Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

SAĞLIKLI ESTETİĞİN SİHİRLİ ELİ

SAĞLIKLI ESTETİĞİN SİHİRLİ ELİ

Türkiye’nin önde gelen doktorlarından Doç. Dr. Tayfun Türkaslan ülkemizde ilk Badem Göz uygulamasını yapan cerrah olarak estetik dünyasına imza atmıştır. Yeni operasyon teknikleri ile alanında fark yaratmaya devam eden cerrah, dünyada en çok yapılan estetik cerrahi girişimi olan liposuction uygulamasına üzerinde çalışmış olduğu teknik ile savaş açmış ve yağ hücrelerini vücuttan silip atmıştır.

Liposuction göğüs bölgesi, kalça, bel ve basen gibi yağlanmanın en fazla görülen bölgelerine yapılan yağ hücrelerini aldırma uygulamasıdır. Dr. Tayfun Türkaslan yağ aldırma operasyonunda kullanmış olduğu teknik bir yöntem olan nokta atış uygulaması ile hastalarına ağrısız, konforlu ve hızlı iyileşme süreci sağlıyor. Herkesin merak ettiği ameliyat sonrasındaki izler ise doktorun sihirli ellerinin yöntemi ile kısa zamanda yok oluyor. Uygulamanın kalıcılığı hastanın yaşam tarzına, beslenme alışkanlıklarına göre şekillenmektedir. Bundan böyle de çalışmalarını sürdürdüğü ve geliştirdiği teknikleriyle adından sıkça söz ettirecek olan Dr. Türkaslan sihirli elleriyle her daim Plastik ve Estetik Cerrahi dünyasında çalışmalarıyla öncü olarak farkını hissettirecek.

Sinek ve Böcek Sokmaları Enfeksiyonlara Yol Açabilir

Sinek ve Böcek Sokmaları Enfeksiyonlara Yol Açabilir

Yaz aylarında sıkça görülen sorunların başında sinek ve böcek sokmaları geliyor. Kaşıntı ve alerjik reaksiyonların yanı sıra sinek ve böceklerin taşıdığı mikroplar nedeniyle farklı enfeksiyonlara neden olabileceğinin altını çizen DoktorTakvimi.com uzmanlarından İç hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, ısırık alanında ağrı, kanama, büyük şişlikler, ateş yükselmesi, baş ağrısı, deride döküntüler, bilinç değişiklikleri gibi belirtiler varsa mutlaka bir hastaneye başvurulması gerektiğini söylüyor.

Yaz günlerinde vaktimizi açık alanlarda geçirmekten hepimiz keyif alıyoruz. Ancak bahçede dolaşırken, spor yaparken, akşam saatlerinde sevdiklerimizle balkonda, terasta otururken genellikle kendini kaşıntıyla belli eden sinek ve böcek sokmaları bu keyfi kaçırabiliyor. Ülkemizde kimi sadece bizim coğrafyamıza has, kimi ise dünya çapında yaygın birçok böcek ve sinek türünün bulunduğunu hatırlatan DoktorTakvimi.com uzmanlarından İç hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, yaz aylarındaki sıcak iklimin bu canlıların yaşam döngüsünde üreme ve yayılma dönemini beraberinde getirdiğini, bu nedenle sinek ve böcek sokmalarının bu dönemde daha sık görüldüğünün altını çiziyor.

Koyu renk elbiseler giymek sivrisinek tarafından ısırılma riskini artırıyor

Uzm. Dr. Ferhat Çetin, bilimsel açıdan kesin olarak kanıtlanmasa da yapılan gözlemlerde, özellikle açık ten renkli kişilerin, gebelerin ve 0 kan grubu olanların böcekler tarafından daha sık ısırıldığın saptandığını ifade ediyor. Ayrıca aşırı terleyen kişilerde, egzersiz sonrası saatlerde, aşırı kilo veya obezite varlığında ve kanda yüksek ürik asit, laktik asit, amonyak ve alkol bulunan durumlarda da kişilere böceklerin daha çok ilgi gösterdiğinin bilindiğini belirten Çetin, sivrisineklerin sıcağa hassasiyetleri nedeniyle koyu renk elbise giymenin ısırılma riskini artırdığının altını çiziyor.

