Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Karın kasları sıkılaşıyor, fazla deri ve yağ dokusu alınıyor

Kıyafetin bel kısmı tam oturuyor ama göbek bölgesi sarkıyor mu? Aynada düz bir karın görmek isterken, doğumdan sonra sarkan cilt sizi rahatsız mı ediyor? Ya da epeyce kilo verdiniz ama fazlalıklar hâlâ orada mı duruyor? Karın bölgesinde oluşan bu fazlalıklar, sadece estetik kaygılara değil aynı zamanda günlük yaşamda fiziksel rahatsızlıklara da neden olabiliyor. İşte bu noktada karın germe ameliyatı, yani abdominoplasti, hem görünüm hem hareket kabiliyeti açısından bir seçenek olarak öne çıkıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Ömercan Yağız Öksüz, “Karın germe operasyonuyla gevşeyen karın kaslarını sıkılaştırıyor, sarkan deri ve fazla yağ dokusunu alıyoruz. Böylece daha düz bir karın, daha sıkı bir bel çevresi ile vücut hatlarını şekillendiriyor ve daha özgüvenli bir duruş hedefliyoruz. Elbette bu bir zayıflama yöntemi değil ama uygun kişilerde estetik ve psikolojik açıdan çok tatmin edici sonuçlar veriyor” diyerek ameliyatın sonuçlarını özetliyor. Ameliyat süreci ve sonrası için dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında kapsamlı bilgiler paylaşan Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Ömercan Yağız Öksüz, hastaların karın estetiği ameliyatına dair en çok yönelttikleri soruları yanıtladı.

Dr. Ömercan Yağız Öksüz

Dr. Ömercan Yağız Öksüz

Karın germe operasyonu nedir?

Tıp literatüründe “abdominoplasti cerrahisi” olarak adlandırılan bu operasyon halk arasında genellikle “karın toparlama, karın yağlarını aldırma” olarak biliniyor. İşlem genel olarak doğum, hızlı kilo alıp verme veya çeşitli sebeplerle ortaya çıkan karın bölgesindeki fazla cilt ve yağ dokusunun alınması ve gevşeyen karın kaslarının sıkılaştırılmasını kapsıyor.

Kimler operasyon için uygun?

Karın germe ameliyatı doğum sonrası sarkma yaşayan kadınlar, büyük kilo kaybı yaşamış bireyler ya da karın kaslarında ayrışma oluşmuş hastalar için uygun bir seçenek olabiliyor. Ciltte çatlak, gevşeme ve içe doğru çökme gibi durumlarda da tercih edilebiliyor. Ancak halen kilo verme sürecinde olan, gebelik planlayan ya da ciddi sağlık sorunu olan hastalarda ameliyat önerilmiyor.

Bu ameliyat ile kilo verebilir miyim?

Fazla kilolardan kurtulmanın yolu sağlıklı bir beslenme, kalori dengeleme ve yeterli fiziksel aktiviteden geçiyor. Bu operasyon ise hastaları fazla kilolardan kurtarmadığı gibi operasyon sonrası ciddi derecede ve hızlı şekilde alınan kilolar, karın bölgesinde istenmeyen görüntülere ve yara izlerinin ciddi derecede genişlemesine neden olabiliyor. Karın bölgesinde ciddi derecede kas gevşemesi, deri fazlalığı olan hastalarda 1-2 beden küçülme görülebiliyor. Bununla birlikte kilo alınmaması için operasyon sonrası kilo takibi ve diyet öneriliyor.

Hangi operasyon yöntemi bana uygun?

Karın germe ameliyatının iki farklı teknikle uygulandığını söyleyen Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Ömercan Yağız Öksüz, mini abdominoplastinin sadece göbek altı bölgesinde sınırlı sarkması olan kişiler için tercih edildiğini söylüyor. Bu yöntem daha kısa sürede iyileşme ve daha az iz bırakma avantajı sağlıyor. Total abdominoplasti yöntemi ise hem üst hem alt karın bölgesine müdahale edilmesiyle, kas sıkılaştırması da sağlıyor.

Ameliyata nasıl hazırlanmalıyım?

Operasyondan en az 4 hafta önce sigarayı bırakmak, kilo kontrolünü sağlamak ve aşırı beslenmeden kaçınmak önem taşıyor. Ayrıca ameliyat sonrası 1 ay boyunca korse kullanımı gerekeceği için hastaların bu süreci planlarken mevsimi ve günlük hayat koşullarını göz önünde bulundurmaları gerekiyor.

