktır. Asidik yapısı, reflü veya mide rahatsızlıklarını tetikleyebilmektedir.

Ispanak

Yüksek oranda demir, kalsiyum, A ve C vitamini ve folat içerir. Bu vitaminler sayesinde hücreleri korur, kemik sağlığını destekler ve bağışıklık sisteminin zayıflamasını önler. Besin değeri kayıplarını önlemek amacı ile ıspanağı, kısa sürede ve düşük ısıda pişirmek gerekir. Bağışıklık sistemini desteklemek için haftada iki kere ıspanak tüketilebilir. Ancak oksalat içeriği yüksek olduğu için böbrek taşı sorununu artırabilmektedir. K vitamini içeriği ile kan sulandırıcı ilaçlarla etkileşime girebilmektedir.

Balık

Balık, vücutta üretilemeyen bu nedenle besinlerle alınması gereken omega 3 yağ asidi açısından zengin bir besindir. Enflamasyonu azaltarak bağışıklık hücrelerinin etkinliğini artırır. Selenyum ve çinko kaynağı olan balık, bağışıklık sistemini destekler ve kalp sağlığını korur. Ayrıca zengin bir protein kaynağıdır. Böylece vücudun antikor üretimine ve enfeksiyonlara karşı savaşmasına katkı sağlar. Haftada iki-üç kere balık tüketmek, balığı fırında ya da buğulama şeklinde hazırlamak, kızartmadan kaçınmak gerekir.

Yoğurt

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Dönmez “Vücudumuzdaki yararlı bakteriler olan probiyotikleri içeren yoğurt özellikle bağışıklık sistemi için önem taşır. Probiyotikler sindirim sistemini destekler, bağırsak florasını dengeler ve sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca kalsiyum ve fosfor içeriği ile kemik sağlığını destekler. Protein içeriği sayesinde tok tutma süresini uzatır ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Genel olarak günde 200-250 gram yoğurt tüketimi sağlığı desteklemek için önemlidir. Alternatif olarak kefir ve fermente gıdalar tercih edilebilir. Bu besinleri yeteri kadar tüketemeyenlerin doktora danışarak probiyotik takviyesi alması faydalı olmaktadır” diyor.

Balkabağı

Balkabağı, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olan beta-karoten içerir. Ayrıca C vitamini, E vitamini ve çinko gibi antioksidanlar ile vücudu enfeksiyonlara karşı korur. Aynı zamanda cilt ve göz sağlığını destekler. Potasyum içeriği ile kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur. Tohumları ise çinko ve magnezyum kaynağıdır. Ancak yüksek karbonhidrat içeriği nedeni ile diyabet hastalarının ve yüksek potasyum nedeniyle de böbrek hastalarının dikkatli tüketmesi gerekir.

Kereviz

Sonbahar sebzeleri arasından kereviz, serbest radikallerle savaşan flavanoidler ve C vitamini gibi antioksidanlar içerir. Aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olup sindirim sistemi sağlığını destekler ve tokluk süresini uzatır. Kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olur. Kereviz salatalarda, çorbalarda veya atıştırmalık olarak kolayca tüketilebilir.

Nar

Nar içeriğinde polifenoller ve C vitamini gibi güçlü antioksidanlar barındırır. Böylece serbest radikallari nötralize ederek hücre hasarını önler ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye katkıda bulunur. Aynı zamanda potasyum ve folat gibi diğer önemli besin maddelerini içerir. Kolesterol seviyelerini düşürmeye ve kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olur. Lif içeriği sayesinde sindirim sistemini düzenler ve kabızlık sorununu önler.

Brokoli

Yüksek C vitamini içeriği ile beyaz kan hücrelerinin üretimini artırarak enfeksiyonlara karşı koruyan brokoli, içeriğindeki sulforafan gibi güçlü antioksidanlar sayesinde vücuttaki toksinlerin temizlenmesine katkı sağlar. Yüksek lif seviyesi ile bağırsak sağlığını dengede tutarak bağışıklık sistemine olumlu etki sağlar. Aynı zamanda tokluk hissi sağlar ve düşük kalori içeriği ile kilo kontrolüne yardımcı olur.

Havuç

Havucun içeriğinde bulunan yüksek miktarda beta karoten vücutta A vitaminine dönüştürülerek bağışıklık hücrelerinin üretimini destekler, enfeksiyonlara karşı korumada rol oynar ve göz sağlığını destekler. Ayrıca havuç, iyi bir C vitamini kaynağıdır. Lif içeriği sayesinde bağırsaklarda sağlıklı bakteri dengesini koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Günde bir-iki tane havuç tüketebilirsiniz ancak ciltte sarı-turuncu renk değişikliklerine neden olabileceğinden dolayı aşıya kaçmamaya dikkat etmek gerekir.