Sivrisinekler başta olmak üzere birçok böcek türünün insana bulaşması durumunda hastalık yapan virüs ve mikroplar taşıyabildiğini anlatan Uzm. Dr. Çetin, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Örneğin sivrisinekle sıtma, zika ateşi, dang humması gibi hastalıklar bulaşabiliyor. Ayrıca böcek sokması sonucu açılan deriden kapılacak ikincil enfeksiyonlar da olabilir. Kaşıma gibi travmalar ya da zamanında müdahale edilmeyerek kirli bırakılan yaralar, selülit, fronkulit, cilt altı apsesi, erizipel, yılancık, flebit gibi isimlerle anılan cilt enfeksiyonlarına yol açabiliyor.

Keneyi kendiniz çıkarmaya çalışmayın

Yaz aylarıyla birlikte kene vakalarında da artış yaşanıyor. Kenenin uzun süredir bu topraklarda var olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Çetin, kötü ününü ise salyasında taşıdığı çeşitli mikroplara bağlı oluşan, kırım kongo kanamalı ateşi, tularemi, lyme hastalığı, kayalık dağlar ateşli humması, babesiozis, ehrlichiozis gibi isimleri çok havalı bir grup hastalığın medyada yer bulmasına borçlu olduğunu söylüyor. Bu hastalıkların direkt kene kaynaklı bir zehirlenme değil, kenenin taşıdığı çeşitli mikrop ve virüslere bağlı oluşan sistemik hastalıklar olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çetin, keneye karşı alınması gereken önlemleri ise şöyle anlatıyor: “Öncelikle alınması gereken temel önlem uzun konçlu çorap ve uzun pantolon giyilmesi, kene üzerinde etkin olan böcek kovucu spreyler kullanılması olacaktır. Bu geziler sonrası eve dönüldüğünde, aile bireyleri karşılıklı olarak birbirlerini gözle muayene etmeli, özellikle sırt, koltuk altı, bacak arası gibi kişinin kendi görmekte zorlanacağı bölgeler kontrol edilmelidir. Kafası cilt içine gömülü olarak duran her böcek, aksi ispat edilene kadar kene kabul edilmelidir. Kene ısırması durumunda altın kural, hastaneye başvurmak olmalıdır. Baş kısmındaki anatomik özellik nedeniyle, keneyi bilinçsizce çıkarmaya çalışırken cilt altında bazı parçalarının kalması ihtimali vardır. Oysaki kene çıkarma konusunda deneyimli bir sağlık personeli tarafından bu işlem kolay ve ağrısız bir şekilde saniyeler içinde yapılır. Kene ısırığı sonrası kan sayımı ile takip yapılarak, bu etkenlere bağlı erken bulgulardan olan kan hücre bozuklukları saptanabilir. Isırık sonrası ateş yükselmesi, baş ağrısı, deride döküntüler, bilinç değişiklikleri gibi bulgular açısından da kişi sıkı takip edilmelidir.”