Germe ameliyatında karın yağları da alınabilir mi?

Eğer hastanın karın bölgesinde lokalize yağlanma söz konusuysa, aynı seansta liposuction (yağ alma) işlemi de yapılabiliyor. Bu sayede bel-kalça geçişi daha estetik bir hale getiriliyor ve kontur düzeltmesi sağlanıyor. Ancak bu karar, her hasta için ayrı ayrı değerlendiriliyor.

İşime ne zaman dönebilirim?

Hastalar genellikle 1 gün içinde taburcu ediliyor. İlk 5 gün içinde işe dönülmesi önerilmiyor; ancak masa başı işi olan bireyler 1 haftada günlük yaşantılarına dönebiliyor. Operasyondan sonraki ilk 2 hafta boyunca öne eğilerek yürüme, sırt üstü ve düz pozisyonda yatma, ağır kaldırma ve spor aktivitelerinden kaçınmak gerektiğini belirten Dr. Ömercan Yağız Öksüz, “Operasyondan sonraki ilk 4 hafta korse kullanılmasını, sigara kullanılmamasını ve cinsel aktiviteden uzak durulmasını istiyoruz. Alkol kullanımı ilk 2 hafta kısıtlanmalı. Her şey yolunda giderse 4 haftadan itibaren havuza ve denize girebilirsiniz” diyor.

Ameliyat kalıcı iz bırakıyor mu?

Yara izi tamamen geçmese de, genellikle iç çamaşırının altında kaldığı için dışarıdan fark edilmiyor. Toplam iyileşme süreci 1 yılı bulsa da ilk birkaç ay belirgin olan izler, zamanla rengi açılarak silikleşiyor. Yara izinin belirginliği kişiden kişiye değişiyor ve sigara kullanımı, yatış pozisyonu gibi faktörler iyileşme sürecini etkileyebiliyor.

Ameliyatın riskleri var mı?

Tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi karın germe operasyonunun da bazı riskleri bulunuyor. Operasyon sonrası nadir de olsa hematom (kan birikmesi), yara açılması, enfeksiyon ya da iz kalma gibi komplikasyonlar görülebiliyor. Bu nedenle işlemin mutlaka steril koşullarda, uzman bir plastik cerrah tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Ömercan Yağız Öksüz, “Sigara kullanan hastalarda yara iyileşmesi ciddi şekilde bozulabiliyor. Aynı şekilde ameliyat sonrası yürüyüş ve yatış pozisyonlarına dikkat edilmezse dikişlerde açılma görülebiliyor. Bu nedenle tüm talimatlara eksiksiz uyulmalı ve kontroller aksatılmamalı” sözleriyle uyarıda bulunuyor.

Ameliyat psikolojiyi nasıl etkiliyor?

Karın germe ameliyatı yalnızca fiziksel görünüm üzerinde değil, psikolojik iyi oluş hali üzerinde de etkili olabiliyor. Öncelikle özgüven duygusu artıyor. Kişiler kıyafet tercihlerinden tatil planlarına kadar birçok alanda daha rahat ve özgüvenli hissediyorlar. Özellikle yaz aylarında mayo veya bikini giymekte zorlanan kişilerin yaşam kalitelerinde belirgin bir artış sağlanıyor. Ayrıca, hastalar sosyal ortamlarda kendilerini daha rahat hissediyor ve aynaya bakarken özgüvenlerinin arttığını ifade ediyorlar. Bu nedenle, karın germe ameliyatının estetik beklentiler kadar ruhsal iyilik haline de katkı sağlayan bir operasyon olduğu belirtiliyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Umur Talu, Dr. Bengi Başaran “Devrim Mutfağı”

Gazeteci Umur Talu ile Dr. Bengi Başaran’ın hazırladığı “Devrim Mutfağı” adlı kitap raflardaki yerini aldı.

Atatürk’ten Che Guevara’ya, Karl Marx’tan Napolyon’a birçok devrimcinin yemek alışkanlıklarının masaya yatırıldığı kitapta eşsiz tarifler de yer alıyor.