Ipsos, Malatya Doğanşehir Lisesini yeniledi

Ipsos Araştırma Şirketi ve Payda Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi, Doğanşehir Lisesi’nde başarıyla tamamlandı.

Deprem sonrası yaşanan zorluklara rağmen, eğitim öğretim faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla hayata geçirilen bu proje, bölgedeki gençlerin eğitimine önemli katkılar sağlayacak.

Ipsos Türkiey’nin CEO’su Sidar Gedik, Kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin önemine değinerek, “Araştırmada Yenilikler Konferansı, Ipsos’un ülkemizdeki hem kamuya doğru bilgi iletme, yeniliklerden dünya ile eş zamanlı haberdar etme adına akademik olarak, yılda bir kez gerçekleştirdiği bir konferanstır. Burada yol göstermek ufuk açmak araştırma sektöründeki yeniliklerden sektörü, markaları, toplumu haberdar etmek istediğimiz önemli buluşmasıdır. Bu buluşmaya ilgi gösteren tüm katılımcıların bağışlarıyla gerçekleştirdiğimiz sosyal projemiz, on beş yıldır Ipsos’un önde gelen sosyal sorumluluk projesidir. Her yıl özellikle eğitim önceliği ile ayrı ayrı kuruluşların projelerini desteklemek vesilesi ile değerli projelerin hayata geçirilmesi sağlanmıştır. Bu yıl da Payda Derneği ile gerçekleştirdiğimiz bu projeyle Malatya’daki gençlerin eğitimine katkıda bulunarak, geleceğe umutla bakmalarını sağlamayı hedefledik. Bu süreçte Doğanşehir Lisesi Okul Müdürü İbrahim beye bu süreçteki ilgi ve çalışmalarından dolayı ayrıca teşekkür ederim” dedi.

Ipsos CEO’su Sidar Gedik, projeye destek veren medya kuruluşlarına da teşekkür ederek, “Araştırmada Yenilikler Konferansı’nı, Haber Türk TV, BloombergHT Tv, YouTube kanalları, Radyo kanalları, dijital gazete ve sosyal medya tarafı ile medya sponsoru olarak yanımızda olan Ciner Holding Yayın Grubu’na teşekkür ederim. Bu süreçte sponsorumuzun dışında duyurularımızda yanımızda olan tüm basın medya mensuplarına teşekkür etmek isterim. Bu proje, emek işi; emeği geçen herkese teşekkürler” ifadelerini kullandı.

Doğanşehir Lisesi Müdürü İbrahim Başaran, yaptığı açıklamada, Ipsos’un Araştırmada Yenilikler Konferansı bağışlarıyla yenilediği atölyelerimizden sadece Lisemiz öğrencileri değil, Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri ile köyden faydalanmak isteyen gençlerin de yararlanacak. Bundan duyduğum mutluluğu dile getirirken, proje için Ipsos’a, Ipsos bağışçılarına ve vesile olan Payda Derneği’ne teşekkür ederim” dedi.

Tohum Otizm Vakfı Festivalli 3 Aralık’ta

Otizmli bireyler yararına her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve büyük ilgi gören Tohum Otizm Vakfı Yılbaşı Alışveriş Festivali 3 Aralık’ta Divan Kuruçeşme’de ziyaretçileri ile buluşmaya hazırlanıyor.

“İyilikten Festival Doğar” sloganı ile kapılarını açacak olan Tohum Otizm Vakfı Yılbaşı Alışveriş Festivali bu yıl da her zaman olduğu gibi birçok yeniliğe ve sürprize ev sahipliği yapacak

Festivalde neler var?

Takı, giyim, dekorasyon, ev tekstil ürünleri, mücevher, kozmetik, aksesuar ve antika gibi çeşitli pek çok konuda 100’den fazla seçkin ve özel markanın ürünleri, yeni koleksiyonları satışa sunulacak. Katılımcı firmalardan sağlanan gelirin tamamı Tohum Otizm Vakfı’nın projelerine ve eğitim bursuna ihtiyaç duyan otizmli çocuklara aktarılacak. Bu yıl yine birçok marka sosyal sorumluluk bilinci ile festivaldeki yerini alacak.

Festivaldeki yenilik ve süprizler

Otizmli çocuklar iş, sanat ve medya dünyasından sevilen isimler ile etkinlik öncesinde buluşarak çok özel bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Atölye kapsamında hazırlanan sürpriz yılbaşı hediyelikleri festivalde otizmli çocuklara burs desteği sağlamak amacı ile satışa sunulacak.

Uzman konuşmacılar ile güncel konulara yönelik eşsiz sohbetler bu yılda devam ediyor

Festivalde, gündemde olan konular uzman konuşmacılar ile ziyaretçilerle buluşacak.