Böceğin ısırdığı alanı ve vücuttaki değişiklikleri mutlaka inceleyin

Uzm. Dr. Çetin, zehirli böcekler denildiğinde akla televizyonda gördüğümüz Amazon havzası ya da Güneydoğu Asya bataklıkları gelse de ülkemizde nadir de olsa uzuv kaybı ve hatta ölümle sonuçlanabilecek ağır tablolara yol açan zehirli böcek türlerinin bulunduğunu hatırlatıyor. Çetin, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kendinden zehirli olan Ege bölgesindeki sarı akrep, Güneydoğu Anadolu’da bulunan kara akrep, İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da rastlanan karadul ve keşiş örümcekleri haricinde ülkemizdeki böcek sokmalarında genel olarak zehirlenme görülmez. Asıl problem alerjik yanıtlara bağlı şikayetler ve yara yerinde oluşabilecek ikincil enfeksiyonlardır. Bir örümcek ya da akrebin zehirli olup olmadığını anlamaya çalışmak yerine ısırık alanında ve vücutta meydana gelen değişiklikleri incelemek daha önemlidir. Isırık alanında, böceğin türü ne olursa olsun hafif bir ağrı, kızarıklık, kaşıntı ve mercimek büyüklüğünü geçmeyen bir şişlik olabilir. Eğer bu bulgular abartılı şekilde artıyorsa; dayanılmaz ağrı, mora doğru kayan koyu kırmızı renk değişikliği, ısırık alanında durdurulamayan kanama, bozuk para boyutundan büyük şişlik gibi bulgular varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Isırık sonrası ateş yükselmesi, çarpıntı, baygınlık hissi yapacak tansiyon düşüklüğü, gözde kararma, görme güçlüğü, başka yerden ısırılmaya rağmen dudak ve göz altlarında şişme olması, baş ağrısı, çift görme gibi nörolojik şikayetler, her türden solunum sıkıntısı ve nefes darlığı da hastaneye başvurmak için alarm bulgulardır.”

NEDEN BAZI ŞEKER HASTALARININ AĞIZ KURULUĞU SORUNLARI VAR?

NEDEN BAZI ŞEKER HASTALARININ AĞIZ KURULUĞU SORUNLARI VAR?

Uluslararası Diyabet Vakfı’na göre dünyada 463 milyon insan diyabet hastalığı ile mücadele etmektedir. Ve diyabetin ağız kuruluğu da dahil olmak üzere bazı diş sağlığı sorunları riskini arttırdığı bilinmektedir. Ağız kuruluğu, konuşmayı zorlaştırabilecek bir sıkıntıdan çok daha fazlasıdır. Diş çürüğü riskini arttıran ve mantar enfeksiyonlarının gelişmesini kolaylaştıran bir sorundur. Diyabetli insanlar ağız kuruluğu için ne yapmaları gerektiğini öğrendiklerinde hem diş sağlığı hem de genel sağlıklarını daha iyi koruyacaklardır. Çünkü ağız kuruluğunu hafifletmek veya ortadan kaldırmak için etkili yöntemler mevcuttur.

Periodontoloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, kuruluğun sebebi şeker hastalarının daha az tükürük üretmesidir. Her diyabetli hastada kuru ağız problemi gelişmeyebilir.

Ağız kuruluğunun belirtileri nelerdir?

Diyabet hastalarında yaygın olan ancak diyabet hastalarına özgü olmayan ağız kuruluğu problemleriniz varsa, ağzınızın yapışkan olduğunu fark edebilirsiniz. Farkında olsanız da olmasanız da, ağız kokunuz olabilir. Ağız yaraları, çatlamış dudaklar (özellikle köşelerde) ve kuru boğaz da oluşabilir. Ayrıca, konuşma zor olabilir. Ağız kuruluğu olan bazı insanlar çok sık su içme ihtiyacı duyarlar.

Diş problemleri nasıl tedavi edilir?

Ağız kuruluğu söz konusu olduğunda, tedavi seçenekleri de mevcuttur. Bol miktarda su içmek yardımcı olmalıdır. Tükürük üretimini teşvik etmek için şekersiz ağız gargaraları, nane ve sakızlar işe yarayabilir. Alkol, tütün ürünleri ve kafeinden kaçınmalısınız çünkü ağız kuruluğu problemlerini daha da kötüleştirebilirler. Bu gibi bazı basit yaşam tarzı değişiklikleri genellikle sorunu en aza indirmek veya ortadan kaldırmak için yeterlidir.

Diş hekiminizi yılda iki kez muayene ve temizlik için ziyaret etmek de önemlidir.

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, özellikle diş kaybı olan şeker hastaları için özel implant sistemlerinin başarısından bahsetti. ‘‘Normal şartlarda implant tedavilerinde başarı oranının düşük olduğu diyabet hastalarında Akıllı Hidrofilik İmplantlarla kısa sürede sabit dişlere kavuşulabileceğini açıkladı.