Gazeteci Umur Talu ile Dr. Bengi Başaran’ın hazırladığı, Epsilon Yayınevi ve Kafka Kitap ortaklığıyla yayımlanan Devrim Mutfağı okuyucusuyla buluştu. Türkiye ve dünyadan 40’a yakın devrimcinin yemek alışkanlıklarının incelendiği ve tariflerin derlendiği kitabın ön sözü ise gastronomi yazarları Vedat Milor ve Mehmet Yaşin’in kaleminden çıktı.

Okuyucunun “Karl Marx ne yerdi? Atatürk’ün sofrasında neler konuşulurdu? Fidel’in mutfağından hangi kokular yükselirdi?” sorularına yanıt bulan kitap, benzersiz tariflerle her bir devrimcinin kişiliğini, yaşam felsefesini ve mücadele ruhunu damaklarda yaşatıyor. “Devrim Mutfağı”, her bir “devrim aşçısı” için özel olarak hazırlanmış yemek ve içecek tariflerinin yanı sıra, onların hayatına dair kısa ama etkileyici anlatılara da yer veriyor. Sofraların sadece karın doyurulan bir yer değil, aynı zamanda ideallerin paylaşıldığı, stratejilerin belirlendiği ve direnişin ateşiyle beslenildiği mekânlar olduğunu gözler önüne seriyor.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Minibüste lüks yeniden tanımlanıyor

Mercedes Vision V, lüks bir insan taşıyıcısından daha fazlası. Mercedes, ona “lüks ve zarif çok amaçlı araçların (MPV) zirvesi” diyor.
2026’da başlayacak yeni bir döneme hazırlanıyor.
Mercedes, 2023’te yeni bir elektrikli minibüs serisinin temelini oluşturacak olan VAN.EA adlı yeni bir platformu tanıtmıştı.
Yeni modüler platform, özel VIP ve üst düzey limuzinler, lüks aile araçları ve hatta kamp minibüsleri üretecek.
65 inçlik sinema ekranına sahip birinci sınıf bir “Özel Salon” iç mekanı içeriyor.
Özel bir salon, stereo sistem ve oyun konsolu. Vision V, bazıları koltuklara yerleştirilmiş 42 hoparlöre sahip bir Dolby Atmos surround ses sistemiyle donatılmış.

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Maextro S800 lüks araçlara rakip

Mercedes-Maybach’a rakip olarak gösterilen, Huawei ve JAC ortaklığının lüks elektrikli sedanı Maextro S800, Çin’de yedi günde 3.600 sipariş topladı aracın tam elektrikli varyantı 702 km menzil sunuyor

Maextro S800

Huawei ve JAC, yıllık 100 milyar yuan gelir hedefiyle ayda yaklaşık 8.300 adet S800 satmayı planlıyor.

Maextro S800

Maextro S800, Çin’de hem tamamen elektrikli hem de seri hibrit seçenekleriyle sunuluyor. Dört veya beş kişilik iç mekan seçenekleri de dahil olmak üzere toplam altı farklı konfigürasyon mevcut. Baz modeli bile oldukça etkileyici: adaptif süspansiyon, dört tekerlekten yönlendirme, dört lidar sensörlü otonom sürüş, ahşap ve deri iç döşeme, dört bölgeli otomatik klima ve tam 43 hoparlörlü bir ses sistemi sunuluyor.

Maextro S800

Maextro S800’ün tamamen elektrikli varyantı, 390 kW (523 beygir) gücünde çift motorlu bir sisteme ve 95 kWh kapasiteli bataryaya sahip. Araç, CLTC normuna göre 702 km menzil sunuyor.

Maextro S800

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Trump Art Gallery ‘Simultane’

Trump Art Gallery’de yeni sergi: ‘Simultane’ Resim Sergisi Haziran ayı boyunca Trump Art Gallery’de!

Aynı mimarinin içinde, farklı estetik iklimlerde soluklanan iki sanatçı: Kent ikonografisinin görsel ritmini, popüler kültürün estetik yankılarını tuvaline taşıyan Nihat Hünler ve doğanın sürekliliği, yaprakların, ışığın metafiziği ve ağaçların sessiz bilgeliğiyle resmeden Aslı Yıldız Hünler.