İlk kitabı ile yıllarca en çok satılan kitaplar listesinden düşmeyen Piraye, son kitabı Can Borcu ile festivalde bir imza günü ve özel bir söyleşi gerçekleştirecek. Sevilen yazar Piraye, etkinlik kapsamında düzenlenecek kitap satışından elde edilen tüm geliri otizmli çocukların eğitim bursuna aktarılması için bağışlayacak.

Tohum Otizm Vakfı herkesi yarattığı faydaya ortak olmaya çağırıyor

Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Kurumları çatısı altında ve yurt çapında yaptığı projeler ile bugüne kadar 830.000 otizmli çocuğun ve ailesinin hayatına dokunan Vakıf, herkesi 3 Aralık tarihinde 10:30 – 22:00 saatleri arasında ziyarete açık olan Yılbaşı Alışveriş Festivali’ne katılarak otizmli çocukların eğitimine destek olmaya davet ediyor.17.sinin   Festivali’nde bugüne kadar elde edilen gelir ile 694 otizmli çocuğun bir senelik eğitim bursu karşılandı. Bu sene de birçok çocuğun hayatına dokunacak festivale, herkesi ziyarete ve katkıda bulunmaya davet ediyoruz.

Azime Cantaş “Sinemaya Minör-Oluş”

Akademisyen, editör ve yazar Azime Cantaş’ın Politikadan Sinemaya Minör-Oluş: Türkiye’de Bir Direniş Figürü Olarak Sinema adlı çalışması Ayrıntı Yayınları’nın Sinema dizisi kapsamında yayımlandı.

Fransız filozoflar Gilles Deleuze ve Felix Guattari’nin post-yapısalcı düşüncelerini merkeze alarak sinemanın felsefesini incelemeye odaklanan Politikadan Sinemaya Minör-Oluş, Deleuze’ün arzu, duyumsama, anlam ve yaşam gibi kavramlarını sinema üzerinden anlamayı amaçlıyor. Klasik felsefenin katı düşünce sistemlerine karşı çıkan Deleuze’ün “minör” kavramı üzerinden sinemanın politik bir sanat olarak nasıl işlev gördüğünü açıklayan kitap, minör sinemanın, klasik sinemanın aksine bağımsız, politik, tahammül edilmesi zor ve rahatsız edici bir dil geliştirdiğini gözler önüne seriyor.

Anadolu Isuzu, yeni minibüs ve otobüsleri FIAA Fuarı’nda

Anadolu Isuzu, Madrid’de düzenlenen FIAA Otobüs ve Midibüs Fuarı’na katılarak yenilikçi otobüs ve midibüs modellerini tanıttı. Anadolu Isuzu’nun fuarda sergilediği Novo Volt, Grand Toro ve Visigo modelleri büyük ilgi görürken, tam elektrikli Novociti Volt modeli ise fuarın dış alanında test sürüşü gerçekleştirdi.

İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen fuarda sergilenen Novo Volt, Grand Toro ve Visigo modelleri ve test sürüş olanağı sunulan Novociti Volt katılımcıların büyük beğenisini topladı.

Anadolu Isuzu’nun özelikle turizm taşımacılık ve servis sektörünün ihtiyaçlarına en iyi yanıtları verecek şekilde geliştirdiği yüzde 100 elektrikli modeli Novo Volt, sürdürülebilirlik ve konforu bir araya getiriyor. 7,5 metre uzunluğa sahip olan Novo Volt, standart yerleşim düzeninde 29 + 1 kişilik yolcu kapasitesi, 320 kW motoru 165 kW bataryası ve 225 km’ye varan menzili ile önemli avantajlar sunuyor.

Fuarda sergilenen bir diğer model Grand Toro da donanım ve teknolojik özellikleriyle etkinliğin en ilgi çekici modelleri arasında yerini aldı. 8,5 metrelik uzunluğu ile Grand Toro, 37 koltuğa varan kapasitesi ile kısa ve orta mesafeli servis, turizm ve havaalanı taşımacılığı için ideal bir otobüs olarak dikkat çekiyor.

İstanbul Tiyatro Festivali start aldı

  1. İstanbul Tiyatro Festivali, ülkemizin önde gelen edebiyatçılarından Melih Cevdet Anday’ın yazdığı, Engin Hepileri’nin yönettiği Müfettişler oyunuyla perdelerini açtı.

Mehmet Birkiye küratörlüğünde gerçekleştirilen, bir ay sürecek tiyatro maratonunda, 19 tiyatro, performans ve dans gösterisi tüm şehre yayılacak.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim Salı akşamı Maximum Uniq Hall’da sahnelenen Müfettişler oyunuyla başladı. Absürt tiyatronun ülkemizdeki öncülerinden Melih Cevdet Anday’ın yazdığı, başrollerini Aslıhan Gürbüz, Erkan Kolçak Köstendil, Kadir Çermik ve Burak Altay’ın paylaştığı, müziklerini ise Kenan Doğulu’nun yaptığı Müfettişler festival kapsamında prömiyer yaptı.