Epique Island, The Ritz-Carlton Residences oluyor

Epique Island, The Ritz-Carlton Residences oluyor

Aksoy Holding, 126 dönümlük müstakil bir yarımadada konumlanan gayrimenkul projesi Epique Island’ı, The Ritz-Carlton Residences bünyesine katacak sözleşmeyi Marriott International ile birlikte imzaladı.

Aksoy Holding, 126 dönümlük müstakil bir yarımadada konumlanan gayrimenkul projesi Epique Island’ı, The Ritz-Carlton Residences bünyesine katacak sözleşmeyi Marriott International ile birlikte imzaladı.

74 villadan oluşan ve 200 milyon euroluk yatırımla Epique Island ismiyle 2014’de inşaatına başlanan proje, bugüne kadar 6.000 kişiye istihdam sağladı. Marriott’un Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerindeki ilk bağımsız (herhangi bir otele bağlı olmayan) rezidans projesi olan ve 2021’in 2. çeyreğinde faaliyete geçecek The Ritz-Carlton Residences, Bodrum’un, lüks segment gayrimenkul sektöründe yeni bir dönem açması bekleniyor.

Aksoy Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Batu Aksoy ve Marriott International Doğu Avrupa, Körfez, Doğu Akdeniz ve Pakistan Bölgeleri Lüks Grubu Kıdemli Başkan Yardımcısı Şafak Güvenç, Türkiye turizmine önemli bir katkı sağlayacak işbirliğini düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.

Batu Aksoy yaptığı açıklamada “Aksoy Holding bünyesinde ülkemizin nitelikli turizminde yepyeni bir sayfa açan Epique Island, altı yıldır üzerinde çalıştığımız, her detayına büyük özen gösterdiğimiz yüksek katma değerli bir turizm ve gayrimenkul projesi oldu. Bodrum’un mimari kimliğine ve çevreye duyarlı bir proje olarak hayata geçirdiğimiz Epique Island, The Ritz-Carlton Residences tarafından da benzersiz bir konsept ve sosyo-ekonomik dönüşümün dünya üzerindeki örnek projelerinden biri olarak beğeni kazandı”dedi.

“Marriott International Doğu Avrupa, Körfez, Doğu Akdeniz ve Pakistan Bölgeleri Lüks Grup Kıdemli Başkan Yardımcısı Şafak Güvenç yaptığı açıklamada “Aksoy Holding ile birlikte Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da ilk bağımsız rezidans projemizi açıyor olmanın heyecanını yaşıyoruz. The Ritz-Carlton Residences marka olarak lüks yaşamın diğer adı ve böyle eşsiz bir projeye mükemmel uyuyor. Bu anlaşma ayrıca Türkiye’ye olan sorumluluğumuzu göstermek ve portföyümüzü çeşitlendirmek açısından önemli bir yere sahip” dedi

Süper Star Bodrum’u yıktı geçti

Süper Star Bodrum’u yıktı geçti

Türk Pop Müziğinin Süperstarı Ajda Pekkan uzun bir aradan sonra Bodrum Gündoğan’daki Bvs Bosphorus Otel içerisinde yer alan Günay Restaurant’da sahne aldı.

Bir hafta öncesinden rezervasyonları dolduran Ajda Pekkan Gülşah Saraçoğlu imzalı pullarla bezeli krem elbisesiyle sahneye çıkarken, konserine Fikret Şenes’in “Sihirli Aşk” şarkısı ile başladı. Pekkan geçmişten günümüze dillere pelesenk olmuş şarkılarını sevenleriyle birlikte seslendirdi. Hem kulağa hem göze hitap eden Pekkan, dansçılarıyla birlikte harika bir sahne şovu sergiledi. Muhteşem performansıyla Bodrum’u sallayan Süperstar, sahne enerjisiyle de kendisini dinlemeye gelen beş yüz misafiri ayağa kaldırdı. 2,5 saat sahnede kalan süperstar kendi şarkılarının yanı sıra Türk müziği şarkılarına da yer verdi. Enerjisiyle hayranlarına unutulmaz bir Bodrum gecesi yaşatan Ajda Pekkan programını “Yakar Geçerim”  şarkısıyla noktaladı.