Aynı çatı altında yürüttükleri yaratım süreci, yalnızca fiziksel bir birliktelikten değil; aynı zaman diliminde, farklı duyumsama biçimlerinin simultane olarak var olabileceği düşüncesinden beslenir. Simultane sanat üretimi, çok sesliliği yalnızca kabul etmekle kalmaz; onu bir estetik ilke hâline getirir. Çünkü sanat, tıpkı yaşam gibi, birbirini dışlamayan ama birbirine değen zamanların toplamıdır.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv

Karabey Aydoğan “Arifiye İlköğretmen Okulu / Lisesi”

Ayrıntı Yayınları, Karabey Aydoğan’ın eğitim tarihimizin önemli kilometre taşlarından Arifiye’nin üçüncü dönemini mercek altına alan Arifiye İlköğretmen Okulu / Lisesi (Köy Enstitüsü ile Bir Karşılaştırma) adlı çalışmasını yayımladı.
Belgeler, tanıklıklar ve anılar eşliğinde hazırlanan bu kapsamlı çalışma, Arifiye’nin Köy Eğitmenleri Kursu ve Köy Enstitüsü dönemlerinden sonra yaşadığı dönüşümü ele alıyor. Aydoğan’ın titiz araştırmalarına dayanan ve 1954-1976 yıllarını kapsayan Arifiye İlköğretmen Okulu / Lisesi yalnızca bir okulun değil, aynı zamanda bir eğitim anlayışının da izini sürüyor. Eğitimde ideallerin, uygulamaların ve toplumsal etkilerin karşılaştırmalı bir analizine yer veren kitap, Arifiye örneği üzerinden Türkiye’nin öğretmen yetiştirme serüvenine ışık tutuyor.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv

İş birliğinde 20. yıllarını kutluyor

Tecnorib ve Pirelli’nin 2005 yılında başlayan iş birliğinden doğan Maxi-Rib tekneler, performans, tasarım ve ayırt edici karakteri bir araya getiriyor; Pirelli’nin sportif karakterini yollardan denizcilik dünyasına aktarıyor.

Sacs Tecnorib

19 ülkedeki Sacs Tecnorib distribütörlerinin geniş ağı sayesinde 20 yılda 1.000’den fazla PIRELLI markalı tekne üretildi. 30’u aşkın milletten tekne sahibine teslim edilen bu modeller günümüzde Florida kıyılarında, Avustralya koylarında, İtalya ve Avrupa denizlerinde seyrediyor. Tekne satışlarının son iki mali yıldaki cirosu ise her sene 20 milyon doları aşmış durumda.

Sacs Tecnorib

İlk modellerden sürat teknelerine: Stil kodlarını yeniden tanımlayan ikonik bir seri

  • PIRELLI P ZERO™ 770 modelinin keskin hatlar, tepkisel bir gövde ve net orantılarla lanse edilmesi denizcilik dünyasında yeni bir stili tanımladı. Ayrıca P ZERO™ lastiğin ilk kez boru tipi lastiklerde görülen sırt deseni, onu takip edecek tüm PIRELLI markalı modelleri tanımlayacak görsel bir kimliğin başlangıcı oldu.
  • Proje 2007 yılında PIRELLI 1400 ile yeni bir forma evrildi. Bu tekne, offshore yarışlarından ilham alan tasarımıyla Red Dot Tasarım Ödüllerinde “Best of the Best” ödülünü kazandı.
  • 2012 yılında doğan PIRELLI 1000 Cabin, serinin tarihindeki en çok satan kabinli tekne haline geldi. Şık tasarımla konforu buluşturan 1100 Cabin modeli hem kullanıma hem tekne deneyimine farklı bir perspektif getiriyor.
  • Serinin amiral gemisi niteliğindeki PIRELLI 1900, koleksiyonun en etkileyici modeli olarak 2017 Cannes Boat Show sırasında tanıtıldı. Offshore tarzı performansı, geniş kapalı alanları, heykelimsi hatları ve iddialı görünümüyle yeni bir maxi-rib tekne doğdu.
  • 2019 yılında kimliği güçlendirilen seri; kompakt, sade ve anında ayırt edilen jet tender (yat botları) modelleriyle genişletildi.
  • Uzun yılların deneyimiyle güçlenen iş birliği kapsamında bir “walkaround” modeli geliştirildi. 2020 yılında tanıtılan PIRELLI 42, bağlantılı alanları ve eşsiz bir deneyimi benzersiz ve sportif bir karakterle birleştirmesiyle öne çıktı. Bu tekne, günümüzde PIRELLI 30, 35 ve markanın gerçek amiral gemisi olan PIRELLI 50’yi de içeren PIRELLI SPEEDBOATS serisinin ilk modeli oldu.
  • Ana ürün yelpazesinin yanı sıra PIRELLI TENDERS serisi de tekne sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilen tasarımları ve çok yönlü, geniş seçkisiyle kendine ayrı bir yer edindi.

