Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Harun Acı “Bakmak & Görmek”

Hasan Sarıtaş Gallery, Harun Acı’nın yağlıboya & halı eserlerinden kapsamlı bir sergiye hazırlanıyor.

Sanatçının Türkiye’deki en geniş seçkilerinden birine yer veren “Bakmak & Görmek” başlıklı sergi, 16 Nisan’da izleyicilerle buluşuyor.

Resimlerimdeki amaç; algısal görünümleri değil biçimsel görselleşme ile etkileyici bir tasarım oluşturmak. Bu nedenle resimlerimde anlatımdan çok estetik ve biçimsel kaygı ön plandadır. Bana göre sanat ifade, betimleme, gerçeklik ve bilgi aktarma gibi işlevlerle yüklenmemeli, algı ve yorum izleyiciye bırakılmalı.

Sergi, 30 Nisan’a kadar Kadıköy’de Hasan Sarıtaş Gallery’de görülebilir.

Adres: Caferağa Mah. General Asım Gündüz Cad. Çam Apt. No:63/2 Kadıköy/İstanbul

Shion Miura “Seyrüsefer”

Ödüllü Japon yazar Shion Miura’nın, tüm dünyada 1,3 milyondan fazla satan ve 2012’de Japan Booksellers’ Ödülü’ne değer görülen romanı Seyrüsefer, Düşbaz Kitaplar’dan çıktı!

Aşka, dostluğa ve aileye odaklanan roman, bir grup sözlük editörünün yeni bir sözlük oluşturma sürecindeki titiz çalışmalarını, kelimelere duydukları tutkuyu ve bu süreçte kurdukları insanî bağları anlatıyor. Sakin ama derin bir anlatımla ilerleyen Seyrüsefer, dilin gücünü ve kelimelerin hayatımızdaki yerini keşfetmek isteyenler için ilham verici bir yolculuk sunuyor. Japonların insan ilişkilerine, alışkanlıklarına ve geleneklerine de değinen roman, yayıncılığın zor taraflarına, editörlerin maddi-manevi sıkıntılarına ve okurdan beklentilerine, başta sözlük editörlüğü olmak üzere genel anlamda editörlüğün uğraş alanlarına ve nasıl çalıştığına dair meselelere de ışık tutuyor.

Rahmi Aksungur “Retrospektif”

Heykel sanatçısı akademisyen Prof. Rahmi Aksungur’un retrospektif sergisi nisan ayında sanatseverlerle buluşuyor: “Rahmi Aksungur Retrospektif” sergisi, 14 Nisan-14 Temmuz 2025 tarihleri arasında İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.

Rahmi Aksungur, geleneksel heykel sanatının sınırlarını zorlayan ve yenilikçi bir yaklaşım benimseyen eserleriyle tanınıyor. Bronz, ahşap ve taş gibi malzemelerle ürettiği eserlerinde, özellikle ızgara (grid) formunu hem yapısal bir araç hem de sanatsal bir ifade biçimi olarak kullanıyor. Sanatçı, mekân, çevre ve ölçek ilişkisini temel alarak gündelik nesneler, canlı varlıklar ve mitolojik ögelerden esinleniyor. Modern heykel sanatına özgü bir dil geliştiren Aksungur’un eserleri, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü işlevi görüyor.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Rolls-Royce, özel olarak tasarlanmış Phantom “Cherry Blossom” siparişini tanıtıyor. Japonya’nın baharda kiraz çiçeklerini izleme geleneği olan “Hanami”den ilham alınarak tasarlanan model, 250.000 dikiş ve 6 aylık geliştirme süreciyle hayata geçirildi. İlk kez heykelsi 3D nakış kullanıldı.

Rolls-Royce Motor Cars, dünyanın çeşitli bölgelerini pembe yapraklarla kaplayan Sakura mevsimi yaklaşırken, Phantom Cherry Blossom’ı tanıtıyor.