Düğün İstanbul’da balayı Bodrum’da

Düğün İstanbul’da balayı Bodrum’da

Flash Model Ajans’ın Sahibi Cemal Dindar ile Event Tree ve Think’n Talk şirketinin sahibesi Şebnem Celepoğlu, Büyük Kulüp’te evlendiler…

Dünyaca ünlü birçok modelin bağlı olduğu Flash Model Ajans’ın Sahibi Cemal Dindar, uzun bir süredir birlikte olduğu Event Tree ve Think’n Talk şirketlerinin sahibi Şebnem Celepoğlu ile Caddebostan Büyük Kulüp’te evlenerek dünyaevine girdi. Cemal Dindar’ın nikah şahitliklerini Türkiye Cumhuriyeti Bern Büyükelçisi İlhan Saygılı ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Fatih Çınar yaptı. Grup Suit Up’ın sahne aldığı düğüne pandemi dolayısıyla az sayıda davetli ve çiftin akrabaları katıldı. Çift, düğünden sonra balayı için Bodrum’a uçtular. Pandemi dolayısıyla sınırlı sayıda davetlinin katıldığı nikahta, Ediz Hun’un kızı Bengü Hun Saygılı ile evli olan Bern Büyükelçisi İlhan Saygılı, nikah şahitliği için eşi Bengü Hanım ile İsviçre’den geldi. Flash Model’e bağlı olarak çalışan Mariana-Arın Kahyaoğlu ile Ksenia-Tan Kesler de patronları Cemal Dindar’ın bu mutlu günlerinde yalnız bırakmadılar.

Huysuz Virjin hayatını kaybetti

Huysuz Virjin karakteriyle tanınan Seyfi Dursunoğlu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
15 gündür tedavi altında olan Dursunoğlu’nun son üç gündür yoğun bakımda olduğu öğrenildi.
SEYFİ DURSUNOĞLU KİMDİR?
Seyfi Dursunoğlu, 1 Ekim 1932 tarihinde Trabzon’da doğdu. Aslen Bayburtludur. Küçük yaşta 1938’de İstanbul’a gelmişler. Önce Vefa’da bir eve yerleşmişler oradan Karagümrük’e, sonra Beylerbeyi’ne geçmişler. Babası Eminönü’nde manifaturacıydı. Annesinin adı da Selvi hanım. 7 kardeşlerdi. Atikali’de başladığı ilkokulu Beylerbeyi’nde bitirdi. İlkokuldan sonra hep yatılı okudu.
Deniz Lisesi’ni bitirdikten sonra İngiliz Filolojisi bölümünde gördüğü eğitimi yarıda bırakarak Sosyal Sigortalar Kurumu’nda memur olarak çalışmaya başladı. 18 yıl SSK’da devlet memurluğu yaptıktan sonra işinden ayrıldı ve 1970’te Huysuz Virjin olarak sahneye çıkmaya başlamıştı.

30. sanat yılını sahnede kutladı

30. sanat yılını sahnede kutladı
Türk sanat müziğinin sevilen seslerinden Safiye Soyman, hayat arkadaşı Faik Öztürk ile birlikte Bodrum Bardakçı Koyunda bulunan Azka Otel’de sahne aldı.
Koronavirüs nedeniyle yaklaşık dört ay sonra ilk kez sahneye çıktığını söyleyen Soyman, “Çok heyecanlıyım. Sanki ilk defa sahneye çıkıyorum. Sizleri çok özledim ve biliyorum biliyorum ki sizlerde eğlenmeyi çok özlediniz. İnşallah bu kötü günleri de geride bırakacağız” dedi.
Taç detaylı ışıltılı bir kıyafet tercih ettiği konserinin ilk bölümünde 30. Sanat Yılı Özel Albümü’nde yer alan şarkıları peş peşe seslendirerek dinleyicilerine çok özel bir sürpriz de yapan Soyman, ”Albümdeki her şarkıyı burada, Azka Otel’de kliplendirdik. Beni cesaretlendiren ve bana güç veren Bülent Kaya’ya bir kez de sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum.” sözleri ile yeni albümünün arşiv niteliği taşıyacak bir eser olacağını dile getirdi.
Konserin ikinci yarısına tulum, maske-eldiven ve steteskop kombini ile hayat arkadaşı Safiye Soyman’ın sahnesine konuk olan Faik Öztürk, Zor bir süreçten geçtiklerini dile getirerek “Ne kadar ciddi bir hastalık ile mücadele ettiğimizi ve tedbirleri bir an olsun elden bırakmamamız gerektiğini belirtmek istediğim için maskemi, eldivenimi ve tulumumu giydim. Lütfen sosyal mesafeye ve hijyen kurallarına azami ölçüde dikkat edelim” dedi.
Elinde tuttuğu steteskop ile hayat arkadaşı Safiye Soyman’ın ateşini ölçen Öztürk, ” Safiye Hanımın ateşi 36’5 derece ama itiraf edeceğim çok vitaminsizsin Safiyeceğim” diyerek  konser alanında ki herkesi güldürdü. Buna karşın Öztürk’ün tulumunu diline dolayan Soyman ise “Meğerse ben yirmi yıldır  Koronavirüs ile aynı evde yaşıyormuşum” sözleriyle hayat arkadaşına esprili bir şekilde takıldı.