Sacs Tecnorib

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv

Lazer olamayanlar için göz içi kontakt lens tedavisi

Gözlük takmadan güne başlayamıyor, denize girdiğinizde hiçbir şey görememek canınızı sıkıyor, yağmurlu havalarda ise ıslanan ve buğulanan camların rahatsızlığını mı yaşıyorsunuz? Görüş konforu kaybolan ve “artık gözlük kullanmaktan bıktım” diyen kişilerin sayısı günümüzde giderek artıyor. Özellikle aktif yaşam süren gençler ve estetik kaygısı duyanlar başta olmak üzere pek çok kişi, teknolojinin sunduğu olanaklardan da faydalanarak gözlük sorununa kalıcı çözüm arıyor. Gözlükler uzun yıllardır en güvenli çözüm olarak görülse de modern tıp görme kusurları için daha etkili çözümler geliştiriyor. Gözlüğe alternatif olan en güncel yöntemler hakkında bilgi veren Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Demir “Gözlükten kurtulmak isteyenler için elbette uygun bir yöntem bulunabilir; hatta bir yerine iki farklı tedavi tekniğinin kombine edilmesiyle de çözüm üretilebilir ama her yöntem herkes için uygun olmayabilir. Gözlükten kurtulmada kişiye özel tedavi esastır. Bu yola çıkarken en önemli adım, yetkin ve deneyimli bir göz doktoruna başvurup detaylı bir göz muayenesinden geçmektir” diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Demir, gözlükten kurtulmada en güncel 5 yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Mustafa Demir

Dr. Mustafa Demir

  • Lazer göz ameliyatları (LASIK, PRK, SMILE)

Gözlüğe alternatif olan tedavilerin en başında lazer geliyor. Lazer tedavisinde gözün saydam tabakası olan korneaya şekil verilerek, kırma kusuru ortadan kaldırılıyor. Gözün damlayla uyuşturulması, ardından lazer cihazıyla göz numarasına uygun planın uygulanması neştersiz, dikişsiz, çok kısa süren bir işlemle gerçekleştiriliyor. Hastaların oldukça konforlu olduğunu aktardığı bu yöntemin en büyük avantajı, iyileşmenin hızlı ve kalıcı olması. Hastalar çoğu zaman birkaç gün içinde normal yaşantısına dönüyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Demir bu yöntemin; 18 yaşından büyük, son bir yıldır göz numarası sabit kalmış, kornea yapısı normal olan kişilere uygulandığını belirterek “Ancak keratokonus, ciddi göz kuruluğu, göz tansiyonu gibi sorunları olan hastalara uygulanmıyor. Her hasta için uygun lazer tipi farklı olduğundan, uygun tekniğe, detaylı muayene ve yetkin doktor ile birlikte karar verilmesi gerekir” diyor.

  • Göz içi kontakt lensler (ICL – Fakik Lens)

Kalıcı lens olarak da tarif edilen göz içi kontakt lenslere dair Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Demir “Lazer olamayanlar için önemli bir seçenek. Özellikle korneası ince olan veya lazerin riskli olacağı hastalarda bu yöntemi öneriyoruz. Gözün içine, doğal mercekle iris arasına, kişiye özel üretilmiş bir lens yerleştiriyoruz. Dışarıdan görünmüyor, rahatsız etmiyor ve çok net bir görüş sağlıyor” diyor. Yüksek numaralı miyop, hipermetrop veya astigmatı olan hastalar için uygun olan bu yöntem göz yapısını değiştirmiyor ve istenirse geri alınabiliyor. Ancak göz içi yapısı dar olan, göz tansiyonu riski bulunan ya da kronik göz hastalığı olanlar için önerilmiyor. Ameliyat sonrası düzenli kontroller, özellikle göz içi basıncını takip etmek gerekiyor.