Phantom Cherry Blossom, vizyonunun tam olarak anlaşılması için, üç yıl önce Rolls-Royce zanaatkarlarının müşteriyle Japonya’da bir araya gelmesiyle tasarlandı. Artık Japonya’da müşterisine teslim edilen bu zarif araç, yalnızca müşterinin kişisel tutkusunu değil, Bespoke Kolektifi’nin eşsiz beceri ve bağlılığını da yansıtan muazzam bir tasarım örneği oldu.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Çiçek tapınağı: Genişletilebilir 250.000 dikişli nakış

Aracın iç kısmında, müşterinin hayal ettiği gibi, Hanami sırasında çiçek açan bir ağacın altında oturmanın verdiği hissiyatı, ince işçilikle işlenmiş nakışlar yansıtıyor. Bespoke (özel tasarım) Starlight tavan döşemesi, zarif beyaz çiçeklerle serpilmiş nakışlı bir kiraz dalıyla süslendi. Düşen yaprak işlemeleri, arka kapı panelleri ve ön ve arka yolcu bölmeleri arasındaki ‘Privacy Suite’ bölmesinde yer alıyor. Çağdaş el sanatlarının bu olağanüstü ifadesinin tasarımı ve geliştirilmesi altı aydan uzun sürerken, sadece tavan döşemesi üç hafta sürdü ve 250.000’den fazla dikiş atıldı.

Kiraz ağacının işlemesinin zengin iplik dokusu, antik Japon dokuma tekniğinden esinlenerek ofset tatami dikişi kullanılarak elde edildi.

İşlenmiş dallar sanki iç içe geçerek, birbirinin altından ve üstünden büyüyormuş gibi görünüyor. Bu etkileyici görünümü elde etmek için, tek bir zanaatkar, her biri ayrı ayrı nakışla işlenmiş on bir çerçeve bölümünü titizlikle hizalayarak, aracın arkasından başlayıp arka yolcuların üzerine doğru uzanan tek ve kusursuz grafik oluşturdu.

Son olarak, tavan döşemesi, ışığı farklı açılardan mücevher benzeri bir kalitede yakalayacak şekilde tasarlanarak, tek tek saten dikişli yapraklardan oluşan kiraz çiçeği çiçekleriyle işlendi.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Rolls-Royce’da ilk: Heykelsi 3D Nakış

Rolls-Royce’da bir ilk olarak, aracın iç mekanı, üç boyutlu kiraz yaprağı işlemeleriyle tamamlandı. Bu dokunsal, heykelsi detaylar bölme duvarını süsleyerek, kapılardaki düşen kiraz yapraklarının klasik dikişiyle çarpıcı bir kontrast yaratıyor.

Bu 3 boyutlu nakışların yaratılması, uzmanların, ipliğin kendi üzerine katmanlar halinde yerleştirilerek kendi kendini destekleyen bir yapı oluşturulmasını sağlayan yeni bir teknik geliştirmelerini sağladı. Daha sonra her bir yaprak elle şekillendirilip son haline getiriliyor ve yerine dikilerek, iç aydınlatmayı tamamlayacak ve yumuşak gölge efektleri yaratacak şekilde ayrı ayrı konumlandırılıyor.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Çiçek ilhamı: zarif bir Bespoke ifadesi

Hanami temasını devam ettiren Bespoke (özel tasarım) şemsiyelerin iç astarında, aracın kapılarının içine gizlenmiş düşen bir yaprak motifi yer alıyor. Dış tasarımda da temaya ince bir gönderme yapılıyor; Arctic White üzeri kristal gövde, arka yolcu kapısının ortasına doğru zarifçe incelen, elle boyanmış Coachline desenine ve zarif bir kiraz çiçeği motifine sahip.

Kiraz çiçeklerinin Japonya’da hayatın geçici doğasını ve geçiciliğin güzelliğini simgeleyen bir sembol olarak değer gördüğünü belirten Martina Starke (Head of Bespoke Design, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti; “Bu muhteşem siparişle, uluslararası üne sahip bir anı, 250.000’den fazla dikişten oluşan zarif nakışlarla zirve aracımız Phantom’a taşıdık. İlk kez, düşen çiçek yapraklarına dokunsal, heykelsi bir netlik kazandıran üç boyutlu işlemeler uyguladık. Bu araç, müşteri için kişisel bir anıyı temsil ederken, Bespoke’un bireysel anlamı, miras işçiliğini ve modern sanatçılığı birleştirmedeki gücünü gösteriyor.”

Sakıp Sabancı ödülü Wendy Brown’ın oldu

Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri ve Anma Töreni, Sabancı Center’da gerçekleştirildi. Tören kapsamında Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Merhum Sakıp Sabancı, vefatının 21’inci yılında anıldı. Bu yılki teması “Dönüşen Dünya Düzeninde Değerleri Yeniden Tasarlamak: Neler Korunmalı, Neler Yeniden Değerlendirilmeli ve Tanınmalı?” olan ödül programında Jüri Özel Ödülü, Siyaset Bilimi Profesörü Wendy Brown’ın oldu.

Jüri Özel Ödülü’ne toplumsal kuramcı Wendy Brown layık görüldü

2025 Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne bu yıl Institute Advanced Study’de UPS Foundation Kürsüsü Profesörü, akademisyen, siyaset teorisyeni ve toplumsal kuramcı Wendy Brown layık görüldü. Wendy Brown törende yaptığı konuşmada, “Bu ödül için Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’ne derin teşekkürlerimi sunuyorum. Sakıp Sabancı, gelişen bir demokrasi için açık entelektüel sorgulamayı ve vatandaşların eğitimle gelişimini anlamış ve bunları cömertçe desteklemiş bir insandı. Sabancı Araştırma Ödülleri ve Sabancı Üniversitesi bu değerleri korumak ve yüceltmek için çaba gösteriyor. Ödül kapsamında onurlandırılanlardan biri olmaktan gurur duyuyorum” dedi.

Ödül programının bu yılki temasına da değinen Brown sözlerine şöyle devam etti: “Değerlerin insan yapımı olduğu gerçeğiyle yüzleşmeliyiz. Anlamı yaratanlar bizleriz. Değerleri keşfetmeyiz, ancak değerlere karar verir ve onları onaylarız.  Değerlerin insan yapımı olmaları hiçbir şekilde önemlerini azaltmaz. Değerler insan özgürlüğünün temelidir. Sakıp Sabancı değerlerin değerini ve bunları geliştirmede eğitimin değerini biliyordu. Bu anlayış, Sakıp Sabancı Araştırma Ödülleri’nde ve adını verdiği Sabancı Üniversitesi’nin niteliklerinde somutlaşıyor. Böyle kurumları korumak bize düşüyor. Bu kurumlar kelimenin tam anlamıyla yaşamdaki demokrasinin geleceğini barındırıyorlar.”

Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nde 2025 yılının Makale Ödülü’ne ise Utrecht Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü’nden Uğur Aytaç, Sabancı Üniversitesi, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nden Öğretim Üyesi Cenk Özbay ve Sydney Üniversitesi Sosyal ve Siyasal Bilimler Fakültesi’nden Vafa Ghazavi layık görüldü.

Can Baydar’dan tempolu bir şarkı “Oyunlarınız Var”

Can Baydar, heyecanla beklenen Her Şey Geçer albümünün dördüncü ve projeden önceki son teklisi “Oyunlarınız Var” ile Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşuyor.

Sert ritimler, güçlü gitar riff’leri, dönemin ruhuna uygun olarak şekillenen sözler ve toplumsal alt metinleriyle öne çıkan şarkı, yüksek temposu ve yerinde duramayan yapısıyla dinleyiciyi harekete geçiren enerjik bir atmosfer sunuyor.

“Oyunlarınız Var”, kuralları dar, oyunları hiç bitmeyen bir düzenin içinde kendi yolunu çizmeye çalışan bir ruhun hikayesini anlatıyor. Can Baydar’ın müzikal kimliğini ve hayata bakışını cesur bir şekilde yansıtan parça, bireysel özgürlük arayışıyla birlikte, günümüz dünyasında birçok kişinin hissettiği sıkışmışlık hissine de dokunuyor.

Şarkı bu yönüyle, yalnızca kişisel bir başkaldırı değil, aynı zamanda çağın karmaşası içinde yönünü bulmaya çalışan herkese hitap eden güçlü bir ifade alanı yaratıyor.

Burak Bedirli’den yeni tekli

Burak Bedirli’nin duygusal ve melankolik tınılarıyla dikkat çeken yeni teklisi “Nefes” müzikseverlerle buluşuyor. Burak Bedirli, aranjörlüğünü üstlendiği yeni teklisi “Nefes” ile dinleyicilerini derin bir içsel yolculuğa çıkarıyor.

Söz ve müziği başarılı müzisyen Yasir Miy imzası taşıyan “Nefes”, modern altyapılarla harmanlanmış arabesk ögelerle dolu sade ama etkileyici bir düzenlemeye sahip. Şarkı, kalbin kıyısında kalan kelimelerin, söylenemeyen hislerin ve içe işleyen duyguların müzikal bir dışavurumu niteliğinde. Tüm dijital platformlarda yayında olacak olan “Nefes”, melankolik ve duygusal müzik tutkunlarının listelerinde kalıcı bir yer edinmeye aday.

FoodieFest: lezzet ve müzik üçüncü kez LifePark’ta!

İstanbul’un doğayla iç içe etkinlik alanı LifePark, 10 Mayıs Cumartesi günü FoodieFest’e üçüncü kez ev sahipliği yapıyor.

Müzik ve sokak lezzetlerini bir araya getiren festival, yaz sezonunu karşılamak isteyenler için yine keyifli bir gün vadediyor.

Etkinlik saat 14.00’te başlayacak ve gün boyu sürecek. Festival sahnesinde Batuhan Kordel, Mela Bedel, Mavi Gri, Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars ve Selin gibi sevilen isimler yer alacak.

FoodieFest’in öne çıkan yanlarından biri ise gastronomi alanı. Türkiye’nin dört bir yanından geleneksel ve modern sokak lezzetlerini bir araya getiren festivalde, 50’nin üzerinde farklı lezzet noktası yer alıyor. Hamburger, patates kızartması, waffle, tantuni, kokoreç ve vegan alternatifler gibi birçok sevilen tat, her damak tadına hitap edecek şekilde kurgulandı.

Sadece giriş ve iki sokak lezzetli bilet seçeneklerinin sunulduğu festivalde, 25 Nisan’a kadar biletler indirimli olarak satışta.

6 yaş altı çocuklar ücretsiz, patili dostlar ise her zamanki gibi festivale davetli!

Festival hakkında detaylı bilgi ve biletler için https://www.foodiefest.com.tr/ adresi ziyaret edilebilir.

“New:Now, 2nd Edition”

Geleceğe ve değişime dair ipuçları sunan, tanınmış sanatçılarla birlikte isimlerini yeni duyuran yeteneklerin bir araya geldiği “New:Now 2nd Edition” sergisi 7 Mayıs tarihine kadar CerModern’de görülebilecek.

Sanatta 15’inci yılını kutlayan CerModern, 32 sanatçının bir araya geldiği, sanatın dönüşüm gücüne tanıklık etme fırsatı sunan “New:Now” sergisine ev sahipliği yapacak.

Küratörlüğünü Attila Güllü’nün üstlendiği, genç sanatçıların cesur ve yenilikçi işlerini bir araya getiren New:Now sergisi, bu yıl da geleceğe ve değişime dair güçlü ipuçları sunuyor. Tanınmış sanatçılarla birlikte, isimleri yeni duyulan yeteneklerin bir arada olacağı sergi, 32 sanatçının heyecan verici ve sıra dışı eserine ev sahipliği yapacak.

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’da geç kahvaltı Anneler Günü ile başlıyor

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul, geç kahvaltı konsepti eşliğinde unutulmaz bir Anneler Günü vadediyor.

Seçkin ve modern bir restoran & bar konseptiyle The Ritz-Carlton, Istanbul çatısı altında yer alan The Roof, misafirlerini İstanbul siluetiyle buluşturduğu terasında yılın ilk geç kahvaltısını Anneler Günü ile başlatıyor. Türk ve dünya mutfağından lezzetleri buluşturan geç kahvaltı konsepti 12.00-15.00 saatleri arasında sunuluyor.

Executive Şef Ali İhsan Özkan ve deneyimli ekibi, misafirlere özenle hazırlanmış birbirinden özel tatları sunuyor. Fırından yeni çıkmış kruvasanlar, ev yapımı börekler, organik şarküteri ürünleri, bagel sandviçler ve Akdeniz mutfağından ilham alan seçme lezzetleri damaklarda iz bırakıyor. Klasik kahvaltılık lezzetlerin yanı sıra Mango bowl’dan muffinlere, pancake’lerden rengarenk meyve tabaklarına kadar her detay baharın tazeliğiyle harmanlanıyor. Mevsime özel taze malzemelerle hazırlanan geniş kahvaltı seçkisi damaklara olduğu kadar gözlere de hitap ediyor.

Bilgi: 0212 334 41 88