 

SAHNE BEACH’TE SERDAR ORTAÇ RÜZGARI…

SAHNE BEACH’TE SERDAR ORTAÇ RÜZGARI…

Ünlü popçu Serdar Ortaç,  Bodrum Gündoğan’daki Bvs Bosphorus Otel’de yer alan, işletmeciliğini Sarp Yaman’ın yaptığı Sahne Beach’teki Happy Hour partisinde sahneye çıktı.

Sahneye dansçılarıyla çıkan Serdar Ortaç, sevenlerine seslenerek “Evde otur otur herkes gibi bizde çok sıkıldık. Özellikle bide mesleğiniz şarkı söylemek ise insan daha çok sıkılıyor. Çünkü biz alışmışız sürekli sizlerle birlikte şarkılar söylemeyi, sizlerden alkış almayı çok özlemişiz” sözleriyle dört aylık sahne özlemine son verdi. Programına “Karabiberim şarkısıyla başlayan başarılı sanatçı, “Bugüne kadar yaptığım bütün parçalardan size 25 yılın özetini sunacağım” diyerek geçmişten günümüze hit olmuş parçalarını seslendirerek, hayranlarına nostalji rüzgarı yaşattı.

Yaklaşık bir buçuk saat sahnede kalarak muhteşem bir performansa imza atan Ortaç, programını “Mesafe” şarkısıyla noktalayıp alkışlar eşliğinde sahneden indi.

Eski aşkına yazmış

Eski aşkına yazmış

Her daim çok konuşulan hit şarkılarla hayranlarının karşısına çıkan İsmail YK, yaza damgasını vuracak slow’u ‘Yaktırdın Bir Sigara’yı müzikseverlerin beğenisine sundu. Musicom etiketiyle dijital platformlarda yerini alan şarkı, aynı zamanda İsmail YK’nın yaşadığı acı bir ayrılığın hatırası olma özelliğini taşıyor. Çok duygusal bir döneminde bu şarkıyı kaleme aldığını vurgulayan İsmail YK “ Güzel başlayan ama mutsuz biten bir ilişkinin ardından hissettiğim duyguları cümlelere dökmüştüm. Yıllarca bu şarkıyı söylemeye cesaret edemedim ama pandemi bana kendimle hesaplaşma imkanı sundu. İçimdeki defterleri bir bir kapattım” dedi.

Şarkının klibi Beykoz’da yer alan bir villada 24 saatte tamamlanırken yönetmen koltuğunda Erkan Nas yer aldı. Sosyal medyada özellikle dikkat çeken ve sanatçının hayranlarının dile getirdiği ağlama sahnelerini İsmail YK’nın hiçbir müdahale olmadan gerçekleştirdiği öğrenildi. Kısa sürede büyük ilgi gören şarkıyla ilgili müzikseverler ‘İsmail YK’nın slow şarkılarını dinleyince insan hüznü ve aşkı bir arada yaşıyor söylemlerinde bulundu.