  • Akıllı mercek (Trifokal – Edof Lens) uygulamaları

45 yaşından sonra pek çok kişi hem uzağı hem yakını görememeye başlıyor ki bu durum doğal bir süreç olarak kabul ediliyor. Bu noktada devreye akıllı lensler giriyor. Katarakt ameliyatına benzer bir işlemle gözün doğal merceği çıkarılıyor, yerine hem uzak hem yakın görmeyi sağlayan özel bir mercek yerleştiriliyor. Bu yöntem yakın gözlükten kurtulmak isteyen, kataraktı başlamış ya da lazer için geç kalmış hastalar için uygulanıyor. Fakat retina problemi olanlar, diyabetin göze zarar verdiği hastalar için önerilmiyor. Akıllı mercek uygulamasının çok kişisel bir karar olduğuna dikkat çeken Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Demir “Kişinin mesleğine, bilgisayar karşısında geçirdiği süreye, gece araç kullanıp kullanmadığına göre mercek tipi belirlenmelidir. Doğru hasta doğru mercekle buluştuğunda, ömür boyu gözlüksüz bir yaşam mümkündür” diyor.

  • Monovizyon Lazer (Tek göz yakına ayarlama)

Hem uzağı hem yakını tek mercekle göremeyenler için bu yöntem bir denge kuruyor. Genellikle dominant olmayan göze yakın görme için küçük bir ayar yapılırken, diğer göz uzak görüş için olduğu gibi bırakılıyor. Beyin zamanla bu dengeye alışıyor. Genellikle 40–50 yaş arası hastalar için uygulanıyor. Okuma gözlüğünden kurtulmak isteyen, lazer için uygun gözü olan kişiler bu yöntemle rahatlıyor. Fakat herkes bu dengeye uyum sağlayamıyor. Bu nedenle işlemden önce mutlaka deneme lensleriyle test yapılması gerekiyor. Uyum sağlayanlarda ise hem kitap okumak hem de araba kullanmak gözlüksüz hale geliyor.

  • Hibrit yaklaşımlar (Kombine yöntemler)

Tek bir yöntemle çözüm bulamayan hastalar için lazer ve lens gibi kombine çözümler gerekiyor. Yani gözlükten kurtulma süreci bazen tek hamleyle değil, birkaç yöntemin birlikte uygulanmasıyla gerçekleşiyor. Bu yaklaşımların tamamen kişiye özel olduğuna işaret eden Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Demir şöyle diyor: “İleri yaş hastalar, çok yüksek numaralı gözlük kullananlar ya da hem yakın hem uzak sorunu yaşayanlar bu gruba giriyor. Ama her yöntemin avantajı kadar riski de olabileceğini unutmamak gerekir. Doğru planlama, sabır ve doktor önerilerine sadık kalmak çok önemlidir.”

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv

Hande Mehan’ın ilk albümü “Yirmisekiz”

Son dönemin güçlü seslerinden Hande Mehan, “Yirmisekiz” adlı albümüyle müzikseverlerle buluşuyor.

11 şarkıdan oluşan bu özel albümde, Cem Adrian, Halil Sezai, Teoman, Nazan Öncel, Ahmet Kaya, Yıldız Tilbe, Sezen Aksu gibi Türkiye’nin en önemli ve sevilen sanatçılarının eserleri, Hande Mehan’ın benzersiz yorumu ve samimi sesiyle yeniden hayat buluyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan albümde yer alan “Mühürledim Seni Kalbime” milyonlarca kez dinlenerek dinleyiciler tarafından büyük ilgi gördü ve albümün öne çıkan parçalarından biri oldu.

Hande Mehan’ın ilk albümü “Yirmisekiz” Sony Music Türkiye etiketiyle yayında, parçaların klipleri ise Hande Mehan Youtube kanalında!

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm

Masal’ın yeni teklisi “Ne Anlarsan O”

Üst üste yayınladığı teklilerle dikkat çeken Masal, yeni şarkısı “Ne Anlarsan O” ile dinleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan şarkının söz ve müziği Masal ve Eralp Yavuz imzası taşıyor. Şarkının düzenlemesi Tolga Erzurumlu’ya aitken, yaylı kayıtları Türkiye’nin önde gelen gruplarından İstanbul Strings tarafından gerçekleştirildi. Mix ve mastering ise Emre Kıral tarafından tamamlandı.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm